Aramak

Dustin Hoffman
Oyuncu kadrosu · Kung Fu Panda, Tuner, Kung Fu Panda 3 olarak bilinir
Dustin Lee Hoffman, 8 Ağustos 1937 tarihinde Los Angeles, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Başlangıçta tıp okumayı planlasa da, oyunculuk tutkusu ağır basarak Pasadena Playhouse'ta eğitim almaya başladı. Ardından, Gene Hackman ve Robert Duvall gibi geleceğin yıldızlarıyla oda arkadaşlığı yapacağı New York'a taşındı ve efsanevi Actors Studio'da kendini geliştirdi. Dönemin klasik başrol oyuncularına benzemeyen fiziği nedeniyle kariyerinin başında zorlansa da, sahnedeki yeteneğiyle Off-Broadway'de adından söz ettirdi. Hoffman'ın sinema dünyasına girişi ve bir gecede yıldız statüsüne yükselmesi, Mike Nichols'ın yönettiği "Mezun" (The Graduate) (1967) filmiyle oldu. Canlandırdığı, hayatının yönünü kaybetmiş yeni mezun Benjamin Braddock karakteri, 60'ların karşı kültür ruhunu yakalayarak onu bir neslin sembolü haline getirdi ve ilk Oscar adaylığını kazandırdı. Bu rolün üzerine yapışmasına izin vermeyen Hoffman, sadece iki yıl sonra "Geceyarısı Kovboyu" (Midnight Cowboy) (1969) filminde canlandırdığı topal ve hasta dolandırıcı 'Ratso' Rizzo karakteriyle tanınmayacak bir dönüşüm geçirdi ve yeniden Oscar'a aday gösterilerek ne kadar çeşitli bir aktör olduğunu kanıtladı. 1970'ler boyunca Hoffman, sinema tarihinin en önemli filmlerinden bazılarında rol aldı. "Küçük Dev Adam" (Little Big Man) (1970), "Başkanın Bütün Adamları" (All the President's Men) (1976) ve "Maratoncu" (Marathon Man) (1976) gibi yapımlardaki performanslarıyla beğeni topladı. Bu dönemi, boşanmak üzere olan bir babanın velayet mücadelesini anlatan "Kramer Kramer'e Karşı" (Kramer vs. Kramer) (1979) filmindeki dokunaklı rolüyle taçlandırdı ve En İyi Erkek Oyuncu dalında ilk Oscar ödülünü kazandı. 1980'lerde de zirvedeki yerini koruyan Hoffman, iş bulabilmek için kadın kılığına giren bir aktörü canlandırdığı "Tootsie" (1982) ile hem komedi dehasını sergiledi hem de bir Oscar adaylığı daha elde etti. Ancak kariyerinin en unutulmaz ve takdir toplayan performanslarından birini, otistik bir savant olan Raymond Babbitt karakterini canlandırdığı "Yağmur Adam" (Rain Man) (1988) filmiyle sergiledi. Bu rol, ona En İyi Erkek Oyuncu dalında ikinci Oscar'ını kazandırdı. İlerleyen yıllarda "Hook" (1991), "Başkanın Adamları" (Wag the Dog) (1997) ve "Zor Baba ve Dünür" (Meet the Fockers) (2004) gibi farklı türlerdeki filmlerle izleyici karşısına çıkmaya devam etti. Ayrıca 2012 yılında "Dörtlü" (Quartet) filmiyle yönetmenliğe de adım atmıştır. Dustin Hoffman, rollerine olan titiz yaklaşımı ve metot oyunculuğu tekniğiyle, neslinin en büyük aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Dustin Runnels
Dustin Patrick Runnels, 11 Nisan 1969'da Austin, Teksas, ABD'de dünyaya gelmiştir. O, efsanevi profesyonel güreşçi "The American Dream" Dusty Rhodes'un oğlu ve Cody Rhodes'un üvey kardeşidir. Güreşin en saygın ailelerinden birinden gelen Runnels, kariyeri boyunca farklı karakterlere bürünme yeteneği ve olağanüstü uzun ömürlülüğü ile tanınır. Kariyerine 1990'ların başında World Championship Wrestling'de (WCW) "The Natural" Dustin Rhodes adıyla başladı ve burada Birleşik Devletler Şampiyonluğu'nu kazanarak babasının izinden giden yetenekli bir genç olarak adını duyurdu. Ancak Runnels'ı küresel bir yıldıza dönüştüren ve güreş tarihine adını yazdıran olay, 1995 yılında WWE'ye (o zamanki adıyla WWF) dönerek yarattığı "Goldust" karakteri oldu. "Tuhaf Olan" (The Bizarre One) olarak bilinen Goldust, sinemaya takıntılı, androjen ve cinsel olarak muğlak tavırlarıyla rakiplerinin zihnine giren, psikolojik savaş yürüten bir karakterdi. O dönem için son derece çığır açan ve tartışmalı olan bu karakter, WWE'nin "New Generation" ve ardından gelen "Attitude" dönemlerinin en unutulmaz figürlerinden biri oldu. Goldust olarak defalarca Kıtalararası Şampiyonluk kazandı ve sektördeki en yaratıcı karakter oyuncularından biri olarak ün kazandı. Runnels, WWE'de yıllar boyunca farklı dönemlerde Goldust karakteriyle geri dönüşler yaptı ve her seferinde seyircinin ilgisini çekmeyi başardı. 2010'lu yıllarda kardeşi Cody Rhodes (Stardust olarak) ile kurduğu takım, kariyerinin son dönemlerindeki en dikkat çekici anlardan birini yaşattı. İkili, The Shield gibi dominant bir grubu yenerek WWE Takım Şampiyonluğunu kazandı ve bu, onların aile bağlarını merkeze alan duygusal bir hikayeydi. 2019'da WWE'den ayrılarak yeni kurulan All Elite Wrestling (AEW) şirketine katılan Runnels, burada kariyerinde bir rönesans yaşadı. AEW'nin ilk büyük etkinliği olan Double or Nothing'de kardeşi Cody'ye karşı yaptığı maç, kanlı, duygusal ve dramatik yapısıyla eleştirmenler tarafından kariyerinin en iyi maçı olarak kabul edildi. Temmuz 2025 itibarıyla AEW'de "The Natural" Dustin Rhodes adıyla güreşmeye devam eden Runnels, aynı zamanda genç nesil güreşçilere koçluk yapan ve soyunma odasında liderlik rolü üstlenen saygıdeğer bir kıdemli sporcudur.

Çılgın Maks
1979
Mel Gibson’un Max Rockatansky adında bıkkın bir polisi canlandırdığı film, peşine düştüğü çetenin yardımcısını öldürmesinden sonra kendisini ve ailesini hayatta tutmak için harekete geçen bir polisin hikayesini anlatıyor.

Cody Rhodes
Oyuncu kadrosu · Street Fighter olarak bilinir
Cody Garrett Runnels Rhodes, 30 Haziran 1985'te Marietta, Georgia, ABD'de dünyaya gelmiştir. Profesyonel güreş efsanesi "The American Dream" Dusty Rhodes'un oğlu olan Cody, kariyerini babasının mirasının gölgesinden çıkıp kendi kimliğini yaratma ve aile onurunu en üst seviyeye taşıma üzerine kurmuştur. WWE'deki ilk kariyerine 2007'de başladı ve "Legacy" gibi gruplarda yer alarak ve "Dashing" Cody Rhodes gibi karakterleri canlandırarak başarılar elde etti. Ancak kendisine verilen ve yaratıcılığını kısıtladığını hissettiği "Stardust" karakteri sonrası, 2016 yılında kendi isteğiyle WWE'den ayrılarak güreş dünyasında nadir görülen bir yolculuğa çıktı. WWE'den ayrıldıktan sonra Rhodes, bağımsız güreş sahnesinde kendini yeniden yarattı. "The American Nightmare" (Amerikan Kâbusu) kimliğini benimseyerek Ring of Honor (ROH) ve New Japan Pro-Wrestling (NJPW) gibi dünyanın dört bir yanındaki promosyonlarda güreşti ve ROH Dünya Şampiyonu oldu. 2018'de The Young Bucks ile birlikte, güreş endüstrisinin seyrini değiştiren ve 10.000'den fazla bilet satan bağımsız "ALL IN" şovunu organize etti. Bu başarının ardından, 2019'da kurulan ve WWE'ye yıllar sonraki ilk ciddi rakip olan All Elite Wrestling'in (AEW) kurucularından ve başkan yardımcılarından biri oldu. AEW'nun kurulmasında kilit bir rol oynadıktan sonra, 2022'de güreş dünyasını şok eden bir kararla AEW'den ayrılarak WrestleMania 38'de WWE'ye görkemli bir geri dönüş yaptı. Geri dönüşünün tek bir amacı vardı: Babasının kariyerinde hiç kazanamadığı WWE Şampiyonluğu'nu kazanarak "hikâyeyi bitirmek". Bu yolda, yırtık bir göğüs kasıyla efsanevi bir Hell in a Cell maçına çıkmak gibi inanılmaz bir dayanıklılık gösterdi. WrestleMania 39'da Roman Reigns'e kaybetmenin yarattığı hayal kırıklığının ardından pes etmedi. Azmi sayesinde bir sonraki yıl tekrar ana etkinlik hakkı kazanan Rhodes, WrestleMania 40'ta Roman Reigns'i yenerek kariyerinin en büyük hedefine ulaştı ve Tartışmasız WWE Evrensel Şampiyonu oldu. Bu zafer, yıllar süren bir yolculuğun, adanmışlığın ve aile sevgisinin duygusal bir zirvesiydi. Temmuz 2025 itibarıyla Cody Rhodes, saltanatını sürdüren şampiyon ve WWE'nin tartışmasız yüzü konumundadır. Kendi yolunu çizmek için en büyük şirketten ayrılan, endüstrinin kurallarını değiştiren ve mirasını tamamlamak için geri dönen bir ikon olarak güreş tarihinin en ilham verici hikayelerinden birini yazmıştır.

Oz Büyücüsü
1939
Halası ve amcasıyla çiftliklerinde mutlu bir yaşantısı olan Dorothy, sevimli köpeği Toto komşusu tarafından elinden alınmak istenince evden kaçar. Pişman olup geri dönmeye çalıştığı sırada bir hortuma yakalanır ve kendisini Oz'un renkli dünyasında bulur. Üzerine düştüğü ev, Doğu'nun Kötü Cadısı'na aittir. Onu öldüren Dorothy, birden bire Oz'un en ünlü şahsiyeti haline gelir. Kardeşini öldüren Dorothy'den intikam almak isteyen Batı'nın Kötü Cadısı, genç kızın peşine düşer. Cadıdan kaçan Dorothy, Oz Büyücüsü'nün yardımını istemek için onun yaşadığı Zümrüt Şehri'ne gider.Dorothy, yolda 3 yeni arkadaş edinir. Kalpsiz Teneke Adam, beyinsiz Korkuluk ve korkak Aslan, uzun yolculuklarında Dorothy'e yardım eder ve onu korurlar. Yolculuğu başarıyla atlatmaları, kahramanlarımızın dileklerinin olmasını sağlayacaktır.

Virgil Runnels
Virgil Riley Runnels Jr., profesyonel güreş tarihinin en ikonik ve sevilen figürlerinden biri olan "The American Dream" Dusty Rhodes, 12 Ekim 1945 tarihinde Austin, Teksas'ta dünyaya gelmiştir. West Texas State Üniversitesi'nde futbol oynadığı yılların ardından spora olan ilgisini güreşe yönelten Runnels, 1960'ların sonunda profesyonel kariyerine başladı. İlk yıllarında Dick Murdoch ile kurduğu "The Texas Outlaws" takımıyla sert bir stil sergilese de, onu efsaneleştiren asıl dönem 1970'ler ve 80'lerde National Wrestling Alliance (NWA) bünyesinde yaşandı. Ric Flair'in temsil ettiği gösterişli ve zengin yaşam tarzının tam zıttı olarak, işçi sınıfını ve halkı temsil eden "The Common Man" (Sıradan Adam) karakteriyle milyonların kahramanı oldu. Karizmatik konuşma tarzı ve özellikle 1985 yılında verdiği, güreş tarihinin en iyi röportajlarından biri kabul edilen "Hard Times" promosuyla izleyicilerle benzersiz bir bağ kurdu. Bu dönemde üç kez NWA Dünya Ağırsiklet Şampiyonu olma başarısını gösterdi ve Ric Flair ile Four Horsemen grubuna karşı verdiği mücadeleler klasikleşti. Sadece ring içinde değil, ring arkasında da bir dahi olan Rhodes, "booker" (senarist/yönetici) olarak sektöre yön verdi. WarGames maçı konsepti ve "The Great American Bash" gibi büyük etkinlikleri yarattı. 1989 yılında WWF'e (şimdiki WWE) geçiş yaptı ve burada sarı puantiyeli kostümüyle daha renkli bir karakteri canlandırdı. Kariyerinin sonraki yıllarında WCW ve TNA (Impact Wrestling) gibi şirketlerde hem spiker hem de yönetici olarak görev aldı. Hayatının son döneminde WWE'nin gelişim markası NXT'de baş yazar ve "Promo" eğitmeni olarak görev yapan Dusty Rhodes, bugünün süperstarları olan Seth Rollins, Roman Reigns, Kevin Owens ve Becky Lynch gibi isimlerin gelişiminde babacan bir rol oynadı. Mirasını oğulları Dustin Rhodes (Goldust) ve Cody Rhodes sürdürmektedir. 2007 yılında WWE Hall of Fame sınıfına dahil edilmiştir. Aktör, 11 Haziran 2015 tarihinde böbrek yetmezliği ile mücadele ettiği sırada evinde düşmesi sonucu gelişen komplikasyonlar nedeniyle 69 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Geçmişi Olmayan Adam
2002
Bir İtalyan balıkçı teknesi, ölmek üzere bir adamı bularak kurtarır. Genç adam iyileştiğinde, ciddi bir hafıza kaybı geçirdiği farkedilir. Kim olduğunu ve o hale nasıl düştüğünü hatırlamamaktadır.Kim olduğunu araştırırken, bazı özel yetenekleri olduğunu farkeder. Yakın dövüş ve yabancı dillere inanılmaz yatkınlığı vardır. Marie adlı güzel kadının da yardımıyla kendisini öldürmeye çalışan suikastçilerden kaçarak kimliğini bulmaya çalışır...

Željko Ivanek
Oyuncu kadrosu · Madam Secretary, The Walking Dead: Dead City, Sadakatsiz olarak bilinir
Željko Ivanek, 15 Ağustos 1957 tarihinde Ljubljana, Yugoslavya'da (günümüzde Slovenya) dünyaya gelmiştir. Henüz üç yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göç eden Ivanek, babasının akademik kariyeri nedeniyle California'da büyüdü. Prestijli Yale Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra oyunculuk eğitimini Londra Müzik ve Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (LAMDA) tamamladı. Profesyonel kariyerine tiyatro sahnelerinde başlayan oyuncu, Broadway'de sahnelenen "The Caine Mutiny Court-Martial" ve "Two Shakespearean Actors" gibi oyunlardaki performanslarıyla Tony Ödülü'ne aday gösterilerek yeteneğini erken dönemde kanıtladı. Sinema ve televizyon dünyasında "karakter oyuncusu" tanımının en başarılı temsilcilerinden biri olan Ivanek, genellikle otoriter bürokratlar, hesapçı avukatlar veya tekinsiz kötü adam rolleriyle tanınır. Televizyondaki ilk büyük çıkışını, kült polisiye dizi "Homicide: Life on the Street" (1993-1999) dizisindeki Savcı Ed Danvers rolüyle yaptı. Aynı dönemde HBO'nun hapishane draması "Oz"da (1997-2003) canlandırdığı acımasız Vali James Devlin karakteriyle hafızalara kazındı. Sinemada Ridley Scott'ın "Hannibal" (2001) ve "Kara Şahin Düştü" (Black Hawk Down) (2001), Lars von Trier'in "Dogville" (2003) ve "Donnie Brasco" (1997) gibi önemli yapımlarda kritik yan roller üstlendi. Ancak kariyerinin zirve noktalarından biri, Glenn Close ile karşılıklı oynadığı hukuk gerilimi "Damages" (2007-2012) dizisi oldu. Buradaki Ray Fiske performansı, ona 2008 yılında Drama Dizisinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Primetime Emmy Ödülü'nü kazandırdı. Kariyeri boyunca "24", "Heroes", "Lost", "True Blood" ve "Suits" gibi popüler dizilerde akılda kalıcı konuk oyunculuklar sergileyen Ivanek, Martin McDonagh'ın yönettiği "İn Bruges" (2008) ve Oscar ödüllü "Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri" (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri) (2017) filmlerinde de yer aldı. Uzun soluklu siyasi drama "Madam Secretary" (2014-2019) dizisindeki Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Russell Jackson rolüyle geniş kitlelerce tanınırlığını pekiştirdi. Yakın dönemde ise "The Walking Dead: Dead City" (2023) dizisinde "The Croat" adlı antagoniste hayat vererek performansından söz ettirmeye devam etti.

Robert Duvall
Oyuncu kadrosu · Baba II, 60 Saniye, Baba olarak bilinir
Robert Selden Duvall, 5 Ocak 1931 tarihinde San Diego, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Amerikan sinema ve tiyatrosunun en saygın ve çok yönlü aktörlerinden biri olarak kabul edilen Duvall, altmış yılı aşan kariyeri boyunca sayısız unutulmaz karaktere hayat vermiştir. Oyunculuk eğitimini New York'taki The Neighborhood Playhouse School of the Theatre'da, efsanevi Sanford Meisner'ın öğrencisi olarak tamamladı. Kariyerinin başlarında Dustin Hoffman ve Gene Hackman gibi isimlerle oda arkadaşlığı yaptı. Sinemadaki ilk ve en ikonik rollerinden birini, Harper Lee'nin romanından uyarlanan klasik film "Bülbülü Öldürmek"te (To Kill a Mockingbird) (1962), gizemli ve tek kelime konuşmayan Arthur "Boo" Radley karakteriyle oynadı. Bu rol, onun sinemadaki güçlü başlangıcını simgeledi. 1970'li yıllar, Duvall'ın kariyerinde bir dönüm noktası oldu ve Yeni Hollywood akımının en önemli filmlerinde yer aldı. Francis Ford Coppola ile yaptığı iş birlikleri ona büyük bir tanınırlık getirdi. "Baba" (The Godfather) (1972) ve "Baba 2" (The Godfather Part II) (1974) filmlerinde Corleone ailesinin avukatı ve danışmanı Tom Hagen rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Yine Coppola'nın yönettiği "Kıyamet" (Apocalypse Now) (1979) filminde canlandırdığı Yarbay Bill Kilgore karakteri ve "Sabahları napalm kokusunu severim" repliği sinema tarihinin en unutulmaz performanslarından biri olarak kabul edilir ve bu rolüyle bir Oscar adaylığı daha kazandı. Bu dönemde ayrıca "MAS*H" (1970) ve "Şebeke" (Network) (1976) gibi önemli yapımlarda da rol aldı. 1980'lerde başrol oyuncusu olarak da kendini kanıtlayan Duvall, alkolik bir country müzisyenini canlandırdığı "Tender Mercies" (1983) filmiyle En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazandı. Bu dönemde ayrıca televizyon klasiği haline gelen "Lonesome Dove" (1989) mini dizisindeki performansıyla da büyük beğeni topladı. 1990'larda hem oyuncu hem de yönetmen olarak üretkenliğini sürdürdü. Yazıp yönettiği ve başrolünü oynadığı tutku projesi "Havari" (The Apostle) (1997) ile bir kez daha En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. 21.yüzyılda da aktif olarak çalışmaya devam eden Robert Duvall, "Open Range" (2003) ve "Yargıç" (The Judge) (2014) gibi filmlerde rol aldı ve "Yargıç"taki performansıyla kariyerinin yedinci Oscar adaylığını elde etti. Canlandırdığı her karaktere derinlik ve gerçekçilik katma yeteneğiyle tanınan Duvall, neslinin en büyük aktörlerinden biri olarak sinema tarihindeki yerini sağlamlaştırmıştır.

Nikolaj Coster-Waldau
Oyuncu kadrosu · Game of Thrones, Oblivion, Cennet'in Krallığı olarak bilinir
Nikolaj Coster-Waldau, 27 Temmuz 1970 tarihinde Rudkøbing, Danimarka'da dünyaya gelmiştir. Kütüphaneci bir anne ve idari işlerde çalışan bir babanın oğlu olarak büyüyen aktör, Kopenhag'daki Danimarka Ulusal Tiyatro Okulu'nda (Statens Teaterskole) eğitim gördü ve 1993 yılında mezun oldu. Kariyerine tiyatro sahnesinde Hamlet rolüyle başladı, ancak onu kendi ülkesinde bir anda şöhrete kavuşturan yapım, 1994 tarihli gerilim filmi "Gece Bekçisi" (Nattevagten) oldu. Bu filmdeki performansı, Danimarka sinemasının en tanınan yüzlerinden biri olmasını sağladı. Avrupa'daki başarısının ardından rotasını uluslararası sinemaya çeviren Coster-Waldau, Hollywood'daki ilk çıkışını Ridley Scott'ın yönettiği ve Gary Gordon karakterini canlandırdığı savaş filmi "Kara Şahin Düştü" (Black Hawk Down) (2001) ile yaptı. Ardından "Enigma" (2001), "Cennetin Krallığı" (Kingdom of Heaven) (2005) ve "Firewall" (2006) gibi yapımlarda rol alarak Amerikan sinemasındaki yerini sağlamlaştırdı. 2008 yılında Fox dizisi "New Amsterdam"da başrol dedektif John Amsterdam'ı canlandırarak Amerikan televizyonuna adım attı. Nikolaj Coster-Waldau'yu küresel bir ikon ve hane halkı ismi haline getiren proje, HBO'nun destansı fantezi dizisi "Game of Thrones" (2011-2019) oldu. Dizide canlandırdığı Jaime Lannister ("Kral Katili") karakteri, kibirli bir kötü adamdan trajik ve onurlu bir anti-kahramana dönüşen karmaşık hikaye örgüsüyle izleyicilerin ve eleştirmenlerin büyük beğenisini kazandı. Bu rolüyle iki kez Primetime Emmy Ödülü'ne aday gösterildi. Dizi devam ederken sinema kariyerinde de iddialı işlere imza attı. Özellikle Norveç yapımı suç-gerilim filmi "Kafa Avcıları" (Headhunters) (2011) filmindeki performansı uluslararası alanda büyük övgü aldı ve filmin başarısı Hollywood kapılarını daha da açtı. Tom Cruise ile "Oblivion" (2013), korku filmi "Mama" (2013) ve fantastik aksiyon "Mısırın Tanrıları" (Gods of Egypt) (2016) gibi gişe filmlerinde önemli roller üstlendi. 2017 yapımı suç draması "Shot Caller"da (Suçun Mahkumu), hapse girdikten sonra bir gangster liderine dönüşen aile babasını canlandırdığı fiziksel ve psikolojik performansı kariyerinin zirve noktalarından biri olarak kabul edilir. Son yıllarda yapımcılık ve yazarlık yönünü de ortaya koyan aktör, senaryosunu da yazdığı ve başrolünü üstlendiği Netflix yapımı hayatta kalma draması "Karların Dostu" (Against the Ice) (2022) ile dikkat çekti. Ayrıca "The Last Thing He Told Me" (2023) dizisinde Jennifer Garner ile başrolü paylaştı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) İyi Niyet Elçisi olarak da görev yapan Coster-Waldau, Grönlandlı aktris ve şarkıcı Nukâka Coster-Waldau ile evlidir.

Demon Slayer: Sonsuzluk Kalesi
2025
İblis Avcıları Birliği üyeleri ve Hashira'lar, iblislere karşı yaklaşan savaşa hazırlık amacıyla Hashira Eğitimi adı verilen ortak bir güçlendirme programındayken Muzan Kibutsuji, aniden Ubuyashiki Malikanesi'nde belirir. Birlik liderinin tehlikede olması üzerine Tanjiro ve Hashira'lar karargâha koşar ancak Muzan Kibutsuji tarafından gizemli bir boşluğun derinliklerine sürüklenirler. Tanjiro ve İblis Avcıları Birliği'nin düştüğü bu yer, iblislerin sığınağı olan Sonsuzluk Kalesi'dir. Böylece İblis Avcısı Birliği ile iblisler arasındaki nihai savaşın fitili ateşlenmiş olur.

Tom Sizemore
Oyuncu kadrosu · Er Ryan'ı Kurtarmak, Büyük Hesaplaşma olarak bilinir
Thomas Edward "Tom" Sizemore Jr., 29 Kasım 1961 tarihinde Detroit, Michigan, ABD'de dünyaya gelmiştir. Tiyatro alanında yüksek lisans derecesiyle mezun olduktan sonra oyunculuk kariyerine New York'ta başladı. İlk dikkat çeken rolünü Oliver Stone'un yönettiği "Doğum Günü Dört Temmuz" (Born on the Fourth of July) (1989) filminde aldı. 1990'lı yıllar boyunca canlandırdığı sert, karizmatik ve genellikle tehlikeli karakterlerle Hollywood'un en aranan ve saygı duyulan karakter oyuncularından biri haline geldi. Kariyerinin en parlak döneminde, sinemanın unutulmaz filmlerinde kilit roller üstlendi. Oliver Stone'un "Katil Doğanlar" (Natural Born Killers) (1994) filmindeki Dedektif Jack Scagnetti rolüyle ve Michael Mann'in suç klasiği "Büyük Hesaplaşma" (Heat) (1995) filminde Robert De Niro'nun ekibindeki Michael Cheritto karakteriyle hafızalara kazındı. Ancak şüphesiz en ikonik performansı, Steven Spielberg'in başyapıtı "Er Ryan'ı Kurtarmak" (Saving Private Ryan) (1998) filminde canlandırdığı sadık ve cesur Teknik Çavuş Mike Horvath karakteridir. Bu rol, onun kariyerini zirveye taşıdı. Ridley Scott'ın "Kara Şahin Düştü" (Black Hawk Down) (2001) filmindeki Yarbay Danny McKnight rolüyle de askeri figürleri canlandırmadaki başarısını sürdürdü. Sizemore'un büyük bir potansiyele sahip olan kariyeri, ne yazık ki kişisel sorunları nedeniyle gölgelendi. Uzun yıllar boyunca kamuoyuna da yansıyan uyuşturucu bağımlılığı ve yasal sorunlarla mücadele etti. Bu zorluklar, onun 2000'li yılların ortalarından itibaren daha çok düşük bütçeli ve doğrudan videoya çıkan yapımlarda yer almasına neden oldu. Buna rağmen, 90'lı yıllardaki güçlü performansları ve ekrana getirdiği eşsiz yoğunluk ile her zaman hatırlanacaktır. Geçirdiği beyin anevrizması sonucu 3 Mart 2023 tarihinde, 61 yaşında Burbank, Kaliforniya'da hayatını kaybetmiştir.

Tom Hardy
Oyuncu kadrosu · Mad Max: Fury Road, MobLand, Venom: Zehirli Öfke 2 olarak bilinir
Edward Thomas Hardy, 15 Eylül 1977 tarihinde Londra, İngiltere’de dünyaya gelmiştir. Sanata ve oyunculuğa olan ilgisi genç yaşlarda belirginleşen Hardy, Richmond Drama School ve ardından prestijli Drama Centre London'da eğitim alarak oyunculuk yeteneklerini geliştirmiştir. Disiplinli eğitimi ve doğal karizması, onu kısa sürede dikkat çeken genç yeteneklerden biri haline getirmiştir. Kariyerine 2001 yılında Ridley Scott'ın yönettiği Kara Şahin Düştü (Black Hawk Down) filmiyle sinema dünyasına adım atarak başlayan Hardy, aynı yıl HBO'nun büyük beğeni toplayan mini dizisi Kardeşler Takımı (Band of Brothers)'nda da rol alarak televizyon izleyicisinin de dikkatini çekmiştir. Bu ilk projeler, onun gelecekteki potansiyelini gözler önüne sermiş ve farklı karakterlere bürünebilme yeteneğini göstermiştir. Star Trek: Nemesis (2002) filmindeki Shinzon rolü gibi erken dönem çalışmaları, onun Hollywood'daki yerini sağlamlaştırmaya başlamasına yardımcı olmuştur. Hardy'nin kariyerindeki dönüm noktalarından biri, 2008 yapımı Bronson filmindeki performansıdır. Bu filmde İngiltere'nin en tehlikeli mahkumlarından birini canlandıran Hardy, sergilediği inanılmaz fiziksel dönüşüm ve oyunculuk gücüyle eleştirmenlerden tam not almıştır. Bu rol, onun karmaşık ve zorlayıcı karakterleri başarıyla canlandırabileceğinin bir kanıtı olmuş ve uluslararası alanda tanınırlığını artırmıştır. Christopher Nolan'ın yönettiği Başlangıç (Inception) (2010) filmindeki Eames rolü ise onu daha geniş kitlelere tanıtmıştır. Sonraki yıllarda Hardy, birbirinden farklı ve ikonik rollerle kariyerini zirveye taşımıştır. Savaşçı (Warrior) (2011), Köstebek (Tinker Tailor Soldier Spy) (2011), Kara Şövalye Yükseliyor (The Dark Knight Rises) (2012) filmindeki unutulmaz Bane karakteri, Locke (2013) filmindeki tek kişilik performansı, Mad Max: Fury Road (2015) filmindeki Max Rockatansky rolü ve ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar adaylığı getiren Diriliş (The Revenant) (2015) gibi yapımlardaki etkileyici performansları, onun neslinin en yetenekli aktörlerinden biri olarak kabul edilmesini sağlamıştır. Ayrıca Peaky Blinders dizisindeki Alfie Solomons karakteri ve Venom serisindeki başrolüyle de popüler kültürdeki yerini pekiştirmiştir. Oyunculuk tarzı; karakterleri için geçirdiği fiziksel dönüşümler, yoğun ve kararlı performansları, karmaşık ve sıklıkla karanlık karakterleri canlandırmadaki başarısıyla öne çıkar. Hardy, canlandırdığı her rolle izleyiciyi derinden etkilemeyi başaran, çok yönlü bir aktördür. Hem büyük bütçeli Hollywood yapımlarında hem de bağımsız sinemada gösterdiği başarılar, onun adaptasyon yeteneğini ve oyunculuk aralığının genişliğini kanıtlar niteliktedir. Tom Hardy, kariyeri boyunca sergilediği üstün performanslarla birçok ödüle layık görülmüş ve 2018 yılında drama sanatına hizmetlerinden dolayı Britanya İmparatorluk Nişanı (CBE) ile onurlandırılmıştır.

The Gentlemen
2020
Londra’da kurduğu suç imparatorluğunu bırakmak isteyen Mickey Pearson, ailesi ile birlikte Amerika’ya dönmeyi planlar. Kendisine yeni bir hayat kurmayı planlayan Mickey, işlerini devretmek için ünlü bir milyarder olan Matthew ile anlaşır. Bu sırada Mickey, yıllardır gözünden sakındığı arazilerini Coach ve çetesinden korumaya çalışır. Özel dedektif olan Fletcher ise yıllardır peşine düştüğü Mickey’nin işlediği suçları ortaya çıkarmanın derdindedir. Kendisini türlü entrikaların içinde bulan Mickey, planladığı gibi işin içinden sıyrılmayı başarabilecek midir?

Ölüm Defteri
2006
Yagami Light, üniversiteye hazırlanan bir lise son sınıf öğrencisidir. Light, Japonya'nın belki de en yetenekli ve zeki öğrencisi olmasına rağmen, yaşadığı dünya ona tat vermemektedir. Yolsuzluklar ve suçlar yüzünden onun için her şey anlamını yitirmiştir. Light, bu hüznünü kendi içinde yaşarken ders sırasında bir defterin gökten düştüğünü görür. Okul çıkışı elinde olmadan defterin düştüğü yere yönelir. Defterin üstünde "Death Note" yazmaktadır. Defteri yerden alıp incelediğinde ise inanılmaz bir şey ile karşılaşır. "Bu deftere adı yazılan insan ölecektir." Evde haberleri izlerken bir adamın bir anaokulundaki öğrencileri ve öğretmenleri rehin aldığını izler. Defterin gerçekliğini test etmek için rehin alan adamın adını deftere yazar ve 40 saniye sonra adam ölür. Defterin gerçekliği karşısında şaşkına dönen Light, kendi mükemmel dünyasını yaratmak için diğer suçlulara yönelecektir. Ancak peki ya insanlar bu durumdan haberdar olup peşine dünyanın en iyi dedektifi L'yi takarsa?

Eric Bana
Oyuncu kadrosu · Apex, Truva, Kayıp Balık Nemo olarak bilinir
Eric Banadinović, bilinen adıyla Eric Bana, 9 Ağustos 1968 tarihinde Melbourne, Victoria, Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Hırvat bir baba ve Alman bir annenin oğlu olan Bana, çocukluk ve gençlik yıllarını Melbourne'de geçirdi. Erken yaşlardan itibaren motor yarışlarına büyük bir ilgi duymasına rağmen, eğlence sektöründeki yeteneğini keşfederek kariyerine komedi alanında başladı. Kariyerine 1990'ların başında Avustralya'da stand-up komedi yaparak ve popüler televizyon skeç programı "Full Frontal"da yer alarak adım attı. Bir komedyen olarak televizyonda tanınan Bana'nın kariyerindeki en keskin ve şaşırtıcı dönüm noktası, ciddi bir fiziksel dönüşüm geçirdiği ve gerçek hayattaki efsanevi Avustralyalı suçlu Mark "Chopper" Read'i canlandırdığı suç draması "Kasap" (Chopper) (2000) filmi oldu. Bu filmdeki yoğun, ürkütücü ve son derece gerçekçi performansı, ona uluslararası alanda büyük bir eleştirel beğeni kazandırarak Hollywood'un dikkatini çekmesini sağladı. Bana'nın Amerikan sinemasındaki ilk büyük adımı, Ridley Scott'ın yönettiği "Kara Şahin Düştü" (Black Hawk Down) (2001) filmindeki Çavuş Norm "Hoot" Gibson rolüyle gerçekleşti. Kısa süre sonra Ang Lee'nin yönettiği "Hulk" (2003) filminde Bruce Banner karakterine hayat vererek çizgi roman uyarlamaları dünyasına başrolden giriş yaptı. Onu küresel çapta geniş kitlelere tanıtan en ikonik rollerinden biri ise, Wolfgang Petersen'in destansı tarihi savaş filmi "Truva"da (Troy) (2004) canlandırdığı onurlu, cesur ve trajik Truva Prensi Hektor karakteri oldu. 2000'li yılların devamında Bana, oyunculuk yelpazesinin genişliğini birbirinden çok farklı türlerdeki projelerle kanıtlamayı sürdürdü. Steven Spielberg'in yönettiği, 1972 Münih Olimpiyatları katliamı sonrasını konu alan tarihi gerilim filmi "Münih"te (Munich) (2005) başrolü üstlenerek dramatik gücünü bir kez daha gösterdi. "Boleyn Kızı" (The Other Boleyn Girl) (2008) ve "Zaman Yolcusunun Karısı" (The Time Traveler's Wife) (2009) gibi dönem ve romantik-bilimkurgu yapımlarında yer alırken, J.J. Abrams'ın gişe rekortmeni yeniden çevrimi "Star Trek" (2009) filminde intikamcı kötü adam Kaptan Nero olarak izleyici karşısına çıktı. İlerleyen yıllarda "Hanna" (2011), "Son Kalan" (Lone Survivor) (2013) ve "Bizi Kötüden Koru" (Deliver Us from Evil) (2014) gibi aksiyon ve gerilim dozu yüksek yapımlarda rol alan başarılı aktör, son dönemde memleketi Avustralya'da çekilen atmosferik suç-gizem filmi "Kuraklık" (The Dry) (2020) ve onun devam filmi "Force of Nature: The Dry 2" (2024) ile hem kendi ülkesinde hem de uluslararası arenada büyük gişe ve eleştiri başarıları elde etmeye devam etmiştir. Sinema kariyerinin yanı sıra tutkulu bir motor sporları hayranı ve yarışmacısı olan Eric Bana, gençliğinden beri sahip olduğu 1974 model Ford Falcon XB marka arabasını merkeze alan ve motor yarışlarına olan ömürlük sevgisini anlatan "Love the Beast" (2009) adlı belgeselin yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlenmiştir.

Hugh Dancy
Oyuncu kadrosu · Hannibal, Law & Order olarak bilinir
Hugh Michael Horace Dancy, 19 Haziran 1975 tarihinde Stoke-on-Trent, Staffordshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Babası tanınmış bir felsefe profesörü, annesi ise akademik yayıncılıkla uğraşan Dancy, entelektüel bir çevrede büyüdü ve Oxford Üniversitesi'nin St Peter's Koleji'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı eğitimi aldı. Oyunculuk kariyerine tiyatro sahnesinde ve İngiliz televizyon dizilerinde küçük rollerle başladı. Uluslararası alanda ilk dikkat çeken performanslarından birini Ridley Scott'ın yönettiği "Kara Şahin Düştü" (Black Hawk Down) (2001) filmindeki kısa rolüyle gerçekleştirdi. 2000'li yılların başlarında "Ella: Sihirli Yolculuk" (Ella Enchanted) (2004) filmindeki Prens Charmont ve "Kral Arthur" (King Arthur) (2004) filmindeki Galahad karakterleriyle tanınırlığını artırdı. Bu dönemde ayrıca "Jane Austen Kitap Kulübü" (The Jane Austen Book Club) (2007) ve "Bir Alışverişkoliğin İtirafları" (Confessions of a Shopaholic) (2009) gibi filmlerde rol aldı. Asperger sendromlu bir adamı canlandırdığı bağımsız film "Adam" (2009) ile eleştirmenlerin takdirini toplayarak dramatik yeteneklerini gözler önüne serdi. Ancak Hugh Dancy'yi küresel çapta bir kült figür haline getiren ve kariyerinin zirvesine taşıyan rol, Bryan Fuller'ın yaratıcısı olduğu psikolojik gerilim dizisi "Hannibal"da (2013-2015) canlandırdığı sorunlu FBI profil uzmanı Will Graham karakteri oldu. Dancy'nin, Dr. Hannibal Lecter (Mads Mikkelsen) ile olan karmaşık ve tehlikeli ilişkisi etrafında şekillenen karakteri zekice ve katmanlı yorumu, ona dünya çapında büyük bir hayran kitlesi kazandırdı ve modern televizyon tarihinin en ikonik performanslarından biri olarak kabul edildi. "Hannibal" sonrası kariyerine Hulu dizisi "The Path" (2016-2018) ile devam eden Dancy, ayrıca "Downton Abbey: Yeni Bir Çağ" (Downton Abbey: A New Era) (2022) gibi yapımlarda yer aldı. 2022 yılından itibaren ise efsanevi hukuk draması "Law & Order"ın yeniden canlandırılan serisinde Savcı Yardımcısı Nolan Price karakterini canlandırarak televizyondaki başarılı kariyerini sürdürmektedir.

Ty Burrell
Oyuncu kadrosu · Modern Family, The Incredible Hulk olarak bilinir
Tyler Gerald Burrell, 22 Ağustos 1967 tarihinde Grants Pass, Oregon, ABD'de dünyaya gelmiştir. Oyunculuk kariyerine sağlam bir akademik temelle başlayan Burrell, Southern Oregon Üniversitesi'nde tiyatro sanatları alanında lisans eğitimini tamamladıktan sonra, Pennsylvania Eyalet Üniversitesi'nde Güzel Sanatlar Fakültesi'nde yüksek lisans (MFA) yapmıştır. Kariyerinin başlarında New York'ta tiyatro sahnesine odaklanan Burrell, Caryl Churchill ve Lanford Wilson gibi önemli oyun yazarlarının eserlerinde ve Broadway'de sahnelenen "Macbeth" gibi oyunlarda rol alarak klasik oyunculuk yeteneğini sergiledi. Bu dönemde sinemaya da adım atarak "Kara Şahin Düştü" (Black Hawk Down) (2001) ve Zack Snyder'ın yönettiği "Ölülerin Şafağı" (Dawn of the Dead) (2004) gibi filmlerde küçük ama dikkat çeken roller üstlendi. Bu ilk rolleri, onun ilerideki komedi başarısının aksine genellikle dramatik ve ciddi karakterlerdi. Ty Burrell'ın kariyerini tamamen değiştiren ve onu uluslararası bir yıldıza dönüştüren rol, 2009 yılında başlayan ve 11 sezon süren fenomen sitcom "Modern Family"deki Phil Dunphy karakteri oldu. Çocuklarıyla arkadaş olmaya çalışan, sakar, iyi niyetli ve "havalı baba" Phil Dunphy'yi canlandırdığı performansıyla eleştirmenlerden ve izleyicilerden tam not aldı. Karakterin kendine has "Phil'in Felsefesi" (Phil's-osophy) anları ve fiziksel komedideki ustalığı, onu televizyon tarihinin en sevilen baba figürlerinden biri yaptı. Bu ikonik rolü, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Komedi) dalında iki Primetime Emmy Ödülü (2011 ve 2014) ve sayısız adaylık kazandırdı. "Modern Family"nin getirdiği şöhretle birlikte Burrell, sinemada ve özellikle seslendirme alanında da aranan bir isim haline geldi. DreamWorks Animation yapımı "Bay Peabody ve Meraklı Sherman: Zamanda Yolculuk" (Mr. Peabody & Sherman) (2014) filminde dahi köpek Mr. Peabody'yi seslendirdi. En bilinen seslendirme performanslarından birini ise Pixar'ın gişe rekortmeni animasyonu "Kayıp Balık Dori"de (Finding Dory) (2016), hafızası zayıf sevimli beyaz balina Bailey karakteriyle sergiledi. İki kez Emmy Ödülü kazanan Ty Burrell, ciddi tiyatro geçmişini modern televizyonun en unutulmaz komedi performanslarından birine dönüştürme başarısını göstermiş bir aktördür. Milyonlarca izleyici tarafından daima Phil Dunphy olarak hatırlanacak olsa da, sahnedeki yetkinliği ve seslendirme alanındaki başarısı onun ne kadar çok yönlü bir sanatçı olduğunun kanıtıdır.

Stephen Lang
Oyuncu kadrosu · Avatar, Avatar: Ateş ve Kül, Avatar: Suyun Yolu olarak bilinir
Stephen Lang, 11 Temmuz 1952 tarihinde New York City, ABD'de dünyaya gelmiştir. Tiyatro kökenli bir ailenin çocuğu olarak sanata erken yaşta ilgi duyan Lang, Swarthmore Koleji'nden mezun olduktan sonra kariyerine tiyatro sahnelerinde adım attı. Özellikle Broadway'de sergilediği performanslarla dikkat çeken oyuncu, Arthur Miller'ın klasik eseri "Satıcının Ölümü"nde (Death of a Salesman) Dustin Hoffman ile birlikte rol alarak tiyatro dünyasında büyük saygınlık kazandı ve bu performansıyla televizyon uyarlamasında da yer aldı. Sinema kariyerine geçişiyle birlikte, 1980'lerin ortalarından itibaren karakter oyunculuğundaki ustalığını kanıtlamaya başladı. Michael Mann'ın "İnsan Avcısı" (Manhunter) (1986) filmindeki gazeteci Freddy Lounds ve "Last Exit to Brooklyn" (1989) filmindeki performansları ile eleştirmenlerin beğenisini topladı. 1990'larda ise tarihi ve western türündeki yapımlarda unutulmaz rollere imza attı. Özellikle kült western filmi "Tombstone"daki (1993) eksantrik Ike Clanton karakteri ve Amerikan İç Savaşı draması "Gettysburg"deki (1993) General George Pickett rolü, onun ne kadar çok yönlü bir oyuncu olduğunu gösterdi. Daha sonra "Gods and Generals" (2003) filminde Thomas "Stonewall" Jackson'ı canlandırarak tarihi figürleri canlandırmadaki başarısını sürdürdü. Stephen Lang'in kariyerindeki en büyük dönüm noktası ve onu küresel bir süperstar statüsüne taşıyan yapım, James Cameron'ın gişe rekortmeni bilimkurgu destanı "Avatar" (2009) oldu. Filmde canlandırdığı sert, acımasız ve karizmatik kötü adam Albay Miles Quaritch, sinema tarihinin en akılda kalıcı antagonistlerinden biri haline geldi. Bu rol, Lang'e Satürn Ödülü kazandırdı ve aksiyon sinemasının aranan yüzlerinden biri olmasını sağladı. "Avatar" sonrası dönemde televizyon dünyasında da etkili işlere imza atan Lang, Steven Spielberg'in yapımcılığını üstlendiği "Terra Nova" (2011) dizisinde Komutan Nathaniel Taylor rolüyle başrolde yer aldı. Ancak sinemadaki ikinci büyük ikonik başarısını, 2016 yapımı korku-gerilim filmi "Nefesini Tut" (Don't Breathe) ile yakaladı. Diyaloğun çok az olduğu bu filmde canlandırdığı "Kör Adam" (Norman Nordstrom) karakteri, onun fiziksel oyunculuk gücünü ve tehditkar aurasını bir kez daha gözler önüne serdi. Filmin beklenmedik başarısı üzerine 2021'de devam filmi "Don't Breathe 2"de rolünü tekrarladı. Yakın dönemde, teknolojik olarak çığır açan "Avatar: Suyun Yolu" (Avatar: The Way of Water) (2022) filmiyle Quaritch karakterine farklı bir formda geri dönen Stephen Lang, tiyatro disiplininden gelen derinliği, blokbaster filmlerin gerektirdiği fiziksel yoğunlukla birleştiren Hollywood'un en saygın ve korkutucu karakter oyuncularından biri olarak kariyerine devam etmektedir.

James Madio
James Madio, 22 Kasım 1975 tarihinde Bronx, New York'ta dünyaya gelmiştir. İtalyan-Amerikan bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Madio, oyunculuk kariyerine adeta bir peri masalı gibi, henüz 15 yaşındayken binlerce aday arasından seçilerek başladı. Sinema dünyasına adım attığı ilk proje, Steven Spielberg'ün yönettiği ve Robin Williams, Dustin Hoffman gibi dev isimlerin yer aldığı fantastik macera filmi "Kanca" (Hook) (1991) oldu. Filmde Kayıp Çocuklar çetesinin üyelerinden biri olan "Don't Ask" karakterini canlandırdı. Bu erken başarı, onun Hollywood'da genç bir yetenek olarak dikkat çekmesini sağladı. 1995 yılında, Leonardo DiCaprio ve Mark Wahlberg ile başrolü paylaştığı biyografik suç draması "Günlük" (The Basketball Diaries) filminde Pedro rolüyle yer aldı. Uyuşturucu bağımlılığı ve sokak hayatının zorluklarını anlatan bu filmdeki performansı, dramatik oyunculuktaki potansiyelini erken yaşta kanıtlamasını sağladı. 90'ların sonunda "USA High" (1997-1999) dizisinde canlandırdığı Bobby Lazzarini karakteriyle televizyon komedisinde de başarılı olduğunu gösterdi. James Madio'nun kariyerini zirveye taşıyan ve onu ölümsüzleştiren proje ise, HBO'nun efsanevi mini dizisi "Kardeşler Takımı" (Band of Brothers) (2001) oldu. Dizide, Easy Bölüğü'nün emektar askerlerinden Çavuş Frank Perconte'yi canlandırdı. Savaştan sağ dönen gerçek Frank Perconte ile kurduğu yakın dostluk, karakteri canlandırırken ona büyük bir derinlik kattı. Madio, savaşın hem trajik hem de insani yönünü; diş fırçalama takıntısı, savaş ganimeti toplama merakı ve cephedeki esprili tavırlarıyla izleyiciye mükemmel bir şekilde aktardı. Kariyerine hem sinema hem de televizyonda istikrarlı bir şekilde devam eden oyuncu, Clint Eastwood'un yönettiği müzikal biyografi "Jersey Boys" (2014) filminde Stosh karakteriyle yer aldı. Ayrıca "The Penguin" (2024), "The Offer" (2022) gibi prestijli dizilerde ve "Blue Bloods", "Law & Order: SVU" gibi uzun soluklu yapımlarda konuk oyuncu olarak rol aldı. Kamera önünün yanı sıra seslendirme sanatçısı olarak da çalışan Madio, "Call of Duty: WWII" video oyununda Technican 4th Grade Frank Aiello karakterine ses verdi. Bağımsız filmlerde yapımcılık ve yazarlık denemeleri de bulunan James Madio, özellikle "Band of Brothers"taki rol arkadaşlarıyla (Ross McCall, Michael Cudlitz vb.) sık sık ortak projelerde yer almaya ve hayran buluşmalarına katılmaya devam etmektedir.

Joey King
Oyuncu kadrosu · Suikast Treni, Aşkın Büyüsü 2, Korku Seansı olarak bilinir
Joey Lynn King, 30 Temmuz 1999 tarihinde Los Angeles, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Eğlence sektörüyle iç içe bir ailede büyüyen ve ablaları da kendisi gibi oyuncu olan King, profesyonel kariyerine henüz 4 yaşındayken ulusal reklam filmleriyle başladı. Kısa sürede Life Cereal, Eggo ve Walmart gibi markaların yüzü olarak 100'den fazla reklamda yer aldı. Sinema dünyasındaki ilk büyük çıkışını ise Selena Gomez ile başrolü paylaştığı, Beverly Cleary'nin kitap serisinden uyarlanan "Ramona and Beezus" (2010) filmiyle gerçekleştirdi. Bu filmdeki Ramona Quimby performansı, onun yetenekli bir çocuk yıldız olarak tanınmasını sağladı. Kariyerinin erken döneminde "Çılgın Aptal Aşk" (Crazy, Stupid, Love) (2011) gibi başarılı yapımlarda yer aldıktan sonra, Christopher Nolan'ın "Kara Şövalye Yükseliyor" (The Dark Knight Rises) (2012) filminde genç Talia al Ghul karakterini canlandırmak için saçlarını kazıtarak cesur bir adım attı. 2013 yılı King için verimli bir yıl oldu; hem "Beyaz Saray Düştü" (White House Down) filminde Channing Tatum'un kızı Emily Cale'i, hem de korku klasiği "Korku Seansı"nda (The Conjuring) Christine Perron'u canlandırdı. Televizyonda ise eleştirmenlerce beğenilen "Fargo" dizisinin ilk sezonunda Greta Grimly karakteriyle boy gösterdi. Ancak Joey King'i küresel bir gençlik ikonuna dönüştüren proje, Netflix yapımı romantik komedi filmi "Delidolu" (The Kissing Booth) (2018) oldu. Elle Evans karakterini canlandırdığı bu film, platformun en çok izlenen yapımlarından biri haline geldi ve King, serinin devam filmleri "The Kissing Booth 2" (2020) ve "The Kissing Booth 3" (2021) ile popülaritesini zirveye taşıdı. Aynı zamanda bu filmlerin yapımcılığını da üstlendi. Kariyerindeki en büyük sanatsal kırılma noktası ve eleştirel başarısı ise, gerçek bir suç hikayesine dayanan Hulu dizisi "The Act" (2019) ile geldi. Gypsy Rose Blanchard'ı canlandırmak için bir kez daha saçlarını kazıtan ve etkileyici bir fiziksel dönüşüm geçiren King, bu performansıyla hem Emmy hem de Altın Küre ödüllerine aday gösterildi. Bu rol, onun sadece bir gençlik yıldızı olmadığını, zorlu dramatik rollerin altından kalkabilen yetkin bir oyuncu olduğunu kanıtladı. Son yıllarda aksiyon sinemasına da yönelen oyuncu, Brad Pitt ile başrolü paylaştığı "Suikast Treni" (Bullet Train) (2022) ve başrolünü üstlendiği "The Princess" (2022) filmleriyle dikkat çekti. 2024 yılında ise Scott Westerfeld'in popüler romanından uyarlanan distopik bilimkurgu filmi "Uglies"ın başrolünü ve yapımcılığını üstlendi. Kendi yapım şirketi All The King's Horses aracılığıyla projeler geliştirmeye devam etmektedir.

Didem Balçın
Oyuncu kadrosu · Kuruluş: Osman olarak bilinir
Babası Kilisli, annesi ise Arnavut kökenlidir. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Tiyatro Bölümü Oyunculuk Anasanat Dalı’ndan mezun oldu. Mezun olduktan sonra İstanbul’a gelerek çeşitli dizilerde sinema ve reklam filmlerinde rol aldı. İlk olarak Levent Kırca Tiyatrosu’nun “Ateşin Düştüğü Yer” oyununda görev aldı. 2009 yılında Nergis Öztürk ile beraber kendi tiyatrosunu kurdu. ”Bunu Yapan İki Kişi” isimli komedi oyunu ile Lions En İyi Komedi Kadın Oyuncu Ödülü'nü ortağı ile birlikte paylaştı. Daha sonraki yıllarda birçok tiyatro oyununda görev alan başarılı oyuncu, 2011 yılında ablası Özlem Kunduracı ile beraber Doda Sanat Eğitim Danışmanlık Yapım Şirketini kurdu. Ayrıca babası TRT Radyosu’nda çalışmaktadır ve annesi Nur Balçın ise 1975 senesinde Japonya tarafından düzenlenen bir güzellik yarışmasında Türkiye’yi temsil etmiştir.

Gaten Matarazzo
Oyuncu kadrosu · Stranger Things, Haunted Hotel olarak bilinir
Gaetano John "Gaten" Matarazzo III, 8 Eylül 2002 tarihinde Connecticut, ABD'de dünyaya gelmiştir. Aslen İtalyan kökenli olan Matarazzo, New Jersey'de büyüdü ve küçük yaşlardan itibaren sahne sanatlarına ilgi duydu. Kendisi, doğuştan gelen ve kemik gelişimini, özellikle köprücük kemiklerini ve dişleri etkileyen "Kleidokraniyal Displazi" (Cleidocranial Dysplasia - CCD) adlı genetik bir duruma sahiptir. Bu durumu hakkında oldukça açık sözlü davranarak farkındalık yaratmaya çalışmaktadır. Oyunculuk kariyerine Broadway sahnelerinde başladı. 2011 yılında "Priscilla, Queen of the Desert" müzikalinde Benjamin rolüyle profesyonel çıkışını yaptı. Ardından, 2014 yılında "Les Misérables" (Sefiller) müzikalinin yeniden sahnelenmesinde Gavroche ve Petit Gervais karakterlerini canlandırarak büyük beğeni topladı. Televizyondaki ilk görünümünü 2015 yılında "The Blacklist" dizisinin bir bölümünde yapsa da, onu dünya çapında şöhrete kavuşturan rol, 2016 yılında başlayan Netflix'in fenomen dizisi "Stranger Things" oldu. Matarazzo'nun dizide canlandırdığı sevimli, komik ve zeki Dustin Henderson karakteri, izleyicilerin ve eleştirmenlerin favorilerinden biri haline geldi. Karakterin Kleidoikraniyal Displazi'ye sahip olması, doğrudan Matarazzo'nun kendi durumundan esinlenilerek senaryoya eklendi ve bu durumun küresel çapta tanınmasına yardımcı oldu. "Stranger Things"in getirdiği başarının yanı sıra Matarazzo, seslendirme alanında da yeteneğini gösterdi. 2019 yapımı "The Angry Birds Movie 2" (Angry Birds Filmi 2) filminde Bubba karakterini seslendirdi. 2022'de "My Father's Dragon" (Babamın Ejderhası) adlı animasyon filminde de yer aldı. 2019 yılında, kamera şakası programı "Prank Encounters"ın sunucusu ve baş yapımcısı olarak Netflix ile işbirliğini sürdürdü. Sahnelere olan tutkusunu bırakmayan Matarazzo, 2022'de Broadway'e dönerek "Dear Evan Hansen" müzikalinde Jared Kleinman rolünü üstlendi ve 2023'te "Sweeney Todd" müzikalinde Tobias Ragg rolüyle başarılı performanslarına devam etti. 2026 yılında yayınlanan "Pizza Movie" (Pizza Filmi) adlı filmde hem Jack olarak yer aldı, hem de ilk kez yapımcı konumunda bulunmuş oldu.

Çağrı Şensoy
Oyuncu kadrosu · Kuruluş: Osman olarak bilinir
2000-2004 yılları arasında Pera Güzel Sanatlar Lisesi’nde Tiyatro üzerine eğitim aldığı Lise öğrenimini tamamlayan Çağrı Şensoy, sonrasında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Oyunculuk Bölümü’nde yüksek öğrenimini tamamladı ve Kadir Has Üniversitesi Film ve Drama yüksek lisans eğitimine devam etti. 2002 – 2006 yılları arasında Tiyatro Kedi kadrosunda pek çok oyunda oyuncu olarak görev aldı. 2009 – 2012 yılları arasında Kenter Tiyatrosu çatısı altında “Cimri” ve “Ölümüne” oyunlarında; 2012 – 2016 yılları arasında İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Çehov Makinesi oyununda rol aldı. 2008 yılından itibaren, kurucusu olduğu SBR bünyesinde “Düşlerimle Düştüm”, “Ateş Yüzlü”, “Tesir” ve “Sağanak” oyunlarının yönetmenliğini yaptı. Kurucusu olduğu SBR bünyesinde yönetmenliğini yaptığı Tesir oyunu 2015 yılında pek çok önemli tiyatro ödülüne aday gösterildi ve pek çok ödüle layık görüldü.