Aramak

Meg 2: Çukur
2023
Kötü niyetli bir maden operasyonu sebebi ile görevleri tehdit edilen ve zora giren ekibin yolculukları kaosa sürüklenir. Hayatta kalmak için yüksek riskli bir savaşın içine giren araştırma ekibi, zamana karşı nabız gibi atan bir yarışta acımasız yırtıcıları zekâlarıyla alt etmeye ve onları geride bırakmaya çalışır.
Jurassic World Rebirth
jurassic-world-rebirth-1234821
Five years after the events of Jurassic World Dominion, covert operations expert Zora Bennett is contracted to lead a skilled team on a top-secret mission to secure genetic material from the world's three most massive dinosaurs. When Zora's operation intersects with a civilian family whose boating expedition was capsized, they all find themselves stranded on an island where they come face-to-face with a sinister, shocking discovery that's been hidden from the world for decades.

Rick and Morty
2013
Parlak zekalı fakat alkolik bilim adamı Rick, başka dünyalara ve alternatif boyutlara çılgın kaçamaklar yaparken huysuz torunu Morty'i de zorla yanında götürür.

Jurassic World: Yeniden Doğuş
2025
Jurassic World: Hâkimiyet'te yaşanan olaylarından beş yıl sonrasında geçmektedir. Dünya'nın ekosistemi, dinozorlar için büyük ölçüde elverişsiz hale gelmiş ve hayatta kalanlar, bir zamanlar gelişip büyüdükleri tropikal bölgelere çekilmiştir. Zora Bennett adlı gizli operasyonlar uzmanının, insanlık için mucizevi yararlar sağlayacak bir ilacın geliştirilmesi amacıyla üç büyük dinozordan genetik materyal toplamak üzere bir ekibe liderlik ediyor. Görev sırasında ekibin yolu, bir adada mahsur kalan bir aileyle kesişir ve burada onlarca yıldır dünyadan gizlenen karanlık bir sırrı keşfederler.

Arrested Development
2003
Dizi, çökmekte olan bir aile şirketinin bireyleri arasındaki zayıflayan bağları konu ediyor. Ekonomik durumun mecburi değişimiyle zorda kalan karakterler, sosyetik adetler ve burjuva ahlakıyla ayakta kalmaya çabalıyor.

Bir Böceğin Yaşamı
1998
Karınca Adası'nın sakinleri, kışa hazırlanmanın yüksek temposuyla durup dinlenmeden çalışırlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi yaz aylarında Hopper adlı zorba bir çekirgenin başını çektiği çekirge sürüsüyle yiyeceklerini zorunlu olarak paylaşırlar. Bu durum, barışsever karınca halkı için dayanılmaz bir hal alır ve Karınca Flik buna başkaldırır.

Kiefer Sutherland
Oyuncu kadrosu · 24, Canavarlar Yaratıklara Karşı, Öldürme Zamanı olarak bilinir
Kiefer William Frederick Dempsey George Rufus Sutherland, 21 Aralık 1966 tarihinde Paddington, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Efsanevi Kanadalı aktörler Donald Sutherland ve Shirley Douglas'ın oğlu olarak sinema dünyasının içine doğdu. Aynı zamanda Kanada'da sosyal sağlık sisteminin kurucusu olarak kabul edilen siyasetçi Tommy Douglas'ın torunudur. İngiltere ve Kanada vatandaşı olan Sutherland, çocukluğunu ve gençliğini Kaliforniya ile Toronto, Kanada arasında geçirdi ve oyunculuk tutkusunun peşinden gitmeye karar verdi. Oyunculuk kariyerine 1980'lerin başında başlayan Sutherland, ilk önemli rolünü "The Bay Boy" (1984) adlı Kanada yapımı filmde aldı ve bu performansıyla Genie Ödülü'ne (Kanada'nın Oscar'ı) aday gösterildi. Ancak onu uluslararası bir yıldıza dönüştüren ve 80'ler kuşağının ikonik yüzlerinden biri yapan filmler, Rob Reiner'ın yönettiği "Benimle Kal" (Stand by Me, 1986) filmindeki zorba "Ace" Merrill ve kült vampir filmi "Kayıp Çocuklar"daki (The Lost Boys, 1987) karizmatik lider David rolleri oldu. Bu dönemde ayrıca "Çılgın Silahşörler" (Young Guns, 1988) ve "Çizgi Ötesi" (Flatliners, 1990) gibi filmlerle dönemin en popüler genç aktörleri arasındaki yerini sağlamlaştırdı. 1990'lar boyunca Sutherland, "Birkaç İyi Adam" (A Few Good Men, 1992) filmindeki Teğmen Jonathan Kendrick, Disney'in "Üç Silahşörler" (The Three Musketeers, 1993) uyarlamasındaki Athos ve Joel Schumacher'in yönettiği "Öldürme Zamanı" (A Time to Kill, 1996) gibi yüksek profilli yapımlarda önemli yardımcı roller üstlenerek çok yönlü bir aktör olduğunu kanıtladı. Ayrıca, eleştirmenlerce beğenilen bilimkurgu-noir filmi "Karanlık Şehir"de (Dark City, 1998) Dr. Daniel Schreber karakterine hayat verdi. Ancak Kiefer Sutherland'ı küresel bir televizyon ikonuna dönüştüren ve kariyerini yeniden tanımlayan rol, 2001 yılında başlayan devrim niteliğindeki televizyon dizisi "24"te canlandırdığı Federal Ajan Jack Bauer karakteri oldu. Gerçek zamanlı formatıyla televizyon tarihinde çığır açan dizi, Sutherland'a 2002'de Altın Küre ve 2006'da Emmy Ödülü dahil olmak üzere çok sayıda ödül kazandırdı. Jack Bauer karakteri, televizyon tarihinin en unutulmaz anti-kahramanlarından biri haline geldi. "24" macerası, 2014 yapımı "24: Live Another Day" mini dizisiyle devam etti. Televizyondaki başarısını "Designated Survivor" (2016-2019) dizisindeki başrolüyle sürdüren Sutherland, bu dizide bir saldırı sonrası ABD Başkanı olan Tom Kirkman'ı canlandırdı. Sinemada ise babası Donald Sutherland ile birlikte rol aldığı western filmi "Forsaken" (2015) ile dikkat çekti. Oyunculuğun yanı sıra müzikle de profesyonel olarak ilgilenen Sutherland, 2016'dan bu yana country ve folk-rock tarzında albümler yayınlamakta ve aktif olarak turnelere çıkmaktadır.

Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1
2010
Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1, Harry, Ron ve Hermione’nin Voldemort’un ölümsüzlük sırrını barındıran Hortkuluklar’ın izini sürmek ve yoketmek görevini üstlenerek yola çıkmaları ile başlıyor. Profesörlerinin yönlendirmelerive Profesör Dumbledore’un koruması olmaksızın, tek başlarına yola çıkan üç arkadaş şimdi herzamankinden daha fazla birbirlerine güvenmek zorundadır. Ancak, onları tehdit ederek ayrı düşmelerini sağlamak isteyen Karanlık Güçler de aralarındadır.Bu arada, büyücülük dünyası Karanlık Lord’un tüm düşmanları için tehlikeli bir yer haline gelmiştir. Uzun zamandır korkulan savaş başlamış ve Voldemort’un Ölüm Yiyicileri Büyü Bakanlığı’nın kotrolünü zorla ele geçirerek terör estirmekte ve kendilerine karşı olabilecek herkesi tutukulamaktadırlar. Ama, Voldemort için en değerli olan ganimeti; Harry Potter’ı hala bulamamışlardır.

Harry Melling
Oyuncu kadrosu · Harry Potter ve Felsefe Taşı olarak bilinir
Harry Edward Melling, 13 Mart 1989 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. İllüstratör bir anne ve babanın (Joanna Troughton ve Joe Melling) oğlu olan Harry, İngiliz oyunculuk dünyasının en köklü ailelerinden birine mensuptur. Efsanevi "Doctor Who" Patrick Troughton'ın torunu, aktörler David ve Michael Troughton'ın yeğeni ve Sam Troughton'ın kuzenidir. Genç yaşta sahne sanatlarına ilgi duyan Melling, London Academy of Music and Dramatic Art'ta (LAMDA) eğitim görerek klasik oyunculuk temellerini sağlamlaştırdı. Kariyerine dünya çapında bir fenomenin parçası olarak başladı. J.K. Rowling'in eserinden uyarlanan "Harry Potter ve Felsefe Taşı" (2001) filminde, başkarakterin şımarık, zorba ve sevimsiz kuzeni Dudley Dursley rolünü üstlendi. Henüz 12 yaşındayken üstlendiği bu rolü, serinin beş filminde (2001-2010) başarıyla canlandırdı. Serinin son filmi olan "Harry Potter ve Ölüm Yadigarları: Bölüm 1" çekilmeden önce aşırı kilo veren Melling, rolü kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı, ancak yapımcılar karakterin devamlılığı için ona özel bir şişmanlatıcı protez giysi giydirerek rolü tamamlamasını sağladılar. Bu fiziksel değişim, onun "şişman çocuk oyuncu" imajından sıyrılıp yetişkin bir aktör olarak kariyerine devam etmesinin de ilk sinyaliydi. Harry Potter serisinin ardından tiyatroya ağırlık veren Melling, "King Lear", "Mother Courage and Her Children" ve "The Hothouse" gibi önemli oyunlarda sahne alarak rüştünü ispatladı. Sinema dünyasına iddialı dönüşü ise Coen Kardeşler'in western antolojisi "The Ballad of Buster Scruggs" (2018) ile oldu. "Meal Ticket" adlı bölümde canlandırdığı uzuvları olmayan, melankolik seyyar sanatçı Harrison rolü, eleştirmenler tarafından övgüyle karşılandı ve yetişkin oyunculuk kariyerinin kırılma noktası oldu. 2020 yılı Harry Melling için tam anlamıyla bir patlama yılıydı. Netflix'in küresel hiti "The Queen's Gambit" dizisinde satranç ustası Harry Beltik karakteriyle geniş kitlelerin sempatisini kazandı. Aynı yıl, psikolojik gerilim filmi "The Devil All the Time"da canlandırdığı fanatik ve tekinsiz vaiz Roy Laferty rolüyle izleyicileri dehşete düşürürken, aksiyon filmi "The Old Guard"da ilaç şirketi CEO'su kötü adam Merrick'i oynadı. Bu üç farklı ve zıt karakterdeki başarısı, onun ne kadar geniş bir oyunculuk yelpazesine sahip olduğunu kanıtladı. Son dönemde Scott Cooper'ın yönettiği ve Christian Bale ile başrolü paylaştığı "Solgun Mavi Gözler" (The Pale Blue Eye) (2022) filminde, genç Edgar Allan Poe'yu canlandırdı. Melling, ünlü yazarın eksantrikliğini, zekasını ve melankolisini ustalıkla yansıtarak kariyerinin en iyi performanslarından birine imza attı. Büyük dedesi Patrick Troughton'ın mirasını taşıyan Melling, bugün Hollywood'un en aranan, dönüşümcü karakter oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.

Tony Amendola
Oyuncu kadrosu · Stargate SG-1 olarak bilinir
Anthony "Tony" Amendola, 24 Ağustos 1951 tarihinde New Haven, Connecticut'ta İtalyan kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Sanat hayatına tiyatro ile adım atan ve Güney Connecticut Eyalet Üniversitesi ile Temple Üniversitesi'nde Güzel Sanatlar alanında eğitimini tamamlayan Amendola, sahne disiplini ve güçlü sesiyle dikkat çekti. 1978 yılında sinema ve televizyon kariyerini ilerletmek amacıyla Los Angeles'a taşındı. Karakteristik yüz hatları ve çok yönlü yeteneği sayesinde kariyerinin başlarında İspanyol, İtalyan ve Orta Doğulu gibi çok çeşitli kökenlerden karakterleri başarıyla canlandırdı. Sinema dünyasındaki ilk büyük çıkışlarından biri, Antonio Banderas ve Anthony Hopkins ile birlikte rol aldığı 1998 yapımı "Zorro'nun Maskesi" (The Mask of Zorro) filmiydi. Ardından Johnny Depp ile başrolü paylaştığı biyografik suç filmi "Beyaz Şeytan" (Blow) (2001) gibi yapımlarda yer aldı. Ancak Tony Amendola'yı dünya çapında tanınan bir yüz haline getiren ve bilimkurgu camiasında kült statüsüne ulaştıran yapım, uzun soluklu dizi "Stargate SG-1" oldu. Dizide canlandırdığı 130 yaşındaki bilge Jaffa ustası Bra'tac karakteri, serinin hayranları tarafından büyük bir sevgiyle karşılandı ve oyuncunun kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Televizyon dünyasında oldukça üretken bir kariyere sahip olan Amendola, "Dexter", "The X-Files", "CSI" ve "Seinfeld" gibi sayısız popüler dizide konuk oyuncu olarak yer aldı. Fantastik türdeki başarısını, ABC'nin sevilen dizisi "Bir Varmış Bir Yokmuş"ta (Once Upon a Time) (2011-2018) canlandırdığı Pinokyo'nun yaratıcısı Geppetto (Marco) karakteriyle sürdürdü. Aynı dönemde Kanada yapımı bilimkurgu dizisi "Continuum"da (2012-2015) terörist grup Liber8'in felsefi lideri Edouard Kagame'ye hayat vererek hem iyi hem de kötü karakterlerdeki ustalığını sergiledi. Korku sinemasına katkısı ise "The Conjuring" evreniyle gerçekleşti. 2014 yapımı "Annabelle" filminde Peder Perez karakterini canlandıran Amendola, bu rolü 2019 yapımı "Lanetli Gözyaşları" (The Curse of La Llorona) filminde tekrar ederek bu geniş sinematik evrenin bağlayıcı unsurlarından biri haline geldi. Ayrıca seslendirme sanatçısı olarak da aktif olan usta oyuncu, "World of Warcraft" gibi oyunların yanı sıra, popüler "Star Wars Jedi: Fallen Order" ve "Star Wars Jedi: Survivor" video oyunlarında Jedi Üstadı Eno Cordova karakterine sesiyle hayat vermiştir. Tiyatro kökenli disiplini ve karakter derinliği yaratmadaki başarısıyla Tony Amendola, Hollywood'un en saygın karakter oyuncularından biri olarak aktif kariyerine devam etmektedir.

Scott Adkins
Oyuncu kadrosu · Son Bir Şans, The Rip, Doktor Strange olarak bilinir
17 Haziran 1976'da Sutton, Coldfield, İngilterede doğmuştur. Nesillerdir kasap olan, bir ailede. Büyük kardeşi Craig ile beraber büyümüştür. 10 yaşında judoya başlamıştır. Bruce Lee ve Jean-Claude Van Damme gibi yıldızlar idolüdür. 14 yaşında tae-kwon-do ya başlamıştır. Ondan birkaç yıl sonra kick boksa başlamıştır. Tae-kwon-do hocası olarak dersler vermiştir. Sinemaya ilgisi başlamış, okuldaki drama kulübüne katılmıştır.21 yaşında Webber Douglas drama akademisinden teklif almış ancak bitiremeden zorla çıkarılmıştır. Hong kong dan film teklifi almış, Sammo Hung ve Jackie Chan ile çalışmıştır. Ayrıca çok estetik tekme stilleriyle dünyada en iyi tekme atan 5 kişiden biridir.

Florence Pugh
Oyuncu kadrosu · Black Widow, Küçük Kadınlar, Oppenheimer olarak bilinir
Florence Pugh, 3 Ocak 1996 tarihinde Oxford, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Sanatla iç içe bir ailede büyüyen Pugh'un babası bir restoran işletmecisi, annesi ise bir dansçı ve dans öğretmenidir. Kardeşleri Toby Sebastian ve Arabella Gibbins de kendisi gibi oyunculuk yapmaktadır. Çocukluğunda geçirdiği sağlık sorunları nedeniyle ailesiyle bir süre İspanya'da yaşayan Pugh, oyunculuk yeteneğini erken yaşlarda keşfetti. Profesyonel oyunculuk kariyerine 2014 yılında, Carol Morley'in yönettiği gizem filmi "The Falling" ile başladı. Bu ilk rolüyle bile eleştirmenlerin dikkatini çekmeyi başardı ve En İyi İngiliz Yeni Oyuncu dalında BFI Londra Film Festivali'nde aday gösterildi. Ancak kariyerindeki asıl çıkışı, 2016 yapımı bağımsız drama "Lady Macbeth" filminde canlandırdığı Katherine Lester karakteriyle yaptı. Kendisinden yaşça büyük bir adamla zorla evlendirilen genç bir kadının karanlık dönüşümünü anlatan bu rol, Pugh'a büyük övgü ve İngiliz Bağımsız Film Ödülü'nü getirdi. 2019 yılı, Florence Pugh'un uluslararası bir yıldız haline geldiği yıl oldu. İlk olarak güreşçi Paige'in hayatını konu alan "Fighting with My Family" (Ailemle Dövüşürken) filminde başrol oynadı. Ardından Ari Aster'in yönettiği kült korku filmi "Midsommar" (Ritüel) ile dünya çapında tanındı. Aynı yıl içerisinde Greta Gerwig'in yönettiği "Little Women" (Küçük Kadınlar) filminde canlandırdığı Amy March karakteriyle kariyerinin zirvesine ulaştı. Bu performansı ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar ve BAFTA adaylıkları kazandırdı. Bu başarısını, Marvel Sinematik Evreni'ne katılarak pekiştiren Pugh, ilk olarak "Black Widow" (2021) filminde ve ardından "Hawkeye" (2021) dizisinde canlandırdığı, zeki ve esprili suikastçı Yelena Belova karakteriyle izleyicilerin büyük beğenisini kazandı. Bu rolle "Thunderbolts*" (2025) filminde de yer alarak evrendeki kilit rollerden biri haline geldi. Son dönemdeki diğer önemli projeleri arasında "Don't Worry Darling" (Dert Etme Sevgilim) (2022), Christopher Nolan'ın Oscar ödüllü filmi "Oppenheimer" (2023) ve Denis Villeneuve'ün epik bilimkurgusu "Dune: Part Two" (2024) bulunmaktadır. Kuşağının en yetenekli ve çok yönlü oyuncularından biri olarak kabul edilen Florence Pugh, her rolünde gösterdiği derinlik ve güçle kariyerine devam etmektedir.

Iain De Caestecker
Oyuncu kadrosu · S.H.I.E.L.D. Ajanları olarak bilinir
Iain De Caestecker, 29 Aralık 1987 tarihinde Glasgow, İskoçya'da dünyaya gelmiştir. Eğitimini Langside College'da oyunculuk ve performans üzerine tamamlayan De Caestecker, oyunculuk kariyerine çok genç yaşlarda adım atmıştır. Henüz dokuz yaşındayken BBC'nin kısa filmi "Billy and Zorba"da (1999) profesyonel oyunculuk çıkışını yapmış, ardından "The Little Vampire" (2000) gibi yapımlarda küçük roller almıştır. Gençlik yıllarında İngiliz televizyonunun en uzun soluklu dizilerinden "Coronation Street"te (2001-2003) Adam Barlow karakterine hayat vererek ekran deneyimi kazanmıştır. İskoç aktörün kariyerindeki ilk önemli dönüm noktası, 2011 yılında peş peşe başrolünü üstlendiği iki büyük BBC yapımı olmuştur. BAFTA ödüllü doğaüstü dizi "The Fades"teki Paul Roberts rolüyle eleştirmenlerin dikkatini çekmiş, ardından "Young James Herriot" dizisindeki performansıyla BAFTA İskoçya Ödülleri'nde En İyi Erkek Oyuncu dalında aday gösterilmiştir. Bu televizyon başarılarının ardından sinema dünyasına da güçlü bir giriş yapan De Caestecker, psikolojik korku filmi "In Fear" (2013) ve kendisine ikinci BAFTA İskoçya adaylığını kazandıran romantik komedi "Not Another Happy Ending" (2013) ile çok yönlü bir oyuncu olduğunu kanıtlamıştır. Aynı dönemde usta oyuncu Ryan Gosling'in ilk yönetmenlik denemesi olan karanlık fantastik film "Lost River"da (2014) başrol olan Bones karakterini canlandırmıştır. Onu küresel çapta tanınır hale getiren ve kariyerinin tartışmasız en popüler rolü ise Marvel Sinematik Evreni'ne adım attığı "Agents of S.H.I.E.L.D." (2013-2020) dizisindeki ajan ve bilim insanı Leopold Fitz karakteri olmuştur. Yedi sezon boyunca sergilediği duygusal ve derinlikli performans, onu sadık bir hayran kitlesine ulaştırmıştır. Marvel projesi devam ederken, J.J. Abrams'ın yapımcılığını üstlendiği, II. Dünya Savaşı temalı gişe rekortmeni korku-aksiyon filmi "Overlord"da (2018) da önemli bir rolde yer alarak Hollywood stüdyo filmlerindeki başarısını pekiştirmiştir. "Agents of S.H.I.E.L.D." dizisinin sona ermesinin ardından memleketine ve İngiliz televizyonuna dönüş yapan deneyimli oyuncu, kariyerinde olgunluk dönemine girmiştir. "Us" (2020), "Roadkill" (2020) ve başrolünü üstlendiği BBC gerilimi "The Control Room" (2022) gibi prestijli mini dizilerde birbirinden farklı karakterlere başarıyla hayat vermiştir. Son olarak MGM+ yapımı tarihi destan "The Winter King" (2023) dizisinde efsanevi Kral Arthur (Arthur Pendragon) karakterini canlandırarak başrol yeteneğini ve karizmasını bir kez daha gözler önüne sermiş ve uluslararası yapımların aranan yüzü olmaya devam edeceğini kanıtlamıştır. 2026 yılı için duyurulan yeni dizisi "The Undertow" ile televizyon ekranlarındaki üretkenliğine devam etmektedir.

Anouk Darwin Homewood
Oyuncu kadrosu · Dehşetin Yüzü 2 olarak bilinir
Anouk Darwin Homewood, hem İngiliz hem de Fransız kökenli olan ve her iki dilde de sergilediği performanslarla tanınan genç bir aktristir. Kariyerine oldukça prestijli bir başlangıç yapan Homewood, çift dilli olmasının avantajını kullanarak uluslararası yapımlarda dikkat çekici roller üstlenmiştir. Sinema dünyasındaki ilk büyük ve en ses getiren çıkışını, Todd Field'ın yönettiği ve eleştirmenlerce 2022 yılının en iyi filmlerinden biri olarak gösterilen psikolojik drama "Tár" ile gerçekleştirdi. Bu filmde, Cate Blanchett'in canlandırdığı dünyaca ünlü orkestra şefi Lydia Tár'ın evlatlık kızı Petra rolüne hayat verdi. Oscar ödüllü bir oyuncuyla karşılıklı oynadığı sahnelerdeki doğal ve etkileyici performansı, henüz kariyerinin başında olmasına rağmen ona büyük bir itibar kazandırdı. Bu başarısının ardından tür değiştirerek korku sinemasının en popüler serilerinden biri olan "Conjuring" evrenine adım attı. 2023 yapımı gişe rekortmeni "Dehşetin Yüzü 2" (The Nun II) filminde rol aldı. Filmde, Fransa'daki yatılı okulun öğrencilerinden biri olan Celeste karakterini canlandırdı. Okulun zorba grubunda yer alan Celeste rolüyle, bir önceki projesi "Tár"daki kırılgan karakterin tam zıttı bir portre çizerek oyunculuk yelpazesinin genişliğini kanıtladı. Aynı dönemde tarihi dramalarda da boy gösteren genç oyuncu, Gianluca Jodice'in yönettiği "Le Déluge" (2023) filminde, Fransız Devrimi'nin son günlerinde XVI. Louis ve Marie Antoinette'in kızı Marie-Thérèse karakterini canlandırdı. Hem Amerikan bağımsız sinemasında, hem Hollywood blokbasterlarında hem de Avrupa dönem filmlerinde yer alarak, kuşağının en çok yönlü ve gelecek vadeden genç yeteneklerinden biri olarak kariyerine devam etmektedir.

Arınma Gecesi
2013
Her sene belirli bir gün, sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalmadan bir suç işleme hakkınız olsaydı, ne yapardınız? Bir ailenin bir gece yaaşadığı hikayeyi anlatan The Purge’de dört kişinin kendilerini korumak için ne kadar ileriye gidebilecekleri test edilmektedir. Davetsiz bir misafir James Sandin’in yıllık tecrit döneminde etrafı çevrili güvenlikli evine zorla girer ve bir aileyi parçalayacak olaylar yaratmaya başlar. Geceyi saklandıkları ve kaçtıkları canavarlara dönüşmeden geçirmek James’in, karısı Mary’nin ve çocuklarının yapması gereken bir görev haline gelmiştir...

Toaru Majutsu no Index
2008
Hikâye doğaüstü güçlerin bilim sayesinde, büyünün ise din sayesinde var olabildiği bir dünyada geçer. Notları tehlikeli derecede düşük olan lise öğrencisi Touma Kamijou, Imagine Breaker denen bir güce sahiptir. Imagine Breaker, diğer bütün güçleri yenebilen ama karşılığında kullanıcının iyi şansını gittikçe zayıflatan bir güçtür. Touma’nın Imagine Breaker’ının gücü gerçekten de ölçülemez derecede kuvvetlidir ve bu yüzden de talihsiz Touma’nın doğaüstü güç seviyesi sıfırdır… Touma bir gün balkonunda beyazlar içinde bir kızla karşılaşır. Kız ise büyücüler tarafından kovalandığını söyler. Aslında bu kız bir rahibedir ve anıları zorla Index-Librorum-Prohibitorum, yani kilisenin 103,000 yasak metini ile değiştirilmiştir.

Aladdin
2019
Aladdin, zamanını Agrabah şehrinde pazardan yiyecek çalarak geçiren fakir bir gençtir. Gecelerini, şehrin farklı bölgelerinde uyuyarak geçirirken, gündüzlerini ise hırsızlığa ayırmaktadır. Ancak yaşam tarzına rağmen aslında Aladdin'in altın gibi bir kalbi vardır. Onun macerası, tuhaf babası tarafından zorla evlendirilmeye çalışılan bir genç kızla tanıştığı zaman başlar. Bu genç kız aslında ülkenin sultanının kızı olan Prenses Jasmine'dir. Aladdin'in şansı, Harikalar Mağarası'ndan sihirli bir lamba aldığında aniden değişir. Bilmeden aldığı bu lambada, eğlenceye düşkün, neşeli ve 3 dileğini gerçekleştirme şansına sahip olan bir cin vardır. Aladdin'in lambanın cini sayesinde sevdiği kıza ulaşmaya çalışırken bilmediği şey ise Sultan'ın danışmanı Jafar'ın hem Aladdin hem de lamba için kendi planları olduğudur...

Antonio Banderas
Oyuncu kadrosu · Çizmeli Kedi: Son Dilek, Tony, Şrek: Sonsuza Dek Mutlu olarak bilinir
José Antonio Domínguez Bandera, 10 Ağustos 1960 tarihinde Málaga, Endülüs, İspanya'da dünyaya gelmiştir. Bir polis memuru ve bir öğretmenin oğlu olan Banderas, gençliğinde profesyonel bir futbolcu olma hayali kuruyordu. Ancak 14 yaşında geçirdiği ciddi bir ayak sakatlığı sonucu bu tutkusundan vazgeçmek zorunda kaldı ve ilgisini tiyatroya yöneltti. Madrid'e taşındıktan sonra İspanya Ulusal Tiyatrosu'nda sahne alırken efsanevi yönetmen Pedro Almodóvar tarafından keşfedildi. 1980'ler boyunca Almodóvar'ın "Laberinto de pasiones" (Tutku Labirenti), "Matador" ve "Mujeres al borde de un ataque de nervios" (Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar) gibi birçok filminde rol alarak İspanyol sinemasının en tanınan yüzlerinden biri oldu. Onu uluslararası alanda tanıtan film ise yine Almodóvar imzalı "¡Átame!" (Sıkı Sıkı Sar Beni) (1989) oldu. 1990'ların başında Hollywood'a adım atan Banderas, ilk Amerikan filmi "The Mambo Kings" (1992) için seçildiğinde İngilizce bilmiyordu ve repliklerini fonetik olarak ezberlemek zorunda kaldı. Kısa sürede karizması ve yeteneğiyle dikkat çeken aktör, "Philadelphia" (1993) ve "Interview with the Vampire" (Vampirle Görüşme) (1994) gibi filmlerdeki yardımcı rollerinin ardından, Robert Rodriguez'in yönettiği "Desperado" (1995) ile bir aksiyon yıldızı olarak öne çıktı. Ancak onu küresel bir süperstar yapan rol, Anthony Hopkins ve Catherine Zeta-Jones ile başrolü paylaştığı "The Mask of Zorro" (Zorro Efsanesi) (1998) oldu. Bu film, onun swashbuckler (kılıçlı kahraman) imajını pekiştirdi. Bu dönemde Madonna ile başrolü paylaştığı "Evita" (1996) müzikalindeki performansıyla da beğeni topladı. Banderas, seslendirme alanında da büyük bir başarı yakaladı. "Shrek" serisinde ilk kez "Shrek 2"de (2004) seyirciyle buluşan ve kısa sürede serinin en sevilen karakterlerinden biri haline gelen "Puss in Boots" (Çizmeli Kedi) karakterine sesiyle hayat verdi. Karakter o kadar popüler oldu ki, "Puss in Boots" (2011) ve eleştirmenlerce büyük beğeni toplayan devam filmi "Puss in Boots: The Last Wish" (Çizmeli Kedi: Son Dilek) (2022) gibi kendi solo filmlerine kavuştu. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde, köklerine geri dönerek Pedro Almodóvar ile yeniden bir araya geldiği "Dolor y gloria" (Acı ve Zafer) (2019) filmindeki performansıyla zirveye ulaştı. Bu otobiyografik rol, ona Cannes Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü ve kariyerinin ilk En İyi Erkek Oyuncu Oscar adaylığını getirdi. Son yıllarda "Indiana Jones and the Dial of Destiny" (Indiana Jones ve Kader Kadranı) (2023) ve "Paddington in Peru" (Peru'daki Paddington) (2024) gibi filmlerde de yer aldı. Oyunculuğun yanı sıra, başarılı bir parfüm markasının sahibi olan ve memleketi Málaga'da kurduğu Teatro del Soho ile tiyatro yapımcılığına yatırım yapan Banderas, İspanyol sinemasından çıkıp küresel bir ikona dönüşen en önemli sanatçılardan biri olarak kabul edilmektedir.

Anthony Hopkins
Oyuncu kadrosu · Bram Stoker'dan Dracula, Transformers: Son Şövalye, Thor: Karanlık Dünya olarak bilinir
Sir Philip Anthony Hopkins, 31 Aralık 1937 tarihinde Port Talbot, Galler'de dünyaya gelmiş, sinema ve tiyatro sahnesinin yaşayan efsanelerinden biri olarak kabul edilen Galli bir aktör, besteci ve ressamdır. Sanat dünyasının en prestijli okullarından biri olan Londra'daki Kraliyet Tiyatro Sanatları Akademisi'nde (RADA) eğitim aldıktan sonra, 1965 yılında efsanevi aktör Sir Laurence Olivier tarafından keşfedilerek Kraliyet Ulusal Tiyatrosu'na katıldı. Tiyatro sahnesinde sergilediği güçlü performanslarla kısa sürede dikkat çekti ve sinemaya geçiş yaptı. İlk önemli rolü, "Kış Aslanı" (The Lion in Winter, 1968) filminde canlandırdığı I. Richard karakteriydi ve bu rolüyle BAFTA Ödülü'nü kazandı. Kariyeri boyunca pek çok unutulmaz karaktere hayat verse de, Anthony Hopkins'i küresel bir ikona dönüştüren rol, 1991 yapımı "Kuzuların Sessizliği" (The Silence of the Lambs) filminde canlandırdığı dahi, yamyam seri katil Dr. Hannibal Lecter oldu. Filmde sadece 16 dakika görünmesine rağmen sergilediği tüyler ürpertici performans, sinema tarihinin en unutulmaz performanslarından biri olarak kabul edilir ve kendisine En İyi Erkek Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü'nü (Oscar) kazandırdı. Bu ikonik rolü "Hannibal" (2001) ve "Kızıl Ejder" (Red Dragon, 2002) filmleriyle yeniden canlandırdı. Hannibal Lecter'ın yarattığı sarsıcı etkinin ardından Hopkins, oyunculuk yelpazesinin ne kadar geniş olduğunu kanıtlayan rollerle kariyerine devam etti. "Günden Kalanlar" (The Remains of the Day, 1993) filminde canlandırdığı içine kapanık ve fedakâr baş uşak James Stevens karakteriyle ve Oliver Stone'un yönettiği "Nixon" (1995) filmindeki eski ABD başkanı Richard Nixon portresiyle de Oscar'a aday gösterildi. "Amistad" (1997), "Zorro" (1998) ve Marvel Sinema Evreni'ndeki "Thor" filmlerinde canlandırdığı Odin karakteri gibi farklı türlerdeki yapımlarda da yer alarak her nesilden izleyiciye ulaştı. İlerlemiş yaşına rağmen üretkenliğinden ve performans kalitesinden hiçbir şey kaybetmeyen usta aktör, kariyerinin zirvelerinden birine daha ulaştı. Florian Zeller'in yönettiği "Baba" (The Father, 2020) filminde demansla mücadele eden bir adamı canlandırdığı sarsıcı ve dokunaklı performansıyla eleştirmenlerden tam not aldı. Bu rol, ona 83 yaşında ikinci kez En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazandırarak bu ödülü alan en yaşlı aktör unvanını getirdi. 1993 yılında sanat'a yaptığı hizmetlerden dolayı Kraliçe II. Elizabeth tarafından "Sir" unvanına layık görülen Anthony Hopkins, disiplini, karakterlerine getirdiği derinlik ve unutulmaz ekran karizmasıyla sinema tarihinin en büyük ustalarından biri olarak kabul edilmektedir.

Stuart Wilson
Stuart Conan Wilson, 25 Aralık 1946 tarihinde Guildford, Surrey, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde görevli bir babanın oğlu olan Wilson, çocukluğunun büyük bir kısmını babasının görevi nedeniyle Rodezya'da (bugünkü Zimbabve) geçirdi ve burada eğitim gördü. İngiltere'ye döndükten sonra Londra'daki prestijli Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerine 1960'ların sonunda ve 70'lerde İngiliz tiyatrosu ve televizyonunda başladı. Özellikle 1972 yapımı "The Strauss Family" dizisinde Johann Strauss II rolüyle ve "Anna Karenina" (1977) uyarlamasındaki performansıyla ülkesinde tanınırlık kazandı. Wilson'ın uluslararası bir yıldıza dönüşmesi ve Hollywood'a geçişi 1990'lı yıllarda gerçekleşti. Genellikle sofistike, zeki ve karizmatik kötü adam rolleriyle özdeşleşti. Onu Amerikan izleyicisine tanıtan en önemli yapım, Mel Gibson ve Danny Glover ile başrolü paylaştığı aksiyon klasiği "Cehennem Silahı 3" (Lethal Weapon 3) (1992) filmi oldu. Bu filmde, polislikten suç dünyasına geçen acımasız Jack Travis karakterini canlandırdı. Bu başarının hemen ardından Martin Scorsese'nin yönettiği "Masumiyet Çağı" (The Age of Innocence) (1993) filminde Julius Beaufort rolüyle dramatik yeteneğini sergiledi. Kariyerinin en prestijli işlerinden biri, Roman Polanski'nin yönettiği psikolojik gerilim filmi "Ölüm ve Bakire" (Death and the Maiden) (1994) oldu. Sigourney Weaver ve Ben Kingsley ile birlikte sadece üç oyuncunun sürüklediği bu filmde, geçmişte işkenceci olmakla suçlanan Doktor Gerardo Escobar karakteriyle eleştirmenlerden tam not aldı. 1998 yılında ise popüler kültürde en çok hatırlanan rollerinden birine imza attı; "Zorro Maskesi" (The Mask of Zorro) filminde Anthony Hopkins ve Antonio Banderas'ın karşısındaki ana kötü karakter olan Vali Don Rafael Montero'yu canlandırdı. 2000 yılında, bu biyografi serisindeki diğer pek çok oyuncuyla (Chris O'Donnell, Robin Tunney vb.) ortak bir projede yer aldı. "Dikey Limit" (Vertical Limit) filminin unutulmaz açılış sahnesinde, trajik bir kaza sonucu hayatını kaybeden ve hikayenin duygusal temelini oluşturan baba figürü Royce Garrett'ı canlandırdı. 2000'li yıllarda daha çok karakter oyunculuğuna yönelen Wilson, Edgar Wright'ın sevilen aksiyon-komedisi "Sıkı Aynasızlar" (Hot Fuzz) (2007) filminde Doktor Robin Hatcher rolüyle komedi yeteneğini gösterdi. Ayrıca "Crossbones" (2014) gibi dizilerde yer aldı. Tiyatro kökenli bir oyuncu olarak Londra sahnelerinde de aktif olan Wilson, Royal Shakespeare Company bünyesinde "Antony ve Cleopatra" ve "Kış Masalı" gibi oyunlarda önemli roller üstlenmiştir.

Ramon Estevez
Ramón Luis Estévez, 7 Ağustos 1963 tarihinde New York, ABD'de, Hollywood'un en tanınmış sanatçı ailelerinden birinin içine doğmuştur. Efsanevi aktör Martin Sheen (doğum adıyla Ramón Estévez) ve sanatçı Janet Templeton'ın ikinci çocuğu olan Ramón, kardeşleri Emilio Estevez, Charlie Sheen ve Renée Estevez ile birlikte sanatla dolu bir ortamda büyüdü. Ağabeyi Emilio gibi o da, babasının sahne soyadı "Sheen" yerine ailelerinin gerçek soyadı olan "Estevez"i kullanmayı tercih etmiştir, ancak kariyerinin bazı noktalarında "Ramón Sheen" adıyla da anılmıştır. Oyunculuk kariyerine 1980'lerin başında başlayan Estevez, ilk rollerini babasının ve kardeşlerinin de yer aldığı projelerde aldı. David Cronenberg'in yönettiği Stephen King uyarlaması Ölüm Bölgesi (The Dead Zone) (1983) filminde küçük bir rolle sinemaya adım attı. Ağabeyi Emilio Estevez'in senaryosunu yazdığı ve başrolünü oynadığı Dünü Unut Bugüne Bak (That Was Then... This Is Now) (1985) filminde de yer aldı. Ancak onun en akılda kalıcı performanslarından biri, babası Martin Sheen'in yönettiği ve kardeşi Charlie Sheen ile başrolü paylaştığı askeri hapishane draması Cadence (1990) oldu. Bu filmde, rütbelilere yaranmaya çalışan onursuz bir onbaşıyı canlandırdı. 1990'lı yıllar boyunca Alligator II: The Mutation (1991) ve Gölge Bunalımı (Shadow Conspiracy) (1997) gibi çeşitli filmlerde ve Zorro gibi televizyon dizilerinde konuk oyuncu olarak yer aldı. Ancak zamanla Estevez'in ilgisi kamera önünden çok kamera arkasına kaydı. Oyunculuktan prodüksiyon ve yönetmenlik alanlarına geçiş yapan Ramón Estevez, ailesinin yapım şirketi olan "Estevez Sheen Productions"ın yönetiminde aktif bir rol üstlendi. Bu şirket aracılığıyla, babasının ve kardeşlerinin birçok projesinde yapımcı veya yönetici yapımcı olarak görev aldı. Özellikle kardeşi Charlie Sheen'in başrolünde olduğu popüler sitcom Anger Management (2012-2014) dizisinin yönetici yapımcılarından biri olarak önemli bir başarıya imza attı. Ayrıca, ağabeyi Emilio Estevez'in yazıp yönettiği ve babası Martin Sheen'in başrolünü oynadığı beğenilen film Yol (The Way) (2010) gibi projelerin geliştirilmesinde de rol oynadı. Kamera önünde kardeşleri kadar tanınan bir yıldız olmayı tercih etmese de Ramón Estevez, Hollywood'un en güçlü ailelerinden birinin yaratıcı ve idari beyni olarak sinema ve televizyon endüstrisinde sessiz ama etkili bir kariyer inşa etmiştir.

Paco Tous
Oyuncu kadrosu · Görünmeyen Misafir, Tell Me What You Want, La casa de papel olarak bilinir
Francisco José Tous Pino, bilinen adıyla Paco Tous, 1 Mayıs 1964 tarihinde Puerto de Santa María, Cádiz, Endülüs, İspanya'da dünyaya gelmiştir. Çocukluk ve gençlik yıllarını Sevilla'da geçiren Tous, oyunculuk tutkusunun peşinden giderek Sevilla Tiyatro Enstitüsü'nde (Instituto del Teatro de Sevilla) eğitim aldı. Kariyerinin temellerini tiyatro sahnelerinde atan başarılı aktör, 1980'lerin sonlarında saygın tiyatro kumpanyası "Los Ulen"in kurucularından biri oldu ve uzun yıllar boyunca Endülüs tiyatrosunun en önemli figürlerinden biri olarak sahnede kaldı. Kamera önü oyunculuğuna geçiş yaptıktan sonra bir süre çeşitli dizi ve filmlerde yan rollerde yer alan Paco Tous'un İspanya çapında geniş kitlelerce tanınmasını ve büyük bir yıldıza dönüşmesini sağlayan proje, fenomen polisiye-komedi dizisi "Los hombres de Paco" (2005-2010, 2021) oldu. Dizide canlandırdığı sakar ama iyi niyetli Başmüfettiş Paco Miranda karakteriyle İspanyol televizyon tarihinin en sevilen figürlerinden birini yarattı. Bu başarının ardından sinema dünyasında da ağırlığını hissettirmeye başladı; tarihi epik "Alatriste" (2006) ve İspanya'daki 1981 darbe girişimini konu alan "23-F: la película" (2011) filminde canlandırdığı darbeci Yarbay Antonio Tejero rolüyle dramatik ve tarihi yapımlardaki derinliğini kanıtladı. İlerleyen yıllarda komedi ve dram arasında ustalıkla geçiş yapmaya devam eden usta aktör, "Somos gente honrada" (2013) ve gişede büyük başarı yakalayan komedi filmi "Kiki, el amor se hace" (2016) gibi yapımlarda rol aldı. Oriol Paulo'nun uluslararası bir fenomene dönüşen zekice kurgulanmış gerilim başyapıtı "Görünmeyen Misafir" (Contratiempo) (2016) filminde kritik bir kaza tanığı olan Sürücü karakterini canlandırarak uluslararası gerilim izleyicilerinin dikkatini çekti. Ancak Paco Tous'u gerçek anlamda küresel bir şöhrete kavuşturan ve popüler kültürün ikonik isimlerinden birine dönüştüren yapım, Netflix'in devasa bir uluslararası başarı yakalayan hit dizisi "La casa de papel" (2017-2022) oldu. Dizide hayat verdiği, ekibin babacan, tecrübeli ve sadık üyesi, madenci kökenli soyguncu Moskova (Moscú / Agustín Ramos) karakteriyle milyonlarca izleyicinin kalbinde özel bir yer edindi. Bu küresel çıkışın ardından kariyer ivmesini hızla artıran Tous, "La peste" (2018-2019), "30 Monedas" (2020) ve modern "Zorro" (2024) uyarlaması gibi yüksek profilli dizilerde yer alarak hem ulusal hem de uluslararası projelerde en çok aranan ve güvenilen karakter oyuncularından biri olmaya devam etmektedir.