Aramak

Tam Gaz
2017
Baby genç yaşına rağmen oldukça deneyimli bir sürücüdür. Genç görünümü yüzünden Baby lakabını alan adam banka soyguncuları için sürücülük hizmeti vermektedir. Banka soygununun ardından kaçış için sürücülük yapan adamın yolu bir gün bir suç lideri ile kesişir ve onun için çalışmak zorunda kalır. Ancak girdiği bu iş başarısız olmaya mahkum bir soygundur. İşler ters gittiğinde peşine düşen farklı farklı insanlardan kaçmak zorunda kalır...

Demi Moore
Oyuncu kadrosu · Cevher, Hayalet, Landman olarak bilinir
Demi Gene Guynes, profesyonel olarak bilinen adıyla Demi Moore, 11 Kasım 1962 tarihinde Roswell, New Mexico, ABD'de dünyaya gelmiştir. Zorlu bir çocukluk geçiren ve sık sık taşınmak zorunda kalan Moore, gençlik yıllarında ailesiyle birlikte Kaliforniya'ya yerleşti. 16 yaşında liseden ayrılarak modellik yapmaya başladı ve ardından oyunculuk kariyerine yöneldi. Oyunculuğa ilk adımını 1981 yapımı "Choices" filmiyle atan Moore, 1982-1983 yılları arasında popüler pembe dizi "General Hospital"da canlandırdığı Jackie Templeton karakteriyle ilk kez dikkatleri üzerine çekti. 1980'lerde genç oyunculardan oluşan ünlü "Brat Pack" grubunun önemli bir üyesi haline geldi ve "St. Elmo's Fire" (1985) ile "About Last Night..." (1986) gibi filmlerdeki performanslarıyla dönemin aranan genç yeteneklerinden biri oldu. Ancak Demi Moore'u küresel bir yıldız statüsüne taşıyan yapım, Patrick Swayze ile başrolü paylaştığı 1990 yapımı romantik fantastik hit film "Hayalet" (Ghost) oldu. Yılın en çok gişe yapan filmi olan yapım, Moore'a Altın Küre adaylığı kazandırdı ve sinema tarihindeki yerini sağlamlaştırdı. 1990'lar boyunca Hollywood'un en güçlü ve en çok kazanan kadın oyuncularından biri olarak kariyerinin zirvesini yaşadı. Tom Cruise ve Jack Nicholson ile "Birkaç İyi Adam" (A Few Good Men) (1992), Robert Redford ile "Ahlaksız Teklif" (Indecent Proposal) (1993) ve Michael Douglas ile "Taciz" (Disclosure) (1994) filmlerinde sergilediği performanslarla ardı ardına gişe rekorları kıran yapımlarda yer aldı. 1996 yapımı "Striptiz" (Striptease) filmi için aldığı 12,5 milyon dolarlık rekor ücretle, o güne kadar sinema tarihinde en yüksek maaşı alan kadın oyuncu unvanını elde etti. Bir yıl sonra Ridley Scott'ın yönettiği "G.I. Jane" (1997) filminde bir donanma askerini canlandırmak için saçlarını kazıtarak sergilediği cesur fiziksel ve dramatik performans büyük ses getirdi. 2000'li yıllarda oyunculuğa bir süre ara verdikten sonra "Charlie'nin Melekleri: Tam Gaz" (Charlie's Angels: Full Throttle) (2003) filmindeki iddialı kötü karakter rolüyle ana akım sinemaya gösterişli bir geri dönüş yaptı. İlerleyen yıllarda "Bobby" (2006), eleştirmenlerce çok beğenilen "Oyunun Sonu" (Margin Call) (2011) ve "Kör Nokta" (Blind) (2017) gibi bağımsız filmlerin yanı sıra "Empire" ve "Brave New World" gibi prestijli televizyon dizilerinde boy gösterdi. 2024 yılında, kariyerinin en iyi performanslarından biri olarak gösterilen "The Substance" adlı vücut korkusu filmiyle Cannes Film Festivali'nde ve küresel çapta eleştirmenlerden büyük övgü toplayarak muazzam bir yeniden doğuş yaşadı. Oyunculuk kariyerinin ötesinde Moore, 2019 yılında yayımladığı ve hayatını tüm çıplaklığıyla anlattığı "Inside Out" adlı anı kitabıyla The New York Times Çok Satanlar listesinde bir numaraya ulaşarak büyük bir edebi başarı yakalamıştır. Aktör Bruce Willis ile olan on üç yıllık evliliğinden üç kızı bulunmaktadır.

Gene Hackman
Oyuncu kadrosu · Affedilmeyen, Hızlı ve Ölü olarak bilinir
Gene Hackman (tam adı Eugene Allen Hackman), 30 Ocak 1930 tarihinde San Bernardino, Kaliforniya, ABD’de doğmuştur. Babası Eugene Ezra Hackman baskı işleriyle uğraşırken, annesi Anna Lyda Elizabeth (Gray) çeşitli işlerde çalışıyordu. Ailesi Illinois’a taşındığında genç Gene, zorluklarla büyüyen bir çocukluk geçirmiştir. 16 yaşındayken yaşını küçülterek ABD Deniz Piyadeleri’ne katılmış, telsiz operatörü olarak pasifik bölgesinde hizmet etmiştir. Askerlik sonrası New York’a yerleşmiş, gazetecilik eğitimi almaya çalışsa da bu yolu bırakıp oyunculuğa yönelmiştir. California’daki Pasadena Playhouse’da tiyatro eğitimi almış, sahne deneyimleri kazanmıştır. Sinema dünyasındaki ilk dikkat çeken rolü “Lilith” (1964) filmindeki performansla olmuştur. 1967’de yer aldığı “Bonnie and Clyde” filminde Buck Barrow karakteriyle önemli eleştiriler almış ve Oscar adaylığı kazanmıştır. 1971 yılında “The French Connection” filminde New York polisi Jimmy “Popeye” Doyle karakterini canlandırarak En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını almış ve kariyerinin zirvesine ulaşmıştır. 1970’ler ve 1980’lerde Hackman, “The Poseidon Adventure”, “The Conversation” (1974), “Superman” (Lex Luthor karakteriyle), “Hoosiers” gibi farklı türlerde projelerde yer alarak geniş bir oyunculuk yelpazesi sergilemiştir. 1970 yapımı “I Never Sang for My Father” filminde destekleyen rolüyle Oscar adaylığı kazanmıştır. 1992’de yönettiği Clint Eastwood filmi **“Unforgiven”**da Little Bill Daggett rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanmış, eleştirmenlerden büyük takdir toplamıştır. 1990’ların ilerleyen yıllarında “The Firm” (1993), “Crimson Tide” (1995), “The Birdcage” (1996), “Enemy of the State” (1998) ve “The Royal Tenenbaums” (2001) gibi filmlerde unutulmaz karakterlerle seyirci karşısına çıkmıştır. 2004 yılında “Welcome to Mooseport” filmindeki rolüyle resmi olarak oyunculuğa veda ettiğini açıklamış; emekliliğin ardından yazarlığa yönelmiştir. Daniel Lenihan ile birlikte “Wake of the Perdido Star” (1999), “Justice for None” (2004), “Escape from Andersonville” (2008) gibi tarihî romanlar kaleme almış; daha sonra tek başına “Payback at Morning Peak” (2011) ve “Pursuit” (2013) gibi eserlerle yazın hayatını sürdürmüştür. Gene Hackman, 18 Şubat 2025 tarihinde şiddetli kalp hastalığı ve ilerlemiş Alzheimer hastalığı komplikasyonları nedeniyle Santa Fe, New Mexico, ABD’de hayatını kaybetmiştir.

Shia LaBeouf
Oyuncu kadrosu · Neşeli Dalgalar, Fury, Indiana Jones ve Kristal Kafatası Krallığı olarak bilinir
Shia Saide LaBeouf, 11 Haziran 1986 tarihinde Los Angeles, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Sanatla iç içe ancak ekonomik olarak zorlu bir çocukluk geçiren LaBeouf'un annesi bir dansçı ve sanatçı, babası ise Vietnam gazisi bir palyaçoydu. Genç yaşta stand-up komedi yaparak sahneye adım atan LaBeouf, bu dönemde bir menajer bularak profesyonel oyunculuk kariyerinin kapılarını araladı. LaBeouf'u geniş kitlelere tanıtan ve onu bir çocuk yıldıza dönüştüren rol, Disney Channel'ın popüler dizisi "Even Stevens" (2000-2003) oldu. Dizide canlandırdığı haylaz ama sevimli Louis Stevens karakteriyle büyük bir beğeni topladı ve 2003 yılında bu rolüyle Gündüz Kuşağı Emmy Ödülü'nü (Daytime Emmy Award) kazandı. Disney'deki başarısının ardından sinemaya başarılı bir geçiş yaparak "Holes" (2003) filmindeki performansıyla olumlu eleştiriler aldı. 2007 yılı, LaBeouf'un kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Alfred Hitchcock klasiği "Arka Pencere"den esinlenen gerilim filmi "Disturbia"daki performansıyla övgü topladı. Aynı yıl, Michael Bay'in yönettiği ve Steven Spielberg'in yapımcılığını üstlendiği "Transformers" serisinin ilk filminde Sam Witwicky karakterini canlandırarak dünya çapında bir gişe yıldızına dönüştü. Serinin ilk üç filminde başrol oynayarak Hollywood'un en çok aranan genç aktörlerinden biri haline geldi. 2008'de ise "Indiana Jones: Kristal Kafatası Krallığı" (Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull) filminde Harrison Ford'un karşısında Mutt Williams karakterini oynayarak efsanevi bir serinin parçası oldu. Büyük bütçeli filmlerle gelen şöhretin ardından LaBeouf, Hollywood'dan uzaklaşarak daha kişisel ve provokatif projelere yöneldi. Bu dönemde, kimliğini ve şöhret kavramını sorguladığı "#IAMSORRY" gibi performans sanatı enstalasyonları ve viral bir fenomene dönüşen "Just Do It" adlı motivasyon videosu gibi işlerle gündeme geldi. Bu süreç, kariyerinde sanatsal bir arayışın yanı sıra kamuoyuna yansıyan tartışmalı davranışlar ve yasal sorunlarla da anıldı. 2010'ların ortalarından itibaren oyunculuk kariyerinde bir rönesans yaşayan LaBeouf, bağımsız sinemaya yönelerek yeteneğinin dramatik yönünü yeniden kanıtladı. David Ayer'in savaş filmi "Fury" (2014) ve "American Honey" (2016) filmlerindeki performanslarıyla dikkat çekti. Ancak en büyük takdiri, senaryosunu kendi çocukluğundan ve babasıyla olan travmatik ilişkisinden yola çıkarak yazdığı "Honey Boy" (2019) filmiyle kazandı. Bu filmde babasından esinlenen karakteri kendisinin canlandırması, cesur ve dokunaklı bir performans olarak değerlendirildi. Aynı yıl gösterime giren "The Peanut Butter Falcon" (2019) filmindeki rolüyle de eleştirmenlerden tam not aldı. Son olarak, efsanevi yönetmen Francis Ford Coppola'nın merakla beklenen "Megalopolis" projesinde yer alarak usta işi sinemadaki yerini sağlamlaştırdı.

Martina Gedeck
Oyuncu kadrosu · Kirli Sırlar olarak bilinir
Martina Gedeck, 14 Eylül 1961 tarihinde Münih, Batı Almanya'da dünyaya gelmiştir. Bavyera bölgesinde büyüyen Gedeck, Berlin Hür Üniversitesi'nde Alman dili ve edebiyatı ile tarih eğitimi aldı. Ancak oyunculuk tutkusunun ağır basmasıyla rotasını değiştirerek Berlin'deki prestijli Max Reinhardt Semineri'ne katıldı ve burada profesyonel oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde adım atan başarılı oyuncu, 1990'lı yıllarda Alman sineması ve televizyonunda dikkat çeken roller üstlenmeye başladı. "Der bewegte Mann" (1994) ve "Das Leben ist eine Baustelle" (1997) gibi filmlerdeki performanslarıyla yeteneğini kanıtladı. Gedeck'i uluslararası alanda geniş kitlelere tanıtan ve eleştirmenlerden tam not almasını sağlayan yapım ise, başrolünde yer aldığı ve kendisine En İyi Kadın Oyuncu dalında Alman Film Ödülü'nü kazandıran "Bella Martha" (2001) filmi oldu. Ancak kariyerinin küresel çapta en büyük dönüm noktası, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ını kazanan ve sinema tarihinin en güçlü yapımlarından biri olarak kabul edilen "Başkalarının Hayatı" (Das Leben der Anderen) (2006) filmindeki Christa-Maria Sieland rolüdür. Sergilediği dramatik ve derinlikli performans, onu Avrupa sinemasının en aranan yüzlerinden biri haline getirdi. Bu büyük başarının ardından Hollywood'un da dikkatini çeken Gedeck, Robert De Niro'nun yönettiği "Kirli Sırlar" (The Good Shepherd) (2006) filminde rol alarak uluslararası arenadaki yerini sağlamlaştırdı. Almanya'nın yakın tarihine ışık tutan "Baader Meinhof Kompleksi" (Der Baader Meinhof Komplex) (2008) filminde gazeteci ve militan Ulrike Meinhof'u canlandırarak bir kez daha övgü topladı. İlerleyen yıllarda, tek başına bir kadının hayatta kalma mücadelesini anlatan "Duvar" (Die Wand) (2012) filmindeki zorlu performansı ve Jeremy Irons ile birlikte rol aldığı "Lizbon'a Gece Treni" (Night Train to Lisbon) (2013) gibi yapımlarla kariyerini farklı türlerle zenginleştirmeyi sürdürdü. Günümüzde Avrupa sinemasının en saygın, üretken ve ödüllü aktrislerinden biri olarak kabul edilen Martina Gedeck, hem Almanya'da hem de uluslararası alanda çeşitli sinema ve televizyon projelerinde yer almaya devam etmektedir.

Dakota Fanning
Oyuncu kadrosu · Executive Producer · Dünyalar Savaşı, Kedi, Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay olarak bilinir
Hannah Dakota Fanning, 23 Şubat 1994 tarihinde Conyers, Georgia, ABD'de dünyaya gelmiştir. Profesyonel tenisçi bir anne ve beyzbolcu bir babanın kızı, aynı zamanda kendisi gibi ünlü bir oyuncu olan Elle Fanning'in ablasıdır. Oyunculuk yeteneği çok küçük yaşlarda fark edilen Fanning, kariyerine beş yaşında reklam filmlerinde rol alarak başladı. Televizyon dünyasına "ER", "CSI: Crime Scene Investigation" ve "Ally McBeal" gibi dizilerdeki konuk oyuncu rolleriyle adım attı. Fanning'in kariyerindeki asıl büyük kırılma noktası, henüz yedi yaşındayken Sean Penn ile başrolü paylaştığı "Benim Adım Sam" (I Am Sam) (2001) filmi oldu. Zihinsel engelli bir babanın kızı olan Lucy karakterindeki performansı, ona Screen Actors Guild (SAG) Ödülleri'nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu adaylığı getirdi ve bu ödüle aday gösterilen en genç oyuncu olarak tarihe geçti. Bu başarısının ardından Hollywood'un en çok aranan çocuk yıldızlarından biri haline geldi. Steven Spielberg'ün yapımcılığını üstlendiği "Taken" (2002) dizisindeki rolü ve Denzel Washington ile karşılıklı oynadığı "Gazap Ateşi" (Man on Fire) (2004) filmindeki olgun performansı, eleştirmenlerden tam not aldı. 2000'lerin ortasında, Tom Cruise ile başrolü paylaştığı Steven Spielberg filmi "Dünyalar Savaşı" (War of the Worlds) (2005) ve "Saklambaç" (Hide and Seek) (2005) gibi yüksek bütçeli yapımlarla şöhretini perçinledi. Ayrıca "Coraline" (2009) animasyon filminde seslendirme yaparak farklı alanlardaki yeteneğini sergiledi. Çocuk yıldız imajından yetişkin rollerine geçiş sürecini başarıyla yöneten Fanning, "Alacakaranlık" (The Twilight Saga) serisinde canlandırdığı Jane karakteri ve Kristen Stewart ile birlikte rol aldığı biyografik film "The Runaways" (2010) ile daha karanlık ve asi rollere yöneldi. Bağımsız sinemada da aktif olan oyuncu, "Effie Gray" (2014) ve "Brimstone" (2016) gibi dönem filmlerinde yer aldı. Televizyon kariyerine verdiği arayı, 19. yüzyılda geçen psikolojik gerilim dizisi "The Alienist" (2018-2020) ile sonlandırdı ve buradaki Sara Howard rolüyle beğeni topladı. Quentin Tarantino'nun "Bir Zamanlar Hollywood'da" (Once Upon a Time in Hollywood) (2019) filminde Manson ailesi üyesi Squeaky Fromme'u canlandırdı. Son yıllarda kariyerine iddialı projelerle devam eden Dakota Fanning, Patricia Highsmith'in romanından uyarlanan Netflix dizisi "Ripley"de (2024) Marge Sherwood karakterine hayat verdi. Aynı yıl, Ishana Night Shyamalan'ın yönettiği doğaüstü korku filmi "Gözcüler" (The Watchers) (2024) ile beyazperdede boy gösterdi. Gelecek projeleri arasında, kız kardeşi Elle Fanning ile ilk kez karşılıklı oynayacağı ve II. Dünya Savaşı'nı konu alan "The Nightingale" filmi bulunmaktadır.

Luke Arnold
Luke Arnold, 31 Mayıs 1984 tarihinde Adelaide, Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Çocukluğu boyunca Avustralya'nın farklı bölgelerinde yaşayan Arnold, lise eğitimini Sunshine Coast'ta tamamladı. Oyunculuk dünyasına girişi ilginç bir tesadüfle başladı; henüz 18 yaşındayken 2003 yapımı "Peter Pan" filminin setinde kılıç dövüşü koreografisi asistanı olarak çalıştı. Bu deneyim, onun fiziksel performans gerektiren rollere olan yatkınlığını geliştirdi. Profesyonel oyunculuk eğitimini ise Hugh Jackman ve Heath Ledger gibi yıldızların da mezun olduğu prestijli Batı Avustralya Sahne Sanatları Akademisi'nde (WAAPA) 2006 yılında tamamladı. Kariyerinin ilk yıllarında "McLeod's Daughters", "Rush" ve "Winners & Losers" gibi Avustralya televizyon dizilerinde konuk oyuncu olarak yer aldı ve "Broken Hill" (2009) filmiyle sinemada boy gösterdi. Ancak kendi ülkesinde yıldızını parlatan asıl proje, efsanevi rock grubu INXS'in solisti Michael Hutchence'ı canlandırdığı mini dizi "INXS: Never Tear Us Apart" (2014) oldu. Karizmatik rock yıldızını canlandırdığı bu performans, hem eleştirmenlerden tam not aldı hem de ona Avustralya'nın Emmy'si sayılan Logie Ödülü'nü ("En Seçkin Erkek Oyuncu") kazandırdı. Luke Arnold'ı uluslararası arenada geniş kitlelere tanıtan ve kariyerinin dönüm noktası olan yapım ise Starz kanalının popüler korsan draması "Black Sails" (2014-2017) oldu. Robert Louis Stevenson'ın "Define Adası" romanının öncesini anlatan dizide, edebiyat tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olan "Long John Silver"ın gençliğini canlandırdı. Dört sezon boyunca, bencil ve fırsatçı bir denizciden, mürettebatın saygı duyduğu ve korktuğu efsanevi bir korsan liderine dönüşüm sürecini başarıyla yansıttı. Özellikle dizideki rol arkadaşı Toby Stephens (Kaptan Flint) ile kurduğu dinamik, dizinin başarısının temel taşlarından biri oldu. "Black Sails" sonrasında Amerikan bilimkurgu dizisi "Salvation"da ve Avustralya yapımı paranormal drama "Glitch"te ana kadroda yer aldı. Yakın dönemde ise suç ve gerilim türündeki "Scrublands" (2023) dizisinde araştırmacı gazeteci Martin Scarsden karakteriyle başrolü üstlendi. Ayrıca Jules Verne'in dünyasından esinlenen "Nautilus" dizisinde de rol aldı. Oyunculuğunun yanı sıra Arnold, başarılı bir roman yazarıdır. Yarattığı "Fetch Phillips" karakteri etrafında şekillenen "The Last Smile in Sunder City" (2020) ile başlayan fantastik kurgu serisi, edebiyat dünyasında da yetenekli bir hikaye anlatıcısı olduğunu kanıtlamıştır.

Daniel Craig
Oyuncu kadrosu · Bıçaklar Çekildi, Skyfall, Spectre olarak bilinir
Daniel Wroughton Craig, 2 Mart 1968 tarihinde Chester, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Bir çelik işçisi ve sanat öğretmeni olan babası ile sanat öğretmeni olan annesinin oğlu olarak büyüyen Craig, annesiyle birlikte Liverpool ve çevresinde yaşadı. Genç yaşta oyunculuğa ilgi duymaya başladı ve 16 yaşında Londra'daki Ulusal Gençlik Tiyatrosu'na (National Youth Theatre) katıldı. Profesyonel oyunculuk eğitimini ise prestijli Guildhall School of Music and Drama'da tamamladı. Kariyerine 1992 yılında "The Power of One" filmiyle başlayan Craig, ilk büyük çıkışını 1996 yapımı BBC dizisi "Our Friends in the North" ile yaptı. Bu dizi, onun İngiltere'de tanınan bir yüz haline gelmesini sağladı. 2000'li yılların başında "Lara Croft: Tomb Raider" (2001) gibi Hollywood yapımlarında yer alsa da, asıl dikkat çeken performanslarını Sam Mendes'in yönettiği "Azap Yolu" (Road to Perdition) (2002), "Sylvia" (2003) ve özellikle Matthew Vaughn'un yönettiği suç filmi "Bir Dilim Suç" (Layer Cake) (2004) ile sergiledi. Bu filmdeki sofistike ve tehlikeli suçlu rolü, onun gelecekteki en ikonik rolü için bir nevi deneme olarak görüldü. Ayrıca Steven Spielberg'in "Münih" (Munich) (2005) filmindeki rolüyle de uluslararası alanda takdir topladı. Ancak Daniel Craig'in kariyerini ve küresel statüsünü tamamen değiştiren gelişme, 2005 yılında James Bond rolü için seçilmesi oldu. Başlangıçta sarışın ve alışılmış Bond imajından farklı olduğu için bazı eleştirilere maruz kalsa da, 2006 yapımı "Casino Royale" filmindeki performansıyla tüm şüpheleri ortadan kaldırdı. Karaktere getirdiği modern, sert, fiziksel ve duygusal derinliği olan yorumuyla hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden tam not aldı. "Casino Royale", serinin en iyi filmlerinden biri olarak kabul edildi ve Craig'i uluslararası bir süperstar yaptı. Bu rolü, "Quantum of Solace" (2008), gişe rekorları kıran "Skyfall" (2012), "Spectre" (2015) ve seriye veda ettiği "Ölmek İçin Zaman Yok" (No Time to Die) (2021) filmlerinde toplam beş kez canlandırdı. James Bond serisi devam ederken farklı türlerdeki projelerde yer almayı da sürdürdü. David Fincher'ın yönettiği "Ejderha Dövmeli Kız" (The Girl with the Dragon Tattoo) (2011) filminde gazeteci Mikael Blomkvist'i canlandırdı. Bond sonrası dönemdeki en dikkat çekici rolü ise Rian Johnson'ın yönettiği "Bıçaklar Çekildi" (Knives Out) (2019) ve devam filmi "Bıçaklar Çekildi: Gizemli Bir Serüven" (Glass Onion: A Knives Out Mystery) (2022) filmlerindeki eksantrik dedektif Benoit Blanc oldu. Bu rolüyle komedi ve gizem türündeki yeteneğini de kanıtlayarak büyük beğeni topladı ve Altın Küre adaylıkları kazandı. Serinin üçüncü filmi için de anlaşması bulunmaktadır. Craig, aynı zamanda tiyatro sahnesinde de aktif bir kariyere sahiptir ve Broadway'de "A Steady Rain" ve "Macbeth" gibi oyunlarda rol almıştır.

Siobhan Hewlett
Siobhán Hewlett , İrlandalı bir film, televizyon, radyo ve tiyatro oyuncusu olmasının yanı sıra yazar, yapımcı, şair ve sanatçıdır. Siobhán, 1800'lere uzanan bir tiyatro hanedanından geliyor. Hewlett, 19 yaşında drama okulundayken, Fransız film yönetmeni Antoine de Caunes tarafından Fransızca öğrenmesini gerektiren Mösyö N'de başrol oynaması için seçildi . Kısa bir süre sonra, Hewlett İngiliz komedi dizisi rol aldı France'ı izliyor karşısında Hugh Laurie ve Benedict Cumberbatch ITV için. Hewlett ve Cumberbatch eski aile dostlarıydı - Cumberbatch'in Annesi ve Hewlett'in Babası Wanda Ventham, Londra'nın West End'inde karşılıklı oynamışlardı. Hewlett, profesyonel sahneye ilk çıkışını Londra'daki The Finborough Theatre'da yaptı - Etta Jenks'te Chris O'Dowd , Clarke Peters ve Daniela Nardini ile oynadı . Che Walker'ın yönettiği . Bundan sonra, Julie Walters ve Bill Nighy'nin karşısında yer aldığı BBC BAFTA ödüllü 'The Canterbury Tales' dahil olmak üzere birçok ödüllü dizide rol aldı . Tom Hardy ve Anne Marie Duff'ın karşısında 'The Virgin Queen' . Büyük beğeni topladı Hewlett de ona Batı uç sahne yaptı Donmar Depo içinde Christopher Hampton 'ın hit oyun Philanthropist bana tam tersini rol aldı Simon Russell Beale , Simon Day ve Danny Webb. "Tatlı ve başarılı Araminta, heyecan verici sahne varlığı başka herhangi bir gösteriyi çalacak olan tatlı ve başarılı Siobhan Hewlett tarafından oynandı." -Bağımsız "Ve vampire mükemmel miktarda gürültülü boşluk veren Siobhan Hewlett, Simon Russell Beale'in saçını karıştırdığında daha komik bir baştan çıkarma sahnesi olabilir miydi?" - The Times Hewlett ve Russel Beale, komedi dalında South Bank şov ödülünü kazandı. . Daha sonra Hewlett , Marianne Faithfull ve Berlin Uluslararası Film Festivali'nde seyirci ödülü kazanan Kevin Bishop'la birlikte oynadığı bağımsız hit Irina Palm dahil olmak üzere Film ve TV rollerinde oynamaya devam etti . Hewlett, ödüllü 'Sherlock' ve hit dizisi 'Parades End'in ilk bölümünde konuk olarak rol aldığında eski aile dostu Cumberbatch ile çalışmaya devam etti. Hewlett , 2005'te Vogue 100 listesinde yarının İngiltere yıldızlarından biri olarak yer aldı ve 2006'da Rankin tarafından yükselen yıldızlar koleksiyonunun bir parçası olarak Vanity Fair için fotoğraflandı ve ID dergisi tarafından Jean Paul Gautier ve Jenny Packham ' olarak adlandırıldı. ilham perisi. Ancak Siobhan, kariyerine önemli bir ara verdi ve annesinin dördüncü evre kanser teşhisinin ardından, ölmekte olan Babasına ve Annesine bakmak için bakıcı rolüne devam etti. Annesinin sağlığı stabilize olduğundan, Hewlett biraz zaman Los Angeles'ta, Groundlings Improv okuluna devam etti ve Jared Harris , Susan Sullivan , Martin Jarvis ve Rosalind Ayres'in karşısında LA Theatre çalışmalarıyla sahne aldı . Bu dönemde Hewlett, efsanevi çizgi roman yazarı Alan Moore ( Watchmen , V for Vendetta ) ve fotoğrafçı/yönetmen Mitch Jenkins ile çalışmaya başladı. Hewlett, ilki 'Act of Faith' olan bir dizi gizli kara filmde - Moore tarafından onun için yaratılan bir rol - gazeteci Faith Harrington olarak rol aldı. Hewlett, 'Showpieces' dizisinin ve ardından gelen The Show'un baş yapımcısı oldu.Fletcher Dennis rolünde Tom Burke'ün karşısında rol alıyor . 'The Show', SXSW 2020'de prömiyer yapacaktı..

Rachel Brosnahan
Oyuncu kadrosu · Superman, Amatör, House of Cards olarak bilinir
Rachel Elizabeth Brosnahan, 12 Temmuz 1990 tarihinde Milwaukee, Wisconsin, ABD'de dünyaya gelmiştir. Oyunculuk tutkusunu erken yaşlarda keşfeden Brosnahan, bu alandaki yeteneğini geliştirmek için New York Üniversitesi'nin prestijli Tisch Sanat Okulu'nda eğitim aldı ve 2012 yılında mezun oldu. Kariyerine henüz öğrenciyken "Gossip Girl" ve "The Good Wife" gibi dizilerde konuk oyuncu olarak başlayan Brosnahan, asıl çıkışını Netflix'in politik gerilim dizisi "House of Cards" (2013-2015) ile yaptı. Başlangıçta küçük bir rol olan fahişe Rachel Posner karakterini canlandırdığı performansıyla o kadar çok dikkat çekti ki, rolü genişletilerek dizinin ana hikayesinin kilit bir parçası haline getirildi. Bu rol, ona Drama Dalında En İyi Konuk Kadın Oyuncu dalında ilk Primetime Emmy adaylığını kazandırdı ve onu Hollywood'un yükselen yıldızları arasına soktu. Ancak Rachel Brosnahan'ı dünya çapında bir fenomene dönüştüren ve kariyerini zirveye taşıyan rol, 2017'de başlayan ve büyük bir başarı yakalayan Amazon Prime Video dizisi "The Marvelous Mrs. Maisel"deki Miriam "Midge" Maisel karakteri oldu. 1950'lerin New York'unda, mükemmel ev hanımı hayatı altüst olduktan sonra kendini stand-up komedi dünyasında bulan Midge'i canlandırdığı bu rolle adeta harikalar yarattı. Brosnahan'ın hızlı tempolu diyaloglardaki ustalığı, komedi zamanlaması ve karakterine kattığı duygusal derinlik, eleştirmenlerden tam not aldı. Bu ikonik performansı ona, 2018'de Komedi Dalında En İyi Kadın Oyuncu Primetime Emmy Ödülü'nü ve 2018 ile 2019'da iki yıl üst üste En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal veya Komedi) Altın Küre Ödülü'nü kazandırdı. Televizyondaki bu büyük başarısının yanı sıra sinemada da çalışmalarını sürdüren Brosnahan, "Kurye" (The Courier) (2020) ve başrolünü üstlendiği suç draması "I'm Your Woman" (2020) gibi filmlerle dramatik yönünü de sergiledi. Kariyerinde yeni ve heyecan verici bir sayfa açan Brosnahan, yönetmen James Gunn'ın yeni DC Evreni'nin başlangıcı olacak olan ve merakla beklenen "Superman" (2025) filminde ikonik gazeteci Lois Lane karakterini canlandırmak üzere seçildi. Emmy ve Altın Küre ödüllü Rachel Brosnahan, kariyerini tanımlayan unutulmaz bir televizyon performansıyla yıldızlaşmış ve enerjisi, zekası ve çok yönlü yeteneğiyle neslinin en dinamik başrol oyuncularından biri olarak kendini kanıtlamıştır.
Tam Çi-san
Yapımcı · Amansız olarak bilinir

Stephen Fry
Oyuncu kadrosu · Alis Harikalar Diyarında, Hobbit: Smaug'un Çorak Toprakları, Red, White & Royal Blue olarak bilinir
Stephen Fry (tam adıyla Stephen John Fry), 24 Ağustos 1957 tarihinde Hampstead, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Norfolk'ta büyüyen Fry, çalkantılı geçen ve kısa bir süre hapiste yattığı gençlik yıllarının ardından eğitimine odaklanarak Cambridge Üniversitesi'ne bağlı Queens' College'da İngiliz Dili ve Edebiyatı okudu. Burada prestijli tiyatro kulübü Cambridge Footlights'a katılması, hayatının ve kariyerinin dönüm noktası oldu; zira uzun yıllar birlikte çalışacağı yakın dostu Hugh Laurie ve usta aktris Emma Thompson gibi isimlerle burada tanıştı. Kariyerine televizyon ve komedi dünyasında fırtına gibi bir giriş yapan Fry, 1980'lerde ve 90'larda İngiliz televizyonunun en sevilen yüzlerinden biri haline geldi. Kült komedi dizisi "Blackadder"da canlandırdığı General Melchett karakteri ve Hugh Laurie ile birlikte hazırladıkları efsanevi skeç şovu "A Bit of Fry & Laurie" (1989-1995) ile komedi dehasını kanıtladı. Aynı dönemde yine Laurie ile başrolü paylaştığı, P.G. Wodehouse uyarlaması "Jeeves and Wooster" (1990-1993) dizisindeki zeki uşak Jeeves rolüyle büyük beğeni topladı. Sinema dünyasındaki en ikonik ve övgü toplayan performansını, 1997 yapımı biyografik "Wilde" filminde canlandırdığı efsanevi yazar Oscar Wilde karakteriyle sergiledi; bu kusursuz performans ona Altın Küre adaylığı kazandırdı. Hollywood projelerinde de sıkça boy gösteren usta oyuncu, distopik gerilim filmi "V for Vendetta"da (2005) Gordon Deitrich, Robert Downey Jr.'lı "Sherlock Holmes: Gölge Oyunları"nda (Sherlock Holmes: A Game of Shadows) (2011) Mycroft Holmes ve Peter Jackson'ın epik "Hobbit" üçlemesinde ("Smaug'un Çorak Toprakları" 2013, "Beş Ordunun Savaşı" 2014) Gölkent'in Efendisi (Master of Lake-town) gibi unutulmaz karakterlere hayat verdi. Yakın dönemde de "It's a Sin" (2021) ve "The Sandman" (2022) gibi popüler dizilerde etkileyici roller üstlendi. Oyunculuk yeteneğinin yanı sıra muazzam ses tonu, diksiyonu ve geniş kültürüyle de tanınan Fry, Birleşik Krallık'ta "Harry Potter" serisinin tüm sesli kitaplarını seslendirdi ve "Otostopçunun Galaksi Rehberi" (The Hitchhiker's Guide to the Galaxy) (2005) filminde Anlatıcı olarak yer aldı. Aynı zamanda dünyaca ünlü İngiliz bilgi yarışması programı "QI"ı 2003'ten 2015'e kadar başarıyla sundu. Sadece bir aktör ve komedyen değil, aynı zamanda çok satan kitaplara (özellikle Yunan mitolojisini anlattığı Mythos serisi) imza atan başarılı bir yazar, belgeselci ve ruh sağlığı aktivisti olan Stephen Fry, olağanüstü zekası, entelektüel birikimi ve çok yönlü sanat kimliğiyle modern İngiliz kültürünün en ikonik ve saygın figürlerinden biri olarak üretken kariyerine devam etmektedir.

Sissy Spacek
Oyuncu kadrosu · Carrie: Günah Tohumu, Duyguların Rengi olarak bilinir
Sissy Spacek (tam adıyla Mary Elizabeth Spacek), 25 Aralık 1949 tarihinde Quitman, Teksas, ABD'de dünyaya gelmiştir. Gençliğinde müzik kariyeri yapma hayaliyle New York'a taşınan Spacek, bir süre arka vokalistlik yaptıktan ve Greenwich Village kafelerinde şarkı söyledikten sonra rotasını oyunculuğa çevirdi. Kuzeni aktör Rip Torn'un desteğiyle prestijli Lee Strasberg Theatre Institute'a girerek oyunculuk eğitimi aldı. Sinemaya "Prime Cut" (1972) filmiyle adım atan aktris, asıl dikkat çeken ilk performansını Terrence Malick'in yönettiği ve başrolünü Martin Sheen ile paylaştığı, eleştirmenlerce çok beğenilen suç draması "Kanlı Toprak" (Badlands) (1973) filmiyle sergiledi. Bu filmin setinde tanıştığı sanat yönetmeni Jack Fisk ile evlendi ve ikili uzun yıllar sürecek sanatsal bir ortaklık kurdu. Spacek'i dünya çapında üne kavuşturan ve sinema tarihine kazıyan dönüm noktası, Stephen King'in romanından uyarlanan ve Brian De Palma'nın yönettiği efsanevi korku klasiği "Günah Tohumu" (Carrie) (1976) oldu. Telekinetik güçlere sahip dışlanmış bir lise öğrencisini canlandırdığı bu ikonik rol, ona ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını getirdi. Kariyerinin zirvesine ise 1980 yılında, ünlü country şarkıcısı Loretta Lynn'in hayatını anlatan "Madencinin Kızı" (Coal Miner's Daughter) filmiyle ulaştı. Filmdeki olağanüstü performansı ve şarkıları bizzat seslendirmesi, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandırdı. 1980'ler boyunca Hollywood'un en saygın ve yetenekli aktrislerinden biri olarak konumunu sağlamlaştırdı; Jack Lemmon ile birlikte rol aldığı Costa-Gavras filmi "Kayıp" (Missing) (1982), "The River" (1984) ve "Kalp Yaraları" (Crimes of the Heart) (1986) filmleriyle Oscar adaylıkları elde etmeye devam etti. 1990'larda Oliver Stone'un "JFK" (1991), "Affliction" (1997) ve David Lynch'in "The Straight Story" (1999) gibi önemli yapımlarında karakter oyunculuğundaki ustalığını sergiledi. 2000'li yıllara gelindiğinde "Yatak Odasında" (In the Bedroom) (2001) filmindeki acılı anne rolüyle sinema dünyasına güçlü bir dönüş yaptı ve altıncı kez Oscar'a aday gösterildi. Sonraki yıllarda "Ölümsüz Aile" (Tuck Everlasting) (2002) ve gişe rekorları kıran "Duyguların Rengi" (The Help) (2011) gibi filmlerde rol alarak yeteneğini yeni nesillere de aktardı. Son yıllarda televizyon projelerine de ağırlık veren usta oyuncu, gerilim dolu Netflix dizisi "Bloodline" (2015-2017) ve Stephen King evreninde geçen "Castle Rock" (2018) dizilerindeki derinlikli performanslarıyla övgü topladı. Ayrıca Amazon Prime dizileri "Homecoming" (2018) ve J.K. Simmons ile başrolü paylaştığı bilimkurgu draması "Night Sky"da (2022) yer alarak, elli yılı aşan kariyerinde sektördeki aktif, çok yönlü ve saygın konumunu korumaya devam etmektedir.

Maribel Verdú
Oyuncu kadrosu · Haydi Takım!, Pan'ın Labirenti, The Flash olarak bilinir
Maribel Verdú (tam adıyla María Isabel Verdú Rollán), 2 Ekim 1970 tarihinde Madrid, İspanya'da dünyaya gelmiştir. Kariyerine henüz 13 yaşındayken reklam filmlerinde ve modellik yaparak başlayan Verdú, genç yaşta okulu bırakıp tamamen oyunculuğa odaklanma kararı aldı. İlk ciddi oyunculuk deneyimini Vicente Aranda'nın yönettiği televizyon dizisi "La huella del crimen"in (1985) bir bölümünde yaşasa da, sinemadaki varlığını "27 Hours" (1986) ve "La Estanquera de Vallecas" (1987) gibi filmlerle hissettirdi. Ancak onu İspanyol sinemasının zirvesine taşıyan ve yönetmenlerin "ilham perisi" olarak anılmasını sağlayan film, Vicente Aranda'nın yönettiği erotik gerilim "Amantes" (1991) oldu. Bu filmdeki cesur performansı ona ilk Goya Ödülü adaylığını getirdi. Hemen ardından, Fernando Trueba'nın Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ını kazanan "Güzellik Çağı" (Belle Époque) (1992) filminde rol alarak uluslararası alanda tanınırlığını artırdı. 1990'lar boyunca Bigas Luna ve Fernando Trueba gibi usta yönetmenlerle çalışarak İspanya'nın en çok aranan yüzlerinden biri oldu. Kariyerinin ikinci büyük sıçramasını 2000'li yıllarda uluslararası yapımlarla gerçekleştirdi. Alfonso Cuarón'un kült yol filmi "Y tu mamá también" (2001) filmindeki Luisa Cortés rolüyle Meksika ve Hollywood'da eleştirmenlerden tam not aldı. Ardından Guillermo del Toro'nun modern başyapıtı "Pan'ın Labirenti" (Pan's Labyrinth) (2006) filminde Mercedes karakterini canlandırarak kariyerinin en ikonik performanslarından birine imza attı ve Meksika'nın Ariel Ödülü'nü kazandı. İspanyol Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından verilen Goya Ödülleri'nde en çok aday gösterilen aktris unvanına sahip olan Verdú, bu prestijli ödülü "Siete mesas de billar francés" (2007) filmindeki performansıyla "En İyi Kadın Oyuncu" dalında ilk kez kazandı. İkinci Goya ödülünü ise Pablo Berger'in yönettiği sessiz ve siyah-beyaz film "Blancanieves" (2012) filmindeki kötü üvey anne rolüyle aldı. Sinemanın yanı sıra tiyatroda da oldukça aktif olan oyuncu, kariyeri boyunca 60'tan fazla filmde rol aldı. Yakın dönemde Hollywood projelerinde de yer alan Maribel Verdú, Apple TV+ yapımı "Raymond & Ray" (2022) filminde Ewan McGregor ve Ethan Hawke ile birlikte rol aldı. DC Genişletilmiş Evreni'ne (DCEU) dahil olarak "The Flash" (2023) filminde başkahraman Barry Allen'ın annesi Nora Allen'ı canlandırdı. Ayrıca popüler Netflix dizisi "Élite"in yedinci sezon kadrosuna katılarak Carmen rolüyle izleyici karşısına çıktı. Maribel Verdú, İspanyol tiyatro ailesinden gelen yapımcı Pedro Larrañaga ile evlidir ve sanatına katkılarından dolayı İspanya Kültür Bakanlığı tarafından verilen Altın Liyakat Madalyası (2009) sahibidir.

Psych
2006
Psych dizisi tam anlamıyla CSI serileriyle ve Medium dizisiyle komedinin harmanlanması diyebiliriz. Biraz daha ayrıntıya girelim o zaman... Dizinin kısaca konusuna değinmek gerekirse, polis bir babanın oğlu olan Shaw'ın süper bir hafızası ve çok kuvvetli bir analiz yapma yeteneği vardır. Shawn bu yeteneklerini, çözülmesi zor olan suçların aydınlatılmasında kullanmaktadır. İzlediği suç ağırlıklı haberlerden, suçu kimin nasıl işlediğini var olan deliller doğrultusunda hafızasında birleştirerek suçluların yakalanmasını kolaylaştırmaktadır. Dizinin pilot bölümü bu tarzda gelişen olaylardan oluşmaktadır.

Tim Pigott-Smith
Oyuncu kadrosu · Nature, Quantum of Solace, Jüpiter Yükseliyor olarak bilinir
Tim Pigott-Smith (tam adıyla Timothy Peter Pigott-Smith), 5 Nisan 1946 tarihinde Rugby, Warwickshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Bristol Üniversitesi'nde eğitim gördükten sonra prestijli Bristol Old Vic Tiyatro Okulu'nda profesyonel oyunculuk eğitimi alarak sanat hayatına yön verdi. Kariyerine Royal Shakespeare Company ve National Theatre gibi İngiltere'nin en saygın kumpanyalarında sahne alarak, klasik tiyatro disipliniyle sağlam bir temel oluşturdu. Televizyon ve sinema dünyasına 1970'lerde adım atan aktör, İngiliz televizyon tarihinin en saygın yapımlarından bazılarında rol aldı. Kariyerindeki en büyük çıkışını ve küresel çapta tanınmasını sağlayan proje, Hindistan'daki İngiliz sömürge dönemini anlatan 1984 yapımı efsanevi mini dizi "Taçtaki İnciler" (The Jewel in the Crown) oldu. Bu dizide canlandırdığı karanlık, sadist ve karmaşık polis şefi Ronald Merrick karakteri, ona En İyi Erkek Oyuncu dalında BAFTA Televizyon Ödülü'nü kazandırarak kariyerini zirveye taşıdı. Kusursuz diksiyonu, İngiliz beyefendisi imajı ve otoriter duruşuyla sinema dünyasında da aranan bir karakter oyuncusu haline gelen Pigott-Smith; "Titanların Savaşı" (Clash of the Titans) (1981), "Zafere Kaçış" (Escape to Victory) (1981) ve usta işi bir dram olan "Günden Kalanlar" (The Remains of the Day) (1993) gibi yapımlarda akılda kalıcı performanslar sergiledi. Ancak onu modern sinema izleyicisinin hafızasına silinmez bir şekilde kazıyan en ikonik rolü, Wachowski Kardeşler'in yapımcılığını üstlendiği distopik başyapıt "V for Vendetta" (2005) filminde canlandırdığı acımasız Parti lideri ve gizli polis şefi Peter Creedy karakteri oldu. Hollywood projelerinde istikrarlı bir şekilde yer almaya devam eden aktör, ilerleyen yıllarda Daniel Craig'li James Bond filmi "Quantum of Solace" (2008), Tim Burton imzalı gişe hiti "Alis Harikalar Diyarında" (Alice in Wonderland) (2010), "Jüpiter Yükseliyor" (Jupiter Ascending) (2015) ve "Victoria ve Abdul" (Victoria & Abdul) (2017) gibi büyük bütçeli prodüksiyonlarda boy gösterdi. Ömrünün son yıllarında tiyatro sahnesinde büyük bir yankı uyandıran "King Charles III" (2014) oyununda Kral Charles'ı canlandırarak Tony ve Laurence Olivier ödüllerine aday gösterildi ve bu ikonik rolü daha sonra aynı adlı televizyon filminde de başarıyla tekrarladı. Tim Pigott-Smith, 7 Nisan 2017 tarihinde 71 yaşındayken doğal nedenlerden dolayı hayatını kaybetmiştir.

Kiersey Clemons
Oyuncu kadrosu · The Flash olarak bilinir
Kiersey Clemons (tam adıyla Kiersey Nicole Clemons), 17 Aralık 1993 tarihinde Pensacola, Florida'da dünyaya gelmiştir. Afrika kökenli Amerikalı bir baba ve beyaz bir annenin kızı olan Clemons, çocukluğunu Redondo Beach, California'da geçirdi. Lise yıllarında tiyatroya ilgi duymaya başladı ve mezuniyetinin hemen ardından oyunculuk kariyerine adım attı. Kariyerinin ilk yıllarında Disney Channel yapımlarında boy gösteren Clemons, "Austin & Ally" (2013) dizisindeki Kira Starr rolüyle ve orijinal Disney filmi "Cloud 9" (2014) ile genç izleyici kitlesinin dikkatini çekti. Ancak onu sinema dünyasında ciddiye alınan bir yetenek haline getiren yapım, Rick Famuyiwa'nın yönettiği ve Sundance Film Festivali'nde büyük beğeni toplayan bağımsız komedi-drama "Dope" (2015) oldu. Bu filmde canlandırdığı Diggy karakteri, hem oyunculuk hem de müzikal yeteneğini sergilemesine olanak tanıdı ve ona "Rising Star" (Yükselen Yıldız) ödülleri kazandırdı. "Dope"un başarısının ardından Hollywood'un aranan yüzlerinden biri haline gelen Clemons, "Kötü Komşular 2" (Neighbors 2: Sorority Rising) (2016) komedisinde ve bilimkurgu gerilim filmi "Çizgi Ötesi" (Flatliners) (2017) yeniden çevriminde rol aldı. 2018 yılında Nick Offerman ile başrolü paylaştığı müzikal drama "Hearts Beat Loud" filminde hem oyunculuğu hem de seslendirdiği şarkılarla eleştirmenlerden tam not aldı. Büyük bütçeli stüdyo filmlerine geçişi, Disney'in canlı aksiyon uyarlaması "Lady and the Tramp" (2019) filmindeki Darling rolüyle oldu. Aynı yıl korku-gerilim türündeki "Sweetheart" (2019) filminde tek kişilik devleşen performansıyla övgü topladı. DC Genişletilmiş Evreni'ne (DCEU) girişi ise olaylı oldu; ilk olarak "Justice League" filmi için Iris West rolüne seçildi ancak sahneleri 2017 versiyonundan çıkarıldı. Karakteri, ancak "Zack Snyder's Justice League" (2021) versiyonunda izleyiciyle buluşabildi. Clemons, bu rolü daha sonra "The Flash" (2023) filminde tekrar canlandırdı. Son dönemde televizyon dünyasında da etkili işlere imza atan oyuncu, Amazon Prime dizisi "Transparent" ve Donald Glover'ın "Atlanta" dizilerinde konuk oyuncu olarak yer aldı. 2023 yılında ise Apple TV+ yapımı ve MonsterVerse evreninin bir parçası olan "Monarch: Legacy of Monsters" dizisinde May karakteriyle başrollerden birini üstlendi. Oyunculuğunun yanı sıra yetenekli bir müzisyen olan Kiersey Clemons, Pharrell Williams ile işbirliği yapmış ve yer aldığı birçok projenin film müziklerine katkıda bulunmuştur. Ayrıca moda dünyasında da aktif olan oyuncu, çeşitli markaların yüzü olmuştur.

Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün
2026
Artık onu hatırlamayan bir dünyada tam zamanlı olarak Örümcek Adamlık yapmak ve eski arkadaşlarının hayatlarına o olmadan devam ettiklerini görmenin yarattığı baskı, Peter Parker'da kontrol edemeyeceği bir değişimi tetikler. Ancak bu değişim; şehre ve sevdiklerine yönelik olan yeni bir tehdidi, yani kimsenin göremediği güçlü bir düşmanı durdurabilecek tek şey de olabilir.

İki Fıstık
2004
Marcus ve Kevin Copeland FBI 'da çalışırken son baskınları tam bir fiyasko olmuştur . Sosyetenin şımarık genç kızlarından Brittany ve Tiffany Wilson kardeşlerin kaçırılacağını haber alan FBI, bu büyük davayı Marcus ve Kevin'ın rakipleri Vincent Gomez ve Jake Harper'a verir. Bu aşağılanmayı daha da ileri götürmek için, Kevin ve Marcus'a nankör ve berbat bir iş verilir: Gucci kıyafetli şımarık çocukları havaalanında karşılayıp Hamptons'taki otellerine götürme işi.Hikaye burada başlayıp komedi türünde bir filmdir.

Jurassic World
2015
John Hammond'ın başarısızlıkla sonuçlanan Jurassic Park denemesinin üzerinden tam 22 yıl geçmiştir. Nublar Adası'nda bu kez tam kapasiteyle çalışan, Hammond'ın hayal ettiği gibi bir dinozor tema parkı Jurassic World adıyla kurulmuştur. Ancak kuruluşunun üzerinden 10 yıl geçen parkta müşteri sayısı günden güne azalmaktadır. Parkı işleten şirketin hedeflerini tutturabilmesi için parkta yenilikler yapılır, yeni bir dinozor türü yaratılır. Ne var ki bu yeni tür, adayı ve adadakileri felakete sürükleyebilecek sonuçlar doğuracaktır.

Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2
2014
Berk Adası'nda ejderha ve vikinglerin birleşmesinin üstünden beş yıl geçmiştir ve adada tam bir barış ve huzur atmosferi hakimdir. Astrid ve ekibi artık boş zamanlarını adanın yeni gözde oyunu olan ejderha yarışlarıyla geçirmekte ve kahramanlar yeni keşif gezilerine adım atmaktadırlar. Bu yolculuklardan birinde çok eski zamanlardan kalma buzdan gizli bir mağara keşfederler ve mağaranın içinde yaşayan yüzlerce vahşi ejderhayı böylece uyandırmış olurlar. Gizemli Dragon Rider'ın da büyük bir tehlike yarattığı bir savaş başladığında, iki kahramanımız Hiccup ve Toothless'a düşen barışı koruyup inandıkları şeyi savunmaları olur.

Küçük Cadı Kiki
1989
Kiki 13 yaşında bir cadıdır. Geleneklere göre tam bir cadı olabilmesi için bir yıl kendi seçeceği bir şehirde ailesinden ayrı yaşaması gerekmektedir. Kiki, kedisi Jiji ile annesinin hediye ettigi süpürgeye binerek evinden ayrılır ve başka cadısı olmayan bir şehirde karar kılar. Kiki, şehirde uçma yeteneğinden faydalanacağı bir kurye servisi açmak istemektedir. Şehirdeki ilk gününde tanıştığı birinin fırınında ona yardımcı olurken aynı zamanda hayalini kurduğu işi yapmaya başlar ve zamanla cadılık yeteneklerini kaybettiğini fark eder. Yeteneklerini tekrar kazanmaya çalışırken bir arkadaşının da hayatını kurtarması gerekir.

Haydi Takım!
2026
Şirket gezisi için minicik bir köye sürüklenen bir peynir şirketi çalışanları, tam da durumun daha kötü olamayacağını düşünürken işten çıkarmaların başlayacağını öğrenir.

Resident Evil
2026
Uzak bir hastaneye paket götürmekle görevlendirilen talihsiz bir kurye, vardığında kendini aniden bir salgının tam ortasında bulur. Hayatta kalabilmek için mutasyona uğramış yaratık sürülerine karşı amansız bir mücadele vermek zorundadır.