Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Kirpi Sonic posteri

Kirpi Sonic

2020

AileKomediBilim-Kurgu

Özel güçleri olan Kirpi Sonic, çocuk yaşta kendi dünyasında tehlike altında olduğu için, ona kol kanat geren baykuş Longclaw’ın verdiği sihirli yüzüklerle boyut atlayarak dünyamıza gelir. Bizim dünyamızda kendince bir yuva ve huzur bulduğu halde oldukça yalnızdır. Yaşadığı Green Hills kasabasında şeriflik yapan Tom Wachowski ile tanışan Sonic, kaybettiği sihirli yüzükleri bulmak için Tom ile beraber San Francisco’ya doğru yola çıkar. Ancak bu yolculuk sırasında, peşinde hükemet tarafınan görevlendirilen onu yakalamak ve özel güçlerini kullanmak için arayan kötü bilim adamı Dr. Robotnik ve tehlikeli robotları vardır.

Kirpi Sonic 3 posteri

Kirpi Sonic 3

2024

AileKomediBilim-Kurgu

Süpersonik hızlarda koşabilen mavi bir kirpi olan Sonic'in maceralarını konu alan bu seride, dostları Knuckles ve Tails ile birlikte, daha önce karşılaştıkları hiçbir şeye benzemeyen gizemli ve güçlü bir düşman olan Shadow'a karşı mücadele ediyor. Shadow, sahip olduğu benzersiz yeteneklerle Sonic ve arkadaşlarını zorluyor. Bu tehlikeli düşmanı durdurmak ve gezegeni korumak için Sonic ve ekibi, beklenmedik ittifaklar kurmak zorunda kalıyor.

Kirpi Sonic 2 posteri

Kirpi Sonic 2

2022

AileKomediMacera

Sonic, Green Hills’e yerleştikten sonra gerçek bir kahraman olmak için gereken özelliklere sahip olduğunu kanıtlamak için sabırsızlanır. Dr. Robotnik, bu kez yeni ortağı Knuckles ile birlikte medeniyetleri yok etme gücüne sahip olan bir zümrüdün arayışıyla geri döndüğünde sınavı başlar. Sonic, yardımcısı Tails’le ekip olur ve birlikte zümrüdü yanlış ellere düşmeden bulmak üzere dünya çapında bir yolculuğa çıkarlar.

Jim Carrey fotoğrafı

Jim Carrey

Oyuncu kadrosu · Maske, Sil Baştan, Kirpi Sonic 3 olarak bilinir

James Eugene Carrey, 17 Ocak 1962 tarihinde Newmarket, Ontario, Kanada'da dünyaya gelmiştir. Muhasebeci bir baba ve ev hanımı bir annenin dört çocuğundan en küçüğü olan Carrey, zorlu bir çocukluk geçirdi. Ailesinin maddi sıkıntıları nedeniyle bir dönem okuldan ayrılıp fabrikada çalışmak zorunda kalan ve hatta karavanda yaşayan Carrey, yaşadığı zorluklarla başa çıkmak için mizaha sığındı. Toronto'daki komedi kulübü Yuk Yuk's'ta stand-up yaparak kariyerine başlayan genç komedyen, Rodney Dangerfield'ın dikkatini çekerek turne açılışlarını yapmaya başladı ve şansını denemek için Hollywood'a taşındı. Kariyerinin ilk dönüm noktası, 1990 yılında Wayans kardeşlerin skeç komedi dizisi "In Living Color" kadrosuna katılması oldu. Burada yarattığı eksantrik karakterlerle dikkat çeken Carrey, 1994 yılında sinema tarihinde eşine az rastlanan bir başarıya imza attı. Aynı yıl içinde vizyona giren "Budala Dedektif" (Ace Ventura: Pet Detective), "Maske" (The Mask) ve "Salak ile Avanak" (Dumb and Dumber) filmlerinin üçü de gişe rekorları kırdı. "Lastik yüzlü" lakabını almasını sağlayan elastik mimikleri ve enerjik fiziksel komedisiyle Carrey, bir gecede Hollywood'un en çok kazanan yıldızlarından birine dönüştü. Bu başarıyı 1995'te "Batman Daima" (Batman Forever) filmindeki Riddler rolü ve 1997'de "Yalancı Yalancı" (Liar Liar) izledi. Sadece bir komedi oyuncusu olmadığını kanıtlamak isteyen Carrey, 1990'ların sonunda dramatik rollere yöneldi. Peter Weir'in "Truman Show" (1998) filmindeki Truman Burbank performansıyla kariyerinin ilk Altın Küre ödülünü kazandı. Hemen ertesi yıl, komedyen Andy Kaufman'ı canlandırdığı "Ay'daki Adam" (Man on the Moon) (1999) ile ikinci Altın Küre'sini kucakladı. Michel Gondry'nin yönettiği "Sil Baştan" (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) (2004) filmindeki Joel Barish rolüyle, kariyerinin en içe dönük ve beğenilen performanslarından birini sergiledi. 2000'li yıllarda "Grinch" (2000), "Aman Tanrım" (Bruce Almighty) (2003) ve "Bay Evet" (Yes Man) (2008) gibi ticari başarılarla komediye devam ederken, "Talihsiz Serüvenler Dizisi" (2004) ve "Yeni Yıl Şarkısı" (A Christmas Carol) (2009) gibi fantastik yapımlarda da yer aldı. Bir süre beyaz perdeden uzak kalan aktör, "Kidding" (2018-2020) dizisiyle televizyona başarılı bir dönüş yaptı. Son dönemde ise popüler video oyunu uyarlaması "Kirpi Sonic" (Sonic the Hedgehog) serisinde (2020, 2022, 2024) canlandırdığı kötü adam Dr. Robotnik karakteriyle yeni nesil izleyicilerin de beğenisini kazandı. Oyunculuğunun yanı sıra tutkulu bir ressam ve heykeltıraş olan Jim Carrey, hem komedi hem de dram türündeki eşsiz yeteneğiyle sinema tarihinin en ikonik figürlerinden biridir.

Öldürme Zamanı posteri

Öldürme Zamanı

1996

DramGerilimSuç

’Sonun Başlangıcı’ ve ’Çizgi Ötesi’ filmleriyle yeteneğini kanıtlayan Joel Schumacher’ın yönetmenliğini üstlendiği ’Öldürme Zamanı’, Güney Amerika’da hala süren ırk ayrımı üzerine bir film gibi gözükse de, işin haraketli yönüne ağırlık veren ve dolayısıyla bir macera filmi olarak tanımlanması daha uygun bir yapım. Mississippi’li bir fabrika işçisi olan Carl Lee Hailey, on yaşındaki kızı Tonya’nın gözü dönmüş iki beyaz ırkçı tarafından saldırıya uğraması sonucunda haklı olarak çok sinirleniyor ve bu iki adamı gördüğü ilk yerde öldürmeye teşebbbüs ediyor. Böylece bir anda ’suçlu’ durumuna düşen Carl Lee, Jake Brigance isimli bir avukatı savunma için tutuyor. Jake’e dava sırasında Ellen Roark isimli genç bir hukuk öğrencisi destek oluyor. Birlikte Klan’ın kirli yüzünü, ve 1860’larda çözülmüş olduğu iddia edilen siyah-beyaz ayrımının hala varolduğunu gören Jake ve Ellen, dava sırasında önemli kanıtlara rastlıyorlar..

James Gandolfini fotoğrafı

James Gandolfini

Oyuncu kadrosu · The Sopranos olarak bilinir

James Joseph Gandolfini Jr., 18 Eylül 1961 tarihinde Westwood, New Jersey'de dünyaya gelmiştir. İtalyan kökenli, işçi sınıfı bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Gandolfini, Rutgers Üniversitesi İletişim Bölümü'nden mezun olduktan sonra New York gece hayatında barmen ve kulüp yöneticisi olarak çalıştı. 20'li yaşlarının ortasında bir arkadaşının yönlendirmesiyle oyunculuk dersleri almaya başladı ve kariyerine tiyatro sahnelerinde adım attı. Sinemadaki profesyonel anlamda ilk önemli çıkışını 1992 yılında Broadway'de Alec Baldwin ve Jessica Lange ile birlikte rol aldığı "İhtiras Tramvayı" (A Streetcar Named Desire) oyunu ve ardından Sidney Lumet'in "Yabancı" (A Stranger Among Us) (1992) filmiyle gerçekleştirdi. Ancak Hollywood'da yetenekli bir "karakter oyuncusu" olarak rüştünü ispatladığı yapım, Tony Scott'ın yönettiği ve Quentin Tarantino'nun senaryosunu yazdığı "Çılgın Romantik" (True Romance) (1993) oldu. Bu filmde canlandırdığı acımasız tetikçi Virgil rolü, kısa ekran süresine rağmen akıllara kazındı. 1990'lar boyunca "Tut Şu Bücürü" (Get Shorty) (1995), "Denizde İsyan" (Crimson Tide) (1995) ve "Tuzak" (The Juror) (1996) gibi filmlerde genellikle sert mizaçlı, fiziksel olarak heybetli yan karakterleri başarıyla canlandırdı. James Gandolfini'yi küresel bir fenomene dönüştüren, televizyon tarihinin altın çağını başlatan ve onu bir efsane haline getiren rol; 1999 yılında başlayan HBO yapımı "The Sopranos" dizisindeki Tony Soprano karakteri oldu. Bir mafya patronunun hem suç dünyasındaki acımasızlığını hem de bir aile babası olarak yaşadığı psikolojik çalkantıları, panik ataklarını ve terapist seanslarını benzersiz bir derinlikle yansıttığı bu performans, onu yaşayan en büyük aktörlerden biri mertebesine taşıdı. Altı sezon süren dizi boyunca sergilediği oyunculukla üç Emmy Ödülü, bir Altın Küre ve sayısız ödül kazandı. "The Sopranos" sonrası kariyerinde tipik gangster rollerinden sıyrılarak çok yönlülüğünü kanıtlayan projelere yöneldi. Politik hiciv "Kısır Döngü" (In the Loop) (2009), bağımsız drama "Welcome to the Rileys" (2010) ve Kathryn Bigelow'un "Zero Dark Thirty" (2012) filmlerindeki performanslarıyla beğeni topladı. Ayrıca yapımcılık yönüyle de HBO için "Alive Day Memories: Home from Iraq" gibi savaş gazilerini konu alan önemli belgesellere imza attı. Ölümünden sonra vizyona giren romantik komedi "Başka Söze Gerek Yok" (Enough Said) (2013) ve suç draması "Kirli Para" (The Drop) (2014), onun ne kadar geniş bir oyunculuk yelpazesine ve hassas bir ruha sahip olduğunu son kez kanıtlayan yapımlar oldu. Aktör, 19 Haziran 2013 tarihinde tatil için bulunduğu Roma, İtalya'da geçirdiği kalp krizi sonucu 51 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Kirli Sırlar posteri

Kirli Sırlar

2006

DramGerilimTarih

Gerçek olaylara dayanan filmde, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın istihbarata karşı koyma bölümünün anlatılmamış doğum hikâyesi anlatılmaktadır. Edward Wilson, Amerika’nın liderlerini yetiştirmekle ünlü Yale Üniversitesi’nde okurken Kuru Kafa ve Kemikler Cemiyeti’ne kabulü ile hayatı değişir. İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması ile birlikte, CIA’in öncülü sayılan Strateji Servis Ofisi’nde göreve getirilmesiyle dünyanın en büyük gizli servislerinden biri olacak bir örgütün kuruluşunda ki en kilit isimlerden biri olacaktır.

Kirli Para posteri

Kirli Para

2018

SuçBelgesel

Bu araştırmacı dizi, maaş günü kredilerinden emisyon testinde yapılan hilelere kadar kurumsal açgözlülük ve yozlaşmanın yol açtığı küstahça eylemleri açığa çıkarıyor.

Gözlerini Kırp posteri

Gözlerini Kırp

2024

GizemGerilimKorku

Teknoloji milyarderi Slater King, bağış toplama galasında kokteyl garsonu Frida ile tanıştığında, onu özel adasında rüya gibi bir tatile davet eder. Ancak destansı ortama, güzel insanlara, sürekli akan şampanyaya ve gece geç saatlere kadar süren dans partilerine rağmen, Frida adanın yemyeşil görüntüsünün altında uğursuz bir şeylerin saklandığını hissedebilir.

Paweł Karpiński

pawe-karpi-ski-1240017

Everything about Paweł Karpiński's filmography and roles

Reacher posteri

Reacher

2022

Aksiyon & MaceraSuç

Emekli Askerî Polis Subayı Jack Reacher işlemediği bir cinayetten tutuklanınca kendini kirli polisler, karanlık iş adamları ve yozlaşmış siyasetçilerle dolu ölümcül bir komplonun ortasında bulur. Aklından başka bir şeyi olmayan Reacher Margrave, Georgia'da neler döndüğünü çözmek zorunda kalacaktır.

Columbo posteri

Columbo

1971

DramGizemSuç

Komiser Kolombo'da sherlokyan teğmen-dedektif rolünde Peter Falk var. Kirli pardesüsü, eski arabası, sempatik tavrıyla cinayet davalarını çözüyor. Katile yapışıyor, kızdırıcı sorularla köşeye sıkıştırıyor, ipuçlarını zekice buluyor, birleştiriyor. 70'lerin favori dizisiydi. 2 Golden Globes ödülü. 20 farklı ödül ve 45 adaylık.

Büyük Diktatör posteri

Büyük Diktatör

1940

KomediSavaş

Nazi Almanya'sının tıpkısının aynısı bir başka diktatörlükte, kararları ve yönetimi ile ülkesini kırıp geçiren Diktatör Adenoid Hynkel, ülkede kendisine ikizi kadar çok benzeyen son derece saf karakterli bir Yahudi berberin yaşadığından habersizdir. Hynkel'in askerleri Yahudileri teker teker toplama kamplarına götürmek üzere toplarken Yahudi Berber'in Hynkel'e olan benzerliği nedeni ile onu Büyük Diktatör zannederler ve bu benzerlik büyük bir karışıklık yaşanmasına neden olur. Charles Chaplin'in Nazi Almanya'sını ve Hitler'i hicvettiği bu eğlenceli komedi, sinema tarihinin en başarılı hiciv örnekleri arasında yer alıyor.

Son Durak: Kan Bağı posteri

Son Durak: Kan Bağı

2025

GizemKorku

Eğer "ölümün" planlarını bozarsanız işler çok karmaşık bir hâl alabilir. Sürekli tekrar eden şiddetli bir kâbusla boğuşan üniversite öğrencisi Stefanie, bu döngüyü kırıp aile fertlerini, onları bekleyen korkunç ölümden kurtarabilecek tek kişinin izini sürmek için eve döner.

Vincent D'Onofrio fotoğrafı

Vincent D'Onofrio

Oyuncu kadrosu · Daredevil: Born Again, Law & Order: Criminal Intent, Jurassic World olarak bilinir

Vincent Philip D'Onofrio, 30 Haziran 1959 tarihinde Bensonhurst, Brooklyn, New York'ta dünyaya gelmiştir. Hawaii, Colorado ve Florida gibi farklı eyaletlerde büyüyen D'Onofrio, oyunculuk eğitimini American Stanislavski Theatre'da ve efsanevi Actors Studio'da tamamladı. Metod oyunculuğu disipliniyle yetişen aktör, karakterlerine bürünmek için geçirdiği fiziksel ve psikolojik dönüşümlerle tanındı ve bu özelliği ona sektörde "İnsan Bukalemunu" lakabını kazandırdı. Kariyerine tiyatro sahnesinde başlayan ve Broadway oyunlarında yer alan D'Onofrio, sinemadaki ilk büyük çıkışını ve kariyerinin en unutulmaz performanslarından birini Stanley Kubrick'in savaş draması "Full Metal Jacket" (1987) filminde gerçekleştirdi. Filmdeki Er Leonard "Gomer Pyle" Lawrence rolü için yaklaşık 32 kilo alarak sinema tarihinde bir rol için en fazla kilo alan aktör rekorunu kırdı ve akıl sağlığını yitiren bir askeri canlandırdığı bu performansla eleştirmenlerden büyük övgü aldı. 1990'lar boyunca çok yönlülüğünü "Mystic Pizza" (1988), "JFK" (1991) ve "The Player" (1992) gibi farklı türlerdeki filmlerle sergiledi. Tim Burton'ın yönettiği "Ed Wood" (1994) filminde Orson Welles'i canlandırarak fiziksel benzerliği ve sesiyle dikkat çekti. Ancak onu popüler kültürün zirvesine taşıyan rollerden biri, bilimkurgu komedisi "Siyah Giyen Adamlar" (Men in Black) (1997) filmindeki performansıyla geldi. Uzaylı bir böcek tarafından ele geçirilen çiftçi Edgar rolündeki abartılı ve son derece özgün vücut dili, filmin başarısındaki kilit unsurlardan biri oldu. 2000 yılında "Hücre" (The Cell) filminde canlandırdığı seri katil rolüyle de karanlık karakterlerdeki ustalığını bir kez daha kanıtladı. Sinemadaki başarısını televizyona taşıyan D'Onofrio, 2001-2011 yılları arasında yayınlanan uzun soluklu polisiye dizi "Law & Order: Criminal Intent"te Dedektif Robert Goren karakterine hayat verdi. Sherlock Holmes tarzı çıkarımları ve yoğun psikolojik analizleriyle suçluları çözen Goren karakteri, onu televizyon tarihinin en sevilen dedektiflerinden biri yaptı. Bu rolüyle uzun yıllar ekranlarda kalan aktör, "Jurassic World" (2015) filmindeki Vic Hoskins rolüyle büyük bütçeli gişe filmlerine geri döndü. Kariyerinin ikinci baharını ise Marvel evrenine katılarak yaşadı. Netflix yapımı "Daredevil" (2015-2018) dizisinde suç imparatoru Wilson Fisk (Kingpin) karakterini canlandıran D'Onofrio, bu çizgi roman kötüsüne kattığı insani derinlik, kırılganlık ve korkutucu öfke ile izleyicileri büyüledi. Bu performansı o kadar beğenildi ki, karakteriyle "Hawkeye" (2021), "Echo" (2024) ve "Daredevil: Born Again" yapımlarıyla Marvel Sinematik Evreni'ne (MCU) resmen dahil oldu. Oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik de yapan D'Onofrio, 2019 yapımı western filmi "The Kid"in yönetmen koltuğunda oturmuştur.

Benedict Wong fotoğrafı

Benedict Wong

Oyuncu kadrosu · Marco Polo, Doktor Strange, Doktor Strange Çoklu Evren Çılgınlığında olarak bilinir

Benedict Wong, 3 Temmuz 1971 tarihinde Eccles, Lancashire (günümüzde Greater Manchester), İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Hong Kong göçmeni bir ailenin oğlu olarak büyüyen Wong, çocukluk ve gençlik yıllarını Salford'da geçirdi. Sahne sanatlarına olan ilgisi onu Salford City College'da oyunculuk eğitimi almaya yöneltti ve kariyerinin ilk adımlarını İngiltere'deki tiyatro sahnelerinde ve yerel radyo oyunlarında attı. Kamera karşısındaki ilk profesyonel deneyimlerini 1990'ların başında İngiliz televizyon dizilerinde küçük rollerle yaşayan aktör, 2000'li yıllarla birlikte sinema dünyasında dikkat çekmeye başladı. Tony Scott'ın "Spy Game" (2001) ve Stephen Frears'ın eleştirmenlerce beğenilen "Kirli Tatlı Şeyler" (Dirty Pretty Things) (2002) filmlerindeki performanslarıyla adından söz ettirdi. İngiliz televizyon kültüründe kült bir konuma sahip olan komedi dizisi "15 Storeys High"daki (2002-2004) Errol karakteri, onun komedi zamanlamasını ve yeteneğini gözler önüne serdi. Ardından Danny Boyle'un bilimkurgu gerilimi "Gün Işığı" (Sunshine) (2007) ve Duncan Jones'un bağımsız bilimkurgusu "Ay" (Moon) (2009) gibi yapımlarda rol alarak çok yönlülüğünü kanıtladı. Uluslararası arenada daha geniş kitlelerce tanınması, 2014 yılında Netflix'in tarihi draması "Marco Polo"da canlandırdığı güçlü ve karmaşık Kubilay Han karakteriyle gerçekleşti. Bu dizideki etkileyici performansı, ona Hollywood'un kapılarını sonuna kadar araladı. Ridley Scott'ın gişe rekortmeni bilimkurgu filmi "Marslı"da (The Martian) (2015) canlandırdığı Bruce Ng karakteriyle büyük stüdyo yapımlarındaki başarısını pekiştirdi. Benedict Wong'u küresel bir yıldıza dönüştüren ve popüler kültürün vazgeçilmez bir parçası yapan rol ise, Marvel Sinematik Evreni'ne (MCU) katıldığı "Doktor Strange" (Doctor Strange) (2016) filmiyle oldu. Kendi soyadını taşıyan Büyücü Wong karakterine getirdiği ciddiyet ve ince mizah karışımı yorum, izleyiciler tarafından çok sevildi. Karakterin evrendeki öneminin artmasıyla birlikte "Avengers: Sonsuzluk Savaşı" (Avengers: Infinity War) (2018), "Avengers: Endgame" (2019), "Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok" (Spider-Man: No Way Home) (2021) ve "Doktor Strange: Çoklu Evren Çılgınlığında" (Doctor Strange in the Multiverse of Madness) (2022) gibi devasa gişeli filmlerde rol alarak serinin en ikonik ve sevilen yüzlerinden biri haline geldi. Son yıllarda Marvel projelerinin yanı sıra farklı türlerdeki iddialı yapımlarda da yer almayı sürdüren aktör, varoluşsal fantezi "Dokuz Gün" (Nine Days) (2020) filmindeki performansıyla beğeni topladı. 2024 yılında, "Game of Thrones" yaratıcılarının imzasını taşıyan Netflix'in dev bütçeli bilimkurgu dizisi "3 Cisim Problemi"nde (3 Body Problem) dedektif Da Shi karakterine hayat vererek başarılı televizyon kariyerini sürdürmüştür. Başarılı kariyeri boyunca seslendirme sanatçısı olarak da "Raya ve Son Ejderha" (Raya and the Last Dragon) gibi animasyonlarda ve çeşitli video oyunlarında yeteneğini sergilemiştir.

Para Avcısı posteri

Para Avcısı

2013

KomediDramSuç

Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken çöküş ise çok uzakta değildir.

Lee Byung-hun fotoğrafı

Lee Byung-hun

Oyuncu kadrosu · Şeytanı Gördüm, Squid Game, K-Pop: İblis Avcıları olarak bilinir

Güney Kore sinemasının ve Hallyu (Kore Dalgası) akımının küresel çaptaki en önemli temsilcilerinden biri olan Lee Byung-hun, 12 Temmuz 1970'te Seul, Güney Kore'de dünyaya geldi. Hanyang Üniversitesi'nde Fransız Edebiyatı eğitimi alırken, 1991 yılında KBS kanalının yetenek sınavını kazanarak oyunculuk dünyasına ilk adımını attı. Kariyerinin başlarında çeşitli televizyon dizilerinde rol alarak kısa sürede ülke çapında tanınan bir yüz haline geldi. 2000'li yıllar, Lee Byung-hun'un kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Park Chan-wook'un yönettiği "Joint Security Area" (JSA) (2000) filminde canlandırdığı sınır askeri rolüyle eleştirmenlerden tam not aldı ve film, o dönemde Güney Kore'nin en çok izlenen filmi olarak rekor kırdı. Bu başarısını, Kim Jee-woon'un yönettiği stilize neo-noir filmi "A Bittersweet Life" (Acı Tatlı Hayat) (2005) ve "The Good, the Bad, the Weird" (İyi, Kötü, Tuhaf) (2008) gibi yapımlarla pekiştirerek Kore'nin en büyük yıldızlarından biri olduğunu kanıtladı. Televizyonda ise "All In" (2003) ve özellikle aksiyon-casusluk dizisi "Iris" (2009) ile sadece Kore'de değil, tüm Asya'da büyük bir şöhrete ulaştı. Oyunculuk yeteneği ve karizmasıyla Hollywood'un da dikkatini çeken Lee Byung-hun, uluslararası arenaya adım atan ilk Koreli aktörlerden biri oldu. 2009 yapımı "G.I. Joe: The Rise of Cobra" (G.I. Joe: Kobra'nın Yükselişi) ve devam filmi "G.I. Joe: Retaliation"da (2013) canlandırdığı ikonik kötü karakter Storm Shadow ile küresel izleyicilerle tanıştı. Bu başlangıcın ardından "Red 2" (2013), "Terminator Genisys" (2015) ve "The Magnificent Seven" (Muhteşem Yedili) (2016) gibi büyük bütçeli Hollywood yapımlarında önemli roller üstlendi. Kariyerini hem Kore'de hem de uluslararası alanda başarıyla sürdüren Lee, "Masquerade" (2012) filmindeki çifte rolüyle Kore'nin en prestijli sinema ödüllerinden olan Grand Bell Ödülleri'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Televizyonda ise epik drama "Mr. Sunshine" (2018) ile büyük beğeni topladı. Ancak onu yeni nesil küresel bir izleyici kitlesiyle buluşturan ve bir popüler kültür fenomenine dönüştüren rolü, Netflix'in rekorlar kıran dizisi "Squid Game"de (2021-günümüz) canlandırdığı gizemli "Front Man" (Ön Cephe Adamı) karakteri oldu. Hem anavatanında hem de dünya çapında sayısız ödül kazanan Lee Byung-hun, Güney Kore sinemasının dünyaya açılan yüzü ve kuşağının en yetenekli aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Yunjin Kim fotoğrafı

Yunjin Kim

Oyuncu kadrosu · K-Pop: İblis Avcıları, Lost olarak bilinir

Yunjin Kim (Korece: 김윤진), 7 Kasım 1973 tarihinde Seul, Güney Kore'de dünyaya gelmiştir. On yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti ve New York'un Staten Island bölgesinde büyüdü. Bu durum, onun hem Kore hem de Amerikan kültürüne hakim olmasını sağladı. Lise yıllarında drama kulübüne katılarak oyunculuğa olan tutkusunu keşfetti ve New York'taki Fiorello H. LaGuardia Müzik, Sanat ve Sahne Sanatları Lisesi'ne katıldı. Lise eğitiminin ardından Londra Sanat Akademisi'nde (LAMDA) ve daha sonra Boston Üniversitesi'nde oyunculuk eğitimi alarak yeteneğini pekiştirdi. Kariyerine Amerika'da MTV ve ABC kanallarındaki küçük rollerle ve Broadway sahneleriyle başladı. Ancak asıl çıkışını anavatanı Güney Kore'de yaptı. 1999 yapımı casusluk-aksiyon filmi "Shiri", onun kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Film, o dönemde Güney Kore'de gişe rekorları kırdı ve Yunjin Kim'i ülkesinin en büyük yıldızlarından biri haline getirdi. "Shiri"deki Kuzey Koreli bir ajanı canlandırdığı rol, ona "savaşçı kadın" imajı kazandırdı ve birçok ödül getirdi. Bu başarının ardından "Ginko Bed 2" ve "Yesterday" gibi filmlerle Kore sinemasındaki yerini sağlamlaştırdı. Ancak Yunjin Kim'i dünya çapında bir yıldıza dönüştüren ve uluslararası alanda tanınırlığını sağlayan rol, ABC'nin fenomen dizisi "Lost" (2004-2010) oldu. Dizide canlandırdığı Kwon Sun-hwa karakteri, onun küresel bir izleyici kitlesiyle buluşmasını sağladı. Başlangıçta geleneklerine bağlı, itaatkar bir eş olarak görünen Sun'ın, dizinin ilerleyen sezonlarında güçlü, bağımsız ve karmaşık bir karaktere dönüşümünü başarıyla canlandırdı. Kocası Kwon Jin-soo (Daniel Dae Kim) ile olan ilişkisi, dizinin en dokunaklı ve unutulmaz hikaye örgülerinden birini oluşturdu. "Lost"taki performansı, onun hem İngilizce hem de Korece dillerindeki oyunculuk yeteneğini aynı anda sergilemesine olanak tanıdı ve onu Hollywood'daki en tanınmış Asyalı aktrislerden biri yaptı. "Lost"un sona ermesinin ardından Yunjin Kim, hem Amerikan hem de Kore yapımlarında aktif olarak rol almaya devam etti. 2013-2016 yılları arasında ABC'nin popüler dizisi "Mistresses"te dört sezon boyunca başrol oynayarak Amerikan televizyonundaki başarısını sürdürdü. Aynı zamanda Kore sinemasıyla bağını koparmayarak "Heartbeat" (2010), "The Neighbors" (2012) ve "Ode to My Father" (2014) gibi başarılı filmlerde yer aldı. Son yıllarda, popüler İspanyol dizisinin Kore uyarlaması olan Netflix yapımı "Money Heist: Korea – Joint Economic Area" (2022) dizisindeki dedektif Seon Woo-jin rolüyle yeniden uluslararası izleyicinin karşısına çıktı. Yunjin Kim, kariyerini Güney Kore ve Hollywood arasında başarılı bir şekilde dengeleyen, her iki piyasada da star statüsünü koruyan ender oyunculardan biri olarak öne çıkmaktadır.

Chris Sullivan fotoğrafı

Chris Sullivan

Oyuncu kadrosu · This Is Us, Galaksinin Koruyucuları 2 olarak bilinir

Chris Sullivan, 19 Temmuz 1980 tarihinde Palmerton, Pensilvanya, ABD'de dünyaya gelmiştir. Eğitimini Loyola Marymount Üniversitesi'nin tiyatro bölümünde tamamlayan Sullivan, oyunculuk kariyerinin ilk yıllarını tiyatro sahnelerinde, özellikle de Broadway ve Off-Broadway yapımlarında sahne alarak geçirmiş ve dramatik temelini burada sağlamlaştırmıştır. Ekran kariyerine 2000'li yılların sonlarında "A Gifted Man" (2012), "Law & Order: Special Victims Unit" (2013) ve "The Americans" (2013) gibi dizilerdeki tek bölümlük konuk oyunculuklarıyla adım atmıştır. Televizyon dünyasında dikkatleri üzerine çekmesini sağlayan ilk önemli çıkışını, Steven Soderbergh'in yönettiği prestijli dönem draması "The Knick" (2014-2015) dizisinde canlandırdığı kaba saba ama iyi kalpli ambulans şoförü Tom Cleary karakteriyle yapmıştır. Bu roldeki başarısının ardından, küresel bir fenomen haline gelen Netflix yapımı "Stranger Things"in ilk sezonunda (2016) sevecen restoran sahibi Benny Hammond karakterine hayat vererek kısa süreli ama akılda kalıcı bir performans sergilemiştir. Aynı dönemde sinema dünyasında da kendine yer bulan aktör; "Kirli Para" (The Drop - 2014), "Morgan" (2016) ve Ben Affleck imzalı suç draması "Gecenin Kanunu" (Live by Night - 2016) gibi yapımlarda karakter oyunculuğundaki çok yönlülüğünü kanıtlamıştır. Kariyerindeki en büyük kırılma noktası ve onu uluslararası çapta tanınan bir yıldıza dönüştüren proje, NBC'nin duygu yüklü, rekortmen aile draması "This Is Us" (2016-2022) olmuştur. Altı sezon boyunca canlandırdığı Toby Damon karakteriyle izleyicilerin kalbinde taht kuran Sullivan, mizah ve derin hüznü harmanladığı bu kusursuz performansıyla Drama Dizilerinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında iki kez Emmy Ödülü'ne aday gösterilerek kariyerinin zirvesine ulaşmıştır. Televizyondaki bu devasa başarısıyla eş zamanlı olarak gişe filmlerine de adım atmış, Marvel Sinematik Evreni'ne katılarak "Galaksinin Koruyucuları 2" (Guardians of the Galaxy Vol. 2 - 2017) filminde Taserface karakterine hayat vermiştir. Karakter oyunculuğundaki ustalığıyla hem dram hem de komedi türlerinde aranan bir isim haline gelen başarılı aktör, "Camping" (2018) gibi televizyon projelerinde yer almış ve 2024 yılında "Agatha All Along" dizisiyle Marvel dünyasına farklı bir karakterle geri dönmüştür. Son dönemde ise Chris Pratt, Rebecca Ferguson, Kali Reis ve Kylie Rogers gibi isimlerle birlikte, yüksek bütçeli 2026 yapımı distopik bilimkurgu-aksiyon filmi "Mercy"nin iddialı oyuncu kadrosunda yer alarak Hollywood'daki sağlam konumunu pekiştirmiştir. Oyunculuğun yanı sıra müzikle de yakından ilgilenen Sullivan, "Joseph The Spouse" sahne adıyla folk-rock tarzında müzik üreten yetenekli bir müzisyendir.

Hayalet posteri

Hayalet

1990

FantastikGerilimRomantik

Molly ve Sam, aşk yaşayan, New Yorklu bir çifttir. Sam cüzdanını taşıyan bir serseri tarafından bıçaklanarak öldürülür. Ruhu bedeni terkettiğinde ölümden sonraki yaşamı yavaş yavaş keşfetme fırsatı bulur. Ölülerin ruhlarının canlılarla aynı ortamda varolduğu ama yaşayanların ruhları göremediği bir ortamdır bu.Yardımsever bir hayalet Sam'in bu yeni durumu kabullenip alışmasına yardım eder. Genç adam artık bazı nesneleri hareket ettirebilmektedir. Ancak eski iş arkadaşı Carl'ın kirli çamaşırları ve Molly ile ilgili kötü planları gün ışığına çıktığında, canlılarla iletişim kurmanın tek yolunun bir medyum aracılığıyla mümkün olduğunu anlar. Sam'in karşısına medyumların belki de en eksantrik olanı çıkacaktır.

Martina Gedeck fotoğrafı

Martina Gedeck

Oyuncu kadrosu · Kirli Sırlar olarak bilinir

Martina Gedeck, 14 Eylül 1961 tarihinde Münih, Batı Almanya'da dünyaya gelmiştir. Bavyera bölgesinde büyüyen Gedeck, Berlin Hür Üniversitesi'nde Alman dili ve edebiyatı ile tarih eğitimi aldı. Ancak oyunculuk tutkusunun ağır basmasıyla rotasını değiştirerek Berlin'deki prestijli Max Reinhardt Semineri'ne katıldı ve burada profesyonel oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde adım atan başarılı oyuncu, 1990'lı yıllarda Alman sineması ve televizyonunda dikkat çeken roller üstlenmeye başladı. "Der bewegte Mann" (1994) ve "Das Leben ist eine Baustelle" (1997) gibi filmlerdeki performanslarıyla yeteneğini kanıtladı. Gedeck'i uluslararası alanda geniş kitlelere tanıtan ve eleştirmenlerden tam not almasını sağlayan yapım ise, başrolünde yer aldığı ve kendisine En İyi Kadın Oyuncu dalında Alman Film Ödülü'nü kazandıran "Bella Martha" (2001) filmi oldu. Ancak kariyerinin küresel çapta en büyük dönüm noktası, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ını kazanan ve sinema tarihinin en güçlü yapımlarından biri olarak kabul edilen "Başkalarının Hayatı" (Das Leben der Anderen) (2006) filmindeki Christa-Maria Sieland rolüdür. Sergilediği dramatik ve derinlikli performans, onu Avrupa sinemasının en aranan yüzlerinden biri haline getirdi. Bu büyük başarının ardından Hollywood'un da dikkatini çeken Gedeck, Robert De Niro'nun yönettiği "Kirli Sırlar" (The Good Shepherd) (2006) filminde rol alarak uluslararası arenadaki yerini sağlamlaştırdı. Almanya'nın yakın tarihine ışık tutan "Baader Meinhof Kompleksi" (Der Baader Meinhof Komplex) (2008) filminde gazeteci ve militan Ulrike Meinhof'u canlandırarak bir kez daha övgü topladı. İlerleyen yıllarda, tek başına bir kadının hayatta kalma mücadelesini anlatan "Duvar" (Die Wand) (2012) filmindeki zorlu performansı ve Jeremy Irons ile birlikte rol aldığı "Lizbon'a Gece Treni" (Night Train to Lisbon) (2013) gibi yapımlarla kariyerini farklı türlerle zenginleştirmeyi sürdürdü. Günümüzde Avrupa sinemasının en saygın, üretken ve ödüllü aktrislerinden biri olarak kabul edilen Martina Gedeck, hem Almanya'da hem de uluslararası alanda çeşitli sinema ve televizyon projelerinde yer almaya devam etmektedir.

Steven Spielberg fotoğrafı

Steven Spielberg

Yönetmen · Executive Producer · Azınlık Raporu, Canavar Ev, Indiana Jones ve Kader Kadranı olarak bilinir

Steven Allan Spielberg, 18 Aralık 1946 tarihinde Cincinnati, Ohio, ABD'de dünyaya gelmiştir. Sinema tarihinin en tanınmış, en etkili ve ticari olarak en başarılı yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir. Çocukluk yıllarından itibaren 8mm kameralarla amatör filmler çeken Spielberg, genç yaşta Universal Stüdyoları'nda aldığı bir stajla profesyonel dünyaya adım attı. Yönettiği gerilim dolu televizyon filmi "Bela" (Duel) (1971) ile büyük beğeni toplayarak sinema dünyasının dikkatini çekti. Ancak onu küresel bir fenomene dönüştüren ve modern "yaz gişe rekortmeni" (summer blockbuster) kavramını yaratan filmi, 1975 yapımı "Jaws" oldu. Bu filmin ardından bilimkurgu klasiği "Üçüncü Türden Yakınlaşmalar" (Close Encounters of the Third Kind) (1977) ile vizyoner bir yönetmen olarak konumunu pekiştirdi. 1980'lerde, yakın dostu George Lucas ile birlikte sinema tarihinin en ikonik macera serilerinden birini yarattı: "Kutsal Hazine Avcıları" (Raiders of the Lost Ark) (1981). Bu serinin ikinci filmi olan "Indiana Jones ve Kıyamet Tapınağı"nın (Indiana Jones and the Temple of Doom) (1984) çekimleri sırasında, filmin başrol oyuncusu Kate Capshaw ile tanıştı ve çift 1991 yılında evlendi. Aynı dönemde yönettiği "E.T." (E.T. the Extra-Terrestrial) (1982), tüm zamanların en sevilen filmlerinden biri haline geldi. 1990'lar, Spielberg'in kariyerinde hem ticari hem de eleştirel anlamda bir zirve oldu. Holokost'u anlattığı başyapıtı "Schindler'in Listesi" (Schindler's List) (1993) ile En İyi Yönetmen ve En İyi Film dallarında ilk Akademi Ödülleri'ni kazandı. İnanılmaz bir şekilde aynı yıl, çığır açan görsel efektleriyle "Jurassic Park"ı yöneterek gişe rekorları kırdı. "Er Ryan'ı Kurtarmak" (Saving Private Ryan) (1998) ile de ikinci En İyi Yönetmen Oscar'ını aldı. Yönetmenliğin yanı sıra, kurucusu olduğu Amblin Entertainment ve DreamWorks stüdyoları aracılığıyla "Geleceğe Dönüş", "Gremlinler", "Men in Black" ve "Gladyatör" gibi sayısız klasikleşmiş filmin yapımcılığını üstlenerek sinema endüstrisini derinden şekillendirdi. Filmlerinde genellikle "sıradan insanların olağanüstü durumlarla karşılaşması", aile bağları ve çocuksu bir merak ile hayret duygusu gibi temaları işler. Besteci John Williams ile yaptığı efsanevi iş birliği, filmlerinin kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Steven Spielberg, hem popüler kültürü hem de sinema sanatını şekillendirmiş, yaşayan bir efsane olarak kabul edilmektedir.

Andy Garcia fotoğrafı

Andy Garcia

Oyuncu kadrosu · Ocean's Eleven, Baba III, Kalk ve Diren olarak bilinir

Andrés Arturo García Menéndez, bilinen adıyla Andy Garcia, 12 Nisan 1956 tarihinde Havana, Küba'da dünyaya gelmiştir. Başarılı bir avukat ve çiftçi bir babanın ile İngilizce öğretmeni bir annenin oğlu olan Garcia, 1961 yılındaki Domuzlar Körfezi Çıkarması'nın ardından henüz beş yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göç ederek Miami, Florida'ya yerleşti. Gençliğinde basketbola büyük ilgi duysa da geçirdiği bir hastalık sonrası sporu bırakmak zorunda kaldı ve Florida Uluslararası Üniversitesi'nde eğitim görürken oyunculuğa yöneldi. Kariyerini ilerletmek için Los Angeles'a taşınan Garcia, 1980'lerin başında "Hill Street Blues" gibi televizyon dizilerinde ve "The Mean Season" (1985) ile "8 Million Ways to Die" (1986) gibi filmlerde aldığı küçük rollerle adını duyurmaya başladı. Garcia'nın Hollywood'daki asıl büyük çıkışı ve yeteneğini geniş kitlelere kanıtlaması, Brian De Palma'nın yönettiği ve Kevin Costner, Sean Connery ve Robert De Niro gibi isimlerle birlikte rol aldığı suç başyapıtı "Dokunulmazlar" (The Untouchables) (1987) filminde canlandırdığı ajan George Stone karakteriyle gerçekleşti. Bu başarının ardından Ridley Scott'ın "Karat Yağmur" (Black Rain) (1989) filminde Michael Douglas ile başrolü paylaştı. Ancak Garcia'yı gerçek bir sinema yıldızı yapan ve ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü adaylığı kazandıran performans, Francis Ford Coppola'nın efsanevi serisinin son halkası "Baba 3" (The Godfather Part III) (1990) filminde hayat verdiği acımasız ve karizmatik Vincent Mancini karakteri oldu. 1990'lar boyunca "Kirli İlişkiler" (Internal Affairs) (1990), "Erkek Severse" (When a Man Loves a Woman) (1994) ve "Gecenin Rengi" (Night Falls on Manhattan) (1996) gibi başarılı yapımlarda başrol oynayarak dramatik ve karanlık rollerdeki çok yönlülüğünü sergiledi. 2000'li yıllara gelindiğinde, yıldızlarla dolu bir kadroya sahip olan ve gişede büyük başarı yakalayan "Ocean's Eleven" (2001) ile devam filmleri "Ocean's Twelve" (2004) ve "Ocean's Thirteen" (2007) serisinde canlandırdığı soğukkanlı kumarhane sahibi Terry Benedict rolüyle modern popüler kültürdeki yerini sağlamlaştırdı. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde "Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz" (Mamma Mia! Here We Go Again) (2018), "The Mule" (2018) ve "Father of the Bride" (2022) gibi çeşitli projelerde yer alarak tecrübesini ekrana yansıtmaya devam etti. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra Garcia, köklerine olan bağlılığını sıkça projelerine yansıtmaktadır. Küba müziği ve kültürüne olan tutkusuyla tanınan aktör, piyanist ve besteci olarak da faaliyet göstermekte olup, yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği, aynı zamanda başrolünde oynadığı "Kayıp Şehir" (The Lost City) (2005) filmiyle bu mirası beyaz perdeye başarılı bir şekilde taşımıştır.