Aramak
kinokino
kinokino-120707
Discuss everything about kinokino

KiKi Layne
Oyuncu kadrosu · Dert Etme Sevgilim olarak bilinir
Kiandra "KiKi" Layne, 10 Aralık 1991 tarihinde Cincinnati, Ohio, ABD'de dünyaya gelmiştir. Çocukluğundan itibaren oyunculuğa büyük bir ilgi duyan Layne, en sevdiği filmin "Aslan Kral" olduğunu ve onu defalarca izleyerek kendi hikayelerini yarattığını belirtmiştir. Bu tutkusunu akademik bir kariyere dönüştürmeye karar vererek, Chicago'daki DePaul Üniversitesi Tiyatro Okulu'na katıldı ve 2014 yılında Oyunculuk alanında Güzel Sanatlar Lisansı (BFA) derecesiyle mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Chicago tiyatro sahnesinde deneyim kazanan Layne'in profesyonel kariyerindeki ilk adımları, "The Chi" adlı dizinin pilot bölümündeki küçük bir rolü ve çeşitli tiyatro oyunları oldu. Ancak onun adını Hollywood'a ve uluslararası sinema dünyasına altın harflerle yazdıran rol, 2018 yılında geldi. Yönetmen Barry Jenkins'in, James Baldwin'in aynı adlı romanından uyarladığı ve büyük beğeni toplayan "If Beale Street Could Talk" (Sokağın Dili Olsa) filmindeki başrolü Tish Rivers karakteri, onun çıkış yapmasını sağladı. Layne, masumiyetini kanıtlamaya çalışan nişanlısına sarsılmaz bir sevgiyle bağlı olan hamile bir kadını canlandırdığı bu dokunaklı performansıyla eleştirmenlerden tam not aldı ve birçok ödüle aday gösterildi. Bu başarılı çıkışın ardından Layne, kariyerini dikkat çekici ve farklı projelerle hızla inşa etti. 2019'da, bir başka önemli edebi uyarlama olan "Native Son"da rol aldı. Ancak onu aksiyon türünde de geniş kitlelere tanıtan proje, 2020 yapımı Netflix filmi "The Old Guard" oldu. Filmde, Charlize Theron'un canlandırdığı Andy'nin liderliğindeki ölümsüz savaşçılar ekibine yeni katılan eski ABD denizcisi Nile Freeman karakterine hayat verdi. Bu rol, onun aksiyon filmlerindeki potansiyelini de ortaya koydu. Kariyerindeki bir diğer önemli adım ise 2021 yılında Eddie Murphy ile birlikte rol aldığı ve kült klasiğin devamı niteliğindeki "Coming 2 America" (Amerikan Rüyası 2) oldu. Ayrıca, Disney yapımı "Chip 'n Dale: Rescue Rangers" (Chip ve Dale: Kurtarma Timi) (2022) ve Olivia Wilde'ın yönettiği "Don't Worry Darling" (Dert Etme Sevgilim) (2022) gibi filmlerde de yer aldı. KiKi Layne, kısa sürede Hollywood'un en parlak ve en çok gelecek vadeden genç yeteneklerinden biri olarak kendini kanıtlamıştır.

Kiniko Saito
Oyuncu kadrosu · From Far Away, Ölüm Defteri, The Apothecary Diaries olarak bilinir
Martin Kinkel
martin-kinkel-1453038
Everything about Martin Kinkel's filmography and roles

Kirin Kiki
Oyuncu kadrosu · Female Teacher olarak bilinir

Superman
2025
Yıkılmış Krypton gezegeninden bebekken Dünya'ya gönderilen Kal-El, üç yıldır Superman olarak insanlığı koruyor. Daily Planet gazetesinde Clark Kent takma adıyla çalışıyor. Superman, zengin ve kinci süper dahi Lex Luthor ile karşı karşıya gelir. Diğerleri Superman'ı büyük bir kahraman olarak överken, Lex onu insanlık için en büyük tehdit olarak görüyor ve her ne pahasına olursa olsun ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyor. Lex, insanları Superman'a karşı kışkırtınca, Superman dünyadaki yerini yeniden düşünmek zorunda kalır.

Wicked
2024
Elphaba ile Glinda, öğrenciyken tanışırlar. Muhteşem Oz Büyücüsü ile karşılaşmalarının ardından dostlukları ve hayatları çok farklı yollara sapar. Glinda’nın popülerliğe olan arzusu onu kışkırtır ve baştan çıkarırken, Elphaba’nın kendine sadık kalma kararlılığı, geleceği üzerinde şoke edici sonuçlar doğuracaktır. Oz’da yaşadıkları olağanüstü maceraları, sonunda “İyi Glinda” ve “Batı’nın Kötü Cadısı” olarak yazgılarını tamamlamalarını sağlar.

Maggie Gyllenhaal
Oyuncu kadrosu · Canavar Ev, Kara Şövalye, Karanlık Yolculuk olarak bilinir
Margaret Ruth "Maggie" Gyllenhaal, 16 Kasım 1977 tarihinde New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. Yönetmen Stephen Gyllenhaal ve senarist Naomi Foner'in kızı, ünlü oyuncu Jake Gyllenhaal'un ablası olan Maggie, Los Angeles'ta sinema ve sanatla iç içe bir ortamda büyüdü. Columbia Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı ve Doğu Dinleri üzerine eğitim aldıktan sonra Londra'daki Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) oyunculuk eğitimi gördü. Kariyerine babasının yönettiği "Waterland" (1992) ve "A Dangerous Woman" (1993) gibi filmlerde küçük roller alarak adım attı. Ancak ilk dikkat çeken performansı, kardeşi Jake ile birlikte rol aldığı kült film "Donnie Darko" (2001) oldu. Onu bağımsız sinemanın yıldızı yapan ve eleştirmenlerin dikkatini çeken asıl proje ise mazoşist bir sekreteri canlandırdığı "Sekreter" (Secretary) (2002) filmidir. Bu cesur ve kışkırtıcı rolüyle ilk Altın Küre adaylığını kazandı ve Hollywood'da kendine özgü bir yer edindi. Kariyerinin devamında "Mona Lisa Gülüşü" (Mona Lisa Smile) (2003) ve Will Ferrell ile başrolü paylaştığı "Lütfen Beni Öldürme" (Stranger than Fiction) (2006) gibi yapımlarda yer aldı. "Sherrybaby" (2006) filmindeki hapisten yeni çıkmış anne rolüyle ikinci Altın Küre adaylığını elde ederek dramatik yeteneğini bir kez daha kanıtladı. Ancak Maggie Gyllenhaal'un dünya çapında en geniş kitlelere ulaştığı rol, Christopher Nolan'ın yönettiği "Kara Şövalye" (The Dark Knight) (2008) filmindeki Rachel Dawes karakteridir. Katie Holmes'un yerini devraldığı bu rol, filmin milyar dolarlık başarısıyla onu bir gişe yıldızı konumuna taşıdı. Jeff Bridges ile başrolü paylaştığı "Çılgın Kalp" (Crazy Heart) (2009) filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını kazandı. Televizyon dünyasında da başarılı işlere imza atan Gyllenhaal, BBC yapımı mini dizi "The Honorable Woman" (2014) ile bir Altın Küre ödülü kazandı ve HBO dizisi "The Deuce"ta (2017-2019) hem başrol oynadı hem de yapımcılık yaptı. Son yıllarda kamera arkasına geçerek yönetmenlik kariyerine odaklanan sanatçı, Elena Ferrante'nin romanından uyarladığı ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesi "Karanlık Kız" (The Lost Daughter) (2021) ile büyük övgü topladı. Bu filmle Venedik Film Festivali'nde En İyi Senaryo ödülünü kazandı ve Oscar'a En İyi Uyarlama Senaryo dalında aday gösterildi. Aktör Peter Sarsgaard ile evlidir.

Davet
2026
Olivia Wilde ve Seth Rogen'ın canlandırdığı ev sahibi çift, Edward Norton ve Penelope Cruz tarafından canlandırılan yeni bir çifti akşam yemeğine davet eder. Başlangıçta nazik ve sıradan bir sosyal etkileşim gibi görünen gece, misafir çiftin ilişkilerine dair yaptıkları sıra dışı açıklamalar ve sundukları "davet" ile yön değiştirir. Ev sahiplerinin kendi ilişkilerindeki çatlaklar, misafirlerin kışkırtıcı tavırları ve kuralları belirsiz oyunlarıyla derinleşirken; karakterler arasındaki gerilim, fiziksel ve psikolojik sınırların sorgulandığı bir noktaya evrilir.

Mad Men
2007
1960’lar... Reklamcılığın altın çağı. Merkezinde New York’un dahi ve rekabetçi çocukları. Başroldeyse değişen zamana ayak uydurmaya çalışan reklam gurusu Don Draper. En İyi Drama ve Erkek Oyuncu dallarında Altın Küre kazanan Mad Men, gerçeklerle yalanlar arasındaki ince çizgiyi bulandırmaya ve 60’ların dekorunda insan doğasını irdelemeye devam ediyor. The Sopranos’un Emmy ödüllü yapımcı ve yazarı Matthew Weiner’dan gerçeğin nasıl satılabileceğine dair kışkırtıcı bir dram olan Mad Men, üç sene üst üste En İyi Dizi Emmy ve Altın Küre ödülünü kazanarak başarısını ispatladı.

Caitlin Stasey
Oyuncu kadrosu · Apex olarak bilinir
Caitlin Jean Stasey, 1 Mayıs 1990 tarihinde Melbourne, Victoria, Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Aslen İngiltere, Norwich'ten gelen David ve Sally Stasey çiftinin kızı olan Stasey, çocukluğunu ve gençlik yıllarını Melbourne'de geçirdi. Oyunculuğa ve sahne sanatlarına olan ilgisi çok küçük yaşlarda başladı ve bu yeteneği sayesinde kısa sürede Avustralya televizyon sektöründe kendine yer bulmayı başardı. Kariyerinin ilk büyük adımını ve ekran önündeki ilk kalıcı tecrübesini, sevilen çocuk ve gençlik dizisi "The Sleepover Club" (2003-2006) ile attı. Bu projede canlandırdığı Francesca "Frankie" Thomas karakteriyle dikkatleri üzerine çekti. Ancak onu Avustralya çapında geniş kitlelere tanıtan ve kariyerinde bir sıçrama tahtası görevi gören asıl rol, uzun soluklu ve dünyaca ünlü ikonik pembe dizi "Neighbours"ta (2005-2009) oynadığı Rachel Kinski karakteri oldu. Dört yıl boyunca bu başarılı dizide rol alan Stasey, sinema kariyerine odaklanmak ve oyunculuk yelpazesini genişletmek amacıyla projeden kendi isteğiyle ayrıldı. Sinemadaki en dikkat çekici başrollerinden birini, John Marsden'ın popüler roman serisinden uyarlanan ve Avustralya gişesinde büyük bir ticari başarı elde eden aksiyon-macera filmi "Yarın, Savaş Başladığında" (Tomorrow, When the War Began) (2010) ile yaşadı. Filmde canlandırdığı cesur ve lider ruhlu Ellie Linton karakteri, izleyicilerden ve eleştirmenlerden tam not alarak onu uluslararası projeler için aranan genç bir yetenek haline getirdi. Bu başarının ardından kariyerini Amerika Birleşik Devletleri'ne doğru genişleterek kara komedi-korku filmi "Bütün Ponpon Kızlar Ölmeli" (All Cheerleaders Die) (2013) ve fantastik aksiyon yapımı "Ben, Frankenstein" (I, Frankenstein) (2014) gibi filmlerde rol aldı. Televizyon dünyasında uluslararası bilinirliğini önemli ölçüde artıran proje, Amerikan The CW kanalında yayınlanan popüler tarihi fantastik drama dizisi "Reign" (2013-2015) oldu. İskoçya Kraliçesi Mary'nin hayatını kurgusal bir dille anlatan dizide, Kraliçe'nin yakın arkadaşı ve nedimesi Lady Kenna karakterine hayat verdi. Eş zamanlı olarak, eleştirmenlerce çok beğenilen bol ödüllü Avustralya komedi-drama dizisi "Please Like Me"de (2013-2016) Claire karakteriyle ekranlarda yer almaya devam etti ve komedi zamanlamasını da kanıtladı. Son yıllarda, gişede büyük bir sürpriz başarı yakalayarak modern bir korku fenomenine dönüşen "Gülümse" (Smile) (2022) filminde canlandırdığı Laura Weaver karakteriyle adından tüm dünyada bir kez daha sıkça söz ettirdi. Filmin tonunu belirleyen açılış sahnesindeki tüyler ürpertici ve sarsıcı performansı, sinemaseverlerin hafızalarına kazındı. 2023 yılında ise kıyamet sonrası hayatta kalma temalı kara komedi dizisi "Class of '07"de Saskia karakteriyle başrollerden birini üstlendi. Tiyatral yeteneğinin yanı sıra kısa filmler de yöneten Caitlin Stasey, dinamik kariyeri ve projelerindeki güçlü duruşuyla uluslararası arenada üretkenliğini sürdürmektedir.

Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü
2022
Marvel Studios'un "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" filminde Gök Gürültüsü Tanrısı, kendini bulacağı benzersiz bir yolculuğa çıkıyor. Ne var ki çabaları, Tanrı Kasabi Gorr olarak bilinen ve tüm tanrıları yok etmeyi amaçlayan bir katil tarafından sekteye uğratılıyor. Thor da onunla şavaşmak için Kral Valkyrie'nin, Korg'un ve Yüce Thor olarak büyülü çekiç Mjolnir'i açıklanamayan bir biçimde kullanmayı başaran eski kız arkadaşı Jane Foster'in yardımına başvurur. Hep birlikte, Tanrı Kasabı'nın kininin ardında yatan gizemi açığa çıkarmak ve iş işten geçmeden önce onu durdurmak üzere kozmik bir maceraya atılırlar.

Michael Peña
Oyuncu kadrosu · Tetikçi, Bol Şans, İyi Eğlenceler, Ölme!, Marslı olarak bilinir
Michael Anthony Peña, 13 Ocak 1976 tarihinde Chicago, Illinois, ABD'de dünyaya gelmiştir. Meksika'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmiş işçi sınıfı bir ailenin oğlu olan Peña, çocukluk ve gençlik yıllarını doğup büyüdüğü Chicago'da geçirdi. Oyunculuğa olan ilgisi lise yıllarında katıldığı seçmelerle başladı ve 1990'ların ortalarından itibaren bağımsız filmlerde ve çeşitli televizyon dizilerinde küçük roller alarak sektöre adım attı. Kariyerinin ilk yıllarında uzun süre yardımcı rollerde yer alan Peña'nın Hollywood'daki asıl büyük çıkışı ve eleştirmenlerin dikkatini çekmesi, 2004 yılında vizyona giren ve her ikisi de En İyi Film dalında Oscar kazanan iki dev yapımla gerçekleşti. Clint Eastwood'un yönettiği "Milyonluk Bebek" (Million Dollar Baby) filmindeki Omar karakterinin ardından, Paul Haggis'in çok katmanlı draması "Çarpışma"da (Crash) canlandırdığı çilingir Daniel karakteriyle sergilediği dokunaklı ve güçlü performans, onu bir anda sektörün en çok aranan karakter oyuncularelerinden biri haline getirdi. Bu kırılma noktasının ardından kariyeri hızla yükselişe geçen başarılı aktör, dramatik ve gerilim yüklü projelerdeki ustalığını pekiştirdi. Oliver Stone'un yönettiği ve 11 Eylül saldırılarını konu alan "Dünya Ticaret Merkezi" (World Trade Center) (2006) filminde kahraman polis memuru Will Jimeno'ya hayat verdi. Antoine Fuqua'nın "Tetikçi" (Shooter) (2007) filmindeki FBI ajanı rolünün ardından, kariyerinin en övgü toplayan performanslarından birini David Ayer'in "Tehlikeli Takip" (End of Watch) (2012) filminde Jake Gyllenhaal ile başrolü paylaşarak sergiledi. Bu filmde canlandırdığı polis memuru Zavala karakteri, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Bağımsız Ruh Ödülü adaylığı kazandırdı. Aynı dönemde "Düzenbaz" (American Hustle) (2013) ve "Fury" (2014) gibi prestijli ve gişe rekortmeni yapımlarda da akılda kalıcı performanslar sundu. Dramadaki tartışmasız yeteneğinin yanı sıra olağanüstü bir komedi zamanlamasına sahip olan Peña, bu yönünü en çok Marvel Sinematik Evreni'ne katıldığı "Ant-Man" (2015) ve "Ant-Man ve Wasp" (Ant-Man and the Wasp) (2018) filmlerindeki Luis karakteriyle tüm dünyaya gösterdi. Hızlı konuşması ve eğlenceli hikaye anlatımıyla serinin hayranları tarafından en çok sevilen karakterlerden birini yarattı. Aynı dönemde Ridley Scott'ın gişe devi bilimkurgu filmi "Marslı"da (The Martian) (2015) astronot Rick Martinez olarak izleyici karşısına çıktı. Televizyon dünyasında da büyük yankı uyandıran projelere imza atan oyuncu, Netflix'in dünya çapında hit olan suç draması "Narcos: Mexico"nun ilk sezonunda (2018) DEA ajanı Kiki Camarena karakteriyle başrolü üstlenerek oldukça yoğun, trajik ve hafızalara kazınan bir performansa imza attı. Son yıllarda "Tom ve Jerry" (Tom & Jerry) (2021) ve "Moonfall" (2022) gibi farklı türlerdeki stüdyo filmlerinde yer alan Michael Peña; komediden yüksek oktanlı aksiyona, tarihi dramalardan bilimkurguya kadar uzanan geniş oyunculuk yelpazesi, ekran karizması ve her role kattığı samimiyet ile Hollywood'un en istikrarlı, çok yönlü ve sevilen aktörlerinden biri olmaya devam etmektedir.

Chiwetel Ejiofor
Oyuncu kadrosu · Doktor Strange, Amerikan Gangsteri, Doktor Strange Çoklu Evren Çılgınlığında olarak bilinir
Chiwetel Umeadi Ejiofor, 10 Temmuz 1977 tarihinde Forest Gate, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Nijerya kökenli Igbo bir ailenin çocuğu olan Ejiofor, babası doktor, annesi ise eczacıydı. Hayatını derinden etkileyen bir trajedi yaşadı; 11 yaşındayken ailesiyle Nijerya'yı ziyaret ettikleri sırada geçirdikleri trafik kazasında babasını kaybetti ve kendisi de ağır yaralandı. Bu olaydan sonra alnında belirgin bir yara izi kaldı. Genç yaşta tiyatroya ilgi duyan Ejiofor, National Youth Theatre'a katıldı ve ardından Londra'nın en prestijli okullarından biri olan London Academy of Music and Dramatic Art'ta (LAMDA) eğitim gördü. Eğitiminin ilk yılında, henüz 19 yaşındayken Steven Spielberg tarafından keşfedildi ve "Amistad" (1997) filminde küçük ama önemli bir rol üstlendi. Bu, onun sinema kariyerinin başlangıcı oldu. Ancak kariyerinin ilk yıllarında asıl başarısını tiyatro sahnesinde elde etti. "Othello"daki başrol performansıyla büyük beğeni topladı ve 2008 yılında bu rolüyle Laurence Olivier Ödülü'nü kazandı. Sahnedeki bu başarısı, ona sinemada daha karmaşık ve derinlikli rollerin kapısını araladı. 2000'lerin başında Stephen Frears'ın yönettiği "Dirty Pretty Things" (2002) filmindeki Nijeryalı bir göçmeni canlandırdığı rolüyle büyük bir çıkış yaptı. Bu performansıyla İngiliz Bağımsız Film Ödülü'nü kazandı ve adını uluslararası sinema çevrelerine duyurdu. Ardından "Love Actually" (2003), Joss Whedon'un kült bilimkurgu filmi "Serenity" (2005), "Kinky Boots" (2005) ve Alfonso Cuarón'un distopik başyapıtı "Children of Men" (2006) gibi birbirinden farklı türlerdeki filmlerde çok yönlülüğünü kanıtladı. Ancak Chiwetel Ejiofor'u küresel bir yıldıza dönüştüren ve kariyerinin zirvesine taşıyan rol, 2013 yapımı "12 Years a Slave" (12 Yıllık Esaret) oldu. Filmde, özgür bir adamken kaçırılıp köle olarak satılan Solomon Northup'un gerçek hayat hikayesini canlandırdı. Bu fiziksel ve duygusal olarak zorlayıcı performansı, ona dünya çapında büyük bir takdir kazandırdı. En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar) ve Altın Küre adaylıkları ile BAFTA Ödülü'nü kazandı. Bu rol, onu kuşağının en yetenekli ve en saygın aktörlerinden biri olarak sinema tarihine yazdırdı. Bu büyük başarının ardından Ejiofor, kariyerini önemli projelerle sürdürdü. Marvel Sinematik Evreni'ne "Doctor Strange" (2016) ve devam filminde Baron Mordo karakteriyle katıldı. "The Martian" (2015) ve Disney'in yeniden çevrimi olan "The Lion King"de (2019) kötü karakter Scar'ın sesi olarak yer aldı. Ayrıca, 2019 yılında "The Boy Who Harnessed the Wind" filmiyle yönetmenliğe de adım atarak bir başka yeteneğini daha ortaya koydu. Chiwetel Ejiofor, hem tiyatro sahnesindeki köklerine sadık kalan hem de Hollywood'da birbirinden farklı karakterlere hayat veren, entelektüel derinliği ve güçlü performanslarıyla tanınan bir sanatçıdır.

Mick Jagger
Sir Michael Philip "Mick" Jagger, 26 Temmuz 1943 tarihinde Dartford, Kent, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Beden eğitimi öğretmeni bir baba ve kuaför bir annenin oğlu olan Jagger, orta sınıf bir ailede büyüdü. Akademik olarak başarılı bir öğrenci olan Jagger, London School of Economics'te (LSE) eğitim görmeye hak kazandı ancak müzik tutkusu ağır basınca okulu bıraktı. Rock tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri, çocukluk arkadaşı Keith Richards ile 1961 yılında Dartford tren istasyonunda tesadüfen karşılaşması oldu; Richards'ın elindeki blues plakları, ikili arasındaki müzikal kıvılcımı ateşledi ve modern müzik tarihini değiştirecek bir ortaklığın temelini attı. 1962 yılında Brian Jones, Keith Richards ve Ian Stewart ile birlikte "The Rolling Stones"u kuran Jagger, grubun solisti ve öncüsü olarak sahneye çıktı. The Beatles'ın "temiz aile çocukları" imajının aksine, Stones "kötü çocuklar" ve asi rock yıldızları olarak pazarlandı. Jagger, sahnede sergilediği kışkırtıcı dans figürleri, kendine has vokal tarzı ve tükenmek bilmeyen enerjisiyle "rock grubu solisti" (frontman) kavramını yeniden tanımladı. Richards ile birlikte yazdığı "(I Can't Get No) Satisfaction" (1965), grubu uluslararası süperstarlar seviyesine taşıyan marş oldu. "Paint It Black", "Sympathy for the Devil", "Gimme Shelter" ve "Angie" gibi klasikler, ikilinin şarkı yazarlığındaki dehasını kanıtladı. Jagger ve Stones, 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında "Beggars Banquet", "Let It Bleed", "Sticky Fingers" ve "Exile on Main St." gibi albümlerle rock müziğin altın çağının en önemli eserlerini verdi. Grup, disko döneminde "Miss You" ve 1980'lerde "Start Me Up" ile müzikal evrimini sürdürerek her dönem zirvede kalmayı başardı. Jagger, grubun başarısının yanı sıra 1985 yılında "She's the Boss" albümüyle solo kariyerine de adım attı. Dave Stewart, Joss Stone, Damian Marley ve A.R. Rahman ile kurduğu "SuperHeavy" (2011) adlı süper grupla farklı türleri denedi. Müzik kariyerinin dışında sinemaya da ilgi duyan Jagger, Nicolas Roeg'in kült filmi "Performance" (1970) ve "Ned Kelly" (1970) filmlerinde başrol oynadı. Daha sonra "Freejack" (1992), "Bent" (1997) ve "The Burnt Orange Heresy" (2019) gibi yapımlarda oyunculuk yeteneğini sergiledi. Ayrıca, James Brown'ın hayatını anlatan "Get on Up" (2014) gibi filmlerin yapımcılığını üstlendi. Özel hayatı, özellikle Jerry Hall ile olan uzun ilişkisi ve Bianca Jagger ile evliliğiyle sıkça magazin basınının gündeminde kalan Jagger, 2003 yılında İngiltere Kraliçesi tarafından müziğe hizmetlerinden dolayı "Sir" unvanıyla şövalye ilan edildi. 2023 yılında Rolling Stones ile "Hackney Diamonds" albümünü yayınlayarak 80'li yaşlarında bile stüdyo ve sahne performansından ödün vermediğini kanıtlayan Mick Jagger, rock 'n' roll tarihinin en etkili ve ikonik figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Ray Fearon
Oyuncu kadrosu · Son Bir Şans, Güzel ve Çirkin olarak bilinir
Ray Fearon, 1 Haziran 1967 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Sekiz çocuklu Batı Hint Adaları kökenli bir ailenin üyesi olan Fearon, genç yaşta oyunculuğa ilgi duymuş ve Rose Bruford College of Speech and Drama'da profesyonel eğitim almıştır. Kariyerinin en güçlü temellerini tiyatro sahnelerinde atan oyuncu, özellikle Royal Shakespeare Company (RSC) bünyesinde sergilediği performanslarla büyük saygı kazanmıştır. Fearon, RSC'nin Stratford-upon-Avon'daki ana sahnesinde "Othello" oyununda başrolü oynayan, Paul Robeson'dan sonraki ilk siyahi aktör olarak tiyatro tarihine adını yazdırmıştır. Ayrıca "Venedik Taciri" (The Merchant of Venice) ve "Pericles" gibi klasik eserlerde de başroller üstlenerek sahne hakimiyetini kanıtlamıştır. Sinema dünyasında küresel izleyici kitlesiyle ilk büyük buluşması, J.K. Rowling'in eserinden uyarlanan "Harry Potter ve Felsefe Taşı" (2001) filminde canlandırdığı sentor Firenze karakteriyle gerçekleşmiştir. İngiltere'deki ana akım şöhretini ise ülkenin en uzun soluklu dizilerinden biri olan "Coronation Street"te (2005-2006) canlandırdığı garaj tamircisi Nathan Harding rolüyle pekiştirmiştir. Bu popülerlik, 2006 yılında "Strictly Come Dancing" yarışmasına katılmasıyla daha da artmıştır. Kariyerini televizyon ve sinema arasında dengeli bir şekilde sürdüren Fearon, tarihi fantezi dizisi "Da Vinci's Demons"da (2014-2015) Carlo de' Medici karakterine hayat vererek uluslararası alanda tanınırlığını genişletmiştir. Kenneth Branagh'ın "Hamlet" (1996) uyarlamasından, canlı aksiyon "Güzel ve Çirkin" (Beauty and the Beast) (2017) filmindeki Père Robert rolüne kadar geniş bir yelpazede performans sergilemiştir. Aksiyon türünde ise Jackie Chan ile birlikte rol aldığı "The Foreigner" (2017) ve "The Protégé" (2021) gibi yapımlarda yer almıştır. Phoebe Waller-Bridge'in kült dizisi "Fleabag"de canlandırdığı kışkırtıcı avukat rolüyle de modern komedi-dram türündeki başarısını göstermiştir. Son yıllarda "His Dark Materials" gibi prestijli dizilerde ve "Barbie" (2023) gibi gişe rekortmeni filmlerde boy gösteren Ray Fearon, klasik tiyatro disiplini ile modern ekran oyunculuğunu başarıyla harmanlayan saygın bir karakter oyuncusu olarak kariyerine devam etmektedir.

Matthias Schoenaerts
Oyuncu kadrosu · Supergirl olarak bilinir
Matthias Schoenaerts, 8 Aralık 1977 tarihinde Anvers, Belçika'da dünyaya gelmiştir. Sanatla iç içe bir ailede büyüyen Schoenaerts, Belçika'nın efsanevi aktörlerinden Julien Schoenaerts'in oğludur. Bu durum, onun erken yaşta oyunculuk dünyasıyla tanışmasını sağladı. İlk oyunculuk deneyimini henüz 13 yaşındayken, babasıyla birlikte rol aldığı ve Akademi Ödülü'ne aday gösterilen "Daens" (1992) adlı filmde yaşadı. Gençlik yıllarında grafiti sanatına da ilgi duyan Schoenaerts, oyunculuk kariyerine odaklanmaya karar vererek Anvers'teki Dramatik Sanatlar Akademisi'nde eğitim aldı. Kariyerinin başlarında Belçika ve Hollanda'da çeşitli film ve televizyon projelerinde yer aldı. Ancak onu uluslararası sinema sahnesine taşıyan ve kariyerinde bir dönüm noktası olan rol, 2011 yapımı "Rundskop" (Bullhead) filmi oldu. Filmde, hormonlu sığır ticareti yapan ve steroid bağımlısı sorunlu bir çiftçi olan Jacky Vanmarsenille'i canlandırdı. Bu rol için geçirdiği inanılmaz fiziksel dönüşüm ve sergilediği yoğun, içgüdüsel performans, ona dünya çapında büyük bir beğeni kazandırdı. Film, En İyi Yabancı Dilde Film dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterildi ve Schoenaerts'in adını Hollywood'un en yetenekli yeni nesil aktörleri arasına yazdırdı. "Bullhead"in getirdiği başarının ardından Schoenaerts, hızla uluslararası projelerde yer almaya başladı. 2012 yılında, Jacques Audiard'ın yönettiği ve Marion Cotillard ile başrolü paylaştığı "De rouille et d'os" (Rust and Bone) filmindeki performansıyla büyük beğeni topladı. Bu filmdeki rolüyle Fransa'nın Oscar'ı olarak kabul edilen César Ödülleri'nde En Çok Umut Vadeden Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Bu noktadan sonra kariyeri Hollywood ve Avrupa sineması arasında mekik dokudu. "The Drop" (2014) filminde Tom Hardy, "Far from the Madding Crowd" (2015) filminde Carey Mulligan ve "The Danish Girl" (2015) filminde Eddie Redmayne ve Alicia Vikander gibi önemli isimlerle birlikte rol aldı. Tilda Swinton ve Ralph Fiennes ile birlikte rol aldığı "A Bigger Splash" (2015) ve Jennifer Lawrence ile başrolü paylaştığı casusluk-gerilim filmi "Red Sparrow" (2018) gibi filmlerle de tanınırlığını artırdı. 2020 yılında, Charlize Theron ve KiKi Layne ile birlikte rol aldığı Netflix'in aksiyon filmi "The Old Guard"da ölümsüz savaşçılardan biri olan Booker karakterine hayat verdi. Son olarak, Steven Knight tarafından yaratılan ve büyük beğeni toplayan "The Regime" adlı mini dizide Kate Winslet ile başrolü paylaşarak bir kez daha yeteneğini gözler önüne serdi. Matthias Schoenaerts, canlandırdığı karakterlere kattığı fiziksel güç, ham duygu ve derinlikle tanınan, kuşağının en karizmatik ve en yetenekli aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.