Aramak

Kaplan ve Ejderha
2000
Öykü, belirsiz bir zaman diliminde, feodal düzenin hakim olduğu Çin topraklarında geçiyor. Çalınan bir kılıcın ve ünlü bir kaçağın peşindeki iki savaşçı, iz üstündeyken soylu bir adamın kızına rast gelirler. Fiziksel açıdan şaşırtıcı derecede iyi eğitilmiş bir dövüşçü olan bu genç kız, hayatının kritik kararlarından birini vermek üzeredir. Mucizelerin olağan karşılandığı, havada yürüyen zen savaşçılarının cirit attığı bir düşsel gerçekliği koreografik olarak sinemaya taşıyan yönetmen Ang Lee, romantizm ve aksiyonun dinamik bir öykü içindeki birleşimi olarak tanımlıyor filmini.

Robin Wright
Oyuncu kadrosu · House of Cards, Düğün Çiçeği, Forrest Gump olarak bilinir
Robin Gayle Wright, 8 Nisan 1966 tarihinde Dallas, Texas'ta dünyaya gelmiştir. Kozmetik firması yöneticisi bir anne ve ilaç firması çalışanı bir babanın kızı olarak San Diego, Kaliforniya'da büyüdü. Kariyerine henüz 14 yaşındayken profesyonel modellik yaparak başladı ve lise yıllarında Japonya ve Paris gibi moda merkezlerinde çalıştı. Oyunculuğa geçişi, televizyon tarihinin en popüler gündüz kuşağı pembe dizilerinden "Santa Barbara" (1984-1988) ile oldu. Kelly Capwell karakterini canlandırdığı bu dizideki başarısı, ona üç kez Daytime Emmy adaylığı getirdi ve sektörde yetenekli bir genç oyuncu olarak tanınmasını sağladı. Sinema kariyerine geçişi, Rob Reiner'ın yönettiği ve zamanla bir kült klasik haline gelen fantastik macera filmi "Prenses Gelin" (The Princess Bride) (1987) filmindeki Buttercup rolüyle masalsı bir başlangıç yaptı. Bu filmle geniş kitlelerce sevilse de, oyunculuk yeteneğini ve dramatik derinliğini asıl kanıtladığı yapım, Robert Zemeckis'in "Forrest Gump" (1994) filmi oldu. Tom Hanks ile başrolü paylaştığı ve Jenny Curran karakterine hayat verdiği bu film, ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre adaylığı getirdi. 1990'lar boyunca "State of Grace" (1990), "Toys" (1992) ve "Moll Flanders" (1996) gibi çeşitli türlerdeki filmlerde yer alarak kariyerini zenginleştirdi. 2000'li yıllarda M. Night Shyamalan'ın "Ölümsüz" (Unbreakable) (2000) filminde Bruce Willis ile karşılıklı oynadı, "Dokuz Hayat" (Nine Lives) (2005) ve "Beowulf" (2007) gibi yapımlarda rol aldı. David Fincher'ın "Ejderha Dövmeli Kız" (2011) uyarlamasında da yer bulan Wright, kariyerindeki ikinci büyük altın çağını Netflix'in ilk büyük orijinal dizisi "House of Cards" (2013-2018) ile yaşadı. Hırslı, zeki ve manipülatif Claire Underwood karakteriyle televizyon tarihinin en ikonik anti-kahramanlarından birini yarattı. Bu performansı ona bir Altın Küre ödülü kazandırdı ve defalarca Emmy'ye aday gösterildi. Dizinin ilerleyen sezonlarında sadece oyuncu olarak değil, yönetmen ve yapımcı olarak da projenin dümenine geçti. Dizi devam ederken büyük bütçeli Hollywood filmlerinde güçlü ve savaşçı kadın rollerinde boy gösterdi. DC Evreni'nin "Wonder Woman" (2017) ve devam filmlerinde General Antiope karakteriyle, Denis Villeneuve'ün "Blade Runner 2049" (2017) filminde ise Teğmen Joshi rolüyle aksiyon ve bilimkurgu türündeki yetkinliğini sergiledi. 2021 yılında, başrolünü de üstlendiği "Land" filmiyle ilk uzun metrajlı sinema filmi yönetmenliği deneyimini yaşadı. Uzun yıllar aktör Sean Penn ile evli kalan ve bu evlilikten (biri oyuncu Maya Hawke ile "Stranger Things"te rol alan Dylan Penn ve Hopper Penn olmak üzere) iki çocuğu bulunan Wright, günümüzde hem saygın bir oyuncu hem de vizyoner bir yönetmen olarak kariyerine devam etmektedir.

Emilia Clarke
Oyuncu kadrosu · Senden Önce Ben, Terminatör: Genisys, Game of Thrones olarak bilinir
Emilia Isobel Euphemia Rose Clarke, 23 Ekim 1986 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiş ve Berkshire ile Oxfordshire'da büyümüştür. Tiyatro ses mühendisi bir baba ve iş insanı bir annenin kızı olan Clarke, oyunculuk tutkusunu henüz üç yaşındayken babasının çalıştığı "Show Boat" müzikalini izledikten sonra keşfetti. Oxford'daki St Edward's School'dan sonra, Colin Firth ve Tom Hardy gibi isimlerin de mezun olduğu prestijli Drama Centre London'da eğitim aldı ve 2009 yılında mezun oldu. Profesyonel kariyerine "Doctors" dizisindeki konuk oyunculuğu ve 2010 yapımı "Triassic Attack" adlı televizyon filmiyle başladı. Screen International dergisi tarafından "Yarının Birleşik Krallık Yıldızları" arasında gösterildi. Ancak hayatını tamamen değiştiren ve onu küresel bir fenomene dönüştüren olay, HBO'nun efsanevi dizisi "Game of Thrones"un (2011-2019) deneme çekimlerinde, Daenerys Targaryen rolünü kazanması oldu. Pilot bölümde rol alan oyuncunun yerine kadroya dahil olan Clarke, sürgündeki bir prensesten "Ejderhaların Annesi"ne ve güçlü bir fatihe dönüşen karakteriyle unutulmaz bir performans sergiledi. Bu rolüyle dört kez Primetime Emmy Ödülü'ne aday gösterildi ve Time dergisinin "Dünyanın En Etkili 100 Kişisi" listesine (2019) girdi. "Game of Thrones" devam ederken Clarke, Hollywood'un büyük bütçeli serilerinde de yer alarak çok yönlülüğünü kanıtladı. "Terminator Genisys" (2015) filminde ikonik Sarah Connor karakterini canlandırdı. Ancak aksiyon dışındaki yeteneğini asıl kanıtladığı yapım, Jojo Moyes'in romanından uyarlanan ve Sam Claflin ile başrolü paylaştığı romantik drama "Senden Önce Ben" (Me Before You) (2016) oldu. Filmdeki Louisa Clark performansı, gişede büyük başarı yakaladı ve ona geniş bir hayran kitlesi kazandırdı. 2018 yılında "Star Wars" evrenine katılarak "Han Solo: Bir Star Wars Hikayesi" filminde Qi'ra karakterine hayat verdi. Dizi sonrasında kariyerini tiyatro ve sinemayla dengeli bir şekilde sürdürdü. 2019 yapımı romantik komedi "Bir Şans Daha" (Last Christmas) filminde başrol oynadı. Tiyatroda ise Broadway'de "Breakfast at Tiffany's" (2013) ve West End'de Anton Çehov'un "Martı" (The Seagull) (2020/2022) oyunundaki Nina rolüyle sahne aldı. Yakın dönemde Marvel Sinematik Evreni'ne dahil olarak "Secret Invasion" (2023) dizisinde G'iah karakterini canlandırdı. "Game of Thrones"un ilk sezonlarında geçirdiği iki beyin anevrizması sonrasında hayatta kalan Clarke, bu deneyiminden yola çıkarak beyin hasarı geçiren gençlere yardım etmeyi amaçlayan "SameYou" adlı hayır kurumunu kurdu. Bu alandaki çalışmaları nedeniyle 2024 yılında annesiyle birlikte Britanya İmparatorluk Nişanı (MBE) ile onurlandırıldı.

Buz Devri
2002
Buzul çağı, dünyaya hüküm sürmeye başlamıştır. Bu ıssız ve korkunç dünyada bir başlarına olan zavallı hayvanlar, bir şekilde hayatta kalmanın yollarını aramaktadırlar. Uzun tüylü, kendi halinde bir mamut; karizmatik ve dişli bir kaplan ve muzır bir rakun, nasıl olduysa bu kaos esnasında bir araya gelmişlerdir. Bu üç birbirinden farklı türe mensup hayvanın odağında ise tek bir mevzu vardır. Buldukları küçük bebeği, insanlara ulaştırıp o bebeğin hayatını kurtarmak...

Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı
2009
Scrat yine asla ele geçiremediği meşe palamudunun, (ve bu sefer belki aşkın da) peşindedir. Manny ve Ellie yavruları minik mamutun doğmasını beklemektedirler. Miskin Sid, bulduğu dinozor yumurtalarından çıkan yavrularla kendine geçici bir aile kurar fakat bu, Sid için pek de iyi olmayacaktır. Kılıç dişli kaplan Diego da arkadaşlarıyla ilişkisinde çok yumuşak bir tavır sergileyip sergilemediğini sorgulamaktadır. Sid’i başına aldığı belalardan kurtarmak için çıktıkları yolculukta kendilerini birden gizemli bir yeraltı dünyasında bulan ekip, karşılaştıkları dinozorlar, aklını kaçırmış gibi duran değişik hayvan türleri, yeni bir bitki örtüsü ve tek gözlü, acımasız dinozor avcısı gelincik Buck ile heyecan dolu ve bir o kadar da eğlenceli bir maceranın ortasında kalırlar.

Tony Leung
Oyuncu kadrosu · Shang-Chi ve On Halka Efsanesi olarak bilinir
Tony Leung Chiu-Wai (Çince: 梁朝偉, 27 Haziran 1962 doğumlu) Hong Konglu aktör ve şarkıcı. Asya'nın en başarılı ve uluslararası alanda tanınan aktörlerinden biri olarak kabul ediliyor ve TVB'nin Beş Kaplan Generali arasında "Küçük Kaplan" (Small Tiger) olarak adlandırılıyor. Wong Kar-wai'nin In the Mood for Love filmindeki performansıyla Cannes Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu ödülü de dahil olmak üzere birçok uluslararası oyunculuk ödülü kazandı. Leung, kendi kuşağının en iyi yerli Hong Kong oyuncusu olarak kabul ediliyor. CNN tarafından "Asya'nın Tüm Zamanların En Büyük 25 Aktörü" arasında gösterildi. Leung, Chungking Express (1994), Happy Together (1997), In the Mood for Love (2000) ve The Grandmaster (2013) dahil olmak üzere yedi filmde birlikte çalıştığı yönetmen Wong Kar-wai ile yaptığı işbirlikleriyle tanınıyor. Ayrıca Ang Lee'nin yönettiği A City of Sadness (1989), Cyclo (1995) ve Lust, Caution (2007) dahil olmak üzere Venedik Film Festivali Altın Aslan ödüllü üç filmde rol aldı. Leung ayrıca Akademi Ödülü'ne aday gösterilen Hero filminde de rol aldı ve Hard Boiled (1992) ve Infernal Affairs (2002) gişe rekorları kırdı. Leung, Marvel Sinematik Evreni filmi Shang-Chi ve On Yüzük Efsanesi'nde (2021) Mandarin rolünü üstlendi. Leung'un 1980'lerde başlayan kariyerinde kazandığı çok sayıda ödül var. Leung, In the Mood for Love filmiyle Cannes Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Aynı zamanda Hong Kong Film Ödülleri'nde altı kez, Altın At Film Ödülleri'nde ise üç kez kazanan oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde en çok ödül alma rekorunu elinde tutuyor. 2002 tarihli Doğu Asya Film Yıldızları kitabı Leung'u "geniş ve çeşitli filmografisiyle şüphesiz kendi neslinin en başarılı ve en çok beğenilen Hong Kong oyuncularından biri" olarak tanımlıyor.

Felekten Bir Gece
2009
Filmde arkadaşlarının düğününden iki gün önce bekârlığa veda partisi vermek için Las Vegas'a giden dört arkadaş, sarhoş oldukları parti gecesinin sabahında odalarında bir kaplan, tavuklar ve dolapta ağlayan altı aylık bir bebek ile uyanırlar. Ayrıca damat ortada yoktur. Bir gece öncesine dair hiçbirşey hatırlamayan üç arkadaş ip uclarını takip ederek işlerin nerede kontrolden çıktığını bulmak zorundadırlar. En önemlisi de damadı bularak zamanında Los Angeles'a düğününe yetiştirmeleri gerekmektedir.

Gizli Teşkilat
1959
Cary Grant yönetmen Alfred Hitchcock'un en güzel gerilim filmlerinden biri olan bu filmde casus zannedilen masum bir adamı oynuyor. New York'taki Plaza Oteli'nden ayrılmak üzere olan reklamcı Roger Thornhill tam "George Kaplan" adı anons edildiğinde ayağa kalkmak talihsizliğine uğrar. Böylece yanlış anlamaya dayalı ölümcül bir olayı ve durmaksızın süren bir kedi fare oyununu başlatır. Onu öldürmek isteyen casus ajanlar ve onun birini öldürdüğünden kuşkulanan polis Amerika'nın her yerinde amansız bir takip başlatır.

Orman Çocuğu
1967
Disney animasyonları arasında muhtemelen en sevileni, Rudyard Kipling’in yazdığı, vahşi ormanlarda kurtlarca yetiştirilmiş bir oğlan çocuğunun hikâyesini anlatan Orman Çocuğu’dur. Zoltan Korda (1942) ve Stephen Sommers’in (1994), çocuğun uygarlığa geri döndükten sonraki deneyimlerini anlatan canlı-aksiyon versiyonlarından farklı olarak bu çizgi film, Mowgli’nin vahşi hayattaki son gününü anlatır. Zira acımasız Kaplan Shere Khan’ın geri döndüğü orman, kahramanımız için güvenli olmaktan çıkar. Mowgli önce kararsız kalır, sonra da aynı Pinokyo gibi, yolunu şaşırır ve Kaa’yla (yılan) Kral Louie’nin (maymun) elinden, ancak dostları Bagheera (bir panter) ve Baloo (ayı) sayesinde kurtulur.

MobLand
2025
İki düşman Londra suç ailesi olan Harrigan’lar ve Stevenson’lar arasında, imparatorlukları yıkma ve hayatları mahvetme tehdidi oluşturan öl ya da öldür savaşında güç ele geçirilmeyi bekliyor. Çatışmanın ortasında kalan ve tehlikeli olduğu kadar yakışıklı da olan ’çözümleyici’ Harry Da Souza, karşıt güçler çarpıştığında sadakatin nerede yattığını çok iyi biliyor. Krallıklar karşı karşıya gelirken, sınırlar aşılacak ve tek kurtuluş garantisi var: Her şeyin üstünde aile.

The Mentalist
2008
Patrick Jane isimli bir medyum, sirkte çalışan ve gözlem güçlerini kullanarak insanlar hakkında birtakım fikirler edinip bu fikirleri onlara medyum gibi satan biridir. Bir gün bu özelliği sebebiyle televizyona çıkar ve kendine Red John isimli bir düşman edinir. Red John Jane’in kızını ve eşini öldürünce ortada kalan ve bu ölümlerin sebebinin kendisi olduğunu düşünen Jane, en sonunda FBI’a başvurarak Red John’ın peşine düşmek ister. Her ne kadar ilk başlarda bu isteği geri çevrilse de FBI’ın çözemediği birtakım davaları çözen Jane, bu özel ekibe danışman olarak işe alınır.

Paw Patrol: Dino Filmi
2026
Gizemli bir fırtınaya yakalanan PAW Patrol ekibi, gemilerinin rotadan çıkmasıyla dinozorların yaşadığı keşfedilmemiş tropik bir adaya acil iniş yapmak zorunda kalır. Burada, yıllardır adada mahsur kalan ve dinozorlar konusunda uzmanlaşan Rex ile tanışan yavrular, kendilerini şimdiye kadarki en büyük maceralarının içinde bulur. Ancak adanın huzuru, PAW Patrol’un ezeli rakibi Belediye Başkanı Humdinger‘ın doğal kaynakları ele geçirmek amacıyla başlattığı sorumsuz kazı çalışmalarıyla bozulur. Humdinger’ın farkında olmadan uyandırdığı dev yanardağ, tüm adayı ve üzerinde yaşayan dinozorları büyük bir tehlikenin eşiğine getirir. PAW Patrol ekibi, Rex ve dinozor dostlarıyla güçlerini birleştirerek hem adayı hem de canlıları kurtarmak için zamana karşı yarışır.

Tommy Flanagan
Oyuncu kadrosu · Sons of Anarchy, Galaksinin Koruyucuları 2, Gladyatör olarak bilinir
Tommy Flanagan, 3 Temmuz 1965 tarihinde İskoçya'nın Glasgow şehrinin Easterhouse bölgesinde dünyaya gelmiştir. Gençlik yılları, hayatını ve kariyerini derinden etkileyecek bir olayla şekillenmiştir; DJ olarak çalıştığı bir gecenin sonunda uğradığı saldırı sonucu yüzünde kalan ve "Glasgow gülümsemesi" olarak bilinen belirgin yara izleri, ileride canlandıracağı karakterlere farklı ve unutulmaz bir boyut katacaktır. Oyunculuğa olan ilgisi, onu tiyatro sahnesine yönlendirmiş ve yakın arkadaşı olacak Robert Carlyle'ın da yer aldığı Raindog Tiyatro Topluluğu'nda ilk adımlarını atmasını sağlamıştır. Tiyatro deneyimi, ona sinema dünyasının kapılarını aralamıştır. Robert Carlyle'ın teşvikiyle Mel Gibson'ın yönettiği epik film Cesur Yürek (Braveheart, 1995) kadrosuna katılarak asi Morrison karakteriyle uluslararası alanda ilk kez dikkat çekmiştir. Bu rol, onun kariyerinde önemli bir sıçrama tahtası olmuş ve kısa sürede John Woo'nun yönettiği Yüz Yüze (Face/Off, 1997) ve David Fincher imzalı Oyun (The Game, 1997) gibi büyük yapımlarda yer almasının önünü açmıştır. Bu ilk dönem rolleri, onun sert görünümlü ama karizmatik karakterleri canlandırma yeteneğini ortaya koymuştur. Flanagan, Ridley Scott'ın yönettiği Oscar ödüllü Gladyatör (Gladiator, 2000) filmindeki Maximus'un sadık hizmetkarı Cicero rolüyle hafızalara kazınmıştır. Bu kısa ama etkili rol, onun Hollywood'daki yerini sağlamlaştırmasına yardımcı olmuştur. Kariyeri boyunca Günah Şehri (Sin City, 2005), Tehlikeli Aslar (Smokin' Aces, 2006), Alien vs. Predator (2004) gibi farklı türlerdeki filmlerde rol alarak, benzersiz fiziksel görünümü ve güçlü oyunculuğuyla aranan bir karakter oyuncusu olarak fark yaratmıştır. Ancak Flanagan'ı dünya çapında geniş kitlelere tanıtan ve kariyerinin en ikonik rolü haline gelen performansı, şüphesiz FX kanalının kült dizisi Sons of Anarchy (2008-2014) olmuştur. Dizide canlandırdığı Filip 'Chibs' Telford karakteri; sadakati, bilgeliği, soğukkanlılığı ve motosiklet kulübüne olan bağlılığıyla izleyicinin gönlünde taht kurmuştur. Flanagan'ın İskoç aksanı ve karakterin geçmişinden getirdiği derinlik, Chibs'i dizinin en sevilen ve saygı duyulan figürlerinden biri haline getirmiş; bu rol, onun televizyon dünyasındaki kalıcı etkisini kanıtlamıştır. Sons of Anarchy'nin büyük başarısının ardından Flanagan, kariyerine hız kesmeden devam etmiştir. Peaky Blinders, Westworld gibi beğeni toplayan dizilerde konuk oyuncu olarak yer almış, Galaksinin Koruyucuları 2 (Guardians of the Galaxy Vol. 2, 2017) gibi gişe rekortmeni filmlerde Tullk karakteriyle izleyici karşısına çıkmıştır. Son dönemde Power Book IV: Force dizisindeki Chicago'nun İrlandalı mafya lideri Walter Flynn karakteriyle de dikkat çeken Flanagan, farklı türlerde ve platformlarda başarılı performanslar sergileyerek çok yönlü bir aktör olduğunu göstermeyi sürdürmektedir. Tommy Flanagan'ın oyunculuk stili; genellikle dışarıdan sert görünen, sadık, ancak iç dünyası zengin ve genellikle ahlaki olarak gri alanlarda dolaşan karakterleri canlandırmasıyla öne çıkar. Fiziksel görünümü ve özellikle yüzündeki izler, canlandırdığı karakterlere doğal bir derinlik, yaşanmışlık ve otantiklik katmaktadır. Sahiciliği ve kendine özgü ekran karizmasıyla tanınan Flanagan, Hollywood'un en tanınan ve saygı duyulan karakter oyuncularından biri olarak kendine sağlam bir yer edinmiştir.

Yürüyen Şato
2004
Sıradan bir genç kız olan Sophie şeytani bir cadı tarafından büyüyle doksan yaşında bir kadına dönüşür. Sophie artık fazlasıyla yaşlanmış ve çevresi tarafından tanınmaz bir görünüme bürünmüştür. Bu yüzden büyük bir umutsuzluğa kapılan ve yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan Sophie, Howl isimli yürüyen bir şatoda yaşayan bir büyücünün yanına yerleşir. Bu şatoda yaşayan cinlerden biri de Sophie ile aynı kaderi paylaşmaktadır. Aynı amaç etrafında buluşan ikili kendilerine yapılan kara büyünün etkisini yok etmeye çalışacaklardır. Bu sırada şatonun dışında patlak veren savaş ülkenin birlik ve beraberliğini tehdit etmektedir. İkili artık hem kendileri için hem de ülkeleri için canları pahasına savaşmak zorunda kalacaktır.

Jim Carrey
Oyuncu kadrosu · Maske, Sil Baştan, Kirpi Sonic 3 olarak bilinir
James Eugene Carrey, 17 Ocak 1962 tarihinde Newmarket, Ontario, Kanada'da dünyaya gelmiştir. Muhasebeci bir baba ve ev hanımı bir annenin dört çocuğundan en küçüğü olan Carrey, zorlu bir çocukluk geçirdi. Ailesinin maddi sıkıntıları nedeniyle bir dönem okuldan ayrılıp fabrikada çalışmak zorunda kalan ve hatta karavanda yaşayan Carrey, yaşadığı zorluklarla başa çıkmak için mizaha sığındı. Toronto'daki komedi kulübü Yuk Yuk's'ta stand-up yaparak kariyerine başlayan genç komedyen, Rodney Dangerfield'ın dikkatini çekerek turne açılışlarını yapmaya başladı ve şansını denemek için Hollywood'a taşındı. Kariyerinin ilk dönüm noktası, 1990 yılında Wayans kardeşlerin skeç komedi dizisi "In Living Color" kadrosuna katılması oldu. Burada yarattığı eksantrik karakterlerle dikkat çeken Carrey, 1994 yılında sinema tarihinde eşine az rastlanan bir başarıya imza attı. Aynı yıl içinde vizyona giren "Budala Dedektif" (Ace Ventura: Pet Detective), "Maske" (The Mask) ve "Salak ile Avanak" (Dumb and Dumber) filmlerinin üçü de gişe rekorları kırdı. "Lastik yüzlü" lakabını almasını sağlayan elastik mimikleri ve enerjik fiziksel komedisiyle Carrey, bir gecede Hollywood'un en çok kazanan yıldızlarından birine dönüştü. Bu başarıyı 1995'te "Batman Daima" (Batman Forever) filmindeki Riddler rolü ve 1997'de "Yalancı Yalancı" (Liar Liar) izledi. Sadece bir komedi oyuncusu olmadığını kanıtlamak isteyen Carrey, 1990'ların sonunda dramatik rollere yöneldi. Peter Weir'in "Truman Show" (1998) filmindeki Truman Burbank performansıyla kariyerinin ilk Altın Küre ödülünü kazandı. Hemen ertesi yıl, komedyen Andy Kaufman'ı canlandırdığı "Ay'daki Adam" (Man on the Moon) (1999) ile ikinci Altın Küre'sini kucakladı. Michel Gondry'nin yönettiği "Sil Baştan" (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) (2004) filmindeki Joel Barish rolüyle, kariyerinin en içe dönük ve beğenilen performanslarından birini sergiledi. 2000'li yıllarda "Grinch" (2000), "Aman Tanrım" (Bruce Almighty) (2003) ve "Bay Evet" (Yes Man) (2008) gibi ticari başarılarla komediye devam ederken, "Talihsiz Serüvenler Dizisi" (2004) ve "Yeni Yıl Şarkısı" (A Christmas Carol) (2009) gibi fantastik yapımlarda da yer aldı. Bir süre beyaz perdeden uzak kalan aktör, "Kidding" (2018-2020) dizisiyle televizyona başarılı bir dönüş yaptı. Son dönemde ise popüler video oyunu uyarlaması "Kirpi Sonic" (Sonic the Hedgehog) serisinde (2020, 2022, 2024) canlandırdığı kötü adam Dr. Robotnik karakteriyle yeni nesil izleyicilerin de beğenisini kazandı. Oyunculuğunun yanı sıra tutkulu bir ressam ve heykeltıraş olan Jim Carrey, hem komedi hem de dram türündeki eşsiz yeteneğiyle sinema tarihinin en ikonik figürlerinden biridir.

Monique Gabriela Curnen
Oyuncu kadrosu · Kara Şövalye olarak bilinir
Monique Gabriela Curnen, 7 Eylül 1970 tarihinde Framingham, Massachusetts'te dünyaya gelmiştir. Porto Rikolu bir eğitimci olan anne ile Alman ve İrlanda kökenli bir orkestra şefi olan babanın kızı olarak, sanat ve kültürle iç içe bir ortamda büyüdü. Çocukluğunu Massachusetts'te geçiren Curnen, Williams College'da eğitimini tamamladıktan sonra oyunculuk tutkusunun peşinden giderek New York'a taşındı ve burada Actors Center'da eğitim alarak sahne sanatlarına adım attı. Kariyerine "Kate & Leopold" (2001) gibi filmlerde küçük rollerle ve "Law & Order: Special Victims Unit" gibi televizyon dizilerindeki konuk oyunculuklarla başladı. Ancak sinema dünyasında dikkatleri üzerine çektiği ilk önemli proje, Kolombiya yapımı ödüllü bağımsız film "Maria, Full of Grace" (2004) oldu. Bu filmdeki performansı, onun karakter oyunculuğundaki potansiyelini gösterdi. Curnen'in bağımsız sinemadaki yerini sağlamlaştıran yapım ise Ryan Gosling ile birlikte rol aldığı "Tepetaklak Nelson" (Half Nelson) (2006) filmidir. Bu filmde canlandırdığı Isabel karakteriyle eleştirmenlerden övgü aldı ve Gotham Ödülleri'nde En İyi Topluluk Oyuncusu adaylığı kazandı. Monique Gabriela Curnen'i dünya çapında geniş kitlelere tanıtan ve en bilinen sinema performansı, Christopher Nolan'ın yönettiği efsanevi süper kahraman filmi "Kara Şövalye" (The Dark Knight) (2008) filmindeki Dedektif Anna Ramirez rolüdür. Gotham Polis Departmanı'nda Jim Gordon ile çalışan, annesinin hastane masrafları yüzünden ahlaki ikilemler arasında kalan ve Joker'in planlarına dahil olan bu karakter, filmin dramatik yapısında kilit bir rol oynadı. "Kara Şövalye"nin ardından kariyerini ağırlıklı olarak televizyon dünyasında başarılı polisiye ve suç dramalarıyla sürdürdü. ABC yapımı "The Unusuals" (2009) dizisinde Dedektif Allison Beaumont ve popüler dizi "Lie to Me" (2010-2011) dizisinde Dedektif Sharon Wallowski olarak izleyici karşısına çıktı. Ayrıca Steven Soderbergh'in yıldızlar geçidi filmi "Salgın" (Contagion) (2011) filminde de yer aldı. Son dönemde ise kariyerindeki en uzun soluklu ve etkili rollerinden birini, Starz kanalının popüler suç draması "Power" (2018-2020) dizisindeki Dedektif Blanca Rodriguez karakteriyle yakaladı. İnatçı ve kural tanımaz bir polisi canlandırdığı bu rolüyle serinin devam halkaları olan "Power Book II: Ghost" (2020-2024) ve "Power Book IV: Force" (2022) yapımlarında da yer alarak televizyon dünyasında güçlü bir yer edindi.

Jerome Flynn
Oyuncu kadrosu · John Wick: Chapter 3 - Parabellum, Game of Thrones olarak bilinir
Jerome Patrick Flynn, 16 Mart 1963 tarihinde Bromley, Kent, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Aktör ve şarkıcı Eric Flynn ile drama öğretmeni Fern Flynn'in oğlu olarak sanatla iç içe bir ailede büyüyen Flynn, eğitimini Royal Central School of Speech and Drama'da tamamladı. Kariyerinin ilk yıllarında "A Summer Story" (1988) ve "To Kill a Priest" (1988) gibi filmlerde rol alsa da, İngiltere'de asıl tanınırlığını televizyon dünyasında kazandı. Özellikle ITV'nin uzun soluklu dizisi "London's Burning"de (1988) canlandırdığı itfaiyeci Kenny "Rambo" Baskin karakteriyle ilk büyük çıkışını yaptı. 1990'larda rol aldığı askeri drama dizisi "Soldier Soldier", Flynn'in kariyerinde ilginç ve beklenmedik bir dönüm noktası oldu. Dizideki rol arkadaşı Robson Green ile "Unchained Melody" şarkısını seslendirmeleri, yapımcı Simon Cowell'ın dikkatini çekti ve ikili "Robson & Jerome" adıyla bir pop müzik grubuna dönüştü. Çıkardıkları albümler ve cover şarkılar İngiltere müzik listelerinde zirveye oturdu ve milyonlarca sattı. Ancak bu yoğun ve ani şöhretin ardından Flynn, oyunculuk kariyerine ve müzik dünyasına uzun bir ara vererek manevi bir yolculuğa çıkmayı, Galler'de gözlerden uzak bir yaşam sürmeyi tercih etti. Jerome Flynn'i küresel bir şöhrete kavuşturan ve yeni nesil izleyicilerle tanıştıran muazzam geri dönüşü, HBO'nun fenomen dizisi "Game of Thrones"ta (2011-2019) canlandırdığı paralı asker Bronn rolüyle gerçekleşti. Tyrion ve Jaime Lannister ile kurduğu dinamik, karakterin pragmatik zekası, kara mizahı ve usta dövüş yetenekleriyle birleşince, Bronn dizinin en akılda kalan ve sevilen karakterlerinden biri haline geldi. Sekiz sezon süren bu macera, ona dünya çapında sadık bir hayran kitlesi kazandırdı. "Game of Thrones" devam ederken Flynn, BBC'nin eleştirmenlerce beğenilen dönem dizisi "Ripper Street"te (2012-2016) sert ve sadık Dedektif Çavuş Bennet Drake rolüyle dramatik oyunculuğunu bir kez daha kanıtladı. Bu performansı, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında BAFTA TV Ödülü adaylığı getirdi. Ayrıca kült antoloji dizisi "Black Mirror"ın en gerilimli bölümlerinden biri olan "Shut Up and Dance"ta (2016) sergilediği performansla övgü topladı. Sinemada ise, dünyanın ilk tamamı yağlı boya ile yapılan animasyon filmi "Loving Vincent"ta (2017) Dr. Gachet'ye sesi ve görüntüsüyle hayat verdi. Aksiyon sinemasında da yer alarak "John Wick: Chapter 3 – Parabellum" (2019) filminde Berrada karakterini canlandırdı. Yakın dönemde ise "Yellowstone" evreninin bir parçası olan "1923" (2022) dizisinde acımasız İskoç çoban Banner Creighton rolüyle ekranlara gelerek kötü adam rollerindeki başarısını perçinledi. Sanat hayatının yanı sıra, gençliğinden beri vejetaryen olan Flynn, sıkı bir hayvan hakları savunucusudur ve PETA gibi çeşitli çevre örgütleriyle aktif olarak çalışmaktadır.

Jai Courtney
Oyuncu kadrosu · Terminatör: Genisys, Katil Makine, Kuralsız olarak bilinir
Jai Stephen Courtney, 15 Mart 1986 tarihinde Sidney, Yeni Güney Galler, Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Elektrik kurumunda çalışan bir baba ve öğretmen bir annenin oğlu olan Courtney, Sidney'in bir banliyösü olan Cherrybrook'ta büyüdü ve erken yaşlarda oyunculuğa ilgi duymaya başladı. Eğitimini prestijli Batı Avustralya Gösteri Sanatları Akademisi'nde (WAAPA) 2008 yılında tamamlayarak profesyonel kariyerine adım attı. Avustralya televizyonlarında "Packed to the Rafters" ve "All Saints" gibi dizilerde konuk oyuncu olarak yer aldıktan sonra, uluslararası alandaki ilk büyük çıkışını Starz yapımı hit tarihi aksiyon dizisi "Spartacus: Kan ve Kum"da (Spartacus: Blood and Sand) (2010) canlandırdığı gladyatör Varro karakteriyle yaptı. Bu rol, onun fiziksel kapasitesini ve ekrandaki karizmasını kanıtlayarak Hollywood'un kapılarını araladı. Sinema kariyerindeki ilk büyük sıçramasını, Tom Cruise ile başrolü paylaştığı gerilim filmi "Jack Reacher"da (2012) acımasız keskin nişancı Charlie rolüyle gerçekleştirdi. Hemen ardından, efsanevi aksiyon serisinin beşinci filmi "Zor Ölüm: Ölmek İçin Güzel Bir Gün"de (A Good Day to Die Hard) (2013) Bruce Willis'in (John McClane) oğlu John "Jack" McClane Jr. karakterine hayat vererek dünya çapında bir aksiyon yıldızı olarak tanınırlık kazandı. Bu dönemi, popüler distopik gençlik serisi "Uyumsuz" (Divergent) (2014) ve "Kuralsız" (Insurgent) (2015) filmlerindeki acımasız fraksiyon lideri Eric Coulter rolü izledi. 2015 yılında bilimkurgu klasiği serisine katılarak "Terminator: Genisys" filminde ikonik Kyle Reese karakterini canlandırdı. Ancak kariyerinin en çok akılda kalan ve eğlenceli rollerinden birine, DC Genişletilmiş Evreni'ne (DCEU) katılarak imza attı. David Ayer'in yönettiği "Suicide Squad: Gerçek Kötüler" (2016) ve James Gunn imzalı bağımsız devam filmi "The Suicide Squad: İntihar Timi"nde (2021) canlandırdığı alaycı, dengesiz ve kurnaz Kaptan Bumerang (Captain Boomerang / George "Digger" Harkness) karakteri, aktöre geniş ve sadık bir hayran kitlesi kazandırdı. Sadece gişe odaklı aksiyon filmleriyle sınırlı kalmayan aktör; Russell Crowe'un yönettiği "Son Umut" (The Water Diviner) (2014) ve Angelina Jolie'nin yönettiği "Boyun Eğmez" (Unbroken) (2014) gibi prestijli dramalarda da yeteneğini sergiledi. Son yıllarda televizyon dünyasında da güçlü bir varlık gösteren Courtney, eleştirmenlerce beğenilen Avustralya mini dizisi "Stateless" (2020), Chris Pratt ile rol aldığı Amazon Prime aksiyon dizisi "The Terminal List" (2022) ve yenilikçi anlatımıyla dikkat çeken Netflix soygun dizisi "Kaleidoscope"ta (2023) Bob Goodwin karakteriyle başarılı performanslar ortaya koymaya devam etti. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra müzikle yakından ilgilenen ve iyi derecede gitar çalan Courtney, kariyerinin büyük bölümünü şekillendiren fiziksel ve zorlayıcı rollerdeki başarısını lise yıllarından gelen atletizm geçmişine borçludur.

Cosmo Jarvis
Oyuncu kadrosu · The Uprising olarak bilinir
Harrison Cosmo Krikoryan Jarvis, 1 Eylül 1989 tarihinde Ridgewood, New Jersey'de dünyaya gelmiştir. Ermeni ve İngiliz kökenli bir ailenin oğlu olan Jarvis, henüz bebekken ailesiyle birlikte İngiltere'ye taşındı ve çocukluğunu Totnes, Devon'da geçirdi. Sanat kariyerine ilk olarak müzisyen olarak başlayan Jarvis, 2009 yılında çıkardığı "Humasyouhitch/Sonofabitch" albümü ve özellikle viral olan "Gay Pirates" şarkısıyla dikkat çekti; ancak zamanla yaratıcı odağını müzikten sinema ve televizyon dünyasına kaydırdı. Oyunculuk kariyerindeki ilk büyük çıkışını, Florence Pugh ile başrolü paylaştığı ve eleştirmenlerden tam not alan dönem draması "Lady Macbeth" (2016) filmindeki Sebastian karakteriyle yaptı. Bu rol, onun hem fiziksel varlığını hem de duygusal derinliğini sergilemesine olanak tanıdı ve İngiliz Bağımsız Film Ödülleri'nde "En Umut Veren Yeni Oyuncu" dalında adaylık getirdi. Kariyerinin başlarında, senaryosunu yazıp yönettiği ve başrolünü üstlendiği "The Naughty Room" (2012) gibi bağımsız projelerle de film yapımcılığı yönünü ortaya koydu. Jarvis'in oyunculuk yeteneğini perçinleyen ve onu karakter oyuncusu sınıfına taşıyan performanslardan biri, Nick Rowland'ın yönettiği suç draması "Calm with Horses" (2019) filmindeki Douglas 'Arm' Armstrong rolü oldu. Sadık ama şiddete meyilli, otizmli bir çocuğu olan eski bir boksörü canlandırdığı bu performansıyla eleştirmenlerden büyük övgü topladı. Aynı yıl, dünya çapında popüler olan "Peaky Blinders" (2019) dizisinin beşinci sezonunda, Cillian Murphy'nin canlandırdığı Tommy Shelby'nin eski silah arkadaşı ve travmatik bir geçmişe sahip keskin nişancı Barney Thompson karakteriyle televizyon izleyicisinin karşısına çıktı. 2020'lerde kariyer ivmesini artıran aktör, Ridley Scott'ın yapımcısı olduğu HBO Max bilimkurgu dizisi "Raised by Wolves"ta (2020) Campion Sturges rolüyle yer aldı. Daha sonra Netflix yapımı Jane Austen uyarlaması "İkna"da (Persuasion) (2022) Dakota Johnson ile başrolü paylaşarak Kaptan Frederick Wentworth karakterine hayat verdi. Bağımsız sinemada ise "Nocturnal" (2019) ve "Funny Face" (2020) gibi yapımlarda karmaşık ve genellikle "anti-kahraman" özellikli karakterleri canlandırmayı sürdürdü. Cosmo Jarvis'i küresel çapta bir başrol oyuncusu statüsüne taşıyan proje ise James Clavell'in ünlü romanından uyarlanan ve büyük ses getiren epik tarihi dizi "Shōgun" (2024) oldu. Dizide, feodal Japonya'da mahsur kalan ve samuray kültürüne adapte olmaya çalışan İngiliz denizci Pilot John Blackthorne (Anjin) karakterini canlandıran Jarvis, bu zorlu rolün altından başarıyla kalkarak uluslararası alanda geniş bir hayran kitlesi edindi. Hem müzikal geçmişi hem de yoğun, metot oyunculuğuna yakın stiliyle tanınan Jarvis, modern İngiliz sinemasının en özgün yeteneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Alex Lawther
Oyuncu kadrosu · Enigma olarak bilinir
Alexander Jonathan Lawther, 4 Mayıs 1995 tarihinde Petersfield, Hampshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Her ikisi de avukat olan anne ve babanın üç çocuğundan en küçüğüdür. Çocukluk yıllarında kendi yazdığı ve oynadığı oyunlarla sanata olan ilgisini keşfeden Lawther, drama eğitimi almak yerine, 16 yaşında prestijli Ulusal Gençlik Tiyatrosu'na (National Youth Theatre) katılarak profesyonel oyunculuğa ilk adımını attı. Profesyonel sahne kariyerine 2011 yılında Chichester Festival Tiyatrosu'nda sahnelenen David Hare'in "South Downs" adlı oyunundaki John Blakemore rolüyle başladı. Bu oyundaki performansı, eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve ona Londra'ya transfer olma fırsatı sundu. Sahnedeki bu başarısı, sinema dünyasının kapılarını aralamasını sağladı ve kariyerindeki ilk büyük dönüm noktası oldu. Sinemadaki çıkışını, 2014 yılında En İyi Film dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterilen "Yapay Oyun" (The Imitation Game) filmiyle yaptı. Filmde, başroldeki Benedict Cumberbatch'in canlandırdığı dahi matematikçi Alan Turing'in gençlik yıllarını canlandırdı. Bu kısa ama etkileyici rolüyle Londra Film Eleştirmenleri Birliği tarafından Yılın Genç İngiliz Oyuncusu Ödülü'nü kazandı ve uluslararası alanda tanınırlık elde etti. Bu başarının ardından "Departure" (2015) ve "Freak Show" (2017) gibi bağımsız filmlerde başrollerde yer alarak yeteneğini sergilemeye devam etti. Ancak Lawther'ı küresel bir fenomene dönüştüren ve geniş kitlelerin zihnine kazıyan rol, Charlie Brooker'ın yaratıcısı olduğu distopik antoloji dizisi "Black Mirror"ın "Sus ve Dans Et" (Shut Up and Dance) (2016) adlı bölümünde canlandırdığı Kenny karakteri oldu. Şantaja maruz kalan ve çaresizlik içinde korkunç eylemlere sürüklenen bir genci canlandırdığı bu bölümdeki performansı, gerilimi ve psikolojik derinliğiyle ikonik bir statüye ulaştı. Kariyerindeki en önemli başrolünü ise eleştirmenlerden tam not alan Channel 4 ve Netflix ortak yapımı "The End of the F***ing World" (2017-2019) dizisiyle elde etti. Kendisini bir psikopat olarak tanımlayan James karakterini canlandırdığı bu dizi, dünya çapında büyük bir hayran kitlesi edindi ve Lawther'ın modern anti-kahramanları canlandırmadaki başarısını pekiştirdi. Bu dönemde Wes Anderson'ın "Fransız Postası" (The French Dispatch) (2021) ve Ridley Scott'ın "Son Düello" (The Last Duel) (2021) gibi usta yönetmenlerin filmlerinde de rol aldı. Son olarak, "Star Wars" evreninde geçen ve büyük beğeni toplayan "Andor" (2022) dizisindeki Karis Nemik karakteriyle de izleyici karşısına çıkmıştır.

Pi'nin Yaşamı
2012
Hindistan'dan Kanada'ya giden bir yük gemisi, içindeki hemen hemen tüm canlılarla birlikte trajik şekilde batar. Bir can kurtaran filikası, uçsuz bucaksız vahşi Pasifik Okyanusu'nun ortasında yapayalnız kalır. Sandalın hayatta kalmayı başarabilen mürettebatı ise bir sırtlan, kırık bacaklı bir zebra, bir orangutan, Richard Parker adında üç yüz kiloluk bir Bengal kaplanı ve Pi adlı 16 yaşında Hintli bir çocuktan oluşmaktadır. Pi'nin hayvanat bahçesi işleten ve hayvanlarıyla göç yoluna koyulan ailesi, batan gemide yaşamını kaybetmiştir. Pi, kurtuluş yok gibi görünen bu okyanusta, zayıf bir sandalda yanındaki hayvanlarla birlikte hayatta kalma savaşı verir ve keskin zekası ve zooloji bilgisiyle besin zincirine kurban gitmez. Ama şimdi Bengal Kaplanı ile teknede baş başa kalmıştır. Dev kaplana yem olmamak için hayvanla anlaşmanın ve yakınlaşmanın yollarını bulur. Sıra dışı yolculuk sona ermeden büyülü bir adaya varacaktır.

Meg: Derinlerdeki Dehşet
2018
Uluslararası bir deniz altı gözlem programının parçası olan derin deniz sualtısı, soyunun çoktan tükenmiş olduğu düşünülen büyük bir yaratık tarafından saldırıya uğrar. Hasar gören denizaltı, mürettebatı içeride kapana kısılmış bir halde, Pasifik Okyanusu'nun en derin yerinde durmaktadır. Vizyoner Çin okyanus bilimcisi, kızı Suyin'in gönülsüzlüğüne rağmen, mürettebatı kurtarması için uzman derin deniz kurtarma dalgıcı Jonas Taylor'ı tutar. Taylor sualtının çevresinde süzülen bu canavarla daha önce de karşılaşmıştır; tarih öncesinden kalan ve iki buçuk milyar yıl önce soyunun tükendiği zannedilen, 23 metrelik bir Megalodon.

Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları
2011
Jake, Izzy, Cubby ve papağanları Skully'yi Korsan Adası'ndaki saklandıkları yerden gemileri Bucky'ye binip Kaptan Kanca ve Smee'nin peşinden bir hazine avı macerasına yelken açarken takip edin. Bir kaykay, gitar veya değerli bir deniz kabuğu olsun, Kaptan Kanca hazineyi ele geçirmek için her şeyi yapacaktır, ancak Jake izleyicileri hazinelerini geri almak için ekip çalışmasına, problem çözmeye ve fiziksel aktiviteye davet ederken, yol boyunca takım hazine sandığı için altın para kazanmaktadır.

Kaptan Amerika: Kış Askeri
2014
Marvel'in "Kaptan Amerika: Kış Askeri" filminde Steve Rogers'ı, nam-ı diğer Kaptan Amerika'yı, Yenilmezler ile birlikte New York'ta yaşanan dehşet verici olayların ardından Washington D.C.de huzur içinde yaşarken ve modern dünyaya uyum sağlamaya çalışırken buluyoruz. S.H.I.E.L.D. üyesi bir arkadaşı saldırıya uğrayınca Steve, dünyayı tehlikeye atan bir entrika ağının içine çekilir. Natasha Romanoff nam-ı diğer Kara Dul ile güçlerini birleştiren Kaptan Amerika, kendisini susturmak için gönderilen profesyonel katillerle savaşırken bir yandan da giderek genişleyen bir komployu ortaya çıkarmak için çabalamaktadır. Bu kötü niyetli oyunun foyası meydana çıkınca Kaptan Amerika ve Kara Dul, yeni arkadaşları Falcon'dan yardım isterler. Fakat kısa süre sonra kendilerini hiç beklenmedik ve zorlu bir düşmanla; Kış Askeri ile karşı karşıya bulurlar.