Aramak

Steven Spielberg
Yönetmen · Executive Producer · Azınlık Raporu, Canavar Ev, Indiana Jones ve Kader Kadranı olarak bilinir
Steven Allan Spielberg, 18 Aralık 1946 tarihinde Cincinnati, Ohio, ABD'de dünyaya gelmiştir. Sinema tarihinin en tanınmış, en etkili ve ticari olarak en başarılı yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir. Çocukluk yıllarından itibaren 8mm kameralarla amatör filmler çeken Spielberg, genç yaşta Universal Stüdyoları'nda aldığı bir stajla profesyonel dünyaya adım attı. Yönettiği gerilim dolu televizyon filmi "Bela" (Duel) (1971) ile büyük beğeni toplayarak sinema dünyasının dikkatini çekti. Ancak onu küresel bir fenomene dönüştüren ve modern "yaz gişe rekortmeni" (summer blockbuster) kavramını yaratan filmi, 1975 yapımı "Jaws" oldu. Bu filmin ardından bilimkurgu klasiği "Üçüncü Türden Yakınlaşmalar" (Close Encounters of the Third Kind) (1977) ile vizyoner bir yönetmen olarak konumunu pekiştirdi. 1980'lerde, yakın dostu George Lucas ile birlikte sinema tarihinin en ikonik macera serilerinden birini yarattı: "Kutsal Hazine Avcıları" (Raiders of the Lost Ark) (1981). Bu serinin ikinci filmi olan "Indiana Jones ve Kıyamet Tapınağı"nın (Indiana Jones and the Temple of Doom) (1984) çekimleri sırasında, filmin başrol oyuncusu Kate Capshaw ile tanıştı ve çift 1991 yılında evlendi. Aynı dönemde yönettiği "E.T." (E.T. the Extra-Terrestrial) (1982), tüm zamanların en sevilen filmlerinden biri haline geldi. 1990'lar, Spielberg'in kariyerinde hem ticari hem de eleştirel anlamda bir zirve oldu. Holokost'u anlattığı başyapıtı "Schindler'in Listesi" (Schindler's List) (1993) ile En İyi Yönetmen ve En İyi Film dallarında ilk Akademi Ödülleri'ni kazandı. İnanılmaz bir şekilde aynı yıl, çığır açan görsel efektleriyle "Jurassic Park"ı yöneterek gişe rekorları kırdı. "Er Ryan'ı Kurtarmak" (Saving Private Ryan) (1998) ile de ikinci En İyi Yönetmen Oscar'ını aldı. Yönetmenliğin yanı sıra, kurucusu olduğu Amblin Entertainment ve DreamWorks stüdyoları aracılığıyla "Geleceğe Dönüş", "Gremlinler", "Men in Black" ve "Gladyatör" gibi sayısız klasikleşmiş filmin yapımcılığını üstlenerek sinema endüstrisini derinden şekillendirdi. Filmlerinde genellikle "sıradan insanların olağanüstü durumlarla karşılaşması", aile bağları ve çocuksu bir merak ile hayret duygusu gibi temaları işler. Besteci John Williams ile yaptığı efsanevi iş birliği, filmlerinin kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Steven Spielberg, hem popüler kültürü hem de sinema sanatını şekillendirmiş, yaşayan bir efsane olarak kabul edilmektedir.

Martin Sheen
Oyuncu kadrosu · Kıyamet, The West Wing, Sıkıysa Yakala olarak bilinir
Ramón Antonio Gerardo Estévez, sahne adıyla Martin Sheen, 3 Ağustos 1940 tarihinde Dayton, Ohio, ABD'de İspanyol bir baba ve İrlandalı bir annenin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. On çocuklu bir ailenin yedinci çocuğu olan Sheen, babasının oyuncu olmasına karşı çıkmasına rağmen hayallerinin peşinden gitmeye karar verdi ve New York'a taşındı. İspanyol kökenli olduğu için etnik rollerle kısıtlanmamak adına, kendisine ilham veren Piskopos Fulton J. Sheen ve bir arkadaşının adından esinlenerek "Martin Sheen" sahne adını aldı. Kariyerine 1960'ların başında tiyatro sahnesinde başladı ve televizyon yapımlarında roller alarak adını duyurdu. Sinema kariyerindeki ilk önemli çıkışını, Terrence Malick'in yönettiği ve eleştirmenlerce beğenilen suç draması Kanlı Toprak (Badlands) (1973) ile yaptı. Ancak onu uluslararası bir yıldıza dönüştüren ve sinema tarihine adını yazdıran rol, Francis Ford Coppola'nın epik savaş filmi Kıyamet (Apocalypse Now) (1979) oldu. Vietnam Savaşı'nın deliliğini ve ahlaki çöküşünü anlatan bu filmde canlandırdığı Yüzbaşı Benjamin L. Willard karakteri, kariyerinin en ikonik ve zorlu performansı olarak kabul edilir. Filmin sorunlu çekim süreci sırasında yaşadığı kalp krizi bile onu rolünü tamamlamaktan alıkoyamadı. 1980'ler boyunca Ölüm Bölgesi (The Dead Zone) (1983) ve Oliver Stone'un yönettiği, oğlu Charlie Sheen ile birlikte rol aldığı Borsa (Wall Street) (1987) gibi önemli filmlerde yer aldı. Çok yönlü bir aktör olarak dramdan gerilime geniş bir yelpazede performans sergiledi. Gandhi (1982), Gettysburg (1993) ve Amerikan Başkanı (The American President) (1995) gibi filmlerle kariyerini zenginleştirdi. Televizyondaki en büyük başarısını ise Aaron Sorkin'in yarattığı ve politik drama türünün başyapıtlarından sayılan The West Wing (1999-2006) dizisiyle elde etti. Dizide canlandırdığı idealist ve bilge ABD Başkanı Josiah "Jed" Bartlet karakteriyle Altın Küre ve iki SAG Ödülü kazandı; ayrıca altı kez Emmy Ödülü'ne aday gösterildi. Bu rol, onu tüm dünyada tanınan ve sevilen bir figür haline getirdi. Sonraki yıllarda Köstebek (The Departed) (2006), Bobby (2006), İnanılmaz Örümcek-Adam (The Amazing Spider-Man) (2012) ve Grace and Frankie (2015-2022) gibi pek çok başarılı projede yer aldı. Oyunculuğunun yanı sıra Martin Sheen, hayatı boyunca barış, çevre ve insan hakları gibi konularda tutkulu bir aktivist olarak tanınmaktadır. Dört çocuğu - Emilio Estevez, Charlie Sheen, Ramón Estevez ve Renée Estevez - de kendisi gibi oyunculuk kariyerini seçerek Hollywood'un en tanınmış ailelerinden birini oluşturmuşlardır.

Scott Glenn
Oyuncu kadrosu · İlk Gün, Son Ültimatom, Greenland: Son Sığınak olarak bilinir
Theodore Scott Glenn, 26 Ocak 1941 tarihinde Pittsburgh, Pennsylvania, ABD'de dünyaya gelmiştir. İrlanda ve Amerikan Yerlisi kökenli bir ailenin çocuğu olan Glenn, çocukluğunda geçirdiği kızıl hastalığı nedeniyle bir yıl yatalak kalmış ve doktorların ömür boyu topallayacağı tahminine rağmen, yoğun egzersizlerle sağlığına tamamen kavuşmuştur. William & Mary Koleji'nden mezun olduktan sonra Amerika Birleşik Devletleri Deniz Piyadeleri'ne (Marines) katılarak üç yıl görev yaptı. Kısa bir süre suç muhabirliği yaptıktan sonra oyunculuk tutkusuyla New York'a taşındı ve ünlü The Actors Studio'ya katılarak metod oyunculuğu eğitimi aldı. Kariyerinin başlarında tiyatro ve televizyonda küçük roller alsa da, 1970'lerin sonuna kadar büyük bir çıkış yakalayamadı ve bir dönem ailesini geçindirmek için barmenlik ve koruculuk yaptı. Francis Ford Coppola'nın "Kıyamet" (Apocalypse Now) (1979) filmindeki küçük rolü dikkat çekti, ancak asıl dönüm noktası 1980 yapımı "Şehir Kovboyu" (Urban Cowboy) filmi oldu. John Travolta'nın karşısındaki eski mahkum Wes Hightower rolüyle sergilediği tehditkâr ve karizmatik performans, ona Hollywood kapılarını sonuna kadar açtı. Bu başarının ardından 1980'ler boyunca aranan bir karakter oyuncusu haline geldi. Philip Kaufman'ın "Boşluktaki Kahramanlar" (The Right Stuff) (1983) filminde astronot Alan Shepard'ı canlandırarak kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiledi ve Lawrence Kasdan'ın popüler western filmi "Silverado"da (1985) başrol oynadı. 1990'lar, Glenn'in otoriter ve sert mizaçlı karakterlerle özdeşleştiği bir dönem oldu. Sean Connery ve Alec Baldwin ile birlikte rol aldığı "Kızıl Ekim" (The Hunt for Red October) (1990) filminde Yüzbaşı Bart Mancuso karakteriyle hafızalara kazındı. Ancak belki de en ikonik rolü, Jonathan Demme'in 5 Oscar kazanan başyapıtı "Kuzuların Sessizliği"nde (The Silence of the Lambs) (1991) canlandırdığı FBI Davranış Bilimleri Birimi şefi Jack Crawford oldu. Bu dönemde ayrıca "Alev Kapanı" (Backdraft) (1991) gibi gişe filmlerinde de yer aldı. 2000'li yıllarda da hız kesmeyen aktör, "İlk Gün" (Training Day) (2001) filminde Denzel Washington ile karşılıklı oynadı ve Matt Damon'lı "Son Ültimatom" (The Bourne Ultimatum) (2007) filminde CIA Direktörü Ezra Kramer rolünü üstlendi. İlerleyen yaşına rağmen fiziksel formunu koruyan Glenn, kariyerinin son döneminde televizyon dünyasında da büyük ses getiren işlere imza attı. HBO'nun eleştirmenlerce övülen dizisi "The Leftovers"ta (2014-2017) Kevin Garvey Sr. karakteriyle derinlikli bir performans sergiledi. Ayrıca Marvel'in Netflix dizileri "Daredevil" (2015-2018) ve "The Defenders"ta (2017) kör dövüş ustası Stick karakterini canlandırarak yeni nesil izleyicilerin de beğenisini kazandı. Stephen King evreninde geçen "Castle Rock" dizisinde de yer alan usta oyuncu, 1968 yılından beri Carol Schwartz ile evlidir ve iki çocuk babasıdır.

Ke Huy Quan
Oyuncu kadrosu · Her Şey Her Yerde Aynı Anda, Indiana Jones: Kamçılı Adam, Zootropolis 2 olarak bilinir
Ke Huy Quan (veya Jonathan Ke Quan), 20 Ağustos 1971 tarihinde Saygon, Güney Vietnam'da (günümüzdeki Ho Chi Minh Kenti) dünyaya gelmiştir. Vietnam Savaşı'nın ardından ailesiyle birlikte ülkesini terk etmek zorunda kalmış ve bir süre Hong Kong'da bir mülteci kampında yaşadıktan sonra 1979'da mülteci yerleştirme programıyla ABD'ye yerleşmiştir. Oyunculuk kariyeri tamamen tesadüf eseri başlamıştır. 1983 yılında, "Indiana Jones ve Kıyamet Tapınağı" (Indiana Jones and the Temple of Doom) (1984) filminin seçmelerine kardeşine destek olmak için giden Quan, yönetmen Steven Spielberg'in dikkatini çekmiş ve filmin en sevilen karakterlerinden biri olan Short Round (Kısa Tur) rolü için seçilmiştir. Harrison Ford'un canlandırdığı Indiana Jones'un sadık, esprili ve becerikli yardımcısı rolüyle bir gecede dünya çapında tanınan bir çocuk yıldız haline geldi. Bu büyük başarının ardından, bir başka 80'ler klasiği olan "Goonies" (Define Avcıları) (1985) filminde, teknoloji meraklısı ve mucit Data karakterini canlandırarak jenerasyonunun en sevilen genç aktörlerinden biri oldu. Ancak 1990'lara gelindiğinde, Hollywood'da Asya kökenli aktörler için rollerin son derece sınırlı olması nedeniyle oyunculuk kariyerinde zorluklar yaşadı. Gelen tekliflerden memnun kalmayınca, tutkusu olan sinemadan kopmamak için kamerasının arkasına geçmeye karar verdi. Güney Kaliforniya Üniversitesi Sinema Sanatları Okulu'ndan mezun oldu ve yıllarca "X-Men" (2000) gibi büyük yapımlarda dövüş koreografı ve yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. Yıllar sonra, "Crazy Rich Asians" filminin başarısından ilham alarak oyunculuğa geri dönmeye karar verdi ve bu karar, sinema tarihinin en ilham verici geri dönüş hikayelerinden birini başlattı. 2022 yapımı "Her Şey Her Yerde Aynı Anda" (Everything Everywhere All at Once) filminde canlandırdığı Waymond Wang karakteriyle sinemaya muhteşem bir dönüş yaptı. Farklı evrenlerdeki karakterin hem naif, hem komik hem de aksiyon dolu versiyonlarını büyük bir ustalıkla canlandıran Quan, bu performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Altın Küre ve Akademi Ödülü'nü (Oscar) kazandı. Oscar zaferinin ardından Marvel Sinema Evreni'ne katılarak "Loki" dizisinin ikinci sezonunda önemli bir rol üstlendi. Ke Huy Quan'ın hikayesi, bir mülteci kampından Hollywood'un zirvesine uzanan, azim, yetenek ve hayallerden asla vazgeçmemenin en dokunaklı örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Laurence Fishburne
Oyuncu kadrosu · John Wick: Chapter 2, John Wick: Chapter 3 - Parabellum, Ant-Man ve Wasp olarak bilinir
Laurence John Fishburne III, 30 Temmuz 1961 tarihinde Augusta, Georgia, ABD'de dünyaya gelmiştir. Oyunculuk kariyerine henüz bir çocukken başlayan Fishburne, 10 yaşında "One Life to Live" adlı pembe dizide rol alarak ekranlarla tanıştı. Ancak onu sinema tarihine yazdıracak ilk adımı, henüz 14 yaşındayken rol almak için yaşını büyük söyleyerek Francis Ford Coppola'nın efsanevi filmi "Kıyamet"in (Apocalypse Now) (1979) kadrosuna dahil olmasıyla attı. Filmin zorlu ve uzun çekim süreci, onun için adeta bir oyunculuk okulu oldu. 1980'ler boyunca çeşitli rollerde yer alan Fishburne, 1990'ların başında güçlü bir başrol oyuncusu olarak öne çıktı. John Singleton'ın kült filmi "Artık Çocuk Değiller"de (Boyz n the Hood) (1991) canlandırdığı bilge baba Furious Styles karakteri ve "Deep Cover" (1992) filmindeki performansıyla dikkat çekti. Kariyerinin en büyük eleştirel başarısını ise 1993 yılında, rock 'n' roll ikonu Ike Turner'ı canlandırdığı "Tina: Aşkın Bununla Ne İlgisi Var?" (What's Love Got to Do with It) filmiyle elde etti. Bu zorlu ve dönüştürücü rol, ona En İyi Erkek Oyuncu dalında bir Akademi Ödülü (Oscar) adaylığı kazandırdı. Laurence Fishburne'ü küresel bir popüler kültür ikonuna dönüştüren rol, Wachowski Kardeşler'in yönettiği ve sinemada çığır açan 1999 yapımı "Matrix" filmindeki Morpheus karakteri oldu. İnsanlığın kurtarıcısı Neo'ya yol gösteren bilge ve karizmatik akıl hocası Morpheus'u canlandırdığı bu rolle, yeni bir neslin hafızasına kazındı. Filmin devam filmleri olan "The Matrix Reloaded" ve "The Matrix Revolutions"da da rolünü tekrarladı. Kariyeri boyunca olağanüstü bir üretkenlik gösteren Fishburne, Clint Eastwood'un yönettiği "Gizemli Nehir" (Mystic River) (2003) gibi prestijli dramalarda ve popüler televizyon dizisi "CSI: Crime Scene Investigation"da başrolde yer aldı. Son yıllarda ise büyük bütçeli film serilerindeki rolleriyle de öne çıktı. DC Genişletilmiş Evreni'nde "Man of Steel" (2013) filminde Daily Planet'in yayın yönetmeni Perry White'ı canlandırdı. Ayrıca, "Matrix"teki rol arkadaşı Keanu Reeves ile yeniden bir araya geldiği "John Wick" serisinde yeraltı dünyasının lideri Bowery King karakteriyle büyük beğeni topladı. Sinema ve televizyonun yanı sıra tiyatro sahnesinin de usta bir ismi olan Fishburne, 1992 yılında August Wilson'ın oyunu "Two Trains Running"deki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında Tony Ödülü kazanmıştır. Ayrıca farklı projelerle iki de Emmy Ödülü sahibi olmuştur. Oscar adayı, Tony ve Emmy ödüllü Laurence Fishburne; derin, komuta edici sesi ve güçlü ekran duruşuyla Hollywood'un en saygın ve en ikonik aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Xander Berkeley
Oyuncu kadrosu · Göster Gününü, Terminatör 2: Mahşer Günü, 96 Saat olarak bilinir
Alexander "Xander" Harper Berkeley, 16 Aralık 1955 tarihinde Brooklyn, New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. Hampshire College'da eğitim gördükten sonra kariyerine tiyatro sahnelerinde başladı ve New York'taki çeşitli bölgesel ve Off-Broadway yapımlarında rol aldı. Sinema kariyerine 1981 yılında "Mommie Dearest" filmiyle adım attı. 1980'ler boyunca "Sid and Nancy" (1986) gibi filmlerde ve "Miami Vice" (1987-1989) gibi televizyon dizilerinde çeşitli roller üstlendi. 1990'lar, Berkeley'in Hollywood'un en tanınan karakter oyuncularından biri olarak yerini sağlamlaştırdığı dönem oldu. Bu dönemde "Terminatör 2: Kıyamet Günü"nde (Terminator 2: Judgment Day) (1991) John Connor'ın koruyucu ailesindeki babayı, "Birkaç İyi Adam"da (A Few Good Men) (1992) Kaptan Whitaker'ı, "Şeker Adamın Laneti"nde (Candyman) (1992) Trevor Lyle'ı ve "Apollo 13" (1995), "Hava Kuvvetleri Bir" (Air Force One) (1997) ve "Gattaca" (1997) gibi gişe rekortmeni ve eleştirel beğeni toplayan filmlerde önemli yardımcı rollerde yer aldı. Ancak Xander Berkeley'i dünya çapında şöhrete kavuşturan ve en ikonik rollerinden biri olan performansı, 2001 yılında başlayan çığır açıcı televizyon dizisi "24"te (2001-2003) canlandırdığı CTU Direktörü George Mason karakteri oldu. Otoriter ama karmaşık bir yapıya sahip olan Mason rolüyle eleştirmenlerin beğenisini kazandı ve dizinin hayranları arasında unutulmaz bir yer edindi. "24"teki başarısının ardından "CSI: Crime Scene Investigation" dizisinde de bir süre Şerif Jim Brass karakterini canlandırdı. Televizyondaki güçlü kariyerini 2010'lu yıllarda da sürdüren Berkeley, "Nikita" (2010-2012) dizisinde ana kötü karakter Percy Rose'u ve "Salem" (2014-2017) dizisinde Yargıç Hale'i canlandırdı. Bir diğer önemli ve geniş kitlelerce tanınan rolü ise, AMC'nin fenomen dizisi "The Walking Dead"de (2016-2018) canlandırdığı Hilltop kolonisinin korkak ve manipülatif lideri Gregory karakteri oldu. Sinema kariyerine de ara vermeden devam eden Berkeley, "Taken" (2008), "Kick-Ass" (2010) ve "Salgın" (The Bay) (2012) gibi filmlerde rol aldı. Kendine özgü yüz hatları ve hem güvenilir bir otorite figürünü hem de tekinsiz karakterleri başarıyla canlandırabilme yeteneğiyle tanınan Berkeley, aynı zamanda yetenekli bir ressam ve heykeltıraştır.

David Yip
Oyuncu kadrosu · Indiana Jones: Kamçılı Adam, Kurda Tuzak olarak bilinir
David Yip, 4 Haziran 1951'de Liverpool, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Çinli bir denizci olan babası ve Liverpool'lu İngiliz bir annenin oğlu olan Yip, Britanya'daki Doğu Asyalı aktörler için bir öncü olarak kabul edilen saygın bir tiyatro, televizyon ve sinema oyuncusudur. Londra'da oyunculuk eğitimi aldıktan sonra kariyerine başlayan Yip, kariyerindeki en büyük çıkışı ve onu Birleşik Krallık'ta bir gecede ünlü yapan rolü, BBC yapımı "The Chinese Detective" (1981-1982) adlı polisiye dizideki başrolü Dedektif Çavuş John Ho oldu. Bu dizi, bir İngiliz televizyon dramasında başrolü oynayan ilk Çinli aktör olması nedeniyle tarihi bir önem taşımaktadır ve Britanya'daki Doğu Asyalı temsiliyeti açısından bir dönüm noktası olarak görülmektedir. Uluslararası alanda ise en çok tanındığı rollerden biri, Steven Spielberg'in yönettiği "Indiana Jones ve Kıyamet Tapınağı" (Indiana Jones and the Temple of Doom) (1984) filmindeki Wu Han karakteridir. Filmin açılışındaki Club Obi Wan sekansında, Indiana Jones'un sadık dostu ve yardımcısı olarak yer alan Yip'in karakteri, Indy'yi korumaya çalışırken trajik bir şekilde hayatını kaybeder ve sahneye dramatik bir başlangıç yapar. Kariyeri boyunca çok yönlü bir karakter oyuncusu olarak çalışan Yip, James Bond filmi "Ölüme Bir Bakış" (A View to a Kill) (1985) filminde de rol almıştır. İngiliz televizyonunda "Doctor Who", "EastEnders" ve "Casualty" gibi sayısız popüler dizide konuk oyuncu olarak yer almıştır. Aynı zamanda, Royal Shakespeare Company gibi prestijli topluluklarla çalışan başarılı bir tiyatro oyuncusu ve yazarıdır. David Yip, özellikle Britanya'da sahne ve ekranlarda Doğu Asyalı sanatçıların önünü açan çalışmalarıyla tanınan ve kariyerini günümüzde de istikrarlı bir şekilde sürdüren saygın bir aktördür.

Noah Huntley
Oyuncu kadrosu · 28 Gün Sonra olarak bilinir
Noah Cornelius Marmaduke Huntley, 7 Eylül 1974 tarihinde Wiston, West Sussex, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Sekiz çocuklu geniş bir ailenin ferdi olarak büyüyen Huntley, eğitim hayatını Sussex'teki çeşitli okullarda tamamlamıştır. Oyunculuğa erken yaşlarda adım atan aktör, ilk çıkışını İngiliz televizyonlarının uzun soluklu ve popüler dizilerinde yapmıştır. 1993 ile 1995 yılları arasında "Emmerdale" dizisinde canlandırdığı Luke McAllister karakteri ve daha sonra tıp draması "Holby City" (2004-2005) dizisinde hayat verdiği Will Curtis rolleriyle İngiltere'de televizyon seyircisi tarafından tanınır hale gelmiştir. Televizyondaki başarılı başlangıcının ardından sinema dünyasına adım atan Huntley, uluslararası arenadaki ilk dikkat çekici performansını Danny Boyle'un yönettiği çığır açan kıyamet sonrası korku filmi "28 Gün Sonra" (28 Days Later) (2002) filmindeki Mark karakteriyle sergilemiştir. Bu rolün ardından, fantastik sinemanın gişe rekortmeni eserlerinden "Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap" (The Chronicles of Narnia: The Lion, the Witch and the Wardrobe) (2005) filminde Yetişkin Peter Pevensie karakterine hayat vererek küresel çapta tanınırlığını artırmıştır. Kariyeri boyunca özellikle fantastik, tarihi ve epik türdeki yapımların aranan yüzlerinden biri olan Huntley; "Pamuk Prenses ve Avcı" (Snow White and the Huntsman) (2012) filminde Kral Magnus, "Drakula Başlangıç" (Dracula Untold) (2014) filminde Yüzbaşı Petru ve "Kafadar Prensler" (Your Highness) (2011) filminde Baş Şövalye rollerini üstlenmiştir. Ayrıca "Avalon Sisleri" (The Mists of Avalon) (2001) mini dizisindeki Gawain rolüyle de dönem projelerindeki yeteneğini kanıtlamıştır. Televizyon projelerine de ağırlık vermeye devam eden oyuncu, "The Royals" dizisinde Kaptan Alistair Lacey karakteriyle dramaya geri dönmüş, yakın dönemde ise bilimkurgu dizisi "Pandora"da (2019-2020) Profesör Donovan Osborn karakteriyle başrollerden birini üstlenmiştir. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra başarılı bir model de olan Noah Huntley, çeşitli uluslararası markaların büyük çaplı reklam kampanyalarında yer almıştır. Çevre bilinci yüksek, vejetaryen bir yaşam tarzını benimseyen aktör, sinema ve televizyon projeleriyle kariyerine aktif olarak devam etmektedir.

Cillian Murphy
Oyuncu kadrosu · Executive Producer · 28 Gün Sonra, Oppenheimer, Zamana Karşı olarak bilinir
Cillian Murphy, 25 Mayıs 1976 tarihinde Douglas, Cork, İrlanda'da dünyaya gelmiştir. Eğitimci bir ailenin en büyük çocuğu olan Murphy, gençlik yıllarında müzikle yakından ilgilendi ve kardeşiyle birlikte kurduğu "The Sons of Mr. Green Genes" grubuyla bir plak şirketi anlaşmasının eşiğinden döndü. Hukuk eğitimini yarıda bırakarak oyunculuğa yönelen Murphy, profesyonel sahne kariyerine Corcadorca Theatre Company yapımı "Disco Pigs" (1996) oyunuyla başladı. Oyunun büyük başarısı üzerine çekilen aynı adlı 2001 yapımı filmde de başrolü üstlenerek sinema dünyasına adım attı. Murphy'nin uluslararası alanda tanınmasını sağlayan ilk büyük proje, Danny Boyle'un yönettiği kıyamet sonrası korku filmi "28 Gün Sonra" (28 Days Later) (2002) oldu. Bu filmdeki Jim karakteriyle dikkatleri üzerine çekti ve ardından "İnci Küpeli Kız" (Girl with a Pearl Earring) (2003) ve "Soğuk Dağ" (Cold Mountain) (2003) gibi prestijli yapımlarda yer aldı. Özellikle Neil Jordan'ın yönettiği "Plüton'da Kahvaltı" (Breakfast on Pluto) (2005) filminde canlandırdığı trans kadın Patrick "Kitten" Braden rolüyle Altın Küre'ye aday gösterildi ve oyunculuk yelpazesinin genişliğini kanıtladı. Ken Loach'un Altın Palmiye ödüllü "Özgürlük Rüzgarı" (The Wind That Shakes the Barley) (2006) filmindeki performansı ise eleştirmenlerden tam not aldı. Kariyerindeki en belirleyici işbirliklerinden biri yönetmen Christopher Nolan ile oldu. "Batman Başlıyor" (Batman Begins) (2005) filminde aslında Batman rolü için seçmelere katılan ancak kötü adam Dr. Jonathan Crane (Scarecrow) rolünü alan Murphy, bu karakteri "Kara Şövalye" (The Dark Knight) (2008) ve "Kara Şövalye Yükseliyor" (The Dark Knight Rises) (2012) filmlerinde de sürdürdü. Nolan ile ortaklığı "Başlangıç" (Inception) (2010) ve "Dunkirk" (2017) filmleriyle devam etti. Ancak Cillian Murphy'yi dünya çapında bir popüler kültür ikonuna dönüştüren rol, BBC yapımı suç draması "Peaky Blinders" (2013-2022) dizisindeki Thomas Shelby karakteri oldu. Birminghamlı bir suç çetesinin liderini canlandırdığı bu rol, ona büyük bir hayran kitlesi ve çok sayıda ödül kazandırdı. Dizinin ardından beyazperdeye güçlü bir dönüş yapan oyuncu, "Sessiz Bir Yer 2" (A Quiet Place Part II) (2020) filminde başrolü üstlendi. Murphy, kariyerinin zirvesine Christopher Nolan'ın biyografik epiği "Oppenheimer" (2023) ile ulaştı. Atom bombasının babası J. Robert Oppenheimer'ı canlandırdığı bu filmdeki derinlikli performansı, ona En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar), BAFTA ve Altın Küre kazandırdı. Son dönemde yapımcılığını da üstlendiği ve Claire Keegan'ın romanından uyarlanan "Small Things Like These" (2024) gibi daha samimi ve dramatik yapımlarda yer alarak sanat sinemasındaki varlığını sürdürmektedir.

Jeanne Tripplehorn
Oyuncu kadrosu · İNFAZ LİSTESİ, The Lowdown, Temel İçgüdü olarak bilinir
Jeanne Marie Tripplehorn, 10 Haziran 1963 tarihinde Tulsa, Oklahoma, ABD'de dünyaya gelmiştir. Babası Gary Lewis & the Playboys grubunun eski gitaristi Tom Tripplehorn olan aktris, kariyerine doğup büyüdüğü Tulsa'da yerel radyo ve televizyon programlarında sunuculuk yaparak başladı. Oyunculuğa olan derin ilgisi onu New York'a yönlendirdi ve burada prestijli Juilliard Okulu'nun drama bölümüne kabul edilerek profesyonel eğitimini tamamladı. Kariyerinin ilk yıllarında tiyatro sahnesinde kendini geliştiren Tripplehorn, Broadway yapımlarında rol alarak eleştirmenlerin dikkatini çekmeye başladı. Sinema dünyasındaki büyük çıkışını, Paul Verhoeven'in yönettiği ve gişe rekorları kıran erotik gerilim filmi "Temel İçgüdü" (Basic Instinct) (1992) ile yaptı. Bu filmde canlandırdığı polis psikoloğu Dr. Beth Garner karakteriyle uluslararası alanda geniş bir tanınırlık kazandı. Hemen ardından gelen süreçte Hollywood'un en yüksek profilli yapımlarında başrolleri paylaşmaya devam etti. Sydney Pollack imzalı "Şirket" (The Firm) (1993) filminde Tom Cruise ile, dev bütçeli kıyamet sonrası aksiyon filmi "Su Dünyası"nda (Waterworld) (1995) ise Kevin Costner ile başrolü paylaştı. 1990'ların sonuna doğru "Rastlantının Böylesi" (Sliding Doors) (1998) ve "Mickey Blue Eyes" (1999) gibi başarılı yapımlarla komedi ve dramdaki çok yönlülüğünü kanıtladı. 2000'li yıllarda ağırlığını televizyon dünyasına vererek kariyerinde yeni bir ve saygın bir sayfa açtı. HBO'nun eleştirmenlerce övülen draması "Big Love" (2006-2011) dizisinde Bill Paxton'ın canlandırdığı karakterin ilk eşi Barbara Henrickson'ı beş sezon boyunca büyük bir başarıyla oynadı. Bu derinlikli performansı, ona 2009 yılında Primetime Emmy Ödülü adaylığı getirdi. Televizyondaki istikrarlı yükselişini popüler suç draması "Criminal Minds"a (2012-2014) katılarak sürdürdü ve dizinin sekizinci ile dokuzuncu sezonlarında Dr. Alex Blake karakterine hayat verdi. Yakın dönem kariyerinde ağırlıklı olarak nitelikli televizyon projelerinde yer alan Tripplehorn, FX'in tarihi mini dizisi "Mrs. America"da (2020) Phyllis Schlafly'nin yengesi Eleanor Schlafly'yi canlandırdı. Günümüzde ise Julian Fellowes'un yaratıcısı olduğu HBO'nun popüler dönem dizisi "The Gilded Age" (2022-günümüz) kadrosunda Sylvia Chamberlain karakteriyle izleyici karşısına çıkmaktadır. Tiyatro, sinema ve televizyon arasında başarıyla denge kurduğu uzun soluklu kariyeriyle sektörün istikrarlı ve saygın karakter oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.

Ric Young
Oyuncu kadrosu · Indiana Jones: Kamçılı Adam olarak bilinir
Ric Young (d. Wing-Wah Yung), 1944 yılında Kuala Lumpur, Britanya Malayası'nda (günümüz Malezya'sı) dünyaya gelmiştir. Çin kökenli olan ve Londra'da büyüyen Young, prestijli Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) eğitim almış, on yıllara yayılan kariyeriyle uluslararası alanda tanınan bir karakter oyuncusudur. Kariyerine 1960'larda başlayan Young, İngiliz televizyonunda ve sinemasında çeşitli roller üstlenerek tanınmaya başladı. Uluslararası seyircinin onu tanıdığı rollerden biri, Steven Spielberg'in yönettiği "Indiana Jones ve Kıyamet Tapınağı" (Indiana Jones and the Temple of Doom) (1984) filmindeki Kao Kan karakteridir. Filmin açılışındaki Club Obi Wan sekansında, mafya babası Lao Che'nin (Roy Chiao) oğullarından birini canlandırmış ve kaotik çatışma sahnesinde yer almıştır. Ric Young, uzun kariyeri boyunca iki farklı James Bond filminde de rol almıştır. İlk olarak "İnsan İki Kere Yaşar" (You Only Live Twice) (1967) filminde küçük bir rolde görünmüş, yıllar sonra ise "Yarın Asla Ölmez" (Tomorrow Never Dies) (1997) filminde daha belirgin bir rolle General Chang karakterine hayat vermiştir. En prestijli rollerinden biri, Bernardo Bertolucci'nin yönettiği ve birçok dalda Oscar kazanan "Son İmparator" (The Last Emperor) (1987) filmindeki Sorgu Yargıcı karakteridir. Ayrıca, "Taşıyıcı" (The Transporter) (2002) ve Chow Yun-fat ile rol aldığı "Bozuk Düzen" (The Corruptor) (1999) gibi aksiyon filmlerinde de genellikle Asyalı iş adamı veya suç lideri rollerinde oynamıştır. Televizyonda da "Doctor Who" gibi klasik dizilerde yer alan Ric Young, RADA'da aldığı klasik eğitimin temelini, onlarca yıllık tecrübesiyle birleştirerek Hollywood'da ve İngiliz sinemasında Asyalı karakterleri canlandıran en güvenilir ve tanınan yüzlerden biri olmuştur.

Tina Majorino
Oyuncu kadrosu · Scorpion, Veronica Mars olarak bilinir
Albertina Marie Majorino, 7 Şubat 1985 tarihinde Westlake, California, ABD'de dünyaya gelmiştir. İtalyan, Küba ve Fransız kökenli bir aileden gelen Majorino, oyunculuk kariyerine çok erken yaşlarda, ulusal televizyon reklamlarında rol alarak başladı. Çocuk yaşta sergilediği doğal yetenek sayesinde kısa sürede Hollywood'un dikkatini çekti ve 1990'ların ortalarında peş peşe yüksek profilli filmlerde boy gösterdi. Sinemadaki ilk büyük adımlarını 1994 yılında attı; Meg Ryan ve Andy Garcia ile "Erkek Severse" (When a Man Loves a Woman), Whoopi Goldberg ile "Corrina, Corrina" ve sevimli bir fok balığıyla olan dostluğun anlatıldığı "Andre" filmlerinde çocuk başrol olarak yer alarak dönemin en popüler yıldızlarından biri haline geldi. Ancak onu uluslararası çapta en çok tanınan yüzlerden biri yapan rol, 1995 yapımı kıyamet sonrası epik aksiyon filmi "Su Dünyası"nda (Waterworld) Kevin Costner ve Jeanne Tripplehorn ile birlikte canlandırdığı gizemli küçük kız Enola karakteri oldu. 1999 yapımı televizyon filmi "Alice Harikalar Diyarında" (Alice in Wonderland) başrolünü üstlendikten sonra, çocuk yaşta gelen yoğun şöhretin ve temponun getirdiği tükenmişlik hissi nedeniyle Hollywood'dan uzaklaşma kararı aldı ve normal bir ergenlik geçirip eğitimine odaklanmak için oyunculuğa beş yıllık bir ara verdi. Sektöre muhteşem dönüşü, 2004 yapımı bağımsız kült komedi "Napoleon Dynamite" filminde canlandırdığı utangaç ve kendine has Deb karakteriyle oldu. Bu rol, Majorino'nun çocuk yıldız imajından sıyrılarak yetenekli bir yetişkin oyuncu olarak kendini yeniden kanıtlamasını sağladı. Bu başarının ardından kariyerini ağırlıklı olarak televizyon dizileriyle şekillendirdi. Eleştirmenlerce çok beğenilen gizem dizisi "Veronica Mars"ta (2004-2007, 2014) canlandırdığı bilgisayar dehası Cindy "Mac" Mackenzie karakteri, en ikonik ve sevilen rollerinden biri olarak hafızalara kazındı. Televizyon kariyerindeki istikrarlı yükselişini, HBO draması "Big Love"da (2006-2011) Heather Tuttle karakteriyle sürdürdü. Ayrıca popüler tıbbi drama "Grey's Anatomy"nin (2012-2013) dokuzuncu sezonunda stajyer Dr. Heather Brooks rolüyle izleyici karşısına çıktı. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde "True Blood", "Bones" ve teknoloji odaklı aksiyon dizisi "Scorpion" (2017-2018) gibi çeşitli popüler yapımlarda konuk veya yardımcı oyuncu olarak yer almaya devam etti. Erken yaşta ulaştığı şöhretin zorluklarını kendi iradesiyle aşıp sektöre sağlam bir geri dönüş yapan Majorino, hem komedi hem de dram türlerindeki başarılı performanslarıyla saygın bir karakter oyuncusu olarak varlığını sürdürmektedir.

Luke Mably
Oyuncu kadrosu · 28 Gün Sonra, MobLand olarak bilinir
Thomas Luke Mably, 1 Mart 1976 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Eğitimini prestijli Birmingham Konuşma ve Drama Okulu'nda (Birmingham School of Speech and Drama) tamamlayarak oyunculuk kariyeri için sağlam bir temel atan Mably, ilk profesyonel oyunculuk deneyimlerini İngiliz televizyonlarında yaşamıştır. Kariyerinin başlarında popüler medikal drama dizisi "Holby City" (1999) ve futbol dünyasını konu alan "Dream Team" (1999-2002) dizisinde canlandırdığı Scott Lucas karakteriyle adından söz ettirmeye başlamıştır. Sinema dünyasındaki uluslararası çıkışını, Danny Boyle'un yönettiği 2002 yapımı ünlü kıyamet sonrası gerilim filmi "28 Gün Sonra" (28 Days Later) filminde canlandırdığı Er Clifton karakteriyle yapmıştır. Ancak onu tüm dünyada geniş kitlelere tanıtan ve kariyerinde gerçek bir dönüm noktası olan asıl yapım, Julia Stiles ile başrollerini paylaştığı 2004 yapımı romantik komedi filmi "Prens ve Ben" (The Prince & Me) olmuştur. Bu filmde gizlice Amerika'da üniversite okumaya giden Danimarka veliahtı Prens Edvard (Eddie) rolü, ona büyük bir popülerlik kazandırmış ve romantik jön olarak hafızalara kazınmasını sağlamıştır. Romantik komedi başarısının ardından kariyerini farklı türlerdeki karakterlerle zenginleştiren Mably, klostrofobik bir atmosferde geçen 2009 yapımı İngiliz psikolojik gerilim filmi "Sınav" (Exam) filmindeki sert ve hırslı "Beyaz" (White) karakteriyle eleştirmenlerden tam not almıştır. Aynı dönemde Amerika'daki televizyon kariyerine de ağırlık veren aktör, doğaüstü suç draması "The Gates" (2010) dizisinde vampir Dylan Radcliff karakterine ve askeri tıp draması "Combat Hospital" (2011) dizisinde yetenekli ve kibirli beyin cerrahı Dr. Simon Hill karakterine hayat vererek güçlü performanslara imza atmıştır. İlerleyen yıllarda "Chosen" (2016) ve İngiliz suç serisi "Rise of the Footsoldier Part II" (2015) gibi sinema filmlerinde rol alan aktör; aynı zamanda "NCIS: New Orleans" ve "SEAL Team" gibi popüler Amerikan aksiyon ve polisiye dizilerinde de önemli konuk oyuncu rolleri üstlenmiştir. Luke Mably, hem memleketi İngiltere'de hem de ABD'de farklı türlerdeki televizyon ve bağımsız sinema projelerinde yer alarak kariyerini aktif bir şekilde sürdürmektedir.

Rukiya Bernard
Rukiya Bernard, 20 Ocak 1983 tarihinde Toronto, Ontario, Kanada'da dünyaya gelmiş, Kanadalı aktris ve yapımcıdır. Sanatla iç içe bir ailede büyüyen Bernard, profesyonel oyunculuk eğitimini Ryerson Üniversitesi'nin (şimdiki adıyla Toronto Metropolitan Üniversitesi) saygın tiyatro programında tamamlamıştır. Kariyerine Kanada yapımı televizyon dizileri ve filmlerde rol alarak başlayan Bernard, kısa sürede Kuzey Amerika'da çekilen birçok yapımda aranan bir yüz haline geldi. Oyunculuğun yanı sıra yapımcılıkla da ilgilenen sanatçının "Bernard Pictures" adında kendi yapım şirketi bulunmaktadır. Rukiya Bernard, kariyerindeki en büyük ve uluslararası tanınırlığa ulaştığı rolü, Syfy kanalında beş sezon boyunca (2016–2021) yayınlanan post-apokaliptik drama dizisi "Van Helsing" ile elde etmiştir. Dizinin ana karakterlerinden biri olan Dr. Sarah "Doc" Carol'ı canlandıran Bernard, bu rolle oldukça geniş bir dramatik yelpaze sergileme fırsatı buldu. Karakteri, kıyamet sonrası bir dünyada vampir'e dönüşen, daha sonra Vanessa Van Helsing tarafından tekrar insana çevrilen ve bu süreçte yaşadığı ahlaki ve vicdani çatışmalarla boğuşan karmaşık bir yapıya sahipti. Bernard, dizinin başından sonuna kadar merkezde yer alan bu zorlu rolün üstesinden başarıyla gelerek eleştirmenlerin ve izleyicilerin takdirini kazandı. "Van Helsing"deki bu belirleyici rolünün yanı sıra Rukiya Bernard, televizyon dünyasının oldukça tanıdık simalarından biridir. Kariyeri boyunca "Supernatural", "The Magicians", "Travelers" ve "Stargate Universe" gibi birçok popüler bilimkurgu ve fantezi dizisinde konuk oyuncu olarak yer almıştır. Aynı zamanda, özellikle Hallmark Channel gibi kanallar için çekilen ve romantik komedi türündeki birçok TV filminde başrol veya önemli yardımcı rollerde oynamıştır. Güçlü tiyatro altyapısı ve ekran karizmasıyla Rukiya Bernard, özellikle "Van Helsing" dizisindeki unutulmaz performansıyla tanınan, Kanada'nın en çalışkan ve çok yönlü oyuncularından biridir.

Amanda Walker
Oyuncu kadrosu · Hüzün Üçgeni olarak bilinir
Amanda Walker, 29 Kasım 1935 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Eğitimini saygın kurumlardan Central School of Speech and Drama'da tamamlayarak oyunculuk kariyeri için güçlü bir sanatsal temel atmıştır. Kariyerine İngiliz tiyatro sahnelerinde adım atan Walker, ekranlardaki ilk deneyimlerini 1960'lı yıllardan itibaren çeşitli İngiliz televizyon dizilerinde ve bağımsız yapımlarda yaşamıştır. Sinema dünyasındaki ilk dikkat çekici performanslarından birini, James Ivory'nin yönettiği ve üç Oscar kazanan 1985 yapımı prestijli dönem draması "Manzaralı Oda" (A Room with a View) filminde sergilemiştir. Kariyerinin büyük bir bölümünde sağlam bir karakter oyuncusu olarak İngiliz televizyonlarının vazgeçilmez yüzlerinden biri olmuş; "Agatha Christie's Poirot", "Midsomer Murders", "Kavanagh QC" ve Jane Austen uyarlaması mini dizi "Sense & Sensibility" (2008) gibi sevilen yapımlarda birbirinden farklı ve akılda kalıcı karakterlere hayat vermiştir. Modern sinema izleyicisi tarafından uluslararası çapta tanınmasını sağlayan popüler rollerden biri, kıyamet sonrası korku sinemasının önde gelen yapımlarından "28 Hafta Sonra" (28 Weeks Later) (2007) filminde canlandırdığı Sally karakteri olmuştur. Enfeksiyonun ve kaosun ortasında kalan tecrübeli ve trajik karakter portresiyle filmin karanlık atmosferine büyük bir derinlik katmıştır. Kariyerinin ilerleyen yıllarında büyük bütçeli Hollywood prodüksiyonlarında da etkili roller alarak çok yönlülüğünü kanıtlayan usta aktris, Marvel Sinematik Evreni'ne ait gişe rekortmeni "İlk Yenilmez: Kaptan Amerika" (Captain America: The First Avenger) (2011) filminde gizli bir askeri tesisi koruyan kılık değiştirmiş Antikacı Kadın ajan rolünü üstlenmiştir. Ardından Wachowski Kardeşler'in yönettiği felsefi ve epik bilimkurgu başyapıtı "Bulut Atlası" (Cloud Atlas) (2012) filminde Veronica karakterine hayat vermiştir. Yarım asrı aşan oyunculuk kariyeri boyunca İngiliz klasik tiyatrosundan modern dönem gişe filmlerine kadar çok geniş bir yelpazede sayısız karaktere can veren deneyimli aktris Amanda Walker, İngiliz sanat dünyasının saygın isimlerinden biri olarak sinema ve televizyon projelerindeki varlığını başarıyla sürdürmektedir.

Chandler Riggs
Oyuncu kadrosu · The Walking Dead olarak bilinir
Chandler Carlton Riggs, 27 Haziran 1999 tarihinde Atlanta, Georgia'da dünyaya gelmiştir. Oyunculuk kariyerine henüz 4 yaşındayken tiyatro sahnesinde adım atan Riggs, "Oz Büyücüsü" gibi yerel prodüksiyonlarda rol aldıktan sonra ilk sinema filmi deneyimini 2009 yapımı "Get Low" ile yaşadı. Ancak Riggs'i dünya çapında bir yıldıza dönüştüren ve kariyerinin temelini oluşturan rol, 10 yaşında kadrosuna katıldığı AMC'nin fenomen dizisi "The Walking Dead"de (2010-2018) canlandırdığı Carl Grimes karakteri oldu. Dizinin başlangıcından itibaren ana karakterlerden Rick Grimes'ın oğlu olan Carl'ı canlandıran Riggs, sekiz sezon boyunca izleyicilerin gözü önünde büyüdü. Bu süreçte karakteri, kıyamet sonrası dünyanın acımasız koşullarında masum bir çocuktan, sertleşmiş ve deneyimli bir hayatta kalana dönüştü. Riggs'in bu zorlu roldeki performansı, ona birçok adaylığın yanı sıra üç kez Saturn Ödülü kazandırdı. Karakterinin sekizinci sezondaki şok edici ve beklenmedik ölümü, dizinin çizgi roman kaynak materyalinden en büyük sapmalarından biri olarak kabul edildi ve izleyiciler arasında büyük tartışmalara yol açtı. Bu ayrılık, Riggs'in sekiz yıllık "The Walking Dead" macerasının sonu oldu, ancak ona genç bir aktör olarak büyük bir tanınırlık ve tecrübe kazandırdı. "The Walking Dead"den ayrıldıktan sonra Riggs, yetişkin rollerine geçiş yaparak kariyerine devam etti. ABC'nin draması "A Million Little Things"de (2019-2023) tekrar eden bir rol alarak farklı bir türde kendini gösterdi. Ayrıca "Inherit the Viper" (2019) ve "Only" (2019) gibi bağımsız filmlerde de yer aldı. Oyunculuğun yanı sıra, Riggs "Eclipse" sahne adıyla elektronik müzik prodüktörlüğü ve DJ'lik de yaparak sanatın farklı dallarında da aktif olarak yer almaktadır.

Matt Duffer
Oyuncu kadrosu · Yönetmen · Executive Producer · Predator: Vahşi Topraklar, Stranger Things, Stranger Things: Sene 1985 olarak bilinir
Matthew Ross Duffer, 15 Şubat 1984 tarihinde Durham, Kuzey Carolina, ABD'de dünyaya gelmiştir. İkiz kardeşi Ross Duffer ile birlikte "Duffer Kardeşler" (The Duffer Brothers) olarak tanınan yazar, yönetmen ve yapımcı, modern televizyon tarihinin en başarılı yapımlarından birinin yaratıcısıdır. Sinemaya olan tutkusu çocukluk yıllarında başlayan ve kardeşiyle birlikte evde amatör filmler çeken Duffer, üniversite eğitimini Kaliforniya'daki Chapman Üniversitesi'nin Dodge Film ve Medya Sanatları Koleji'nde tamamladı. Kariyerine kardeşiyle birlikte yazdığı ve yönettiği kısa filmlerle başlayan Duffer'ın profesyonel anlamdaki ilk uzun metrajlı filmi, Alexander Skarsgård'ın başrolünde yer aldığı kıyamet sonrası gerilim filmi "Hidden" (2015) oldu. Warner Bros. tarafından dağıtılan ancak sınırlı bir gösterim şansı bulan film, gişede beklenen etkiyi yaratamasa da senaryosu ünlü yönetmen M. Night Shyamalan'ın dikkatini çekti. Bu sayede Shyamalan, Fox yapımı gizem dizisi "Wayward Pines"ta senarist ve yapımcı olarak Duffer kardeşlere görev verdi. Bu tecrübe, onların televizyon dünyasının dinamiklerini öğrenmeleri ve kendi projelerini geliştirmeleri için kritik bir adım oldu. Matt Duffer'ın kariyerini zirveye taşıyan ve onu küresel bir marka haline getiren proje, 2016 yılında Netflix'te yayınlanmaya başlayan bilimkurgu-korku dizisi "Stranger Things" oldu. Kardeşiyle birlikte yarattığı, yazdığı ve yönetici yapımcılığını üstlendiği dizi; 1980'lerin popüler kültürüne, Steven Spielberg, John Carpenter ve Stephen King gibi ustalara saygı duruşu niteliğindeydi. Kayıp bir çocuk ve doğaüstü olayları konu alan yapım, dünya çapında bir fenomen haline geldi ve Duffer'a Emmy, Golden Globe ve BAFTA adaylıkları dahil olmak üzere pek çok ödül kazandırdı. Dizinin başarısının ardından Netflix ile kapsamlı bir genel anlaşma imzalayan Duffer Kardeşler, "Upside Down Pictures" adlı yapım şirketlerini kurdu. "Stranger Things" evrenini genişletme çalışmalarının yanı sıra, Stephen King'in "The Talisman" romanının dizi uyarlaması ve popüler anime "Death Note"un yeni bir canlı aksiyon dizi versiyonu üzerinde çalışmaktadırlar. Ayrıca, Londra West End'de sahnelenen ve dizinin öncesini anlatan "Stranger Things: The First Shadow" tiyatro oyununun hikaye geliştirme sürecinde de aktif rol almıştır. Matt Duffer, kardeşiyle birlikte Hollywood'un en etkili hikaye anlatıcılarından biri olarak kariyerine devam etmektedir.

Sterling Jerins
Oyuncu kadrosu · Korku Seansı 3: Katil Şeytan, Korku Seansı, Korku Seansı 2 olarak bilinir
Sterling Jerins, 15 Haziran 2004 tarihinde New York City, New York'ta dünyaya gelmiştir. Sanatla iç içe bir aileden gelen Jerins'in babası ünlü ressam Edgar Jerins, annesi ise oyuncu Alana Jerins'tir. Ablası Ruby Jerins de kendisi gibi oyuncudur. Küçük yaşta oyunculuk eğitimine başlayan Sterling, bale eğitimi de almış ve Lincoln Center'daki New York Şehir Balesi (New York City Ballet) ile sahneye çıkma başarısı göstermiştir. Sinema kariyerindeki büyük patlamayı henüz 9 yaşındayken, 2013 yılında, iki dev yapımda art arda rol alarak gerçekleştirdi. İlk olarak, Marc Forster'ın yönettiği ve Brad Pitt'in başrolünde olduğu kıyamet sonrası aksiyon filmi "Dünya Savaşı Z"de (World War Z), Gerry Lane'in kızı Constance Lane karakterini canlandırdı. Hemen ardından, James Wan'ın yönettiği modern korku klasiği "Korku Seansı"nda (The Conjuring) (2013), ünlü paranormal araştırmacılar Ed ve Lorraine Warren'ın (Patrick Wilson ve Vera Farmiga) kızı Judy Warren rolüyle izleyici karşısına çıktı. Bu iki rol, onun Hollywood'da "yıldızların kızı" olarak anılmasını sağlayan bir kariyer yolunun kapılarını açtı. Jerins, gerilim ve aksiyon türündeki başarısını Owen Wilson ve Lake Bell ile başrolü paylaştığı "Kaçış Yok" (No Escape) (2015) filminde ailenin kızı Lucy Dwyer'ı canlandırarak sürdürdü. Aynı yıl, Gillian Flynn'in romanından uyarlanan "Karanlık Yerler" (Dark Places) filminde, Charlize Theron'un canlandırdığı Libby Day karakterinin gençliğine hayat vererek dramatik yeteneğini sergiledi. Jim Jarmusch'un eleştirmenlerce beğenilen filmi "Paterson"da (2016) da küçük bir rolde yer aldı. Televizyon dünyasında ise HBO'nun popüler dizisi "Divorce"da (2016-2019) Sarah Jessica Parker ve Thomas Haden Church'ün kızı Lila DuFresne rolüyle üç sezon boyunca ana kadroda yer aldı. "Korku Seansı" evrenindeki Judy Warren rolünü "Korku Seansı 2" (The Conjuring 2) (2016) ve "Korku Seansı 3: Katil Şeytan" (The Conjuring: The Devil Made Me Do It) (2021) filmlerinde tekrarlayarak serinin sadık bir parçası oldu.

Angourie Rice
Oyuncu kadrosu · Kötü Kızlar, İyi Adamlar, Örümcek-Adam: Evden Uzakta olarak bilinir
Angourie Rice, 1 Ocak 2001 tarihinde Sidney, Avustralya'da dünyaya geldi. Yönetmen bir baba (Jeremy Rice) ve yazar bir annenin (Kate Rice) kızı olarak sanatla iç içe bir ortamda büyüdü. Ailesinin işleri nedeniyle bir süre Perth'te yaşadıktan sonra Melbourne'e yerleşti. Oyunculuk kariyerine küçük yaşlarda Avustralya yapımı kısa filmlerle başladı. Profesyonel kariyerindeki ilk önemli çıkışını, 2013 yapımı apokaliptik gerilim filmi "Kıyamet Gecesi" (These Final Hours) ile yaptı. Bu filmdeki performansıyla uluslararası alanda dikkat çekmeye başladı. Ancak ona asıl şöhreti getiren rol, 2016 yılında Russell Crowe ve Ryan Gosling ile birlikte rol aldığı, eleştirmenlerce beğenilen neo-noir komedi filmi "İyi Adamlar" (The Nice Guys) oldu. Filmde canlandırdığı Holly March karakteriyle büyük beğeni topladı ve Hollywood'un yükselen genç yetenekleri arasında gösterilmeye başlandı. 2017 yılında, Sofia Coppola'nın yönettiği "The Beguiled" filminde yer aldı. Aynı yıl, Marvel Sinematik Evreni'ne (MCU) katılarak "Örümcek-Adam: Eve Dönüş" (Spider-Man: Homecoming) filminde Peter Parker'ın lise arkadaşı Betty Brant karakterini canlandırdı. Bu rolünü "Örümcek-Adam: Evden Uzakta" (Spider-Man: Far From Home) (2019) ve "Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok" (Spider-Man: No Way Home) (2021) filmlerinde de tekrarlayarak küresel tanınırlığını pekiştirdi. 2018'de fantastik romantik drama "Her Gün" (Every Day) filminde başrol oynadı. Televizyon tarafında ise 2019'da "Black Mirror" dizisinin beşinci sezonundaki "Rachel, Jack and Ashley Too" bölümünde Miley Cyrus ile birlikte rol aldı. 2021 yılında, Kate Winslet'in başrolünde olduğu, eleştirmenlerce beğenilen HBO mini dizisi "Mare of Easttown"da, Winslet'in karakterinin kızı Siobhan Sheehan rolünü üstlendi ve bu performansıyla dramatik yönünü de güçlü bir şekilde sergiledi. 2022'de Rebel Wilson'ın başrolünde olduğu Netflix komedisi "Lise Yıllığı" (Senior Year) filminde genç karakteri canlandırdı. 2024 yılında ise ikonik 2004 filminin müzikal uyarlaması olan "Kötü Kızlar" (Mean Girls) filminde Cady Heron karakteriyle başrol oynayarak kariyerindeki yükselişini sürdürdü.

Roshan Seth
Oyuncu kadrosu · Indiana Jones: Kamçılı Adam olarak bilinir
Roshan Seth, 2 Nisan 1942 tarihinde Patna, Bihar, Britanya Hindistanı'nda dünyaya gelmiştir. Hindistan ve İngiltere'de eğitim görmüş, hem sahne hem de sinemada sofistike ve entelektüel karakterleri canlandırmasıyla tanınan, uluslararası alanda saygı duyulan bir aktördür. Londra Müzik ve Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (LAMDA) eğitim alıp bir süre tiyatroda çalıştıktan sonra, oyunculuktan hayal kırıklığına uğrayarak mesleği bırakmış ve 1970'ler boyunca ABD'de editör ve gazeteci olarak farklı bir kariyer sürdürmüştür. Oyunculuğa geri dönüşü, sinema tarihinin en unutulmaz filmlerinden biriyle oldu. Richard Attenborough'nun yönettiği ve 8 dalda Oscar kazanan "Gandhi" (1982) filminde, Hindistan'ın ilk başbakanı Jawaharlal Nehru'yu canlandırdı. Bu rol, onun uluslararası kariyerini başlatan ve eleştirmenlerden büyük övgü alan bir performans oldu. Bu büyük başarısının hemen ardından, Steven Spielberg'in yönettiği "Indiana Jones ve Kıyamet Tapınağı" (Indiana Jones and the Temple of Doom) (1984) filminde rol aldı. Filmde, Pankot Sarayı'nın görünüşte medeni, Oxford eğitimli ama aslında kötü niyetli başbakanı Chattar Lal'ı canlandırarak, Amrish Puri'nin karakteri Mola Ram'ın işbirlikçisi olarak önemli bir rol üstlendi ve Batı'daki tanınırlığını pekiştirdi. Seth, kariyeri boyunca genellikle Batı yapımlarında zeki ve kültürlü Hint karakterlerini canlandırdı. David Lean'in yönettiği "Hindistan'a Bir Geçit" (A Passage to India) (1984), çığır açan İngiliz filmi "Benim Güzel Çamaşırhanem" (My Beautiful Laundrette) (1985) ve Denzel Washington ile başrolü paylaştığı "Mississippi Masala" (1991) gibi eleştirel beğeni toplayan önemli filmlerde rol aldı. Roshan Seth, hem büyük Hollywood yapımlarında hem de bağımsız sinemada yer alarak zengin bir filmografi oluşturan, entelektüel derinliği ve zarif oyunculuk stiliyle tanınan, saygın bir karakter oyuncusudur.

Ricci Harnett
Oyuncu kadrosu · 28 Gün Sonra olarak bilinir
Ricci Harnett, 8 Şubat 1973 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Oyunculuk kariyerine genç yaşlarda adım atan Harnett, 1990'ların başından itibaren hem sinema filmlerinde hem de İngiliz televizyon dizilerinde çeşitli roller alarak deneyim kazanmıştır. Ekrandaki ilk dikkat çekici performanslarından birini, John Malkovich'in başrolünde yer aldığı 1991 yapımı "The Object of Beauty" filminde sergilemiştir. Aynı dönemde "The Thin Blue Line", "Kavanagh QC" ve "The Bill" gibi dönemin popüler İngiliz televizyon yapımlarında bölüm oyuncusu olarak yer alarak yeteneğini ekran karşısında şekillendirme fırsatı bulmuştur. Uluslararası sinema izleyicisi tarafından tanınmasını sağlayan en önemli yapımların başında, Danny Boyle'un yönettiği 2002 yapımı ünlü kıyamet sonrası korku filmi "28 Gün Sonra" (28 Days Later) gelmektedir. Bu filmde canlandırdığı agresif ve öngörülemez Onbaşı Mitchell (Corporal Mitchell) karakteri, kariyerinde önemli bir dönüm noktası olmuş ve sert karakterleri canlandırmadaki yeteneğini gözler önüne sermiştir. Bu performansının ardından aksiyon, suç ve gerilim projelerinde daha sık yer almaya başlayan aktör, fantastik mini dizi "Dinotopia" (2002) ve "Joy Division" (2006) gibi yapımlarda da önemli roller üstlenmiştir. Ricci Harnett'ın kariyerindeki en ikonik ve adıyla en çok özdeşleşen rolü ise, gerçek bir hikayeden uyarlanan 2007 yapımı sert İngiliz suç filmi "Rise of the Footsoldier"da canlandırdığı Carlton Leach karakteridir. Eski bir futbol holiganından İngiliz yeraltı dünyasının korkulan isimlerinden birine dönüşen Leach'e hayat verdiği bu başrol performansı, ona İngiliz suç sinemasında büyük bir şöhret kazandırmış ve kendi sadık hayran kitlesini yaratmasını sağlamıştır. Kariyeri ilerledikçe oyunculuğun yanı sıra kamera arkasına da geçen Harnett, adını duyurduğu seriye duyduğu bağlılığı yönetmen koltuğuna oturarak göstermiştir. Serinin devam filmi olan "Rise of the Footsoldier Part II" (2015) filminin hem başrolünü oynamış hem de senaristliğini ve yönetmenliğini üstlenmiştir. Yönetmenlik kariyerini bağımsız projelerle sürdüren sanatçı, suç gerilimi "The London Firm" (2015) filminin de yönetmenliğini yapmıştır. Sert, tavizsiz ve yoğun fiziksel performans gerektiren İngiliz yeraltı suç dramalarının vazgeçilmez yüzlerinden biri haline gelen Ricci Harnett, sinema sektöründe oyunculuk ve kamera arkası projelerine aktif olarak devam etmektedir.

Imogen Poots
Imogen Gay Poots, 3 Haziran 1989 tarihinde Hammersmith, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Gazeteci ve gönüllü çalışan bir anne ile televizyon yapımcısı bir babanın kızı olan Poots, yaratıcı bir çevrede büyümüş ve eğitimini saygın kurumlardan Latymer Upper School'da tamamlamıştır. Oyunculuğa olan tutkusu genç yaşlarda filizlenen yetenekli aktris, ilk ekran deneyimini İngiliz medikal draması "Casualty" (2004) dizisinde konuk oyuncu olarak ve kült distopik film "V for Vendetta"da (2005) kamerasız bir rolde (Genç Valerie) yaşamıştır. Kariyerindeki asıl büyük çıkışını ve uluslararası sinema izleyicisi tarafından tanınmasını sağlayan yapım, kıyamet sonrası korku sinemasının önde gelen eserlerinden "28 Hafta Sonra" (28 Weeks Later) (2007) olmuştur. Bu filmde canlandırdığı hayatta kalmaya çalışan cesur genç kız Tammy karakteri, ona eleştirmenlerin dikkatini çekme fırsatı sunmuş ve Hollywood'un kapılarını ardına kadar aralamıştır. Bu performansıyla İngiliz Bağımsız Film Ödülleri'nde (BIFA) Umut Veren Yeni Oyuncu dalında adaylık kazanmıştır. Bu başarılı çıkışın ardından hem bağımsız sinemada hem de büyük bütçeli Hollywood prodüksiyonlarında hızla yükselen bir yıldız haline gelmiştir. "Orson Welles ve Ben" (Me and Orson Welles) (2008), "Jane Eyre" (2011) ve korku komedisi "Korku Gecesi" (Fright Night) (2011) gibi yapımlarda etkili performanslar sergilemiştir. Dramatik yeteneğini, usta oyuncularla ekranı paylaştığı "Son Konser" (A Late Quartet) (2012) filmindeki Alexandra karakteriyle ve Irvine Welsh uyarlaması sert kara komedi "Pislik" (Filth) (2013) filmindeki rolleriyle pekiştirmiştir. 2014 yılında popüler video oyunu uyarlaması gişe rekortmeni aksiyon filmi "Hız Tutkusu" (Need for Speed) filminde Julia Maddon karakteriyle başrolü üstlenerek küresel tanınırlığını zirveye taşımıştır. İlerleyen yıllarda özellikle vizyoner ve bağımsız projelere yönelen aktris, klostrofobik bilimkurgu gerilimi "Vivarium" (2019) ve Anthony Hopkins'in başrolünde yer aldığı Oscar ödüllü başyapıt "Baba" (The Father) (2020) filmindeki Laura karakteriyle kariyerinin en olgun performanslarından bazılarını sergilemiştir. Televizyon dünyasında ise, doğaüstü unsurlar barındıran neo-western dizisi "Outer Range"de (2022-günümüz) Autumn karakterine hayat vererek başarılı bir televizyon kariyeri inşa etmiştir. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra moda dünyasında da oldukça tanınan bir figür olan Imogen Poots, Chloé, H&M ve Marni gibi dünyaca ünlü markaların prestijli reklam kampanyalarında model ve marka yüzü olarak yer almıştır. Hem İngiliz bağımsız sinemasında hem de ana akım Hollywood projelerinde çok yönlülüğünü kanıtlayan başarılı aktris, sanat kariyerine aktif bir şekilde devam etmektedir.

Kate Capshaw
Oyuncu kadrosu · Indiana Jones: Kamçılı Adam olarak bilinir
Kate Capshaw, doğum adıyla Kathleen Sue Nail, 3 Kasım 1953 tarihinde Fort Worth, Teksas, ABD'de dünyaya gelmiştir. Profesyonel olarak kullandığı "Capshaw" soyadını ilk eşi Robert Capshaw'dan almıştır. Oyunculuk kariyerine başlamadan önce Missouri Üniversitesi'nden eğitim alanında diploma almış ve bir süre özel eğitim öğretmeni olarak çalışmıştır. Daha sonra oyuncu olma hayalinin peşinden giderek New York'a taşınmış ve burada çeşitli pembe dizilerde ve reklamlarda rol alarak sektöre adım atmıştır. Kariyerindeki en büyük çıkışı ve onu dünya çapında şöhrete kavuşturan rol, Steven Spielberg'in yönettiği "Indiana Jones ve Kıyamet Tapınağı" (Indiana Jones and the Temple of Doom) (1984) filmindeki gece kulübü şarkıcısı Willie Scott karakteri oldu. Serinin ilk filmindeki Karen Allen'ın canlandırdığı güçlü Marion Ravenwood karakterinin aksine, sürekli çığlık atan ve olaylar karşısında paniğe kapılan komik ve şımarık tavırlarıyla öne çıkan Willie karakteriyle Capshaw, seriye farklı bir dinamik getirdi ve bir gecede uluslararası bir yıldız haline geldi. Bu film, sadece kariyerinin zirvesi olmakla kalmadı, aynı zamanda hayatını da değiştirdi. Filmin çekimleri sırasında yönetmen Steven Spielberg ile tanıştı. Çift, ilerleyen yıllarda bir ilişkiye başladı ve 1991 yılında evlendi. Bu evliliğin ardından Capshaw, Yahudiliği benimsedi. "Indiana Jones" sonrası kariyerinde, bu filmdeki imajından uzaklaşmaya çalışarak farklı türlerde roller aldı. Ridley Scott'ın yönettiği "Kara Yağmur" (Black Rain) (1989) filmindeki ciddi rolü, Sean Connery ile başrolü paylaştığı gerilim filmi "Haklı Sebep" (Just Cause) (1995) ve romantik drama "Aşk Mektubu" (The Love Letter) (1999) gibi filmlerde rol aldı. Kate Capshaw, 2001 yılından sonra oyunculuktan büyük ölçüde emekli olmuş ve vaktini eşi Steven Spielberg ile kurduğu büyük ailesine ve hayır işlerine adamayı tercih etmiştir.

Roy Chiao
Oyuncu kadrosu · Indiana Jones: Kamçılı Adam olarak bilinir
Roy Chiao (d. Chiao Hung), 16 Mart 1927'de Şanghay, Çin'de dünyaya gelmiş ve 15 Nisan 1999'da Seattle, ABD'de hayatını kaybetmiştir. Hong Kong sinemasının en üretken ve saygın karakter oyuncularından biri olup, hem Doğu'da hem de Batı'da tanınan bir kariyere sahiptir. İkinci Dünya Savaşı sırasında pilotluk eğitimi alan ve Kore Savaşı'nda tercüman olarak görev yapan Chiao, daha sonra Hong Kong'a yerleşerek 1950'lerde oyunculuk kariyerine başladı. Akıcı bir şekilde İngilizce konuşabilmesi, ona uluslararası yapımların kapılarını açan en önemli yeteneklerinden biri oldu ve bu sayede hem Hong Kong hem de Hollywood yapımlarında aranan bir aktör haline geldi. Batı'daki sinemaseverler tarafından ilk olarak, Bruce Lee'nin efsanevi filmi "Ejder Kalesi" (Enter the Dragon) (1973) ile tanındı. Bu filmde, Lee'nin karakterine akıl hocalığı yapan ve onu turnuvaya gönderen Şaolin tapınağının başrahibini canlandırdı. Ancak Hollywood'daki en unutulmaz rollerinden biri, Steven Spielberg'in yönettiği "Indiana Jones ve Kıyamet Tapınağı" (Indiana Jones and the Temple of Doom) (1984) filmindeki Şanghaylı gangster Lao Che karakteridir. Filmin ikonik açılış sekansında, Indiana Jones'u zehirleyen ve onunla pazarlık yapan acımasız ve karizmatik mafya babası rolüyle hafızalarda yer etti. 1980'lerde uluslararası tanınırlığını, Jean-Claude Van Damme'ın başrolünde olduğu kült dövüş filmi "Kan Sporu" (Bloodsport) (1988) ile pekiştirdi. Bu filmde Van Damme'ın karakterinin akıl hocası Shidoshi Senzo Tanaka'yı canlandırarak, dövüş sanatları filmleri hayranları arasında da ikonik bir statüye ulaştı. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra, Chiao dindar bir Hristiyan'dı ve misyonerlik faaliyetleriyle de tanınıyordu. Roy Chiao, 15 Nisan 1999'da, 72 yaşında geçirdiği kalp hastalığına bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayatını kaybetmiştir.