Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Scarlett Johansson fotoğrafı

Scarlett Johansson

Oyuncu kadrosu · Black Widow, Aşk, Transformers: Başlangıç olarak bilinir

Scarlett Ingrid Johansson, 22 Kasım 1984 tarihinde New York City, ABD'de dünyaya gelmiştir. Sanata eğilimli bir ailede büyüyen Johansson, küçük yaşlardan itibaren oyunculuğa ilgi duymuş ve Manhattan'daki Professional Children's School'da eğitim almıştır. İlk oyunculuk deneyimini henüz çocukken tiyatro sahnesinde yaşayan Johansson, 1994 yılında "North" filmiyle sinemaya adım atmıştır. "Manny & Lo" (1996), "Atlara Fısıldayan Adam" (1998) ve özellikle eleştirmenlerce beğenilen "Hayalet Dünya" (2001) gibi filmlerdeki rolleriyle genç yaşta dikkat çekmeyi başarmış ve gelecek vaat eden bir yetenek olarak görülmüştür. Johansson'ın kariyerindeki asıl dönüm noktası, 2003 yılında rol aldığı iki önemli filmle gerçekleşmiştir: Sofia Coppola'nın yönettiği "Bir Konuşabilse" (Lost in Translation) ve "İnci Küpeli Kız" (Girl with a Pearl Earring). Bu filmlerdeki olgun ve etkileyici performansları, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında BAFTA Ödülü ("Bir Konuşabilse" ile) ve iki Altın Küre adaylığı getirerek onu Hollywood'un aranan genç yıldızlarından biri haline getirmiştir. Bu başarılar, onun sadece gençlik rollerinden sıyrılıp karmaşık ve derinlikli karakterleri canlandırabilen bir aktris olduğunu kanıtlamıştır. Takip eden yıllarda Woody Allen'ın yönettiği "Maç Sayısı" (Match Point), "Skandal" (Scoop) ve "Barselona, Barselona" (Vicky Cristina Barcelona) gibi filmlerdeki rolleriyle; "Ada" (The Island), "Prestij" (The Prestige) gibi farklı türlerdeki yapımlarda ve "Aşk" (Her) filmindeki unutulmaz seslendirme performansıyla oyunculuk yelpazesinin ne kadar geniş olduğunu göstermiştir. Tiyatro sahnesine de adım atan Johansson, 2010 yılında Arthur Miller'ın "Köprüden Görünüş" (A View from the Bridge) oyunundaki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Tony Ödülü kazanarak sahnedeki yeteneğini de tescillemiştir. Johansson'ın küresel şöhretini ve popülerliğini zirveye taşıyan rol ise Marvel Sinematik Evreni'nde canlandırdığı Natasha Romanoff / Black Widow karakteri olmuştur. İlk olarak 2010 yapımı "Iron Man 2" filminde izleyiciyle buluşan bu karakterle, "Yenilmezler" (The Avengers) serisi başta olmak üzere birçok Marvel filminde yer almış ve 2021'de kendi solo filmi "Black Widow" ile karaktere veda etmiştir. Bu rol, onu dünyanın en çok kazanan aktrislerinden biri yapmıştır. Blockbuster filmlerdeki başarısının yanı sıra bağımsız sinema ve dramalardaki gücünü de koruyan Johansson, 2019 yılında hem "Evlilik Hikayesi" (Marriage Story) hem de "Jojo Rabbit" filmlerindeki performanslarıyla aynı anda iki farklı dalda (En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu) Akademi Ödülü'ne aday gösterilerek kariyerinin zirve noktalarından birini yaşamıştır. Oyunculuğun yanı sıra müzikle de ilgilenen ve iki stüdyo albümü çıkaran Scarlett Johansson, aynı zamanda 2022'de kendi cilt bakım markası 'The Outset'i kurmuştur. Kendine özgü sesi, güçlü ekran duruşu ve rollerindeki çeşitlilikle tanınan Johansson, günümüz Hollywood'unun en yetenekli, çok yönlü ve etkili yıldızlarından biri olarak kariyerine devam etmektedir.

Bill Nighy fotoğrafı

Bill Nighy

Oyuncu kadrosu · 500 Miles, Rango, Karayip Korsanları: Ölü Adam'ın Sandığı olarak bilinir

William Francis Nighy, 12 Aralık 1949 tarihinde Caterham, Surrey, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. İrlanda asıllı bir psikiyatri hemşiresi olan anne ve garaj yöneticisi bir babanın oğlu olarak büyüyen Nighy, gençlik yıllarında yazar olma hayaliyle okuldan erken ayrılıp Paris'e gitmiş, ancak daha sonra oyunculuğa yönelerek prestijli Guildford School of Acting'de eğitim almıştır. Kariyerine 1970'lerde Liverpool'daki Everyman Theatre'da ve ardından Londra'da Royal National Theatre bünyesinde sahneye çıkarak güçlü bir tiyatro temeliyle başlamıştır. İngiliz tiyatro sahnelerinde Tom Stoppard ve Harold Pinter gibi ustaların oyunlarında sergilediği performanslarla adından sıkça söz ettirmiş, pek çok kez Laurence Olivier ve Tony ödüllerine aday gösterilmiştir. Nighy'nin ekrandaki yolculuğu 1980'lerde başlamış olsa da, onu geniş kitlelerin dikkatine sunan ilk önemli çıkışlarından biri komedi filmi "Still Crazy"deki (1998) yaşlanan rock yıldızı rolü olmuştur. Ancak onu gerçek anlamda uluslararası bir yıldıza dönüştüren ve sinema kariyerinde bir milat kabul edilen performans, Richard Curtis'in sevilen romantik komedisi "Aşk Her Yerde" (Love Actually) (2003) filminde canlandırdığı unutulmaz ve sıra dışı müzisyen Billy Mack karakteridir. Bu rol ona BAFTA En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kazandırmıştır. Aynı yıl İngiliz televizyonunun en saygın yapımlarından olan "State of Play" dizisindeki performansıyla da BAFTA Televizyon Ödülü'nü kucaklayarak yeteneğinin genişliğini kanıtlamıştır. Küresel gişede devleşen serilere adım atan oyuncu, "Karayip Korsanları" (Pirates of the Caribbean) serisinde motion-capture teknolojisiyle hayat verdiği ikonik kötü adam Davy Jones ve "Karanlıklar Ülkesi" (Underworld) serisinde canlandırdığı vampir lideri Viktor karakterleriyle fantastik ve aksiyon sinemasında da silinmez bir iz bırakmıştır. 2000'ler ve 2010'lar boyunca "Zombilerin Şafağı" (Shaun of the Dead) (2004), "Skandal" (Notes on a Scandal) (2006), "Operasyon Valkyrie" (Valkyrie) (2008), "Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1" (2010), "Marigold Oteli'nde Hayatımın Tatili" (The Best Exotic Marigold Hotel) (2012) ve "Zamanda Aşk" (About Time) (2013) gibi gişe rekorları kıran yapımlarda karizması, kusursuz diksiyonu ve incelikli mizah anlayışıyla öne çıkmıştır. Televizyon dünyasında "Gideon's Daughter" (2005) ile Altın Küre kazanan ve "Page Eight" (2011) gibi casusluk dramalarında başrol üstlenen usta aktör, kariyerinin geç döneminde çarpıcı bir dramatik zirve yaşamıştır. Akira Kurosawa'nın klasik eseri "Ikiru"nun İngiliz uyarlaması olan "Yaşamak" (Living) (2022) filminde, ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenen ve hayatını yeniden anlamlandırmaya çalışan bürokrat Bay Williams rolüyle muazzam bir övgü toplamış ve kariyerinin ilk Oscar (Akademi Ödülü) adaylığını En İyi Erkek Oyuncu dalında elde etmiştir. Bill Nighy, kendine has zarif stili, etkileyici ses tonu ve derinlikli karakter yaratma becerisiyle hem İngiliz sinemasının hem de Hollywood'un en sevilen ve saygı duyulan karakter oyuncularından biri olarak üretken kariyerini sürdürmektedir.

Margot Robbie fotoğrafı

Margot Robbie

Oyuncu kadrosu · Barbie, The Suicide Squad: İntihar Timi, Babil olarak bilinir

Margot Elise Robbie, 2 Temmuz 1990 tarihinde Dalby, Queensland, Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Kariyerine Avustralya'da başlayan Robbie, ilk büyük çıkışını 2008-2011 yılları arasında rol aldığı popüler pembe dizi "Neighbours" ile yaptı. Bu dizide canlandırdığı Donna Freedman karakteriyle Avustralya ve İngiltere'de tanınan bir yüz haline geldikten sonra, Hollywood'da kariyer yapmak üzere Amerika Birleşik Devletleri'ne taşındı. Robbie'nin Hollywood'daki ve uluslararası alandaki asıl patlaması, Martin Scorsese'nin yönettiği 2013 yapımı "Para Avcısı" (The Wolf of Wall Street) filmiyle oldu. Leonardo DiCaprio'nun karşısında canlandırdığı Naomi Lapaglia karakteriyle tüm dikkatleri üzerine çekti ve performansıyla eleştirmenlerden tam not aldı. Bu rol, onu bir anda Hollywood'un en çok aranan yeni yıldızlarından biri haline getirdi. Bu başarının ardından, DC Comics evreninde canlandırdığı Harley Quinn karakteriyle popüler kültürdeki yerini perçinledi. İlk kez "Suicide Squad: Gerçek Kötüler" (Suicide Squad) (2016) filminde hayat verdiği bu anti-kahraman rolü o kadar çok sevildi ki, karakteri "Yırtıcı Kuşlar" (Birds of Prey) (2020) ve "The Suicide Squad" (2021) filmlerinde de canlandırmaya devam etti. Oyunculuğun yanı sıra kariyerini yapımcılıkla da şekillendiren Robbie, 2014 yılında LuckyChap Entertainment adlı kendi yapım şirketini kurdu. Şirketin misyonunu, kadın odaklı hikayeleri anlatmak olarak belirledi. Bu şirketin ilk büyük başarılarından biri, Robbie'nin aynı zamanda başrolünü üstlendiği "Ben, Tonya" (I, Tonya) (2017) filmi oldu. Tartışmalı buz patenci Tonya Harding'i canlandırdığı bu rolle kariyerinin ilk En İyi Kadın Oyuncu Oscar adaylığını kazandı ve sadece bir Hollywood yıldızı değil, aynı zamanda ciddi bir dramatik aktris ve vizyon sahibi bir yapımcı olduğunu da kanıtladı. "Skandal" (Bombshell) (2019) filmindeki rolüyle ikinci kez Oscar'a aday gösterildi. Ancak Robbie'nin kariyerindeki asıl zirve, hem başrolünü üstlendiği hem de yapımcılığını yaptığı 2023 yapımı "Barbie" filmi oldu. Film, küresel bir kültürel fenomene dönüşerek gişede rekorlar kırdı ve yılın en çok hasılat yapan filmi oldu. Bu başarı, Margot Robbie'nin statüsünü Hollywood'un en güçlü ve etkili aktör-yapımcılarından biri olarak ölümsüzleştirdi.

Julianne Moore fotoğrafı

Julianne Moore

Oyuncu kadrosu · The Debut, Carrie: Günah Tohumu, Büyük Lebowski olarak bilinir

Julie Anne Smith, sahne adıyla Julianne Moore, 3 Aralık 1960 tarihinde Fort Bragg, Kuzey Karolina'da dünyaya gelmiştir. Babasının askeri paraşütçü, albay ve askeri yargıç olarak görev yapması nedeniyle çocukluğu, ABD ve Almanya dahil olmak üzere yirmiden fazla farklı yerde geçti. Bu göçebe yaşam tarzı, onun gözlem yeteneğini ve farklı karakterlere uyum sağlama becerisini erken yaşta geliştirmesine yardımcı oldu. Boston Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesi'nden 1983 yılında mezun olduktan sonra New York'a taşındı ve oyunculuk kariyerine tiyatro oyunları ve televizyon rolleriyle başladı. Kariyerinin ilk yıllarında "As the World Turns" adlı pembe dizideki performansıyla 1988'de Gündüz Kuşağı Emmy Ödülü (Daytime Emmy) kazandı. Sinemadaki çıkışını ise 1990'lı yıllarda, özellikle bağımsız sinemanın önemli yönetmenleriyle çalışarak yaptı. Robert Altman'ın yönettiği "Kısa Yollar" (Short Cuts) (1993) filmindeki rolüyle dikkatleri çekti. Ancak onu eleştirmenlerin gözdesi haline getiren performansı, Todd Haynes'in yönettiği "Safe" (1995) filminde oldu. Asıl büyük patlamasını ise Paul Thomas Anderson'ın yönettiği "Ateşli Geceler" (Boogie Nights) (1997) filmiyle yaşadı ve bu filmdeki rolüyle ilk kez Akademi Ödülü'ne aday gösterildi. Aynı yönetmenle çalıştığı "Manolya" (Magnolia) (1999) ve Coen Kardeşler'in kült filmi "Büyük Lebowski" (The Big Lebowski) (1998) gibi filmlerle 90'lı yılların en saygın aktrislerinden biri olarak konumunu sağlamlaştırdı. 2000'li yıllar Moore için ödüllerle dolu geçti. 2002 yılında, sinema tarihinde nadir görülen bir başarıya imza atarak "Cennetten Çok Uzakta" (Far from Heaven) ile En İyi Kadın Oyuncu, "Saatler" (The Hours) ile En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında aynı yıl iki kez Oscar'a aday gösterildi. Kariyeri boyunca "Bir Gönül Macerası" (The End of the Affair) (1999), "Son Umut" (Children of Men) (2006), "Tek Başına Bir Adam" (A Single Man) (2009) ve "İki Kadın, Bir Erkek" (The Kids Are All Right) (2010) gibi pek çok başarılı filmde rol aldı. Uzun ve başarılı kariyerinin zirvesine, 2014 yapımı "Unutma Beni" (Still Alice) filmiyle ulaştı. Alzheimer hastalığına yakalanan bir dilbilim profesörünü canlandırdığı bu dokunaklı rolüyle En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü'nü (Oscar), Altın Küre'yi ve BAFTA'yı kazandı. Son yıllarda "Gloria Bell" (2018) ve eleştirmenlerce beğenilen "Bir Skandalın Peşinde" (May December) (2023) gibi filmlerle üretkenliğine ve başarılı performanslarına devam etmektedir. Oyunculuğun yanı sıra Moore, "Freckleface Strawberry" adıyla bilinen başarılı bir çocuk kitabı serisinin de yazarıdır.

Toby Jones fotoğrafı

Toby Jones

Oyuncu kadrosu · Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1, Indiana Jones ve Kader Kadranı, Jurassic World: Yıkılmış Krallık olarak bilinir

Tobias Edward Heslewood Jones, 7 Eylül 1966 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Oyunculukla iç içe bir ailede büyüyen Jones, usta karakter oyuncusu Freddie Jones'un oğludur. Manchester Üniversitesi'nde drama eğitimi aldıktan sonra, fiziksel tiyatroya odaklanan ve Paris'te bulunan prestijli L'École Internationale de Théâtre Jacques Lecoq'ta oyunculuk tekniğini geliştirmiştir. Bu eğitim, onun rollerine getirdiği incelikli fiziksel detayların temelini oluşturmuştur. Kariyerine tiyatro sahnesinde başlayan Jones, kısa sürede İngiltere'nin en saygın ve meşgul karakter oyuncularından biri haline geldi. Geniş kitleler tarafından ilk kez, "Harry Potter" serisinin filmlerinde canlandırdığı ev cini Dobby'nin unutulmaz sesi olarak tanındı. Sinemadaki en önemli çıkışlarından birini, yazar Truman Capote'yi canlandırdığı "Infamous" (Kötü Şöhret) (2006) filmiyle yaptı. Bu rolüyle başrol yeteneğini kanıtladı ve eleştirmenlerden büyük övgü topladı. Benzer şekilde, "The Girl" (2012) adlı TV filminde canlandırdığı efsanevi yönetmen Alfred Hitchcock rolüyle de Altın Küre ve Emmy adaylıkları elde etti. Jones, kariyeri boyunca birçok büyük bütçeli yapımda da kilit roller üstlendi. Marvel Sinematik Evreni'nde "Kaptan Amerika: İlk Yenilmez" (Captain America: The First Avenger) (2011) ve devam filmlerinde Hydra bilim insanı Dr. Arnim Zola karakterini canlandırdı. Ayrıca "Açlık Oyunları" (The Hunger Games) serisinde Claudius Templesmith, "Jurassic World: Yıkılmış Krallık" (Jurassic World: Fallen Kingdom) (2018) filminde Gunnar Eversoll ve "Indiana Jones ve Kader Kadranı" (Indiana Jones and the Dial of Destiny) (2023) filminde Basil Shaw rolleriyle de tanındı. Televizyondaki kariyeri de oldukça parlaktır. Eleştirmenlerce beğenilen ve BAFTA ödülü kazanan komedi dizisi "Detectorists" (2014-2022) ile büyük bir hayran kitlesi edindi. 2024 yılında ise İngiltere'de büyük bir toplumsal etki yaratan ve gerçek bir adalet skandalını konu alan "Mr Bates vs The Post Office" dramasındaki Alan Bates rolüyle kariyerinin en unutulmaz ve takdir toplayan performanslarından birini sergiledi. Sıradışı çok yönlülüğüyle tanınan Toby Jones, hem blockbuster filmlerde hem de bağımsız yapıtlarda gösterdiği istikrarlı ve güçlü performanslarla neslinin en yetenekli aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Lia Williams fotoğrafı

Lia Williams

Lia Williams, 26 Kasım 1964 tarihinde Birkenhead, Merseyside, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Hem sahne hem de ekran önündeki güçlü ve zeki oyunculuğuyla tanınan Williams, kariyerinin en sağlam temellerini tiyatroda atmıştır. Özellikle David Hare'in "Skylight" (1996) oyunundaki performansıyla büyük ses getirmiş, bu rolüyle hem Broadway'de sahne almış hem de tiyatro dünyasının en prestijli ödülleri olan Tony ve Olivier Ödülleri'ne En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilmiştir. Tiyatro kariyerindeki en dikkat çekici ve deneysel çalışmalardan biri, Friedrich Schiller'in "Mary Stuart" (2016) oyununda Juliet Stevenson ile birlikte Kraliçe I. Elizabeth ve Mary Stuart rollerini, her gösterim öncesi yazı tura atarak değişmeli oynadıkları performans olmuştur. Sinema kariyerinde Michael Winner'ın tartışmalı filmi "Dirty Weekend" (1993) ile ilk başrol deneyimini yaşayan Williams, Dogme 95 akımının bir parçası olan "The King Is Alive" (2000) gibi sanatsal yapımlarda yer almıştır. Ayrıca Jackie Chan ve Pierce Brosnan'lı "The Foreigner" (2017) ve Benedikt Erlingsson'ın "Benediction" (2021) filmlerinde de rol almıştır. Ancak modern küresel izleyici kitlesi onu daha çok yüksek profilli televizyon dizilerindeki, genellikle otoriter, sofistike ve karmaşık karakterleriyle tanımaktadır. Netflix'in ödüllü dizisi "The Crown"da (2016-2022), Kral VIII. Edward'ın tahttan feragat etmesine neden olan Wallis Simpson karakterine hayat vermiştir. BBC'nin beğenilen suç draması "The Missing"in ikinci sezonunda (2016) ve teknolojik gerilim dizisi "The Capture"da (2019-2022) üst düzey istihbarat yetkilisi DSU Gemma Garland rolüyle ekranlarda boy göstermiştir. Philip Pullman'ın fantastik evreni "His Dark Materials"ta ise Dr. Cooper karakterini canlandırmıştır. Lia Williams, yakın dönemde İngiltere'de büyük bir toplumsal etki yaratan ve gerçek bir skandalı konu alan "Mr Bates vs The Post Office" (2024) dizisinde, eski Post Office CEO'su Paula Vennells'i canlandırarak kariyerinin en çok konuşulan performanslarından birine imza atmıştır. Oyunculuğunun yanı sıra yönetmenlik de yapan sanatçı, "The Stronger" (2007) adlı kısa filmiyle BAFTA'ya aday gösterilmiştir.

Daniel Henney fotoğrafı

Daniel Henney

Oyuncu kadrosu · 6 Süper Kahraman, Criminal Minds olarak bilinir

Daniel Henney, Koreli evlat edinilmiş bir anne ve İrlandalı kökenli Amerikalı babası Philip Henney'nin çocuğu olarak Michigan, Carson City'de doğdu. Daniel Henney, 2001 yılında ABD'de modellik yapmaya başladı ve üniversiteye giderken Fransa, İtalya, Hong Kong ve Tayvan'da çalıştı. Güney Kore'de Amore Pacific'in "Odyssey Sunrise" kozmetik ürünü için bir reklamla çıkış yaptıktan sonra, Olympus kameraları için Jun Ji-hyun ve Daewoo Electronics'in Klasse klimaları için Kim Tae-hee ile birlikte reklamlarda sözcü olarak yer aldı. Korece bilmemesine rağmen, Henney, Güney Kore'nin hit dizisi "My Lovely Sam Soon" (diğer adıyla "My Name is Kim Sam Soon") ile tanınmış bir isim haline geldi. Dizide, Hee-jin'e (Jung Ryeo-won tarafından canlandırılan) delicesine aşık bir cerrah olan Dr. Henry Kim rolünü oynadı. Sam Soon, 2005 yılının en popüler Kore dizisiydi; Henney yardımcı oyuncu olarak rol almasına rağmen, performansı ve görünümü geniş çapta dikkat çekti. Henney daha sonra 2006'da "Bahar Valsi" adlı başka bir dizide rol aldı. Daha sonra dili öğrendi ve Aile Gezisi gibi birkaç varyete programında yer aldı. Henney, birçok kaynağın Chicago'daki Illinois Üniversitesi'nden Ekonomi diplomasına sahip olduğunu belirttiği, ancak gerçekte üniversite diploması olmadığı bir akademik skandalın parçası oldu. Henney, Kore'deki ilk uzun metrajlı filmi "Bay Mükemmeli Baştan Çıkarmak"ta rol aldı. İkinci filmi "Babam", Güney Kore'de birçok ödül kazandı ve aslında o ülkenin tarihinde bir yabancının En İyi Yeni Erkek Oyuncu kategorisinde tüm büyük sinema ödüllerini kazandığı ilk örnek oldu. 2009'da X-Men Kökenleri: Wolverine filminde Ajan Zero'yu canlandırdı. 2009 sonbahar sezonunda CBS televizyon dizisi Üç Nehir'de "Dr. David Lee" rolünü oynadı. 2010'da Henney, Rain ve oyuncu Lee Na-young ile birlikte KBS2'nin Kaçak: Plan B dizisi için Güney Kore televizyonuna geri döndü. Henney, New York'taki DNA Models ajansının ünlüler bölümüyle sözleşmeli olarak çalışıyor.

Rupert Murdoch fotoğrafı

Rupert Murdoch

Keith Rupert Murdoch, 11 Mart 1931 tarihinde Melbourne, Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Ünlü bir savaş muhabiri ve gazete yayıncısı olan Sir Keith Murdoch ile Dame Elisabeth Murdoch'ın oğlu olan Rupert, medya dünyasının içine doğdu. Oxford Üniversitesi Worcester Koleji'nde Felsefe, Politika ve Ekonomi eğitimi aldı. Babasının 1952 yılındaki ani ölümü üzerine, henüz 21 yaşındayken eğitimini tamamlayıp Avustralya'ya döndü ve ailenin sahip olduğu küçük bir gazete olan "The Adelaide News"in başına geçti. Bu, dünyanın en büyük medya imparatorluklarından birinin doğuşuydu. Genç Murdoch, agresif habercilik anlayışı ve ticari zekasıyla gazetenin tirajını hızla artırdı. Avustralya'daki başarısını genişleterek ülkenin ilk ulusal gazetesi olan "The Australian"ı 1964'te kurdu. Ancak Murdoch'ın hırsı kıta sınırlarını aştı ve 1968'de İngiltere pazarına girerek "News of the World" ve ardından "The Sun" gazetelerini satın aldı. The Sun'ı sansasyonel başlıklar, spor ve magazin odaklı bir içeriğe dönüştürerek İngiliz tabloid basınının en çok satan gazetesi haline getirdi. 1981 yılında ise İngiliz basınının kalesi sayılan "The Times" ve "The Sunday Times"ı bünyesine katarak saygınlığını artırdı. Murdoch'ın küresel vizyonu onu 1970'lerde Amerika Birleşik Devletleri pazarına yöneltti. "New York Post" gazetesini satın alarak Amerikan medyasına giriş yaptı. Ancak en büyük hamlesi, televizyon ve sinema dünyasına adım atması oldu. 1985 yılında 20th Century Fox film stüdyosunu satın aldı ve ABD yasaları gereği televizyon istasyonu sahibi olabilmek için Amerikan vatandaşlığına geçti. Bu hamle, "Fox Broadcasting Company"nin kurulmasına ve "The Simpsons", "The X-Files" gibi yapımlarla Amerikan televizyonunda dördüncü büyük ağın doğmasına yol açtı. 1996 yılında Roger Ailes ile birlikte kurduğu "Fox News Channel", "adil ve dengeli" sloganıyla yola çıksa da, izlediği muhafazakar yayın politikasıyla Amerikan siyasetini ve medya dengelerini kökten değiştirdi. News Corp ve daha sonra Fox Corporation çatısı altında dünyanın en etkili medya holdingini yöneten Murdoch, 2011 yılında İngiltere'deki "News of the World" gazetesinin karıştığı telefon dinleme skandalı (phone hacking scandal) ile büyük bir kriz yaşadı ve 168 yıllık gazeteyi kapatmak zorunda kaldı. Buna rağmen imparatorluğunu büyütmeye devam etti. 2019 yılında 21st Century Fox'un eğlence varlıklarını (film stüdyoları ve kablolu kanallarının bir kısmı) 71.3 milyar dolar karşılığında The Walt Disney Company'ye satarak küçülmeye, ancak haber ve spor odaklı daha karlı bir yapıya geçmeye karar verdi. HBO'nun popüler dizisi "Succession"a ilham kaynağı olduğu düşünülen Murdoch, özel hayatıyla da sıkça gündeme gelmiştir; aralarında Jerry Hall'un da bulunduğu dört evlilik yapmıştır. Rupert Murdoch, 2023 yılında Fox Corp ve News Corp yönetim kurulu başkanlığından ayrılarak, imparatorluğun yönetimini oğlu Lachlan Murdoch'a devretmiş ve "Onursal Başkan" unvanıyla emekliye ayrılmıştır.

Ryan Ward fotoğrafı

Ryan Ward

Ryan Ward, 26 Haziran 1990 tarihinde Pequannock, New Jersey, ABD'de dünyaya gelmiştir. Oyunculuğa çocuk yaşlarda ilgi duyan Ward, sinema dünyasındaki ilk ve en çok akılda kalan çıkışını henüz 12 yaşındayken, usta yönetmen Todd Haynes'in eleştirmenlerce başyapıt kabul edilen 2002 yapımı dönem draması "Cennetten Çok Uzakta" (Far from Heaven) filmiyle yapmıştır. Julianne Moore, Dennis Quaid ve Dennis Haysbert gibi dev isimlerin yer aldığı bu dört dalda Oscar adayı filmde, sorunlu bir evliliğin ortasında kalan evin oğlu David Whitaker karakterine hayat vermiş ve doğal çocuk oyuncu performansı sayesinde dikkatleri üzerine çekmiştir. Çocuk yaşta elde ettiği bu prestijli sinema başlangıcının ardından eğitimine ağırlık vermeyi tercih eden Ward, oyunculuk sanatını akademik bir temele oturtmak amacıyla prestijli Rutgers Üniversitesi'ne bağlı Mason Gross Sanat Okulu'na (Mason Gross School of the Arts) girmiştir. Tiyatro ve drama eğitimini başarıyla tamamlayarak 2012 yılında Güzel Sanatlar Lisans (BFA) derecesiyle mezun olmuş ve profesyonel oyunculuk kariyerine eğitimli, donanımlı bir yetişkin aktör olarak dönüş yapmıştır. Kariyerinin yetişkinlik döneminde daha çok bağımsız sinema yapımlarına ve gençlik odaklı projelere yönelmiştir. 2015 yılı aktör için üretken bir dönem olmuş; ilk olarak Rachel Cohn ve David Levithan'ın popüler romanından uyarlanan romantik gençlik komedisi "Naomi and Ely's No Kiss List" (Naomi ve Ely'la Öpmek Yok Listesi) filminde Bruce 2 karakteriyle izleyici karşısına çıkmıştır. Hemen ardından, 1984 yılında saygın bir yatılı okulda yaşanmış gerçek ve sarsıcı bir uyuşturucu kaçakçılığı skandalını konu alan bağımsız suç-dram filmi "The Preppie Connection"da (2015) Piper karakterini canlandırarak dramatik rollerdeki yetkinliğini bir kez daha sergilemiştir. "Cennetten Çok Uzakta" gibi modern bir sinema klasiğiyle başlayan oyunculuk serüvenine günümüzde de devam etmektedir.

Bruno Heller fotoğrafı

Bruno Heller

Senarist · Gotham, The Mentalist olarak bilinir

Bruno Heller (d. 1960), İngiliz senarist ve HBO televizyon dizisi Rome ile CBS televizyon dizisi The Mentalist’in yaratıcısıdır. Hollywood senaristi Lukas Heller’in oğlu olan Heller, köşe yazarı ve Notes on a Scandal kitabının yazarı Zoë Heller’in kardeşidir. Şu anda Fox Broadcasting Company için Batman karakteri James Gordon’ı konu alan Gotham adlı bir televizyon dizisi hazırlamaktadır.

Yoo Ah-in fotoğrafı

Yoo Ah-in

Oyuncu kadrosu · Chicago Typewriter olarak bilinir

Yoo Ah-in (gerçek adıyla Uhm Hong-Sik), 6 Ekim 1986’da Daegu’da dünyaya geldi. Oyunculuğa Sharp 1 dizisiyle adım attı. 2010 yılında yayınlanan Sungkyungwan Scandal dizisinde oynadığı Geol-ah rolüyle ünlendi. 2011 yılında yayınlanan Wan-deuk-i filmiyle sinemada ün kazandı.

Rory McCann fotoğrafı

Rory McCann

Oyuncu kadrosu · Yeni Nesil Ajan: Xander Cage'in Dönüşü, Game of Thrones, Gladyatör II olarak bilinir

Rory McCann, 24 Nisan 1969 tarihinde Glasgow, İskoçya'da dünyaya gelmiştir. 1.98 metrelik heybetli boyu ve kendine has karizmasıyla tanınan İskoç aktör, oyunculuk kariyerine adım atmadan önce oldukça renkli ve zorlu bir geçmişe sahipti. İskoç Ormancılık Okulu'nda eğitim alan McCann, gençlik yıllarında köprü boyacılığı (ünlü Forth Road Köprüsü dahil), peyzaj bahçıvanlığı ve marangozluk gibi fiziksel güç gerektiren işlerde çalıştı. 1990 yılında Yorkshire yakınlarında geçirdiği ciddi bir kaya tırmanışı kazasında birden fazla kemiği kırıldı ve uzun bir iyileşme süreci geçirdi, ancak bu olay onun hayata tutunma azmini güçlendirdi. Oyunculuk dünyasına girişi, İskoçya'da yayınlanan "Scott's Porage Oats" reklamlarında, karlı havada sadece bir yelek ve geleneksel İskoç eteği (kilt) ile görünmesiyle başladı. Bu reklamlar onu yerel bir üne kavuşturdu. İlk ciddi oyunculuk deneyimini ve başarısını, Kanal 4'ün komedi-drama dizisi "The Book Group"ta (2002) canlandırdığı, tekerlekli sandalyeye bağlı kişisel antrenör Kenny McLeod rolüyle elde etti. Bu performansı, ona En İyi Televizyon Performansı dalında İskoç BAFTA ödülünü kazandırdı. Ardından "Rockface" ve "Monarch of the Glen" gibi dizilerde yer alarak İngiliz televizyonlarındaki yerini sağlamlaştırdı. McCann'in Hollywood sinemasına geçişi, Oliver Stone'un epik filmi "Büyük İskender" (Alexander, 2004) filmindeki Craterus rolüyle gerçekleşti. Ancak uluslararası sinema izleyicisinin dikkatini asıl çeken performansı, Edgar Wright'ın kült aksiyon-komedi filmi "Sıkı Aynasızlar"da (Hot Fuzz, 2007) canlandırdığı Michael "Lurch" Armstrong karakteri oldu. Filmde sadece "Yarp" (Evet) diyerek verdiği tepkilerle hafızalara kazındı. Ayrıca "Titanların Savaşı" (Clash of the Titans, 2010) gibi büyük bütçeli yapımlarda da yan roller üstlendi. Rory McCann'i küresel bir ikon haline getiren ve kariyerinin zirvesine taşıyan proje, HBO'nun fenomen dizisi "Game of Thrones" (Taht Oyunları) (2011-2019) oldu. Dizide canlandırdığı Sandor "The Hound" (Tazı) Clegane karakteri; yanmış yüzü, korkutucu fiziksel gücü, şövalyelik kavramına olan nefreti ve özellikle Arya Stark ile kurduğu karmaşık yol arkadaşlığı sayesinde dizinin en derinlikli ve sevilen anti-kahramanlarından birine dönüştü. McCann, sekiz sezon süren bu performansı ile dünya çapında büyük bir hayran kitlesi edindi. "Game of Thrones" sonrasında aksiyon ve macera türündeki yapımlarda boy göstermeye devam eden aktör, Vin Diesel ile birlikte "xXx: Return of Xander Cage" (2017) filminde Tennyson Torch rolünü ve "Jumanji: Yeni Seviye" (Jumanji: The Next Level, 2019) filminde ana kötü karakter Jurgen the Brutal'ı canlandırdı. Ayrıca "Transformers: EarthSpark" animasyon dizisinde Megatron karakterine sesiyle hayat verdi. Kamera arkasında doğayla iç içe ve mütevazı bir yaşam sürmeyi tercih eden McCann, uzun yıllar boyunca bir ev yerine kendisine ait bir teknede yaşamıştır. Aynı zamanda yetenekli bir müzisyen olan aktör; piyano, gitar, banjo ve mandolin çalabilmekte olup geçmişte "Thundersoup" adlı bir müzik grubunda vokalistlik yapmıştır.

Louise Barnes fotoğrafı

Louise Barnes

Louise Barnes, 26 Nisan 1974 tarihinde KwaZulu-Natal, Güney Afrika'da dünyaya gelmiştir. Johannesburg'daki Witwatersrand Üniversitesi'nde Dramatik Sanatlar üzerine onur derecesiyle mezun olan Barnes, kariyerine ülkesi Güney Afrika'da tiyatro ve televizyon yapımlarıyla sağlam bir başlangıç yaptı. Özellikle yerel diziler ve dramalardaki performanslarıyla ülkesinde tanınan ve saygı duyulan bir oyuncu haline geldi. Kariyerinin ilk yıllarında "Egoli: Place of Gold", "Jozi-H" ve özellikle uzun soluklu dizi "Scandal!"da canlandırdığı Donna karakteriyle Güney Afrika televizyonlarında büyük bir başarı elde etti ve En İyi Kadın Oyuncu dalında SAFTA (Güney Afrika Film ve Televizyon Ödülleri) kazandı. Sinemada ise Billy Zane ile başrolü paylaştığı hayatta kalma temalı korku-gerilim filmi "Surviving Evil" (2009) ile dikkat çekti. Ancak Barnes'ın yeteneği yerel sınırları aşarak uluslararası projelere uzandı. Louise Barnes'ı küresel izleyiciyle buluşturan ve kariyerinin en bilinen işi olan yapım, Starz kanalının popüler korsan draması "Black Sails" (2014-2016) oldu. Dizide, Kaptan Flint'in (Toby Stephens) en yakın sırdaşı, sığınağı ve geçmişinin kilit anahtarı olan gizemli Miranda Barlow karakterine hayat verdi. Barnes, Nassau'nun vahşi ve kuralsız ortamında medeniyeti, entelektüel birikimi ve trajik bir geçmişi temsil eden Miranda'yı büyük bir zarafet ve derinlikle canlandırdı. Karakterin Flint ile olan karmaşık bağı ve hikayenin politik yönündeki etkisi, dizinin ilk sezonlarının en önemli dramatik unsurlarından biriydi. "Black Sails"teki başarısının ardından kariyerini Amerika Birleşik Devletleri'ne taşıyan Barnes, burada çeşitli Amerikan dizilerinde rol almaya başladı. WGN America'nın "Outsiders" (2016) dizisinde Moregon karakteriyle ve Hulu'nun suç draması "Reprisal" (2019) dizisinde Queenie rolüyle yer aldı. Ayrıca "NCIS: Los Angeles", "NCIS" ve "9-1-1" gibi popüler yapımlarda konuk oyuncu olarak göründü. Eleştirmenlerce beğenilen korku antolojisi "Southbound" (2015) filminde de yer alan oyuncu, kendisi gibi oyuncu olan ve "Black Sails" dizisinde Peter Ashe karakterini canlandıran Nick Boraine ile evlidir. Barnes, tiyatro kökenli disiplini ve güçlü dramatik oyunculuğuyla kariyerini uluslararası arenada sürdürmektedir.

Kerry Washington fotoğrafı

Kerry Washington

Oyuncu kadrosu · Skandal, Animals, Zincirsiz olarak bilinir

Kerry Washington, 31 Ocak 1977 tarihinde The Bronx, New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. Bir emlak komisyoncusu ve bir profesörün kızı olan Washington, eğitimine büyük önem veren bir ailede büyüdü. The George Washington Üniversitesi'nde Antropoloji ve Sosyoloji eğitimi alırken, Phi Beta Kappa onur derecesiyle mezun oldu ve aynı zamanda Michael Howard Stüdyoları'nda oyunculuk eğitimi aldı. Profesyonel kariyerine 1994 yılında televizyon filmleriyle başlasa da, beyazperdedeki ilk dikkat çekici çıkışını "Bizim Şarkımız" (Our Song) (2000) filmiyle yaptı. Ancak onu genç izleyici kitlesiyle tanıştıran yapım, Julia Stiles ile birlikte rol aldığı gençlik draması "Save the Last Dance" (2001) oldu. 2000'li yılların ortalarında, özellikle biyografik filmlerdeki performanslarıyla eleştirmenlerin takdirini topladı. Jamie Foxx'un Ray Charles'ı canlandırdığı ve Oscar kazandığı "Ray" (2004) filminde sanatçının eşi Della Bea Robinson'a hayat verdi. Ardından Forest Whitaker'a Oscar getiren "İskoçya'nın Son Kralı" (The Last King of Scotland) (2006) filminde Kay Amin karakterini canlandırdı. Aynı dönemde "Fantastik Dörtlü" (2005) ve devam filminde Alicia Masters rolüyle büyük bütçeli süper kahraman filmlerinde de yer aldı. Kerry Washington'ın kariyerini sonsuza dek değiştiren ve onu bir televizyon ikonuna dönüştüren proje, Shonda Rhimes'ın yarattığı politik gerilim dizisi "Scandal" (2012-2018) oldu. Dizide canlandırdığı kriz yönetimi uzmanı Olivia Pope karakteri, sadece popüler kültüre damga vurmakla kalmadı, aynı zamanda 1974'ten bu yana Amerikan ulusal televizyonlarında (network) yayınlanan bir dram dizisinin başrolündeki ilk Afrikan-Amerikalı kadın olarak tarihe geçti. Bu rolüyle iki kez Primetime Emmy Ödülü'ne ve bir kez Altın Küre'ye aday gösterildi. Televizyondaki başarısının zirvesindeyken, Quentin Tarantino'nun western filmi "Zincirsiz" (Django Unchained) (2012) filminde Broomhilda von Shaft karakterini canlandırarak sinemadaki gücünü de perçinledi. "Scandal" sonrası dönemde yapımcılık kariyerine ağırlık veren Washington, kendi kurduğu Simpson Street yapım şirketi aracılığıyla önemli projelere imza attı. HBO yapımı "Confirmation" (2016) filminde Anita Hill'i canlandırdı. Ardından Reese Witherspoon ile hem yapımcılığını üstlendiği hem de başrolü paylaştığı mini dizi "Little Fires Everywhere" (2020) ile dört dalda Emmy adaylığı kazandı. Hem Broadway sahnelerinde hem de sinemada yer alan "American Son" (2019) gibi projelerle toplumsal konulara değinen Washington, son olarak "The School for Good and Evil" (2022) ve "UnPrisoned" (2023) dizisinde yer almıştır. Time dergisinin "Dünyanın En Etkili 100 Kişisi" listesinde de yer almış olan Kerry Washington, oyunculuğunun yanı sıra insan hakları ve kadın hakları konusundaki aktif savunuculuğuyla da tanınmaktadır.

Kate Burton fotoğrafı

Kate Burton

Oyuncu kadrosu · Sadakatsiz, Skandal olarak bilinir

Katherine "Kate" Burton, 10 Eylül 1957 tarihinde Cenevre, İsviçre'de dünyaya gelmiştir. Efsanevi Galli aktör Richard Burton ve yapımcı Sybil Williams'ın kızı olarak tiyatro ve sinema dünyasının tam kalbinde doğan Burton, aynı zamanda Elizabeth Taylor'ın üvey kızıdır. Brown Üniversitesi'nde Rus Çalışmaları ve Avrupa Tarihi üzerine lisans eğitimini tamamladıktan sonra, babasının izinden giderek Yale School of Drama'da oyunculuk eğitimi almış ve buradan yüksek lisans derecesiyle mezun olmuştur. Profesyonel kariyerine 1980'lerin başında Broadway sahnelerinde adım atan Kate Burton, tiyatro dünyasının en saygın isimlerinden biri haline gelmiştir. "Present Laughter", "Hedda Gabler" ve "The Constant Wife" gibi oyunlardaki performanslarıyla üç kez Tony Ödülü'ne aday gösterilerek sahne sanatlarındaki ustalığını kanıtlamıştır. Sinema kariyerinde "Küçük Çin'de Büyük Bela" (Big Trouble in Little China) (1986) ve "Buz Fırtınası" (The Ice Storm) (1997) gibi filmlerle yer edinmeye başlayan Burton, Adrian Lyne'ın yönettiği "Sadakatsiz" (Unfaithful) (2002) filminde Tracy karakterini canlandırmıştır. Ayrıca Danny Boyle'un "127 Saat" (127 Hours) (2010) filminde Aron Ralston'ın annesi rolüyle ve "Max Payne" (2008) filmindeki performansıyla beyazperdede boy göstermiştir. Ancak Kate Burton'ı modern izleyici kitlesi için unutulmaz kılan asıl başarıları televizyon dünyasındadır. Shonda Rhimes'ın uzun soluklu medikal draması "Grey's Anatomy"de (2005-günümüz) canlandırdığı, başkarakter Meredith Grey'in Alzheimer hastası, dahi cerrah annesi Dr. Ellis Grey rolü, televizyon tarihinin en etkileyici performanslarından biri olarak kabul edilir. Bu rolüyle iki kez Emmy Ödülü'ne aday gösterilmiştir. Benzer bir başarıyı, yine Shonda Rhimes yapımı olan politik gerilim dizisi "Scandal"da (2012-2018) canlandırdığı muhafazakar ve hırslı Başkan Yardımcısı Sally Langston karakteriyle tekrarlamış ve bir Emmy adaylığı daha kazanmıştır. Kariyeri boyunca "The Good Wife", "Veep", "This Is Us" ve "Homeland" gibi prestijli dizilerde konuk oyuncu olarak yer alan Burton, son dönemde "Inventing Anna" (2022) dizisinde Nora Radford karakterine hayat vermiştir. Hem sahnede hem de ekranda güçlü, karmaşık ve otoriter kadın karakterleri canlandırmadaki yeteneğiyle tanınan usta oyuncu, kariyerine aktif olarak devam etmektedir.

Marlon Brando fotoğrafı

Marlon Brando

Oyuncu kadrosu · Baba, Kıyamet olarak bilinir

Küçük yaşta tiyatroya başlamış olan oyuncu, New York'ta Lee Strasberg, Elia Kazan, Stella Adler ve Emir Zahirovic'den senelerce oyunculuk dersi almıştır. Ancak kendisi üzerinde en önemli etkiyi Stella Adler'in (dolaylı olarak ünlü Rus tiyatrocu Konstantin Stanislavski'nin) yaptığını ısrarla belirten Brando, Actors Studio'nun kurucularından olmasa da 1952'den itibaren stüdyonun dünya çapında ün kazanacağı dönemde başında bulanan Lee Strasberg'in kendini hocaların hocası gören kibirli tavrı karşısında hep muhalif olmuştur. Oyunculuk hayatı üzerinde, bir zamanlar Henry Fonda'yı sahnelere kazandıran tiyatrocu annesinin etkisi olduğunu da yadsımaz. "Hâlâ Hollywood'da bulunmamın tek nedeni parayı reddedecek ahlaki cesaretimin olmayışıdır" diyecek kadar cesur, 1972'de The Godfather filmiyle aldığı Oscarı reddedecek kadar da asi biriydi. İkinci Oscarını Amerika'nın Kızılderililere karşı uyguladığı politikayı protesto etmek için ödülü almaya dahi gelmemiştir. On the Waterfront (Rıhtımlar Üzerinde) ile gerçekleştirdiği performansla tüm zamanların en iyi oyuncularından biri olduğunu kanıtladı; ama Brando'nun yakın dostu Elia Kazan'ın da bu başarıda rolü vardı. Elia Kazan film için başta Frank Sinatra ile anlaşmış olmasına rağmen, yapımcı Spiegel'in de etkisiyle Brando'yu başrole koymuştur. Kült filmler arasına giren bir diğer filmi ise "Last Tango in Paris" filminde Bernardo Bertolucci ile çalışmıştır. Filmlerinde kendine has bir tarzı vardı. Bunlardan birkaçı; repliklerini ezberlemeyi reddederdi küçük kâğıtlar kullanırdı. Bir filmde sesinin daha boğucu çıkması için yanaklarına pamuklar doldurdu. The Man (1950) filmindeki Ken Wilcheck rolü için haftalarca tekerlekli sandalyeli gazilerle birlikte olmuştu. Brando ülkesinde Kızılderili ve siyahların hakları için aktif olarak çalışmıştı. Hollywood sinemasının Kızılderililere karşı tutumunu pek çok yollarla protesto etmiş, düşman edinmiştir. Oğlunun cinayet davasında mahkemede kendisini 'ateist' olarak tanımlasa da, dini inancı bulunduğunu hayatının akışında pek çok yerde belirtmiş, özellikle Kızılderili manevi inançlarına kendini yakın hissettiğini belirtmiştir. Oğlu Michael Jackson'ın korumalarından biriydi. Uyuşturucudan kurtulmaya çalışan kızı intihar etti. 2001 yılında zatürreden dolayı hastaneye kaldırıldı. Empire dergisinin 'Film Tarihinin 100 Seksi Starı' listesine 14. sıradan seçilmişti.

Harold Perrineau fotoğrafı

Harold Perrineau

Oyuncu kadrosu · FROM, Matrix Reloaded, Lost olarak bilinir

Harold Perrineau, 7 Ağustos 1963 tarihinde Brooklyn, New York'ta dünyaya gelmiştir. Sanata ve performansa olan ilgisi onu, Shenandoah Üniversitesi'ne bağlı Shenandoah Konservatuvarı'nda müzik ve drama eğitimi almaya yöneltti. Kariyerine dansçı olarak başlayan Perrineau, oyunculuk dünyasına geçiş yapmadan önce çeşitli tiyatro ve dans topluluklarında deneyim kazandı. Profesyonel oyunculuk kariyerine 1980'lerin sonunda, ünlü "Fame" dizisinin televizyon uyarlamasında iki sezon boyunca canlandırdığı dansçı Tyrone Jackson rolüyle başladı. Bu rol, onun hem oyunculuk hem de dans yeteneğini sergilemesini sağladı. 1990'lar boyunca Perrineau, kariyerini tiyatro, sinema ve televizyonda önemli rollerle inşa etti. 1996 yılında Baz Luhrmann'ın yönettiği modern kült klasik "Romeo + Juliet" filminde canlandırdığı Mercutio karakteriyle büyük beğeni topladı. Bu enerjik ve unutulmaz performans, onun uluslararası alanda tanınırlığını artırdı. Bir yıl sonra, HBO'nun çığır açan ve sert drama dizisi "Oz"un (1997-2003) kadrosuna katıldı. Dizide tekerlekli sandalyeye mahkum anlatıcı Augustus Hill karakterini canlandırdı. Bu rol, onun dramatik oyunculuktaki derinliğini gözler önüne serdi ve eleştirmenlerden tam not aldı. yüzyılın başında Perrineau, kariyerinin en büyük ticari başarılarından birine imza attı. Wachowski Kardeşler'in bilimkurgu klasiği "The Matrix Reloaded" (2003) ve "The Matrix Revolutions" (2003) filmlerinde, Nebuchadnezzar gemisinin pilotu Link karakterine hayat verdi. Bu rol, onu küresel bir izleyici kitlesiyle buluşturdu. Ancak Harold Perrineau'yu dünya çapında bir fenomene dönüştüren ve en çok tanındığı rollerden biri olan karakter, ABC'nin efsanevi dizisi "Lost" (2004-2010) ile geldi. Dizinin ilk sezonlarında, oğlu Walt ile ilişkisi hikayenin merkezinde yer alan inşaat işçisi Michael Dawson'ı canlandırdı. Michael'ın oğlunu kurtarmak için verdiği mücadele, yaptığı tartışmalı seçimler ve yaşadığı trajik olaylar, dizinin en dramatik ve en çok konuşulan hikaye örgülerinden birini oluşturdu. Bu karmaşık ve ahlaki olarak zorlayıcı rol, Perrineau'nun kariyerinde silinmez bir iz bıraktı. "Lost"un ardından Perrineau, çok yönlü bir aktör olarak çalışmaya devam etti. "28 Hafta Sonra" (28 Weeks Later) (2007) adlı korku filminde ve Oscar ödüllü "Zero Dark Thirty" (2012) gibi önemli yapımlarda rol aldı. Televizyonda ise "Sons of Anarchy", "Constantine" ve özellikle de başrollerden birini üstlendiği "Claws" (2017-2022) dizisiyle başarısını sürdürdü. Son olarak, büyük beğeni toplayan gizem-korku dizisi "From"da (2022-günümüz) canlandırdığı Şerif Boyd Stevens karakteriyle yeniden eleştirmenlerin ve izleyicilerin takdirini kazandı. Harold Perrineau, kariyeri boyunca farklı türlerde unutulmaz karakterlere hayat veren, sektörün en güvenilir ve yetenekli aktörlerinden biri olarak öne çıkmaktadır.

Henry Ian Cusick fotoğrafı

Henry Ian Cusick

Oyuncu kadrosu · MacGyver, The 100, Lost olarak bilinir

Henry Ian Cusick, 17 Nisan 1967 tarihinde Trujillo, Peru'da dünyaya gelmiştir. Perulu bir anne ve İskoç bir babanın oğlu olan Cusick, babasının işi nedeniyle çok kültürlü bir çocukluk geçirdi. Peru'nun ardından İspanya, İskoçya ve on yıl boyunca yaşadığı Trinidad ve Tobago'da büyüdü. On beş yaşında İngiltere'ye taşındı ve daha sonra Glasgow'daki prestijli Royal Scottish Academy of Music and Drama'da (şimdi Royal Conservatoire of Scotland) oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerine klasik tiyatro sahnesinde başladı ve burada sağlam bir temel oluşturdu. Glasgow'daki Citizens' Theatre'da birçok yapımda yer aldı. Royal Shakespeare Company (RSC) ile çalışarak "Richard II" ve "The Taming of the Shrew" gibi oyunlarda rol aldı. Sahnedeki başarısı, ona İngiliz televizyonunda çeşitli roller getirdi ve "Casualty" ve "The Book Group" gibi dizilerde yer aldı. Ancak Henry Ian Cusick'ı dünya çapında bir yıldıza dönüştüren ve kariyerinin en bilinen rolü, ABC'nin fenomen dizisi "Lost" (2006-2010) ile geldi. Diziye ikinci sezonda dahil olan Cusick'in canlandırdığı, ambarın içinde gizemli bir şekilde yaşayan ve zamanda yolculuk yapabilen Desmond Hume karakteri, anında dizinin en sevilen ve en önemli figürlerinden biri haline geldi. Özellikle dördüncü sezondaki "The Constant" bölümündeki performansı, eleştirmenler tarafından televizyon tarihinin en iyi bölümlerinden biri olarak kabul edilir ve bu bölümle Drama Dizilerinde En İyi Konuk Erkek Oyuncu dalında Emmy Ödülü'ne aday gösterildi. Desmond'ın Penny Widmore ile olan epik aşk hikayesi ve "See you in another life, brotha" repliği, dizinin ikonik anları arasına girdi. "Lost"un getirdiği uluslararası şöhretin ardından Cusick, Amerikan televizyonundaki başarılı kariyerini sürdürdü. Shonda Rhimes'ın popüler politik drama dizisi "Scandal"da (2012-2015) Stephen Finch karakterini canlandırdı. Ardından, post-apokaliptik bilimkurgu dizisi "The 100"da (2014-2019) Konsey Üyesi Marcus Kane rolüyle altı sezon boyunca izleyicinin karşısına çıktı. Bu rol, onun bilimkurgu türündeki başarısını pekiştirdi. Son yıllarda "The Passage", "Inhumans" gibi dizilerde ve CBS'in yeniden çevrimi olan "MacGyver"da (2020-2021) Russ Taylor karakteriyle ana kadroda yer aldı. Ayrıca "Big Sky" dizisinde de rol alarak üretken kariyerine devam etti. Oyunculuğun yanı sıra yönetmenlikle de ilgilenen Cusick, "The 100" dizisinin bazı bölümlerini yönetmiştir. Henry Ian Cusick, tiyatro kökenli güçlü oyunculuğu, karizmatik ekran duruşu ve özellikle "Lost"taki unutulmaz performansıyla tanınan, çok yönlü ve saygın bir aktördür.

Jonathan Coy fotoğrafı

Jonathan Coy

Jonathan Coy, 24 Nisan 1953 tarihinde Hammersmith, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Kariyeri beş on yılı aşkın bir süreye yayılan Coy, hem tiyatro sahnelerinde hem de televizyon ekranlarında sergilediği istikrarlı performanslarla tanınan saygın bir İngiliz karakter oyuncusudur. Özellikle otoriter figürleri, profesyonelleri ve hukuk insanlarını canlandırmadaki başarısıyla bilinir ve İngiliz televizyonunun en güvenilir yüzlerinden biri olarak kabul edilir. Oyunculuk kariyerine 1970'lerin ortalarında başlayan Coy, ilk büyük çıkışını ve Birleşik Krallık'taki yerel tanınırlığını, uzun soluklu hukuk draması "Rumpole of the Bailey" (1978-1992) dizisindeki Henry karakteriyle elde etti. Rumpole'un hukuk bürosundaki katibi canlandırdığı bu rol, onun kariyerinin erken dönemindeki en belirleyici işlerinden biri oldu. Aynı dönemde kült casusluk dizisi "The Sandbaggers"da da yer alarak yeteneğini kanıtladı. 1990'lar ve 2000'lerin başında, Ioan Gruffudd'un başrolünde olduğu "Hornblower" film serisindeki Teğmen Bracegirdle rolüyle dönem dramalarındaki yetkinliğini sergiledi. Coy'un kariyerindeki eleştirmenlerce beğenilen en prestijli işlerden biri, Wansee Konferansı'nın dramatize edildiği ve Emmy ödüllü TV filmi "Conspiracy"deki (2001) Nazi bürokratı Erich Neumann performansıydı. Ancak modern izleyiciler ve uluslararası kamuoyu onu en çok, Julian Fellowes'un yarattığı fenomen dizi "Downton Abbey"deki (2010-2015) George Murray rolüyle tanımaktadır. Crawley ailesinin sadık, sağduyulu ve güvenilir avukatı olarak yer aldığı bu rol, aktörü küresel bir üne kavuşturdu. Coy, bu rolünü dizinin devamı niteliğindeki "Downton Abbey" (2019) ve "Downton Abbey: A New Era" (2022) sinema filmlerinde de başarıyla sürdürdü. Televizyon kariyeri boyunca "Foyle's War", "Midsomer Murders", "Doc Martin", "Luther", "Peaky Blinders" ve "Anatomy of a Scandal" gibi sayısız popüler İngiliz yapımında konuk oyuncu veya yan rol olarak yer alan Jonathan Coy, tiyatroda da oldukça aktif bir kariyere sahiptir. West End sahnelerinde "Noises Off", "Nevada" ve David Tennant ile birlikte rol aldığı "Much Ado About Nothing" gibi oyunlarda önemli performanslar sergilemiştir.

Michelle Dockery fotoğrafı

Michelle Dockery

Oyuncu kadrosu · Downton Abbey, The Gentlemen olarak bilinir

Michelle Suzanne Dockery, 15 Aralık 1981 tarihinde Romford, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Eğitimini prestijli Guildhall Müzik ve Drama Okulu'nda tamamlayan Dockery, oyunculuk kariyerine tiyatro sahnesinde adım attı. Royal National Theatre'da sergilediği performanslarla, özellikle "Pygmalion" ve "Burnt by the Sun" oyunlarıyla erken dönemde eleştirmenlerin beğenisini kazandı ve 2008 yılında Olivier Ödülü'ne aday gösterildi. Televizyon dünyasındaki ilk adımlarını "Fingersmith" (2005) ve "Hogfather" (2006) gibi İngiliz yapımlarıyla atsa da, onu küresel bir yıldıza dönüştüren ve kariyerinin tartışmasız en ikonik rolü olan yapım, Julian Fellowes'un yarattığı dönem draması "Downton Abbey" (2010-2015) oldu. Dizide canlandırdığı soğukkanlı, zeki ve karmaşık aristokrat Lady Mary Crawley karakteriyle dünya çapında büyük bir hayran kitlesi edindi; bu olağanüstü performansıyla üç kez Emmy Ödülü'ne ve bir kez de Altın Küre'ye aday gösterildi. Dockery, bu efsanevi mirası gişede başarılı olan "Downton Abbey" (2019) ve "Downton Abbey: A New Era" (2022) sinema filmlerinde de sürdürdü. "Downton Abbey"nin ardından Dockery, yeteneğinin sınırlarını genişleterek izleyici karşısına çok farklı türlerde ve cesur karakterlerle çıktı. TNT'nin drama dizisi "Good Behavior"da (2016-2017) şartlı tahliyeyle serbest kalmış hırsız ve dolandırıcı Letty Raines'i canlandırarak aristokrat imajını tamamen yıktı. Netflix yapımı ödüllü western mini dizisi "Godless"ta (2017) geçmişi sırlar ve acılarla dolu, güçlü ve bağımsız dul Alice Fletcher rolüyle sınırları zorladı ve bu performansıyla kariyerine bir Emmy adaylığı daha ekledi. Apple TV+ yapımı suç draması "Defending Jacob" (2020) dizisinde ise Chris Evans ile başrolü paylaşarak dramatik derinliğini bir kez daha kanıtladı. Sinema kariyerinde aksiyon ve suç türlerinde de iddialı projelere imza attı. Liam Neeson ile gerilim filmi "Non-Stop"ta (2014) rol alırken, Guy Ritchie'nin stilize suç komedisi "The Gentlemen"da (2019) Matthew McConaughey'nin zeki ve acımasız eşi Rosalind Pearson karakteriyle büyük beğeni topladı. Yakın dönemde Netflix'in politik gerilim dizisi "Anatomy of a Scandal" (2022) yapımında hırslı savcı Kate Woodcroft'a hayat verdi ve distopik aksiyon filmi "Boy Kills World" (2023) ile gerilim filmi "Please Don't Feed the Children" (2024) gibi güncel projelerde kamera karşısına geçmeye devam etmektedir. Başarılı oyunculuk kariyerinin yanı sıra yetenekli bir müzisyen olan Dockery, şarkıcılık tutkusunu da profesyonel bir boyuta taşımıştır. "Downton Abbey"den rol arkadaşı Michael Fox ile kurdukları "Michael and Michelle" adlı folk müzik ikilisiyle plak anlaşması imzalayarak 2022 yılında "The Watching Silence" adlı ilk bağımsız EP'lerini yayınlamışlardır.

Barnaby Kay fotoğrafı

Barnaby Kay

Barnaby Kay, 1967 yılında Londra, İngiltere'de doğmuştur. Oyuncu Richard Kay'in oğlu ve şovmen Arthur Kay'in torunu olarak sanatla iç içe bir ailede büyüyen Barnaby Kay, kariyerinin temellerini İngiliz tiyatrosunda atmıştır. Royal Shakespeare Company (RSC) gibi prestijli topluluklarla çalışarak klasik oyunculuk eğitimi almış, Londra'nın ünlü sahnelerinden Donmar Warehouse'da sergilenen "A Streetcar Named Desire" (İhtiras Tramvayı) ve "As You Like It" (Nasıl Hoşunuza Giderse) gibi yapımlardaki performanslarıyla tiyatro dünyasında saygınlık kazanmıştır. Ayrıca "Shakespeare in Love"ın West End tiyatro uyarlamasında Kit Marlowe karakterini başarıyla canlandırmıştır. Televizyon kariyerine 1990'ların sonunda "The Bill", "Casualty" ve "Jonathan Creek" gibi popüler İngiliz dizilerinde aldığı rollerle başlayan Kay, karakter oyuncusu olarak çok yönlülüğünü kanıtlamıştır. Geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan ilk önemli işlerinden biri, kült casusluk dizisi "Spooks"ta (2004) canlandırdığı MI5 yöneticisi Howard Mercanton rolüdür. Bu dönemde ayrıca Kenneth Branagh'ın başrolünde olduğu, İsveç polisiye uyarlaması "Wallander" (2008-2012) dizisinde Lennart Mattson karakterine hayat vererek suç dramalarındaki yetkinliğini sergilemiştir. 2010'lu yıllarda kariyer ivmesini artıran Kay, Harlan Coben'in romanından uyarlanan gizem dizisi "The Five"da (2016) dedektif Liam Beyer karakteriyle başrollerden birini üstlenmiş ve uluslararası alanda dikkat çekmiştir. "Doctor Who" dizisinin 9. sezonunda Viking karakteri Heidi (The Girl Who Died bölümü) olarak fantastik türe de adım atmıştır. Sinemada ise "Shakespeare in Love" (1998), "Croupier" (1998) ve "Treasure Island" (2012) gibi yapımlarda yan rollerde yer almıştır. Son dönemde Netflix'in popüler hukuk draması "Anatomy of a Scandal" (2022) dizisinde Dedektif Trewen rolüyle izleyici karşısına çıkan Barnaby Kay, aynı zamanda sesli kitap seslendirmeleri ve radyo tiyatrosu çalışmalarıyla da tanınmaktadır. Kendisi gibi ünlü bir İngiliz oyuncu olan Nicola Walker ile evlidir ve Harry adında bir oğulları vardır.

Chad Donella fotoğrafı

Chad Donella

Oyuncu kadrosu · Blindspot olarak bilinir

Chad E. Donella, 18 Mayıs 1978 tarihinde Toronto, Ontario, Kanada'da dünyaya gelmiştir. Gençliğinde bir tiyatro programında yer alarak oyunculuk temellerini atan Donella, kariyerine 1990'ların sonunda, özellikle gençlik odaklı gerilim ve korku filmlerinde aldığı rollerle başladı. "Sapık Davranışlar" (Disturbing Behavior) (1998) ve "Alçak İlişkiler 3" (Cruel Intentions 3) (2004) gibi filmlerde yer aldı. Ancak Chad Donella'yı sinema izleyicisinin hafızasına silinmez bir şekilde kazıyan rolü, 2000 yapımı hit korku filmi "Son Durak"taki (Final Destination) Tod Waggner karakteri oldu. Filmdeki ilk uçak kazası önsezisinden sonra, Ölüm'ün listesindeki ilk kurban olan Tod'un banyoda geçen gerilim dolu ve akılda kalıcı ölüm sahnesi, serinin yaratıcı ve acımasız ölüm sekansları geleneğini başlatan en ikonik anlardan biri olarak kabul edilir. Bu rolüyle Donella, Devon Sawa ve Ali Larter gibi isimlerin yanında, dev bir korku serisinin tam başlangıcında yer alarak korku sinemasının unutulmaz anlarından birine imza atmıştır. Korku türündeki çalışmalarının yanı sıra, eleştirmenlerce beğenilen "Asılsız Haber" (Shattered Glass) (2003) gibi dram filmlerinde de yer alarak oyunculuk yelpazesini gösterdi. 2000'li yıllardan sonra kariyerine ağırlıklı olarak televizyonda devam eden Chad Donella, Hollywood'un en meşgul ve güvenilir karakter oyuncularından biri haline geldi. "The X-Files", "CSI: Miami", "Smallville", "Monk", "Lost", "Ghost Whisperer" ve "Castle" gibi sayısız popüler televizyon dizisinde konuk oyuncu olarak yer aldı. Ayrıca, Shonda Rhimes'ın hit dizisi "Scandal"da canlandırdığı Gus karakteri gibi tekrar eden rollerle de ekrandaki varlığını sürdürdü. Chad Donella, özellikle "Son Durak"taki ikonik rolüyle hatırlanmakla birlikte, yirmi yılı aşkın süredir televizyonda sürdürdüğü istikrarlı ve üretken kariyeriyle de tanınan bir aktördür.

Ivar Brogger fotoğrafı

Ivar Brogger

Ivar Brogger, 10 Ocak 1947 tarihinde St. Paul, Minnesota'da dünyaya gelmiştir. Eğitimini Cornell Üniversitesi'nde tamamlayan ve Güzel Sanatlar alanında yüksek lisans derecesine sahip olan Brogger, kariyerine tiyatro sahnelerinde adım atmıştır. Sahne üzerindeki disiplinli duruşu ve karakter yaratma becerisi, onu kısa sürede televizyon ve sinema dünyasının aranan "karakter oyuncularından" biri haline getirmiştir. İsmi her zaman ilk bakışta hatırlanmasa da, yüzü sayısız popüler yapımda yer aldığı için izleyicilere oldukça tanıdık gelmektedir. Sinema kariyerinde genellikle doktor, yargıç, bilim insanı veya bürokrat gibi otorite figürlerini canlandırmasıyla tanınır. John Hughes'un klasikleşmiş komedi filmi "Uçaklar, Trenler ve Otomobiller" (Planes, Trains and Automobiles) (1987) filmindeki rolü, kariyerinin başındaki önemli işlerden biridir. 2000'li yıllarda Hollywood'un büyük bütçeli yapımlarında istikrarlı bir şekilde yer almayı sürdürdü. Akademi Ödüllü müzikal film "Rüya Kızlar" (Dreamgirls) (2006) ve yıldızlar geçidi olan "Ocean's 13" (2007) gibi filmlerde rol aldı. Ayrıca eleştirmenlerce beğenilen Kate Winslet'lı "Tutku Oyunları" (Little Children) (2006) filminde ICOR danışmanı olarak yer aldı. Korku ve gerilim türüne ilgi duyan izleyiciler, Ivar Brogger'ı özellikle kült statüsündeki "The Poughkeepsie Tapes" (2007) filmindeki Leonard rolüyle ve "The Conjuring" evreninin bir parçası olan 2014 yapımı "Annabelle" filmindeki Dr. Burgher performansıyla tanımaktadır. Bu filmde, ana karakter Mia'nın yaşadığı paranormal olayları psikolojik açıdan değerlendiren doktoru canlandırarak hikayenin gerçeklik zeminine katkıda bulunmuştur. Ayrıca "Halka 3" (Rings) (2017) filminde de yer almıştır. Televizyon dünyasında ise inanılmaz derecede geniş bir filmografiye sahiptir. "Seinfeld", "Friends", "Star Trek: Voyager", "24", "CSI", "Grey's Anatomy" ve "Modern Family" gibi Amerikan televizyon tarihinin en çok izlenen dizilerinde konuk oyuncu olarak boy göstermiştir. Marvel evreninde "Agents of S.H.I.E.L.D." dizisinde de yer alan Brogger, son dönemde "The Bold and the Beautiful" ve "Scandal" gibi dizilerdeki rolleriyle aktif kariyerine devam etmektedir. Hem komedi hem de dram türündeki esnekliği sayesinde, Hollywood'un en güvenilir yan rol oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.

Gina McKee fotoğrafı

Gina McKee

Oyuncu kadrosu · Aşk Engel Tanımaz olarak bilinir

Georgina "Gina" McKee, 14 Nisan 1964 tarihinde Peterlee, County Durham, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Bir kömür madencisinin kızı olan McKee, işçi sınıfı bir ailede büyüdü ve genç yaşta oyunculuğa ilgi duymaya başladı. Yeteneği onu Londra'daki Ulusal Gençlik Tiyatrosu'na taşıdı, ancak resmi bir konservatuvar eğitimi almak yerine sahada deneyim kazanmayı tercih etti. Kariyerine 1980'lerin başında "Auf Wiedersehen, Pet" gibi dizilerdeki küçük rollerle adım attı ve Lenny Henry Show gibi komedi yapımlarında yer aldı. McKee'nin kariyerindeki asıl dönüm noktası ve onu İngiliz televizyonunun en saygın isimlerinden biri yapan proje, 1996 yapımı epik BBC draması "Our Friends in the North" oldu. Daniel Craig, Christopher Eccleston ve Mark Strong ile başrolü paylaştığı bu dizide, karakterin 30 yıllık yaşam sürecini kapsayan Mary Soulsby rolünü canlandırdı. Bu performansı, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında prestijli BAFTA TV Ödülü'nü kazandırdı. Bu başarının hemen ardından sinemaya yönelen McKee, 1999 yılında Roger Michell'in yönettiği romantik komedi klasiği "Aşk Engel Tanımaz" (Notting Hill) filminde Hugh Grant'in karakterinin tekerlekli sandalyedeki esprili arkadaşı Bella rolüyle uluslararası üne kavuştu. Aynı yıl Michael Winterbottom'ın "Wonderland" ve Mike Hodges'ın "Croupier" filmlerindeki performanslarıyla bağımsız sinemadaki yeteneğini de kanıtladı. 2000'li yıllarda televizyon ve sinema projelerini dengeli bir şekilde yürüten oyuncu, "The Forsyte Saga" (2002) dizisindeki Irene Forsyte rolüyle büyük beğeni topladı ve Stephen Poliakoff'un "The Lost Prince" (2003) dizisiyle ikinci bir BAFTA adaylığı elde etti. Dönem dramalarındaki başarısını "Kefaret" (Atonement) (2007) ve "In the Loop" (2009) gibi filmlerde sürdürdü. Televizyon dünyasında ise "The Borgias" (2011-2013) dizisinde tarihi figür Caterina Sforza'ya hayat verdi. Yakın dönemde, BBC'nin fenomen polisiye dizisi "Line of Duty"nin (2012) ilk sezonunda canlandırdığı karanlık iş insanı Jackie Laverty karakteriyle dizinin tonunu belirleyen isimlerden biri oldu. 2018 yılında, küresel bir başarı yakalayan "Bodyguard" dizisinde Terörle Mücadele Komutanı Anne Sampson rolüyle bir kez daha dikkatleri üzerine çekti. Sinemada ise Paul Thomas Anderson'ın Oscar ödüllü "Phantom Thread" (2017) filminde ve "My Policeman" (2022) filminde yer alarak kariyerine devam etti. Sessiz karizması ve güçlü oyunculuk tarzıyla tanınan Gina McKee, 1989 yılından beri Kez Cary ile evlidir.