Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Jin Au-Yeung fotoğrafı

Jin Au-Yeung

Oyuncu kadrosu · Kung Fu Soccer olarak bilinir

Jin Au-Yeung, sahne adıyla MC Jin, 4 Haziran 1982'de Miami, Florida'da Hong Konglu göçmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Asyalı-Amerikalı bir rapçi, söz yazarı ve aktör olan Jin, hip-hop kültürüne olan tutkusuyla büyüdü ve özellikle freestyle rap yeteneğiyle dikkat çekti. Kariyerindeki en büyük kırılmayı, 2002 yılında BET kanalının "106 & Park" programındaki "Freestyle Friday" adlı rap battle segmentinde yaşadı. Burada yedi hafta üst üste şampiyon olarak "Hall of Fame"e (Şöhretler Listesi) adını yazdırdı ve bu başarı ona Ruff Ryders plak şirketiyle bir anlaşma kazandırdı. Bu anlaşma, onu Amerika Birleşik Devletleri'nde büyük bir plak şirketiyle anlaşan ilk Asyalı-Amerikalı solo rapçi yaptı. İlk albümü "The Rest Is History"yi 2004 yılında çıkaran Jin, "Learn Chinese" adlı single'ıyla hem ana akım hem de yeraltı hip-hop çevrelerinde tanındı. Müzik kariyerinin ardından 2008 yılında Hong Kong'a taşınarak burada hem müzik yapmaya devam etti hem de oyunculuk kariyerine odaklandı. Hong Kong'da birçok televizyon programına katıldı ve filmlerde rol aldı. Oyunculuk kariyerinde uluslararası alanda tanınmasını sağlayan ilk adımlarından biri, "Hızlı ve Öfkeli 2" (2 Fast 2 Furious, 2003) filmindeki Jimmy karakteriydi. Yıllar içinde "Demir Yumruklu Adam" (The Man with the Iron Fists, 2012) ve "Yeşil Ejderhaların İntikamı" (Revenge of the Green Dragons, 2014) gibi filmlerde de yer aldı. 2020 yapımı "Monster Hunter" filminde ise, Milla Jovovich ve Tony Jaa gibi isimlerin yanında, avcı ekibinin bir üyesi olan 'Axe' karakterini canlandırdı. Hem Amerika hem de Asya eğlence endüstrilerinde köprü kuran çok yönlü bir sanatçı olan MC Jin, rap müziğindeki öncü rolü ve oyunculuk kariyeriyle Asyalı-Amerikalı sanatçılar için bir ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.

MONSTER posteri

MONSTER

2004

DramGizemAnimasyon

Dr. Tenma, Almanya'da oldukça iyi bir konuma gelmiş, ünlü ve yetenekli bir beyin cerrahıdır. Daha öncelikli bir hasta yüzünden eşini kaybetmiş bir kadının, kocasının ardından ağlamasını gördükten sonra bundan sonra hiç bir hastasına sosyal statüsüne göre öncelik tanımayacağına dair kendi kendine karar verir. Bu kararından sonra kafasından vurulmuş bir çocuğu, belediye başkanına tercih eder. Bu kararı ona hastanedeki pozisyonuna, kariyerine, geleceğine ve nişanlısına mal olur. Tedavi ettiği çocuk bir süre sonra ortadan kaybolur. Bunu izleyen günlerde hastane müdürü ve Dr. Tenma'yı suçlayan bir kaç doktor öldürülür. Tenma, eski pozisyonuna getirilir ama bu, onu cinayetlerdeki bir numaralı şüpheli yapmaya yeter.

Monster

monster-30981

Kenzou Tenma, a Japanese brain surgeon in Germany, finds his life in utter turmoil after getting involved with a psychopath that was once a former patient.

Chloë Sevigny fotoğrafı

Chloë Sevigny

Oyuncu kadrosu · Amerikan Sapığı olarak bilinir

Chloë Stevens Sevigny (18 Kasım 1974 doğumlu) Amerikalı sinema oyuncusu, moda tasarımcısı ve eski modeldir. Sevigny, 1990'ların ortalarında, hem modelleme hem de New York'un moda sahnesinde dikkatini çeken New York'un yeni "it kızı" olarak etiketleyen New York'un Sassy dergisindeki çalışmasıyla geniş moda kariyeriyle tanındı. Sevigny, ilk filmini tartışmalı Larry Clark filmi Kids'te (1995) başrol oynayarak yaptı ve bu performansıyla Independent Spirit Ödülü'ne aday gösterildi. On yıl boyunca genel olarak iyi karşılanan bağımsız ve genellikle avangard filmlerdeki uzun roller dizisi, Sevigny'nin bağımsız film kraliçesi olarak ününü sağladı. Sevigny, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü ve Altın Küre adaylığı aldığı Boys Don't Cry'daki ilk ana rolüyle ciddi eleştirel ve ticari tanınırlık kazanması ancak 1999'a kadar sürdü. Sevigny, American Psycho (2000), Party Monster (2003), The Brown Bunny (2003) ve Dogville (2003) gibi çoğunlukla bağımsız sanat evi filmlerinde oyunculuk yapmaya devam etti. Sevigny, 2006'da HBO televizyon dizisi Big Love'da başrol oynadı ve 2010'da En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazandı. Ayrıca Sevigny'nin iki Off-Broadway tiyatro kredisi var ve birkaç müzik videosunda rol aldı. Ayrıca, en son Manhattan'ın Açılış Töreni butiği ile birlikte birkaç gardırop koleksiyonu tasarladı.

Heath Ledger fotoğrafı

Heath Ledger

Oyuncu kadrosu · Brokeback Dağı, Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi, Kara Şövalye olarak bilinir

Heath Andrew Ledger, 4 Nisan 1979 tarihinde Perth, Batı Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Fransızca öğretmeni bir anne ve maden mühendisi olan bir babanın oğlu olan Ledger, eğitimini Guildford Grammar School'da tamamladı. Okul yıllarında hem spora (özellikle çim hokeyi) hem de oyunculuğa ilgi duyan Ledger, 17 yaşında okulu bırakarak oyunculuk kariyerine odaklanmak üzere Sidney'e taşındı. Avustralya televizyonlarında "Sweat" (1996) ve "Roar" (1997) gibi dizilerde aldığı rollerle ilk deneyimlerini kazandı ve yerel çapta tanınmaya başladı. Hollywood'daki büyük çıkışını, Shakespeare'in "Hırçın Kız" eserinin modern bir uyarlaması olan gençlik komedisi "Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi" (10 Things I Hate About You) (1999) filmiyle gerçekleştirdi. Bu rol onu kısa sürede bir gençlik idolü haline getirse de, Ledger bu imajın üzerine yapışmasını istemedi ve kariyerini daha derinlikli, zorlayıcı ve dramatik rollerle şekillendirmeyi seçti. Mel Gibson ile birlikte rol aldığı "Vatansever" (The Patriot) (2000), Halle Berry ile oynadığı "Kesişen Yollar" (Monster's Ball) (2001) ve eğlenceli bir dönem filmi olan "Şövalye" (A Knight's Tale) (2001) gibi yapımlarla çok yönlülüğünü kanıtladı. Kariyerinin en önemli dönüm noktalarından biri, Ang Lee'nin yönettiği "Brokeback Dağı" (Brokeback Mountain) (2005) filmindeki Ennis Del Mar performansı oldu. Bu rolüyle eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü'ne (Oscar) aday gösterildi. Aynı dönemde "Casanova" (2005), "Grimm Kardeşler" (The Brothers Grimm) (2005) ve Bob Dylan'ın hayatından kesitler sunan "Beni Orada Arama" (I'm Not There) (2007) gibi farklı türlerdeki projelerde yer alarak sanatsal cesaretini sergiledi. Ancak Heath Ledger'ın sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran ve onu efsaneleştiren performansı, Christopher Nolan'ın yönettiği "Kara Şövalye" (The Dark Knight) (2008) filmindeki Joker karakteri oldu. Karaktere getirdiği kaotik, karanlık ve anarşist yorum, süper kahraman sinemasında bir mihenk taşı olarak kabul edildi. Bu unutulmaz performansıyla, vefatından sonra En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar ve Altın Küre ödüllerine layık görüldü. Son olarak Terry Gilliam'ın "Dr. Parnassus" (The Imaginarium of Doctor Parnassus) (2009) filminde rol aldı; ancak çekimler tamamlanamadan hayatını kaybettiği için rolü arkadaşları Johnny Depp, Jude Law ve Colin Farrell tarafından tamamlandı. Heath Ledger, 22 Ocak 2008 tarihinde New York'taki dairesinde reçeteli ilaçların kaza sonucu aşırı dozda kullanımı nedeniyle 28 yaşında hayatını kaybetmiştir.

James Anderson fotoğrafı

James Anderson

James Anderson, 13 Temmuz 1921 tarihinde Wetumpka, Alabama, ABD'de dünyaya gelmiştir. Birmingham-Southern College'da eğitim gördükten sonra bir süre Emory Üniversitesi'nde okudu, ancak oyunculuk kariyeri için eğitimini yarıda bıraktı. Sinema dünyasına 1941 yılında "Sergeant York" filmindeki küçük bir rolle adım attı. Kariyeri boyunca özellikle Western türündeki filmlerde ve televizyon dizilerinde canlandırdığı sert mizaçlı, tehditkar ve kötü adam rolleriyle tanındı. 1950'ler boyunca "The Marauders" (1955), "Seven Angry Men" (1955) ve "I Married a Monster from Outer Space" (1958) gibi filmlerde yan rollerde yer aldı. Televizyonda ise "Gunsmoke", "The Rifleman", "Perry Mason" ve "Bonanza" gibi dönemin popüler dizilerinde konuk oyuncu olarak yüzlerce bölümde göründü. James Anderson'ın sinema tarihindeki en unutulmaz ve en bilinen performansı, Harper Lee'nin klasik romanından uyarlanan 1962 yapımı "Bülbülü Öldürmek" (To Kill a Mockingbird) filmindeki Bob Ewell rolüdür. Bu filmde canlandırdığı ırkçı ve nefret dolu karakter, sinema tarihinin en etkili kötü adam performanslarından biri olarak kabul edilir. Kariyerinin son döneminde Sam Peckinpah'ın yönettiği "The Ballad of Cable Hogue" (1970) ve Arthur Penn'in "Little Big Man" (1970) gibi önemli yapımlarda rol aldı. Aktör, 14 Eylül 1969 tarihinde Billings, Montana'da geçirdiği kalp krizi sonucu 48 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Sultana

sultana-1656489

Sultana is a drama set in Istanbul's one and only strip club, telling a story of a women, power, rivalry and solidarity. A new Turkish story where women are not victims in a fairy tale, but warriors learning that the 'handsome prince' is often the real monster- and their only salvation is each other. Meral the long reigning queen of the one and only strip club of Istanbul which is Sultana, takes a talented new Belarusian dancer named Anna under her wing. But she soon realizes she has created a rival powerful enough to replace her, and a ruthless power struggle erupts between the two women.

Evan Peters fotoğrafı

Evan Peters

Oyuncu kadrosu · American Horror Story, X-Men: Apocalypse, Göster Gününü olarak bilinir

Evan Thomas Peters, Amerikalı oyuncudur. En çok FX'in antoloji dizisi American Horror Story'deki çoklu rolleriyle, FX'in balo kültürünü konu alan drama dizisi Pose'un ilk sezonundaki Stan Bowes karakteriyle, X-Men film serisindeki (2014–2019) ve Marvel Sinematik Evreni dizisi WandaVision'daki Peter Maximoff / Quicksilver rolüyle tanınır. 2021 yılında Mare of Easttown dizisindeki performansıyla Primetime Emmy Ödülü kazandı. Peters aynı yıl, American Horror Story evrenine geri dönerek dizinin onuncu sezonunun ilk kısmı olan Red Tide'da yazar ve şovmen Austin Sommers karakterini canlandırdı. Peters son olarak, Ryan Murphy tarafından yaratılan Netflix mini dizisi Dahmer – Monster: The Jeffrey Dahmer Story (Dahmer - Canavar: Jeffrey Dahmer'ın Hikayesi) dizisinde kötü şöhretli seri katil Jeffrey Dahmer'ı canlandırdı.

Mishu Vellani fotoğrafı

Mishu Vellani

Mishu Vellani, Montreal, Quebec doğumlu Kanadalı bir aktris ve seslendirme sanatçısıdır. Kariyerine özellikle 1980'li yıllarda seslendirme alanında yaptığı çalışmalarla başlamış ve bu dönemde birçok ikonik çizgi film karakterine sesiyle hayat vererek tanınmıştır. Seslendirme kariyerinin en bilinen ve en önemli rollerinden biri, 1986-1987 yılları arasında yayınlanan ve dünya çapında popüler olan "The Adventures of Teddy Ruxpin" adlı çizgi dizinin başrolü olan Teddy Ruxpin karakteridir. Vellani'nin sıcak ve güven veren sesi, karakterin milyonlarca çocuk tarafından sevilmesinde büyük rol oynamıştır. Bu dönemdeki bir diğer önemli işi ise George Lucas'ın yarattığı evrende geçen "Star Wars: Ewoks" (1985-1986) çizgi dizisidir. Bu seride, Ewok Wicket'ın küçük kız kardeşi Winda'yı seslendirerek "Star Wars" mitosunun bir parçası olmuştur. Ayrıca "My Pet Monster" (1987) gibi dönemin bir başka popüler çizgi dizisinde de seslendirme yapmıştır. 1980'lerin sonu ve 1990'ların başında Vellani, kamera önü oyunculuğuna da geçiş yaptı. 1989-1993 yılları arasında yayınlanan ve Ringo Starr gibi isimlerin de yer aldığı sevilen çocuk programı "Shining Time Station"da, kendi adını taşıyan Jukebox Kuklası "Mishu"yu canlandırdı. Mishu Vellani, Kanada televizyonunun en ikonik yapımlarından biri olan ve Türkiye'de "Yolun Sonu Avonlea" (Road to Avonlea) adıyla bilinen dizide de konuk oyuncu olarak yer almıştır. 1992 yılında yayınlanan iki bölümde, kasabanın dükkân sahibi olan Lawson ailesinin bir üyesi olan "Elvira Lawson" karakterini canlandırmıştır. Ayrıca, Marlon Brando ve Matthew Broderick'in başrollerini paylaştığı 1990 yapımı "The Freshman" filminde küçük bir rolde yer alarak sinema deneyimi de yaşamıştır. Kariyeri, büyük ölçüde 1980'ler ve 1990'lardaki çocuk programları ve seslendirme çalışmalarıyla öne çıkmaktadır.

Charlize Theron fotoğrafı

Charlize Theron

Oyuncu kadrosu · Mad Max: Fury Road, İtalyan İşi, Prometheus olarak bilinir

Charlize Theron, 7 Ağustos 1975 tarihinde Benoni, Güney Afrika'da dünyaya gelmiştir. Afrikaner bir ailenin tek çocuğu olarak, Johannesburg yakınlarındaki bir çiftlikte büyüdü. Anadili Afrikaans olan Theron, hayatının erken döneminde büyük bir trajedi yaşadı; 15 yaşındayken, meşru müdafaa amacıyla annesinin, alkolik olan babasını vurarak öldürmesine tanık oldu. Bu olay, hayatında derin izler bıraktı. Gençliğinde bale eğitimi alan Theron, 16 yaşında bir modellik yarışmasını kazandıktan sonra bir yıl boyunca Avrupa'da modellik yaptı. Ardından New York'a taşınarak Joffrey Bale Okulu'na katıldı, ancak dizinden geçirdiği bir sakatlık bale kariyerini sonlandırdı. Oyunculuk hayaliyle Los Angeles'a taşınan Theron'un keşfedilmesi tesadüfen oldu. Bir bankada, Güney Afrika'dan gelen bir çeki bozduramadığı için kasiyerle tartışırken bir menajer tarafından fark edildi. Kariyerine küçük rollerle başladıktan sonra, 1990'ların sonunda "Şeytanın Avukatı" (The Devil's Advocate) (1997) filminde Keanu Reeves ve Al Pacino'nun karşısında sergilediği performansla dikkatleri üzerine çekti. Ardından "Tanrının Eseri, Şeytanın Parçası" (The Cider House Rules) (1999) gibi filmlerle yükselişini sürdürdü. Ancak Charlize Theron'u bir aktris olarak Hollywood'un zirvesine taşıyan ve ona sinema tarihinde bir yer açan rol, 2003 yapımı "Cani" (Monster) filmi oldu. Filmde, seri katil Aileen Wuornos'u canlandırmak için fiziksel olarak tanınmaz hale geldiği inanılmaz bir dönüşüm geçirdi. Bu Ccesur ve sarsıcı performansı, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar), Altın Küre ve SAG Ödülü de dahil olmak üzere sayısız ödül kazandırdı. Bu rol, onun sadece bir Hollywood yıldızı değil, aynı zamanda kuşağının en yetenekli ve en adanmış aktrislerinden biri olduğunu kanıtladı. "Cani"nin ardından Theron, kariyerini çok yönlü rollerle zenginleştirdi. "Tek Başına" (North Country) (2005) filmindeki performansıyla bir Oscar adaylığı daha kazandı. 2010'larda ise aksiyon sinemasında da ne kadar başarılı olabileceğini gösterdi. George Miller'ın modern klasiği "Mad Max: Fury Road" (2015) filminde canlandırdığı Imperator Furiosa karakteri, 21. yüzyılın en ikonik aksiyon kahramanlarından biri olarak kabul edildi. Bu başarısını, "Atomic Blonde" (2017) ve "The Old Guard" (2020) gibi filmlerde hem başrolü hem de yapımcılığı üstlenerek pekiştirdi. Ayrıca, "Hızlı ve Öfkeli" (Fast & Furious) serisine kötü karakter Cipher olarak katılarak bu popüler seride de yerini aldı. Charlize Theron, kariyeri boyunca dramadan aksiyona, komediden gerilime kadar birçok farklı türde unutulmaz performanslar sergilemiş, Hollywood'un en güçlü, en yetenekli ve en saygın isimlerinden biri olarak statüsünü korumaktadır. 2007 yılında Amerikan vatandaşlığına geçmiştir.

James Wan fotoğrafı

James Wan

Yönetmen · Yapımcı · Aquaman ve Kayıp Krallık, Diğer Anne, Hızlı ve Öfkeli 7 olarak bilinir

James Wan, 26 Şubat 1977 tarihinde Kuching, Malezya'da Çin kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Avustralya'ya göç eden Wan, çocukluğunu Perth şehrinde geçirdi. Sinemaya olan tutkusu erken yaşlarda başlayan Wan, Melbourne'deki RMIT Üniversitesi'nde Medya Sanatları eğitimi aldı. Burada, kariyerinin en önemli yaratıcı ortağı olacak senarist ve oyuncu Leigh Whannell ile tanışması, hayatının dönüm noktası oldu. İkili, bitirme projesi olarak tasarladıkları bir senaryonun etkileyiciliğini kanıtlamak amacıyla düşük bütçeli bir kısa film çektiler. Bu kısa film, Hollywood yapımcılarının dikkatini çekince 2004 yapımı uzun metrajlı "Testere" (Saw) filmine dönüştü. Wan'ın yönettiği ve kurguladığı bu psikolojik gerilim filmi, minimal bütçesine rağmen gişede devasa bir başarı elde etti, "splatter" türünü yeniden popüler hale getirdi ve sinema tarihinin en uzun soluklu korku serilerinden birini başlattı. "Dead Silence" (2007) ve "Death Sentence" (2007) gibi denemelerin ardından Wan, korku sinemasındaki ustalığını "Ruhlar Bölgesi" (Insidious) (2010) ile bir kez daha kanıtladı. Ancak onu modern korku sinemasının tartışmasız kralı yapan proje, 2013 yapımı "Korku Seansı" (The Conjuring) oldu. Gerçek olaylardan esinlenen bu film, hem eleştirmenlerden tam not aldı hem de "Annabelle", "The Nun" gibi filmleri içeren milyar dolarlık "The Conjuring Evreni"nin temelini attı. Wan, bu evrenin yaratıcısı ve baş mimarı olarak korku sinemasını domine etti. Sadece korku türüyle sınırlı kalmak istemeyen James Wan, yeteneğini büyük bütçeli aksiyon filmlerine de başarıyla taşıdı. "Hızlı ve Öfkeli 7" (Furious 7) (2015) filminin yönetmen koltuğuna oturdu. Çekimler sırasında başrol oyuncusu Paul Walker'ın trajik ölümüyle sarsılan zorlu prodüksiyonu ustalıkla yöneterek filmi serinin en çok hasılat yapan ve en duygusal yapımı haline getirdi. Ardından DC Genişletilmiş Evreni'ne geçerek "Aquaman" (2018) filmini yönetti ve dünya çapında 1.1 milyar dolar hasılatla DC'nin o dönemki en başarılı filmine imza attı. Yönetmenliğinin yanı sıra kurucusu olduğu "Atomic Monster" şirketi aracılığıyla "Işıklar Sönünce" (Lights Out), "M3GAN" (2022) ve "Mortal Kombat" (2021) gibi sayısız projenin yapımcılığını üstlenmektedir. 2021 yılında yönettiği "Malignant" ile giallo türüne saygı duruşunda bulunarak korku köklerine deneysel bir dönüş yapmıştır. Özel hayatında aktris ve yazar Ingrid Bisu ile evli olan James Wan, günümüzde Hollywood'un en vizyoner, teknik açıdan yetkin ve ticari başarısı en yüksek yönetmenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Milla Jovovich fotoğrafı

Milla Jovovich

Oyuncu kadrosu · Beşinci Güç olarak bilinir

Doğum adıyla Milica Bogdanovna Jovovich olan Milla Jovovich, 17 Aralık 1975 tarihinde Kiev, Ukrayna SSC, Sovyetler Birliği'nde dünyaya gelmiştir. Ukraynalı-Amerikalı bir aktris, süpermodel, müzisyen ve moda tasarımcısı olan Jovovich, özellikle bilimkurgu ve aksiyon filmlerindeki rolleriyle 21. yüzyılın en tanınmış kadın aksiyon yıldızlarından biri haline gelmiştir. Çocukluk yıllarında ailesiyle birlikte Sovyetler Birliği'nden Amerika Birleşik Devletleri'ne göç eden Jovovich, çok genç yaşta modellik kariyerine başladı. 12 yaşında İtalyan moda dergisi Lei'nin kapağında yer alarak dikkatleri üzerine çekti ve kısa sürede dünyanın en aranan modellerinden biri oldu. Modellik kariyerinin yanı sıra oyunculuğa da adım atan Jovovich, "Mavi Göle Dönüş" (Return to the Blue Lagoon) (1991) gibi ilk filmlerinin ardından asıl çıkışını, yönetmen Luc Besson'un kült bilimkurgu filmi "Beşinci Element" (The Fifth Element) (1997) ile yaptı. Bu filmde canlandırdığı dünya dışı varlık Leeloo karakteri, onun uluslararası bir yıldız olmasını sağladı ve sinema tarihinde ikonik bir yer edindi. Ancak Milla Jovovich'i küresel bir aksiyon ikonuna dönüştüren ve adını video oyunu kültürüyle ayrılmaz bir şekilde birleştiren proje, Capcom'un ünlü oyun serisinden uyarlanan "Resident Evil" film serisi oldu. 2002'de başlayan ve altı film süren bu seride, filmler için özel olarak yaratılmış olan Alice karakterini canlandırdı. "Resident Evil" (2002), "Resident Evil: Kıyamet" (2004), "Resident Evil: İnsanlığın Sonu" (2007), "Resident Evil: Ölümden Sonra" (2010), "Resident Evil: İntikam" (2012) ve "Resident Evil: Son Bölüm" (2017) filmlerindeki performansı, onu Hollywood'un en banko aksiyon kadın oyuncularından biri yaptı. Serinin yönetmeni Paul W. S. Anderson ile bu filmlerin setinde başlayan ilişkileri evlilikle sonuçlandı. Video oyunu uyarlamalarındaki başarısını, yine eşi Paul W. S. Anderson'ın yönettiği ve bir başka popüler oyun serisinden uyarlanan "Monster Hunter" (2020) filmindeki başrolüyle devam ettirdi. Oyunculuğun yanı sıra "The Divine Comedy" gibi albümler çıkardığı bir müzik kariyeri de olan Milla Jovovich, bir moda ikonundan modern sinemanın en güçlü aksiyon kahramanlarından birine dönüşen etkileyici kariyeriyle öne çıkmaktadır.

Sigourney Weaver fotoğrafı

Sigourney Weaver

Oyuncu kadrosu · Yaratığın Dönüşü, Avatar: Ateş ve Kül, Star Wars: Mandalorian ve Grogu olarak bilinir

Susan Alexandra Weaver, 8 Ekim 1949 tarihinde Manhattan, New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. NBC'nin eski başkanı olan televizyon yöneticisi Sylvester "Pat" Weaver ile İngiliz aktris Elizabeth Inglis'in kızı olarak ayrıcalıklı bir çevrede büyüyen Weaver, "Sigourney" ismini 14 yaşındayken F. Scott Fitzgerald'ın Muhteşem Gatsby romanındaki bir karakterden esinlenerek almıştır. Eğitimini Stanford Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı alanında tamamladıktan sonra, prestijli Yale Drama Okulu'ndan yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. Kariyerine tiyatro sahnelerinde adım atan Weaver'ın sinemadaki ilk görünümü, Woody Allen'ın "Annie Hall" (1977) filmindeki kısa bir rol olmuştur. Ancak onu küresel bir yıldıza dönüştüren ve sinema tarihinde devrim yaratan rol, Ridley Scott'ın yönettiği çığır açan bilimkurgu-korku klasiği "Yaratık" (Alien) (1979) filminde canlandırdığı Ellen Ripley karakteri oldu. Bu rolüyle beyaz perdedeki kadın aksiyon kahramanı şablonunu tamamen yeniden tanımlayan Weaver, James Cameron'ın yönettiği devam filmi "Yaratık 2" (Aliens) (1986) ile En İyi Kadın Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü adaylığını kazandı ve bu ikonik karaktere "Yaratık 3" (1992) ile "Yaratık: Diriliş" (1997) filmlerinde de hayat verdi. 1980'ler ve 1990'lar boyunca oyunculuk yelpazesinin ne kadar geniş olduğunu kanıtlayan yetenekli oyuncu, popüler kültür fenomeni "Hayalet Avcıları" (Ghostbusters) (1984) ve devam filminde (1989) komedi yönünü sergiledi. 1988 yılı, kariyerinde nadir görülen bir zirve oldu; gerçek bir hikayeye dayanan "Sisteki Goriller" (Gorillas in the Mist) filminde canlandırdığı primatolog Dian Fossey rolüyle En İyi Kadın Oyuncu, "Çalışan Kız" (Working Girl) filmindeki performansıyla ise En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dallarında aynı yıl iki Oscar adaylığı birden kazandı ve Altın Küre'de her iki kategoride de ödülü evine götürmeyi başardı. "Buz Fırtınası" (The Ice Storm) (1997), "Galaksi Savaşçıları" (Galaxy Quest) (1999) ve "Köy" (The Village) (2004) gibi başarılı yapımlarla eleştirmenlerin beğenisini toplamaya devam eden Weaver, 2009 yılında James Cameron ile yeniden bir araya gelerek gişe rekorları kıran dev yapım "Avatar" filminde Dr. Grace Augustine karakterine hayat verdi. İlerleyen yıllarda "Dehşet Kapanı" (The Cabin in the Woods) (2011) ve "Canavarın Çağrısı" (A Monster Calls) (2016) gibi projelerde yer alarak özellikle bilimkurgu ve fantastik sinemanın aranan yüzlerinden biri olmaya devam etti. Yakın dönemde, Marvel serisi "The Defenders" (2017) ve "Hayalet Avcıları: Öteki Dünya" (Ghostbusters: Afterlife) (2021) gibi yapımlarda rol alan efsanevi oyuncu, sinema tarihine geçen seriye "Avatar: Suyun Yolu" (Avatar: The Way of Water) (2022) filminde bu kez genç Na'vi Kiri karakteriyle dönüş yaptı. Sigourney Weaver, yapım aşamasında olan diğer "Avatar" devam filmleri ve çeşitli prestijli projelerle Hollywood'un en saygın ve etkili isimlerinden biri olarak görkemli kariyerini sürdürmektedir.

Salli Saffioti fotoğrafı

Salli Saffioti

Salli Saffioti, 11 Temmuz 1972 tarihinde dünyaya gelmiş, özellikle seslendirme alanındaki çalışmalarıyla tanınan çok yönlü Amerikalı bir oyuncu ve yazardır. Hem televizyon ekranlarında hem de sayısız animasyon ve video oyununda yer alan Saffioti, sektörün en çalışkan ve tanınan seslerinden biri olarak kabul edilir. Kariyerine 1990'lı yıllarda televizyon dizilerinde aldığı rollerle başlayan Saffioti, "ER", "NYPD Blue" ve "CSI: NY" gibi dönemin popüler yapımlarında konuk oyuncu olarak yer alarak oyunculuk temellerini attı. Ancak onu uluslararası bir üne kavuşturan ve kariyerini şekillendiren asıl başarısı, seslendirme dünyasında geldi. Salli Saffioti'nin video oyunları tarihindeki en ikonik rollerinden biri, Capcom'un efsanevi "Resident Evil" serisindeki Ingrid Hunnigan karakteridir. İlk olarak 2005 yapımı "Resident Evil 4"te Leon S. Kennedy'nin iletişim ve destek uzmanı olarak karşımıza çıkan Hunnigan'ı seslendiren Saffioti, karaktere profesyonel, sakin ve güven veren bir ton kazandırdı. Bu rolü, "Resident Evil: Degeneration" (2008), "Resident Evil: Damnation" (2012) animasyon filmleri ve "Resident Evil 6" (2012) oyununda da tekrarlayarak karakterle özdeşleşti. Seslendirme yelpazesinin ne kadar geniş olduğunu kanıtlayan bir diğer önemli rolü ise Mattel'in dünya çapında bir fenomen haline gelen "Monster High" markasındaki Clawdeen Wolf karakteridir. Saffioti, bu "canavar" moda tutkununa hayat verirken enerjik, özgüvenli ve tamamen farklı bir vokal performansı sergiledi. Bu rol, onun sesini tamamen farklı ve daha genç bir izleyici kitlesine tanıttı. Ingrid Hunnigan'ın ciddi doğası ile Clawdeen Wolf'un canlı kişiliği arasındaki bu zıtlık, Saffioti'nin olağanüstü yeteneğini gözler önüne serdi. Kariyeri boyunca "Spider-Man" oyunları, "Final Fantasy" serisi, "Destiny" ve daha pek çok yüksek profilli video oyununda sayısız karaktere ses verdi. Oyunculuğun yanı sıra, Saffioti aynı zamanda bir yazardır. Bu çok yönlülüğü, onu eğlence sektörünün en saygın ve tecrübeli isimlerinden biri yapmaktadır.

Jack O'Connell fotoğrafı

Jack O'Connell

Oyuncu kadrosu · 28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı, Günahkârlar, 28 Yıl Sonra olarak bilinir

Jack O'Connell, 1 Ağustos 1990 tarihinde Derby, Derbyshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. İşçi sınıfı bir ailede büyüyen O'Connell, gençliğinde profesyonel futbolcu veya asker olmayı hedeflese de, Nottingham'daki Television Workshop adlı drama okulunda aldığı eğitimle oyunculuğa yöneldi. Profesyonel kariyerine, Shane Meadows'un yönettiği kült film "This is England" (2006) ile adım attı. Ancak onu Birleşik Krallık'ta geniş kitlelere tanıtan rol, E4 kanalında yayınlanan ve bir döneme damgasını vuran gençlik dizisi "Skins"in (2009–2010, 2013) üçüncü ve dördüncü sezonlarında canlandırdığı asi ve karizmatik James Cook karakteri oldu. Bu rol, onun ham ve enerjik oyunculuk tarzını sergilemesini sağladı. 2010'lu yılların başında O'Connell, sinemadaki yerini sağlamlaştıran bir dizi güçlü performans sergiledi. Özellikle, bir hapishane draması olan "Starred Up" (2013) ve Kuzey İrlanda sorunlarını konu alan gerilim filmi "'71" (2014) filmlerindeki başrolleri, eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve onun ne kadar yetenekli bir dram oyuncusu olduğunu kanıtladı. Uluslararası alandaki asıl çıkışını, Angelina Jolie'nin yönettiği ve İkinci Dünya Savaşı kahramanı Louis Zamperini'nin hayatını konu alan "Unbroken" (Boyun Eğmez) (2014) filmindeki başrolüyle yaptı. Bu zorlu rol için gösterdiği fiziksel ve duygusal adanmışlık, onun Hollywood'da da tanınan bir isim olmasını sağladı. Bu rol ve diğer başarılı performansları sayesinde 2015 yılında BAFTA Yükselen Yıldız Ödülü'nü (BAFTA Rising Star Award) kazandı. Kariyeri boyunca Jodie Foster'ın yönettiği "Money Monster" (Para Tuzağı) (2016) filminde George Clooney ve Julia Roberts gibi isimlerle çalıştı. Son dönemdeki önemli rolleri arasında, Michael Mann'in yönettiği "Ferrari" (2023) filminde yarış pilotu Peter Collins'i ve Amy Winehouse'un hayatını anlatan "Back to Black" (2024) filminde sanatçının eski eşi Blake Fielder-Civil'i canlandırdığı performanslar yer almaktadır. Genellikle fiziksel olarak zorlayıcı, isyankâr ve karmaşık karakterleri canlandırmadaki başarısıyla tanınan O'Connell, neslinin en yetenekli ve saygın İngiliz aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Tony Jaa fotoğrafı

Tony Jaa

Oyuncu kadrosu · Yeni Nesil Ajan: Xander Cage'in Dönüşü, Hızlı ve Öfkeli 7 olarak bilinir

Tatchakorn Yeerum, dünya çapında bilinen sahne adıyla Tony Jaa, 5 Şubat 1976 tarihinde Tayland'ın Surin eyaletinde dünyaya gelmiştir. Bruce Lee, Jackie Chan ve Jet Li gibi dövüş sanatı efsanelerinin filmlerini izleyerek büyüyen Jaa, küçük yaşlardan itibaren dövüş sanatlarına büyük bir ilgi duydu. Bu tutkusu onu, Tayland'ın geleneksel dövüş sanatı olan Muay Thai'nin yanı sıra Muay Boran, Krabi-Krabong ve tekvando gibi farklı disiplinlerde de uzmanlaşmaya yöneltti. Kariyerine, akıl hocası ve yönetmen Panna Rittikrai'nin dublör ekibinde bir dublör olarak başladı. Bu süreçte hem kamera önü hem de kamera arkası tecrübesi kazanan Jaa, yeteneklerini ve eşsiz fiziksel kabiliyetlerini geliştirdi. Dublör olarak geçirdiği yıllar, onu bir aksiyon yıldızı olmaya hazırlayan en önemli dönemdi. Tony Jaa'yı uluslararası bir yıldıza dönüştüren yapım, 2003 tarihli "Ong-Bak: Muay Thai Savaşçısı" (Ong-Bak: Muay Thai Warrior) filmi oldu. Bu filmde CGI (bilgisayar üretimli imgeleme) veya tel (wire-work) kullanmadan gerçekleştirdiği akrobatik ve tehlikeli sahneler, dünya çapında büyük bir şaşkınlık ve hayranlık uyandırdı. Film, dövüş sanatları sinemasına getirdiği ham ve otantik yaklaşımla Jaa'yı türün modern ikonlarından biri haline getirdi. Bu başarısını, yine büyük beğeni toplayan "Koruyucu" (Tom-Yum-Goong, 2005) filmiyle pekiştirdi. Tayland sinemasındaki başarısının ardından Jaa, kariyerini Hollywood'a taşıdı. "Hızlı ve Öfkeli 7" (Furious 7, 2015) ile uluslararası izleyici kitlesiyle daha yakından tanıştı. Ardından "xXx: Yeni Nesil Ajan: Xander Cage'in Dönüşü" (xXx: Return of Xander Cage, 2017), "Monster Hunter" (2020) ve "Cehennem Melekleri 4" (Expend4bles, 2023) gibi yüksek bütçeli yapımlarda rol alarak Hollywood'daki yerini sağlamlaştırdı. Oyunculuğun yanı sıra, "Ong-Bak 2: Başlangıç" (2008) ve "Ong-Bak 3" (2010) filmlerinde yönetmenlik de yaparak sinemadaki yeteneklerinin çok yönlülüğünü kanıtlamıştır. Tony Jaa, dövüş sanatları sinemasına getirdiği gerçekçilik, tehlike ve saf fiziksel yetenekle, kendisinden sonraki nesil için bir ilham kaynağı olmaya devam etmektedir.

Monsters, Inc.

monsters-inc-585

Lovable Sulley and his wisecracking sidekick Mike Wazowski are the top scare team at Monsters, Inc., the scream-processing factory in Monstropolis. When a little girl named Boo wanders into their world, it's the monsters who are scared silly, and it's up to Sulley and Mike to keep her out of sight and get her back home.

Minions & Monsters

minions-monsters-1315772

This is the rambunctious, ridiculous and totally true story of how the Minions conquered Hollywood, became movie stars, lost everything, unleashed monsters onto the world and then banded together to try and save the planet from the mayhem they had just created.

Yu-Gi-Oh! Duel Monsters posteri

Yu-Gi-Oh! Duel Monsters

2000

Aksiyon & MaceraAnimasyon

Yugi Mutou'nun büyükbabası, ona kimsenin çözemeyeceği eski bir Mısır Yap-Bozu hediye eder ama Yugi parçaları bir araya getirince, hayatı sonsuza kadar değişir. Yap-Boz, Yugi'ye geçmişte kalan bir ruh verir ve ikisi birlikte çalışınca daha güçlü ve kendine daha çok güvenen bir düellocu ortaya çıkar. Kısa süre sonra, Düello Canavarları adlı kart oyununun gizemli yaratıcısı Pegasus J. Crawford, Yugi'nin büyükbabasını kaçırır ve Yuugi, Pegasus'un düzenlediği Düello Canavarları turnuvasına katılmak zorunda kalır. Şimdi Yugi, turnuva boyunca düellolar yapmalı ve büyükbabasını kurtarabilmek için Pegasus'u da yenmelidir.

The Sopranos

the-sopranos-1398

The story of New Jersey-based Italian-American mobster Tony Soprano and the difficulties he faces as he tries to balance the conflicting requirements of his home life and the criminal organization he heads. Those difficulties are often highlighted through his ongoing professional relationship with psychiatrist Jennifer Melfi. The show features Tony's family members and Mafia associates in prominent roles and story arcs, most notably his wife Carmela and his cousin and protégé Christopher Moltisanti.

The Odyssey

the-odyssey-1368337

Odysseus, the legendary King of Ithaca, embarks on a long and perilous journey home following the Trojan War. Throughout his voyage, he is forced to confront the whims of gods, mythological monsters, and trials that stretch both his cunning and his humanity to the breaking point.

Friederike Kempter fotoğrafı

Friederike Kempter

Friederike Kempter, 23 Ekim 1979 tarihinde Stuttgart, Baden-Württemberg, Batı Almanya'da dünyaya gelmiştir. Çocukluğunu Freudental'de geçiren Kempter, oyunculuk kariyerine lise yıllarında adım atmış ve eğitimini Berlin'deki "Der Kreis" adlı oyunculuk okulunda tamamlamıştır. Ekrandaki ilk deneyimlerini 1990'ların sonunda "Sylvia – Eine Klasse für sich" ve "Zwei allein" gibi televizyon dizilerindeki küçük rollerle yaşayan aktris, yeteneği ve doğal ekran karizmasıyla kısa sürede Alman televizyon ve sinema endüstrisinin dikkatini çekmeyi başarmıştır. Kariyerindeki en büyük ve en uzun soluklu çıkışını, Almanya'nın en popüler ve efsanevi polisiye dizisi "Tatort" ile yapmıştır. 2002 yılından itibaren dizinin Münster ekibinde komiser Nadeshda Krusenstern karakterine hayat vermeye başlamış, Frank Thiel (Axel Prahl) ve Prof. Karl-Friedrich Boerne (Jan Josef Liefers) ikilisine eşlik ederek tüm Almanya'da geniş bir hayran kitlesi edinmiştir. Zeki, pratik ve sempatik komiser rolüyle 18 yıl boyunca bu fenomen dizinin ayrılmaz bir parçası olmuş ve 2020 yılında kendi isteğiyle projeden ayrılarak kariyerinde yeni bir sayfa açmıştır. Televizyondaki polisiye başarısının yanı sıra Kempter, komedi türündeki yeteneğiyle de öne çıkmıştır. 2008 ile 2012 yılları arasında hit komedi skeç şovu "Ladykracher"ın ana kadrosunda yer almış ve buradaki çok yönlü oyunculuğuyla komedi alanındaki rüştünü ispatlamıştır. Sinema dünyasında ise kariyerinin en çok ses getiren performanslarından birini, Jan-Ole Gerster'in yönettiği çok ödüllü bağımsız film "Oh Boy" (A Coffee in Berlin) (2012) ile sergilemiştir. Filmde canlandırdığı duygusal olarak dengesiz tiyatro oyuncusu Julika Hoffmann karakteri, ona Alman Film Ödülleri'nde (Lola) En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında adaylık kazandırmış ve dramatik derinliğini sinema eleştirmenlerine de kanıtlamasını sağlamıştır. Bağımsız ve ana akım Alman sinemasında üretken bir kariyere sahip olan oyuncu, Fatih Akın'ın yönettiği "Tschick" (Goodbye Berlin) (2016) ve komedi filmi "Einsamkeit und Sex und Mitleid" (2017) gibi başarılı yapımlarda da rol almıştır. Aynı zamanda tiyatro sahnesinde de aktif olan ve Berlin'deki çeşitli prestijli tiyatrolarda sahneye çıkan Friederike Kempter, dramadan komediye kadar geniş bir yelpazede sergilediği başarılı performanslarıyla modern Alman sineması ve televizyonunun en saygın ve sevilen oyuncularından biri olarak kariyerine devam etmektedir.

The Odyssey

the-odyssey-1698863

Based on the Ancient Greek epic. After ten years of war, King Odysseus sets sail for Ithaca, eager to reunite with his beloved. But his journey home is far more treacherous than the battlefield, as he must face deadly monsters and vengeful gods to survive.

Perfect World

perfect-world-124003

Born into a unique world where villages fight to gain power and control, the main character, Shi Hao, is a genius blessed by the heavens born under the poorest of conditions. His clan, however, has a mysterious past. To rise up and become the genius he is meant to be, the clan goes through every effort to aid his cultivation as they battle through fanatical monsters and engage in power struggles with other clans. His journey will bring him through unknown lands until he is able to become a person that can truly shake the world.