Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Women in Blue posteri

Women in Blue

2024

DramSuç

1971'de dört kadın, aşırı muhafazakâr normlara meydan okuyarak Meksika'nın ilk kadın polis birliğine katılır, ancak çok geçmeden bunun aslında medyanın dikkatini bir seri katilden uzaklaştırmak için yapılan reklam gösterisi olduğunu fark ederler. Bir yandan ölü sayısı artarken onlar da katili adalete teslim etmek için aralarında bir anlaşma yapar.

Debra Messing fotoğrafı

Debra Messing

Oyuncu kadrosu · Will & Grace olarak bilinir

Debra Lynn Messing, 15 Ağustos 1968 tarihinde Brooklyn, New York'ta dünyaya gelmiştir. Rus, Polonya ve Yahudi kökenli bir ailenin kızı olan Messing, çocukluğunu East Greenwich, Rhode Island'da geçirdi. Lise yıllarında okul müzikallerinde sahne alarak oyunculuğa adım atan Messing, Brandeis Üniversitesi'nde tiyatro eğitimi aldı ve ardından prestijli New York Üniversitesi Tisch Sanat Okulu'nun "Graduate Acting Program" bölümünden yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. Kariyerinin başlarında tiyatro sahnelerinde ve "NYPD Blue", "Seinfeld" gibi dizilerde konuk oyuncu olarak yer alan Messing, sinemadaki ilk çıkışını "A Walk in the Clouds" (1995) filmindeki küçük bir rolle yaptı. Televizyondaki ilk düzenli başrolünü ise sitcom "Ned and Stacey" (1995-1997) ile elde etti. Ancak onu dünya çapında bir şöhrete kavuşturan ve kariyerini tanımlayan rol, 1998 yılında başlayan efsanevi sitcom "Will & Grace"teki Grace Adler karakteri oldu. Eric McCormack ile başrolü paylaştığı bu dizide canlandırdığı nevrotik ama sevilen iç mimar karakteri, ona 2003 yılında "Komedi Dizilerinde En İyi Kadın Oyuncu" dalında Primetime Emmy Ödülü kazandırdı. Dizi, 1998-2006 yılları arasındaki orijinal yayınından sonra, 2017-2020 yılları arasında başarılı bir geri dönüş sezonuyla (revival) tekrar ekranlara geldi. Televizyon başarısının yanı sıra Debra Messing, sinema kariyerinde de özellikle romantik komedi türünde önemli işlere imza attı. Woody Allen'ın "Hollywood Ending" (2002) filminde ve Richard Gere ile gerilim filmi "Gecenin Nefesi"nde (The Mothman Prophecies) (2002) rol aldı. Geniş kitlelerce tanınan sinema filmleri arasında Jennifer Aniston ve Ben Stiller ile birlikte oynadığı "Along Came Polly" (2004) ve başrolünü Dermot Mulroney ile paylaştığı, gişede büyük başarı yakalayan "Kiralık Sevgili" (The Wedding Date) (2005) yer alır. Ayrıca 2008 yapımı "The Women" filminin kadrosunda da bulundu. Messing, komedi dışındaki yeteneklerini de sergilemekten çekinmedi. 2007 yapımı mini dizi "The Starter Wife"taki performansıyla Altın Küre ve Emmy ödüllerine aday gösterildi. Müzikal drama türündeki NBC dizisi "Smash"te (2012-2013) canlandırdığı Julia Houston karakteriyle beğeni toplarken, polisiye komedi-drama "The Mysteries of Laura" (2014-2016) dizisinde hem dedektif hem de anne olan Laura Diamond karakterine hayat verdi. 2014 yılında "Outside Mullingar" oyunuyla Broadway'deki ilk çıkışını yapan oyuncu, son dönemde gerilim filmi "Searching" (2018) ve Netflix yapımı "13: The Musical" (2022) gibi projelerde yer almıştır. Aktif bir sosyal sorumluluk bilincine sahip olan Messing, özellikle HIV/AIDS önleme ve farkındalık çalışmalarıyla tanınmaktadır.

Leslie Silva fotoğrafı

Leslie Silva

Oyuncu kadrosu · Numb3rs olarak bilinir

Leslie Silva, 21 Nisan 1968 tarihinde Schenectady, New York, Amerika Birleşik Devletleri'nde dünyaya gelmiştir. Sanat eğitimine büyük önem veren Silva, Connecticut Üniversitesi'nden Güzel Sanatlar lisans derecesini aldıktan sonra, dünyanın en prestijli konservatuvarlarından biri olan Juilliard Okulu'nun drama bölümüne (Grup 24) kabul edildi ve buradan Güzel Sanatlar Yüksek Lisans derecesiyle mezun oldu. Profesyonel oyunculuk kariyerine 1995 yılında New York'ta Off-Broadway tiyatro oyunlarında sahne alarak başladı ve özellikle klasik tiyatro eserlerindeki performanslarıyla sahne deneyimi kazandı. Televizyon dünyasındaki ilk büyük ve kalıcı rolünü, 1999 yılında NBC'nin popüler tıp ve aile draması "Providence" dizisinde canlandırdığı Dr. Helen Reynolds karakteriyle elde etti. Bu rol, onun kariyerinde sağlam bir temel oluşturdu. Ardından 2002 yılında, bilimkurgu türünün kült yapımlarından biri kabul edilen "Odyssey 5" dizisinde Peter Weller ile birlikte başrolü paylaşarak televizyon muhabiri Sarah Glaser karakterine hayat verdi. Dizi kısa sürmesine rağmen, Silva'nın bu performansı bilimkurgu hayranları tarafından beğeniyle karşılandı. Genellikle otoriter, zeki, soğukkanlı ve profesyonel karakterleri (doktorlar, yargıçlar, adli tabipler) canlandırmasıyla tanınan Silva, Amerikan televizyonunun en uzun soluklu dizilerinde güvenilir bir karakter oyuncusu olarak yer edindi. "CSI: Crime Scene Investigation", "Law & Order", "Cold Case", "ER" ve "The Good Wife" gibi sayısız yapımda konuk oyuncu olarak yer aldı. CBS'in suç draması "Numb3rs" dizisinde M.E. Ridenhour karakteriyle ve Jennifer Lopez'in başrolünde olduğu "Shades of Blue" dizisinde Gail Baker rolüyle uzun süreli ve tekrar eden performanslar sergiledi. Sinemada ise Hilary Swank ile birlikte rol aldığı doğaüstü korku filmi "Hasat Zamanı" (The Reaping) (2007) filmindeki rolüyle bilinmektedir. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde The CW kanalının "In the Dark" (2019-2022) dizisinde Rhonda karakteriyle izleyici karşısına çıkan deneyimli oyuncu, son yıllarda ABC'nin tarihi mini dizisi "Women of the Movement" (2022), Rian Johnson'ın eleştirmenlerce övülen gizem dizisi "Poker Face" (2023) ve "So Help Me Todd" gibi projelerde yer aldı. Leslie Silva, son olarak 2024 yapımı A24 filmi "Babygirl"ün kadrosunda Hazel karakteriyle yer alarak sinema ve televizyon kariyerini aktif bir şekilde sürdürmektedir.

Pedro Pascal fotoğrafı

Pedro Pascal

Oyuncu kadrosu · Star Wars: Mandalorian ve Grogu, The Mandalorian, The Last of Us olarak bilinir

José Pedro Balmaceda Pascal, 2 Nisan 1975 tarihinde Santiago, Şili'de dünyaya gelmiştir. Ailesi, Pinochet diktatörlüğüne muhalif oldukları için doğumundan kısa bir süre sonra Şili'den ayrılarak önce Danimarka'ya sığınmış, ardından Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşmiştir. Pascal, çocukluk ve gençlik yıllarını büyük ölçüde Orange County, Kaliforniya ve San Antonio, Teksas'ta geçirmiştir. Oyunculuğa erken yaşlarda ilgi duyan Pascal, Orange County Sanat Okulu'nda ve ardından New York Üniversitesi'nin prestijli Tisch Sanat Okulu'nda oyunculuk eğitimi almıştır. Kariyerinin ilk dönemlerinde, 2000'li yıllar boyunca New York tiyatrolarında (Off-Broadway dahil) sahneye çıkmış ve Buffy the Vampire Slayer, NYPD Blue, Law & Order serileri gibi birçok popüler televizyon dizisinde konuk oyuncu olarak yer almıştır. Bu yıllarda genellikle "Pedro Balmaceda" adıyla anılan Pascal, istikrarlı bir şekilde sektörde çalışmış ancak henüz büyük bir çıkış yakalayamamıştır. Pedro Pascal'ın kariyerindeki dönüm noktası, HBO'nun fenomen dizisi Game of Thrones'un (2014) dördüncü sezonunda canlandırdığı Oberyn Martell ("Kızıl Engerek") karakteriyle gelmiştir. Karakterinin dizideki ömrü kısa olmasına rağmen, Pascal'ın karizmatik, tehlikeli ve unutulmaz performansı izleyiciler ve eleştirmenler tarafından büyük beğeni toplamış ve kariyerini bir anda yükselişe geçirmiştir. Bu başarının ardından Netflix'in popüler dizisi Narcos'ta (2015–2017) başrollerden biri olan DEA ajanı Javier Peña'yı canlandırarak uluslararası tanınırlığını daha da artırmıştır. Ancak Pascal'ı küresel bir süperstara dönüştüren ve popüler kültürdeki yerini sağlamlaştıran roller, Disney+ dizisi The Mandalorian (2019'dan itibaren) ve HBO dizisi The Last of Us (2023'ten itibaren) ile gelmiştir. The Mandalorian'da, yüzü çoğunlukla kaskla kapalı olan baş karakter Din Djarin'i canlandıran Pascal, sadece ses tonu ve fiziksel performansıyla bile ikonik bir karakter yaratmayı başarmıştır. The Last of Us dizisindeki Joel Miller rolü ise ona eleştirmenlerden büyük övgü, Screen Actors Guild (SAG) Ödülü ve birçok prestijli adaylık (Emmy, Altın Küre dahil) getirmiş ve A listesindeki yerini perçinlemiştir. Bu rol, onun karmaşık ve duygusal derinliği olan karakterleri başarıyla canlandırma yeteneğini bir kez daha kanıtlamıştır. Televizyondaki büyük başarılarının yanı sıra sinemada da önemli roller üstlenmiştir. Kingsman: Altın Çember (Kingsman: The Golden Circle) (2017), Wonder Woman 1984 (2020), Nicolas Cage ile başrolü paylaştığı Yetenekli Bay Cage (The Unbearable Weight of Massive Talent) (2022) ve Pedro Almodóvar'ın kısa filmi Strange Way of Life (2023) gibi yapımlarda yer almıştır. Gelecek projeleri arasında Ridley Scott'ın yönettiği Gladyatör 2 ve Marvel Sinematik Evreni'nin Fantastik Dörtlü filmindeki Reed Richards / Mr. Fantastic rolü gibi merakla beklenen yapımlar bulunmaktadır. Pedro Pascal, sahip olduğu doğal karizma, rollerine kattığı yoğunluk ve drama, aksiyon, komedi gibi farklı türler arasındaki etkileyici geçiş yeteneğiyle tanınır. Sıklıkla karmaşık, ahlaki olarak gri alanlarda dolaşan veya koruyucu baba figürlerini canlandıran oyuncu, "İnternetin Babası" olarak anılmasına yol açan sempatik ve samimi kamuoyu imajıyla da bilinir

Andy Garcia fotoğrafı

Andy Garcia

Oyuncu kadrosu · Ocean's Eleven, Baba III, Kalk ve Diren olarak bilinir

Andrés Arturo García Menéndez, bilinen adıyla Andy Garcia, 12 Nisan 1956 tarihinde Havana, Küba'da dünyaya gelmiştir. Başarılı bir avukat ve çiftçi bir babanın ile İngilizce öğretmeni bir annenin oğlu olan Garcia, 1961 yılındaki Domuzlar Körfezi Çıkarması'nın ardından henüz beş yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göç ederek Miami, Florida'ya yerleşti. Gençliğinde basketbola büyük ilgi duysa da geçirdiği bir hastalık sonrası sporu bırakmak zorunda kaldı ve Florida Uluslararası Üniversitesi'nde eğitim görürken oyunculuğa yöneldi. Kariyerini ilerletmek için Los Angeles'a taşınan Garcia, 1980'lerin başında "Hill Street Blues" gibi televizyon dizilerinde ve "The Mean Season" (1985) ile "8 Million Ways to Die" (1986) gibi filmlerde aldığı küçük rollerle adını duyurmaya başladı. Garcia'nın Hollywood'daki asıl büyük çıkışı ve yeteneğini geniş kitlelere kanıtlaması, Brian De Palma'nın yönettiği ve Kevin Costner, Sean Connery ve Robert De Niro gibi isimlerle birlikte rol aldığı suç başyapıtı "Dokunulmazlar" (The Untouchables) (1987) filminde canlandırdığı ajan George Stone karakteriyle gerçekleşti. Bu başarının ardından Ridley Scott'ın "Karat Yağmur" (Black Rain) (1989) filminde Michael Douglas ile başrolü paylaştı. Ancak Garcia'yı gerçek bir sinema yıldızı yapan ve ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü adaylığı kazandıran performans, Francis Ford Coppola'nın efsanevi serisinin son halkası "Baba 3" (The Godfather Part III) (1990) filminde hayat verdiği acımasız ve karizmatik Vincent Mancini karakteri oldu. 1990'lar boyunca "Kirli İlişkiler" (Internal Affairs) (1990), "Erkek Severse" (When a Man Loves a Woman) (1994) ve "Gecenin Rengi" (Night Falls on Manhattan) (1996) gibi başarılı yapımlarda başrol oynayarak dramatik ve karanlık rollerdeki çok yönlülüğünü sergiledi. 2000'li yıllara gelindiğinde, yıldızlarla dolu bir kadroya sahip olan ve gişede büyük başarı yakalayan "Ocean's Eleven" (2001) ile devam filmleri "Ocean's Twelve" (2004) ve "Ocean's Thirteen" (2007) serisinde canlandırdığı soğukkanlı kumarhane sahibi Terry Benedict rolüyle modern popüler kültürdeki yerini sağlamlaştırdı. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde "Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz" (Mamma Mia! Here We Go Again) (2018), "The Mule" (2018) ve "Father of the Bride" (2022) gibi çeşitli projelerde yer alarak tecrübesini ekrana yansıtmaya devam etti. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra Garcia, köklerine olan bağlılığını sıkça projelerine yansıtmaktadır. Küba müziği ve kültürüne olan tutkusuyla tanınan aktör, piyanist ve besteci olarak da faaliyet göstermekte olup, yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği, aynı zamanda başrolünde oynadığı "Kayıp Şehir" (The Lost City) (2005) filmiyle bu mirası beyaz perdeye başarılı bir şekilde taşımıştır.

Viola Davis fotoğrafı

Viola Davis

Oyuncu kadrosu · How to Get Away with Murder, Tutsak, Hacker olarak bilinir

Viola Davis, 11 Ağustos 1965 tarihinde St. Matthews, Güney Karolina, ABD'de dünyaya gelmiştir. At terbiyecisi bir baba ve hizmetçi/fabrika işçisi bir annenin kızı olan Davis, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Central Falls, Rhode Island'da ciddi bir yoksulluk içinde geçirdi. Bu zorlu koşullara rağmen lise yıllarında oyunculuğa büyük bir tutkuyla bağlandı. Rhode Island College'da tiyatro eğitimi aldıktan sonra prestijli Juilliard Okulu'na kabul edilerek dört yıl boyunca sanatını mükemmelleştirdi. Profesyonel kariyerine 1990'ların sonunda tiyatro sahnelerinde adım atan Davis, 2001 yılında "King Hedley II" oyunundaki performansıyla tiyatronun en prestijli ödüllerinden Tony Ödülü'nü kazanarak sahne dünyasında rüştünü ispatladı. Aynı dönemde Steven Soderbergh'in "Out of Sight" (Aşk ve Para) (1998) ve "Traffic" (Trafik) (2000) gibi filmlerinde ufak roller alarak sinemaya geçiş yaptı. Onu Hollywood'un ve tüm dünyanın radarına sokan, eleştirmenleri kendine hayran bırakan kırılma noktası ise 2008 yapımı "Doubt" (Şüphe) filmi oldu. Filmde sadece tek bir sahnede görünmesine rağmen sergilediği inanılmaz performans ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ilk Oscar adaylığını getirdi. Bu çıkışın ardından 2011 yapımı hit drama "The Help" (Duyguların Rengi) filminde canlandırdığı Aibileen Clark karakteriyle başrol seviyesine yükseldi ve bu rolüyle En İyi Kadın Oyuncu dalında ikinci kez Oscar'a aday gösterildi. 2014 yılında televizyon dünyasına adım atarak kariyerinde yepyeni bir zirveye ulaştı. "How to Get Away with Murder" (2014-2020) dizisinde canlandırdığı sert, zeki ve karmaşık savunma avukatı Annalise Keating karakteriyle televizyon tarihine geçti. Bu rolle 2015 yılında Drama Dizilerinde En İyi Kadın Oyuncu dalında Emmy Ödülü'nü kazanarak, bu ödülü başrol kategorisinde alan ilk siyahi kadın oyuncu oldu. Sinemadaki başarısını 2016 yılında Denzel Washington ile başrolü paylaştığı "Fences" (Çitler) filmiyle taçlandırdı ve bu filmdeki unutulmaz Rose Maxson performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar'ını kucakladı. Ayrıca DC Genişletilmiş Evreni'nde "Suicide Squad" (Gerçek Kötüler) (2016) ve devam projelerinde acımasız hükümet yetkilisi Amanda Waller karakterine hayat vererek gişe canavarı aksiyon filmlerindeki ağırlığını da gösterdi. Kariyerinin olgunluk döneminde "Ma Rainey's Black Bottom" (2020) filmindeki efsanevi blues şarkıcısı rolüyle bir kez daha Oscar'a aday olan Davis, 2022 yapımı tarihi aksiyon destanı "The Woman King" (Kadın Kral) ile fiziksel sınırlarını zorlayarak çok yönlülüğünü bir kez daha kanıtladı. 2023 yılında "Finding Me" adlı otobiyografik kitabının seslendirmesiyle Grammy Ödülü'nü kazanarak sanat dünyasının en seçkin kulübü olan ve Emmy, Grammy, Oscar, Tony ödüllerinin dördüne birden sahip sanatçıları ifade eden "EGOT" statüsüne ulaşan tarihteki nadir isimlerden biri oldu. Viola Davis, günümüzde prodüksiyon şirketi JuVee Productions ile sektöre kazandırdığı projeler ve muazzam oyunculuğu ile modern sinemanın en saygın ikonlarından biri olarak kariyerini sürdürmektedir.

C.I.D.

c-i-d-15226

A team of dedicated men and women in the Crime Investigation Department will risk everything to solve Mumbai's toughest, most complicated crimes.

Veronica Falcón fotoğrafı

Veronica Falcón

Oyuncu kadrosu · Lee Cronin'den Mumya olarak bilinir

Veronica Falcón, 8 Ağustos 1966 tarihinde Meksiko, Meksika'da dünyaya gelmiştir. Sanata ve sahneye olan tutkusu genç yaşlarda başlayan Falcón, kariyerinin ilk on yıllarını ağırlıklı olarak ülkesi Meksika'da geçirdi. Uzun yıllar boyunca hem saygın bir oyuncu hem de yetenekli bir koreograf olarak çalışan sanatçı; İspanyolca dilindeki birçok televizyon dizisinde, tiyatro oyununda ve sinema filminde görev alarak kendi ülkesinde oldukça başarılı ve istikrarlı bir kariyer inşa etti. Kariyerindeki en büyük, en cesur dönüm noktası ve küresel çapta tanınmasını sağlayan süreç, 50 yaşına geldiğinde Hollywood'da şansını denemek üzere Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınma kararı almasıyla başladı. Bu cesur adımın ardından kısa sürede farklı aurası ve yeteneğiyle Amerikan sinema ve televizyon sektörünün dikkatini çekti. Onu uluslararası bir yıldıza dönüştüren ve kariyerinde gerçek bir patlama yaratan rol, USA Network'ün popüler suç draması dizisi "Queen of the South"ta (2016-2021) canlandırdığı acımasız, zeki ve otoriter kartel lideri Camila Vargas karakteri oldu. Bu roldeki karizmatik ve güçlü performansı, eleştirmenlerden büyük övgü topladı ve ona dünya çapında devasa bir hayran kitlesi kazandırdı. "Queen of the South" dizisinin getirdiği büyük başarının ardından Falcón, İngilizce dilindeki prestijli yapımların en çok aranan ve saygı duyulan karakter oyuncularından biri haline geldi. HBO'nun çok beğenilen dönem draması "Perry Mason"da (2020) başarılı iş kadını Lupe Gibbs karakterine hayat verdi ve popüler antoloji dizisi "Why Women Kill"in (2021) ikinci sezon kadrosunda başrollerden birini üstlendi. Televizyondaki hakimiyetini, Netflix'in bol ödüllü fenomen dizisi "Ozark"ın dördüncü sezonunda (2022) canlandırdığı korkutucu kartel lideri Camila Elizondro rolüyle perçinledi ve gerilim türündeki ustalığını bir kez daha kanıtladı. Televizyon projelerinin yanı sıra büyük bütçeli ana akım sinema filmlerinde de boy gösteren usta aktris, Disney yapımı fantastik macera filmi "Jungle Cruise" (2021) ve Amazon Prime draması "A Million Miles Away" (2023) gibi yapımlarla beyaz perdede seyirci karşısına çıktı. 50 yaşından sonra tamamen yeni bir ülkede ve sektörde uluslararası bir kariyer inşa ederek ilham verici bir başarı hikayesine imza atan Veronica Falcón; güçlü duruşu, derinlikli oyunculuğu ve ekrandaki karizmatik varlığıyla günümüz Hollywood'unun en saygın isimlerinden biri olarak üretmeye devam etmektedir.

Mad Men

mad-men-1104

Set in 1960-1970 New York, this sexy, stylized and provocative drama follows the lives of the ruthlessly competitive men and women of Madison Avenue advertising.

Sultana

sultana-1656489

Sultana is a drama set in Istanbul's one and only strip club, telling a story of a women, power, rivalry and solidarity. A new Turkish story where women are not victims in a fairy tale, but warriors learning that the 'handsome prince' is often the real monster- and their only salvation is each other. Meral the long reigning queen of the one and only strip club of Istanbul which is Sultana, takes a talented new Belarusian dancer named Anna under her wing. But she soon realizes she has created a rival powerful enough to replace her, and a ruthless power struggle erupts between the two women.

Amigas & Rivais

amigas-rivais-135388

Amigas & Rivais is a Brazilian telenovela produced by SBT in association with Televisa and originally broadcast from August 6, 2007, to January 18, 2008. It is a remake of the Mexican telenovela Amigas y rivales (2001), created by Emilio Larrosa. Adapted by Letícia Dornelles, with text supervision by Thereza di Giácomo, the telenovela stars Cacau Melo, Lisandra Cortez, Karla Tenório, Thaís Pacholek, and Talita Castro. The story follows four young women from different social backgrounds: Nicole, Laura, Olívia, and Helena. Although they have different personalities and life experiences, they form a strong friendship while facing the challenges of youth, love, family conflicts, and personal struggles. Their lives become complicated by secrets, betrayals, jealousy, and the schemes of Rosana, Helena's manipulative stepmother, who is willing to do anything to achieve her goals.

Sin Verguenza

sin-verguenza-4927

Sin Vergüenza is a Spanish-language telenovela produced by Telemundo and RTI Colombia. This limited-run series about four beautiful, yet very different women, resembles a latin version of Sex in the City meets Desperate Housewives. Venezuelan actress Gaby Espino stars. The series ran up to three seasons and up to 45 minutes with commercials.

Teenage Sex and Death at Camp Miasma

teenage-sex-and-death-at-camp-miasma-1240889

After years of slapdash sequels, the Camp Miasma franchise is handed over to an enthusiastic young director for resurrection. But when she visits the original’s star, a now-reclusive actress shrouded in mystery, the two women fall into a blood-soaked world of desire, fear, and delirium.

Kirsten Dunst fotoğrafı

Kirsten Dunst

Oyuncu kadrosu · İç Savaş, Çatıda Biri Var, Örümcek Adam 3 olarak bilinir

30 Nisan 1982 tarihinde New Jersey-ABD'de dünyaya geldi. Henüz üç yaşındayken bir Ford reklamı sayesinde kamerayla tanışan Dunst, 1989 yılına kadar modellik yapmayı ve reklam filmlerinde rol almaya devam etti. 1989'da ise Woody Allen'ın “ New York Stories ” filminde aldığı ufak rol sayesinde sinema kariyerine başladı. 11 yaşında iken “ Vampirle Görüşme ” filminde Claudia’yı canlandırdı. Bu dönemde "Little Women", "Jumanji" gibi filmlerde yer almayı da başararak tanınan ve beğenilen genç oyuncu haline geldi. 2002 yılında "Örümcek Adam"in sinema uyarlamasında Peter Parker'ın aşık olduğu Mary Jane Watson rolüyle kamera karşısına geçince tüm dünyada tanınan bir aktris olmayı başardı. Daha sonra Melankoli, Fargo (TV Dizisi) gibi yapımlarda yer almaya devam etti.

Dallas

dallas-40

The world's first mega-soap, and one of the most popular ever produced, Dallas had it all. Beautiful women, expensive cars, and men playing Monopoly with real buildings. Famous for one of the best cliffhangers in TV history, as the world asked "Who shot J.R.?" A slow-burner to begin with, Dallas hit its stride in the 2nd season, with long storylines and expert character development. Dallas ruled the airwaves in the 1980's.

Christian Bale fotoğrafı

Christian Bale

Oyuncu kadrosu · Batman Başlıyor, Kara Şövalye Yükseliyor, Büyük Açık olarak bilinir

Christian Charles Philip Bale, 30 Ocak 1974 tarihinde Haverfordwest, Galler'de dünyaya gelmiştir. İngiliz bir ailenin çocuğu olan Bale, çocukluk yıllarını İngiltere, Portekiz ve Amerika Birleşik Devletleri gibi farklı ülkelerde geçirmiştir. Annesinin sirk performansçısı olması, onun sanat dünyasına erken yaşta ilgi duymasını sağladı. İlk oyunculuk deneyimini reklam filmlerinde ve Londra'daki tiyatro sahnelerinde, Rowan Atkinson ile birlikte "The Nerd" oyununda rol alarak edindi. Bale'in sinema dünyasındaki ilk büyük çıkışı ve onu uluslararası alanda tanıtan yapım, henüz 13 yaşındayken Steven Spielberg'in yönettiği II. Dünya Savaşı draması "Güneş İmparatorluğu" (Empire of the Sun) (1987) oldu. Bu filmde canlandırdığı Jim Graham karakteriyle eleştirmenlerden büyük övgü topladı. 1990'larda "Newsies" (1992), "Swing Kids" (1993) ve "Küçük Kadınlar" (Little Women) (1994) gibi yapımlarda yer alarak gençlik rollerinden yetişkin rollerine başarılı bir geçiş yaptı. "Velvet Goldmine" (1998) gibi bağımsız filmlerdeki cüretkar rolleriyle dikkat çekti. Kariyerindeki en belirgin dönüm noktalarından ve kültleşen performanslarından biri, Bret Easton Ellis'in romanından uyarlanan "Amerikan Sapığı" (American Psycho) (2000) filmindeki Patrick Bateman rolü oldu. Bu performansıyla hem karanlık mizahı hem de fiziksel disiplini başarıyla harmanlayarak yeteneğini kanıtladı. Metot oyunculuğuna olan aşırı bağlılığı ve rolleri için geçirdiği radikal fiziksel değişimlerle tanınan Bale, özellikle Trevor Reznik karakteri için hayati tehlike oluşturacak kadar kilo verdiği "Makinist" (The Machinist) (2004) filmi ile hafızalara kazındı. Hemen ardından Christopher Nolan'ın "Batman Başlıyor" (Batman Begins) (2005) filmi için kısa sürede kas kütlesini artırarak Bruce Wayne/Batman karakterine hayat verdi. Nolan'ın yönettiği "Kara Şövalye" (The Dark Knight) (2008) ve "Kara Şövalye Yükseliyor" (The Dark Knight Rises) (2012) filmleriyle devam eden bu üçleme, hem eleştirel hem de ticari açıdan büyük başarı elde etti ve Bale'i küresel bir süperstar haline getirdi. Bu süreçte Hugh Jackman ile başrolü paylaştığı "Prestij" (The Prestige) (2006) ve western türündeki "3:10 Yuma Treni" (3:10 to Yuma) (2007) gibi önemli yapımlarda da yer aldı. Dicky Eklund'u canlandırdığı biyografik drama "Dövüşçü" (The Fighter) (2010) filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar) ve Altın Küre kazandı. David O. Russell ile işbirliğini sürdürerek "Düzenbaz" (American Hustle) (2013) filminde rol aldı ve bu rol için yine büyük bir fiziksel değişim geçirdi. Finansal krizi konu alan "Büyük Açık" (The Big Short) (2015) ve Dick Cheney'yi canlandırdığı "Vice" (2018) filmleriyle de Oscar adaylıkları elde etti. Ayrıca "Asfaltın Kralları" (Ford v Ferrari) (2019) filmindeki Ken Miles performansı ile büyük beğeni topladı. Son dönemde Marvel Sinematik Evreni'ne katılarak "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" (Thor: Love and Thunder) (2022) filminde Gorr karakterini canlandıran Christian Bale, jenerasyonunun en yetenekli ve bukalemun gibi şekil değiştirebilen oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.

Jean Smart fotoğrafı

Jean Smart

Oyuncu kadrosu · Hacks, Babil, Kim Possible olarak bilinir

Jean Elizabeth Smart, 13 Eylül 1951 tarihinde Seattle, Washington'da dünyaya gelmiştir. Washington Üniversitesi'nin Profesyonel Aktörler Eğitim Programı'ndan mezun olduktan sonra kariyerine tiyatro sahnesinde başladı. Pasifik Kuzeybatı'daki bölgesel tiyatrolarda deneyim kazandıktan sonra New York'a taşındı ve Off-Broadway ile Broadway'de sahneye çıkarak bir tiyatro oyuncusu olarak kendini kanıtladı. Smart'ın ulusal çapta tanınırlık kazanması, 1986-1991 yılları arasında yayınlanan ve bir kült klasiği haline gelen sitcom "Designing Women" sayesinde oldu. Bu dizide canlandırdığı iyi kalpli ve saf ofis yöneticisi Charlene Frazier Stillfield karakteriyle milyonların sevgisini kazandı ve bir televizyon yıldızı haline geldi. Bu rolün ardından bilinçli olarak farklı karakterler canlandırmaya yönelen Smart, komedi türündeki başarısını, "Frasier" dizisindeki konuk oyuncu rolüyle 2000 ve 2001 yıllarında art arda kazandığı iki Emmy Ödülü ile taçlandırdı. Kariyeri boyunca hem komedi hem de dramada ne kadar yetenekli olduğunu kanıtlayan Smart, 2006-2007 yıllarında rol aldığı politik gerilim dizisi "24"te canlandırdığı dengesiz First Lady Martha Logan karakteriyle dramatik yönünün ne kadar güçlü olduğunu gösterdi ve bu performansıyla büyük beğeni toplayarak bir Emmy adaylığı daha kazandı. 2008'de ise "Samantha Who?" dizisindeki rolüyle üçüncü Emmy ödülünü kucakladı. İlerleyen yıllarda "Fargo" (2015) ve "Watchmen" (2019) gibi prestijli mini dizilerdeki rolleriyle de eleştirmenlerden tam not aldı. Ancak Smart, 2020'lerin başında kariyerinde "Jeanaissance" olarak adlandırılan olağanüstü bir zirveye ulaştı. HBO Max dizisi "Hacks"te (2021-günümüz) canlandırdığı efsanevi stand-up komedyeni Deborah Vance karakteri, ona kariyerinin en büyük başarısını getirdi. Bu rolüyle 2021 ve 2022'de art arda iki kez Komedi Dizilerinde En İyi Kadın Oyuncu Emmy Ödülü'nü, bir Altın Küre ve bir Ekran Oyuncuları Derneği (SAG) ödülünü kazandı. İnanılmaz bir şekilde, 2021'de aynı zamanda "Mare of Easttown" dizisindeki yardımcı rolüyle de bir Emmy daha kazanarak aynı geceden iki ödülle ayrıldı. Jean Smart, bir sitcom yıldızlığından neslinin en çok ödül kazanan ve en saygın aktörlerinden birine dönüşen, olağanüstü yeteneği ve kariyerindeki uzun ömürlülüğü ile tanınan yaşayan bir efsanedir.

Elle Fanning fotoğrafı

Elle Fanning

Oyuncu kadrosu · Margo's Got Money Troubles, Predator: Vahşi Topraklar, Manevi Değer olarak bilinir

Mary Elle Fanning, 9 Nisan 1998 tarihinde Conyers, Georgia, ABD'de dünyaya gelmiştir. Tenisçi bir anne ve beyzbolcu bir babanın kızı, aynı zamanda ünlü aktris Dakota Fanning'in kız kardeşi olan Elle, oyunculuk kariyerine çok erken yaşta adım attı. Henüz üç yaşındayken, ablasının canlandırdığı karakterlerin daha genç versiyonlarını oynayarak setlerle tanıştı; bunların ilki "I Am Sam" (2001) filmiydi. Kendi başına dikkat çektiği ilk önemli rolü ise, Eddie Murphy ile birlikte yer aldığı komedi filmi "Daddy Day Care" (2003) oldu. Çocuk oyuncu olarak başladığı kariyerinde hızla yükselen Fanning, "Babel" (2006) ve "The Curious Case of Benjamin Button" (2008) gibi prestijli yapımlarda rol alarak yeteneğini kanıtladı. Ancak onu eleştirmenlerin ve sinema dünyasının odak noktası haline getiren asıl dönüm noktası, Sofia Coppola'nın yönettiği ve Altın Aslan ödüllü "Somewhere" (2010) filmi ile J.J. Abrams'ın bilimkurgu gerilimi "Super 8" (2011) oldu. Bu performanslarıyla, çocuk yıldız imajından sıyrılarak kendi jenerasyonunun en yetenekli genç oyuncularından biri olarak kabul edilmeye başlandı. 2010'lu yıllar boyunca hem bağımsız sinemada hem de büyük bütçeli stüdyo filmlerinde boy göstererek çok yönlülüğünü sergiledi. Disney'in gişe rekortmeni "Maleficent" (2014) ve devam filmi "Maleficent: Mistress of Evil" (2019) yapımlarında canlandırdığı Prenses Aurora karakteriyle küresel çapta tanınırlığını artırdı. Aynı dönemde Nicolas Winding Refn'in psikolojik korku filmi "The Neon Demon" (2016), Mike Mills'in "20th Century Women" (2016) ve Sofia Coppola ile yeniden bir araya geldiği "The Beguiled" (2017) gibi yapımlarda daha olgun ve karmaşık karakterlere hayat verdi. Elle Fanning'in kariyerindeki en parlak dönemlerden biri, Hulu yapımı hicivli komedi-drama dizisi "The Great" (2020-2023) ile geldi. Rus İmparatoriçesi Büyük Katerina'yı canlandırdığı bu dizi, hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden tam not aldı. Fanning, bu rolüyle Altın Küre ve Emmy ödüllerine aday gösterilerek komedi türündeki başarısını da tescilledi. Sinema ve televizyon kariyerinin yanı sıra moda dünyasında da etkili bir figür olan Fanning, 2019 yılında henüz 21 yaşındayken Cannes Film Festivali jürisine seçilen en genç kişi olarak tarihe geçti. Son yıllarda Broadway sahnesine de adım atan oyuncu, "Appropriate" (2023) oyunuyla tiyatro eleştirmenlerinden övgü topladı. Son olarak, Timothée Chalamet ile başrolü paylaştığı biyografik film "A Complete Unknown" (2024) gibi iddialı projelerle kariyerine hız kesmeden devam etmektedir.

Rooney Mara fotoğrafı

Rooney Mara

Oyuncu kadrosu · Sosyal Ağ, Aşk olarak bilinir

Patricia Rooney Mara, 17 Nisan 1985 tarihinde Bedford, New York'ta dünyaya gelmiştir. Amerikan futbolu tarihine damga vurmuş iki köklü ailenin, New York Giants'ın kurucusu Mara ailesi ile Pittsburgh Steelers'ın kurucusu Rooney ailesinin bir üyesidir. George Washington Üniversitesi'nde bir yıl okuduktan sonra New York Üniversitesi Gallatin Bireyselleştirilmiş Çalışmalar Okulu'na geçti ve buradan 2010 yılında psikoloji ve uluslararası sosyal politika alanlarında eğitim alarak mezun oldu. Oyunculuğa olan ilgisi, ablası Kate Mara'yı sahnede izlemesiyle ve klasik filmleri keşfetmesiyle başladı, ancak profesyonel kariyerine üniversite yıllarında adım attı. Kariyerinin başlarında "Urban Legends: Bloody Mary" (2005) gibi korku filmlerinde küçük roller aldı ve "Law & Order: Special Victims Unit" dizisinin bir bölümünde göründü. İlk kayda değer başrol deneyimini bağımsız film "Tanner Hall" (2009) ile yaşadı. Ancak Mara'nın kariyerindeki ilk büyük dönüm noktası, David Fincher'ın yönettiği biyografik drama "Sosyal Ağ" (The Social Network) (2010) filmindeki Erica Albright rolüyle gerçekleşti. Filmin açılış sahnesindeki kısa ama etkileyici performansı, sektörde dikkatleri üzerine çekmesini sağladı. Aynı yıl "Elm Sokağı Kabusu" (A Nightmare on Elm Street) yeniden çevriminde Nancy Holbrook karakterini canlandırdı. Rooney Mara'yı dünya çapında bir yıldıza dönüştüren ve oyunculuk yeteneğini kanıtlayan proje, Stieg Larsson'ın milenyum üçlemesinden uyarlanan "Ejderha Dövmeli Kız" (The Girl with the Dragon Tattoo) (2011) filmi oldu. David Fincher ile yeniden bir araya geldiği bu filmde, asosyal bilgisayar korsanı Lisbeth Salander karakterini canlandırmak için saçlarını kazıtıp piercing yaptırarak radikal bir fiziksel değişim geçirdi. Bu rol, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını ve Altın Küre adaylığını getirdi. Bu başarının ardından Steven Soderbergh'in "Acı Reçete" (Side Effects) (2013) ve Spike Jonze'un Oscar ödüllü "Aşk" (Her) (2013) filmlerinde yer alarak kariyerini sağlamlaştırdı. 2015 yılında Todd Haynes'in yönettiği dönem draması "Carol" filminde Cate Blanchett ile başrolü paylaştı. Therese Belivet rolündeki incelikli ve derinlikli performansı, ona Cannes Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandırdı ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ikinci kez Oscar'a aday gösterilmesini sağladı. Bağımsız sinemada ve sanatsal projelerde yer almayı sürdüren Mara, "Lion" (2016), Casey Affleck ile başrolü paylaştığı "A Ghost Story" (2017) ve "Mary Magdalene" (2018) gibi yapımlarda rol aldı. Yakın dönemde Guillermo del Toro'nun "Kabus Sokağı" (Nightmare Alley) (2021) filminde Molly Cahill karakterine hayat verdi ve Sarah Polley'nin "Konuşan Kadınlar" (Women Talking) (2022) filmindeki performansıyla beğeni topladı. Sinema kariyerinin yanı sıra, Kenya'daki yoksul ailelere ve çocuklara destek sağlayan Uweza Vakfı'nın kurucusudur ve aktif bir hayvan hakları savunucusudur.

Timothee Chalamet fotoğrafı

Timothee Chalamet

Oyuncu kadrosu · Beni Adınla Çağır, Muhteşem Marty, Fransız Postası olarak bilinir

Timothée Hal Chalamet, 27 Aralık 1995 tarihinde New York City'de, sanatla yakından ilişkili bir ailede dünyaya gözlerini açtı. Babası Fransız kökenli bir UNICEF editörü olan Marc Chalamet, annesi ise eski bir Broadway dansçısı ve şimdilerde emlakçılık yapan Nicole Flender'dır. Sanatçı bir aileden gelmesi (kız kardeşi Pauline de bir aktristir) ve New York'un ünlü sanat okulu Fiorello H. LaGuardia Müzik & Sanat ve Sahne Sanatları Lisesi'nde eğitim görmesi, onun oyunculuk yeteneğini erken yaşlarda beslemesine yardımcı oldu. Profesyonel oyunculuk kariyerine çocuk yaşta reklam filmleri ve kısa filmlerle adım atan Chalamet, televizyon dünyasındaki ilk dikkat çekici rolünü 2012 yılında Showtime dizisi Homeland'de canlandırdığı, Başkan Yardımcısı'nın oğlu Finn Walden karakteriyle elde etti. Sinemaya geçişi ise Jason Reitman'ın Men, Women & Children (2014) filmindeki küçük bir rolle ve ardından Christopher Nolan'ın büyük bütçeli bilim kurgusu Interstellar (Yıldızlararası, 2014)'da Matthew McConaughey'nin karakterinin genç oğlunu oynamasıyla gerçekleşti. Chalamet için uluslararası şöhretin kapılarını ardına kadar açan ve onu bir anda Hollywood'un en parlak genç yıldızlarından biri haline getiren yapım, 2017 tarihli Luca Guadagnino filmi Call Me by Your Name (Beni Adınla Çağır) oldu. İtalya'da geçen bu dokunaklı büyüme hikayesinde canlandırdığı 17 yaşındaki Elio Perlman karakteriyle sergilediği olağanüstü performans, ona dünya çapında övgü kazandırdı ve En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü adaylığı getirdi. Bu adaylık, onu Oscar tarihinde bu kategoride aday gösterilen en genç üçüncü isim yaptı. Aynı yıl, eleştirmenlerce beğenilen Greta Gerwig imzalı Lady Bird (Uğur Böceği) filmindeki Kyle rolüyle de başarısını pekiştirdi. Bu hızlı yükselişin ardından Chalamet, kuşağının en yetenekli ve aranan aktörlerinden biri olarak konumunu sağlamlaştırdı. Uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden bir genci canlandırdığı Beautiful Boy (2018) filmindeki performansıyla Altın Küre'ye aday gösterildi. Greta Gerwig ile Little Women (Küçük Kadınlar, 2019)'da yeniden bir araya gelerek Laurie Laurence karakterine hayat verdi. Netflix için çekilen tarihi drama The King (2019)'da İngiltere Kralı V. Henry'yi canlandırdı. Ancak onu küresel bir gişe yıldızı statüsüne taşıyan en önemli adımlardan biri, Denis Villeneuve'ün yönettiği epik bilim kurgu uyarlaması Dune oldu. Serinin ilk filmi (2021) ve devam filmi Dune: Part Two (2024)'da canlandırdığı Paul Atreides karakteriyle büyük beğeni topladı. Ayrıca, Roald Dahl'ın klasik karakterine yeni bir yorum getiren Wonka (2023) müzikalinde başrolü üstlenerek şarkı söyleme ve dans etme yeteneklerini de ortaya koydu. Timothée Chalamet, genellikle hassas, duygusal derinliği olan ve karmaşık iç dünyalara sahip karakterleri canlandırmadaki ustalığıyla öne çıkar. Genç yaşına rağmen sergilediği olgun oyunculuk, farklı türler arasında rahatlıkla geçiş yapabilmesi ve kendine has karizmasıyla hem eleştirmenlerin hem de geniş izleyici kitlelerinin takdirini kazanmıştır. Aynı zamanda bir stil ikonu olarak da kabul edilen Chalamet, modern sinemanın en heyecan verici ve etkili genç yeteneklerinden biri olarak görülmekte ve kariyerine iddialı projelerle devam etmektedir.

Marisa Tomei fotoğrafı

Marisa Tomei

Oyuncu kadrosu · The Mongoose, Örümcek-Adam: Evden Uzakta, Büyük Açık olarak bilinir

Marisa Tomei (d. 4 Aralık 1964) Oskar Ödüllü, Altın Küre Ödülü adaylığı bulunan Amerikalı sinema ve tiyatro oyuncusudur. Brooklyn, New York doğumlu İtalyan asıllı oyuncu, İngilizce öğretmeni Patricia "Addie" ve avukat Gary A. Tomei'nin kızıdır. Edward R. Murrow Lisesi'ni bitirdikten sonra Boston Üniversitesi'nde bir yıl okuyup, New York Üniversitesi'ne transfer oldu. 1983-1985 yılları arasında As The World Turns adlı pembe dizide rol aldı ve dizide beğenilmesi 1987-1988 yılları arasında A Different World adlı sitkomda da rol bulmasını sağladı. Bu dizideki başarısının ardından değişik sinema filmlerinde de oynayan Tomei, 1992 yılında My Cousin Vinny adlı filmde Mona Lisa Vito rolünü oynadı ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oskarını kazandı.Sanatçının Oskara ikinci kez 2001 yılında In the Bedroom filmiyle aday oldu.2008 yapımı 'Şampiyon' filmindeki performansıyla kariyerinin üçüncü Oskar adaylığını elde etti. Yine Şampiyon filmiyle sanatçı 2009 yılı BAFTA ve Altın Küre'ye aday oldu. Oyuncunun diğer Altın Küre adaylığı 2002 yılında 'In The Bedroom (2001)' filmi ile geldi. Şampiyon filmiyle kazandığı diğer ödüller; Las Vegas Film Eleştirmenleri Derneği Ödülleri, San Diego Film Eleştirmenleri Derneği Ödülleri, San Francisco Eleştirmenleri Birliği Ödülü, Merkez Ohio Film Eleştirmenleri Birliği, Florida Film Eleştirmenleri Birliği Ödülü'dür. 2000 yılında What Women Want filmindeki rolüyle Satellite Ödüllerinde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında aday gösterildi. Bu arada Broadway'de Wait Until Dark (1998) ve Salomé (2003) adlı oyunlarda oynadı. 2007 yılı yapımı Wild Hogs filminde başarılı bir performans sergiledi. Tomei, Seinfeld ve Rescue Me dizilerinde de rol aldı. Oyuncuyu yeni Marvel Sinematik Evren' nin de Örümcek Adam' ın yengesi May Parker rolünde göreceğiz

Laurie Metcalf fotoğrafı

Laurie Metcalf

Oyuncu kadrosu · Define Gezegeni, Oyuncak Hikayesi, Oyuncak Hikayesi 2 olarak bilinir

Lauren "Laurie" Elizabeth Metcalf, 16 Haziran 1955 tarihinde Carbondale, Illinois, ABD'de dünyaya gelmiştir. Illinois Eyalet Üniversitesi'nde tiyatro eğitimi alırken John Malkovich, Glenne Headly ve Gary Sinise gibi geleceğin yıldızlarıyla tanıştı. Mezuniyetinin ardından bu grup, Chicago'da efsanevi Steppenwolf Tiyatro Topluluğu'nu kurdu. Metcalf, topluluğun kurucu üyelerinden biri olarak sahne kariyerine sağlam bir başlangıç yaptı ve "Balm in Gilead" oyunundaki performansıyla 1984 yılında bir Obie Ödülü kazandı. Metcalf'i uluslararası şöhrete taşıyan rol, 1988'den 1997'ye kadar süren ve büyük beğeni toplayan sitcom "Roseanne"deki nevrotik ama sevgi dolu kız kardeş Jackie Harris karakteri oldu. Bu ikonik rolüyle eleştirmenlerden tam not alan Metcalf, art arda üç Primetime Emmy Ödülü kazandı ve bir Altın Küre adaylığı elde etti. Yıllar sonra, karakterine "The Conners" (2018) adlı devam dizisinde yeniden hayat vererek performansıyla beğeni toplamaya devam etti. Sinema kariyerinde de çok yönlü bir oyuncu olduğunu kanıtlayan Metcalf, "Umutsuz Aranıyor" (Desperately Seeking Susan) (1985), "JFK" (1991) ve "Çığlık 2" (Scream 2) (1997) gibi farklı türlerdeki filmlerde yardımcı roller üstlendi. Animasyon dünyasında ise Pixar'ın sevilen serisi "Oyuncak Hikayesi"nde (Toy Story) Andy'nin annesi Mrs. Davis karakterini seslendirerek milyonların hafızasında yer etti. Ancak sinemadaki en büyük kritik başarısını, Greta Gerwig'in yönettiği "Uğur Böceği" (Lady Bird) (2017) filmiyle yakaladı. Filmdeki fedakâr ve karmaşık anne portresiyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar), Altın Küre, SAG ve BAFTA ödüllerine aday gösterildi. Televizyondaki başarılı kariyerini "The Big Bang Theory" dizisindeki Sheldon Cooper'ın annesi Mary Cooper rolüyle ve eleştirmenlerce beğenilen "Getting On" ve "Hacks" gibi yapımlarla sürdürdü; "Hacks" ile bir Emmy daha kazandı. Sahneden hiç kopmayan Metcalf, Broadway'deki çalışmalarıyla da büyük takdir topladı ve "A Doll's House, Part 2" (2017) ile "Three Tall Women" (2018) oyunlarındaki performanslarıyla iki yıl üst üste Tony Ödülü kazandı. Komedi ve dram arasında zahmetsizce geçiş yapabilen, neslinin en yetenekli ve saygın karakter oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.

Winona Ryder fotoğrafı

Winona Ryder

Oyuncu kadrosu · Stranger Things, Beterböcek Beterböcek, Makas Eller olarak bilinir

Winona Laura Horowitz, 29 Ekim 1971 tarihinde Winona, Minnesota, ABD'de dünyaya gelmiştir. Sanat ve edebiyatla iç içe olan bir ailede, hippi kültürünün ve entelektüel bir çevrenin içinde büyüdü. Ailesi, o yedi yaşındayken Kuzey Kaliforniya'da elektrik ve televizyonun olmadığı bir komüne taşındı. On yaşında ailesiyle birlikte Petaluma, Kaliforniya'ya yerleştiğinde, Amerikan Sinema Konservatuarı'nda (American Conservatory Theater) oyunculuk dersleri almaya başladı. Sinema dünyasına 1986 yapımı "Lucas" filmiyle adım attı. Ancak ona asıl şöhretin kapısını açan rol, 1988 yılında Tim Burton'ın fantastik komedisi "Beetlejuice" (Beterböcek) filminde canlandırdığı gotik genç Lydia Deetz karakteri oldu. Bu rol, onun karanlık ve ilginç karakterleri canlandırma konusundaki yeteneğini ortaya koydu. Hemen ardından 1989'da kült bir klasik haline gelen "Heathers" (Ölümcül Oyun) filmindeki Veronica Sawyer rolüyle kuşağının en önemli genç ikonlarından biri haline geldi. 1990'lar, Ryder'ın kariyerinin zirve dönemi oldu. 1990'da yine Tim Burton ile çalıştığı "Edward Scissorhands" (Makas Eller) filminde Johnny Depp ile başrolü paylaştı. Bu on yılda, "Bram Stoker's Dracula" (1992), "The Age of Innocence" (Masumiyet Çağı) (1993) ve "Little Women" (Küçük Kadınlar) (1994) gibi eleştirel beğeni toplayan prestijli filmlerde rol aldı. "Masumiyet Çağı"ndaki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazandı ve Oscar'a aday gösterildi. "Küçük Kadınlar"daki Jo March performansıyla ise En İyi Kadın Oyuncu dalında bir Oscar adaylığı daha elde etti. Bu dönemde ayrıca "Reality Bites" (1994) ve "Girl, Interrupted" (Aklım Karıştı) (1999) – aynı zamanda yapımcılığını da üstlendiği – filmleriyle X Kuşağı'nın sembol oyuncularından biri olarak anıldı. 2000'lerin başında yaşadığı kişisel sorunlar ve bir hırsızlık olayı nedeniyle medyanın yoğun ilgisine maruz kalan Ryder, kariyerine bir süre ara verdi. Bu dönemin ardından sinemaya daha çok bağımsız filmler ve yardımcı rollerle döndü ("A Scanner Darkly" 2006, "Star Trek" 2009, "Black Swan" 2010). Kariyerinde görkemli bir geri dönüş yaşamasına sağlayan rol ise 2016 yılında başlayan Netflix'in fenomen dizisi "Stranger Things" oldu. Dizide canlandırdığı, kayıp oğlunu bulmak için doğaüstü güçlere karşı savaşan tutkulu ve endişeli anne Joyce Byers karakteri, ona yeni nesil izleyicileri tanıştırdı ve Altın Küre ile SAG Ödülleri'ne aday gösterilerek oyunculuk yeteneğini bir kez daha kanıtlamasını sağladı.

Emma Watson fotoğrafı

Emma Watson

Oyuncu kadrosu · Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1, Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 2, Harry Potter ve Azkaban Tutsağı olarak bilinir

Emma Charlotte Duerre Watson, 15 Nisan 1990 tarihinde Paris, Fransa'da İngiliz bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Beş yaşına kadar Paris'te yaşadıktan sonra ailesiyle birlikte İngiltere'ye, Oxfordshire'a taşındı. Küçük yaşlardan itibaren oyuncu olma hayali kuran Watson, Oxford'daki Stagecoach Tiyatro Sanatları okulunda şan, dans ve oyunculuk dersleri aldı. Profesyonel oyunculuk deneyimi olmamasına rağmen, okul oyunlarındaki performansları ve doğal yeteneği dikkat çekti. Watson'ın hayatındaki dönüm noktası, dokuz yaşındayken dünya çapında milyonlarca okura ulaşan J.K. Rowling'in fantastik serisi "Harry Potter"ın film uyarlamaları için yapılan seçmeler oldu. Binlerce aday arasından sıyrılarak, serinin zeki ve çalışkan ana kadın karakteri Hermione Granger rolünü kazandı. 2001'de gösterime giren "Harry Potter ve Felsefe Taşı" ile başlayan ve on yıl süren sekiz filmlik bu macera, Watson'ı küresel bir yıldıza dönüştürdü. Seri boyunca Hermione karakteriyle birlikte büyüyen Watson, performansıyla eleştirmenlerden övgüler aldı ve dünya çapında milyonların sevgisini kazandı. "Harry Potter" serisi 2011'de sona erdiğinde, Watson kariyerinde yeni bir sayfa açmaya kararlıydı. Hermione karakterinin gölgesinden çıkarak farklı rollerde kendini kanıtlama hedefiyle "Marilyn ile Bir Hafta" (2011), "Saksı Olmanın Faydaları" (2012), "Pırıltılı Hayatlar" (2013) ve "Nuh: Büyük Tufan" (2014) gibi bağımsız yapımlarda ve büyük bütçeli filmlerde rol aldı. Bu süreçte oyunculuk yeteneğini farklı türlerde sergileme fırsatı buldu. 2017 yılında Disney'in canlı çekim uyarlaması "Güzel ve Çirkin"de Belle karakterini canlandırarak büyük bir gişe başarısına imza attı ve yeniden geniş kitlelere ulaştı. Greta Gerwig'in yönettiği ve büyük beğeni toplayan "Küçük Kadınlar" (2019) filmindeki Meg March rolüyle de başarısını sürdürdü. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra eğitimine de büyük önem veren Watson, çekimler devam ederken dahi derslerini aksatmadı ve 2014 yılında prestijli Brown Üniversitesi'nden İngiliz Edebiyatı diplomasıyla mezun oldu. Watson, sadece başarılı bir oyuncu değil, aynı zamanda tutkulu bir aktivist olarak da tanınmaktadır. 2014 yılında Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) İyi Niyet Elçisi olarak atandı ve cinsiyet eşitliğini teşvik etmek amacıyla küresel "HeForShe" kampanyasının başlatılmasında önemli bir rol oynadı. Kadın hakları, eğitim ve sürdürülebilir moda konularında aktif olarak çalışmalar yürüten Watson, bu alanlardaki duruşuyla genç nesillere ilham vermektedir. Son yıllarda oyunculuğa biraz ara vererek aktivizm çalışmalarına, sürdürülebilirlik projelerine ve yönetmenlik gibi yeni alanlara yönelen Emma Watson, günümüzde sadece bir film yıldızı değil, aynı zamanda küresel bir ikon ve önemli bir düşünce lideri olarak kabul edilmektedir.