Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Labirent: Son İsyan posteri

Labirent: Son İsyan

2018

MaceraBilim-KurguAksiyon

Thomas (Dylan O’Brien) bu son görevde, isyancılardan oluşan gruba liderlik ediyor. Şimdi arkadaşlarını kurtarmak için, en ölümcül labirent olduğu ortaya çıkan WCKD kontrollü efsanevi Last City'ye girmek zorundadırlar. Hayatta kalabilenler ise, labirente ilk geldikleri günden beri merak ettikleri soruların cevaplarını alacaklar.

Rosa Salazar fotoğrafı

Rosa Salazar

Oyuncu kadrosu · Alita: Savaş Meleği, Labirent: Son İsyan, Kuralsız olarak bilinir

Rosa Bianca Salazar Amerikalı bir aktris. Washington DC'de doğdu ve Greenbelt, Maryland'de büyüdü. En çok NBC dizisi Parenthood (2010) ve FX antoloji dizisi American Horror Story (2011) ' deki rolü ile bilinir. Alita: Savaş Meleği (2018) ile devam eden oyuncu, ayrıca Labirent: Son İsyan (2018), Otoyol devriyesi (2017), Labirent: Alev Deneyleri: (2015), kuralsız (2015), Search Party (2016) ve Night Owls (2015) filmlerinde oynamıştır.

Antonio Banderas fotoğrafı

Antonio Banderas

Oyuncu kadrosu · Çizmeli Kedi: Son Dilek, Tony, Şrek: Sonsuza Dek Mutlu olarak bilinir

José Antonio Domínguez Bandera, 10 Ağustos 1960 tarihinde Málaga, Endülüs, İspanya'da dünyaya gelmiştir. Bir polis memuru ve bir öğretmenin oğlu olan Banderas, gençliğinde profesyonel bir futbolcu olma hayali kuruyordu. Ancak 14 yaşında geçirdiği ciddi bir ayak sakatlığı sonucu bu tutkusundan vazgeçmek zorunda kaldı ve ilgisini tiyatroya yöneltti. Madrid'e taşındıktan sonra İspanya Ulusal Tiyatrosu'nda sahne alırken efsanevi yönetmen Pedro Almodóvar tarafından keşfedildi. 1980'ler boyunca Almodóvar'ın "Laberinto de pasiones" (Tutku Labirenti), "Matador" ve "Mujeres al borde de un ataque de nervios" (Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar) gibi birçok filminde rol alarak İspanyol sinemasının en tanınan yüzlerinden biri oldu. Onu uluslararası alanda tanıtan film ise yine Almodóvar imzalı "¡Átame!" (Sıkı Sıkı Sar Beni) (1989) oldu. 1990'ların başında Hollywood'a adım atan Banderas, ilk Amerikan filmi "The Mambo Kings" (1992) için seçildiğinde İngilizce bilmiyordu ve repliklerini fonetik olarak ezberlemek zorunda kaldı. Kısa sürede karizması ve yeteneğiyle dikkat çeken aktör, "Philadelphia" (1993) ve "Interview with the Vampire" (Vampirle Görüşme) (1994) gibi filmlerdeki yardımcı rollerinin ardından, Robert Rodriguez'in yönettiği "Desperado" (1995) ile bir aksiyon yıldızı olarak öne çıktı. Ancak onu küresel bir süperstar yapan rol, Anthony Hopkins ve Catherine Zeta-Jones ile başrolü paylaştığı "The Mask of Zorro" (Zorro Efsanesi) (1998) oldu. Bu film, onun swashbuckler (kılıçlı kahraman) imajını pekiştirdi. Bu dönemde Madonna ile başrolü paylaştığı "Evita" (1996) müzikalindeki performansıyla da beğeni topladı. Banderas, seslendirme alanında da büyük bir başarı yakaladı. "Shrek" serisinde ilk kez "Shrek 2"de (2004) seyirciyle buluşan ve kısa sürede serinin en sevilen karakterlerinden biri haline gelen "Puss in Boots" (Çizmeli Kedi) karakterine sesiyle hayat verdi. Karakter o kadar popüler oldu ki, "Puss in Boots" (2011) ve eleştirmenlerce büyük beğeni toplayan devam filmi "Puss in Boots: The Last Wish" (Çizmeli Kedi: Son Dilek) (2022) gibi kendi solo filmlerine kavuştu. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde, köklerine geri dönerek Pedro Almodóvar ile yeniden bir araya geldiği "Dolor y gloria" (Acı ve Zafer) (2019) filmindeki performansıyla zirveye ulaştı. Bu otobiyografik rol, ona Cannes Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü ve kariyerinin ilk En İyi Erkek Oyuncu Oscar adaylığını getirdi. Son yıllarda "Indiana Jones and the Dial of Destiny" (Indiana Jones ve Kader Kadranı) (2023) ve "Paddington in Peru" (Peru'daki Paddington) (2024) gibi filmlerde de yer aldı. Oyunculuğun yanı sıra, başarılı bir parfüm markasının sahibi olan ve memleketi Málaga'da kurduğu Teatro del Soho ile tiyatro yapımcılığına yatırım yapan Banderas, İspanyol sinemasından çıkıp küresel bir ikona dönüşen en önemli sanatçılardan biri olarak kabul edilmektedir.

Michael Adler fotoğrafı

Michael Adler

Amerikalı sinema ve televizyon oyuncusu Michael Adler, kariyeri boyunca hem popüler televizyon dizilerindeki konuk rolleri hem de büyük bütçeli filmlerdeki akılda kalıcı yardımcı karakter performanslarıyla tanınan çok yönlü bir isimdir. Adler, Hollywood'da "karakter oyuncusu" olarak, komediden dramaya uzanan geniş bir yelpazede istikrarlı bir kariyer inşa etmiştir. Oyunculuk kariyerine 2000'li yılların ortalarında adım atan Adler, ilk dönemlerinde "Veronica Mars", "CSI: NY" ve "The Mentalist" gibi dönemin çok izlenen polisiye ve gizem dizilerinde aldığı rollerle ekran deneyimi kazandı. Bu süreçte Disney yapımı gençlik filmi "Prom" (2011) gibi projelerde de yer alarak genç izleyici kitlesine hitap eden yapımlarda göründü. Michael Adler'in kariyerindeki en büyük kırılma noktası ve onu uluslararası alanda geniş kitlelere tanıtan proje, James Dashner'ın çok satan distopik roman serisinden uyarlanan 2014 yapımı "Labirent: Ölümcül Kaçış" (The Maze Runner) filmi oldu. Filmde, labirentin merkezindeki Kayran (Glade) bölgesinde tarım işlerinden sorumlu "Keeper of the Track-hoes" unvanına sahip Zart karakterini canlandırdı. Sessiz ama sempatik bir karakter olan Zart rolü, filmin küresel başarısıyla birlikte Adler'in en bilinen performanslarından biri haline geldi. Televizyon dünyasındaki varlığını "Modern Family", "Bones", "Shameless", "Teen Wolf" ve "Grey's Anatomy" gibi uzun soluklu ve yüksek reytingli dizilerde yer alarak sürdüren oyuncu, her rolünde karakterine özgün bir dokunuş katmayı başardı. Son yıllarda kariyerini çeşitlendiren Adler, seslendirme sanatçılığına da yöneldi. 2023 yılının gişe rekortmeni animasyon filmi "Süper Mario Kardeşler Filmi"nde (The Super Mario Bros. Movie) seslendirme kadrosunda yer aldı. Aynı yıl, Amazon Prime'ın müzikal drama dizisi "Daisy Jones & The Six"te de rol alarak aktif oyunculuk hayatına devam etmektedir.

Yorick van Wageningen fotoğrafı

Yorick van Wageningen

Oyuncu kadrosu · Hacker olarak bilinir

Yorick van Wageningen, 16 Nisan 1964 tarihinde Baarn, Utrecht, Hollanda'da dünyaya gelmiştir. Hollanda tiyatrosunda ve sinemasında sağlam bir temel oluşturduktan sonra Hollywood'a geçiş yapan ve canlandırdığı tekinsiz karakterlerle tanınan yetenekli bir oyuncudur. Kariyerine yerel tiyatro oyunlarında sahne alarak başlayan van Wageningen, sinemadaki ilk deneyimlerini "Wild Mussels" (2000) ve "Total Loss" (2000) gibi Hollanda yapımlarıyla kazandı. Steven Spielberg'in dikkatini çekip "Azınlık Raporu" (Minority Report) filmi için düşünülse de, vize sorunları nedeniyle bu projede yer alamadı; ancak bu süreç Hollywood kapılarının ona açılmasını sağladı. Uluslararası alandaki ilk büyük çıkışını, Martin Campbell'ın yönettiği ve Angelina Jolie ile Clive Owen'ın başrollerini paylaştığı "Sınırların Ötesinde" (Beyond Borders) (2003) filmiyle gerçekleştirdi. Bu filmdeki performansı, onun Amerikan sinemasında karakter oyuncusu olarak yer edinmesini sağladı. Hemen ertesi yıl, Vin Diesel'in başrolünü üstlendiği bilimkurgu aksiyon filmi "Riddick Günlükleri" (The Chronicles of Riddick) (2004) filminde "The Guv'nor" karakteriyle hafızalara kazındı. Terrence Malick'in yönettiği epik tarih filmi "Yeni Dünya" (The New World) (2005) filminde Captain Argall rolüyle dramatik yeteneğini sergiledi. Yorick van Wageningen'in kariyerindeki en çok konuşulan ve belki de en zorlu performansı, David Fincher'ın yönettiği "Ejderha Dövmeli Kız" (The Girl with the Dragon Tattoo) (2011) filminde geldi. Rooney Mara'nın canlandırdığı Lisbeth Salander karakterinin yasal vasisi olan sadist avukat Nils Bjurman'ı canlandırdı. İzlemesi son derece zor olan şiddet sahnelerini içeren bu rolü, karakterin karanlık doğası nedeniyle başlangıçta reddetmeyi düşünse de, Fincher'ın vizyonuna güvenerek kabul etti ve filmin en etkileyici performanslarından birini ortaya koydu. Kariyerine "47 Ronin" (2013) filminde Keanu Reeves ile ve Michael Mann'ın "Blackhat" (2015) filminde Chris Hemsworth ile çalışarak devam etti. 1973 yapımı klasiğin yeniden çevrimi olan "Papillon" (2017) filminde acımasız hapishane müdürü Warden Barrot rolünü üstlendi. 2019 yılında gişe başarısı yakalayan psikolojik korku filmi "Ölümcül Labirent" (Escape Room) filminde Oyun Ustası (Games Master) olarak kilit bir rolde izleyici karşısına çıktı. Hollywood kariyerinin yanı sıra Hollanda sinemasına da katkı sağlamayı sürdüren oyuncu, II. Dünya Savaşı konulu "De slag om de Schelde" (The Forgotten Battle) (2020) filminde ve Netflix'in fantastik dizisi "The Letter for the King" (2020) yapımında Kral Favian rolüyle yer aldı. Özellikle Hollanda yapımı "Judas" (2019) dizisinde, ülkenin en kötü şöhretli suçlusu Willem Holleeder'ı canlandırdığı performansı ülkesinde büyük övgü topladı ve ona Hollanda'nın en prestijli film ödülü olan Altın Buzağı (Gouden Kalf) ödülünü En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında kazandırdı.

Aidan Gillen fotoğrafı

Aidan Gillen

Oyuncu kadrosu · Labirent: Son İsyan, Mayor of Kingstown, Game of Thrones olarak bilinir

Aidan Gillen (doğum adıyla Aidan Murphy), 24 Nisan 1968 tarihinde Dublin, İrlanda'da dünyaya gelmiştir. Mimarlık eğitimi almış bir baba ve hemşire bir annenin oğlu olarak Drumcondra semtinde büyüyen Gillen, gençlik yıllarında Dublin Gençlik Tiyatrosu'na (Dublin Youth Theatre) katılarak oyunculuğa adım atmıştır. Kız kardeşi Fionnuala Murphy de bir oyuncu, kardeşi Dominic Murphy ise bir oyun yazarıdır. Kariyerinin başında, sendikaya kayıtlı başka bir Aidan Murphy olduğu için annesinin kızlık soyadı olan "Gillen"ı sahne adı olarak kullanmaya başlamıştır. Profesyonel kariyerine İrlanda ve İngiltere tiyatrolarında başlayan Gillen, ekrandaki ilk büyük çıkışını İngiliz televizyon tarihinin çığır açan dizilerinden biri olan "Queer as Folk" (1999-2000) ile yapmıştır. Dizide canlandırdığı manipülatif ve karizmatik Stuart Alan Jones karakteri, ona En İyi Erkek Oyuncu dalında BAFTA TV ödülü adaylığı kazandırmış ve yeteneğinin uluslararası alanda fark edilmesini sağlamıştır. Tiyatro sahnesindeki başarısını ise Harold Pinter'ın "The Caretaker" oyunundaki performansıyla 2004 yılında Broadway'de Tony Ödülü'ne aday gösterilerek perçinlemiştir. Amerika'daki kariyerinde ise HBO'nun başyapıtı kabul edilen suç draması "The Wire" (2004-2008) dizisindeki hırslı ve idealist politikacı Tommy Carcetti rolüyle büyük saygı kazanmıştır. Ancak Aidan Gillen'ı küresel bir ikon haline getiren ve popüler kültürün merkezine yerleştiren performans, yine bir HBO yapımı olan "Taht Oyunları"ndaki (Game of Thrones) (2011-2017) Petyr "Littlefinger" Baelish rolüdür. Yedi sezon boyunca canlandırdığı; "kaos bir merdivendir" felsefesini benimseyen, entrikacı ve soğukkanlı lord karakteri, dizinin en zeki ve tehlikeli oyuncularından biri olarak hafızalara kazınmıştır. Televizyon kariyerindeki başarısını sinemaya da taşıyan İrlanda asıllı aktör, Christopher Nolan'ın "Kara Şövalye Yükseliyor" (The Dark Knight Rises) (2012) filminin açılış sahnesindeki CIA ajanı rolüyle kısa ama akılda kalıcı bir performans sergilemiştir. Gençlik distopyası "Labirent" (Maze Runner) serisinde (2015-2018) ana kötü karakter Janson'ı ve Queen grubunun biyografisi "Bohemian Rhapsody" (2018) filminde grubun menajeri John Reid'i canlandırmıştır. Ayrıca eleştirmenlerce beğenilen müzikal "Sing Street" (2016) filminde de yer almıştır. Son yıllarda televizyonun en prestijli yapımlarında boy göstermeye devam eden Gillen, dönem suç draması "Peaky Blinders" (2017-2019) dizisinde çingene tetikçi Aberama Gold rolüyle karizmatik bir performans sergilemiştir. Ardından İrlanda yapımı suç draması "Kin" (2021-2023) dizisinde bir suç ailesinin lideri Frank Kinsella'yı ve Jeremy Renner'ın başrolünde olduğu "Kingstown Belediye Başkanı" (Mayor of Kingstown) (2021-2024) dizisinde Rus mafya lideri Milo Sunter'ı canlandırarak "tehlikeli ve güçlü adam" rollerindeki ustalığını sürdürmüştür. Yakın dönemde, İrlandalı yazar John McGahern'in romanından uyarlanan "That They May Face the Rising Sun" (2023) filminde başrol oynayarak dramatik yönünü bir kez daha ortaya koymuştur.

Labirent: Ölümcül Kaçış posteri

Labirent: Ölümcül Kaçış

2014

Bilim-KurguAksiyonGizem

Kalp atışlarınızı hızlandıracak bu çok satan romandan uyarlanan gerilimli yapımda Thomas (MTV'nin Teen Wolf serisinin Dylan O'Brien'ı) kendini kocaman ve sürekli değişen bir labirentte, dış dünyaya dair hiçbir hatırası olmayan bir grup oğlanla birlikte bulur. Her köşeden bir tehlike çıkarken - özellikle de ölümcül Griever'lar geceleri beton duvarların arasında dolanırken - Thomas ve diğerleri orada bulunuşlarının gerçek nedenlerini ortaya çıkarmak ve çok geç olmadan bir çıkış yolu bulmak için olabildiğince hızlı olmalıdırlar.

Jennifer Connelly fotoğrafı

Jennifer Connelly

Oyuncu kadrosu · Akıl Oyunları, Karanlık Madde, Alita: Savaş Meleği olarak bilinir

Jennifer Lynn Connelly, 12 Aralık 1970 tarihinde Cairo, New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. Sanat ve eğlence dünyasına erken yaşlarda adım atan Connelly, henüz on yaşındayken ailesinin bir arkadaşının teşvikiyle modellik kariyerine başlamış; kısa sürede gazete ve dergi reklamlarında, ardından televizyon reklamlarında yer alarak dikkat çekmiştir. Bu ilk deneyimler, onun kamera önündeki doğal yeteneğini ve rahatlığını ortaya çıkarmış, oyunculuk kariyerine giden yolu açmıştır. Oyunculuk kariyerine ilk adımını Sergio Leone'nin epik filmi "Bir Zamanlar Amerika" (Once Upon a Time in America, 1984) ile atan Connelly, henüz genç yaşına rağmen bu önemli yapımda küçük ama akılda kalıcı bir rol üstlenmiştir. Asıl çıkışını ise fantastik film "Labirent" (Labyrinth, 1986) ile yapmış, David Bowie gibi bir efsaneyle başrolü paylaşarak uluslararası tanınırlık kazanmıştır. 80'ler ve 90'lar boyunca "Career Opportunities" (1991), "The Rocketeer" (1991) gibi filmlerde rol alarak gençlik idolü statüsünü pekiştirmiş, ancak zamanla daha derinlikli ve zorlayıcı karakterlere yönelme arzusu göstermiştir. Kariyerinde önemli bir dönüm noktası, 90'ların ortalarından itibaren daha olgun ve bağımsız yapımlarda yer almasıyla başlamıştır. "Higher Learning" (1995) ve özellikle Alex Proyas'ın kült bilim kurgusu "Karanlık Şehir" (Dark City, 1998) gibi filmlerle oyunculuk yeteneğinin farklı yönlerini sergileme fırsatı bulmuştur. Bu dönem, onun sadece güzelliğiyle değil, aynı zamanda güçlü oyunculuk performanslarıyla da öne çıkan bir aktris olarak algılanmasını sağlamıştır. 2000 yılı, Connelly için sanatsal zirveye ulaştığı bir yıl olmuştur. Darren Aronofsky'nin rahatsız edici ama bir o kadar da etkileyici filmi "Bir Rüya İçin Ağıt" (Requiem for a Dream) filmindeki performansı, eleştirmenlerden büyük övgü alarak kariyerinde yeni bir sayfa açmıştır. Bu başarısını, bir sonraki yıl Ron Howard'ın yönettiği "Akıl Oyunları" (A Beautiful Mind, 2001) ile taçlandırmıştır. Filmde canlandırdığı Alicia Nash karakteriyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar), Altın Küre ve BAFTA gibi prestijli ödülleri kazanarak Hollywood'un en saygın aktrisleri arasına girmiştir. Oscar sonrası dönemde de Connelly, farklı türlerdeki projelerde yer alarak çeşitliliğini korumuştur. "Hulk" (2003), "Kanlı Elmas" (Blood Diamond, 2006), "Noah" (2014) ve gişe rekortmeni "Top Gun: Maverick" (2022) gibi büyük bütçeli yapımların yanı sıra daha bağımsız ve dramatik filmlerde de rol almıştır. Oyunculuk tarzı; karakterlerinin içsel çatışmalarını ve duygusal derinliğini yansıtmadaki başarısı, zarafeti ve güçlü ekran duruşuyla karakterize edilir. Jennifer Connelly, genç yaşta başladığı kariyerinde zamanla olgunlaşarak Hollywood'un en yetenekli ve saygın isimlerinden biri haline gelmiştir.

Pan'ın Labirenti posteri

Pan'ın Labirenti

2006

FantastikDramSavaş

1944 yılı İspanya'sında, sivil savaş kargaşası sona ermiş görünse de, Navarra'nın kuzeyindeki dağlık bölgelerde çatışmalar sürmektedir. Kendi hayal dünyasında yaşayan 10 yaşındaki Ofelia, hamile annesi Carmen'le birlikte, Navarra'ya, üvey babası Kaptan Vidal'in yanına gider. Kaptan Vidal, faşist yönetimin emrinde çalışan ve sınırları isyancılardan temizlemekle görevli bir memurdur. Sert mizacı ve otoriter tavrı nedeniyle üvey babasıyla en ufak bir yakınlık kuramayan Ofelia, bir gün arka bahçelerinde, esrarengiz bir labirent keşfeder. Bu labirentin içinde tanıştığı, gövdesinin yarısı insan yarısı yaratık olan Pan'la yaşayacakları, Ofelia'nın bütün yaşamını değiştirecektir.

Patricia Clarkson fotoğrafı

Patricia Clarkson

Oyuncu kadrosu · Labirent: Ölümcül Kaçış, Zindan Adası, Dokunulmazlar olarak bilinir

Patricia Davies Clarkson, 29 Aralık 1959 tarihinde New Orleans, Louisiana, ABD'de dünyaya gelmiştir. Politikacı bir anne ve okul yöneticisi bir babanın kızı olan Clarkson, oyunculuğa erken yaşlarda ilgi duydu. Louisiana Eyalet Üniversitesi'nde konuşma patolojisi okurken drama tutkusunun ağır basmasıyla Fordham Üniversitesi'ne geçiş yaptı ve tiyatro bölümünden birincilikle mezun oldu. Ardından prestijli Yale Drama Okulu'nda yüksek lisans eğitimini tamamlayarak oyunculuk sanatında sağlam bir akademik temel attı. Kariyerine New York'ta tiyatro sahnelerinde adım atan ve Broadway'de olumlu eleştiriler alan Clarkson, sinemaya geçişini Brian De Palma'nın yönettiği klasikleşmiş suç filmi "Dokunulmazlar" (The Untouchables) (1987) ile yaptı. Bu filmde Kevin Costner'ın canlandırdığı Eliot Ness'in eşi rolüyle beyaz perdede ilk kez dikkatleri üzerine çekti. Ardından Clint Eastwood ile "Ölüm Havuzu" (The Dead Pool) (1988) filminde rol alarak Hollywood'daki yerini sağlamlaştırmaya başladı. 1990'lı yıllar boyunca çeşitli sinema ve televizyon projelerinde yer alsa da, kariyerindeki gerçek sanatsal kırılma noktası Lisa Cholodenko'nun yönettiği bağımsız dram "High Art" (1998) ile yaşandı. Bu filmdeki uyuşturucu bağımlısı eski Alman oyuncu Greta performansı, ona bağımsız sinema dünyasında büyük prestij kazandırdı ve yeteneğinin sınırlarını gösterdi. Hemen ardından Frank Darabont'un gişe rekorları kıran başyapıtı "Yeşil Yol" (The Green Mile) (1999) filmindeki Melinda Moores rolüyle çok daha geniş kitlelerce tanınmaya başlandı. 2000'li yıllar, Clarkson'ın kariyerinin zirvesini yaşadığı ve Hollywood'un en saygın karakter oyuncularından birine dönüştüğü altın dönemi oldu. Todd Haynes'in "Cennetten Çok Uzakta" (Far from Heaven) (2002) ve Lars von Trier'in "Dogville" (2003) gibi sanatsal yönü ağır basan önemli yapımlarında yer aldı. 2003 yılı ise kariyeri için adeta bir dönüm noktasıydı; hem "Hayatın İçinden" (The Station Agent) filmindeki rolüyle eleştirmenlerden tam not aldı hem de "Pieces of April" (Şeker Gibi) filmindeki kanser hastası, alaycı anne rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü'ne (Oscar) aday gösterildi. Aynı dönemde, kült televizyon dizisi "Six Feet Under"da (2002-2005) canlandırdığı renkli ve özgür ruhlu Sarah O'Connor karakteriyle iki kez Emmy Ödülü kazanarak televizyon dünyasında da zirveye çıktı. İlerleyen yıllarda "İyi Geceler ve İyi Şanslar" (Good Night, and Good Luck) (2005), Martin Scorsese imzalı "Zindan Adası" (Shutter Island) (2010), hit komedi "Adı Çıkmış" (Easy A) (2010) ve popüler distopik aksiyon "Labirent" (The Maze Runner) serisi (2014-2018) gibi birbirinden çok farklı türlerdeki projelerde usta oyunculuğunu konuşturmaya devam etti. Televizyon dünyasındaki güçlü varlığını "House of Cards" (2017-2018) dizisiyle pekiştiren Clarkson, 2018 yılında HBO'nun karanlık ve psikolojik mini dizisi "Sharp Objects"teki Adora Crellin rolüyle kariyerinin en çarpıcı performanslarından birine imza attı ve bu rol ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre ödülü kazandırdı. Kendine has zarif duruşu ve ikonik pürüzsüz sesiyle tanınan usta oyuncu, günümüzde de nitelikli sinema filmlerinde ve prestijli televizyon projelerinde başrol ve kilit karakterlere hayat vermeyi sürdürmektedir.

Adalar posteri

Adalar

2017

FantastikDramKorku

Çılgın bir gece boyunca ortaya çıkan cinsel bir düş. Karakterler ıslak bir rüya ve gerçek kâbus arasındaki çizgileri bulanıklaştırarak erotik bir aşk şehvet labirenti aracılığıyla kaybolur. Korkunç, erotik bir sahne performansı seyirciler ve oyuncular aracılığıyla şehvet dalgaları gönderir.

A Returner's Magic Should Be Special posteri

A Returner's Magic Should Be Special

2023

Bilim Kurgu & FantaziAksiyon & MaceraAnimasyon

Dünyamızı kirletmeye devam eden bir başka boyut, Gölge Dünya. İnsanlık, Gölge Labirenti olarak bilinen en büyük felaketle karşı karşıya. Desir Herrman ve arkadaşları, umutsuz saldırılarına rağmen Yıkım Ejderhası Boromir Napolitan'a karşı verdikleri savaşı kaybederler ve dünyanın sonu gelir. Desir sonunun geldiğine ikna olduğunda gözlerini açar... kendini 13 yıl geçmişte bulur. Desir, İmparatorluk'taki en iyi büyücü okulu olan Hebrion Akademisi'nin kayıt töreninde zamanda geriye gitmiştir. Yaklaşan kıyametin geleceğini değiştirmek için Desir, dünyayı kurtarmak üzere arkadaşlarını bir kez daha bir araya getirir!

Maribel Verdú fotoğrafı

Maribel Verdú

Oyuncu kadrosu · Haydi Takım!, Pan'ın Labirenti, The Flash olarak bilinir

Maribel Verdú (tam adıyla María Isabel Verdú Rollán), 2 Ekim 1970 tarihinde Madrid, İspanya'da dünyaya gelmiştir. Kariyerine henüz 13 yaşındayken reklam filmlerinde ve modellik yaparak başlayan Verdú, genç yaşta okulu bırakıp tamamen oyunculuğa odaklanma kararı aldı. İlk ciddi oyunculuk deneyimini Vicente Aranda'nın yönettiği televizyon dizisi "La huella del crimen"in (1985) bir bölümünde yaşasa da, sinemadaki varlığını "27 Hours" (1986) ve "La Estanquera de Vallecas" (1987) gibi filmlerle hissettirdi. Ancak onu İspanyol sinemasının zirvesine taşıyan ve yönetmenlerin "ilham perisi" olarak anılmasını sağlayan film, Vicente Aranda'nın yönettiği erotik gerilim "Amantes" (1991) oldu. Bu filmdeki cesur performansı ona ilk Goya Ödülü adaylığını getirdi. Hemen ardından, Fernando Trueba'nın Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ını kazanan "Güzellik Çağı" (Belle Époque) (1992) filminde rol alarak uluslararası alanda tanınırlığını artırdı. 1990'lar boyunca Bigas Luna ve Fernando Trueba gibi usta yönetmenlerle çalışarak İspanya'nın en çok aranan yüzlerinden biri oldu. Kariyerinin ikinci büyük sıçramasını 2000'li yıllarda uluslararası yapımlarla gerçekleştirdi. Alfonso Cuarón'un kült yol filmi "Y tu mamá también" (2001) filmindeki Luisa Cortés rolüyle Meksika ve Hollywood'da eleştirmenlerden tam not aldı. Ardından Guillermo del Toro'nun modern başyapıtı "Pan'ın Labirenti" (Pan's Labyrinth) (2006) filminde Mercedes karakterini canlandırarak kariyerinin en ikonik performanslarından birine imza attı ve Meksika'nın Ariel Ödülü'nü kazandı. İspanyol Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından verilen Goya Ödülleri'nde en çok aday gösterilen aktris unvanına sahip olan Verdú, bu prestijli ödülü "Siete mesas de billar francés" (2007) filmindeki performansıyla "En İyi Kadın Oyuncu" dalında ilk kez kazandı. İkinci Goya ödülünü ise Pablo Berger'in yönettiği sessiz ve siyah-beyaz film "Blancanieves" (2012) filmindeki kötü üvey anne rolüyle aldı. Sinemanın yanı sıra tiyatroda da oldukça aktif olan oyuncu, kariyeri boyunca 60'tan fazla filmde rol aldı. Yakın dönemde Hollywood projelerinde de yer alan Maribel Verdú, Apple TV+ yapımı "Raymond & Ray" (2022) filminde Ewan McGregor ve Ethan Hawke ile birlikte rol aldı. DC Genişletilmiş Evreni'ne (DCEU) dahil olarak "The Flash" (2023) filminde başkahraman Barry Allen'ın annesi Nora Allen'ı canlandırdı. Ayrıca popüler Netflix dizisi "Élite"in yedinci sezon kadrosuna katılarak Carmen rolüyle izleyici karşısına çıktı. Maribel Verdú, İspanyol tiyatro ailesinden gelen yapımcı Pedro Larrañaga ile evlidir ve sanatına katkılarından dolayı İspanya Kültür Bakanlığı tarafından verilen Altın Liyakat Madalyası (2009) sahibidir.