Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Jodie Foster fotoğrafı

Jodie Foster

Oyuncu kadrosu · Mesaj, Taksi Şoförü, İçerideki Adam olarak bilinir

Jodie Foster (d. 19 Kasım 1962), Amerikalı sinema oyuncusu, yönetmen ve yapımcı. Asıl adı Alicia Christian Foster. 3 yaşındayken oyunculukla tanıştı. Robert De Niro ile oynadığı Taksi Şoförü ve Anthony Hopkins ile başrolünü paylaştığı Kuzuların Sessizliği filmleriyle tanınır. 3 yaşından 8 yaşına kadar yaklaşık 40 kadar reklam filminde rol alarak önemli tecrübeler kazandı. Ardından TV dizilerinde rol alan Foster, ilk sinema filmi Napoleon ve Samantha'yı 1972 yılında çekti. Sonraki 5 yıl aralarında Tom Sawyer ve Çılgın Cuma'nın da yer aldığı 10'dan fazla film çekti. Daha ilk yıllarda oyunculuğuyla eleştirmenlerin dikkatini çekmeyi başardı. Henüz 14 yaşındayken, bir Martin Scorsese filmi Taksi Şoförü filminde Robert De Niro ile birlikte oynadığı çocuk fahişe rolü, ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü adaylığı getirdi. Bu film, onun geniş kitlelerce tanınmasına sebep oldu. Önceki çocuk yıldızlar Shirley Temple ve Tatum O'Neal'ın aksine, Foster'ın yetişkin rollerine geçişi oldukça başarılı oldu. İlk En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nı tecavüz mağduru bir kadını canlandırdığı 1988 yapımı The Accused filmiyle aldı. İkincisini ise Anthony Hopkins ile başrolünü paylaştığı, 1991 yapımı Kuzuların Sessizliği filmi ile aldı. Kuzuların Sessizliği, Foster'ın kariyerinde bir dönüm noktası olmuştur. Yazar Thomas Harris'in romanından uyarlanan ve Foster'ın başrollerini Hannibal Lecter karakterini canlandıran Anthony Hopkins ile paylaştığı bu film, ona sadece En İyi Kadın Oyuncu ve filmin yapımcılarına da En İyi Film Oscarı kazandırmakla kalmamış, Foster'a Hollywood'un kapılarını sonuna kadar açmakla bir mihenk taşı görevi üstlenmiştir. Foster, ilk sinema filmi yönetmenliği 1991 yapımı Little Man Tate filmi ile yaptı. Dahi bir çocuk ve annesi etrafında gelişen hikâyesinin aktarıldığı filmi Foster hem yönetti, hem de oynadı. 1992 yılında kendi prodüksiyon firması Egg Pictures'ı kurdu. 1994 yılında yapımcılığını ve oyunculuğunu aynı anda üstlendiği Nell adlı filmde, Kuzey Kaliforniya ormanlarında insanlardan yalıtılmış bir şekilde yaşayan ve sonunda uygarlığa dönmek zorunda kalan Nell'i canlandırdı.1997 yılında Matthew Mcconaughey ile başrollerini paylaştığı, Carl Sagan'ın romanından uyarlanan Mesaj filminde dünya dışı varlıkların araştırıldığı bir projede çalışan bir bilim kadınını canlandırdı. Bu filmleri 2002 yapımı bir David Fincher filmi Panik Odası ve 2005 yapımı Uçuş Planı takip etti. Bu filmlerin ardından olumlu eleştiriler, Foster'ın adının birçok dergi ve eleştirmen tarafından gelmiş geçmiş en iyi oyuncuları listesine eklenmesine sebep oldu. Foster'ın sonraki filmi olan İçerideki Adam isimli filmde Foster, başrolü Denzel Washington ve Clive Owen ile paylaştı. 70.Altın Küre ödül töreninde eşcinsel olduğunu açıklayan Foster, ailesinin ve yakın çevresinin bu durumu daha önceden bildiğini de dile getirdi. Jodie Foster'ın Charles ve Christopher adında iki çocuğu vardır. Eşcinsel olan Jodie Foster 2014'te Alexandra Hedison'la evlenmiştir.

Robert Zemeckis fotoğrafı

Robert Zemeckis

Executive Producer · Yönetmen · Yapımcı · Canavar Ev, Geleceğe Dönüş II, Mesaj olarak bilinir

Robert Lee Zemeckis, 14 Mayıs 1952 tarihinde Chicago, Illinois, ABD'de dünyaya gelmiştir. Litvanya ve İtalyan kökenli işçi sınıfı bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Zemeckis, çocukluk yıllarında televizyona ve babasının 8mm kamerasına büyük bir ilgi duydu. Lisans eğitimine Northern Illinois Üniversitesi'nde başladıktan sonra, sinema tutkusunun peşinden giderek prestijli Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) Sinema Sanatları Okulu'na geçiş yaptı. Burada, ileride en büyük yaratıcı ortağı olacak Bob Gale ile tanıştı ve çektiği kısa filmlerle Öğrenci Akademi Ödülü'nü kazanarak efsanevi yönetmen Steven Spielberg'in dikkatini çekmeyi başardı. Spielberg'in kanatları altına girmesi, onun Hollywood kariyerinin kapılarını araladı. Yönetmenlik kariyerine Spielberg'in yapımcılığını üstlendiği "I Wanna Hold Your Hand" (1978) ve "Used Cars" (1980) gibi komedi filmleriyle adım atsa da, bu yapımlar gişede beklenen başarıyı gösteremedi. Kariyerindeki asıl kırılma noktasını, başrollerini Michael Douglas ve Kathleen Turner'ın paylaştığı romantik macera filmi "Romancing the Stone" (1984) ile yaşadı. Filmin beklenmedik gişe başarısı, onun stüdyo sisteminde güvenilir ve yetenekli bir yönetmen olduğunu kanıtladı. Bu başarının hemen ardından Zemeckis, sinema tarihinin en ikonik ve sevilen bilimkurgu serilerinden biri olan, Bob Gale ile birlikte yazdığı ve yönettiği "Geleceğe Dönüş" (Back to the Future) (1985) başyapıtına imza attı. Film, küresel bir fenomene dönüşerek iki başarılı devam filmiyle (1989, 1990) unutulmaz bir üçleme haline geldi. Görsel teknolojilere olan büyük merakıyla tanınan yönetmen, "Masum Sanık Roger Rabbit" (Who Framed Roger Rabbit) (1988) ile canlı çekim ve animasyonu kusursuz bir şekilde harmanlayarak efektlerde çığır açtı. "Ölüm Kadına Yakışır" (Death Becomes Her) (1992) filmiyle ise bilgisayar destekli görsel efektlerin (CGI) sinemadaki öncülerinden biri oldu. Kariyerinin mutlak zirvesini, Tom Hanks'in başrolünde yer aldığı ve popüler kültürde derin izler bırakan draması "Forrest Gump" (1994) filmiyle yaşadı; gişe rekorları kıran bu yapım ona En İyi Yönetmen dalında Akademi Ödülü (Oscar) kazandırdı. Bilimkurgu draması "Mesaj" (Contact) (1997), "Gizli Gerçek" (What Lies Beneath) (2000) ve Tom Hanks ile yeniden bir araya geldiği hayatta kalma destanı "Yeni Hayat" (Cast Away) (2000) gibi başarılı yapımların ardından Zemeckis, 2000'li yıllarda tamamen hareket yakalama (motion capture) teknolojisine yöneldi. "Kutup Ekspresi" (The Polar Express) (2004), "Beowulf" (2007) ve "Yeni Yıl Şarkısı" (A Christmas Carol) (2009) gibi filmlerle animasyon sinemasının sınırlarını zorladı. 2012 yapımı övgü toplayan "Uçuş" (Flight) filmiyle geleneksel canlı çekim sinemasına güçlü bir geri dönüş yapan usta yönetmen; "Tehlikeli Yürüyüş" (The Walk) (2015), "Müttefik" (Allied) (2016) ve "Pinokyo" (Pinocchio) (2022) gibi projelerle üretkenliğini sürdürdü. Görsel efekt teknolojilerini hikaye anlatımının temel ve organik bir parçası haline getiren yenilikçi tarzıyla modern Amerikan sinemasının en önemli mimarlarından biri olarak kabul edilen Zemeckis, kendi kurduğu ImageMovers yapım şirketi aracılığıyla endüstriye yön vermeye devam etmektedir.

James Cameron fotoğrafı

James Cameron

Oyuncu kadrosu · Yönetmen · Senarist · MythBusters, Avatar: Ateş ve Kül, Terminatör olarak bilinir

James Cameron, 16 Ağustos 1954 tarihinde Ontario, Kanada'da doğmuş olan ünlü bir film yapımcısı, senarist ve yönetmendir. Sinema dünyasında özellikle bilim kurgu ve aksiyon türlerindeki çalışmalarıyla tanınan Cameron, yenilikçi teknikleri ve etkileyici hikâye anlatımı ile bilinir. Cameron'ın sinema kariyeri, 1980'lerin başında "Piranha II: The Spawning" filmiyle başladı. Ancak asıl çıkışını 1984 yılında çektiği "Terminator" filmi ile yaptı. Arnold Schwarzenegger'in ikonik "Terminator" karakterini canlandırdığı bu film, hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden büyük ilgi gördü ve Cameron'ı Hollywood'un en önemli isimlerinden biri haline getirdi. 1986 yılında "Aliens" filmi ile devam eden başarısı, onu bilim kurgu sinemasının ustalarından biri olarak taçlandırdı. Bu film, hem gişede büyük bir başarı elde etti hem de birçok ödül kazandı. Cameron, 1991'de "Terminator 2: Judgment Day" ile serinin devamını çekerek, özel efektlerde devrim yaratan teknikler kullandı ve film endüstrisinde yeni bir standart belirledi. Ancak belki de James Cameron'ın en büyük başarısı, 1997 yılında vizyona giren "Titanic" filmiyle gerçekleşti. Bu epik aşk hikâyesi, dünya genelinde büyük bir fenomen haline geldi ve 11 Akademi Ödülü kazanarak tarih yazdı. "Titanic", o dönemde en yüksek gişe hasılatı yapan film unvanına sahip oldu. Cameron, 2009 yılında "Avatar" ile sinemaya bir kez daha damgasını vurdu. Yenilikçi 3D teknolojisi ve görsel efektleri ile dikkat çeken bu film, gişede rekorlar kırarak en yüksek hasılat yapan film olma unvanını aldı. "Avatar", çevresel temaları ve kültürel mesajlarıyla da öne çıktı. James Cameron, sadece bir yönetmen değil, aynı zamanda bir keşif meraklısıdır. Okyanus derinliklerine yaptığı dalışlar ve belgesel projeleri ile de tanınır. Ayrıca, bilim ve teknoloji konusundaki tutkusu, onu birçok yenilikçi projeye yönlendirmiştir. Cameron, kariyeri boyunca pek çok ödül kazanmış olup, sinema endüstrisine yaptığı katkılarla tanınmaktadır. Kendi tarzı ve yaratıcı vizyonu ile sinema dünyasında kalıcı bir etki bırakmaya devam etmektedir.

Willy Russell fotoğrafı

Willy Russell

Willy Russell, 23 Ağustos 1947 tarihinde Whiston, Lancashire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Liverpool'un işçi sınıfı kültürünün tam kalbinde büyüyen Russell, akademik hayata mesafeli bir başlangıç yaptı; okulu 15 yaşında bıraktı ve altı yıl boyunca bayan kuaförü olarak çalıştı. Bu dönemde sıradan insanların hayatlarına dair edindiği derin gözlemler, ileride kaleme alacağı güçlü kadın karakterlerin ve doğal diyalogların temelini oluşturdu. Yirmili yaşlarında eğitime geri dönmeye karar vererek önce öğretmenlik diploması aldı, ardından yazarlık kariyerine yöneldi. Profesyonel kariyerindeki ilk büyük başarısını, 1974 yılında The Beatles üyelerinin hayatını konu alan "John, Paul, George, Ringo ... and Bert" adlı müzikal ile elde etti. Bu eser West End'de sahnelendi ve eleştirmenlerden tam not alarak Russell'ın adını duyurmasını sağladı. Ancak onu dünya çapında saygın bir oyun yazarı statüsüne taşıyan eser, 1980 yılında sahnelenen "Educating Rita" oldu. Kendi hayatından da izler taşıyan ve kendini geliştirmek isteyen işçi sınıfından bir kuaförün akademik yolculuğunu anlatan bu oyun, 1983 yılında Lewis Gilbert tarafından sinemaya uyarlandı. Michael Caine ve Julie Walters'ın başrolleri paylaştığı film, BAFTA ve Altın Küre ödülleri kazanarak Russell'ın senarist olarak da rüştünü ispatlamasını sağladı. Russell, 1983 yılında kaleme aldığı ve müziklerini bizzat bestelediği, doğumda ayrılan ikizlerin trajik hikayesini anlatan efsanevi müzikal "Blood Brothers" (Kan Kardeşleri) ile kariyerinin zirvesine çıktı. West End tarihinin en uzun süre sahnelenen üçüncü müzikali olma unvanını taşıyan bu eser, ona "En İyi Müzikal" dalında Olivier Ödülü kazandırdı ve dünya genelinde kült bir yapım haline geldi. Dramatik yeteneğini mizahla harmanlamadaki ustalığını, 1986 yapımı tek kişilik oyunu "Shirley Valentine" ile bir kez daha kanıtladı. Sıradan bir ev kadınının kendini yeniden keşfetme yolculuğunu anlatan bu eser de 1989 yılında başarılı bir sinema filmine dönüştürüldü ve başrol oyuncusu Pauline Collins'e Oscar adaylığı getirdi. Sadece tiyatro oyunlarıyla değil, "The Wrong Boy" (2000) adlı romanı ve televizyon için yazdığı "One Summer" gibi senaryolarla da tanınan Russell; eserlerinde genellikle Liverpool işçi sınıfının sosyal dokusunu, eğitimin dönüştürücü gücünü ve kadınların toplumsal rollerini işlemiştir. Müzisyen kimliğiyle de bilinen sanatçı, üretken kariyerine İngiliz tiyatrosunun en önemli yaşayan efsanelerinden biri olarak devam etmektedir.

Charlize Theron fotoğrafı

Charlize Theron

Oyuncu kadrosu · Mad Max: Fury Road, İtalyan İşi, Prometheus olarak bilinir

Charlize Theron, 7 Ağustos 1975 tarihinde Benoni, Güney Afrika'da dünyaya gelmiştir. Afrikaner bir ailenin tek çocuğu olarak, Johannesburg yakınlarındaki bir çiftlikte büyüdü. Anadili Afrikaans olan Theron, hayatının erken döneminde büyük bir trajedi yaşadı; 15 yaşındayken, meşru müdafaa amacıyla annesinin, alkolik olan babasını vurarak öldürmesine tanık oldu. Bu olay, hayatında derin izler bıraktı. Gençliğinde bale eğitimi alan Theron, 16 yaşında bir modellik yarışmasını kazandıktan sonra bir yıl boyunca Avrupa'da modellik yaptı. Ardından New York'a taşınarak Joffrey Bale Okulu'na katıldı, ancak dizinden geçirdiği bir sakatlık bale kariyerini sonlandırdı. Oyunculuk hayaliyle Los Angeles'a taşınan Theron'un keşfedilmesi tesadüfen oldu. Bir bankada, Güney Afrika'dan gelen bir çeki bozduramadığı için kasiyerle tartışırken bir menajer tarafından fark edildi. Kariyerine küçük rollerle başladıktan sonra, 1990'ların sonunda "Şeytanın Avukatı" (The Devil's Advocate) (1997) filminde Keanu Reeves ve Al Pacino'nun karşısında sergilediği performansla dikkatleri üzerine çekti. Ardından "Tanrının Eseri, Şeytanın Parçası" (The Cider House Rules) (1999) gibi filmlerle yükselişini sürdürdü. Ancak Charlize Theron'u bir aktris olarak Hollywood'un zirvesine taşıyan ve ona sinema tarihinde bir yer açan rol, 2003 yapımı "Cani" (Monster) filmi oldu. Filmde, seri katil Aileen Wuornos'u canlandırmak için fiziksel olarak tanınmaz hale geldiği inanılmaz bir dönüşüm geçirdi. Bu Ccesur ve sarsıcı performansı, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar), Altın Küre ve SAG Ödülü de dahil olmak üzere sayısız ödül kazandırdı. Bu rol, onun sadece bir Hollywood yıldızı değil, aynı zamanda kuşağının en yetenekli ve en adanmış aktrislerinden biri olduğunu kanıtladı. "Cani"nin ardından Theron, kariyerini çok yönlü rollerle zenginleştirdi. "Tek Başına" (North Country) (2005) filmindeki performansıyla bir Oscar adaylığı daha kazandı. 2010'larda ise aksiyon sinemasında da ne kadar başarılı olabileceğini gösterdi. George Miller'ın modern klasiği "Mad Max: Fury Road" (2015) filminde canlandırdığı Imperator Furiosa karakteri, 21. yüzyılın en ikonik aksiyon kahramanlarından biri olarak kabul edildi. Bu başarısını, "Atomic Blonde" (2017) ve "The Old Guard" (2020) gibi filmlerde hem başrolü hem de yapımcılığı üstlenerek pekiştirdi. Ayrıca, "Hızlı ve Öfkeli" (Fast & Furious) serisine kötü karakter Cipher olarak katılarak bu popüler seride de yerini aldı. Charlize Theron, kariyeri boyunca dramadan aksiyona, komediden gerilime kadar birçok farklı türde unutulmaz performanslar sergilemiş, Hollywood'un en güçlü, en yetenekli ve en saygın isimlerinden biri olarak statüsünü korumaktadır. 2007 yılında Amerikan vatandaşlığına geçmiştir.

Colin Firth fotoğrafı

Colin Firth

Oyuncu kadrosu · Kingsman: Gizli Servis, Uyuyana Kadar, İfşa Günü olarak bilinir

Colin Andrew Firth, 10 Eylül 1960 tarihinde Grayshott, Hampshire, İngiltere'de akademisyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Anne ve babasının üniversite öğretim görevlisi olması nedeniyle çocukluğunun önemli bir kısmını Nijerya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde geçiren Firth, İngiltere'ye döndüğünde Drama Centre London'da profesyonel oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde "Hamlet" gibi klasik oyunlarla başlayan aktör, sahnedeki başarısını 1984 yapımı "Another Country" filmiyle sinemaya taşıdı ve "A Month in the Country" (1987), "Valmont" (1989) gibi dönem filmlerinde rol alarak yeteneğini kanıtladı. Kariyerindeki asıl büyük kırılma ve onu bir gecede uluslararası bir yıldıza dönüştüren olay, 1995 yapımı BBC dizisi "Gurur ve Önyargı" (Pride and Prejudice) oldu. Jane Austen'ın klasik eserinden uyarlanan dizide canlandırdığı soğuk, mesafeli ama karizmatik aristokrat Mr. Fitzwilliam Darcy karakteri, onu dünya çapında bir romantik ikon haline getirdi. Bu başarının ardından "İngiliz hasta" (The English Patient) (1996) ve "Aşık Shakespeare" (Shakespeare in Love) (1998) gibi prestijli yapımlarda yan rollerde boy gösterdi. 2000'li yıllarda ise "Bridget Jones'un Günlüğü" (2001) serisindeki Mark Darcy rolüyle ikonik Mr. Darcy imajına modern bir gönderme yaptı ve "Aşk Her Yerde" (Love Actually) (2003), "Mamma Mia!" (2008) gibi gişe rekorları kıran yapımlarla romantik komedilerin vazgeçilmez yüzü oldu. Ancak Colin Firth, sadece romantik rollerle sınırlı kalmayıp dramatik derinliğini de defalarca kanıtladı. Tom Ford'un yönettiği "Tek Başına Bir Adam" (A Single Man) (2009) filminde yas tutan bir profesörü canlandırarak kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiledi ve ilk Oscar adaylığını kazandı. Zirveye ulaştığı nokta ise, Tom Hooper'ın yönettiği "Zoraki Kral" (The King's Speech) (2010) filmi oldu. Kekemeliğini yenmeye çalışan ve tahtın ağırlığını omuzlarında hisseden Kral VI. George performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar, BAFTA ve Altın Küre ödüllerinin sahibi oldu. Kariyerinin sonraki döneminde şaşırtıcı bir hamle yaparak "Kingsman: Gizli Servis" (2014) ve devam filmi "Kingsman: Altın Çember" (2017) ile aksiyon sinemasına adım attı; Harry Hart (Galahad) rolüyle 50 yaşından sonra bir aksiyon yıldızı olarak da rüştünü ispatladı. Son yıllarda Sam Mendes'in "1917" (2019) filminde General Erinmore, Stanley Tucci ile başrolü paylaştığı "Supernova" (2020) ve gerçek bir suç hikayesini anlatan HBO dizisi "The Staircase" (2022) gibi yapımlarda yer alarak çok yönlü oyunculuğunu sürdürmektedir. İtalyan vatandaşlığı da bulunan Firth, yapımcılık kariyeriyle de sinema dünyasına katkı sağlamaya devam etmektedir.

Keira Knightley fotoğrafı

Keira Knightley

Oyuncu kadrosu · Enigma, Karayip Korsanları: Ölü Adam'ın Sandığı, Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu olarak bilinir

Keira Christina Knightley, 26 Mart 1985 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Babası aktör Will Knightley, annesi ise ödüllü bir oyun yazarı olan Sharman Macdonald'dır. Sanatla iç içe bir ortamda büyüyen Knightley, henüz çocuk yaşta oyunculuğa ilgi duydu ve altı yaşında bir menajerle anlaşarak televizyon yapımlarında küçük roller almaya başladı. İlk dikkat çeken sinema rollerinden biri, "Yıldız Savaşları: Bölüm I - Gizli Tehlike" (Star Wars: Episode I – The Phantom Menace) (1999) filminde canlandırdığı Padmé Amidala'nın yedeği olan Sabé karakteriydi. Knightley'in kariyerindeki asıl dönüm noktası 2002 yılında gösterime giren ve beklenmedik bir başarı yakalayan "Hayatımın Çalımı Beckham" (Bend It Like Beckham) filmiyle oldu. Bu filmle uluslararası alanda tanınırlık kazandı. Ancak onu küresel bir yıldıza dönüştüren yapım, hemen ertesi yıl rol aldığı gişe rekortmeni "Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti" (Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl) (2003) oldu. Filmde canlandırdığı Elizabeth Swann karakteri, onun en ikonik rollerinden biri haline geldi ve serinin devam filmlerinde de bu rolü sürdürerek dünya çapında büyük bir şöhrete kavuştu. Büyük bütçeli yapımlardaki başarısının yanı sıra, Knightley dönem filmlerindeki performansıyla da eleştirmenlerin beğenisini kazandı. 2005 yılında Jane Austen'ın klasik romanından uyarlanan "Aşk ve Gurur" (Pride & Prejudice) filmindeki Elizabeth Bennet rolü, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar ve Altın Küre adaylıkları getirdi. Bu başarısını, yine yönetmen Joe Wright ile çalıştığı "Kefaret" (Atonement) (2007) ve "Anna Karenina" (2012) gibi beğenilen dönem dramalarıyla pekiştirdi. Kariyeri boyunca farklı türlerdeki projelerde yer alarak çok yönlülüğünü gösterdi. "Aşk Her Yerde" (Love Actually) (2003) gibi romantik komedilerden, "Yapay Oyun" (The Imitation Game) (2014) gibi biyografik dramalara uzanan bir yelpazede roller üstlendi. "Yapay Oyun" filmindeki Joan Clarke rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ikinci kez Oscar'a aday gösterildi. Hem ticari başarı yakalayan büyük yapımlarda hem de eleştirel beğeni toplayan bağımsız filmlerdeki rolleriyle tanınan Keira Knightley, kuşağının en önemli İngiliz aktrislerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Michael Caine fotoğrafı

Michael Caine

Oyuncu kadrosu · Batman Başlıyor, Yıldızlararası, Kara Şövalye Yükseliyor olarak bilinir

Sir Maurice Joseph Micklewhite Jr., sahne adıyla Michael Caine, 14 Mart 1933 tarihinde Londra, İngiltere'de, işçi sınıfına mensup bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Balık pazarı hamalı bir baba ve temizlikçi bir annenin oğlu olarak zorlu koşullarda büyüyen Caine, genç yaşta okulu bıraktı ve çeşitli işlerde çalıştıktan sonra Kore Savaşı'nda İngiliz Ordusu için hizmet verdi. Terhis olduktan sonra oyunculuk tutkusunun peşinden giderek bir tiyatroda sahne amiri asistanı olarak çalışmaya başladı. Menajerinin tavsiyesiyle, o sırada sinemada oynayan The Caine Mutiny (1954) filminden esinlenerek "Michael Caine" adını aldı. Kariyerine 1950'lerde küçük tiyatro ve televizyon rolleriyle başlayan Caine, yaklaşık on yıl boyunca ismini duyurmak için mücadele etti. Onu sinema dünyasına tanıtan ve kariyerinde bir dönüm noktası olan rol, Zulu (1964) filminde canlandırdığı aristokrat Teğmen Gonville Bromhead karakteri oldu. Bu filmin ardından, 1960'ların "Swinging London" döneminin ruhunu yansıtan ve casus filmlerine farklı bir soluk getiren Ani Tehlike (The Ipcress File) (1965) ve devam filmlerinde canlandırdığı Harry Palmer karakteriyle bir yıldıza dönüştü. Ancak onu uluslararası bir ikon haline getiren ve ilk Akademi Ödülü adaylığını kazandıran rol, Alfie (1966) filmindeki çapkın ve felsefik karakter Alfie Elkins oldu. Caine, 60'ları İtalyan İşi (The Italian Job) (1969) gibi kült bir klasikle kapattı. 1970'ler boyunca Caine, hem ticari hem de eleştirel başarılar elde ederek çok yönlülüğünü kanıtladı. Carter (Get Carter) (1971) ile İngiliz gangster sinemasının en sert karakterlerinden birine hayat verdi. Laurence Olivier ile başrolü paylaştığı Kanlı Oyun (Sleuth) (1972) ile ikinci Oscar adaylığını kazandı ve Sean Connery ile birlikte rol aldığı Kral Olacak Adam (The Man Who Would Be King) (1975) ile macera sinemasının unutulmazları arasına girdi. 1980'lerde Rita'yı Yetiştirmek (Educating Rita) (1983) ile bir Oscar adaylığı daha elde etti ve Woody Allen'ın yönettiği Hannah ve Kız Kardeşleri (Hannah and Her Sisters) (1986) filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü'nü kazandı. 1990'lar boyunca üretkenliğini sürdüren Caine, Tanrının Eseri, Şeytanın Parçası (The Cider House Rules) (1999) ile aynı kategoride ikinci Oscar'ını evine götürdü. 2000'li yıllarda kariyerinde yeni bir sayfa açan Caine, yönetmen Christopher Nolan'ın vazgeçilmez oyuncularından biri oldu. Nolan'ın Kara Şövalye Üçlemesi (2005-2012), Prestij (The Prestige) (2006), Başlangıç (Inception) (2010) ve Yıldızlararası (Interstellar) (2014) gibi modern klasiklerinde bilge ve babacan mentor rollerini üstlenerek yeni nesil sinemaseverlerin de gönlünde taht kurdu. Sinemaya yaptığı olağanüstü katkılardan dolayı 2000 yılında Kraliçe II. Elizabeth tarafından "Sir" unvanıyla onurlandırılan Michael Caine, yedi dekada yayılan kariyeri, kendine has karizması ve altı kez Oscar'a aday gösterilen muazzam yeteneğiyle sinema tarihinin en saygın ve sevilen aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Rosamund Pike fotoğrafı

Rosamund Pike

Oyuncu kadrosu · Jack Reacher, Kayıp Kız, Aşk ve Gurur olarak bilinir

Rosamund Pike, 27 Ocak 1979 tarihinde Hammersmith, Londra, İngiltere’de Opera sanatçıları Caroline ve Julian Pike'ın tek çocuğu olarak doğmuştur. Tam adı Rosamund Mary Elizabeth Pike’dır. Ailesinin işi nedeniyle çocukluğunun ilk yıllarını Avrupa'nın farklı yerlerinde geçirdi. Bristol'de bir Badminton Okulundan burs kazandı. Bir gün Romeo ve Juliet adlı oyunda Juliet'i oynarken bir menajer tarafından fark edildi ve profesyonel kariyerine başlamasına etkisi oldu. Oyunculuk hevesi nedeniyle bu konuyla ilgili bir okula yazılmak istese de sonunda Wadham College, Oxford'da İngiliz Dili bölümüne girdi ve buradan mezun oldu. Ancak oyunculuktan vazgeçmedi ve öğrenimi süresince çeşitli tiyatro oyunlarında yer alma şansı buldu.

Eileen Ryan fotoğrafı

Eileen Ryan

Eileen Ryan (doğum adıyla Eileen Annucci), 16 Ekim 1927 tarihinde New York City, ABD'de dünyaya gelmiştir. İrlandalı bir anne ve İtalyan-Amerikan bir babanın kızıdır. Oyunculuk kariyerine 1950'lerin başında New York tiyatro sahnelerinde başladı ve 1953 yılında "Sing Till Tomorrow" adlı oyunla Broadway'deki ilk çıkışını yaptı. 1957 yılında, "The Iceman Cometh" oyununun provaları sırasında tanıştığı yönetmen ve aktör Leo Penn ile evlendi ve bu evlilikten müzisyen Michael Penn ile aktörler Sean Penn ve Chris Penn dünyaya geldi. Televizyonun "Altın Çağı"nda "The Twilight Zone", "Bonanza", "Ben Casey" ve "Little House on the Prairie" gibi dönemin popüler dizilerinde konuk oyuncu olarak yer aldı. Çocuklarını büyütmek için kariyerine uzun bir ara veren Ryan, 1980'lerin ortalarında oyunculuğa daha aktif bir şekilde geri döndü. Sinemadaki en unutulmaz rollerinden birini, gerçek hayattaki oğulları Sean ve Chris Penn ile birlikte rol aldığı 1986 yapımı "At Close Range" (Yakın Mesafe) filminde, onların büyükannesini canlandırarak gerçekleştirdi. Kariyeri boyunca sık sık ailesinin projelerinde yer aldı; oğlu Sean Penn'in yönettiği "The Indian Runner" (1991), "The Crossing Guard" (1995) ve "The Pledge" (2001) filmlerinde rol aldı. Diğer önemli filmleri arasında "Parenthood" (1989), "Benny & Joon" (1993), "Magnolia" (1999) ve "Feast" (2005) bulunmaktadır. Eileen Ryan, 9 Ekim 2022 tarihinde, 95. doğum gününe sadece bir hafta kala, Malibu, Kaliforniya'daki evinde 94 yaşında vefat etti.

Shia LaBeouf fotoğrafı

Shia LaBeouf

Oyuncu kadrosu · Neşeli Dalgalar, Fury, Indiana Jones ve Kristal Kafatası Krallığı olarak bilinir

Shia Saide LaBeouf, 11 Haziran 1986 tarihinde Los Angeles, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Sanatla iç içe ancak ekonomik olarak zorlu bir çocukluk geçiren LaBeouf'un annesi bir dansçı ve sanatçı, babası ise Vietnam gazisi bir palyaçoydu. Genç yaşta stand-up komedi yaparak sahneye adım atan LaBeouf, bu dönemde bir menajer bularak profesyonel oyunculuk kariyerinin kapılarını araladı. LaBeouf'u geniş kitlelere tanıtan ve onu bir çocuk yıldıza dönüştüren rol, Disney Channel'ın popüler dizisi "Even Stevens" (2000-2003) oldu. Dizide canlandırdığı haylaz ama sevimli Louis Stevens karakteriyle büyük bir beğeni topladı ve 2003 yılında bu rolüyle Gündüz Kuşağı Emmy Ödülü'nü (Daytime Emmy Award) kazandı. Disney'deki başarısının ardından sinemaya başarılı bir geçiş yaparak "Holes" (2003) filmindeki performansıyla olumlu eleştiriler aldı. 2007 yılı, LaBeouf'un kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Alfred Hitchcock klasiği "Arka Pencere"den esinlenen gerilim filmi "Disturbia"daki performansıyla övgü topladı. Aynı yıl, Michael Bay'in yönettiği ve Steven Spielberg'in yapımcılığını üstlendiği "Transformers" serisinin ilk filminde Sam Witwicky karakterini canlandırarak dünya çapında bir gişe yıldızına dönüştü. Serinin ilk üç filminde başrol oynayarak Hollywood'un en çok aranan genç aktörlerinden biri haline geldi. 2008'de ise "Indiana Jones: Kristal Kafatası Krallığı" (Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull) filminde Harrison Ford'un karşısında Mutt Williams karakterini oynayarak efsanevi bir serinin parçası oldu. Büyük bütçeli filmlerle gelen şöhretin ardından LaBeouf, Hollywood'dan uzaklaşarak daha kişisel ve provokatif projelere yöneldi. Bu dönemde, kimliğini ve şöhret kavramını sorguladığı "#IAMSORRY" gibi performans sanatı enstalasyonları ve viral bir fenomene dönüşen "Just Do It" adlı motivasyon videosu gibi işlerle gündeme geldi. Bu süreç, kariyerinde sanatsal bir arayışın yanı sıra kamuoyuna yansıyan tartışmalı davranışlar ve yasal sorunlarla da anıldı. 2010'ların ortalarından itibaren oyunculuk kariyerinde bir rönesans yaşayan LaBeouf, bağımsız sinemaya yönelerek yeteneğinin dramatik yönünü yeniden kanıtladı. David Ayer'in savaş filmi "Fury" (2014) ve "American Honey" (2016) filmlerindeki performanslarıyla dikkat çekti. Ancak en büyük takdiri, senaryosunu kendi çocukluğundan ve babasıyla olan travmatik ilişkisinden yola çıkarak yazdığı "Honey Boy" (2019) filmiyle kazandı. Bu filmde babasından esinlenen karakteri kendisinin canlandırması, cesur ve dokunaklı bir performans olarak değerlendirildi. Aynı yıl gösterime giren "The Peanut Butter Falcon" (2019) filmindeki rolüyle de eleştirmenlerden tam not aldı. Son olarak, efsanevi yönetmen Francis Ford Coppola'nın merakla beklenen "Megalopolis" projesinde yer alarak usta işi sinemadaki yerini sağlamlaştırdı.

Max Thieriot fotoğrafı

Max Thieriot

Oyuncu kadrosu · Fire Country, SEAL Team olarak bilinir

Maximillion Drake "Max" Thieriot, 14 Ekim 1988 tarihinde Los Altos Hills, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Çocukluğunu, ailesinin uzun yıllardır yaşadığı Occidental, Kaliforniya'da geçiren Thieriot, oyunculuk dünyasına tesadüfen adım attı. Bir doğaçlama dersinde yetenek avcısı bir menajer tarafından keşfedilmesiyle profesyonel oyunculuk kariyerinin temelleri atıldı. Sinemaya ilk adımını 2004 yapımı macera filmi "Catch That Kid" ile attı. Ancak onu daha geniş kitlelere tanıtan rolü, 2005 yılında Vin Diesel ile başrolü paylaştığı başarılı aile komedisi "Komando Dadı" (The Pacifier) oldu. Bu filmdeki performansıyla Genç Sanatçı Ödülleri'ne aday gösterildi. Kariyerinin ilk yıllarında "Nancy Drew" (2007), "Jumper" (2008) ve eleştirmenlerce beğenilen "Kit Kittredge: An American Girl" (2008) gibi filmlerde rol alarak genç bir aktör olarak adını duyurmaya devam etti. Gençlik filmlerinden sonra daha olgun ve farklı türlerdeki rollere yönelen Thieriot, usta yönetmen Wes Craven'in imzasını taşıyan korku filmi "Hesaplaşma Günü" (My Soul to Take) (2010) ve Jennifer Lawrence ile birlikte rol aldığı gerilim filmi "Sokağın Sonundaki Ev" (House at the End of the Street) (2012) gibi yapımlarda yer aldı. Max Thieriot'nun kariyerinde asıl büyük sıçrama televizyon dünyasında gerçekleşti. 2013-2017 yılları arasında yayınlanan ve büyük beğeni toplayan "Psycho" filminin öncesini anlatan "Bates Motel" dizisinde canlandırdığı Dylan Massett karakteriyle eleştirmenlerden tam not aldı. Dizi, onun bir karakter oyuncusu olarak ne kadar derinlikli olduğunu kanıtlamasını sağladı. "Bates Motel"in ardından, 2017'den 2022'ye kadar rol aldığı popüler askeri drama "SEAL Team"de Donanma Mührü Clay Spenser karakterini canlandırdı. Bu dizi sırasında sadece oyunculuk yapmakla kalmadı, aynı zamanda yönetmenlik koltuğuna da oturarak kariyerine yeni bir yön verdi. Televizyondaki başarısını bir adım öteye taşıyan proje ise 2022'de başlayan "Fire Country" dizisi oldu. Thieriot, Kaliforniya'daki yangınlarla mücadele eden itfaiyecilerin hayatından esinlenerek yarattığı bu dizinin hem başrol oyuncusu (Bode Donovan karakteriyle) hem de yaratıcısı ve yönetici yapımcısıdır. Dizi, onun sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda başarılı bir yapımcı ve hikaye anlatıcısı olduğunu da kanıtlayarak kariyerinin mevcut zirvesini oluşturmaktadır.

Kate Mara fotoğrafı

Kate Mara

Oyuncu kadrosu · Tetikçi, Marslı, House of Cards olarak bilinir

Kate Rooney Mara, 27 Şubat 1983 tarihinde Bedford, New York'ta dünyaya gelmiştir. Kız kardeşi Rooney Mara gibi o da Amerikan spor tarihinin en köklü iki ailesinden gelmektedir; New York Giants'ın kurucusu Mara ailesi ve Pittsburgh Steelers'ın kurucusu Rooney ailesinin bir üyesidir. Sahne sanatlarına olan ilgisi çok genç yaşlarda yerel tiyatrolarda ve okul oyunlarında başladı. "Sefiller" gibi müzikallerden etkilenerek oyunculuğa yönelen Mara, henüz 14 yaşındayken bir menajerle anlaştı. New York Üniversitesi Tisch Sanat Okulu'na kabul edilmesine rağmen, profesyonel oyunculuk kariyerine odaklanmak için eğitime ara vermeyi tercih etti. Kariyerine 1997 yılında "Law & Order" dizisindeki konuk oyunculuğu ile adım atan Mara, sinemadaki ilk deneyimini Harrison Ford'un başrol oynadığı "Gerçeğin Peşinde" (Random Hearts) (1999) filmiyle yaşadı. 2000'lerin başında "Nip/Tuck", "Everwood" ve "CSI" gibi popüler televizyon dizilerinde yer alarak sektörde deneyim kazandı. Sinemadaki ilk kayda değer dikkat çekişi, Ang Lee'nin yönettiği ve Oscar ödüllü "Brokeback Dağı" (2005) filminde, Heath Ledger'ın karakterinin 19 yaşındaki kızını canlandırmasıyla gerçekleşti. Bu rolün ardından "24" dizisinde analist Shari Rothenberg karakteriyle ve Mark Wahlberg ile birlikte rol aldığı aksiyon filmi "Tetikçi" (Shooter) (2007) ile görünürlüğünü artırdı. Kate Mara'nın kariyerindeki asıl büyük sıçrama, televizyon dünyasındaki ses getiren projelerle geldi. Ryan Murphy'nin "American Horror Story: Murder House" (2011) dizisinde canlandırdığı takıntılı karakter Hayden McClaine ile övgü topladı. Ancak onu küresel çapta bir yıldız yapan rol, Netflix'in ilk büyük orijinal yapımı olan politik gerilim dizisi "House of Cards" (2013-2014) oldu. Hırslı gazeteci Zoe Barnes karakterine hayat verdiği bu dizideki performansı, ona Primetime Emmy Ödülleri'nde En İyi Konuk Kadın Oyuncu adaylığı getirdi. Televizyondaki bu başarısının ardından büyük bütçeli Hollywood yapımlarında önemli roller üstlendi. Ridley Scott'ın yönettiği ve büyük beğeni toplayan "Marslı" (The Martian) (2015) filminde bilgisayar uzmanı astronot Beth Johanssen'i canlandırdı. Aynı yıl "Fantastik Dörtlü" (Fantastic Four) filminde Sue Storm (Görünmez Kadın) karakteriyle süper kahraman evrenine adım attı. Bağımsız sinemada ve dramatik rollerde de yeteneğini sergileyen Mara, gerçek bir hikayeden uyarlanan "Megan Leavey" (2017) filminde başrolü üstlendi ve "Chappaquiddick" (2017) filminde Mary Jo Kopechne'yi canlandırdı. Yakın dönemde, hem başrolünü oynadığı hem de yapımcılığını üstlendiği tartışmalı mini dizi "A Teacher" (2020) ve FBI gerilimi "Class of '09" (2023) ile kariyerini sürdürmektedir. Kişisel hayatında sıkı bir hayvan hakları savunucusu olan Mara, meslektaşı Jamie Bell ile evlidir.

Dave Franco fotoğrafı

Dave Franco

Oyuncu kadrosu · Idiots, Unutulmuş Ada, Sihirbazlar Çetesi olarak bilinir

David John "Dave" Franco, 12 Haziran 1985 tarihinde Palo Alto, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Yazar ve şair bir anne ile işletmeci bir babanın oğlu olan Franco, aynı zamanda ünlü oyuncu James Franco'nun kardeşidir. Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde (USC) eğitim gördüğü sırada, başlangıçta öğretmen olmayı hedeflerken, abisinin menajerinin yönlendirmesiyle tiyatro dersleri almaya başladı ve oyunculuk kariyerine adım attı. Kariyerinin başlarında "7th Heaven" gibi televizyon dizilerinde küçük roller alan Franco, sinemadaki ilk dikkat çekici varlığını "Superbad" (2007) ve "Charlie St. Cloud" (2010) gibi filmlerdeki yan rollerle gösterdi. Ancak onu televizyon izleyicisine asıl tanıtan proje, popüler medikal komedi dizisi "Scrubs"ın (2009-2010) dokuzuncu sezonunda canlandırdığı, izleyicinin hem sevdiği hem de gıcık olduğu tıp öğrencisi Cole Aaronson karakteri oldu. Dave Franco'nun sinemadaki asıl büyük çıkışı ve geniş kitlelerce tanınması, 2012 yapımı aksiyon-komedi filmi "Liseli Polisler"de (21 Jump Street) canlandırdığı uyuşturucu satıcısı Eric Molson karakteriyle gerçekleşti. Bu rol, onun komedi zamanlamasını ve ekran karizmasını kanıtlamasını sağladı. Ardından, 2013 yapımı "Sihirbazlar Çetesi" (Now You See Me) filmindeki sihirbaz Jack Wilder rolüyle, yıldızlardan oluşan bir kadro içerisinde yeteneğini sergiledi ve filmin 2016'daki devam halkasında da yer aldı. Seth Rogen ve Zac Efron ile birlikte rol aldığı "Kötü Komşular" (Neighbors) (2014) ve devam filmi "Kötü Komşular 2" (Neighbors 2: Sorority Rising) (2016), Franco'nun Hollywood komedilerindeki yerini sağlamlaştıran yapımlar oldu. Kariyeri boyunca tür çeşitliliğine önem veren oyuncu, Emma Roberts ile başrolü paylaştığı tekno-gerilim filmi "Oyun" (Nerve) (2016) ile genç izleyici kitlesinin beğenisini kazandı. Abisi James Franco'nun yönetip başrolünü üstlendiği ve "The Room" filminin yapım sürecini anlatan, eleştirmenlerce övülen "Felaket Sanatçı" (The Disaster Artist) (2017) filminde Greg Sestero'yu canlandırarak dramatik yönünü de ortaya koydu. Ayrıca seslendirme sanatçısı olarak "LEGO Filmi" (2014) ve başrolünü üstlendiği "LEGO Ninjago Filmi" (2017) gibi animasyon projelerinde Lloyd karakterine hayat verdi. Oyunculuğun ötesine geçerek kamera arkasına da adım atan Dave Franco, 2020 yılında senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği korku-gerilim türündeki "The Rental" filmiyle yönetmenlik kariyerine başarılı bir başlangıç yaptı. Film, gişede ve eleştirmenler nezdinde olumlu karşılandı. 2017 yılında aktris Alison Brie ile evlenen Franco, hem kamera önünde hem de arkasında ürettiği projelerle modern sinemanın çok yönlü isimlerinden biri olarak kariyerine devam etmektedir.

MH

Martha Hart

Martha Joan Hart (kızlık soyadı Patterson), 31 Ekim 1966 tarihinde Calgary, Alberta, Kanada'da dünyaya gelmiştir. Profesyonel güreş dünyasının en trajik ve tartışmalı figürlerinden biri olan Martha Hart, efsanevi güreşçi Owen Hart'ın eşi olmasının yanı sıra, akademik kariyeri, yazarlığı ve hayırsever kimliğiyle tanınmaktadır. Calgary Üniversitesi'nde Sosyal ve Gelişimsel Psikoloji alanında doktora yapmış saygın bir araştırmacıdır. Gençlik yıllarında, Kanada'nın ünlü güreş hanedanı Hart ailesinin en küçük oğlu Owen Hart ile tanıştı ve 1989 yılında evlendi. Ancak Martha, Hart ailesinin diğer üyelerinin aksine güreş endüstrisine her zaman mesafeli durmuş, eşinin de güreşi bırakıp öğretmenlik yapmasını desteklemiştir. Martha Hart'ın hayatı ve kamuoyundaki imajı, 23 Mayıs 1999 tarihinde gerçekleşen "Over the Edge" etkinliğinde eşi Owen Hart'ın trajik ölümüyle geri dönülmez bir şekilde değişti. Eşinin ihmal sonucu gerçekleşen ölümünün ardından WWF'e (şimdiki adıyla WWE) karşı büyük bir hukuk mücadelesi başlattı. Şirkete karşı açtığı haksız fiil davasını uzlaşmayla sonuçlandıran Martha, elde ettiği tazminatın tamamını 2000 yılında kurduğu "The Owen Hart Foundation" (Owen Hart Vakfı) için kullandı. Bu vakıf aracılığıyla ihtiyaç sahibi öğrencilere burslar vermekte, düşük gelirli ailelere konut yardımı sağlamakta ve çeşitli hayır işleri yürütmektedir. Owen Hart'ın ölümünden sonra WWE ile ilişkilerini tamamen kesen Martha Hart, şirketin eşinin imajını kullanmasını, ürünlerini satmasını ve onu "WWE Hall of Fame"e (Şöhretler Müzesi) dahil etmesini kesin bir dille reddetti. Bu duruşu nedeniyle güreş dünyasının bir kesimi ve bazı Hart ailesi üyeleriyle ters düşse de, eşinin ölümünden sorumlu tuttuğu şirketin onun mirası üzerinden para kazanmasına izin vermeme konusundaki kararlılığından asla taviz vermedi. 2002 yılında eşinin hayatını ve ölümü ardındaki gerçekleri anlattığı "Broken Harts: The Life and Death of Owen Hart" adlı çok satan kitabı yayımladı. Yıllarca güreş dünyasından tamamen uzak kalan Martha Hart, 2021 yılında sürpriz bir kararla All Elite Wrestling (AEW) şirketiyle işbirliği yaptığını duyurdu. AEW'nun sahibi Tony Khan ile kurduğu güven ilişkisi sonucunda, eşinin mirasını onurlandırmak adına "Owen Hart Cup" turnuvasını başlattı. Bu işbirliği sayesinde Owen Hart'ın adı ve mirası, onun onayladığı bir platformda, hayır kurumuyla bağlantılı olarak yaşatılmaya başlandı. Martha Hart, günümüzde vakıf çalışmalarını sürdürmekte ve AEW etkinliklerinde turnuva kazananlarına kupalarını takdim ederek güreş izleyicisiyle sınırlı da olsa yeniden buluşmaktadır.

Vaughan Reilly fotoğrafı

Vaughan Reilly

Vaughan Reilly, 1 Ocak 2008 tarihinde New York, Amerika Birleşik Devletleri'nde dünyaya gelmiştir. Dört nesildir sirk performans sanatçılığı yapan köklü bir aileden gelen Reilly, sahne ışıklarıyla genç yaşta tanıştı. Kariyeri, aynı zamanda menajeri olan annesi Mia Caress tarafından yönlendirilmektedir. Okul yıllarında müzikal tiyatroya büyük ilgi duyan ve başarılı bir öğrenci olarak bilinen Reilly, aynı zamanda gitar çalıp şarkı söyleyen yetenekli bir müzisyendir ve özellikle 90'lar punk rock müziğine olan tutkusuyla tanınır. Profesyonel oyunculuk kariyerine televizyon dünyasında adım atan genç oyuncu, ilk dikkat çekici rolünü Natasha Lyonne'un yaratıcısı olduğu ve başrolünde yer aldığı popüler Netflix dizisi "Russian Doll"un ikinci sezonunda (2022) üstlendi. Dizide ana karakterin gençliği olan "Genç Nora" rolüyle kamera karşısına geçti. Televizyondaki bu başarısının ardından seslendirme çalışmaları da yaptı; "Teenage Euthanasia" gibi animasyon yapımlarında sesine yer verildi. Vaughan Reilly'nin sinema dünyasındaki asıl büyük çıkışı ve küresel çapta tanınmasını sağlayan proje, Suzanne Collins'in çok satan romanından uyarlanan "Açlık Oyunları: Kuşların ve Yılanların Şarkısı" (The Hunger Games: The Ballad of Songbirds and Snakes) (2023) filmi oldu. Bu büyük bütçeli yapımda, Covey müzik grubunun en genç üyesi olan Maude Ivory karakterini canlandırdı. Filmde sadece oyunculuğuyla değil, film müziklerine (soundtrack) yaptığı vokal katkılarıyla da öne çıktı ve çok yönlü bir sanatçı olduğunu kanıtladı. Kariyer basamaklarını hızla tırmanan Reilly, 2024 yılında A24 yapımı iddialı gerilim filmi "Babygirl"de rol alarak rüştünü ispatladı. Bu filmde Nicole Kidman, Harris Dickinson ve Antonio Banderas gibi dünya yıldızlarıyla çalışma fırsatı buldu ve Kidman ile Banderas'ın karakterlerinin kızı Nora rolüne hayat verdi. Hem dramatik derinliği olan rollerde hem de müzikal yetenek gerektiren projelerde yer alabilen Vaughan Reilly, Hollywood'un gelecek vaat eden genç yetenekleri arasında gösterilmektedir.

Hudson Williams fotoğrafı

Hudson Williams

Oyuncu kadrosu · YAGA olarak bilinir

Hudson Williams, 13 Şubat 2001'de Koreli bir iç mimar anne ve Hollandalı bir makine mühendisi baba tarafından Kanada'da dünyaya geldi. Küçüklüğünde basketbola, dövüş sporlarına, dans ve müziğe ilgisi vardı. 2020 yılında oyunculuktan mezun olarak sertifikasını kazandı. Garsonluk yapmaya başladı, bir yandan da senaryo yazıp oyunculuk denemelerinde bulundu. Allegiance (2024), All I Need for Christmas (2024) ve Tracker (2025) gibi projelerde yer aldı. En çok Heated Rivalry'deki (2025) Shane Hollander rolüyle tanınmaktadır. 16 Ocak 2026'da Williams, Milano Moda Haftası'nda podyumda ilk kez yer aldı. 25 Ocak 2026'da Williams ve Storrie, İtalya'nın Feltre kentinde düzenlenen 2026 Kış Olimpiyatları meşale koşusuna katıldı. Williams, 14 Şubat 2026 tarihli bir Instagram hikayesinde Vancouver'da yaşayan dövme sanatçısı Katelyn Rose Larson ile uzun süreli bir ilişkisi olduğunu paylaştı. Hudson, en son 2026'da Connor Storrie ile birlikte Altın Küre'de En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü teslim ederken görünmüştür.

Blake Richardson fotoğrafı

Blake Richardson

Oyuncu kadrosu · Katil Makine olarak bilinir

Blake Richardson, 2 Ekim 1999 tarihinde Manchester, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Müzik ve sahne sanatlarına olan tutkusu çocukluk yıllarında başlayan Richardson, kariyerinin ilk büyük adımını oyunculuktan ziyade müzik dünyasında attı. 2015 yılında George Smith ve Reece Bibby ile birlikte kurdukları İngiliz pop-rock grubu "New Hope Club"ın baş solisti ve gitaristi olarak genç yaşta geniş bir hayran kitlesi edindi. The Vamps gibi ünlü gruplarla turnelere çıkan ve 2020 yılında grubun kendi adını taşıyan ilk stüdyo albümüyle Birleşik Krallık listelerinde ilk beşe giren Richardson, küresel çapta bir pop yıldızı haline geldi. Müzik sahnesindeki bu başarılı yükselişinin ardından yeteneklerini kamera önüne de taşıma kararı alan Blake Richardson, sinema dünyasına oldukça iddialı ve prestijli bir rolle giriş yaptı. İlk büyük oyunculuk deneyimini, The Beatles'ın efsanevi menajeri Brian Epstein'ın hayatını konu alan biyografik dram filmi "Midas Man"de (2024) ikonik müzisyen Paul McCartney karakterini canlandırarak yaşadı. Çocukluğundan beri The Beatles hayranı olan ve gruba müzikal anlamda büyük saygı duyan Richardson, McCartney'ye olan fiziksel benzerliğini doğal bir performansla birleştirerek sinema eleştirmenlerinin ve The Beatles hayranlarının büyük beğenisini kazandı. "Midas Man" ile sinemadaki rüştünü ispatlayan genç yıldız, kariyerini çok yönlü bir şekilde genişleterek Hollywood'un büyük bütçeli yapımlarına yöneldi. Yakın dönemde, yönetmenliğini Patrick Hughes'un üstlendiği; Alan Ritchson, Dennis Quaid, Stephan James ve Jai Courtney gibi aksiyon sinemasının tecrübeli isimlerini bir araya getiren heyecan verici bilimkurgu-aksiyon filmi "War Machine"in (2026) dikkat çeken oyuncu kadrosuna dahil oldu. Filmde "15" numaralı askeri canlandırarak romantik/popüler müzisyen kimliğinin çok ötesine geçtiğini ve zorlu fiziksel aksiyon rollerinin altından da kalkabileceğini gösterdi. Günümüzde hem Hollywood'da yükselen bir aktör hem de başarılı bir müzisyen olarak kariyerini eşzamanlı yürüten Richardson, New Hope Club ile stüdyo çalışmalarına devam etmektedir. Sanatla iç içe bir özel hayat süren yetenekli yıldız, 2019 yılından bu yana Amerikalı aktris Bailee Madison ile birliktedir. İkilinin bu romantik ilişkisi sanatsal bir işbirliğine de dönüşmüş, Madison, New Hope Club'ın "Worse" adlı müzik klibinin yönetmenliğini üstlenmiştir.

Mark Calaway fotoğrafı

Mark Calaway

Mark William Calaway, 24 Mart 1965'te Houston, Teksas, ABD'de dünyaya gelmiştir. O, profesyonel güreş sahnesinde The Undertaker (Mezar Kazıcı) adıyla tanınır ve bu karakteri otuz yıl boyunca eşsiz bir adanmışlıkla canlandırarak güreş tarihinin en ikonik, en saygıdeğer ve en kalıcı figürü olarak kabul edilir. Kariyerine 1990 yılında WWE'nin (o zamanki adıyla WWF) Survivor Series etkinliğinde gizemli bir karakter olarak başladı. Başlangıçta, menajeri Paul Bearer tarafından yönetilen, acıya karşı hissiz, yavaş ve metodik bir "Ölü Adam" (Deadman) olarak tasvir edildi. The Undertaker karakteri, yıllar içinde güreş dünyasında eşi benzeri görülmemiş bir evrim geçirdi. Başlangıçtaki western tarzı mezarcıdan, karanlığın ve doğaüstü güçlerin efendisi olan "The Phenom"a dönüştü. 2000'li yılların başında ise radikal bir değişiklikle, motosikletiyle ringe gelen ve daha insani bir karakter olan "American Bad Ass" (Amerikan Asi Motorcu) kimliğine büründü. 2004 yılında ise klasik "Ölü Adam" karakterine geri dönerek, kariyerinin geri kalanında bu efsanevi kimliği sürdürdü. Ancak The Undertaker'ın mirasının en büyük parçası, WrestleMania'daki efsanevi yenilmezlik serisidir. "The Streak" (Seri) olarak bilinen bu başarı, yirmi yılı aşkın bir süre boyunca devam etti ve WrestleMania etkinliğinin kendisinden daha büyük bir çekim merkezi haline geldi. Shawn Michaels ve Triple H gibi isimlere karşı seriyi koruduğu maçlar, güreş tarihinin klasikleri arasına girdi. Seri, 21-0'a ulaştıktan sonra, WrestleMania XXX'te Brock Lesnar tarafından sonlandırıldığında, bu an WWE tarihinin en şok edici anlarından biri oldu. Kariyerinin sonlarına doğru daha az sıklıkla güreşen The Undertaker, son maçını WrestleMania 36'da AJ Styles'a karşı sinematik formatta çekilen ve büyük beğeni toplayan "Boneyard Match" (Hurdalık Maçı) ile yaptı. Resmi emekliliğini ise ilk çıkışından tam 30 yıl sonra, 2020 Survivor Series'de düzenlenen "Final Farewell" (Son Veda) töreniyle ilan etti. 2022 yılında WWE Hall of Fame'e dahil edilen Calaway, Temmuz 2025 itibarıyla kariyerinden hikayeler anlattığı "1deadMAN SHOW" adlı tek kişilik gösterileriyle hayranlarıyla buluşmakta ve WWE elçisi olarak görev yapmaktadır. O, bir karakteri korumadaki ustalığı ve soyunma odasındaki liderliğiyle güreş endüstrisinin vicdanı olarak anılmaktadır.

Joe Pesci fotoğrafı

Joe Pesci

Oyuncu kadrosu · Evde Tek Başına 2: New York'ta Kayıp, Cehennem Silahı 2, Sıkı Dostlar olarak bilinir

Joseph Frank Pesci, 9 Şubat 1943 tarihinde Newark, New Jersey, ABD'de dünyaya gelmiştir. İtalyan asıllı işçi sınıfı bir ailenin çocuğu olan Pesci, oyunculuk ve müziğe çok küçük yaşlarda ilgi duymaya başladı. Henüz beş yaşındayken New York'taki tiyatro oyunlarında sahneye çıktı ve on yaşına geldiğinde düzenli olarak televizyon programlarında yer alıyordu. Gençliğinde müziğe yönelerek "Joe Ritchie" adıyla bir albüm çıkardı, çeşitli gruplarda gitar çaldı ve komedi kulüplerinde stand-up denemeleri yaptı. Sinema kariyerine düşük bütçeli bağımsız suç filmi "The Death Collector" (1976) ile adım attı. Bu filmdeki performansı, usta aktör Robert De Niro'nun dikkatini çekti ve De Niro onu yönetmen Martin Scorsese ile tanıştırdı. Bu kritik buluşma, Pesci'nin kariyerini sonsuza dek değiştirecek olan "Kızgın Boğa" (Raging Bull) (1980) filminde boksör Jake LaMotta'nın kardeşi ve menajeri Joey LaMotta karakterini canlandırmasını sağladı. Gösterdiği bu olağanüstü performansla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını ve BAFTA ödülünü kazandı. 1980'lerde "Bir Zamanlar Amerika'da" (Once Upon a Time in America) (1984) gibi yapımlarda rol alsa da asıl altın çağını 1990'larda yaşadı. Martin Scorsese ile yeniden bir araya geldiği mafya başyapıtı "Sıkı Dostlar" (Goodfellas) (1990) filmindeki öngörülemez, psikopat ve tehlikeli gangster Tommy DeVito rolüyle sinema tarihine geçti ve bu kez En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandı. Sadece sert mafya rolleriyle sınırlı kalmayan aktör, aynı yıl efsanevi aile komedisi "Evde Tek Başına" (Home Alone) (1990) ve devam filmi "Evde Tek Başına 2" (Home Alone 2: Lost in New York) (1992) filmlerindeki şapşal hırsız Harry Lyme rolüyle milyonların sevgilisine dönüştü. "Kuzenim Vinny" (My Cousin Vinny) (1992) filmindeki komedi performansı büyük övgü toplarken, "Cehennem Silahı" (Lethal Weapon) serisine Leo Getz karakteriyle dahil olarak yeteneğinin sınırlarını genişletti. Scorsese ve De Niro ile olan efsanevi ortaklığını, Las Vegas'ın karanlık yüzünü anlatan "Casino" (1995) filmindeki acımasız mafya üyesi Nicky Santoro rolüyle zirvede tutmayı başardı. 1999 yılında müziğe odaklanmak ve kişisel hayatına zaman ayırmak amacıyla oyunculuktan emekli olduğunu açıkladı. Bu kararın ardından uzun yıllar boyunca setlerden uzak kalarak sadece birkaç özel projede göründü. Ancak efsanevi yönetmen Martin Scorsese'nin uzun süren ikna çabaları sonucunda "İrlandalı" (The Irishman) (2019) filmiyle görkemli bir dönüş yaptı. Bu filmde canlandırdığı sessiz, kontrollü ve bilge mafya babası Russell Bufalino rolüyle alışılmışın dışında, çok daha olgun bir performans sergileyerek kariyerinde üçüncü kez Oscar'a aday gösterildi. Son olarak komedi dizisi "Bupkis"te (2023) yer alan usta aktör; hem sinir bozucu derecede korkutucu hem de inanılmaz derecede komik karakterleri aynı ustalıkla canlandırabilen eşsiz bir yetenek olarak sinema tarihindeki saygın yerini korumaktadır.

Harriet Walter fotoğrafı

Harriet Walter

Oyuncu kadrosu · Sığınak, Youth, Silo olarak bilinir

Dame Harriet Mary Walter, 24 Eylül 1950 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Efsanevi aktör Christopher Lee'nin yeğeni olan Walter, köklü bir aileden gelmektedir. Oyunculuk eğitimini prestijli Londra Müzik ve Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (LAMDA) tamamlamış ve kariyerine tiyatro sahnelerinde güçlü bir başlangıç yapmıştır. Özellikle Royal Shakespeare Company (RSC) ve National Theatre bünyesinde sergilediği performanslarla İngiliz tiyatrosunun en saygın isimlerinden biri haline gelmiş, sayısız klasik eserde başrol üstlenerek Olivier Ödülü başta olmak üzere pek çok prestijli tiyatro ödülü kazanmıştır. 1980'li ve 90'lı yıllarda televizyon ve sinema dünyasına adım atan Walter, Jane Austen uyarlaması "Aşk ve Yaşam" (Sense and Sensibility) (1995) filmindeki hırslı Fanny Dashwood rolüyle uluslararası izleyicinin dikkatini çekmiştir. Tiyatro ağırlıklı kariyerini ekranda da sürdüren başarılı oyuncu, sinemada "Kefaret" (Atonement) (2007), "Genç Victoria" (The Young Victoria) (2009), "Yasak Aşk" (A Royal Affair) (2012) ve "Star Wars: Güç Uyanıyor" (Star Wars: The Force Awakens) (2015) gibi önemli yapımlarda akılda kalıcı karakterlere hayat vermiştir. Harriet Walter'ı modern televizyon izleyicisi için ikonik ve vazgeçilmez bir figür haline getiren ise son yıllarda peş peşe rol aldığı yüksek profilli dizilerdeki ustalık işi performansları olmuştur. "The Crown" (2016) dizisinde Winston Churchill'in eşi Clementine Churchill'i canlandırmasının ardından, çok ödüllü HBO dizisi "Succession"da (2018-2023) Logan Roy'un sivri dilli, mesafeli ve aristokrat eski eşi Leydi Caroline Collingwood rolüyle kariyerinde yeni bir zirve görmüş ve Emmy adaylıkları kazanmıştır. Bu dönemde televizyonun en çok konuşulan yapımlarında adeta bir ekran harikası olarak öne çıkmış; "Killing Eve" (2020) dizisinde eski bir Rus suikastçı olan Dasha'yı, "Ted Lasso"da (2020-2023) Rebecca'nın neşeli annesi Deborah'ı ve distopik bilimkurgu dizisi "Silo"da (2023) tecrübeli mühendis Martha Walker'ı birbirinden tamamen farklı enerjilerle ustalıkla canlandırmıştır. Tiyatro ve drama sanatlarına yaptığı üstün katkılardan dolayı 2011 yılında Kraliçe II. Elizabeth tarafından "Dame" (DBE) unvanına layık görülen Harriet Walter, kusursuz diksiyonu, karizmatik duruşu ve inanılmaz genişlikteki oyunculuk yelpazesiyle hem sahnede hem de ekranda günümüzün en değerli İngiliz karakter oyuncularından biri olarak kariyerine üretken bir şekilde devam etmektedir.

Rafi Gavron fotoğrafı

Rafi Gavron

Oyuncu kadrosu · Bir Yıldız Doğuyor, Odyssey olarak bilinir

Raphael Pichey Gavron, 24 Mayıs 1989 tarihinde Hendon, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Yayıncı Simon Gavron ve yazar Martha Pichey'in oğlu olarak büyüyen Gavron'un dedesi, İngiliz asilzadesi ve hayırsever Robert Gavron'dur. Erken yaşlarda oyunculuğa ilgi duymaya başlayan Gavron, herhangi bir resmi oyunculuk eğitimi almamasına rağmen doğal yeteneğiyle kısa sürede sektörün dikkatini çekmeyi başardı. Sinema dünyasına adım atması, usta yönetmen Anthony Minghella'nın romantik suç draması "Hırsız" (Breaking and Entering - 2006) filmiyle oldu. Jude Law ve Juliette Binoche ile birlikte rol aldığı bu filmde canlandırdığı genç hırsız Miro karakteriyle eleştirmenlerden büyük övgü topladı. Bu ilk ve çarpıcı performansıyla İngiliz Bağımsız Film Ödülleri'nde (BIFA) Umut Veren Yeni Oyuncu dalında aday gösterilerek kariyerine iddialı bir başlangıç yaptı. Bu başarılı çıkışın ardından Hollywood yapımlarına yönelen İngiliz aktör, HBO'nun prestijli tarihi dizisi "Rome"un (2007) ikinci sezonunda Duro karakterini canlandırarak televizyon dünyasına da adım attı. 2008 yılında Michael Cera ve Kat Dennings ile birlikte rol aldığı popüler romantik komedi "Nick ve Norah'nın Sınırsız Playlist'i" (Nick and Norah's Infinite Playlist) filminde baş vokalist Dev karakteriyle ve aynı yıl Brendan Fraser'ın başrolünde olduğu fantastik macera "Mürekkep Yürek" (Inkheart) filminde Farid karakteriyle uluslararası arenada tanınırlığını artırdı. İlerleyen yıllarda hem sinema hem de televizyonda çok yönlü karakterlere hayat vermeye devam etti. Televizyon ekranlarında kült aksiyon dizisi "24" (2010), aile dramaları "Life Unexpected" (2010) ve "Parenthood" (2011) gibi yapımlarda tekrar eden roller üstlendi. Beyazperdede ise Dwayne Johnson'ın başrolünde yer aldığı suç-aksiyon filmi "Muhbir" (Snitch - 2013), Taylor Lautner ile başrolü paylaştığı "Takipçiler" (Tracers - 2015) ve bağımsız dram "The Land" (2016) gibi farklı türlerdeki projelerde karakter oyunculuğundaki başarısını sergiledi. Kariyerindeki en büyük kırılma noktalarından biri ve onu küresel çapta geniş kitlelere tanıtan rol, Bradley Cooper'ın yönettiği ve Lady Gaga ile başrolleri paylaştığı, Akademi Ödüllü müzikal dram "Bir Yıldız Doğuyor" (A Star Is Born - 2018) filmi oldu. Lady Gaga'nın canlandırdığı Ally karakterinin kariyerini şekillendiren vizyoner ancak soğukkanlı müzik menajeri Rez Gavron'u canlandırdığı bu performansıyla büyük beğeni topladı. Bu devasa gişe ve ödül başarısının hemen ardından, George Clooney'nin yönettiği Hulu mini dizisi "Catch-22"da (2019) Aarfy Aardvark karakterine ve eleştirmenlerce beğenilen suç draması "Godfather of Harlem" (2019-2021) dizisinde Ernie Nunzi karakterine hayat vererek televizyonun altın çağındaki güçlü projelerde yer almayı sürdürdü. Casusluk gerilimi "Ghosts of Beirut" (2023) mini dizisindeki performansının ardından Gavron; Chris Pratt, Rebecca Ferguson, Kali Reis, Kylie Rogers ve Chris Sullivan gibi yıldız isimlerle birlikte büyük bütçeli 2026 yapımı distopik bilimkurgu-aksiyon filmi "Mercy"nin iddialı kadrosuna dahil olarak Hollywood'daki istikrarlı yükselişini sürdürmektedir.

Jack Lemmon fotoğrafı

Jack Lemmon

Jack Lemmon, 8 Şubat 1925 tarihinde Newton, Massachusetts, ABD'de dünyaya gelmiştir. Harvard Üniversitesi'nde eğitim gördükten ve İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD Donanması'nda görev yaptıktan sonra, oyunculuk kariyerine radyoda, Broadway'de ve televizyonun ilk yıllarında adım attı. Sinema dünyasına 1954 yapımı "It Should Happen to You" filmiyle güçlü bir giriş yapan Lemmon, sadece bir yıl sonra efsanevi yönetmen John Ford'un "Mister Roberts" (1955) filmindeki Ensign Pulver rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü'nü (Oscar) kazanarak büyük bir çıkış yakaladı. Kariyerini asıl zirveye taşıyan ve onu Hollywood'un en sevilen "sıradan adam" (everyman) figürlerinden biri yapan şey, usta yönetmen Billy Wilder ile olan uzun soluklu işbirliği oldu. Wilder'ın yönettiği, Marilyn Monroe ve Tony Curtis ile başrolü paylaştığı unutulmaz komedi klasiği "Bazıları Sıcak Sever" (Some Like It Hot) (1959) ve Shirley MacLaine ile oynadığı En İyi Film ödüllü "Garsoniyer" (The Apartment) (1960) filmleriyle sinema tarihine geçti. Bu dönemde "Sokak Kızı İrma" (Irma la Douce) (1963) ve "Büyük Yarış" (The Great Race) (1965) gibi komedilerde de parlarken, "Gülünç ve Acı" (Days of Wine and Roses) (1962) filmindeki alkolik karakteriyle dramatik rollerdeki ustalığını da kanıtladı. 1973 yapımı "Kaplanı Kurtarmak" (Save the Tiger) filmindeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazanarak, hem başrol hem de yardımcı rol kategorilerinde Oscar kazanan ilk aktör unvanını elde etti. 1970'ler ve 80'ler boyunca Lemmon, komedinin yanı sıra ciddi dramalarda da boy gösterdi. Nükleer bir felaketi konu alan "Çin Sendromu" (The China Syndrome) (1979) ve Cannes'da En İyi Erkek Oyuncu ödülü aldığı Costa-Gavras filmi "Kayıp" (Missing) (1982) gibi politik gerilimlerde güçlü performanslar sergiledi. Kariyeri boyunca en unutulmaz ortaklıklarından birini ise Walter Matthau ile kurdu; ikili "Garip İkili" (The Odd Couple) (1968), "The Front Page" (1974) ve yıllar sonra yeni bir gişe başarısı yakaladıkları "İki İnatçı İhtiyar" (Grumpy Old Men) (1993) ile devam filmi "Daha İnatçı İhtiyarlar" (Grumpier Old Men) (1995) dahil olmak üzere toplam 10 filmde birlikte rol aldı. İlerleyen yıllarda "Amerikalılar" (Glengarry Glen Ross) (1992) filmindeki çaresiz emlakçı rolüyle eleştirmenlerden tam not alan ve "Tuesdays with Morrie" (1999) televizyon filmiyle Emmy Ödülü kazanan usta aktör, neslinin en yetenekli ve çok yönlü oyuncularından biri olarak kabul edilir. Jack Lemmon, 27 Haziran 2001 tarihinde mesane kanseri komplikasyonları nedeniyle 76 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Michael Sheen fotoğrafı

Michael Sheen

Oyuncu kadrosu · Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay, Alis Harikalar Diyarında, Cennet'in Krallığı olarak bilinir

Michael Christopher Sheen (5 Şubat 1969 doğumlu) Gallerli bir oyuncu ve siyasi aktivisttir. Londra Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) eğitim aldıktan sonra, 1990'lar boyunca ağırlıklı olarak tiyatroda çalıştı ve Romeo ve Juliet (1992), Aşkla Aptallık Etme (1993), Peer Gynt (1994), Martı (1995), Eve Dönüş (1997) ve V. Henry (1997) gibi önemli sahne performansları sergiledi. Old Vic'teki Amadeus ve National Theatre'daki Look Back in Anger'daki performansları sırasıyla 1998 ve 1999 yıllarında Olivier Ödülleri'ne aday gösterildi. 2003 yılında, Donmar Warehouse'daki Caligula'daki performansıyla üçüncü kez Olivier Ödülü'ne aday gösterildi. 2000'li yıllardan itibaren çeşitli biyografik filmlerdeki rolleriyle sinema oyuncusu olarak daha çok tanındı. İngiliz politikacı Tony Blair'i canlandırdığı üç filmden oluşan bir üçlemede başrol oynadı: televizyon filmi The Deal (2003), ardından The Queen (2006) ve The Special Relationship (2010). Bu rolüyle hem BAFTA Ödülü'ne hem de Emmy Ödülü'ne aday gösterildi. Ayrıca BBC Four'un 2006 yapımı Fantabulosa! dizisindeki sorunlu komedyen Kenneth Williams rolüyle BAFTA'ya aday gösterildi ve 2006'da Frost/Nixon'da yayıncı David Frost'u canlandırmasıyla dördüncü Olivier Ödülü'ne aday gösterildi. The Damned United (2009) filminde tartışmalı futbol menajeri Brian Clough'u canlandırdı. 2009'da Karanlıklar Ülkesi: Lycan'ların Yükselişi ve Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay adlı iki fantastik filmde rol aldı. Ayrıca bilim kurgu filmi TRON Efsanesi (2010) ve Midnight in Paris (2011)'de de rol aldı. National Theatre Wales'in The Passion (2011) adlı oyununda yönetmenlik yaptı ve başrol oynadı. 2012'de The Twilight Saga: Breaking Dawn Part 2'de de başrol oynadı. 2013'te Showtime'ın televizyon dizisi Masters of Sex'teki (2013–2016) rolüyle Altın Küre adaylığı aldı. Fox'un 2019 yapımı Prodigal Son adlı dramasında hapsedilmiş bir seri katil cerrahı, 2019 BBC/Amazon Studios mini dizisi Good Omens'te bir meleği canlandırdı ve 2020'de Quiz'de Chris Tarrant rolünde yer aldı. (Vikipedi, özgür ansiklopedi)