Aramak

Hizmetçi
2025
Sorunlu bir geçmişe sahip olan bir kadın, varlıklı ve görünüşte kusursuz bir ailenin yanında yatılı hizmetçilik yapma teklifini kabul eder.

Hizmetçi
2016
1930'larda geçen hikayede kendisini Kont olarak tanıtan bir dolandırıcı, gizemli ve saf görünen Japon varis Leydi Hideko'nun zenginliğini ele geçirmek için onu kendisine aşık etmeyi planlar. Sook-hee'yi ise ona yardım etmesi için Leydi'ye hizmetçi olarak kiralar. Ancak bu hizmetçinin her şeyden habersiz hanımefendisine delicesine aşık olması işleri karıştıracaktır.

Viola Davis
Oyuncu kadrosu · How to Get Away with Murder, Tutsak, Hacker olarak bilinir
Viola Davis, 11 Ağustos 1965 tarihinde St. Matthews, Güney Karolina, ABD'de dünyaya gelmiştir. At terbiyecisi bir baba ve hizmetçi/fabrika işçisi bir annenin kızı olan Davis, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Central Falls, Rhode Island'da ciddi bir yoksulluk içinde geçirdi. Bu zorlu koşullara rağmen lise yıllarında oyunculuğa büyük bir tutkuyla bağlandı. Rhode Island College'da tiyatro eğitimi aldıktan sonra prestijli Juilliard Okulu'na kabul edilerek dört yıl boyunca sanatını mükemmelleştirdi. Profesyonel kariyerine 1990'ların sonunda tiyatro sahnelerinde adım atan Davis, 2001 yılında "King Hedley II" oyunundaki performansıyla tiyatronun en prestijli ödüllerinden Tony Ödülü'nü kazanarak sahne dünyasında rüştünü ispatladı. Aynı dönemde Steven Soderbergh'in "Out of Sight" (Aşk ve Para) (1998) ve "Traffic" (Trafik) (2000) gibi filmlerinde ufak roller alarak sinemaya geçiş yaptı. Onu Hollywood'un ve tüm dünyanın radarına sokan, eleştirmenleri kendine hayran bırakan kırılma noktası ise 2008 yapımı "Doubt" (Şüphe) filmi oldu. Filmde sadece tek bir sahnede görünmesine rağmen sergilediği inanılmaz performans ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ilk Oscar adaylığını getirdi. Bu çıkışın ardından 2011 yapımı hit drama "The Help" (Duyguların Rengi) filminde canlandırdığı Aibileen Clark karakteriyle başrol seviyesine yükseldi ve bu rolüyle En İyi Kadın Oyuncu dalında ikinci kez Oscar'a aday gösterildi. 2014 yılında televizyon dünyasına adım atarak kariyerinde yepyeni bir zirveye ulaştı. "How to Get Away with Murder" (2014-2020) dizisinde canlandırdığı sert, zeki ve karmaşık savunma avukatı Annalise Keating karakteriyle televizyon tarihine geçti. Bu rolle 2015 yılında Drama Dizilerinde En İyi Kadın Oyuncu dalında Emmy Ödülü'nü kazanarak, bu ödülü başrol kategorisinde alan ilk siyahi kadın oyuncu oldu. Sinemadaki başarısını 2016 yılında Denzel Washington ile başrolü paylaştığı "Fences" (Çitler) filmiyle taçlandırdı ve bu filmdeki unutulmaz Rose Maxson performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar'ını kucakladı. Ayrıca DC Genişletilmiş Evreni'nde "Suicide Squad" (Gerçek Kötüler) (2016) ve devam projelerinde acımasız hükümet yetkilisi Amanda Waller karakterine hayat vererek gişe canavarı aksiyon filmlerindeki ağırlığını da gösterdi. Kariyerinin olgunluk döneminde "Ma Rainey's Black Bottom" (2020) filmindeki efsanevi blues şarkıcısı rolüyle bir kez daha Oscar'a aday olan Davis, 2022 yapımı tarihi aksiyon destanı "The Woman King" (Kadın Kral) ile fiziksel sınırlarını zorlayarak çok yönlülüğünü bir kez daha kanıtladı. 2023 yılında "Finding Me" adlı otobiyografik kitabının seslendirmesiyle Grammy Ödülü'nü kazanarak sanat dünyasının en seçkin kulübü olan ve Emmy, Grammy, Oscar, Tony ödüllerinin dördüne birden sahip sanatçıları ifade eden "EGOT" statüsüne ulaşan tarihteki nadir isimlerden biri oldu. Viola Davis, günümüzde prodüksiyon şirketi JuVee Productions ile sektöre kazandırdığı projeler ve muazzam oyunculuğu ile modern sinemanın en saygın ikonlarından biri olarak kariyerini sürdürmektedir.

The Apothecary Diaries
2023
Maomao, eczacı olan babasıyla huzurlu bir hayat yaşıyordu. Ta ki bir gün saraya adi bir hizmetçi olarak satılana kadar. Ancak kraliyet ailesinin arasında uyumlu bir hayat yaşamaya uygun değildi. Bu yüzden imparatorluk varisleri hastalandığında, öne atılmaya ve bir tedavi bulmaya karar verir. Bu, onu terfi ettiren yakışıklı hadım ağası Jinşi'nin dikkatini çeker. Şimdiyse tıbbi gizemleri çözerek ismini duyuruyor

Sindirella
2015
Annesinin ölümünün ardından babası başka bir kadınla evlenen Ella, iyi niyetle üvey annesine ve onun iki kızına elinden geldiğince yardım etmektedir. Ancak tüccar babasının beklenmedik ve erken ölümü, onu hizmetçiliğe ve hiç istemediği bir hayata sürükler. Günün birinde ormanda karşılaştığı ve sarayda bir çırak zannettiği, ancak prens olduğundan habersiz olduğu yakışıklı genç ise onun kalbini çalacak ve yeniden umutla dolmasını sağlayacaktır. Sarayda düzenlenecek bir balodan haberi olduğundan büyük bir heyecan duyar, ancak üvey annesi gitmesine izin vermez. Ancak bir mucize, ona dilenci kılığında iyi kalpli bir periyi getirecektir.

Rose Leslie
Oyuncu kadrosu · Vigil, The Good Fight olarak bilinir
Rose Eleanor Arbuthnot-Leslie, 9 Şubat 1987 tarihinde Aberdeen, İskoçya'da dünyaya gelmiştir. İskoç klanı Leslie'nin reisi olan bir baba ve Kral II. Charles'ın soyundan gelen bir annenin kızı olarak köklü bir aristokratik ailede doğan Leslie, çocukluğunu atalarından kalma 15. yüzyıl yapısı Lickleyhead Kalesi'nde geçirdi. Ayrıcalıklı geçmişine rağmen oyunculuk tutkusunun peşinden gitmeyi seçti ve prestijli Londra Müzik ve Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (LAMDA) eğitim alarak 2008 yılında mezun oldu. Profesyonel kariyerine 21 yaşında, televizyon filmi "New Town" (2009) ile başladı ve bu rolüyle BAFTA İskoçya Ödülleri'nde En İyi Yeni Yetenek ödülünü kazandı. Ancak onu geniş kitlelere tanıtan ilk büyük yapım, dünya çapında fenomen olan İngiliz dönem dizisi "Downton Abbey" (2010-2015) oldu. Dizinin ilk sezonunda, sekreter olma hayalleri kuran hırslı hizmetçi Gwen Dawson karakterini canlandırarak hem eleştirmenlerin hem de izleyicilerin dikkatini çekti. Rose Leslie'nin kariyerindeki asıl dönüm noktası ve onu küresel bir şöhret haline getiren rol, HBO'nun efsanevi dizisi "Game of Thrones"ta (2012-2014) canlandırdığı Ygritte karakteri oldu. Özgür Halk'ın (Wildling) sert, cesur ve yetenekli bir savaşçısı olarak sergilediği performans, kendine has aksanı ve Jon Snow karakteriyle olan unutulmaz ekran kimyası, onu dizinin en sevilen figürlerinden biri yaptı. Karakterinin ikonik "You know nothing, Jon Snow" repliği popüler kültürün hafızasına kazındı. "Game of Thrones" sonrası kariyerini hem sinema hem de televizyonda farklı türlerle zenginleştirdi. Vin Diesel ile başrolü paylaştığı fantastik aksiyon filmi "Son Cadı Avcısı" (The Last Witch Hunter) (2015) ile Hollywood sinemasına adım attı. Ardından, eleştirmenlerce övülen hukuk draması "The Good Fight"ta (2017-2019) üç sezon boyunca Maia Rindell karakteriyle başrolde yer alarak modern bir Amerikan dramasındaki yetkinliğini kanıtladı. Yakın dönemde BBC'nin yüksek reytingli gerilim dizisi "Vigil"de (2021) Dedektif Kirsten Longacre rolüyle beğeni topladı ve Kenneth Branagh'ın yönettiği "Nil'de Ölüm" (Death on the Nile) (2022) filminde yer aldı. Ayrıca HBO uyarlaması "Zaman Yolcusunun Karısı" (The Time Traveler's Wife) (2022) dizisinde Clare Abshire karakterine hayat verdi. Leslie, "Game of Thrones" setinde tanıştığı aktör Kit Harington ile evlidir.

Anna Crilly
Oyuncu kadrosu · Sığınak olarak bilinir
Anna Crilly, 28 Kasım 1975 tarihinde Kent, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Eğitimini Middlesex Üniversitesi'nde sahne sanatları ve drama üzerine tamamlayan Crilly, kariyerine Birleşik Krallık'taki tiyatro sahnelerinde ve prestijli Edinburgh Fringe Festivali'nde sergilediği gösterilerle güçlü bir başlangıç yaptı. Sahnedeki kendine has mizahı, absürt karakterler yaratma konusundaki yeteneği ve komedi zamanlaması sayesinde İngiliz komedi camiasında kısa sürede dikkat çeken bir isim haline geldi. Televizyon dünyasındaki asıl çıkışını ve geniş kitlelerce tanınmasını, ünlü komedyen Jack Dee'nin başrolünde yer aldığı sevilen BBC sitcom dizisi "Lead Balloon"da (2006-2011) canlandırdığı Doğu Avrupalı hizmetçi Magda karakteriyle yakaladı. Bu rolüyle sergilediği duygusuz, donuk (deadpan) komedi stili izleyiciler tarafından çok sevildi ve bu ikonik performansı ona İngiliz Komedi Ödülleri'nde En İyi Kadın Komedi Çıkışı dalında adaylık getirdi. Bu başarısının ardından televizyon ekranlarında aranan bir yüz haline gelen başarılı oyuncu, meslektaşı ve yakın arkadaşı Katy Wix ile kurdukları komedi ikilisiyle kendi projelerini geliştirmeye başladı. İkilinin Channel 4 kanalında yayınlanan ve büyük beğeni toplayan skeç programı "Anna & Katy" (2013), İngiliz televizyon komedisine getirdiği yenilikçi ve eksantrik yaklaşımla eleştirmenlerden övgü topladı. Kariyeri boyunca İngiliz televizyonunun saygın yapımlarında boy gösteren Crilly; Ricky Gervais imzalı "Extras" (2005), "Katy Brand's Big Ass Show" (2007-2009), popüler tarihi komedi serisi "Horrible Histories" ve BBC'nin sevilen dizisi "Ghosts" gibi projelerde akılda kalıcı karakterlere hayat verdi. Öncelikli olarak komedi türündeki ustalığıyla tanınsa da dramatik projelerde de yer alan deneyimli oyuncu, son dönemde dünya çapında fenomen haline gelen çok ödüllü HBO yapımı "Succession" (2021) dizisinde konuk oyuncu olarak izleyici karşısına çıkmıştır. Bunun yanı sıra "Motherland" ve "Mandy" gibi İngiliz televizyonunun eleştirel başarı yakalayan güncel işlerinde de performans sergilemiştir. Anna Crilly, benzersiz komedi ritmi, çok yönlü karakter oyunculuğu ve ekrandaki doğal karizmasıyla İngiliz televizyon dünyasının en özgün karakter oyuncularından biri olarak üretken kariyerine devam etmektedir.

Duyguların Rengi
2011
1960'lı yılların Mississippi eyaletinde geçen filmde Eugenie “Skeeter” Phelan, iyi bir eğitim alarak mezun olmuş bir genç kızdır ve diğer yaşıtı kız arkadaşları gibi evlenip, çocuk yapmak yerine kendine meslek edinmek ister. Bir yazar olmak isteyen Skeeter, annesinin “evlenip yuva kurması” gibi beklentilerini de boşa çıkartarak yerel bir gazetede küçük bir köşe sahibi olur. Ev işlerinde püf noktalarını yazdığı bu minik köşe için en yakın arkadaşının siyahi hizmetçisi Aibileen Clark'tan yardım ister ve böylece kendisini sıradışı bir projeye başlarken bulur. Bu gizli projede dokunaklı hikayeler yazmaya başlayınca ona bu ilhamı veren hizmetçi Aibileen ve arkadaşı Minny'nin anlattığı gerçek hikayelerinden çok etkilenir ve bu siyahi hizmetçilerin yaşadığı insanlık dışı muameleyi ortadan kaldırmayı kafasına koyar.

Emily Watson
Oyuncu kadrosu · Hamnet, The Legend of Ochi, Ölü Gelin olarak bilinir
Emily Anita Watson, 14 Ocak 1967 tarihinde Islington, Londra'da dünyaya gelmiştir. Mimar bir baba ve İngilizce profesörü bir annenin kızı olarak entelektüel bir çevrede büyüyen Watson, Bristol Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı okuduktan sonra oyunculuk tutkusunun peşinden giderek Drama Studio London'da eğitim aldı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde başlayan Watson, prestijli Royal Shakespeare Company'ye (RSC) katılarak "Hırçın Kız" (The Taming of the Shrew) ve "Yeter ki Sonu İyi Bitsin" (All's Well That Ends Well) gibi klasik oyunlarda sahne tozu yuttu. Sinema dünyasına girişi ise kelimenin tam anlamıyla bir "patlama" ile oldu. Lars von Trier'in yönettiği tartışmalı ve sarsıcı film "Dalgaları Aşmak" (Breaking the Waves) (1996) için Helena Bonham Carter'ın projeden çekilmesi üzerine başrol olan Bess McNeill karakteri, o sırada sinema deneyimi olmayan Watson'a verildi. Bu ilk sinema filmindeki saf, fedakar ve trajik performansı, ona anında uluslararası bir şöhret, En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar) adaylığı ve sayısız ödül getirdi. Bu başarıyı, Daniel Day-Lewis ile başrolü paylaştığı "Boksör" (The Boxer) (1997) izledi. Hemen ardından, ünlü çellist Jacqueline du Pré'yi canlandırdığı biyografik film "Paylaşılamayan Tutkular" (Hilary and Jackie) (1998) ile ikinci kez Oscar'a aday gösterildi ve yeteneğinin tesadüf olmadığını kanıtladı. 2000'li yıllarda Watson, hem bağımsız sinemada hem de büyük bütçeli yapımlarda çok yönlülüğünü sergiledi. Frank McCourt'un anılarına dayanan "Angela'nın Külleri" (Angela's Ashes) (1999) filmindeki anne rolü, Robert Altman'ın "Gosford Park" (2001) filmindeki hizmetçi performansı ve Paul Thomas Anderson'ın yönettiği "Aşk Sarhoşu" (Punch-Drunk Love) (2002) filminde Adam Sandler ile yakaladığı uyum dikkat çekiciydi. Ayrıca "Kızıl Ejder" (Red Dragon) (2002) ve Tim Burton'ın "Ölü Gelin" (Corpse Bride) (2005) animasyonunda seslendirme yaparak popüler yapımlarda yer aldı. "Kitap Hırsızı" (The Book Thief) (2013) ve Stephen Hawking'in hayatını anlatan "Her Şeyin Teorisi" (The Theory of Everything) (2014) gibi filmlerde güçlü yan karakterlere hayat verdi. Kariyerinin sonraki döneminde televizyon dünyasında devleşen Watson, seri katil Fred West'in "uygun yetişkin" gözetmenini canlandırdığı "Appropriate Adult" (2011) dizisiyle BAFTA En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Kurgusal bir karakter olan bilim insanı Ulana Khomyuk'u canlandırdığı HBO mini dizisi "Chernobyl" (2019) ile bir kez daha küresel çapta övgü topladı ve Emmy ile Altın Küre'ye aday gösterildi. Son dönemde ise Cillian Murphy ile birlikte rol aldığı "Small Things Like These" (2024) filmi ve "Dune" evreninin geçmişini anlatan iddialı dizi "Dune: Prophecy"deki Valya Harkonnen rolüyle güçlü kadın karakterleri canlandırmaya devam etmektedir. Watson, karakterlerin iç dünyasındaki kırılganlığı ve direnci yansıtma konusundaki ustalığıyla tanınan İngiliz sinemasının en saygın oyuncularından biridir.

Lynn Redgrave
Oyuncu kadrosu · Peter Pan olarak bilinir
Lynn Rachel Redgrave, 8 Mart 1943 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Efsanevi Redgrave oyunculuk hanedanının bir üyesi olarak, Sir Michael Redgrave ve Rachel Kempson'ın en küçük çocuğu; Vanessa ve Corin Redgrave'in kız kardeşidir. Londra'daki Central School of Speech and Drama'da eğitim aldıktan sonra profesyonel sahne kariyerine 1962 yılında "Bir Yaz Gecesi Rüyası" oyunuyla Royal Court Theatre'da başladı. İlk sinema deneyimini ise 1963 yapımı "Tom Jones" filmindeki küçük bir rolle yaşadı. Kariyerini tanımlayan ve onu uluslararası bir yıldıza dönüştüren rol, 1966 yapımı "Georgy Girl" filmindeki başrolü oldu. Özgür ruhlu ve alışılmadık bir genç kadını canlandırdığı bu performansıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi ve Altın Küre kazandı. Aynı yıl ablası Vanessa Redgrave'in de farklı bir filmle Oscar'a aday olması, Akademi tarihinde iki kardeşin aynı kategoride yarıştığı nadir anlardan biri olarak tarihe geçti. 1970'lerde Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınan Redgrave, kariyerine Broadway sahnelerinde ve Amerikan televizyonlarında devam etti. "Mrs. Warren's Profession" (1976) ve "Saint Joan" gibi oyunlarda rol aldıktan sonra, CBS'in popüler sitkomu "House Calls" (1979-1981) ile televizyon izleyicisinin sevgisini kazandı. 1990'larda sinemaya güçlü bir dönüş yaparak karakter oyunculuğundaki ustalığını kanıtladı. 1996 yapımı "Shine" filminde piyanist David Helfgott'ın eşi Gillian rolüyle beğeni topladı. Kariyerinin ikinci zirvesi ise 1998 yapımı "Gods and Monsters" filmiyle geldi. Filmde yönetmen James Whale'in sadık hizmetçisi Hanna rolündeki performansı, ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ikinci Oscar adaylığını ve bir Altın Küre ödülü daha getirdi. Tiyatroya olan tutkusunu hiç kaybetmeyen sanatçı, babasıyla olan karmaşık ilişkisini anlattığı tek kişilik oyunu "Shakespeare for My Father"ı yazdı ve sahneledi; bu eserle Tony Ödülü'ne aday gösterildi. Kariyerinin son dönemlerinde "Peter Pan" (2003), "Kinsey" (2004) ve "The Jane Austen Book Club" (2007) gibi filmlerde rol aldı. Ayrıca yeme bozukluklarıyla mücadelesini açıkça paylaşarak sağlık konularında da aktivist bir rol üstlendi. İngiliz İmparatorluk Nişanı (OBE) sahibi olan sanatçı, yönetmen John Clark ile evliliğinden üç çocuk annesiydi. Aktris, 2 Mayıs 2010 tarihinde Kent, Connecticut'ta yedi yıl boyunca mücadele ettiği meme kanseri nedeniyle 67 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Suzanne Bertish
Oyuncu kadrosu · Dehşetin Yüzü 2 olarak bilinir
Suzanne Bertish, 7 Ağustos 1951 tarihinde Hammersmith, Londra'da dünyaya gelmiştir. İngiliz tiyatrosunun ve sinemasının saygın isimlerinden biri olan Bertish, London Academy of Music and Dramatic Art (LAMDA) okulunda eğitim almış ve kariyerine tiyatro sahnelerinde güçlü bir başlangıç yapmıştır. Özellikle Royal Shakespeare Company (RSC) ile olan uzun soluklu çalışmalarıyla tanınır. RSC bünyesinde "Othello" ve "Kral Lear" gibi klasiklerde rol almış, ancak sahnedeki en büyük süksesini Charles Dickens'ın eserinden uyarlanan efsanevi "The Life and Adventures of Nicholas Nickleby" prodüksiyonuyla yapmıştır. Bu oyundaki performansıyla Broadway'e transfer olmuş ve burada da büyük beğeni toplamıştır. Sinema kariyerine 1970'lerin sonunda adım atan Bertish, Harrison Ford ile birlikte rol aldığı "Hanover Street" (1979) ve Tony Scott'ın yönettiği, David Bowie ve Catherine Deneuve'ün başrollerini paylaştığı kült vampir filmi "Açlık" (The Hunger) (1983) gibi yapımlarda yer alarak beyazperdedeki yerini sağlamlaştırdı. 1990'larda hem İngiltere'de hem de Amerika'da çeşitli film ve televizyon projelerinde çalışmaya devam etti. Suzanne Bertish'in modern izleyiciler tarafından en çok tanındığı rol, HBO'nun büyük bütçeli tarihi draması "Rome" (2005-2007) dizisindeki performansıdır. Dizide, Julii ailesinin sadık ve entrikacı hizmetçisi Eleni karakterine hayat vererek akıllarda yer etmiştir. Televizyon dünyasındaki başarısını, Amerikan İç Savaşı dönemini anlatan "Mercy Street" (2016-2017) dizisindeki otoriter Matron Brannan rolüyle sürdürmüştür. Sinemada Glenn Close ile birlikte rol aldığı "The Wife" (2017) ve Terence Davies'in yönettiği "Benediction" (2021) gibi prestijli yapımlarda boy gösteren deneyimli oyuncu, son dönemde popüler korku serilerine de dahil olmuştur. Gişe rekorları kıran "Dehşetin Yüzü 2" (The Nun II) (2023) filminde Madame Laurent karakterini canlandırarak, kariyerindeki çeşitliliği korumaya devam etmektedir. Tiyatro kökenli disiplinini ekran önündeki karakter oyunculuğuyla birleştiren Bertish, hem İngiliz hem de Amerikan yapımlarının aranan yüzlerinden biridir.

Saoirse-Monica Jackson
Oyuncu kadrosu · The Flash, This City Is Ours olarak bilinir
Saoirse-Monica Jackson, 24 Kasım 1993 tarihinde Derry, Kuzey İrlanda'da dünyaya gelmiştir. Çocukluğunu ebeveynlerinin bir köy barı işlettiği Donegal, İrlanda ve doğum yeri olan Derry arasında mekik dokuyarak geçirdi. Oyunculuğa olan ilgisi lise yıllarında başlayan Jackson, eğitimini İngiltere'deki Manchester Arden Tiyatro Okulu'nda (Arden School of Theatre) tamamladı. Kariyerine başlamadan önce kısa bir süre kapı kapı dolaşarak satış elemanlığı yapan oyuncu, profesyonel oyunculuk dünyasına 2016 yılında Harlan Coben'in gizem türündeki mini dizisi "The Five"da canlandırdığı Sasha rolüyle adım attı. Aynı yıl Birleşik Krallık turnesine çıkan "Fareler ve İnsanlar" (Of Mice and Men) tiyatro oyununda Curley'nin eşini oynayarak sahne deneyimi kazandı. Televizyondaki varlığını 2017 yılında BBC yapımı "Broken" dizisindeki konuk oyuncu rolüyle sürdürdü. Saoirse-Monica Jackson'ın kariyerindeki asıl patlama ve onu uluslararası bir şöhrete kavuşturan proje, 2018 yılında başlayan Channel 4 yapımı hit komedi dizisi "Derry Girls" oldu. Lisa McGee tarafından yaratılan ve 1990'lı yılların Kuzey İrlanda'sındaki siyasi çatışmaların gölgesinde geçen dizide, tutkulu ve hırslı genç kız Erin Quinn karakterine hayat verdi. Dizinin Netflix aracılığıyla dünya çapında yayınlanmasıyla büyük bir hayran kitlesi edinen Jackson, buradaki performansıyla IFTA (İrlanda Film ve Televizyon Akademisi) Ödülleri'nde En İyi Kadın Komedi Oyuncusu dalında aday gösterildi. "Derry Girls"ün başarısının ardından sinema filmlerine yönelen oyuncu, 2021 yapımı romantik dram "Finding You" filminde Emma Callaghan karakterini canlandırdı. Ardından 2023 yılında DC Genişletilmiş Evreni'nin (DCEU) merakla beklenen filmi "The Flash" kadrosuna katıldı. Filmde, çizgi roman hayranlarının yakından tanıdığı Patty Spivot karakterine bir selam duruşu niteliğindeki "Patty" rolüyle yer aldı ve Ezra Miller ile karşılıklı sahnelerde oynadı. Kariyerini farklı türlerdeki yapımlarla çeşitlendiren Jackson, 2024 yılında Giovanni Boccaccio'nun klasik eserinden uyarlanan Netflix kara komedi dizisi "The Decameron"da başrollerden birini üstlendi. Veba salgını sırasındaki İtalya'da geçen dizide, Zosia Mamet'in canlandırdığı Pampinea'nın sadık hizmetçisi Misia karakteriyle dramatik ve komedi yeteneğini bir arada sergiledi. Ayrıca aynı yıl Amazon Prime yapımı romantik komedi "Upgraded" filminde Camila Mendes ile birlikte rol aldı. Saoirse-Monica Jackson, İskoç DJ ve prodüktör Denis Sulta (Hector Barbour) ile evlidir.

John Wick: Chapter 3 - Parabellum
2019
14 milyon dolarlık bir kontrat yüzünden herkes John Wick’in peşine takılmıştır. Her türlü hizmeti alması yasaklanır, diğer bütün üyelerle iletişimi kesilir. Continental Hotel’in yöneticisi Winston Scott O’na kaçıp kaybolması için bir saat zaman verir. John, New York’tan çıkmak ve hayatta kalmak için hizmet sektörünü kullanacak, bunları yaparken de dövüşerek ve öldürerek kendini aklama yoluna devam edecektir.

Ulrich Mühe
Ulrich Mühe, 20 Haziran 1953 tarihinde Grimma, Doğu Almanya'da dünyaya gelmiştir. İşçi sınıfı bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Mühe, gençlik yıllarında inşaat sektöründe çalıştı ve zorunlu askerlik hizmetini tamamladı. Ancak sanata olan derin ilgisi onu Leipzig'deki Hans Otto Tiyatro Yüksekokulu'nda profesyonel oyunculuk eğitimi almaya yöneltti. Kariyerine tiyatro sahnelerinde sağlam adımlarla başlayan aktör, 1980'li yıllarda Doğu Berlin'deki prestijli Deutsches Theater'a katılarak neslinin en yetenekli sahne oyuncularından biri olarak büyük bir ün kazandı. Sinema ve televizyon dünyasına adım atmasıyla yeteneğini daha geniş kitlelere ulaştıran Mühe, "Örümcek Ağı" (Das Spinnennetz) (1989) ve Oscar adayı komedi filmi "Schtonk!" (1992) gibi yapımlarda dikkatleri üzerine çekti. Uluslararası arenada geniş çapta tanınmasını sağlayan en önemli adımlardan biri, usta yönetmen Michael Haneke'nin kült haline gelen psikolojik gerilim filmi "Ölümcül Oyunlar" (Funny Games) (1997) filmindeki gerilimli performansı oldu. Bu başarılı ivmesini, Costa-Gavras'ın ses getiren "Amin" (Amen.) (2002) filmindeki rolüyle pekiştirdi. Ancak Ulrich Mühe'yi sinema tarihinde ölümsüzleştiren ve ona küresel bir saygınlık kazandıran başyapıt, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ını kazanan "Başkalarının Hayatı" (Das Leben der Anderen) (2006) oldu. Filmde canlandırdığı, dinlediği insanların hayatından etkilenerek yavaş yavaş vicdani bir uyanış yaşayan soğukkanlı Stasi ajanı Yüzbaşı Gerd Wiesler karakteriyle kariyerinin tartışmasız zirvesine ulaştı. Bu kusursuz performansı ona Avrupa Film Ödülleri'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülü dahil olmak üzere sayısız prestijli onur kazandırdı. Ulrich Mühe, 22 Temmuz 2007 tarihinde mide kanseri nedeniyle 54 yaşında hayatını kaybetmiştir.

The Handmaid's Tale
2017
Dizi, Gilead isimli bir toplumda geçiyor. Doğal sebepler nedeniyle nüfus düşüşü yaşayan bu toplumda kadınlar devletin malı olarak kabul ediliyor. Toplumun yeniden çoğalması için üreme hizmetine zorlanan Offred, bu acımasız koşullarda hayatta kalmaya çalışıyor.

Tam Gaz
2017
Baby genç yaşına rağmen oldukça deneyimli bir sürücüdür. Genç görünümü yüzünden Baby lakabını alan adam banka soyguncuları için sürücülük hizmeti vermektedir. Banka soygununun ardından kaçış için sürücülük yapan adamın yolu bir gün bir suç lideri ile kesişir ve onun için çalışmak zorunda kalır. Ancak girdiği bu iş başarısız olmaya mahkum bir soygundur. İşler ters gittiğinde peşine düşen farklı farklı insanlardan kaçmak zorunda kalır...

Kanojo, Okarishimasu
2020
Kazuya Kinoshita, aşk acısı çeken bir üniversite öğrencisidir. Kendini toparlamak için bir kiralık kız arkadaş hizmeti kullanır. Chizuru Mizuhara adlı kiralık kız arkadaşıyla ilişkisi başta oyun gibi görünse de gerçek duygular ortaya çıkar. Ancak Chizuru'nun gerçek kişiliğiyle kazanması gereken zorluklar vardır. Ruka Sarashina adlı başka bir kiralık kız arkadaşın da ortaya çıkmasıyla Kazuya arasında karmaşık bir durum oluşur. Kazuya, sevgiye olan inancını sorgularken, gerçek aşkı bulma yolculuğuna çıkar.

Yüksek ve Alçak
1963
Bay Gondo ulusal ayakkabıcılık şirketinde payı olan bir iş adamıdır. Bir gün şirketteki payını arttırıp şirketteki en büyük söz sahibi olmak için alnının teriyle biriktirdiği her şeyi şirket hisseleri için yatırır ve evini ipotek ettirir. Aynı dönemde çocuğu kaçırılır fakat çocuk bay Gondo nun değil onun hizmetinde çalışan başka bir şahsa aittir. Çocuğu kaçıran kişi ise bu yanlışı fark eder ve daha önce istediği fidyeyi yine bay Gondo dan ister. Bay Gondo parayı verip vermemesi konusunda teredütte kalır.

Spooks
2002
Ülkeyi korumak için zamana karşı çalışırken İngiliz Güvenlik Servisi'nin karşılaştığı farklı zorluklar hakkında gergin drama dizisi. Başlık, casuslar için popüler bir konuşma dilidir ve dizi, hizmetin Thames House merkezinde, The Grid olarak bilinen oldukça güvenli bir ofis paketinde bulunan bir grup MI5 memurunun çalışmalarını takip eder.

Clint Eastwood
Oyuncu kadrosu · Yönetmen · Affedilmeyen, İyi, Kötü ve Çirkin, Gizemli Nehir olarak bilinir
Clinton Eastwood Jr., 31 Mayıs 1930 tarihinde San Francisco, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Büyük Buhran döneminde işçi sınıfı bir ailenin çocuğu olarak büyüdü ve ailesiyle birlikte sık sık Batı Kıyısı'nda yer değiştirdi. Gençliğinde odunculuk, kamyon şoförlüğü ve bir caz kulübünde piyanistlik de dahil olmak üzere çeşitli geçici işlerde çalıştı. Kore Savaşı sırasında ABD Ordusu'na alındı ve askerlik hizmetini Fort Ord'da cankurtaran ve yüzme eğitmeni olarak tamamladı. Askerlik sonrası Los Angeles'a taşındı ve Universal Pictures ile küçük, çoğunlukla adı geçmeyen rollerde görünerek oyunculuk kariyerine ilk adımlarını attı. Eastwood'un kariyerindeki ilk büyük çıkış, 1959'dan 1965'e kadar yedi sezon boyunca devam eden popüler western dizisi "Rawhide"da canlandırdığı Rowdy Yates karakteriyle geldi. Bu dizi ona ulusal çapta bir tanınırlık sağlasa da, onu uluslararası bir süperstar yapacak olan rol İtalya'dan geldi. "Rawhide"ın çekim aralarında, o dönemde adı az duyulmuş yönetmen Sergio Leone'nin "Dolar Üçlemesi" (Dollars Trilogy) olarak bilinen filmlerinde başrolü kabul etti. "Bir Avuç Dolar" (A Fistful of Dollars) (1964), "Birkaç Dolar İçin" (For a Few Dollars More) (1965) ve "İyi, Kötü ve Çirkin" (The Good, the Bad and the Ugly) (1966) filmlerinde canlandırdığı "İsimsiz Adam" (Man with No Name) karakteri, anti-kahraman portresi ve minimalist oyunculuğuyla sinemada bir devrim yarattı. Bu "Spagetti Western" filmleri, Eastwood'u küresel bir ikon haline getirdi. Amerika'ya döndüğünde, 1971 yapımı "Kirli Adam" (Dirty Harry) filminde canlandırdığı kural tanımaz San Francisco polisi "Dirty" Harry Callahan rolüyle ikinci ve bir o kadar kalıcı bir ikonik karakter daha yarattı. Bu rol, dört devam filmiyle (Dirty Harry serisi) aksiyon sinemasındaki yerini sağlamlaştırdı. Eastwood, aynı yıl (1971) "Ölüm Büyüsü" (Play Misty for Me) ile yönetmenlik kariyerine de adım attı. Kendi yapım şirketi Malpaso Productions'ı kurarak, filmleri üzerinde yaratıcı kontrol sahibi oldu. Yönetmen olarak "High Plains Drifter" (1973), "The Outlaw Josey Wales" (1976) ve özellikle de "Affedilmeyen" (Unforgiven) (1992) gibi filmlerle western türüne hem saygı duruşunda bulundu hem de onu yeniden tanımladı. "Affedilmeyen", ona En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil olmak üzere dört Akademi Ödülü kazandırdı. Yönetmenlik kariyerine ağırlık vererek "Gizemli Nehir" (Mystic River) (2003), "Milyon Dolarlık Bebek" (Million Dollar Baby) (2004) - ki bu filmle ikinci kez En İyi Film ve En İyi Yönetmen Oscar'larını aldı - "Gran Torino" (2008), "Keskin Nişancı" (American Sniper) (2014) ve "Sully" (2016) gibi hem eleştirel beğeni toplayan hem de ticari başarı yakalayan sayısız başyapıta imza attı. Sinema tarihinin en üretken ve saygın isimlerinden biri olan Eastwood, 90'lı yaşlarında bile "The Mule" (2018) ve "Cry Macho" (2021) gibi filmlerde hem yönetmenlik hem de oyunculuk yaparak sinema dünyasındaki aktif rolünü sürdürmektedir.

Harvey Keitel
Oyuncu kadrosu · Rezervuar Köpekleri, Taksi Şoförü, Büyük Hazine olarak bilinir
Harvey Keitel, 13 Mayıs 1939 tarihinde Brooklyn, New York'ta dünyaya gelmiştir. Gençliğinde Amerika Birleşik Devletleri Deniz Piyadeleri'ne katılarak Lübnan'da görev yapmış, bu deneyimin ilerideki disiplinli çalışma ahlakını şekillendirdiği söylenir. Askerlik hizmetinin ardından New York'a dönerek, Lee Strasberg ve Stella Adler gibi efsanevi isimlerin rehberliğinde Actors Studio'da oyunculuk eğitimi aldı ve Method oyunculuk tekniğinin en önemli temsilcilerinden biri haline geldi. Keitel'in kariyeri, sinema tarihinin en verimli yönetmen-oyuncu ortaklıklarından biriyle başladı. O dönemde henüz tanınmayan genç yönetmen Martin Scorsese'nin ilk filmi "Who's That Knocking at My Door"da (1967) başrolü üstlendi. Bu iş birliği, "Arka Sokaklar" (Mean Streets) (1973) ve "Taksi Şoförü" (Taxi Driver) (1976) gibi "Yeni Hollywood" akımının temel taşlarını oluşturan filmlerle devam etti. Bu filmlerdeki ham, gerçekçi ve yoğun performanslarıyla Keitel, 70'ler sinemasının asi ve anti-kahraman ruhunu yansıtan yüzlerden biri oldu. 1990'lı yıllarda kariyerinde adeta bir rönesans yaşayan Keitel, özellikle bağımsız sinemanın yükselişinde kilit bir rol oynadı. Genç yönetmen Quentin Tarantino'nun ilk filmi "Rezervuar Köpekleri"ne (Reservoir Dogs) (1992) hem yapımcı olarak destek verdi hem de Mr. White rolüyle unutulmaz bir performans sergiledi. Bu iş birliği, Tarantino'nun kült klasiği "Ucuz Roman"da (Pulp Fiction) (1994) canlandırdığı sorun çözücü Winston "The Wolf" karakteriyle zirveye ulaştı ve Keitel'i yeni nesil için bir "cool" ikonuna dönüştürdü. Aynı dönemde, "Bugsy" (1991) filmindeki gangster Mickey Cohen rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterildi ve Jane Campion'ın yönettiği "Piyano" (The Piano) (1993) filmindeki rolüyle de büyük beğeni topladı. Kariyeri boyunca risk almaktan çekinmeyen Keitel, Abel Ferrara'nın yönettiği "Hayvan" (Bad Lieutenant) (1992) filmindeki ahlaken çökmüş polis memuru rolü gibi zorlu karakterleri canlandırmasıyla tanınır. Ayrıca "Thelma ve Louise" (1991), "Gün Batımından Şafağa" (From Dusk Till Dawn) (1996), "Büyük Hazine" (National Treasure) (2004) ve Wes Anderson'ın "Büyük Budapeşte Oteli" (The Grand Budapest Hotel) (2014) gibi çok çeşitli filmlerde yer alarak çok yönlülüğünü kanıtladı. 2019 yılında, kariyerini başlatan yönetmen Martin Scorsese ile yeniden bir araya gelerek "The Irishman" filminde rol aldı. Korkusuzluğu, ham enerjisi ve karakterlerine kattığı derinlikle tanınan Harvey Keitel, Amerikan bağımsız sinemasının en büyük destekçilerinden ve sinema tarihinin en saygın karakter oyuncularından biri olarak efsanevi statüsünü korumaktadır.

Matthias Brenner
Matthias Brenner, 10 Eylül 1957 tarihinde Meiningen, Doğu Almanya'da dünyaya gelmiştir. Aktör Carl Rüdiger Brenner'in oğlu olan Matthias, gençlik yıllarında memleketindeki amatör tiyatrolarda sahne tozu yutarak sanata ilk adımını attı. Lise eğitimini Suhl'da bir mesleki eğitimle birleştirip tornacı olarak tamamladıktan ve askerlik hizmetini bitirdikten sonra, Berlin'deki prestijli Ernst Busch Oyunculuk Akademisi'ne (Hochschule für Schauspielkunst "Ernst Busch") girerek 1979 ile 1982 yılları arasında profesyonel oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerinin başlarında Annaberg-Buchholz ve Erfurt'taki sahnelerde yeteneğini parlatan Brenner, zamanla sadece oyunculukla yetinmeyip yazarlık ve yönetmenliğe de yöneldi. Almanya'nın birleşmesinin ardından Frankfurt, Leipzig, Bremen ve Berlin'deki Volksbühne, Deutsches Theater ile Berliner Ensemble gibi ülkenin en saygın tiyatrolarında sahne alıp oyunlar yöneterek Alman tiyatrosunun en üretken, çok yönlü ve saygın figürlerinden biri haline geldi. Tiyatro sahnesindeki ağır ve güçlü duruşunu kamera önü oyunculuğuyla da harmanlayan tecrübeli aktör, 2000'li yıllarla birlikte uluslararası alanda daha fazla tanınmaya başladı. Küresel çapta geniş kitlelerce bilinmesini sağlayan en önemli yapım, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ını kazanan "Başkalarının Hayatı" (Das Leben der Anderen) (2006) oldu. Bu modern başyapıtta canlandırdığı Karl Wallner karakteriyle uluslararası sinema arenasındaki yerini sağlamlaştırdı. Alman televizyon izleyicileri ise onu bilhassa ünlü "Tatort" polisiye serisinin Bremen bölümlerinde canlandırdığı adli tıp uzmanı Dr. Katzmann karakteriyle ve başarılı dönem dizisi "Charité" ile yakından tanımaktadır. Geniş oyunculuk yelpazesi sayesinde bağımsız filmlerden dev bütçeli gişe hitlerine kadar çok çeşitli projelerde yer alan Brenner; sarsıcı drama "Oyunbozan" (Systemsprenger) (2019) ve ödüllü "Muhtemel Aşk" (In den Gängen) (2018) gibi Alman sinemasının son yıllardaki öne çıkan filmlerinin yanı sıra Hollywood yapımı fantastik gişe filmi "Fantastik Canavarlar: Dumbledore'un Sırları" (Fantastic Beasts: The Secrets of Dumbledore) (2022) kadrosunda da boy gösterdi. Sanat kariyerine idari bir boyut da katan Matthias Brenner, 2011 ile 2023 yılları arasında Halle'deki Neues Theater ve Thalia Theater'ın genel sanat yönetmenliğini (intendant) başarıyla üstlendi. Günümüzde çok yönlü sanat hayatını hem tiyatro sahnelerinde hem de kamera karşısında yer aldığı yeni projelerle aktif bir şekilde sürdürmektedir.

Daniel Radcliffe
Oyuncu kadrosu · Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, Harry Potter ve Felsefe Taşı, Harry Potter ve Melez Prens olarak bilinir
Daniel Jacob Radcliffe (23 Temmuz 1989 doğumlu), Harry Potter film serisinde baş karakter oynayarak öne çıkan bir İngiliz aktördür. Dizideki çalışmaları ona birçok ödül ve 60 milyon sterlinden fazla kazandırdı. Radcliffe ilk oyunculuk deneyimini BBC One'ın televizyon filmi David Copperfield (1999) ile on yaşında yaptı, ardından ilk filmini 2001'de The Tailor of Panama (Panama Terzisi) izledi. On bir yaşında Harry olarak rol alan Radcliffe, 2001'den beri yedi Harry Potter filminde rol aldı ve son bölümü Temmuz 2011'de vizyona girdi. 2007'de Radcliffe, Londra ve New York yapımlarında başrol oynayarak diziden ayrılmaya başladı. Equus'u oynayın ve 2011 Broadway'de How to Succeed in Business Without Really Trying'i canlandırın. Siyahlı Kadın (2012) onun son Harry Potter filminden sonraki ilk film projesi olacak. Radcliffe, Demelza House Çocuk Bakımevi ve Trevor Projesi de dahil olmak üzere birçok hayır kurumuna katkıda bulunmuştur. Ayrıca ikincisi için kamu hizmeti duyuruları yaptı. 2011 yılında aktöre Trevor Project'in "Kahraman Ödülü" verildi.

Alexander Skarsgård
Oyuncu kadrosu · Godzilla vs. Kong, İdeal Koca, True Blood olarak bilinir
Alexander Johan Hjalmar Skarsgård, 25 Ağustos 1976 tarihinde Stockholm, İsveç'te dünyaya gelmiştir. Sinema dünyasının en köklü ailelerinden birinin en büyük oğlu olan Alexander, efsanevi aktör Stellan Skarsgård'ın oğlu ve yine oyuncu olan kardeşleri Gustaf, Bill ve Valter Skarsgård'ın ağabeyidir. Kariyerine henüz yedi yaşındayken İsveç'te bir çocuk oyuncu olarak başlamış ve kısa sürede ülkesinde tanınan bir yüz haline gelmiştir. Ancak genç yaşta gelen şöhretten bunalarak oyunculuğu bırakmış ve 19 yaşında İsveç Deniz Kuvvetleri'nin terörle mücadele biriminde askerlik hizmetini tamamlamıştır. Askerlik sonrası yeniden sanata yönelme kararı alarak oyunculuk eğitimine devam etmiş ve kariyerini uluslararası alanda sürdürmeye karar vermiştir. Alexander Skarsgård'ın uluslararası alandaki asıl çıkışı, 2008 yılında HBO'nun iki farklı projesiyle aynı anda gerçekleşti. Eleştirmenlerden tam not alan mini dizi "Generation Kill"de canlandırdığı Çavuş Brad "Iceman" Colbert rolüyle ciddi bir dramatik aktör olarak yeteneğini kanıtlarken, aynı yıl başlayan ve bir popüler kültür fenomenine dönüşen "True Blood" dizisindeki karizmatik ve tehlikeli Viking vampiri Eric Northman karakteriyle dünya çapında bir yıldıza dönüştü. Bu rol, onun on yıl boyunca en çok tanındığı performansı oldu. Kariyerinde yeni bir zirve noktasına, 2017 yılında yine bir HBO yapımı olan "Big Little Lies" dizisiyle ulaştı. Bu dizide canlandırdığı, dışarıdan mükemmel bir eş gibi görünen ancak aslında manipülatif ve şiddet eğilimli bir koca olan Perry Wright karakteriyle sergilediği rahatsız edici ve katmanlı performans, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Emmy, Altın Küre ve Ekran Oyuncuları Derneği (SAG) gibi sektörün en prestijli ödüllerini kazandırdı. Bu başarı, onun Hollywood'un en saygın aktörleri arasındaki yerini perçinledi. Sonraki yıllarda Skarsgård, hem büyük bütçeli gişe filmlerinde hem de sanat sinemasında önemli roller üstlenerek çok yönlülüğünü kanıtladı. "Godzilla vs. Kong" (2021) gibi blockbuster filmlerde yer alırken, yönetmen Robert Eggers'in çektiği ve kendisinin de yapımcılığını üstlendiği "The Northman" (2022) filminde canlandırdığı Viking prensi Amleth rolüyle fiziksel olarak zorlayıcı ve sanatsal bir başrole imza attı. Ayrıca, son yılların en beğenilen dizilerinden "Succession"da canlandırdığı eksantrik teknoloji milyarderi Lukas Matsson karakteriyle de hafızalarda yer etti. Alexander Skarsgård, etkileyici fiziği, rolleri için girdiği dönüşümler ve karmaşık karakterleri canlandırmadaki başarısıyla günümüzün en önemli başrol oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.