Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Danny DeVito fotoğrafı

Danny DeVito

Oyuncu kadrosu · Executive Producer · Taxi, Los Angeles Sırları, Ördeklerin Göçü olarak bilinir

Daniel Michael "Danny" DeVito Jr., 17 Kasım 1944 tarihinde Neptune Township, New Jersey'de dünyaya gelmiştir. İtalyan asıllı bir ailenin oğlu olan DeVito, çocukluğunu Asbury Park'ta geçirdi. İlk gençlik yıllarında kız kardeşinin güzellik salonunda çalıştıktan sonra oyunculuk tutkusunun peşinden giderek Amerikan Dramatik Sanatlar Akademisi'nde eğitim aldı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde başlayan DeVito, Michael Douglas ile yapımcılığını üstlendiği ve rol aldığı 1975 yapımı kült film "Guguk Kuşu"nda (One Flew Over the Cuckoo's Nest) canlandırdığı Martini karakteriyle sinema dünyasında ilk ciddi çıkışını yaptı. Ancak Danny DeVito'yu geniş kitlelere tanıtan ve ona bir yıldız statüsü kazandıran yapım, 1978-1983 yılları arasında yayınlanan televizyon dizisi "Taxi" oldu. Dizide canlandırdığı huysuz, otoriter ve kurnaz taksi durağı şefi Louie De Palma karakteri, ona hem bir Emmy hem de bir Altın Küre ödülü kazandırdı. 1980'ler boyunca sinema kariyerine ağırlık veren aktör, Michael Douglas ve Kathleen Turner ile birlikte "Amazon'da Fırtına" (Romancing the Stone) (1984) ve devam filmi "Nil'in İncisi" (The Jewel of the Nile) (1985) gibi başarılı macera-komedi filmlerinde rol aldı. Özellikle Arnold Schwarzenegger ile oluşturduğu tezat ikili dinamikleriyle "İkizler" (Twins) (1988) ve daha sonra "Ufaklık" (Junior) (1994) filmlerinde büyük gişe başarıları elde etti. 1990'larda oyunculuk yelpazesini genişleten DeVito, Tim Burton'ın yönettiği "Batman Dönüyor" (Batman Returns) (1992) filminde canlandırdığı grotesk ve ürkütücü Penguen (The Penguin) karakteriyle hafızalara kazındı. Sadece oyunculuğuyla değil, kamera arkasındaki vizyonuyla da öne çıkan DeVito, kurduğu Jersey Films şirketi aracılığıyla "Ucuz Roman" (Pulp Fiction) (1994), "Get Shorty" (1995) ve "Erin Brockovich" (2000) gibi sinema tarihinin önemli yapımlarına yapımcı olarak imza attı. Yönetmenlik koltuğunda da başarı sağlayan sanatçı, kara komedi klasiği "Güllerin Savaşı" (The War of the Roses) (1989) ve çocuk edebiyatı uyarlaması "Matilda" (1996) gibi filmleri hem yönetti hem de bu filmlerde rol aldı. 2000'li yıllarda televizyona güçlü bir dönüş yapan usta oyuncu, 2006 yılında katıldığı uzun soluklu sit-com "It's Always Sunny in Philadelphia" dizisindeki ahlaki sınırları olmayan Frank Reynolds karakteriyle kült bir statüye ulaştı ve yeni nesil izleyicilerin de hayranlığını kazandı. Seslendirme sanatçısı olarak da "Herkül" (1997) animasyonundaki Philoctetes ve "Loraks" (2012) filmindeki Loraks karakterlerine kendine has sesiyle hayat verdi. Danny DeVito, kendine özgü fiziği, enerjik komedi tarzı ve başarılı yapımcılık kariyeriyle Hollywood'un en saygın ve çok yönlü figürlerinden biri olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Christopher Lloyd fotoğrafı

Christopher Lloyd

Oyuncu kadrosu · Geleceğe Dönüş, Geleceğe Dönüş II, Clue olarak bilinir

Christopher Allen Lloyd, 22 Ekim 1938 tarihinde Stamford, Connecticut, ABD'de dünyaya gelmiştir. Yedi çocuklu bir ailenin en küçüğü olan Lloyd, genç yaşta oyunculuk tutkusunun peşinden gitmeye karar verdi. Henüz 14 yaşındayken yaz tiyatrolarında çırak olarak çalışmaya başladı ve 19 yaşında New York'a taşınarak Neighborhood Playhouse Tiyatro Okulu'nda efsanevi eğitmen Sanford Meisner'dan dersler aldı. Kariyerine tiyatro sahnesinde başlayan Lloyd, 200'den fazla oyunda rol alarak ve "Kaspar" adlı oyundaki performansıyla Obie ve Drama Desk gibi prestijli tiyatro ödülleri kazanarak zanaatını ustalaştırdı. Sinema dünyasına geç ama etkili bir giriş yapan Lloyd, ilk filmini 1975 yılında, Jack Nicholson'ın başrolünde olduğu ve En İyi Film de dahil olmak üzere beş Oscar kazanan kült yapım "Guguk Kuşu" (One Flew Over the Cuckoo's Nest) ile yaptı. Bu filmde canlandırdığı akıl hastası Max Taber rolüyle dikkatleri üzerine çekti. Ancak onu geniş kitlelere tanıtan ve ilk ikonik karakterini yaratan proje, 1978-1983 yılları arasında yayınlanan efsanevi sitcom "Taxi" oldu. Dizide canlandırdığı, 60'ların etkisinden çıkamamış, tuhaf ve sevimli hippi "Reverend" Jim Ignatowski karakteriyle büyük bir popülerlik yakaladı ve bu rolüyle iki kez Komedi Dizilerinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Emmy Ödülü'nün sahibi oldu. 1980'ler Christopher Lloyd'u küresel bir yıldıza dönüştüren on yıl oldu. Kariyerinin en belirleyici ve sinema tarihinin en unutulmaz rollerinden birini, Robert Zemeckis'in yönettiği 1985 yapımı bilimkurgu-macera klasiği "Geleceğe Dönüş"te (Back to the Future) canlandırdığı dâhi, eksantrik ve zaman yolculuğunu icat eden Dr. Emmett "Doc" Brown karakteriyle oynadı. Michael J. Fox ile kurduğu muhteşem uyum ve Doc Brown karakterine getirdiği eşsiz enerji, onu bir popüler kültür ikonuna dönüştürdü. Bu ölümsüz rolünü "Geleceğe Dönüş II" (1989) ve "Geleceğe Dönüş III" (1990) filmlerinde de başarıyla tekrarladı. Lloyd, kariyeri boyunca canlandırdığı eşsiz kötü adamlar ve tuhaf karakterlerle de hafızalara kazındı. "Star Trek III: Spock'ı Ararken" (Star Trek III: The Search for Spock) (1984) filmindeki Klingon Komutanı Kruge, animasyon ile canlı aksiyonu birleştiren "Masum Sanık Roger Rabbit" (Who Framed Roger Rabbit) (1988) filmindeki tüyler ürpertici Yargıç Doom ve "Addams Ailesi" (The Addams Family) (1991) ile devam filmi "Addams Ailesi Değerleri" (Addams Family Values) (1993) filmlerindeki Fester Amca rolleriyle çok yönlülüğünü kanıtladı. Ayrıca, kült bir klasik olan "İpucu" (Clue) (1985) filmindeki Profesör Plum karakteriyle de hatırlanmaktadır. Uzun ve verimli kariyeri boyunca sayısız film ve televizyon projesinde yer alan Christopher Lloyd, kendine özgü oyunculuk tarzıyla sinema dünyasının en sevilen ve saygı duyulan emektarlarından biri olmaya devam etmektedir.

Harvey Keitel fotoğrafı

Harvey Keitel

Oyuncu kadrosu · Rezervuar Köpekleri, Taksi Şoförü, Büyük Hazine olarak bilinir

Harvey Keitel, 13 Mayıs 1939 tarihinde Brooklyn, New York'ta dünyaya gelmiştir. Gençliğinde Amerika Birleşik Devletleri Deniz Piyadeleri'ne katılarak Lübnan'da görev yapmış, bu deneyimin ilerideki disiplinli çalışma ahlakını şekillendirdiği söylenir. Askerlik hizmetinin ardından New York'a dönerek, Lee Strasberg ve Stella Adler gibi efsanevi isimlerin rehberliğinde Actors Studio'da oyunculuk eğitimi aldı ve Method oyunculuk tekniğinin en önemli temsilcilerinden biri haline geldi. Keitel'in kariyeri, sinema tarihinin en verimli yönetmen-oyuncu ortaklıklarından biriyle başladı. O dönemde henüz tanınmayan genç yönetmen Martin Scorsese'nin ilk filmi "Who's That Knocking at My Door"da (1967) başrolü üstlendi. Bu iş birliği, "Arka Sokaklar" (Mean Streets) (1973) ve "Taksi Şoförü" (Taxi Driver) (1976) gibi "Yeni Hollywood" akımının temel taşlarını oluşturan filmlerle devam etti. Bu filmlerdeki ham, gerçekçi ve yoğun performanslarıyla Keitel, 70'ler sinemasının asi ve anti-kahraman ruhunu yansıtan yüzlerden biri oldu. 1990'lı yıllarda kariyerinde adeta bir rönesans yaşayan Keitel, özellikle bağımsız sinemanın yükselişinde kilit bir rol oynadı. Genç yönetmen Quentin Tarantino'nun ilk filmi "Rezervuar Köpekleri"ne (Reservoir Dogs) (1992) hem yapımcı olarak destek verdi hem de Mr. White rolüyle unutulmaz bir performans sergiledi. Bu iş birliği, Tarantino'nun kült klasiği "Ucuz Roman"da (Pulp Fiction) (1994) canlandırdığı sorun çözücü Winston "The Wolf" karakteriyle zirveye ulaştı ve Keitel'i yeni nesil için bir "cool" ikonuna dönüştürdü. Aynı dönemde, "Bugsy" (1991) filmindeki gangster Mickey Cohen rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterildi ve Jane Campion'ın yönettiği "Piyano" (The Piano) (1993) filmindeki rolüyle de büyük beğeni topladı. Kariyeri boyunca risk almaktan çekinmeyen Keitel, Abel Ferrara'nın yönettiği "Hayvan" (Bad Lieutenant) (1992) filmindeki ahlaken çökmüş polis memuru rolü gibi zorlu karakterleri canlandırmasıyla tanınır. Ayrıca "Thelma ve Louise" (1991), "Gün Batımından Şafağa" (From Dusk Till Dawn) (1996), "Büyük Hazine" (National Treasure) (2004) ve Wes Anderson'ın "Büyük Budapeşte Oteli" (The Grand Budapest Hotel) (2014) gibi çok çeşitli filmlerde yer alarak çok yönlülüğünü kanıtladı. 2019 yılında, kariyerini başlatan yönetmen Martin Scorsese ile yeniden bir araya gelerek "The Irishman" filminde rol aldı. Korkusuzluğu, ham enerjisi ve karakterlerine kattığı derinlikle tanınan Harvey Keitel, Amerikan bağımsız sinemasının en büyük destekçilerinden ve sinema tarihinin en saygın karakter oyuncularından biri olarak efsanevi statüsünü korumaktadır.

Marion Cotillard fotoğrafı

Marion Cotillard

Oyuncu kadrosu · Kara Şövalye Yükseliyor, Başlangıç olarak bilinir

Marion Cotillard, 30 Eylül 1975 tarihinde Paris, Fransa'da dünyaya gelmiştir. Yönetmen ve oyun yazarı bir baba ile oyuncu bir annenin kızı olarak sanatla iç içe bir ortamda, Orléans şehrinde büyüdü. Sahne tozu yutarak yetişen Cotillard, kariyerine tiyatro oyunlarında ve küçük televizyon rollerinde başladı. Fransa'da geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan ilk büyük adımı, Luc Besson'un senaryosunu yazdığı ve gişe rekorları kıran aksiyon-komedi serisi "Taksi" (Taxi) (1998) ve devam filmlerindeki Lilly Bertineau rolüyle attı. Ardından Guillaume Canet ile başrolü paylaştığı kült romantik film "Cesaretin Var mı Aşka?" (Jeux d'enfants) (2003) ve Tim Burton'ın "Büyük Balık" (Big Fish) (2003) filmindeki rolüyle uluslararası dikkatleri üzerine çekmeye başladı. Kariyerinin en büyük dönüm noktası ve onu dünya sinemasının zirvesine taşıyan rol, efsanevi Fransız şarkıcı Édith Piaf'ın hayatını canlandırdığı "Kaldırım Serçesi" (La Môme / La Vie en Rose) (2007) biyografisi oldu. Bu filmdeki büyüleyici performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü (Oscar) kazandı ve bu ödülü Fransızca bir rolle kazanan tarihteki ikinci aktris oldu. Ayrıca aynı rolle BAFTA, Altın Küre ve César ödüllerini de kucakladı. Oscar zaferinin ardından Hollywood'un en çok aranan isimlerinden biri haline gelen Cotillard, hem büyük bütçeli Amerikan filmlerinde hem de Avrupa sanat sinemasında başarılı bir denge kurdu. Michael Mann'ın "Halk Düşmanları" (Public Enemies) (2009) filminde Johnny Depp ile, Rob Marshall'ın müzikali "Nine" (2009) filminde ise Daniel Day-Lewis ile çalıştı. Christopher Nolan ile yaptığı işbirlikleri olan "Başlangıç" (Inception) (2010) filmindeki Mal karakteri ve "Kara Şövalye Yükseliyor" (The Dark Knight Rises) (2012) filmindeki Miranda Tate rolüyle popüler kültürde silinmez bir iz bıraktı. Woody Allen'ın "Paris'te Gece Yarısı" (Midnight in Paris) (2011) ve Steven Soderbergh'in "Salgın" (Contagion) (2011) filmlerinde de önemli roller üstlendi. Hollywood başarılarının yanı sıra köklerine sadık kalarak Jacques Audiard'ın "Pas ve Kemik" (De rouille et d'os) (2012) filminde bacaklarını kaybeden bir balina eğitmenini canlandırdığı performansıyla eleştirmenleri bir kez daha büyüledi. Dardenne Kardeşler'in yönettiği "İki Gün, Bir Gece" (Deux jours, une nuit) (2014) filmindeki depresyonla mücadele eden fabrika işçisi rolüyle ikinci kez Oscar'a aday gösterildi. Son dönemde Brad Pitt ile başrolü paylaştığı "Müttefik" (Allied) (2016), Cannes Film Festivali'nin açılışını yapan müzikal "Annette" (2021) ve Kleopatra'yı canlandırdığı "Asteriks ve Oburiks: Orta Krallık" (2023) gibi yapımlarda yer aldı. Cotillard, aynı zamanda Greenpeace sözcüsü olarak aktif bir çevre aktivistidir.

Richard Sammel fotoğrafı

Richard Sammel

Oyuncu kadrosu · The Strain, Casino Royale, Soysuzlar Çetesi olarak bilinir

Richard Sammel, 13 Ekim 1960 tarihinde Heidelberg, Almanya'da dünyaya gelmiştir. Sanat hayatına müzik ve keman eğitimiyle başlayan Sammel, oyunculuk tutkusunun ağır basmasıyla tiyatroya yöneldi. Eğitimini Almanya'da başlattıktan sonra Fransa'nın Aix-en-Provence şehrinde ve Roma'da sürdürerek, Method oyunculuğu üzerine çalışmalar yaptı. Akıcı bir şekilde Almanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve İspanyolca konuşabilmesi, onun "Avrupalı aktör" kimliğiyle sınırları aşan uluslararası bir kariyere sahip olmasını sağladı. Kariyerinin başlarında ağırlıklı olarak Fransız sinemasında ve televizyonunda boy gösteren Sammel, geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan ilk büyük çıkışını, Luc Besson'un yapımcılığını üstlendiği aksiyon-komedi klasiği "Taksi" (Taxi) (1998) filminde canlandırdığı Alman çete lideri rolüyle yaptı. Bu filmdeki performansı, onun uluslararası yapımlarda, özellikle de karizmatik kötü adam rollerinde aranılan bir isim olmasının önünü açtı. Hollywood ve küresel sinemadaki prestijli yükselişi, Daniel Craig'in ilk kez James Bond'u canlandırdığı "Casino Royale" (2006) filmindeki Adolph Gettler rolüyle ivme kazandı. Ancak sinema tarihine geçen ve eleştirmenlerden tam not alan performansı, Quentin Tarantino'nun "Soysuzlar Çetesi" (Inglourious Basterds) (2009) filminde sergilediği Çavuş Werner Rachtman rolü oldu. "Ayı Yahudi" (The Bear Jew) karakteriyle yüzleştiği o gergin sahnede sergilediği stoik ve onurlu duruş, kısa ekran süresine rağmen onu filmin en unutulmaz yüzlerinden biri yaptı. Aynı dönemde "OSS 117: Kahire, Casus Yuvası" (2006) filminde Jean Dujardin ile karşılıklı oynayarak komedi yeteneğini de kanıtladı. Televizyon dünyasındaki en büyük başarısı ve şöhretinin zirvesi, Guillermo del Toro'nun yarattığı "The Strain" (2014-2017) dizisiyle geldi. Dizide, Thomas Eichhorst adlı, Efendi'nin (The Master) sağ kolu olan eski bir Nazi subayı ve vampire hayat verdi. Eichhorst karakterini salt bir kötü adam olmaktan çıkarıp, korkutucu bir zarafet, sadizm ve tehditkar bir sakinlikle harmanlayarak canlandıran Sammel, dizinin en etkileyici performanslarından birine imza attı. Ayrıca popüler Fransız dizisi "Un village français"te (2009-2017) Heinrich Müller karakteriyle uzun soluklu bir performans sergiledi. Kevin Costner ile "3 Günün İçinde Öleceksin" (3 Days to Kill) (2014) filminde ve uluslararası gerilim dizisi "The Head"de rol alan Richard Sammel, çok dilli yeteneği ve sofistike kötü adam rollerindeki ustalığıyla Avrupa ve Amerikan sineması arasında köprü kuran saygın bir karakter oyuncusu olarak kariyerine devam etmektedir.

Arnie Pantoja fotoğrafı

Arnie Pantoja

Arnie Pantoja, Amerikalı bir aktör ve seslendirme sanatçısıdır. Özellikle anime ve video oyunlarındaki enerjik, esprili ve komedi odaklı performanslarıyla tanınmaktadır. Kariyerindeki en büyük çıkışı ve onu uluslararası çapta üne kavuşturan rolü, fenomen haline gelen anime serisi "KonoSuba: God's Blessing on This Wonderful World!"deki baş karakter Kazuma Sato'dur. Pantoja'nın, alaycı, şanssız ama zeki kahraman Kazuma'ya getirdiği vokal yorumu, eleştirmenler ve izleyiciler tarafından büyük bir beğeniyle karşılandı. Bu rol, onun imza performansı olarak kabul edilmekte ve modern anime dublajının en sevilen performansları arasında gösterilmektedir. Anime dünyasındaki başarısını "Record of Ragnarok" serisindeki sumo güreşçisi Raiden Tameemon ve "Odd Taxi" dizisindeki Eisaku Noguchi gibi farklı karakterlerle de sürdürmüştür. Video oyunları sektöründe de aktif olarak yer alan Pantoja, dünyanın en popüler oyunlarından biri olan "Genshin Impact"te oyuncuya eşlik eden Pari Sorush karakterini seslendirmiştir. Ayrıca "Stranger of Paradise: Final Fantasy Origin" oyununda Wiseman karakterine ve "Tower of Fantasy"de Zero karakterine hayat vermiştir. Seslendirme kariyerinin yanı sıra Arnie Pantoja, kamera önü oyunculuğu da yapmaktadır. Kariyeri boyunca çeşitli televizyon reklamlarında, kısa filmlerde ve "The Rookie" gibi dizilerde konuk oyuncu olarak yer almıştır. Arnie Pantoja, özellikle "KonoSuba"daki ikonik performansıyla kısa sürede hayranların sevgilisi haline gelmiş, günümüz seslendirme dünyasının yükselen ve yetenekli isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Robert De Niro fotoğrafı

Robert De Niro

Oyuncu kadrosu · Fısıltı Adam, Taksi Şoförü, Dolunay Katilleri olarak bilinir

Robert Anthony De Niro Jr., 17 Ağustos 1943 tarihinde New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. Sanatçı bir ailenin çocuğu olan De Niro'nun annesi ressam ve şair, babası ise soyut dışavurumcu bir ressam ve heykeltıraştı. New York'un sanatla iç içe olan Greenwich Village ve Little Italy mahallelerinde büyüyen De Niro, utangaç yapısını yenmek için 10 yaşında tiyatroya başladı. Stella Adler ve Lee Strasberg gibi efsanevi isimlerden metot oyunculuğu eğitimi alarak sanatını şekillendirdi. Kariyerinin ilk dönemlerinde Brian De Palma ile yaptığı çalışmalarla dikkat çektiyse de, asıl büyük çıkışını bir başka usta yönetmenle yapacaktı. De Niro'nun kariyerini ve sinema tarihini değiştiren iş birliği, yönetmen Martin Scorsese ile oldu. İlk olarak "Arka Sokaklar" (Mean Streets) (1973) filminde canlandırdığı pervasız "Johnny Boy" karakteriyle eleştirmenlerin büyük beğenisini kazandı. Ancak onu dünya çapında bir yıldıza dönüştüren ve ilk Oscar'ını (En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu) kazandıran rol, Francis Ford Coppola'nın yönettiği "Baba II" (The Godfather Part II) (1974) filminde canlandırdığı genç Vito Corleone portresi oldu. Bu rol için İtalyancanın Sicilya lehçesini öğrenmesi, rolüne olan bağlılığının ilk büyük göstergesiydi. 1970'ler ve 80'ler boyunca De Niro, sinema tarihinin en ikonik performanslarından bazılarına imza attı. Martin Scorsese ile olan ortaklığı, "Taksi Şoförü" (Taxi Driver) (1976) filmindeki Travis Bickle karakteriyle sinema tarihine geçti. Bu rol için aylarca taksi şoförlüğü yapan De Niro, karakterin psikolojik çöküşünü ustalıkla yansıttı. "Avcı" (The Deer Hunter) (1978) ile bir Oscar adaylığı daha kazandıktan sonra, kariyerinin zirvesine boksör Jake LaMotta'yı canlandırdığı "Kızgın Boğa" (Raging Bull) (1980) ile ulaştı. Rolü için 30 kilodan fazla alarak geçirdiği fiziksel dönüşümle En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandı. Scorsese ile "Sıkı Dostlar" (Goodfellas) (1990) ve "Casino" (1995) gibi başyapıtlarda da birlikte çalıştı. Kariyeri boyunca "Bir Zamanlar Amerika" (Once Upon a Time in America) (1984), "Dokunulmazlar" (The Untouchables) (1987) ve Michael Mann'in yönettiği "Büyük Hesaplaşma" (Heat) (1995) gibi filmlerde unutulmaz performanslar sergiledi. 2000'li yıllardan itibaren komedi türündeki yeteneğini de "Zor Baba" (Meet the Parents) (2000) ve "Anlat Bakalım" (Analyze This) (1999) gibi filmlerle kanıtladı. Oyunculuğun yanı sıra, "Günahkâr Sokaklar" (A Bronx Tale) (1993) ve "Kirli Sırlar" (The Good Shepherd) (2006) filmleriyle yönetmenlik de yapmıştır. Ayrıca 11 Eylül saldırılarının ardından New York şehrinin toparlanmasına yardımcı olmak amacıyla Tribeca Film Festivali'nin kurucuları arasında yer almıştır. "The Irishman" (2019) ve "Dolunay Katilleri" (Killers of the Flower Moon) (2023) gibi yakın tarihli filmlerdeki rolleriyle de ustalığını sergilemeye devam etmektedir.

Karina Logue fotoğrafı

Karina Logue

İlk oyunculuk deneyimini 1997 yılında Yalancı filmindeki rolüyle yaptı. 1998'de A Bright Shining Lie adlı televizyon filminde ve Brimstone dizisinde rol aldı. 1999'da The Practice'in iki bölümünde yer aldı. 2001 yılında Strong Medicine ve The Guardian dizilerinde, televizyonda Just Ask My Children ve Stranger Inside ve Cowboy Up filmlerinde rol aldı. 2002 yılında JAG dizisinde rol aldı ve Steven Spielberg filmi Azınlık Raporu'nda rol aldı. 2003 yılında Touched by an Angel ve Mister Sterling'de rol aldı. 2005 yılında Medical Investigation, CSI ve Cold Case'de yer aldı. 2006 yılında When a Stranger Calls filminde ve The Unit dizisinde rol aldı. 2007 yılında Zodiac filminde ve Without a Trace and Big Love dizisinde rol aldı. 2008 yılında ER, 90210, True Blood, Terminator dizilerinde rol aldı: Sarah Connor Chronicles, Swingtown ve Criminal Minds. True Blood'da vampir avcısı uyuşturucu satıcısı Denise Rattray'i canlandırdı. 2009'da Lie to Me and Saving Grace'de rol aldı. 2010 yılında The Steamroom ve Taxi Ballad filmlerinde ve Justified, Terriers, Bones ve In Plain Sight dizilerinde rol aldı. Justified'da, ilk sezonun "The Lord of War and Thunder" bölümünde Sonya Toomey olarak rol aldı. Terriers'da beş bölüm boyunca Steph olarak tekrar eden bir rolü vardı. Justified'da, ilk sezonun "The Lord of War and Thunder" bölümünde Sonya Toomey olarak rol aldı. Terriers'da beş bölüm boyunca Steph olarak tekrar eden bir rolü vardı. Justified'da, ilk sezonun "The Lord of War and Thunder" bölümünde Sonya Toomey olarak rol aldı. Terriers'da beş bölüm boyunca Steph olarak tekrar eden bir rolü vardı. 2011'de Tumbling adlı kısa filmde, Sissy filminde ve The Whole Truth ve Army Wives dizilerinde rol aldı.