Aramak

Zamanda Aşk
2013
21 yaşına basan Tim Lake, ailesindeki tüm erkeklerin sahip olduğu gizli bir yeteneğinin olduğunu öğrenir. Lake ailesinin tüm erkekleri zamanda seyahat etme yeteneğine sahiptir ve Tim de artık bunu kullanabilecektir. Bunu fırsat bilen Tim geçmişindeki utanç verici anlara gidip olayları değiştirmeye başlar. Kısa bir süre sonra Londra'ya taşınır ve son derece çekici bir kadın olan Mary'e aşık olur. Tim herkesten gizlediği yeteneğini ilişkilerine de yeni bir 'boyut' getirmesi için kullanmaya başlar ve bu sayede her adımı hatasız atlatmayı planlar. Ancak bir süre sonra her sorunu bu şekilde çözemeyeceğini ve hataların da hayatın gerekli birer parçası olduğunu fark eder.

Will Merrick
Oyuncu kadrosu · F1 Filmi, Resident Evil, Zamanda Aşk olarak bilinir
William Charles Merrick, 9 Nisan 1993 tarihinde Ledbury, Herefordshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Çocukluk yıllarını İngiltere'nin batısında geçiren Merrick, erken yaşlardan itibaren sahne sanatlarına ilgi duydu. Eğitimini The Downs School ve Dean Close School'da tamamlayan oyuncu, özellikle drama alanındaki yeteneğiyle dikkat çekti ve GCSE drama sınavlarında ülke genelinde en yüksek puanı alan öğrencilerden biri oldu. Gençlik yıllarında Edinburgh Fringe Festivali'nde çeşitli tiyatro oyunlarında sahne alarak oyunculuk deneyimini geliştirdi. Merrick'in profesyonel kariyerindeki en büyük dönüm noktası, İngiliz gençlik dizisi "Skins"in (2011-2012) üçüncü nesil kadrosuna seçilmesiyle gerçekleşti. Dizide canlandırdığı saf, sadık ve mizahi yönü güçlü bir çiftçi çocuğu olan Alo Creevey karakteri, ona geniş bir hayran kitlesi kazandırdı. Bu performansı, eleştirmenler tarafından da takdir edildi ve kendisine Royal Television Society Ödülü'nü getirdi. "Skins"teki başarısının ardından televizyon ve sinema dünyasında daha fazla fırsat bulmaya başladı. 2013 yılında Richard Curtis'in sevilen romantik komedi-drama filmi "Zamanda Aşk" (About Time) kadrosunda yer alarak Jay karakterini canlandırdı. Aynı dönemde "Doctor Who" dizisinin "Nightmare in Silver" bölümünde ve BBC'nin popüler dönem draması "Poldark"ta (2017) Arthur Solway rolüyle izleyici karşısına çıktı. Televizyondaki bir diğer önemli uzun soluklu projesi ise, çevrimiçi oyun dünyasını hicveden komedi dizisi "Dead Pixels" (2019-2021) oldu. Bu dizide canlandırdığı Nicky karakteriyle komedi yeteneğini bir kez daha kanıtladı. Sinema kariyerinde "Modern Life Is Rubbish" (2017) ve Netflix yapımı korku filmi "A Classic Horror Story" (2021) gibi yapımlarda rol alan Merrick, kariyerinin en büyük prodüksiyonlarından birine 2025 yapımı "F1" filmiyle adım attı. Brad Pitt ve Damson Idris'in başrollerini paylaştığı bu yüksek bütçeli spor dramasında, kurgusal APXGP takımının yarış mühendisi Nickleby karakterine hayat verdi. Filmde, takımın stratejik kararlarında kilit rol oynayan bir mühendisi canlandırmak için teknik hazırlık sürecinden geçti. Hem komedi hem de drama türlerinde yetkin bir oyuncu olan Will Merrick, tiyatro kökenli disiplini ve ekran önündeki doğal karizmasıyla İngiliz oyunculuğunun yetenekli isimleri arasında yer almaktadır.

Bill Nighy
Oyuncu kadrosu · 500 Miles, Rango, Karayip Korsanları: Ölü Adam'ın Sandığı olarak bilinir
William Francis Nighy, 12 Aralık 1949 tarihinde Caterham, Surrey, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. İrlanda asıllı bir psikiyatri hemşiresi olan anne ve garaj yöneticisi bir babanın oğlu olarak büyüyen Nighy, gençlik yıllarında yazar olma hayaliyle okuldan erken ayrılıp Paris'e gitmiş, ancak daha sonra oyunculuğa yönelerek prestijli Guildford School of Acting'de eğitim almıştır. Kariyerine 1970'lerde Liverpool'daki Everyman Theatre'da ve ardından Londra'da Royal National Theatre bünyesinde sahneye çıkarak güçlü bir tiyatro temeliyle başlamıştır. İngiliz tiyatro sahnelerinde Tom Stoppard ve Harold Pinter gibi ustaların oyunlarında sergilediği performanslarla adından sıkça söz ettirmiş, pek çok kez Laurence Olivier ve Tony ödüllerine aday gösterilmiştir. Nighy'nin ekrandaki yolculuğu 1980'lerde başlamış olsa da, onu geniş kitlelerin dikkatine sunan ilk önemli çıkışlarından biri komedi filmi "Still Crazy"deki (1998) yaşlanan rock yıldızı rolü olmuştur. Ancak onu gerçek anlamda uluslararası bir yıldıza dönüştüren ve sinema kariyerinde bir milat kabul edilen performans, Richard Curtis'in sevilen romantik komedisi "Aşk Her Yerde" (Love Actually) (2003) filminde canlandırdığı unutulmaz ve sıra dışı müzisyen Billy Mack karakteridir. Bu rol ona BAFTA En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kazandırmıştır. Aynı yıl İngiliz televizyonunun en saygın yapımlarından olan "State of Play" dizisindeki performansıyla da BAFTA Televizyon Ödülü'nü kucaklayarak yeteneğinin genişliğini kanıtlamıştır. Küresel gişede devleşen serilere adım atan oyuncu, "Karayip Korsanları" (Pirates of the Caribbean) serisinde motion-capture teknolojisiyle hayat verdiği ikonik kötü adam Davy Jones ve "Karanlıklar Ülkesi" (Underworld) serisinde canlandırdığı vampir lideri Viktor karakterleriyle fantastik ve aksiyon sinemasında da silinmez bir iz bırakmıştır. 2000'ler ve 2010'lar boyunca "Zombilerin Şafağı" (Shaun of the Dead) (2004), "Skandal" (Notes on a Scandal) (2006), "Operasyon Valkyrie" (Valkyrie) (2008), "Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1" (2010), "Marigold Oteli'nde Hayatımın Tatili" (The Best Exotic Marigold Hotel) (2012) ve "Zamanda Aşk" (About Time) (2013) gibi gişe rekorları kıran yapımlarda karizması, kusursuz diksiyonu ve incelikli mizah anlayışıyla öne çıkmıştır. Televizyon dünyasında "Gideon's Daughter" (2005) ile Altın Küre kazanan ve "Page Eight" (2011) gibi casusluk dramalarında başrol üstlenen usta aktör, kariyerinin geç döneminde çarpıcı bir dramatik zirve yaşamıştır. Akira Kurosawa'nın klasik eseri "Ikiru"nun İngiliz uyarlaması olan "Yaşamak" (Living) (2022) filminde, ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenen ve hayatını yeniden anlamlandırmaya çalışan bürokrat Bay Williams rolüyle muazzam bir övgü toplamış ve kariyerinin ilk Oscar (Akademi Ödülü) adaylığını En İyi Erkek Oyuncu dalında elde etmiştir. Bill Nighy, kendine has zarif stili, etkileyici ses tonu ve derinlikli karakter yaratma becerisiyle hem İngiliz sinemasının hem de Hollywood'un en sevilen ve saygı duyulan karakter oyuncularından biri olarak üretken kariyerini sürdürmektedir.

Domhnall Gleeson
Oyuncu kadrosu · The Paper, Zamanda Aşk, Star Wars: Skywalker'ın Yükselişi olarak bilinir
Domhnall Gleeson, 12 Mayıs 1983 tarihinde Dublin, İrlanda'da dünyaya gelmiştir. Usta İrlandalı aktör Brendan Gleeson ile Mary Gleeson'ın en büyük oğlu olan Domhnall, sanatla iç içe bir ortamda büyümüş ve Dublin Institute of Technology'de Medya Sanatları bölümünden mezun olmuştur. Başlangıçta yazar ve yönetmen olma hayalleri kuran ve çeşitli kısa filmlere imza atan Gleeson, zamanla babasının izinden giderek oyunculuğa yönelmiştir. Kariyerinin ilk yıllarında tiyatro sahnelerinde boy göstermiş ve Martin McDonagh'ın "The Lieutenant of Inishmore" (2006) oyunundaki performansıyla henüz 23 yaşındayken prestijli Tony Ödülü'ne aday gösterilerek sahne dünyasında büyük bir saygınlık kazanmıştır. Kamera karşısındaki ilk deneyimlerini İrlanda yapımı televizyon dizileri ve babasıyla birlikte rol aldığı bağımsız filmlerle yaşamıştır. Küresel çapta tanınmasını sağlayan ilk büyük adımı, tıpkı babası gibi sinema tarihinin en büyük fenomenlerinden biri olan "Harry Potter" serisine dahil olmasıyla gerçekleşmiştir. "Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1" (2010) ve "Bölüm 2" (2011) filmlerinde Bill Weasley karakterini canlandıran aktör, sempatik ve karizmatik duruşuyla geniş kitlelerin dikkatini çekmiştir. Bu dönüm noktasının ardından, distopik dram "Beni Asla Bırakma" (Never Let Me Go) (2010) ve Coen Kardeşler imzalı western klasiği "İz Peşinde" (True Grit) (2010) gibi saygın yapımlarda yardımcı roller üstlenerek çok yönlülüğünü kanıtlamıştır. İlk büyük başrol çıkışını ise Richard Curtis'in yazıp yönettiği sıcak ve duygusal romantik komedi "Zamanda Aşk" (About Time) (2013) filminde canlandırdığı Tim Lake karakteriyle yapmış, bu rolüyle uluslararası alanda rüştünü ispatlamıştır. Gleeson'ın kariyerindeki en olağanüstü dönem, şüphesiz bağımsız sinemadan devasa bütçeli gişe rekortmenlerine uzanan dört farklı başyapıtta rol aldığı 2015 yılı olmuştur. Oscar ödüllü "Diriliş" (The Revenant) filmindeki Yüzbaşı Andrew Henry rolüyle dramatik yeteneğini sergilerken, romantik dönem filmi "Brooklyn"de zarif bir performans sunmuş; Alex Garland'ın çığır açan bilimkurgusu "Ex Machina"da canlandırdığı Caleb Smith karakteriyle ise eleştirmenlerden büyük övgü toplamıştır. Aynı yıl onu popüler kültürün kalbine yerleştiren asıl hamlesi, yeni "Star Wars" üçlemesinin ilk filmi "Star Wars: Güç Uyanıyor" (The Force Awakens) (2015) filminde acımasız ve fanatik General Armitage Hux karakterini üstlenmesi olmuştur. Bu ikonik kötü adam rolünü "Son Jedi" (The Last Jedi) (2017) ve "Skywalker'ın Yükselişi" (The Rise of Skywalker) (2019) filmlerinde de başarıyla sürdürmüştür. Hem stüdyo filmlerinde hem de karakter odaklı bağımsız projelerde kusursuz bir denge kurmayı başaran yetenekli aktör, "Sonsuza Dek Ayı Winnie" (Goodbye Christopher Robin) (2017) filminde ünlü yazar A.A. Milne'i canlandırmış ve popüler animasyon-canlı aksiyon serisi "Peter Rabbit" (2018) filmlerinde komedi yeteneğini sergilemiştir. Son yıllarda televizyon dünyasında da çarpıcı işlere imza atarak, FX yapımı psikolojik gerilim dizisi "The Patient" (2022) dizisindeki seri katil Sam Fortner rolüyle karanlık ve tekinsiz bir karaktere bürünmüş ve bu performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Altın Küre adaylığı kazanmıştır. Tıpkı babası gibi her role benzersiz bir derinlik ve doğallık katan Domhnall Gleeson, neslinin en başarılı, çalışkan ve saygıdeğer aktörlerinden biri olarak kariyerine devam etmektedir.

Kartal
2011
M.S. 140 yılında, efsanevi Ninth savaşçılarının İskoçya'da kayıplara karışmasından yirmi yıl sonra, genç bir komutan olan Marcus Aquila, babasının onurunu kurtarmak için yola çıkar. Roma'dan ayrılan Marcus Aquila, Ninth lejyonunun nerede ve neden kaybolduğunu bulmak amacındadır, ama aynı zamanda emrindeki askerlerin hayatlarından da sorumludur. Bu gizemi çözmesinde ona esir Esca yardım edecektir.

Joker: İkili Delilik
2024
İçindeki iki kimliğiyle boğuşan Arthur Fleck, sadece gerçek aşkı bulmakla kalmaz, aynı zamanda her zaman içinde olan müziği de keşfeder.

Wotan Wilke Möhring
Möhring, Lippe'de Detmold yakınlarındaki Augustdorf'ta bir askeri hastanede dört çocuğun ikincisi olarak doğdu ve Herne'de büyüdü . Babası Heiko Möhring Alman Silahlı Kuvvetleri'nde subaydı , annesi bir okulda çalıştı. Möhring'in iki erkek ve bir kız kardeşi var, küçük kardeşi Sönke Möhring de oyuncu. Möhring , Herne'de bir Waldorf okulu olan Hiberniaschule'ye gitti . Liseden mezun olduktan sonra bir şekilde kaydoldum geçici askerin içinde Paraşütçü birlikleri Alman Silahlı Kuvvetleri. Eğitimli elektrikçi ve eskiPunk çalışılan bir kulüp sahibi, fedai ve model olarak çalıştı görsel iletişim de Berlin Sanat Üniversitesi , Köln ve Los Angeles'ta oyunculuk atölyeleri katıldı ve iki yıl boyunca New York'ta yaşadı. Möhring, iki kızı (* 2009, * 2013) ve bir oğlu (* 2011) olduğu kameraman Anna Theis ile on yıl boyunca bir ilişki içindeydi. Köln'de birlikte yaşayan çift, 2014 yılının başlarında ayrılmıştı. 2009 Federal Meclis seçimlerinden önce Stern dergisinde şunları itiraf etti : “Oy vermiyorum çünkü seçimlerle hiçbir şeyi değiştirmiyorsunuz. Kesinlikle engellemek istediğiniz kişiler bile güvenli liste konumlarından meclise giriyor. Absürt! Bu, Almanya'daki demokratik sistemin nasıl yozlaştığını gösteriyor." Wotan Wilke Möhring ilk filmini 1997'de Benno Fürmann ve Götz George'un yanında Bubi Scholz hikayesinde yaptı . O zamandan beri sinema ve televizyon için 90'ın üzerinde yapımda çalıştı. İlk büyük rollerini Otto - Der Katastrofenfilm'de ve çok ödüllü psikolojik gerilim filmi Das Experiment'te (2001) aldı. Televizyon filmlerindeki başrolleri için Bir işi var mı? ve aşk ve ihanet , 2002'de Alman Televizyon Ödülü'ne aday gösterildi . 2005 yılında The Conference filmindeki topluluğun bir üyesi olarak Hessen TV Ödülü'nü ve aynı zamanda en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı.Bir sinemadaki ilk başrolü olan Christian Alvart'ın Antikorları için Malaga film festivali . Sinemada, Möhring da başarılı filmlerde görüldü Soul Kitchen tarafından Fatih Akın (2009) ve Männerherzen (2009) ve onun halefi, Männerherzen ... ve çok, çok büyük sevgi ile (2011) Simon Verhoeven . Mann'ın yaptığı komedide başka bir ana karakter oynadı , Marc Rothemund'un Mann kann (2012) idi ve on yıl önce televizyon draması Son Umut ölür (2002) için birlikte çalıştı . 2013'te trajik komedi Hayat Korkaklar İçin Değildir.(Yönetmen: André Erkau ) sinemalarda; Başrol oyuncusu Möhring, filmin yeni bir dağıtımcı almasına yardımcı oldu ve baş yapımcı olarak çalıştı . Möhring'in başrol oynadığı ARD televizyon yapımları Homevideo ve The Last Beautiful Day (her ikisi de 2011) sayısız ödül aldı .

Top Gun
1986
Top Gun bir onur ödülüdür. Bunu elde etmek için bu alanda mücadele veren herkes heyecan içindedir. Pete Mitchell, yüksek düzeyde eğitim görmek üzere Miramar Donanma Hava Üssü’nde bulunmaktadır ve bu ödülün peşindedir. Aynı zamanda kıdemli pilot Tom Kasansky de bu yola baş koymuştur. İkisi arasında bir rekabet söz konusudur. Mitchell, diğer pilotlar tarafından çok sıcak karşılanan biri değildir çünkü vaktiyle babası, bir kazaya neden olur. O kazada da hem kendi ölür hem de birçok asker şehit olur. Mitchell bir süre sonra Charlotte Blackwood ile tanışır ve onunla aşk yaşamaya başlar. Arkadaşın ölüm haberinin etkisi ile Mitchell, Top Gun ödülünü kaybeder. Ruhsal sorunlar yaşamaya başlar. Gerçek ve kalıcı bir başarı için bir şansı vardır. Yeni görevinin üstesinden gelmek zorundadır...

The Incredible Hulk
2008
Bilim adamı Bruce Banner, "içindeki canavar" Hulk'tan kurtulmak ve pesindekilerden kaçabilmek için kendine gözlerden uzak bir yaşam kurmuştur. Rio'nun gecekondu mahallelerinde yaşamaktadır. Bunun için hayatının aşkı Betty Ross'dan bile uzak kalmayı göze almıştır. Ancak Hulk'u, vazgeçilemez bir güç olarak gören General Thunderbolt ki aynı zamanda Betty'nin babasıdır, onun peşini bırakmaz. Emrindeki subaylardan biri olan Emil Blonsky, Bruce'un geçirdiği kazanın bir benzerini kendi üzerinde uygulatır. Artık onun da süper güçleri vardır. "Abomination" adlı, en az Hulk kadar güçlü ve öfkeli bir karaktere bürünmüştür.

Luis Guzmán
Oyuncu kadrosu · Coyote Acme'ye Karşı, Derin Kargaşa, Süper Mario Galaksi Filmi olarak bilinir
Luis Guzmán, 28 Ağustos 1956 tarihinde Cayey, Porto Riko'da dünyaya gelmiş, New York'un Lower East Side mahallesinde büyümüş, sinema ve televizyon dünyasının en tanınan ve sevilen Porto Rikolu-Amerikan karakter oyuncularından biridir. Oyunculuk kariyerine başlamadan önce uzun yıllar sosyal hizmetler görevlisi olarak çalışan Guzmán, aynı zamanda bir aktivistti ve kariyerine New York sokaklarında sahnelediği tiyatro oyunlarıyla adım attı. Bu geçmişi, rollerine yansıttığı ham ve gerçekçi enerjiyle onu benzerlerinden ayırdı. Kariyerine 1980'lerde küçük rollerle başlayan Guzmán'ın dikkatleri üzerine çektiği ilk önemli performansı, Brian De Palma'nın yönettiği 1993 yapımı kült film "Carlito'nun Yolu"nda (Carlito's Way) Al Pacino'nun canlandırdığı karakterin sadık ama tehlikeli dostu Pachanga rolüyle oldu. Bu rol, onun Hollywood'daki yerini sağlamlaştırdı ve kendisine daha büyük kapılar açtı. 1990'ların sonu ve 2000'lerin başı, Guzmán'ın kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Dönemin en önemli yönetmenlerinden Steven Soderbergh ve Paul Thomas Anderson'ın vazgeçilmez oyuncularından biri haline geldi. Soderbergh ile "Aşk ve Para" (Out of Sight, 1998), "The Limey" (1999) ve "Trafik" (Traffic, 2000) filmlerinde çalıştı. "Trafik" filmindeki performansıyla, filmin tüm oyuncu kadrosuyla birlikte Ekran Oyuncuları Derneği (SAG) Ödülü'nü kazandı. Paul Thomas Anderson'ın ise "Ateşli Geceler" (Boogie Nights, 1997), "Manolya" (Magnolia, 1999) ve "Aşk Sarhoşu" (Punch-Drunk Love, 2002) gibi eleştirel beğeni toplayan filmlerinde unutulmaz karakterlere hayat verdi. Guzmán, kariyeri boyunca komedi ve dram arasında ustalıkla geçiş yapma yeteneğini sergiledi. HBO'nun efsanevi hapishane draması "Oz"da (1998-2000) canlandırdığı çete lideri Raoul "El Cid" Hernandez ile dramatik yönünü gösterirken, "Monte Kristo Kontu" (The Count of Monte Cristo, 2002) ve Adam Sandler filmleri gibi yapımlarda komedi yeteneğini konuşturdu. Ayrıca, Netflix'in popüler dizisi "Narcos"taki (2015) Gonzalo Rodríguez Gacha rolüyle de büyük beğeni topladı. Yakın dönemdeki en ikonik rollerinden biri ise Tim Burton'ın yönettiği ve dünya çapında bir fenomene dönüşen Netflix dizisi "Wednesday"de (2022) canlandırdığı Addams Ailesi'nin babası Gomez Addams karakteri oldu. Yetmişe yakın film ve sayısız televizyon projesinde yer alan Luis Guzmán, Hollywood'un en çalışkan, güvenilir ve anında tanınan yüzlerinden biri olarak sinema tarihindeki yerini almıştır.

Liam Neeson
Oyuncu kadrosu · Kimliksiz, Schindler'ın Listesi, Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı olarak bilinir
William John "Liam" Neeson, 7 Haziran 1952 tarihinde Ballymena, Kuzey İrlanda'da dünyaya gelmiştir. Gençliğinde boksa ilgi duyan ve bir dönem amatör olarak boksla uğraşan Neeson, aynı zamanda okul tiyatrosunda da sahneye çıkıyordu. Belfast'taki Queen's Üniversitesi'nde fizik ve bilgisayar bilimleri okumaya başlasa da, oyunculuk tutkusu ağır bastı ve eğitimini yarıda bırakarak Belfast'taki Lyric Players' Theatre'a katıldı. İki yıllık eğitimin ardından Dublin'deki prestijli Abbey Theatre'da sahne alarak klasik oyunlarda tecrübe kazandı. Sinema kariyerine, yönetmen John Boorman'ın onu Abbey Theatre'da izlemesiyle adım attı. Boorman'ın yönettiği 1981 yapımı "Excalibur" filminde Sir Gawain rolünü canlandırarak dikkatleri çekti. Bu rolün ardından "The Bounty" (1984), "Misyon" (The Mission) (1986) ve "A Prayer for the Dying" (1987) gibi filmlerde Mel Gibson, Robert De Niro ve Anthony Hopkins gibi usta isimlerle birlikte yardımcı rollerde yer aldı. 1987'de kariyerine devam etmek için Hollywood'a taşındı. Liam Neeson'ı dünya çapında bir yıldıza dönüştüren ve kariyerinin dönüm noktası olan rol, Steven Spielberg'in yönettiği 1993 yapımı "Schindler'in Listesi" (Schindler's List) oldu. Nazi Partisi üyesi olup 1200'den fazla Yahudi'nin hayatını kurtaran sanayici Oskar Schindler'ı canlandırdığı bu filmdeki olağanüstü performansıyla büyük beğeni topladı ve En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar), Altın Küre ve BAFTA'ya aday gösterildi. "Schindler'in Listesi" sonrası dönemde, İrlandalı devrimci lideri canlandırdığı "Michael Collins" (1996), Victor Hugo'nun klasiği "Sefiller"de (Les Misérables) (1998) Jean Valjean karakteri ve George Lucas'ın efsanevi serisindeki Qui-Gon Jinn rolüyle "Star Wars: Bölüm I – Gizli Tehlike" (Star Wars: Episode I – The Phantom Menace) (1999) gibi önemli yapımlarda başrol oynadı. Ayrıca "New York Çeteleri" (Gangs of New York) (2002) ve "Aşk Her Yerde" (Love Actually) (2003) gibi filmlerle dram ve romantik komedi türlerindeki yeteneğini de sergiledi. 2008 yılında vizyona giren Fransız yapımı aksiyon-gerilim filmi "96 Saat" (Taken), Neeson'ın kariyerinde tamamen yeni bir sayfa açtı. Emekli bir CIA ajanını canlandırdığı bu film, beklenmedik bir gişe başarısı yakalayarak onu 50'li yaşlarının ortasında uluslararası bir aksiyon yıldızına dönüştürdü. Bu filmin ardından gelen "A Takımı" (The A-Team) (2010), "Kimliksiz" (Unknown) (2011), "Gri Kurt" (The Grey) (2012) ve "Non-Stop" (2014) gibi filmlerle modern aksiyon sinemasının en tanınan ve aranan yüzlerinden biri haline geldi.

Nesrin Cavadzade
Oyuncu kadrosu · Daha 17 olarak bilinir
30 Temmuz 1982 tarihinde Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de doğdu ve Türkiye'ye 1993 yılında 11 yaşındayken geldi. Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü'nden mezun olduktan sonra 2 yıl boyunca Tekand Studio Oyuncuları'nda oyunculuk eğitimi aldı. Türkçenin yanı sıra İngilizce, Fransızca, Rusça, İspanyolca bilmektedir ve Arapça, Japonca öğrenim aşamasındadır. Üniversiteden sonra "Yersiz Yurtsuz" dizisinde başrolü üstlenerek televizyon dünyasına adım attı ve projeden hemen sonra aynı zamanda dizinin de yönetmeni olan Cemal Şan'ın ünlü Aşk Üçlemesi'nin ikinci filmi olan "Dilber'in Sekiz Günü"nde başrolde yer aldı. Bu filmdeki rolüyle Erzurum, Bursa ve Ankara Film Festivalleri'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödüllerine layık görüldü. Bu başarının ardından yine yönetmenliğini Cemal Şan'ın yaptığı "Acı" filminde rol aldı ve sergilediği performansla eleştirmenler tarafından övgüyle karşılandı. Sinema dışında "Samanyolu" ve "Al Yazmalım" gibi televizyon projelerinde de yer alan oyuncu, 2011 yılında Hasan Tolga Pulat'ın yönettiği "Güzel Günler Göreceğiz" filminde oynadı ve canlandırdığı Anna karakteriyle 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu", 23. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde ise "En İyi Kadın Oyuncu" seçildi. 2012 yılında "Ağır Roman"ın televizyon uyarlaması olan "Ağır Roman Yeni Dünya" dizisindeki Kara Leyla rolüyle yer aldı. Cavadzade, 2019-2021 yılları arasında FOX'ta yayınlanan Yasak Elma dizisinde yer almış ve bu dizide Şahika Ekinci karakterine hayat vermiştir. Son olarak Üç Kuruş adlı dizide Bahar Yöndel Çaka karakterine hayat vermiştir. Kutluğ Ataman'ın son filmi Kuzu, Erol Mintaş'ın ilk uzun metrajı Annemin Şarkısı ve Çanakkale Harbi'ni anlatan Son Mektup'ta yer alan oyuncu Kuzu ile 51. Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kazandı. Bilim insanı Mirmemmed Cavadzade’nin torunudur.

Fred Tatasciore
Oyuncu kadrosu · Küçük Dev Müthiş, New Looney Tunes, Bubble Guppies olarak bilinir
Frederick "Fred" Tatasciore, 15 Haziran 1967'de New York'ta dünyaya gelmiş, sektörün en üretken ve tanınan seslendirme sanatçılarından biridir. Güçlü, derin ve gür sesiyle tanınan Tatasciore, özellikle süper kahramanlar, devasa yaratıklar ve etkileyici kötü adam karakterleriyle özdeşleşmiştir. Kariyerindeki en ikonik ve belirleyici rolü, şüphesiz Marvel Comics karakteri Hulk'tur. On yılı aşkın bir süredir "The Avengers: Earth's Mightiest Heroes", "Hulk and the Agents of S.M.A.S.H.", "What If...?" ve "X-Men '97" gibi sayısız animasyon dizisi, film ve video oyununda Hulk karakterini seslendirerek, bu karakterin modern nesil için kesin sesi haline gelmiştir. Marvel evrenindeki yeteneği Hulk ile sınırlı değildir; aynı zamanda Beast, Volstagg ve J. Jonah Jameson gibi birçok farklı karaktere de sesiyle hayat vermiştir. Video oyunları dünyası, Tatasciore'nin kariyerinde devasa bir yer tutar. Milyonlarca oyuncu onu Blizzard Entertainment'ın fenomen oyunu "Overwatch" serisindeki Soldier: 76 karakterinin sesi olarak tanır. Ayrıca, "Gears of War" serisindeki Damon Baird, "StarCraft II"deki Zeratul ve "God of War" serisindeki çeşitli karakterler ve yaratıklar da onun unutulmaz performansları arasındadır. Fred Tatasciore, aynı zamanda klasik animasyon karakterlerine modern sesini veren önemli bir sanatçıdır. Warner Bros. için, Looney Tunes'un efsanevi karakterleri Yosemite Sam ve Tasmanian Devil'ı (Taz) başarıyla seslendirerek bu mirasın devam etmesine katkıda bulunmuştur. DC evreninde ise Solomon Grundy ve Killer Croc gibi karakterleri canlandırmıştır. Yakın dönemdeki en popüler işlerinden biri, 2023 yapımı gişe rekortmeni animasyon filmi "Süper Mario Kardeşler Filmi"nde (The Super Mario Bros. Movie) canlandırdığı Donkey Kong karakteridir. Derin vokal aralığı ve inanılmaz karakter çeşitliliğiyle Fred Tatasciore, günümüz animasyon ve oyun endüstrisinin en çalışkan ve en saygın seslendirme aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Matthew Rimmer
Matthew Rimmer, eğlence ve sahne sanatları endüstrisinde, özellikle tiyatro yönetimi, prodüksiyon koordinasyonu ve sanat merkezi operasyonları alanındaki çalışmalarıyla tanınan Amerikalı bir yöneticidir. Sinema ve televizyon dünyasında kamera önü bir oyunculuk kariyeri bulunmamakla birlikte, sektörün sahne arkasındaki önemli idari figürlerinden biridir. Kariyerini büyük ölçüde Broadway yapımlarının ve gezici müzikal turnelerinin yönetim kademelerinde inşa etmiştir. Rimmer'ın kariyerindeki en bilinen dönem, dünya çapında ünlü "Chicago" müzikalinin ulusal ve uluslararası turnelerinde Şirket Müdürü (Company Manager) olarak görev aldığı yıllardır. Bu pozisyon, büyük bir prodüksiyonun lojistiğini, finansal akışını ve ekip yönetimini sağlamayı içeren kritik bir sorumluluktur. Bu görev aynı zamanda onun hayatının dönüm noktası olmuştur; zira "Chicago" müzikalinde Roxie Hart rolünü canlandıran ünlü oyuncu Nana Visitor ile bu iş ortamında tanışmıştır. Yapım sürecindeki profesyonel ilişkileri zamanla aşka dönüşmüş ve çift, 2002 yılının başlarında nişanlanmıştır. Matthew Rimmer ve Nana Visitor, 2 Nisan 2003 tarihinde, hayatlarının kesiştiği yer olan "Chicago" müzikalinin sergilendiği New York'taki Ritz Tiyatrosu'nun kulisinde, oyuncu kadrosu ve ekibin katıldığı samimi bir törenle dünyaevine girmişlerdir. Bu evlilikle Rimmer, Visitor'ın meslektaşı Alexander Siddig'den olan oğlu Django'nun da üvey babası olmuştur. Kariyerinin ilerleyen yıllarında sahne sanatları kurumsal yönetimine odaklanan Rimmer, Los Angeles, Kaliforniya'daki Santa Monica College Gösteri Sanatları Merkezi bünyesinde yer alan prestijli "The Broad Stage" tiyatrosunda üst düzey yöneticilik yapmıştır. Burada Baş Operasyon Sorumlusu (COO) gibi görevler üstlenerek sanat merkezinin stratejik planlamasını, bağış toplama faaliyetlerini ve operasyonel yönetimini yürütmüştür. Büyük ölçüde kameralardan uzak, sakin bir hayat sürmeyi tercih eden Rimmer, Nana Visitor ile evliliğini sürdürmektedir.

Şrek: Sonsuza Dek Mutlu
2010
Serinin bu dördüncü filminde, Şrek ve Fiona'nın yaşamlarının nasıl değiştiğini ve gerçek mutluluğun ne anlama geldiğini keşfetmelerini konu alıyor. Şrek ve Fiona, bataklıklarında huzurlu bir hayat sürmekteler. Ancak, bir gün Şrek, her zaman hayalini kurduğu "sonsuz mutluk" gibi bir yaşam için bir dilek tutar. Dileği gerçekleşir, fakat bu durum her şeyin göründüğü kadar mükemmel olmadığını ortaya çıkarır. Şrek, dileği sonucunda kendini tamamen farklı bir dünyada bulur; burada her şey daha parlak ve pırıl pırıl görünmektedir, ama aynı zamanda da oldukça yanıltıcıdır. Bu yeni dünyada, Şrek ve Fiona, gerçek aşkın ve dostluğun değerini sorgulamak zorunda kalırlar.

Anne Hathaway
Oyuncu kadrosu · Oak Caddesi'nin Sonu, Sen İhtimali, Şeytan Marka Giyer 2 olarak bilinir
Anne Jacqueline Hathaway, 12 Kasım 1982 tarihinde Brooklyn, New York'ta dünyaya gelmiştir. Bir işçi avukatı olan baba ve eski bir tiyatro oyuncusu olan annenin kızı olarak New Jersey'de büyüyen Hathaway, annesinin izinden giderek oyunculuğa ilgi duydu. Televizyon dizisi "Get Real" (1999) ile profesyonel kariyere adım attı ancak asıl büyük çıkışını Garry Marshall'ın yönettiği Disney komedisi "Acemi Prenses" (The Princess Diaries) (2001) filmindeki Mia Thermopolis rolüyle yaptı. Bu rol ve ardından gelen "Ella Enchanted" (2004), onu dünya çapında bir gençlik idolü haline getirdi. Çocuksu imajından sıyrılıp yetişkin rollerine geçişi, Ang Lee'nin "Brokeback Dağı" (2005) ve özellikle Meryl Streep ile karşılıklı oynadığı, moda dünyasını hicveden gişe rekortmeni "Şeytan Marka Giyer" (The Devil Wears Prada) (2006) filmleriyle oldu. Jonathan Demme'nin yönettiği "Rachel Evleniyor" (Rachel Getting Married) (2008) filmindeki madde bağımlılığı geçmişi olan sorunlu bir kadını canlandırdığı performansıyla eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve ilk kez En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Romantik komedilerdeki başarısını "Aşk Sarhoşu" (Love & Other Drugs) (2010) ile sürdürdü. 2010'larda kariyerinin zirvesine çıkan Hathaway, Christopher Nolan'ın "Kara Şövalye Yükseliyor" (The Dark Knight Rises) (2012) filminde Kedi Kadın (Selina Kyle) karakterine hayat vererek aksiyon türündeki başarısını kanıtladı. Aynı yıl, Tom Hooper'ın müzikali "Sefiller"de (Les Misérables) canlandırdığı Fantine rolüyle sergilediği sarsıcı performans, ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü (Oscar), Altın Küre ve BAFTA ödüllerini kazandırdı. Bilimkurgu destanı "Yıldızlararası" (Interstellar) (2014), Robert De Niro ile başrolü paylaştığı "Stajyer" (The Intern) (2015) ve yıldızlar geçidi "Ocean's 8" (2018) gibi gişe başarılarıyla Hollywood'un en çok kazanan ve aranan aktrislerinden biri oldu. Son dönemde televizyon ve dijital platformlara da yönelen oyuncu, Jared Leto ile başrolü paylaştığı "WeCrashed" (2022) dizisinde ve büyük ses getiren romantik drama "Sen İhtimali" (The Idea of You) (2024) ile psikolojik gerilim "Annelerin İçgüdüsü" (Mothers' Instinct) (2024) gibi yapımlarda hem oyunculuk hem de yapımcılık yönünü sergilemeye devam etmektedir. Hathaway, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Kadın Birimi İyi Niyet Elçisi olarak toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine çalışmalar yürütmektedir.

Michelle Pfeiffer
Oyuncu kadrosu · Margo's Got Money Troubles, Mısır Prensi, Yaralı Yüz olarak bilinir
Michelle Marie Pfeiffer, 29 Nisan 1958 tarihinde Santa Ana, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Mütevazı bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Pfeiffer, lise eğitiminin ardından mahkeme muhabirliği eğitimi alırken fikrini değiştirerek oyunculuğa yöneldi. 1970'lerin sonunda katıldığı güzellik yarışmaları sayesinde dikkatleri üzerine çekti ve çeşitli televizyon dizilerinde küçük roller alarak sektöre adım attı. Sinemadaki ilk başrol deneyimini "Grease 2" (1982) müzikali ile yaşasa da, film eleştirmenlerden geçer not alamadı. Ancak bu rol, yönetmen Brian De Palma'nın dikkatini çekmesini sağladı ve kariyerinin dönüm noktası olan "Yaralı Yüz" (Scarface) (1983) filminde Al Pacino ile karşılıklı oynama fırsatını yakaladı. Canlandırdığı Elvira Hancock karakteri, onun sadece bir güzellik ikonu değil, aynı zamanda derinlikli bir oyuncu olduğunu kanıtladı. 1980'lerin sonu ve 1990'ların başı, Pfeiffer'ın Hollywood'un en çok aranan ve en saygın aktrislerinden biri haline geldiği dönem oldu. "Kasaba Cadıları" (The Witches of Eastwick) (1987) ve "Barmen" (Tequila Sunrise) (1988) gibi popüler yapımların ardından, "Tehlikeli İlişkiler" (Dangerous Liaisons) (1988) filmindeki Madame de Tourvel rolüyle ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını kazandı. Hemen ertesi yıl, "İki Erkek Bir Kadın" (The Fabulous Baker Boys) (1989) filmindeki caz şarkıcısı Susie Diamond performansı, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar adaylığı ve Altın Küre ödülü getirdi; özellikle piyano üzerindeki ikonik sahnesi sinema tarihine geçti. Bu başarı serisini 1992 yapımı "Aşk Tarlası" (Love Field) ile üçüncü bir Oscar adaylığı izledi. Michelle Pfeiffer, dramatik rollerdeki başarısının yanı sıra gişe rekorları kıran yapımlarda da ikonik performanslar sergiledi. Tim Burton'ın "Batman Dönüyor" (Batman Returns) (1992) filminde canlandırdığı Kedi Kadın (Selina Kyle) karakteri, çizgi roman uyarlamaları tarihinin en beğenilen performanslarından biri olarak kabul edilir. Martin Scorsese'nin yönettiği "Masumiyet Çağı" (The Age of Innocence) (1993) ve büyük bir ticari başarı yakalayan "Sakıncalı Düşünceler" (Dangerous Minds) (1995) ile yıldızını parlatmaya devam etti. 2000'lerin başında "Gizli Gerçek" (What Lies Beneath) (2000) ve "Benim Adım Sam" (I Am Sam) (2001) gibi filmlerde rol aldıktan sonra ailesine zaman ayırmak için kariyerine kısa bir ara verdi. Sinemaya dönüşü, "Hairspray" (2007) ve "Yıldız Tozu" (Stardust) (2007) gibi fantastik ve müzikal yapımlarla oldu. Kariyerinin sonraki döneminde de risk almaktan çekinmeyen Pfeiffer, Darren Aronofsky'nin tartışmalı filmi "anne!" (mother!) (2017) ve "Doğu Ekspresinde Cinayet" (Murder on the Orient Express) (2017) gibi ansambl oyuncu kadrolu filmlerde yer aldı. Marvel Sinematik Evreni'ne "Ant-Man ve Wasp" (2018) filmiyle Janet van Dyne olarak dahil oldu. Yakın dönemde "French Exit" (2020) filmindeki performansıyla bir kez daha Altın Küre'ye aday gösterilen Pfeiffer, hem bağımsız sinemada hem de büyük bütçeli yapımlarda zarafeti, yeteneği ve çok yönlülüğüyle modern sinemanın en önemli figürlerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Tom Cruise
Oyuncu kadrosu · Azınlık Raporu, Digger, Gözü Tamamen Kapalı olarak bilinir
Thomas Cruise Mapother IV, sahne adıyla Tom Cruise, 3 Temmuz 1962 tarihinde Syracuse, New York'ta dünyaya geldi. Çocukluğu, ailesinin sık sık taşınması ve öğrenme güçlüğü (disleksi) ile mücadele gibi zorluklarla geçti. Katolik bir ailede büyüdü ve gençliğinde kısa bir süre papazlık eğitimi almayı düşündü. Ancak lise yıllarında bir öğretmeninin teşvikiyle okulun tiyatro oyunlarına katılması, onun oyunculuk tutkusunu keşfetmesini sağladı ve hayatının yönünü tamamen değiştirdi. Oyunculuk kariyerine odaklanmak için 18 yaşında New York'a taşınan Cruise, ilk ufak rolünü 1981 yapımı "Endless Love" (Sonsuz Aşk) filminde aldı. Aynı yıl "Taps" (Askeri Okul) filmindeki disiplinli askeri öğrenci rolüyle daha fazla dikkat çekti. Ancak onu bir gecede gençlik idolüne dönüştüren ve Hollywood'daki hızlı yükselişini başlatan film, 1983 yapımı "Risky Business" (Riskli İş) oldu. Bu filmdeki karizması ve unutulmaz dans sahnesiyle adından söz ettirerek dönemin aranan genç yıldızları arasına girdi. Asıl küresel süperstarlığa adım atışı, 1986 yapımı aksiyon-drama filmi "Top Gun" ile gerçekleşti. Canlandırdığı cesur pilot Pete "Maverick" Mitchell karakteriyle özdeşleşen Cruise, bu filmle birlikte 80'lerin en büyük sinema ikonlarından biri haline geldi. Kariyeri boyunca dramdan ("Rain Man", "Born on the Fourth of July" - ilk Oscar adaylığı), gerilime ("The Firm"), romantizme ("Jerry Maguire" - ikinci Oscar adaylığı) ve bilim kurguya ("Minority Report", "Edge of Tomorrow") kadar pek çok farklı türde unutulmaz performanslar sergiledi. Paul Thomas Anderson'ın "Magnolia" (Manolya, 1999) filmindeki performansıyla üçüncü kez Oscar'a aday gösterildi. 1996 yılında başrolünü üstlendiği ve aynı zamanda yapımcılığını yaptığı "Mission: Impossible" (Görevimiz Tehlike) ile kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Ethan Hunt karakteriyle sinema tarihinin en ikonik ajanlarından birini yaratan Cruise, bu seriyle hem gişedeki gücünü pekiştirdi hem de yapımcı kimliğini öne çıkardı. Serinin en dikkat çekici yanlarından biri, Cruise'un tehlikeli aksiyon sahnelerinin büyük çoğunluğunu dublör kullanmadan bizzat gerçekleştirmesi oldu. Bu durum, onun işine olan bağlılığının ve fiziksel sınırları zorlayan adanmışlığının bir simgesi haline geldi. Kariyerinin ilerleyen yıllarında da yüksek tempolu projelerden vazgeçmeyen Cruise, 2022'de vizyona giren "Top Gun: Maverick" ile hem eleştirmenlerden tam not aldı hem de kariyerinin en büyük gişe başarısına imza atarak Hollywood'un zirvesindeki yerini ne kadar hak ettiğini bir kez daha kanıtladı. Tom Cruise, çalışma disiplini, tükenmeyen enerjisi, filmlerine olan derin bağlılığı ve yıllara meydan okuyan karizmasıyla tanınır.

Dennis Haysbert
Oyuncu kadrosu · Yardım Çağrısı, Büyük Hesaplaşma, Kung Fu Panda 2 olarak bilinir
Dennis Dexter Haysbert, 2 Haziran 1954 tarihinde San Mateo, Kaliforniya, ABD'de dünyaya gelmiştir. Ev hanımı bir anne ve şerif yardımcısı bir babanın oğlu olan Haysbert, dokuz çocuklu geniş bir ailede büyüdü. Lise yıllarında atletizm ve Amerikan futboluna büyük ilgi duysa da, spordan ziyade sanata yönelmeyi tercih ederek prestijli American Academy of Dramatic Arts'ta oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerine 1970'lerin sonu ve 1980'lerde "Lou Grant", "The A-Team" ve "Magnum, P.I." gibi popüler televizyon dizilerinde konuk oyuncu olarak başladı. Onu sinema izleyicisiyle tanıştıran ve ilk büyük çıkışını yapmasını sağlayan yapım, 1989 yapımı sevilen spor komedisi "Major League" (Büyük Lig) filminde canlandırdığı beyzbol oyuncusu Pedro Cerrano karakteri oldu. Bu rolün getirdiği tanınırlıkla birlikte 1990'lı yıllar boyunca sinemada sağlam bir yer edindi. "Navy SEALs" (1990), Michelle Pfeiffer ile başrolü paylaştığı "Love Field" (Aşk Tarlası) (1992), "Waiting to Exhale" (1995) ve Michael Mann'in başyapıtı "Heat" (Büyük Hesaplaşma) (1995) filmlerinde sergilediği güçlü performanslarla aranan bir karakter oyuncusu oldu. 1997 yılında Clint Eastwood'un yönettiği "Absolute Power" (Mutlak Güç) filminde de dikkat çeken bir performans sergiledi. Dennis Haysbert'i küresel çapta tanınan bir yıldıza ve televizyon efsanesine dönüştüren proje ise, 2001 yılında başlayan devrim niteliğindeki aksiyon dizisi "24" oldu. Dizide canlandırdığı ABD Başkanı David Palmer karakteri, sadece eleştirmenlerden tam not almakla ve kendisine Altın Küre adaylığı kazandırmakla kalmadı, aynı zamanda Amerikan televizyon tarihinin en ikonik ve güven veren lider tasvirlerinden biri olarak popüler kültüre kazındı. Televizyondaki bu devasa başarısıyla eş zamanlı olarak, Todd Haynes'in yönettiği 2002 yapımı "Far from Heaven" (Cennetten Çok Uzakta) filmindeki Raymond Deagan rolüyle beyaz perdede büyük beğeni topladı ve birçok eleştirmen birliğinden ödüller kazandı. "24" dizisinden sonra televizyondaki güçlü duruşunu sürdürerek aksiyon-drama dizisi "The Unit"te (2006-2009) Çavuş Jonas Blane karakterine hayat verdi. Derin, otoriter ve güven veren bariton sesiyle tanınan aktör, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde seslendirme sanatçılığında da oldukça başarılı işlere imza attı; "Kung Fu Panda 2" (2011) ve "Wreck-It Ralph" (2012) gibi animasyonlara ses verdi. Ayrıca uzun yıllardır ABD'nin en büyük sigorta firmalarından biri olan Allstate'in ikonik reklam yüzü ve kurumsal sesidir. Yakın dönemde televizyon dünyasında popüler dizi "Lucifer"da (2020) "Tanrı" karakterini canlandırarak izleyiciyi şaşırtmış, uzun soluklu "Sniper" film serisinde yer almış ve "No Exit" (2022) gibi gerilim yapımlarıyla hem sinema hem de televizyon dünyasındaki istikrarlı, saygın varlığını sürdürmüştür.

Imelda Staunton
Oyuncu kadrosu · Malefiz, Tommy & Tuppence, The Crown olarak bilinir
Imelda Mary Philomena Bernadette Staunton, 9 Ocak 1956 tarihinde Archway, Londra'da dünyaya gelmiştir. İrlandalı Katolik bir göçmen ailenin tek çocuğu olan Staunton, yeteneğini genç yaşta keşfederek dünyanın en prestijli oyunculuk okullarından Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) eğitim gördü. 1976'da mezun olduktan sonra İngiltere'nin en saygın tiyatro sahnelerinde, özellikle repertuar tiyatrolarında ve National Theatre bünyesinde kariyerine başladı. Sahnedeki başarısı, ona müzikallerdeki üstün performanslarıyla kazandığı çok sayıda Laurence Olivier Ödülü'nü getirdi; "Into the Woods", "Sweeney Todd" ve özellikle 2015 yapımı "Gypsy" müzikalindeki Momma Rose performansı tiyatro tarihine geçti. Sinemadaki kariyeri 1980'lerde başlasa da, 1990'larda "Kuru Gürültü" (Much Ado About Nothing) (1993), "Aşk ve Yaşam" (Sense and Sensibility) (1995) ve "Aşık Shakespeare" (Shakespeare in Love) (1998) gibi dönem filmlerindeki başarılı yan rollerle tanındı. Ancak Staunton'un sinemadaki asıl devleştiği an, Mike Leigh'in yönettiği sosyal gerçekçi drama "Vera Drake" (2004) filmi oldu. 1950'lerde işçi sınıfından gizlice kürtaj yapan bir kadını canlandırdığı bu rol, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında BAFTA Ödülü ve Venedik Film Festivali'nde Volpi Kupası kazandırdı, ayrıca Oscar'a aday gösterildi. Küresel çapta bir popüler kültür ikonuna dönüşmesi ise, "Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı" (2007) ve "Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1" (2010) filmlerinde canlandırdığı Dolores Umbridge karakteriyle gerçekleşti. Pembe kıyafetleri içindeki bu otoriter ve sadist bürokrat performansı o kadar etkileyiciydi ki, serinin en nefret edilen ama aynı zamanda oyunculuğu en çok takdir edilen kötü karakterlerinden biri oldu. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde çeşitliliğini koruyan Staunton, "Malefiz" (Maleficent) (2014) filminde bir peri, "Onur" (Pride) (2014) filminde bir insan hakları savunucusu olarak izleyici karşısına çıktı. Televizyon dünyasında ise "Downton Abbey" filmlerinde yer aldıktan sonra, Netflix'in fenomen dizisi "The Crown"ın (2022-2023) beşinci ve altıncı sezonlarında Kraliçe II. Elizabeth'i canlandırarak bu zorlu rolün altından başarıyla kalktı. Sanata katkılarından dolayı 2016 yılında Britanya İmparatorluk Nişanı (CBE) ve 2024 yılında "Dame" unvanı ile onurlandırılan Imelda Staunton, hem sahnede hem de perdede İngiltere'nin en yetenekli ve saygın karakter oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.

Sam Riley
Oyuncu kadrosu · Malefiz olarak bilinir
Samuel Peter W. Riley, 8 Ocak 1980 tarihinde Menston, Batı Yorkshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Tekstil ticaretiyle uğraşan bir baba ve anaokulu öğretmeni bir annenin oğlu olan Riley, eğitimini Uppingham School'da tamamladı. Gençlik yıllarında oyunculuğa ilgi duysa da, Londra Müzik ve Dramatik Sanat Akademisi (LAMDA) ve Kraliyet Dramatik Sanat Akademisi (RADA) gibi prestijli okullara yaptığı başvurular reddedildi. Bir süre giyim deposunda ve barmen olarak çalışan Riley, aynı zamanda Leeds merkezli "10,000 Things" adlı indie rock grubunun solistliğini yaptı. Grup bir albüm çıkarsa da beklenen ticari başarıyı yakalayamadı ve dağıldı. Müzik kariyerinin sona ermesinin ardından oyunculuğa odaklanan Riley, ilk önemli çıkışını televizyon filmlerinde küçük roller alarak yaptı. Ancak kariyerinin dönüm noktası ve onu uluslararası üne kavuşturan proje, Joy Division grubunun efsanevi solisti Ian Curtis'i canlandırdığı biyografik film "Control" (2007) oldu. Anton Corbijn'in yönettiği bu siyah-beyaz filmdeki performansı eleştirmenlerden tam not aldı ve kendisine İngiliz Bağımsız Film Ödülleri'nde "En İyi Çıkış Yapan Oyuncu" ödülünü kazandırdı. Bu rol, Riley'nin melankolik ve derinlikli karakterleri canlandırma yeteneğini kanıtlamasını sağladı. Bu başarının ardından Riley, bağımsız sinemadan büyük bütçeli Hollywood yapımlarına kadar geniş bir yelpazede roller üstlendi. Bilimkurgu ve fantezi unsurlarını barındıran "Franklyn" (2008) filminde rol aldıktan sonra, Graham Greene'in klasik romanından uyarlanan "Brighton Rock" (2010) filminde sosyopat gangster Pinkie Brown karakterine hayat verdi. Walter Salles'in yönettiği ve Jack Kerouac'ın kült romanından uyarlanan "Yolda" (On the Road) (2012) filminde başrol Sal Paradise'ı canlandırerek Amerikan edebiyatının ikonik bir figürüne hayat verdi. Aynı yıl Neil Jordan'ın "Bir Vampir Hikayesi" (Byzantium) (2012) filminde de yer aldı. Sam Riley'nin en geniş kitlelerce tanınan rolü ise, Angelina Jolie ile başrolü paylaştığı Disney yapımı "Maleficent" (2014) filmindeki sadık ve şekil değiştirebilen kuzgun Diaval karakteridir. Filmin başarısı üzerine, devam filmi "Maleficent: Mistress of Evil" (2019) yapımında da aynı rolle geri döndü. Farklı türleri denemekten çekinmeyen aktör, Jane Austen'ın klasik eserinin parodisi olan "Aşk ve Gurur ve Zombiler" (Pride and Prejudice and Zombies) (2016) filminde Albay Darcy'yi canlandırdı. Ayrıca Ben Wheatley'nin yönettiği aksiyon komedisi "Free Fire" (2016) ve biyografik drama "Radioactive" (2019) gibi yapımlarda yer aldı. Yakın dönemde Netflix yapımı "Rebecca" (2020) filminde Jack Favell karakteriyle ve aksiyon gerilim filmi "Way Down" (2021) ile izleyici karşısına çıkan Sam Riley, hem karizmatik kötü adamları hem de sempatik yardımcı karakterleri başarıyla canlandırabilen çok yönlü bir aktör olarak kariyerine devam etmektedir. Özel hayatında ise "Control" setinde tanıştığı Alman oyuncu Alexandra Maria Lara ile evlidir.

Emma Roberts
Oyuncu kadrosu · American Horror Story, Av olarak bilinir
Emma Rose Roberts (d. 10 Şubat 1991), Amerikalı oyuncu, şarkıcı ve yapımcıdır. Birden fazla film ve televizyon türüne yayılan performanslarıyla tanınan Roberts, özellikle korku ve gerilim türlerindeki çalışmalarıyla bir "çığlık kraliçesi" (scream queen) olarak kendini kabul ettirmiştir. Bir Genç Sanatçı Ödülü (Young Artist Award), bir MTV Film & Televizyon Ödülü ve bir ShoWest Ödülü de dahil olmak üzere çeşitli ödüllerin sahibidir. Oyunculuk kariyerine Blow (Beyaz Şeytan - 2001) adlı suç filmiyle adım atan Roberts, Nickelodeon'ın gençlik dizisi Unfabulous'taki (2004–2007) Addie Singer başrolüyle tanınmıştır. 2005 yılında bu dizi için hazırladığı ilk soundtrack albümü Unfabulous and More'u çıkarmıştır. Ardından Aquamarine (Denizden Gelen Kız - 2006), Nancy Drew (Gizemli Sevgilim - 2007), Wild Child (Asi Kız - 2008), Hotel for Dogs (Köpek Oteli - 2009), Valentine's Day (Sevgililer Günü - 2010), It's Kind of a Funny Story (Komik Bir Hikaye - 2010) ve The Art of Getting By (Aşk Sanatı - 2011) gibi çok sayıda filmde rol almıştır. Daha olgun roller arayışına giren Roberts; Lymelife (2008), 4.3.2.1. (2010), Scream 4 (Çığlık 4 - 2011), Adult World (2013), We're the Millers (Bu Nasıl Aile? - 2013) ve Gia Coppola imzalı Palo Alto (2013) filmlerinde başrol oynamıştır. O zamandan beri The Blackcoat's Daughter (2015), Nerve (Oyun - 2016), Who We Are Now (2017), Paradise Hills (Yeryüzü Cenneti - 2019), Holidate (2020) ve Marvel süper kahraman filmi Madame Web (2024) yapımlarında boy göstermiştir. FX'in antoloji korku dizisi American Horror Story'nin (2013–günümüz) birçok sezonundaki başrolleri ve Fox'un komedi-korku dizisi Scream Queens'teki (2015–2016) Chanel Oberlin karakteriyle ününü daha da pekiştirmiştir. Roberts, aynı zamanda "Belletrist" adlı kitap kulübünün kurucu ortaklarındandır.

Joey King
Oyuncu kadrosu · Suikast Treni, Aşkın Büyüsü 2, Korku Seansı olarak bilinir
Joey Lynn King, 30 Temmuz 1999 tarihinde Los Angeles, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Eğlence sektörüyle iç içe bir ailede büyüyen ve ablaları da kendisi gibi oyuncu olan King, profesyonel kariyerine henüz 4 yaşındayken ulusal reklam filmleriyle başladı. Kısa sürede Life Cereal, Eggo ve Walmart gibi markaların yüzü olarak 100'den fazla reklamda yer aldı. Sinema dünyasındaki ilk büyük çıkışını ise Selena Gomez ile başrolü paylaştığı, Beverly Cleary'nin kitap serisinden uyarlanan "Ramona and Beezus" (2010) filmiyle gerçekleştirdi. Bu filmdeki Ramona Quimby performansı, onun yetenekli bir çocuk yıldız olarak tanınmasını sağladı. Kariyerinin erken döneminde "Çılgın Aptal Aşk" (Crazy, Stupid, Love) (2011) gibi başarılı yapımlarda yer aldıktan sonra, Christopher Nolan'ın "Kara Şövalye Yükseliyor" (The Dark Knight Rises) (2012) filminde genç Talia al Ghul karakterini canlandırmak için saçlarını kazıtarak cesur bir adım attı. 2013 yılı King için verimli bir yıl oldu; hem "Beyaz Saray Düştü" (White House Down) filminde Channing Tatum'un kızı Emily Cale'i, hem de korku klasiği "Korku Seansı"nda (The Conjuring) Christine Perron'u canlandırdı. Televizyonda ise eleştirmenlerce beğenilen "Fargo" dizisinin ilk sezonunda Greta Grimly karakteriyle boy gösterdi. Ancak Joey King'i küresel bir gençlik ikonuna dönüştüren proje, Netflix yapımı romantik komedi filmi "Delidolu" (The Kissing Booth) (2018) oldu. Elle Evans karakterini canlandırdığı bu film, platformun en çok izlenen yapımlarından biri haline geldi ve King, serinin devam filmleri "The Kissing Booth 2" (2020) ve "The Kissing Booth 3" (2021) ile popülaritesini zirveye taşıdı. Aynı zamanda bu filmlerin yapımcılığını da üstlendi. Kariyerindeki en büyük sanatsal kırılma noktası ve eleştirel başarısı ise, gerçek bir suç hikayesine dayanan Hulu dizisi "The Act" (2019) ile geldi. Gypsy Rose Blanchard'ı canlandırmak için bir kez daha saçlarını kazıtan ve etkileyici bir fiziksel dönüşüm geçiren King, bu performansıyla hem Emmy hem de Altın Küre ödüllerine aday gösterildi. Bu rol, onun sadece bir gençlik yıldızı olmadığını, zorlu dramatik rollerin altından kalkabilen yetkin bir oyuncu olduğunu kanıtladı. Son yıllarda aksiyon sinemasına da yönelen oyuncu, Brad Pitt ile başrolü paylaştığı "Suikast Treni" (Bullet Train) (2022) ve başrolünü üstlendiği "The Princess" (2022) filmleriyle dikkat çekti. 2024 yılında ise Scott Westerfeld'in popüler romanından uyarlanan distopik bilimkurgu filmi "Uglies"ın başrolünü ve yapımcılığını üstlendi. Kendi yapım şirketi All The King's Horses aracılığıyla projeler geliştirmeye devam etmektedir.

Jacob Anderson
Oyuncu kadrosu · Bad Apples, Game of Thrones olarak bilinir
Jacob Basil Anderson, 18 Haziran 1990 tarihinde Bristol, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Afro-Karayip kökenli bir baba ve İngiliz bir annenin oğlu olarak doğan Anderson, sanat dünyasında sadece oyunculuğuyla değil, aynı zamanda Raleigh Ritchie sahne adıyla sürdürdüğü başarılı müzik kariyeriyle de tanınan çok yönlü bir yetenektir. 17 yaşında Londra'ya taşınarak kariyerine odaklanan Anderson, ilk yıllarında "Skins", "Casualty" ve "Silent Witness" gibi popüler İngiliz dizilerinde konuk oyuncu olarak yer aldı. Sinemadaki ilk ciddi çıkışını, İngiliz gençlik suç draması "Adulthood" (2008) filmindeki Omen karakteriyle yaptı. Ardından "Chatroom" (2010) ve "Comedown" (2012) gibi korku-gerilim filmlerinde rol aldı. Televizyonda kalıcı bir yer edinmesi, ITV'nin ödüllü suç draması "Broadchurch"un (2013) ilk sezonunda canlandırdığı Dean Thomas karakteriyle gerçekleşti. Ancak Jacob Anderson'ı küresel bir şöhrete kavuşturan ve popüler kültürün bir parçası haline getiren proje, HBO'nun fenomen dizisi "Game of Thrones" (Taht Oyunları) oldu. 2013 yılında, dizinin üçüncü sezonunda Grey Worm (Gri Solucan) karakteriyle kadroya dahil oldu. Kısırlaştırılmış seçkin askerlerden oluşan Lekesizler (Unsullied) ordusunun komutanı olarak, Daenerys Targaryen'in en sadık generallerinden birini canlandırdı. Başlangıçta duygusuz bir savaş makinesi olarak sunulan karakterin, Missandei ile yaşadığı trajik aşk hikayesi ve insani duygularını yeniden keşfetme süreci, Anderson'ın incelikli oyunculuğu sayesinde izleyicilerde derin bir etki bıraktı. Dizinin finaline kadar (2019) ana kadroda yer alarak dünya çapında tanınırlık kazandı. "Game of Thrones" sonrası dönemde bilimkurgu dünyasına adım atan Anderson, uzun soluklu "Doctor Who" dizisinin 13. sezonunda (Flux) ve özel bölümlerinde Vinder karakterini canlandırdı. Ancak kariyerindeki ikinci büyük zirve ve başrol performansı, Anne Rice'ın ünlü romanından uyarlanan AMC dizisi "Interview with the Vampire" (Vampirle Görüşme) (2022) ile geldi. 1994 yapımı filmde Brad Pitt'in canlandırdığı ikonik Louis de Pointe du Lac rolünü devralan Anderson, karakteri 20. yüzyılın başındaki New Orleans'ta siyahi bir adam olarak yeniden yorumladı. Lestat rolündeki Sam Reid ile yakaladığı uyum ve karakterin varoluşsal sancılarını yansıtmadaki başarısı, eleştirmenlerden övgü dolu yorumlar almasını sağladı ve onu modern gotik korku türünün önemli yüzlerinden biri yaptı. Oyunculuğunun yanı sıra, Raleigh Ritchie adıyla alternatif R&B ve trip-hop türünde müzik yapan sanatçı, "You're a Man Now, Boy" (2016) ve "Andy" (2020) adlı stüdyo albümlerini yayınlamış, duygusal derinliği olan şarkı sözleriyle müzik eleştirmenlerinden tam not almıştır. Özel hayatında, kendisi gibi oyuncu olan Aisling Loftus ile evli olan Jacob Anderson, bir kız çocuğu babasıdır.