Aramak
Boston Legal
boston-legal-4598
Alan Shore and Denny Crane lead a brigade of high-priced civil litigators in an upscale Boston law firm in a series focusing on the professional and personal lives of brilliant but often emotionally challenged attorneys. A spin-off of long-running series The Practice.

Dylan McDermott
Oyuncu kadrosu · FBI: Most Wanted, The Practice, Law & Order: Organized Crime olarak bilinir
Dylan McDermott (doğum adıyla Mark Anthony McDermott; d. 26 Ekim 1961), Amerikalı oyuncudur. Hukuk draması dizisi The Practice'taki avukat ve hukuk bürosu lideri Bobby Donnell rolüyle tanınır. Bu rol kendisine "Drama Dizilerinde En İyi Erkek Oyuncu" dalında Altın Küre Ödülü kazandırmış ve Primetime Emmy Ödülleri'nde "Drama Dizilerinde En İyi Başrol Oyuncusu" adaylığı getiriştir. McDermott, ayrıca FX'in korku antolojisi dizisi American Horror Story'nin sırasıyla Murder House, Asylum, Apocalypse ve 1984 alt başlıklarını taşıyan dört sezonunda (birinci, ikinci, sekizinci ve dokuzuncu) Ben Harmon, Johnny Morgan ve Bruce karakterlerini canlandırmasıyla tanınır. Oyuncu bunların yanı sıra, Law & Order: Special Victims Unit dizisinin yan ürünü (spinoff) olan Law & Order: Organized Crime'da narkotik suç örgütü lideri Richard Wheatley'yi; TNT dizisi Dark Blue'da Teğmen Carter Shaw'u canlandırmış; CBS yapımı kısa ömürlü iki drama dizisi olan Hostages ile Stalker'da ve 1994 yapımı Miracle on 34th Street (34. Caddede Mucize) filminin yeniden çevriminde rol almıştır. 2022 yılında ise diziden ayrılan Julian McMahon'ın yerine yeni başrol olarak FBI: Most Wanted kadrosuna katılmıştır.

Karina Logue
İlk oyunculuk deneyimini 1997 yılında Yalancı filmindeki rolüyle yaptı. 1998'de A Bright Shining Lie adlı televizyon filminde ve Brimstone dizisinde rol aldı. 1999'da The Practice'in iki bölümünde yer aldı. 2001 yılında Strong Medicine ve The Guardian dizilerinde, televizyonda Just Ask My Children ve Stranger Inside ve Cowboy Up filmlerinde rol aldı. 2002 yılında JAG dizisinde rol aldı ve Steven Spielberg filmi Azınlık Raporu'nda rol aldı. 2003 yılında Touched by an Angel ve Mister Sterling'de rol aldı. 2005 yılında Medical Investigation, CSI ve Cold Case'de yer aldı. 2006 yılında When a Stranger Calls filminde ve The Unit dizisinde rol aldı. 2007 yılında Zodiac filminde ve Without a Trace and Big Love dizisinde rol aldı. 2008 yılında ER, 90210, True Blood, Terminator dizilerinde rol aldı: Sarah Connor Chronicles, Swingtown ve Criminal Minds. True Blood'da vampir avcısı uyuşturucu satıcısı Denise Rattray'i canlandırdı. 2009'da Lie to Me and Saving Grace'de rol aldı. 2010 yılında The Steamroom ve Taxi Ballad filmlerinde ve Justified, Terriers, Bones ve In Plain Sight dizilerinde rol aldı. Justified'da, ilk sezonun "The Lord of War and Thunder" bölümünde Sonya Toomey olarak rol aldı. Terriers'da beş bölüm boyunca Steph olarak tekrar eden bir rolü vardı. Justified'da, ilk sezonun "The Lord of War and Thunder" bölümünde Sonya Toomey olarak rol aldı. Terriers'da beş bölüm boyunca Steph olarak tekrar eden bir rolü vardı. Justified'da, ilk sezonun "The Lord of War and Thunder" bölümünde Sonya Toomey olarak rol aldı. Terriers'da beş bölüm boyunca Steph olarak tekrar eden bir rolü vardı. 2011'de Tumbling adlı kısa filmde, Sissy filminde ve The Whole Truth ve Army Wives dizilerinde rol aldı.

Alfre Woodard
Oyuncu kadrosu · Dinozor, Aslan Kral olarak bilinir
Alfre Ette Woodard, 8 Kasım 1952 tarihinde Tulsa, Oklahoma'da işçi sınıfı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Lise yıllarında drama kulübüne katılarak oyunculuğa adım atan Woodard, Boston Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde oyunculuk eğitimi alarak yeteneğini akademik düzeyde geliştirmiştir. Kariyerine tiyatro sahnelerinde başlayan ve "For Colored Girls Who Have Considered Suicide / When the Rainbow Is Enuf" oyunundaki performansıyla dikkat çeken sanatçı, sinemadaki ilk önemli çıkışını Robert Altman'ın "Remember My Name" (1978) filmiyle yapmıştır. Woodard'ın kariyerindeki ilk büyük dönüm noktası, 1983 yapımı biyografik film "Cross Creek"teki performansıyla geldi. Bu filmdeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü'ne (Oscar) aday gösterildi ve Hollywood'da ciddi bir yetenek olarak kabul gördü. Aynı yıl "Hill Street Blues" dizisindeki performansıyla ilk Primetime Emmy Ödülü'nü kazanarak hem sinemada hem de televizyonda etkili bir güç olduğunu kanıtladı. 1980'ler ve 90'lar boyunca "L.A. Law", "The Practice" ve "Miss Evers' Boys" gibi yapımlardaki rolleriyle üç Emmy ödülü daha kazanarak televizyon tarihinin en saygın oyuncularından biri haline geldi. "Miss Evers' Boys" (1997) filmindeki hemşire Eunice Evers rolü ona ayrıca bir Altın Küre Ödülü de kazandırdı. Sinemada çok yönlü bir karakter oyuncusu olarak tanınan Woodard, dramdan bilimkurguya kadar geniş bir yelpazede rol aldı. Spike Lee'nin yönettiği "Crooklyn" (1994) filmindeki anne rolüyle eleştirmenlerin beğenisini toplarken, "Star Trek: First Contact" (1996) filminde Lily Sloane karakterini canlandırarak bilimkurgu hayranlarının da hafızasına kazındı. Ayrıca "Passion Fish" (1992), "Primal Fear" (1996) ve "Love & Basketball" (2000) gibi önemli yapımlarda yer aldı. 2000'li yıllarda ve sonrasında da üretkenliğini sürdüren usta oyuncu, "Desperate Housewives", "True Blood" ve "State of Affairs" gibi dizilerde boy gösterdi. Steve McQueen'in Oscar ödüllü "12 Yıllık Esaret" (12 Years a Slave) (2013) filminde kısa ama unutulmaz bir performans sergiledi. Yeni nesil izleyiciler tarafından tanınmasını sağlayan en önemli rollerinden biri ise, Marvel Sinematik Evreni'nin Netflix dizisi "Luke Cage"de (2016-2018) canlandırdığı karmaşık ve manipülatif kötü karakter Mariah Dillard (Black Mariah) oldu. Bu rol, onun villain (kötü karakter) rollerindeki ustalığını gözler önüne serdi. Kariyerinin son döneminde bağımsız sinemada zirveye çıkan Woodard, 2019 yapımı "Clemency" filminde canlandırdığı, idam mahkumlarıyla ilgilenen hapishane müdürü Bernadine Williams rolüyle kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiledi ve BAFTA'ya aday gösterildi. Aynı yıl Disney'in fotorealistik "Aslan Kral" (The Lion King) filminde Sarabi karakterini seslendirdi. Apple TV+ dizisi "See"de Jason Momoa ile birlikte Paris karakterine hayat veren Woodard, oyunculuğunun yanı sıra "Artists for a New South Africa" adlı kâr amacı gütmeyen organizasyonun kurucularından biri olarak aktif bir siyasi aktivist kimliğine de sahiptir.

Michael Emerson
Oyuncu kadrosu · Person of Interest, Lost, Sadakatsiz olarak bilinir
Michael Emerson, 7 Eylül 1954 tarihinde Cedar Rapids, Iowa'da dünyaya gelmiştir. Çocukluğunu ve gençliğini Toledo, Iowa'da geçiren Emerson, erken yaşta tiyatroya ilgi duydu ve 1976 yılında Drake Üniversitesi'nden Tiyatro Sanatları bölümünden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından New York'a taşındı ve burada bir süre serbest çizer (illüstratör) olarak çalışırken bir yandan da çeşitli oyunculuk ve perakende işleriyle hayatını kazandı. Oyunculuk tutkusunu profesyonel bir kariyere dönüştürmekte kararlı olan Emerson, 1993 yılında Alabama Shakespeare Festivali'nin desteklediği Alabama Üniversitesi'nin prestijli Profesyonel Oyuncu Eğitim Programı'na katılarak Güzel Sanatlar Yüksek Lisansı (MFA) derecesi aldı. Bu eğitim, onun yeteneğini geliştirmesinde ve sahne sanatlarındaki kariyerinin temelini atmasında önemli bir rol oynadı. 1997'de Moisés Kaufman'ın yönettiği Off-Broadway yapımı "Gross Indecency: The Three Trials of Oscar Wilde" oyunundaki Oscar Wilde performansı, kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Bu rol, ona eleştirmenlerin büyük beğenisini ve tanınırlık kazandırdı. Sahnedeki başarısını televizyona taşıyan Emerson, 2001 yılında "The Practice" dizisindeki seri katil William Hinks rolüyle konuk oyuncu olarak yer aldı. Bu rahatsız edici ve unutulmaz performansıyla Drama Dizilerinde En İyi Konuk Erkek Oyuncu dalında Emmy Ödülü'nü kazanarak tüm dikkatleri üzerine çekti. Ancak Michael Emerson'ı dünya çapında bir fenomene dönüştüren ve adını televizyon tarihinin en ikonik kötü adamları arasına yazdıran rol, ABC'nin efsanevi dizisi "Lost" (2005-2010) ile geldi. Başlangıçta sadece birkaç bölümlük bir konuk oyuncu olarak diziye katılan Emerson'ın canlandırdığı Benjamin Linus karakteri, zekası, manipülatif doğası ve öngörülemez tavırlarıyla o kadar büyük bir etki yarattı ki, dizinin ana karakterlerinden biri haline geldi. Emerson, Ben Linus'ın karmaşık psikolojisini ve ahlaki belirsizliğini ustalıkla canlandırarak televizyon tarihinin en unutulmaz ve en çok tartışılan karakterlerinden birini yarattı. Bu performansı ona 2009 yılında Drama Dizilerinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında bir Emmy Ödülü daha kazandırdı. "Lost"un ardından Emerson, bir başka başarılı televizyon projesi olan CBS yapımı "Person of Interest" (2011-2016) dizisiyle izleyicinin karşısına çıktı. Bu dizide, suçları önceden tahmin eden bir yapay zeka sistemi geliştiren gizemli ve idealist milyarder Harold Finch karakterini canlandırdı. Harold Finch rolü, onun "Lost"taki imajından tamamen farklı, iyi kalpli bir anti-kahramanı canlandırmadaki yeteneğini de kanıtladı ve hayran kitlesini daha da genişletti. Son yıllarda "Arrow", "The Name of the Rose" ve özellikle de büyük beğeni toplayan "Evil" dizisindeki Leland Townsend karakteriyle başarılı kariyerini sürdüren Michael Emerson, genellikle zeki, esrarengiz ve nüanslı karakterleri canlandırmadaki ustalığıyla tanınan, kuşağının en saygın ve yetenekli aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Chris O'Donnell
Oyuncu kadrosu · 9-1-1: Nashville, NCIS: Los Angeles olarak bilinir
Christopher Eugene O'Donnell, 26 Haziran 1970 tarihinde Winnetka, Illinois, ABD'de dünyaya gelmiştir. İrlanda ve Alman kökenli kalabalık bir Katolik ailenin yedi çocuğundan en küçüğü olan O'Donnell, eğitim hayatını Boston College'da Pazarlama alanında tamamladı. Genç yaşta modellik yaparak ve reklamlarda (özellikle Michael Jordan ile oynadığı McDonald's reklamı) görünerek sektöre adım attı. Sinema kariyerindeki ilk önemli çıkışını Jessica Lange ile birlikte rol aldığı "Men Don't Leave" (1990) filmiyle gerçekleştirdi. Ardından "Kızarmış Yeşil Domatesler" (Fried Green Tomatoes) (1991) ve Brendan Fraser, Matt Damon gibi isimlerle çalıştığı "School Ties" (1992) gibi yapımlarda yer aldı. Ancak O'Donnell'ın kariyerindeki asıl dönüm noktası, efsanevi aktör Al Pacino ile başrolü paylaştığı "Kadın Kokusu" (Scent of a Woman) (1992) filmi oldu. Charlie Simms karakteriyle sergilediği performans, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Altın Küre adaylığı getirdi ve Hollywood'un en parlak genç yeteneklerinden biri olarak tanınmasını sağladı. Bu başarının ardından "Üç Silahşörler" (The Three Musketeers) (1993) filminde D'Artagnan'ı canlandırarak başrol statüsünü pekiştirdi. 1995 yılında, Val Kilmer'ın Batman'i canlandırdığı "Batman Daima" (Batman Forever) filminde Dick Grayson / Robin rolünü üstlenerek dünya çapında şöhrete kavuştu ve "ShoWest Yarının Erkek Yıldızı" ödülünü kazandı. Bu ikonik rolü, 1997 yapımı "Batman & Robin" filminde George Clooney ile birlikte tekrarladı. Her ne kadar ikinci film eleştirmenlerce başarısız bulunsa da, O'Donnell 90'lı yılların sonlarında bir gençlik idolü haline gelmişti. Bu dönemde ayrıca Sandra Bullock ile "Aşkta ve Savaşta" (In Love and War) (1996) ve Gene Hackman ile gerilim türündeki "İdamlık" (The Chamber) (1996) filmlerinde rol aldı. 2000 yılında ise gişe başarısı yakalayan dağcılık gerilimi "Dikey Limit" (Vertical Limit) ile aksiyon türündeki yeteneğini sergiledi. 2000'lerin ortalarında kariyer rotasını televizyona çeviren aktör, "Two and a Half Men" ve "The Practice" gibi dizilerde göründükten sonra, popüler dizi "Grey's Anatomy"de (2006) veteriner Finn Dandridge rolüyle konuk oyuncu olarak yer aldı ve büyük beğeni topladı. Bu rol, onun televizyon dünyasındaki en uzun soluklu projesine kapı araladı. 2009 yılında başlayan ve 2023 yılına kadar 14 sezon boyunca devam eden CBS'in hit polisiye dizisi "NCIS: Los Angeles"ta Özel Ajan G. Callen karakterini canlandırdı. LL Cool J ile başrolü paylaştığı bu dizi, O'Donnell'ın kariyerinin en istikrarlı ve tanınan işlerinden biri oldu. Özel hayatında 1997 yılından beri Caroline Fentress ile evli olan Chris O'Donnell, beş çocuk babasıdır.

James Whitmore
Oyuncu kadrosu · Esaretin Bedeli olarak bilinir
James Allen Whitmore Jr., 1 Ekim 1921 tarihinde White Plains, New York'ta dünyaya gelmiştir. Eğitim hayatına köklü okullardan Choate Rosemary Hall'da başlayan Whitmore, daha sonra prestijli Yale Üniversitesi'nde siyaset bilimi eğitimi aldı ve aynı zamanda üniversitenin Amerikan futbolu takımında oynadı. İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle eğitimini yarıda bırakarak Amerika Birleşik Devletleri Deniz Piyadeleri'ne katıldı ve savaş boyunca Pasifik cephesinde görev yaptı. Terhis olduktan sonra oyunculuk tutkusunun peşinden gitmeye karar veren Whitmore, New York'taki American Theatre Wing'de tiyatro eğitimi alarak kariyerinin temellerini attı. Profesyonel oyunculuk kariyerine 1940'ların sonlarında Broadway sahnelerinde başlayan Whitmore, 1948 yapımı "Command Decision" oyunuyla tiyatro dünyasına olağanüstü bir giriş yaptı ve ilk rolüyle Tony Ödülü kazandı. Bu büyük tiyatro başarısı Hollywood'un kapılarını hızla açtı ve ilk sinema filmi "The Undercover Man" (1949) ile beyaz perdeye adım attı. Aynı yıl rol aldığı, İkinci Dünya Savaşı'nı konu alan efsanevi "Battleground" (1949) filmindeki çavuş rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilip Altın Küre kazanan Whitmore, çok kısa sürede Amerikan sinemasının en güvenilir ve yetenekli karakter oyuncularından biri olarak kendini kanıtladı. 1950'ler ve sonrasında "The Asphalt Jungle" (1950), klasik bilimkurgu "Them!" (1954), müzikal "Kiss Me Kate" (1953) ve "Oklahoma!" (1955) gibi çok çeşitli türlerdeki filmlerde başarılı performanslar sergiledi. Ancak onu eşsiz kılan asıl başarısı, tiyatro sahnelerinde sergilediği tek kişilik biyografik oyunlardı; ABD Başkanı Harry Truman'ı canlandırdığı "Give 'em Hell, Harry!" (1975) ile sinema uyarlamasında En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ına aday gösterilerek tarihi bir başarıya imza attı. Yeni nesil sinema izleyicilerinin kalbinde ölümsüzleşmesini sağlayan efsanevi rolü ise, tüm zamanların en çok sevilen filmlerinden biri olan "Esaretin Bedeli" (The Shawshank Redemption) (1994) filminde canlandırdığı yaşlı, bilge ve yavru karga Jake'in sahibi kütüphaneci mahkum Brooks Hatlen karakteri oldu. İlerleyen yıllarda tiyatro sahnelerinden kopmayan ve "The Practice" dizisindeki konuk oyuncu performansıyla 2000 yılında prestijli Emmy Ödülü'nü kazanan usta aktör, sahneye ve sanata adanmış altmış yılı aşkın olağanüstü kariyeriyle Amerikan sinema ve tiyatro tarihinin en saygın çınarlarından biri olarak anılmaktadır. Usta oyuncu James Whitmore, 6 Şubat 2009 tarihinde Malibu, Kaliforniya'daki evinde akciğer kanseri nedeniyle 87 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Sharon Stone
Oyuncu kadrosu · Hızlı ve Ölü, Temel İçgüdü olarak bilinir
Sharon Vonne Stone, 10 Mart 1958 tarihinde Meadville, Pensilvanya'da dünyaya gelmiştir. Bir fabrika işçisi baba ve bir muhasebeci annenin dört çocuğundan ikincisi olarak mütevazı bir ailede büyüdü. Akademik olarak oldukça parlak bir çocuk olan Stone, 154 IQ'su ile dikkat çekti ve henüz 15 yaşındayken Edinboro Üniversitesi'ne burslu olarak kabul edildi. Yaratıcı yazarlık ve güzel sanatlar eğitimi alırken, yerel güzellik yarışmalarına katılarak modellik dünyasına ilk adımını attı. Kısa süre sonra üniversite eğitimini yarıda bırakarak New York'a taşındı ve prestijli Ford Modellik Ajansı ile anlaştı. 1970'lerin sonunda ve 80'lerin başında başarılı bir model olarak tanındı, ancak asıl tutkusu oyunculuktu. Sinema kariyerine Woody Allen'ın "Stardust Memories" (1980) filmindeki diyalogsuz, kısa bir rolle başladı. 1980'ler boyunca "Irreconcilable Differences" (1984) ve "Police Academy 4: Citizens on Patrol" (1987) gibi filmlerde ve çeşitli televizyon dizilerinde küçük roller alarak deneyim kazandı. Kariyerindeki ilk önemli çıkışı, Paul Verhoeven'in yönettiği ve Arnold Schwarzenegger ile başrolü paylaştığı 1990 yapımı bilimkurgu-aksiyon filmi "Gerçeğe Çağrı" (Total Recall) ile yakaladı. Bu filmdeki performansıyla Hollywood'un dikkatini çekti. Ancak Sharon Stone'u uluslararası bir süperstar ve bir popüler kültür ikonuna dönüştüren rol, yine Paul Verhoeven'in yönettiği 1992 yapımı erotik gerilim "Temel İçgüdü" (Basic Instinct) oldu. Filmde canlandırdığı zeki, manipülatif ve baştan çıkarıcı cinayet zanlısı yazar Catherine Tramell karakteri, sinema tarihinin en unutulmaz "femme fatale" (felaket kadını) figürlerinden biri haline geldi. Filmdeki cesur performansı ve özellikle meşhur sorgu sahnesi, onu bir gecede dünyanın en çok konuşulan kadın oyuncusu yaptı ve bu rolüyle ilk Altın Küre adaylığını kazandı. "Temel İçgüdü"nün ardından gelen şöhreti, "Sliver" (1993) ve "Uzman" (The Specialist) (1994) gibi filmlerle pekiştirdi. Ancak oyunculuk yeteneğini en üst düzeyde kanıtladığı yapım, Martin Scorsese'nin yönettiği 1995 yapımı epik suç draması "Casino" oldu. Bu filmde canlandırdığı hırslı ve trajik Ginger McKenna Rothstein rolüyle En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Küre Ödülü'nü kazandı ve Akademi Ödülü'ne (Oscar) aday gösterildi. Bu performans, onun sadece bir Hollywood yıldızı değil, aynı zamanda yetenekli bir drama oyuncusu olduğunu da tescilledi. 2001 yılında geçirdiği ve hayati tehlike yaratan beyin kanaması, kariyerine uzun bir ara vermesine neden oldu. Sağlığına yeniden kavuştuktan sonra sinemaya ve televizyona dönen Stone, "Kırık Çiçekler" (Broken Flowers) (2005) gibi bağımsız yapımlarda ve "The Practice" (2004) dizisindeki konuk rolüyle Emmy Ödülü kazanarak yeteneğini sergilemeye devam etti. Sonraki yıllarda "Bobby" (2006), "Lovelace" (2013) ve "The Disaster Artist" (2017) gibi filmlerin yanı sıra "Mosaic" (2018) ve "Ratched" (2020) gibi televizyon projelerinde de yer aldı. Oyunculuğun yanı sıra, uzun yıllardır HIV/AIDS araştırmaları için yürüttüğü aktivist çalışmalarıyla da tanınan Stone, bu alandaki katkılarından dolayı çok sayıda insani yardım ödülü almıştır.

Lorraine Ashbourne
Oyuncu kadrosu · Bridgerton olarak bilinir
Lorraine Ashbourne, 7 Ocak 1961 tarihinde Manchester, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Tiyatro, televizyon ve sinema alanında sergilediği güçlü performanslarla tanınan tecrübeli İngiliz oyuncu, sanat hayatına tiyatro sahnelerinde deneyim kazanarak başladı. Kariyerinin ilk yıllarında ağırlıklı olarak televizyon yapımlarına odaklanan Ashbourne, 1980'lerin sonundan itibaren "The Bill", "Casualty" ve "Peak Practice" gibi İngiltere'nin uzun soluklu ve popüler dizilerinde çeşitli konuk roller üstlenerek ekranlarda görünürlüğünü artırdı. Sinema dünyasında dikkat çeken ilk işlerinden biri, ünlü Nick Hornby romanından uyarlanan "Fever Pitch" (1997) filmi oldu. 1990'ların sonu ve 2000'li yılların başı boyunca ağırlıklı olarak İngiliz televizyon dramalarında rol almaya devam eden oyuncu, futbol ve kadın ilişkilerini anlatan "Playing the Field" dizisindeki performansıyla adından söz ettirdi. Edebiyat uyarlaması "Jane Eyre" (2006) mini dizisinde canlandırdığı Mrs. Fairfax karakteriyle klasik eserlerdeki yeteneğini sergiledi. Bağımsız sinemanın büyük övgü toplayan yapımlarından olan "The Selfish Giant" (2013) filmindeki rolü ise onun güçlü bir karakter oyuncusu olarak rüştünü ispatladığı projelerden biri oldu. İlerleyen yıllarda "Breathe" (2017) ve "Blinded by the Light" (2019) gibi sevilen filmlerde de yer aldı. Lorraine Ashbourne'un kariyerinde küresel çapta tanınırlık sağlayan ve onu yeni nesil izleyicilerle buluşturan proje, uluslararası bir fenomene dönüşen Netflix yapımı dönem dizisi "Bridgerton" (2020-) oldu. Dizide canlandırdığı kurnaz ve sadık kahya Mrs. Varley karakteriyle büyük beğeni topladı. Bu süreçte televizyon ekranlarında adeta ikinci baharını yaşayan aktris, "The Crown", popüler İngiliz kara komedisi "I Hate Suzie", bol ödüllü "Alma's Not Normal" ve suç draması "Sherwood" (2022) gibi prestijli yapımlarda arka arkaya sergilediği performanslarla oyunculuk yelpazesinin genişliğini kanıtlamaya devam etmektedir. Özel hayatında, 2002 yılından bu yana ünlü İngiliz aktör ve yönetmen Andy Serkis ile evlidir ve çiftin bu evlilikten kendileri gibi oyunculuk mesleğini seçen üç çocuğu (Ruby, Sonny ve Louis Serkis) bulunmaktadır.

Jay Harrington
Oyuncu kadrosu · S.W.A.T., S.W.A.T. Exiles olarak bilinir
Jay Harrington, 15 Kasım 1971 tarihinde Wellesley, Massachusetts, ABD'de dünyaya gelmiştir. Oyunculuğa olan ilgisi onu Syracuse Üniversitesi'nde Tiyatro eğitimi almaya yönlendirmiştir. Mezuniyetinin ardından hem tiyatro sahnesinde hem de kamera önünde kariyer yapmaya başlamıştır. İlk dönemlerinde tiyatro oyunlarında ve çeşitli televizyon dizilerinde konuk oyuncu olarak yer alarak deneyim kazanmıştır. Kariyerinde düzenli roller almaya başlaması 2000'li yılların başlarına denk gelir. Kısa ömürlü olmasına rağmen eleştirmenlerce beğenilen sitcom "The Inside" (2005) ve ardından "Summerland" (2004-2005) dizisindeki Dr. Simon O'Keefe rolüyle daha geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. Ayrıca "Desperate Housewives" (Umutsuz Ev Kadınları), "Private Practice" ve "Burn Notice" gibi popüler dizilerde tekrar eden rollerle yer alarak televizyondaki yerini sağlamlaştırmıştır. Jay Harrington'ın kariyerindeki en unutulmaz ve eleştirmenlerce övülen rollerinden biri, 2009-2010 yılları arasında yayınlanan kült sitcom "Better Off Ted"deki Ted Crisp karakteridir. Ahlaki açıdan sorgulanabilir bir şirkette iyi niyetli bir yöneticiyi canlandırdığı bu rol, Harrington'ın komedi zamanlamasını ve başrol yeteneğini mükemmel bir şekilde sergilemiştir. Dizi kısa sürmesine rağmen, Harrington'ın performansı büyük beğeni toplamış ve ona sadık bir hayran kitlesi kazandırmıştır. 2017 yılından bu yana ise Jay Harrington, aksiyon ve suç draması türündeki popüler dizi "S.W.A.T."ta canlandırdığı Çavuş II David "Deacon" Kay karakteriyle ekranlardadır. Deacon, S.W.A.T. ekibinin deneyimli, sağduyulu üyesi ve adeta ahlaki pusulası olarak öne çıkar. Aile babası kimliği ve görevine olan bağlılığıyla karakterize edilen Deacon rolü, Harrington'a uzun soluklu ve istikrarlı bir başarı getirmiştir. Dizi, yıllar içinde kendi izleyici kitlesini oluşturmuş ve Harrington'ın performansı, dizinin devam eden başarısında önemli bir rol oynamıştır (Nisan 2025 itibarıyla dizi devam etmektedir veya yakın zamanda final yapmıştır/yeni sezon onayı almıştır gibi güncel durumuna göre güncellenebilir). Oyunculuk kariyeri boyunca hem komedi ("Better Off Ted", "Hot in Cleveland"daki rolleri, "American Reunion" filmi) hem de dram/aksiyon ("S.W.A.T.", "Private Practice") türlerinde başarılı performanslar sergileyen Jay Harrington, çok yönlü bir aktör olduğunu kanıtlamıştır. Güvenilir ekran duruşu ve farklı karakterlere bürünebilme yeteneğiyle tanınan Harrington, televizyon dünyasında istikrarlı ve saygın bir kariyere sahip aktif bir oyuncudur.

Aisling Loftus
Aisling Loftus, 1 Eylül 1990 tarihinde Nottingham, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. İrlanda kökenli bir ailenin kızı olan Loftus, oyunculuk yeteneğini Samantha Morton ve Jack O'Connell gibi ünlü isimleri de yetiştiren ve İngiliz sinemasına pek çok yetenek kazandıran prestijli "The Television Workshop"ta geliştirdi. Kariyerine oldukça erken bir yaşta adım atan oyuncu, henüz 10 yaşındayken "Peak Practice" (2000) dizisinde küçük bir rolle ekranlarda göründü. Gençlik yıllarında "The Bill", "Doctors" ve "Casualty" gibi İngiliz televizyonunun temel taşları olan dizilerde konuk oyuncu olarak tecrübe kazandı. Eleştirmenlerin dikkatini çektiği ve endüstride adını duyurduğu ilk büyük performansı, 2010 yapımı BBC draması "Dive" ile gerçekleşti. Bu filmde bir yüzücüyü canlandırdığı performansıyla Screen International dergisi tarafından "Yarının Yıldızı" (Star of Tomorrow) seçildi. Sinemadaki varlığını, Ghibli stüdyosunun klasiklerinden esinlenen "The Borrowers"ın (2011) BBC uyarlamasındaki Arrietty Clock rolüyle sürdürdü. Loftus'un kariyerindeki asıl sıçrama ve uluslararası alanda tanınmasını sağlayan proje, Jeremy Piven ile başrolü paylaştığı popüler dönem dizisi "Mr Selfridge" (2013-2015) oldu. Dizide canlandırdığı tezgahtar Agnes Towler karakteri, masumiyeti, yeteneği ve mağaza hiyerarşisindeki yükseliş hikayesiyle izleyicilerin favorisi haline geldi. Dönem dramalarındaki başarısını ve "İngiliz gülü" imajını, Tolstoy'un ölümsüz eserinden uyarlanan BBC'nin dev prodüksiyonu "War & Peace" (Savaş ve Barış) (2016) dizisindeki fedakar Sonya Rostova rolüyle perçinledi. Aynı yıl, klasik bir hikayeye korku unsurları ekleyen "Pride and Prejudice and Zombies" (Aşk ve Gurur ve Zombiler) filminde Elizabeth Bennet'ın yakın arkadaşı Charlotte Lucas karakterini canlandırarak sinemada da akılda kalıcı bir performans sergiledi. Fantastik türdeki yeteneğini, Deborah Harkness'ın çok satan romanlarından uyarlanan Sky dizisi "A Discovery of Witches" (2018-2022) ile devam ettirdi. Dizide, geçmişi sırlar ve büyüyle dolu olan Sophie Norman karakterine hayat verdi. Yakın dönemde ise John Wyndham'ın klasik bilimkurgu romanından uyarlanan "The Midwich Cuckoos" (2022) dizisinde Zoë Moran rolüyle ekranlara gelerek dramatik gerilim türündeki başarısını kanıtladı. Özel hayatında, "Game of Thrones" dizisinden tanıdığımız aktör ve müzisyen Jacob Anderson (Raleigh Ritchie) ile evli olan Aisling Loftus, bir kız çocuğu annesidir.

Alison White
Alison White, kariyerini ağırlıklı olarak televizyon dizileri ve sinema filmlerindeki karakter oyunculuklarıyla sürdüren Amerikalı oyuncudur. Doğum tarihi ve yeri hakkında kamuya açık kesin bilgiler sınırlı olsa da, oyunculuk kariyerine 2000'lerin başında adım atmış ve Hollywood yapımlarında istikrarlı bir grafik çizmiştir. Genellikle hikayenin atmosferini destekleyen yan rollerde ve konuk oyuncu olarak izleyici karşısına çıkan White, çok yönlü bir profil sergilemektedir. Televizyon dünyasındaki kariyeri, Amerikan televizyonunun önemli yapımlarındaki konuk oyunculuklarıyla şekillenmiştir. "Justified", "Californication", "The Newsroom", "Southland" ve "Weeds" gibi eleştirmenlerce beğenilen dizilerde yer alarak, farklı türlerdeki yapımlara uyum sağlayabildiğini göstermiştir. Ayrıca "Parenthood", "Private Practice" ve "Hello Ladies" gibi popüler dizilerde de çeşitli karakterlere hayat vermiştir. Bu yapımlardaki performansı, onun sektörde güvenilir bir karakter oyuncusu olarak yer edinmesini sağlamıştır. Sinema kariyerinde ise bağımsız filmlerden büyük bütçeli stüdyo yapımlarına kadar uzanan bir yelpazede roller üstlenmiştir. 2017 yapımı komedi-drama filmi "Flower"da Claudine'in annesi rolüyle yer almıştır. Ancak onu korku sineması meraklıları için tanınır kılan rol, "The Conjuring" evreninin sevilen filmi "Annabelle 3" (Annabelle Comes Home) (2019) projesindeki performansıdır. Bu filmde, Mckenna Grace'in canlandırdığı Judy Warren karakterinin öğretmeni olan Mrs. Faley'i canlandırmıştır. Filmde, Warren ailesinin lanetli mirasının Judy'nin okul hayatına olan etkilerinin yansıtıldığı sahnelerde kilit bir figür olarak yer almış ve filmin gerilimli atmosferine katkıda bulunmuştur. Alison White, magazin dünyasından uzak duran ve işine odaklanan profesyonel duruşuyla tanınmaktadır. Geniş bir hayran kitlesine sahip olan "Annabelle" serisindeki rolü, onun dünya çapındaki izleyiciler tarafından fark edilmesini sağlayan önemli bir kariyer adımı olmuştur.

Kylie Rogers
Kylie Rogers, 18 Şubat 2004 tarihinde Dallas, Teksas, ABD'de dünyaya gelmiştir. Oyunculuk kariyerine çok erken yaşlarda başlayan Rogers, 2012 yılında ailesiyle birlikte Los Angeles'a taşındıktan sonra ilk profesyonel deneyimlerini televizyon dünyasında yaşadı. Başlangıçta "Days of Our Lives" (2012), "Private Practice" (2012) ve "CSI: Crime Scene Investigation" (2013) gibi popüler dizilerde konuk oyuncu olarak yer alarak sektöre adım attı. Sinemadaki ilk dikkat çeken rollerinden birini ise Patrick Wilson ve Liv Tyler'ın başrollerini paylaştığı retro-fütüristik komedi filmi "Space Station 76"da (2014) Sunshine karakterini canlandırarak aldı. Ayrıca Russel Crowe ve Amanda Seyfried'in oynadığı "Babalar ve Kızları" (Fathers and Daughters - 2015) filminde de genç Katie rolüyle boy gösterdi. Rogers'ın adını geniş kitlelere duyurduğu ilk büyük projesi, ABC'nin bilimkurgu ve gizem dizisi "The Whispers" (2015) oldu. Dizide canlandırdığı Minx Lawrence karakteriyle beğeni toplayan yetenekli oyuncu, asıl küresel çıkışını ve duygusal kırılma noktasını 2016 yılında gişe rekorları kıran "Cennetten Mucizeler" (Miracles from Heaven) filmiyle gerçekleştirdi. Gerçek bir hikayeden uyarlanan bu filmde Jennifer Garner ile başrolleri paylaşan Rogers, nadir görülen ölümcül bir hastalığa yakalanan Anna Beam karakterine hayat verdi. Bu zorlu rolde sergilediği inanılmaz derecede duygusal ve olgun performansla, henüz küçük yaşta Hollywood'un en çok aranan çocuk oyuncularından biri haline geldi. Aynı yıl, Will Smith liderliğindeki yıldızlar geçidi "Gizli Güzellik" (Collateral Beauty - 2016) filminde Allison Yardsham karakteriyle izleyici karşısına çıktı. Çocuk oyunculuktan genç yetişkin rollerine kusursuz bir geçiş yapan Rogers, televizyon tarihinin en popüler modern western dizilerinden "Yellowstone"da (2018-2024) Kelly Reilly'nin canlandırdığı ikonik Beth Dutton karakterinin gençliğine hayat vererek yeteneğini bir kez daha kanıtladı. Aynı dönemde, Apple TV+ platformunun beğeni toplayan gizem dizisi "Home Before Dark"ta (2020-2021) Izzy Lisko karakteriyle başrollerden birini üstlenerek televizyon ekranlarındaki kalıcı yerini pekiştirdi. Son yıllarda giderek daha iddialı, olgun ve farklı türlerdeki sinema projelerinde boy göstermeye başlayan aktris; aile komedisi "Cheaper by the Dozen" (2022) uyarlamasında ve Joaquin Phoenix'in başrolünde yer aldığı, Ari Aster imzalı sürrealist korku-komedi "Beau Is Afraid" (2023) filminde rol aldı. Bilimkurgu draması "Landscape with Invisible Hand"deki (2023) güçlü performansının ardından, Chris Pratt, Rebecca Ferguson ve Kali Reis ile birlikte rol aldığı yüksek bütçeli 2026 yapımı distopik bilimkurgu-aksiyon filmi "Mercy"de Britt Raven karakterini canlandırarak adından sıkça söz ettirmiştir. Küçük yaşta başladığı kariyerine hem prestijli televizyon yapımlarında hem de büyük çaplı gişe filmlerinde güçlü performanslar ekleyerek istikrarlı yükselişini sürdürmektedir.

Rob Carlton
Oyuncu kadrosu · Apex olarak bilinir
Robert "Rob" Carlton, 4 Mayıs 1971 tarihinde Sidney, Yeni Güney Galler, Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Eğitim hayatını Sidney Üniversitesi'nde İngiliz ve Avustralya Edebiyatı üzerine tamamlayan Carlton, aynı zamanda köklü bir kurum olan Australian Theatre for Young People'da ekran ve sahne oyunculuğu üzerine eğitim alarak sanat kariyerinin temellerini attı. Oyunculuk serüvenine henüz 14 yaşındayken profesyonel olarak başlayan yetenekli aktör, kariyerinin ilk yıllarında "A Country Practice", "Home and Away", "Water Rats" ve "Blue Heelers" gibi popüler Avustralya televizyon dizilerinde çeşitli roller üstlenerek ekran tecrübesi kazandı. Sinemaya ilk dikkat çeken adımını ise 1987 yapımı sevilen Avustralya filmi "The Year My Voice Broke" ile attı. Hem komedi hem de dram türündeki çok yönlülüğüyle tanınan Rob Carlton'ın kariyerindeki dönüm noktalarından biri, 2006 yılında senaryosunu yazdığı, yönettiği, yapımcılığını üstlendiği ve kendi ikiz çocuklarıyla başrolünde oynadığı "Carmichael & Shane" adlı kısa mockumentary (sahte belgesel) filmi oldu. Bu yapım ona prestijli Tropfest'te En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazandırdı. Bu başarının verdiği ivmeyle televizyon yapım şirketi Shadowfax TV'yi kuran Carlton, 2007-2009 yılları arasında yayınlanan ve uluslararası alanda beğeni toplayıp birçok ödüle aday gösterilen komedi dizisi "Chandon Pictures"ı yaratarak başrolünü üstlendi. Kariyerinin en büyük eleştirel çıkışlarından birini, 2011 yapımı "Paper Giants: The Birth of Cleo" adlı mini dizide canlandırdığı ünlü medya patronu Kerry Packer rolüyle elde etti. Sergilediği bu dramatik ve güçlü performans, ona Avustralya'nın en önemli televizyon ödüllerinden biri olan En İyi Erkek Oyuncu dalında Gümüş Logie (Silver Logie) ödülünü getirdi. Yıllar içinde sektördeki saygın konumunu sağlamlaştıran aktör; "The Hollowmen", "Conspiracy 365", "Total Control", "Black Snow" ve Netflix yapımı "Boy Swallows Universe" gibi pek çok iddialı televizyon dizisinde ve "Any Questions for Ben?" (2012) gibi sinema filmlerinde rol aldı. Oyunculuk, senaristlik, yapımcılık ve yönetmenlik kariyerinin yanı sıra yetenekli bir hikaye anlatıcısı olan Rob Carlton, günümüzde Avustralya'nın en çok aranan motivasyon konuşmacılarından, etkinlik sunucularından (MC) ve kurumsal kolaylaştırıcılarından biri olarak profesyonel yaşamını çok yönlü bir şekilde sürdürmekte ve tek kişilik gösterileriyle tiyatro sahnelerinde izleyiciyle buluşmaya devam etmektedir.

Daniel Flynn
Daniel Flynn, 21 Ocak 1961 tarihinde Evesham, Worcestershire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Tanınmış aktör Eric Flynn'in oğlu ve "Game of Thrones" yıldızı Jerome Flynn'in ağabeyi olan Daniel, ailesinin izinden giderek sanat dünyasına adım atmış köklü bir oyunculuk hanedanının parçasıdır. Babası ve erkek kardeşi gibi o da prestijli Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) eğitim görmüş ve buradan mezun olmuştur. Kariyerine tiyatro sahnelerinde başlayan Flynn, özellikle Royal Shakespeare Company ile yaptığı çalışmalarla klasik tiyatroda sağlam bir temel oluşturmuştur. Televizyon kariyerinde ise en çok, İngiltere'nin uzun soluklu ve popüler polisiyesi "The Bill" dizisindeki rolüyle tanınır. 2006-2009 yılları arasında dizide canlandırdığı sert mizaçlı ve otoriter Polis Müdürü John Heaton karakteri, onun İngiliz televizyon izleyicisi nezdinde en bilinen yüzü olmasını sağlamıştır. Ayrıca, tıbbi drama dizisi "Peak Practice"te canlandırdığı Dr. Andrew Colquhoun rolüyle de 1990'ların sonunda geniş kitlelere ulaşmıştır. İlginç bir detay olarak, kardeşi Jerome Flynn'i şöhrete taşıyan "Soldier Soldier" dizisinde de konuk oyuncu olarak yer almış ve kardeşiyle aynı ekranı paylaşmıştır. Sinemada daha çok yan rollerde görünen Flynn, kült macera filmi "Biggles: Adventures in Time" (1986) filminde Ginger Hebblethwaite karakterini canlandırmıştır. Ancak Daniel Flynn'in kariyerindeki en şaşırtıcı ve küresel çapta etki yaratan başarısı, seslendirme sanatçılığı alanında gelmiştir. FromSoftware'in efsanevi video oyunu "Dark Souls"ta (2011) seslendirdiği Solaire of Astora şövalyesi, oyun dünyasının en ikonik karakterlerinden biri haline gelmiştir. Karakterin "Praise the Sun" (Güneşe Şükret) repliği ve Flynn'in seslendirmesindeki iyimser ton, dünya çapında bir internet fenomenine dönüşmesini sağlamıştır. Seslendirme kariyerine animasyon ve sesli tiyatrolarla devam eden aktör, Satoshi Kon'un başyapıtı "Paprika" (2006) filminin İngilizce dublajında dahi Dr. Kosaku Tokita karakterine ses vermiştir. Ayrıca "Doctor Who" evreninin Big Finish tarafından üretilen sesli drama serilerinde de sıkça yer almaktadır. Son dönemde prestijli yapımlarda boy göstermeye devam eden Daniel Flynn, Netflix'in ödüllü dizisi "The Crown"da Andrew Parker Bowles karakterini canlandırmış ve "Unforgotten" gibi beğenilen suç dramalarında rol alarak tecrübeli bir karakter oyuncusu olarak kariyerini sürdürmektedir. Sanatçı bir ailenin ferdi olarak, üvey kardeşi Johnny Flynn'in de ("Stardust", "Emma") başarılı bir müzisyen ve aktör olmasıyla, Flynn soyadı İngiliz eğlence sektöründe üç kuşaktır varlığını korumaktadır.

Sarah Lam
Sarah Lam , İngiltere'deki televizyon rolleriyle tanınan İngiliz - Çinli bir aktris . Sitcom No Problem'de Susannah'yı canlandırdı ! Angels'da Linda Mo , Howard' Way'de Anna Lee ve Brookside'da Caroline Choi . Diğer TV kredileri şunlardır: Two Thousand Acres of Sky , QED , The Chinese Detective , CATS Eyes , A Very Peculiar Practice , The Adventure Game , To Be the Best , Virtual Murder , Sherlock , Inspector Morse , The Bill ve Holby City . Sarah Lam geçenlerde üretimde yer almıştır Aşırı Mutluluk Dünya at Ulusal Tiyatro . 2015'te BBC1'deki Casualty'de tekrar televizyona çıktı (seri 29, bölüm 33: "Oranlara Karşı"). Ayrıca Adrian Mole'un Gizli Günlüğü'nde hemşire olarak ve 80'lerin kült programı The Adventure Game'de yer aldı . Sarah , Kae Tempest'in Sophokles'in oyunu Philoctetes'in yeni tamamen kadın versiyonu Paradise'da yer alacak ve Ağustos 2021'de National Theatre'daki Olivier Theatre'da vizyona girecek. 2020'den ertelenen filmin yönetmenliğini Lesley ile birlikte Ian Rickson yapacak. Başlık karakteri olarak keskin .

David Troughton
David James Troughton, 5 Kasım 1950 tarihinde Hampstead, Londra'da dünyaya gelmiştir. İngiliz televizyon tarihinin en ikonik figürlerinden biri olan İkinci "Doctor Who" Patrick Troughton'ın en büyük oğlu olan David, doğuştan bir oyunculuk mirasının içine doğmuştur. Oğulları Sam Troughton ve William Troughton'ın yanı sıra yeğeni Harry Melling'in de (Harry Potter serisinin Dudley'si) oyuncu olmasıyla, İngiliz sanat dünyasında Troughton hanedanlığının "baba" figürü olarak kabul edilir. Kariyerine tiyatro sahnesinde başlayan Troughton, Royal Shakespeare Company (RSC) bünyesinde Kral Lear, IV. Henry ve III. Richard gibi Shakespeare oyunlarında sergilediği güçlü performanslarla tiyatro dünyasında saygın bir yer edindi. Televizyon dünyasında ilk büyük ve kalıcı iz bırakan işi, 1986-1988 yılları arasında yayınlanan Andrew Davies imzalı kara mizah ve tıp draması "A Very Peculiar Practice" dizisindeki Dr. Bob Buzzard rolü oldu. Bu narsist, alaycı ama karizmatik doktor karakteri, ona kült bir statü kazandırdı. Babasının mirası olan "Doctor Who" evreniyle de yaşamı boyunca sıkı bir bağı olmuştur. Klasik seride 1960'larda figüranlıkla başlayıp, "The Curse of Peladon" (1972) hikayesinde Kral Peladon'u canlandırmış; modern seride ise David Tennant döneminin en beğenilen bölümlerinden biri olan "Midnight"ta (2008) Profesör Hobbes karakteriyle evrene geri dönmüştür. Tarihi dramalar ve dönem dizilerinde otoriter figürleri canlandırma konusunda uzmanlaşan Troughton, Sean Bean'in başrolünü oynadığı ünlü "Sharpe" serisinde (1993) İngiliz komutan Arthur Wellesley'i (Wellington Dükü) canlandırarak hafızalara kazındı. BBC'nin popüler suç draması "New Tricks" ve ITV'nin "Grantchester" (2014-2016) dizilerinde polis şefi rollerini üstlendi. "Grantchester"ın ilk sezonlarında canlandırdığı Başmüfettiş Benson rolüyle, dizinin 1950'ler atmosferine ağırlığını koydu. Komedi türündeki yeteneğini ise Sky dizisi "The Café"de (2011-2013) canlandırdığı, Weston-super-Mare'de bir kafe işleten babacan ve biraz yorgun Stan karakteriyle sergiledi. Sinemada "The Omen" (1976) ve "Dance with a Stranger" (1985) gibi klasiklerde yan rollerde göründü. Ekran önündeki yarım asrı aşan kariyerinin yanı sıra, İngiltere'de bir kurum kabul edilen BBC Radio 4 yapımı "The Archers" radyo tiyatrosunda 2014 yılından bu yana Tony Archer karakterine hayat vermektedir. David Troughton, hem komedi hem de ağır dramalarda inandırıcı performanslar sergileyebilen, İngiliz karakter oyunculuğunun yaşayan çınarlarından biridir.
Practical Magic 2
practical-magic-2-1302904
The Owens sisters must confront the dark curse that threatens to unravel their family once and for all.
The Piano Forest
the-piano-forest-78471
A tranquil tale about two boys from very different upbringings. On one hand you have Kai, born as the son of a prostitute, who's been playing the abandoned piano in the forest near his home ever since he was young. And on the other you have Syuhei, practically breast-fed by the piano as the son of a family of prestigious pianists. Yet it is their common bond with the piano that eventually intertwines their paths in life.
Practical Magic
practical-magic-6435
Sally and Gillian Owens, born into a magical family, have mostly avoided witchcraft themselves. But when Gillian's vicious boyfriend, Jimmy Angelov, dies unexpectedly, the Owens sisters give themselves a crash course in hard magic. With policeman Gary Hallet growing suspicious, the girls struggle to resurrect Angelov -- and unwittingly inject his corpse with an evil spirit that threatens to end their family line.

Dianne Wiest
Oyuncu kadrosu · Makas Eller, Aşkın Büyüsü, Aşkın Büyüsü 2 olarak bilinir
Dianne Evelyn Wiest, 28 Mart 1948 tarihinde Kansas City, Missouri, ABD'de dünyaya gelmiştir. İskoç kökenli bir anne ve askeri psikiyatrik sosyal hizmetler uzmanı olan Amerikalı bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Wiest, çocukluk ve gençlik yıllarını babasının mesleği gereği farklı eyaletlerde ve şehirlerde geçirdi. Asıl hayali başarılı bir balerin olmak olsa da, lise yıllarında tiyatroya yönelerek sahne sanatlarına ilgi duymaya başladı. Kariyerine 1970'lerin başında tiyatro sahnelerinde adım atan Wiest, uzun yıllar Broadway ve Off-Broadway yapımlarında sahne alarak büyük bir sanatsal deneyim ve saygınlık kazandı. Sinema dünyasına geçişi ise 1980 yapımı "It's My Turn" filmiyle gerçekleşti. Ancak onu Hollywood'da gerçek anlamda bir yıldıza dönüştüren ve adını sinema tarihine altın harflerle yazdıran süreç, usta yönetmen Woody Allen ile kurduğu uzun soluklu ve son derece verimli işbirliği oldu. Wiest'in kariyerindeki ilk büyük zirve, Woody Allen'ın yönettiği "Kahire'nin Mor Gülü" (The Purple Rose of Cairo) (1985) filmindeki rolünün ardından geldi. Bir yıl sonra yine bir Woody Allen başyapıtı olan "Hannah ve Kız Kardeşleri" (Hannah and Her Sisters) (1986) filminde canlandırdığı hassas ve nevrotik Holly karakteriyle sergilediği olağanüstü performans, ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında kariyerinin ilk Oscar ödülünü kazandırdı. Bu başarının ardından Ron Howard'ın aile komedisi "Çılgın Aile" (Parenthood) (1989) filmindeki rolüyle bir kez daha Oscar'a aday gösterilerek Hollywood'daki konumunu sağlamlaştırdı. 1990'lı yıllarda yelpazesini genişleterek farklı türlerdeki unutulmaz yapımlarda boy göstermeyi sürdürdü. Tim Burton'ın ikonik gotik masalı "Makas Eller" (Edward Scissorhands) (1990) filminde ana karakteri kanatları altına alan şefkatli Avon temsilcisi Peg Boggs karakterine hayat vererek izleyicilerin kalbinde taht kurdu. Sinema kariyerindeki ikinci büyük zaferini ise yine Woody Allen'ın yazıp yönettiği "Broadway Üzerinde Kurşunlar" (Bullets Over Broadway) (1994) filminde canlandırdığı efsanevi, dramatik ve bencil tiyatro divası Helen Sinclair rolüyle elde etti. Bu unutulmaz performansı ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ikinci Oscar ödülünü ve Altın Küre ödülünü getirdi. Aynı dönemde "Kuş Kafesi" (The Birdcage) (1996) ve "Aşkın Büyüsü" (Practical Magic) (1998) gibi gişede büyük başarı yakalayan popüler filmlerde de akılda kalıcı roller üstlendi. 2000'li yıllardan itibaren televizyon dünyasında da iz bırakan projelere imza atan usta oyuncu, efsanevi polisiye dizisi "Law & Order"da (2000-2002) geçici Bölge Savcısı Nora Lewin karakteriyle ekranlarda yer aldı. Eleştirmenlerden tam not alan prestijli HBO dizisi "In Treatment"ta (2008-2009) Dr. Gina Toll karakterini başarıyla canlandırarak Emmy Ödülü'ne layık görüldü. Son yıllarda popüler aile komedisi "Life in Pieces" (2015-2019) dizisinde Joan Short karakteriyle eğlenceli yönünü sergilerken, karanlık suç draması "Mayor of Kingstown" (2021-2024) dizisindeki Mariam McLusky rolüyle dramatik yetkinliğinden hiçbir şey kaybetmediğini bir kez daha kanıtlamıştır. İki Oscar, iki Emmy ve sayısız prestijli ödülün sahibi olan Dianne Wiest, tiyatro, sinema ve televizyondaki muazzam çok yönlülüğü ve karakterlere kattığı derinlik ile Hollywood'un en saygıdeğer efsanelerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Sandra Bullock
Oyuncu kadrosu · Aşkın Büyüsü, Aşkın Büyüsü 2, Kayıp Şehir olarak bilinir
Sandra Annette Bullock, 26 Temmuz 1964 tarihinde Arlington, Virginia, ABD'de dünyaya gelmiştir. Alman bir opera sanatçısı annenin ve Amerikalı bir şan hocası babanın kızı olan Bullock, çocukluğunun önemli bir bölümünü babasının işi nedeniyle Almanya ve Avusturya'da geçirmiş, bu sayede akıcı bir şekilde Almanca öğrenmiştir. Küçük yaşlardan itibaren annesinin opera performanslarını izleyerek sahne sanatlarına ilgi duyan Bullock, lise yıllarında tiyatro oyunlarında rol almaya başlamıştır. East Carolina Üniversitesi'nde drama eğitimi aldıktan sonra oyunculuk kariyeri hedefiyle New York'a taşınan Bullock, burada oyunculuk dersleri alırken bir yandan da çeşitli işlerde çalıştı. Off-Broadway oyunlarında sahneye çıktıktan sonra 1980'lerin sonunda ve 1990'ların başında küçük film rollerinde görünmeye başladı. İlk dikkat çeken performanslarından birini Sylvester Stallone ve Wesley Snipes ile birlikte rol aldığı bilimkurgu aksiyon filmi "Cezalandırıcı"da (Demolition Man) (1993) sergiledi. Ancak Sandra Bullock'u bir gecede uluslararası bir yıldıza dönüştüren film, Keanu Reeves ile başrolü paylaştığı aksiyon gerilim filmi "Hız Tuzağı" (Speed) (1994) oldu. Bu filmdeki başarısının ardından Hollywood'un en çok aranan başrol oyuncularından biri haline geldi. Ertesi yıl rol aldığı romantik komedi "Sen Uyurken" (While You Were Sleeping) (1995) ile hem gişede büyük başarı yakaladı hem de En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal veya Komedi) dalında ilk Altın Küre adaylığını kazandı. 1990'lar boyunca "Ağ" (The Net) (1995), "Öldürme Zamanı" (A Time to Kill) (1996), "Umudun Peşinde" (Hope Floats) (1998), "Aşkın Büyüsü" (Practical Magic) (1998) ve "Doğal Güçler" (Forces of Nature) (1999) gibi hit filmlerde rol alarak sempatik tavırları, komedi zamanlaması ve doğal güzelliğiyle "Amerika'nın Sevgilisi" olarak anılmaya başlandı. Aynı dönemde kendi yapım şirketi Fortis Films'i kurdu. 2000'li yıllarda da başarısını sürdüren Bullock, "Güzel Dedektif" (Miss Congeniality) (2000) – ki bu rolle ikinci Altın Küre adaylığını aldı – ve devam filmi "Güzel Dedektif 2" (2005), Hugh Grant ile rol aldığı "Aşka İki Hafta" (Two Weeks Notice) (2002) ve Ryan Reynolds ile başrolü paylaştığı "Teklif" (The Proposal) (2009) gibi popüler komedi filmleriyle gişedeki gücünü korudu. Aynı zamanda "Çarpışma" (Crash) (2004) ve "Infamous" (2006) gibi dramatik rollerle de eleştirmenlerin beğenisini kazandı. Kariyerinin zirvesine ise 2009 yapımı biyografik drama filmi "Kör Nokta" (The Blind Side) ile ulaştı. Bu filmdeki Leigh Anne Tuohy portresiyle En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü, Altın Küre, SAG Ödülü ve Eleştirmenlerin Seçimi Ödülü'nü kazandı. 2013 yılında rol aldığı ve büyük beğeni toplayan bilimkurgu gerilim filmi "Yerçekimi" (Gravity) ile ikinci kez En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Melissa McCarthy ile başrolü paylaştığı komedi "Ateşli Aynasızlar" (The Heat) (2013), Netflix filmleri "Bird Box" (2018) ve "The Unforgivable" (2021), Channing Tatum ile rol aldığı macera komedisi "Kayıp Şehir" (The Lost City) (2022) ve "Suikast Treni" (Bullet Train) (2022) gibi projelerle farklı türlerdeki başarısını devam ettirdi. 2022 yılında vizyona giren filmlerinin ardından Sandra Bullock, ailesine daha fazla zaman ayırmak istediğini belirterek oyunculuğa bir süre ara verdiğini açıkladı.

The Gentlemen
2024
Aristokrat Eddie, kendine miras kalan aile mülkünün dev bir esrar imparatorluğuna yataklık ettiğini keşfeder. Üstelik bu imparatorluğun sahipleri bir yere gitmek istememektedir.

The Walking Dead: Dead City
2023
The Walking Dead: Dead City, Maggie (Lauren Cohan) ve Negan’ın (Jeffrey Dean Morgan) ana karadan uzun zaman önce ayrılmış kıyamet sonrası Manhattan’da seyahat ederken yaşadıklarını konu alıyor.