Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Hayvan Mezarlığı posteri

Hayvan Mezarlığı

1989

Korku

Pek çok aile için taşınmak yeni bir başlangıçtır.Ancak Creedler için bu, sonun başlangıcı olabilir.Çünkü taşındıkları yer Hayvan Mezarlığı'nın tam yanıdır.Bu mezarlık yeniden canlanma gücü olan gizemli yerlilerin gönüllü olduğu toprakları barındırmaktadır.Korku ustası Stephen King sizi ve Creed'leri cehenneme götürüp geri getirecek.(Ama Creed'lerin dönüş bileti olmayabilir). Bu korku dolu gezide rehberiniz, hayatın sırlarını ve bazen ölümün bir kurtuluş olduğunu bilen yaşlı Jud Crandall...

Jason Clarke fotoğrafı

Jason Clarke

Oyuncu kadrosu · Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti, Terminatör: Genisys, Muhteşem Gatsby olarak bilinir

Jason Clarke, 17 Temmuz 1969 tarihinde Avustralya'nın Winton, Queensland şehrinde dünyaya gelmiştir. Günümüz sinemasının en çalışkan ve saygın karakter oyuncularından biri olarak kabul edilir. Oyunculuk kariyerine 1990'lı yıllarda Avustralya'da televizyon dizileri ve filmlerle başladı. Amerika'daki ilk büyük çıkışını ise Showtime kanalında yayınlanan ve eleştirmenlerce beğenilen "Brotherhood" (2006-2008) dizisindeki 'Tommy Caffee' rolüyle yaptı. Bu dizi, onun karmaşık ve yoğun karakterleri canlandırma yeteneğini Hollywood'a tanıttı. 2010'lu yıllarda Hollywood'un en meşgul aktörlerinden biri haline geldi. Kathryn Bigelow'un yönettiği ve Oscar ödüllü "Zero Dark Thirty" (2012) filmindeki CIA ajanı 'Dan' rolü, kariyerinde bir dönüm noktası oldu ve ona geniş bir tanınırlık getirdi. Bu başarının ardından "Muhteşem Gatsby" (The Great Gatsby) (2013), gişe rekortmeni "Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti" (Dawn of the Planet of the Apes) (2014) ve Damien Chazelle'in yönettiği "İlk Adam" (First Man) (2018) gibi büyük bütçeli ve başarılı filmlerde önemli roller üstlendi. Kariyeri boyunca "Terminatör: Genisys" (Terminator Genisys) (2015) filminde 'John Connor' karakterini ve Stephen King uyarlaması "Hayvan Mezarlığı" (Pet Sematary) (2019) filminde başrolü canlandırdı. Christopher Nolan'ın yönettiği ve En İyi Film Oscar'ını kazanan "Oppenheimer" (2023) filmindeki savcı 'Roger Robb' performansıyla da büyük beğeni topladı. Televizyona ise HBO'nun "Winning Time: The Rise of the Lakers Dynasty" dizisinde canlandırdığı efsanevi basketbolcu 'Jerry West' rolüyle dikkat çekici bir dönüş yapmıştır. Rollerine getirdiği yoğunluk ve inandırıcılıkla tanınan Jason Clarke, hem başrolde hem de yardımcı rollerde gösterdiği güçlü performanslarla günümüz sinemasının en güvenilir ve çok yönlü aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Stephen King fotoğrafı

Stephen King

Oyuncu kadrosu · Executive Producer · Senarist · Hayvan Mezarlığı, Doktor Uyku, O olarak bilinir

Stephen Edwin King, 21 Eylül 1947 tarihinde Portland, Maine, ABD'de dünyaya gelmiştir. Babasının aileyi terk etmesinin ardından annesi tarafından zorlu ekonomik koşullar altında büyütülen King, küçük yaşlardan itibaren korku hikayelerine ve yazmaya büyük bir ilgi duydu. Maine Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı eğitimi aldı ve 1970'te mezun oldu. Mezuniyet sonrası bir süre çamaşırhanede çalıştıktan sonra bir lisede İngilizce öğretmeni olarak göreve başladı. Bu dönemde ailesini geçindirmek için ek işler yaparken, geceleri ve hafta sonları da kısa hikayeler ve roman taslakları üzerinde çalışmaya devam etti. Kariyerindeki büyük patlama, neredeyse vazgeçtiği bir romanla gerçekleşti. Telekinetik güçlere sahip, dışlanmış bir lise öğrencisinin hikayesini anlatan Carrie (Göz) adlı romanının ilk taslaklarını çöpe atmış, ancak eşi Tabitha'nın ısrarıyla romana devam etmiştir. 1974'te yayımlanan Carrie, beklenmedik bir başarı yakaladı ve özellikle cep kitabı haklarının yüksek bir fiyata satılmasıyla King'in öğretmenliği bırakıp kendini tamamen yazmaya adamasını sağladı. Bu başarı, onu "Korkunun Kralı" yapacak efsanevi bir kariyerin başlangıcı oldu. Carrie'nin ardından King, 1970'ler ve 80'ler boyunca korku edebiyatını yeniden tanımlayan ve çığır açan bir dizi başyapıta imza attı. 'Salem's Lot (Korku Ağı) (1975), The Shining (Medyum) (1977), The Stand (Mahşer) (1978), Pet Sematary (Hayvan Mezarlığı) (1983), It (O) (1986) ve Misery (Sadist) (1987) gibi romanlarıyla milyonlarca okura ulaştı. Eserlerinde sadece doğaüstü korkuyu değil, aynı zamanda küçük kasaba hayatının karanlık yönlerini, insan psikolojisinin derinliklerini ve iyilikle kötülüğün evrensel savaşını ustalıkla işledi. Stephen King'in edebi mirası, sinema ve televizyon dünyası üzerinde de derin bir etki bıraktı. Eserleri, sayısız filme ve diziye uyarlandı. Brian De Palma'nın Carrie (1976), Stanley Kubrick'in The Shining (1980), Rob Reiner'in Stand by Me (Benimle Kal) (1986) ve Misery (1990) gibi filmler klasikleşti. Özellikle "Rita Hayworth and the Shawshank Redemption" adlı novellasından uyarlanan The Shawshank Redemption (Esaretin Bedeli) (1994) ve The Green Mile (Yeşil Yol) (1999) filmleri, sinema tarihinin en sevilen yapımları arasına girdi. Eserleri günümüzde de uyarlanmaya devam eden King, popüler kültürün en önemli ve kalıcı figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Amerikan Edebiyatı'na yaptığı seçkin katkılardan dolayı 2003 yılında Ulusal Kitap Vakfı Madalyası ile onurlandırılmıştır.

Hayvan Krallığı posteri

Hayvan Krallığı

2010

DramSuç

Organize suça karışmış bir ailenin içinde yaşayan Josh, herkesin çağırdığı ismi ile J, kendi yolunu bulmaya çalışan 17 yaşındaki bir gençtir. Aileyi takip eden dedektif, Josh'u bu kurtlar sofrasından kurtarabileceğini düşünür.

Doktor Dotti posteri

Doktor Dotti

2012

AileAnimasyonÇocuklar

Peluş hayvan arkadaşlarının da yardımıyla, Doktor Dotti oyun evinde bir klinik işletmektedir.

Orman Çetesi posteri

Orman Çetesi

2006

AileKomediMacera

Uzun kış uykusundan uyanan kaplumbağa Verne ve arkadaşları, uykuya yatmadan önce doğal yaşam alanları olan ormanın ortasına yüksek ve yeşil bir çit yapıldığını görürler. Ne olup bittiğini anlamaya çalıştıkları sırada karşılarına fırsatçı rakun RJ çıkar. RJ, hayvan arkadaşlarını, yeşil çitin ötesindeki dünyaya geçmeleri gerektiğine böylece insan komşularından büyük kazançlar elde edebileceklerine ikna etmeye çalışır.

The Legend of Ochi posteri

The Legend of Ochi

2025

AileFantastikMacera

Karpatya Adası'nda ücra bir köyde, utangaç bir çiftçi kızı olan Yuri, "ochi" adıyla bilinen, bulunması zor bir hayvan türünden korkarak büyür. Ancak Yuri, yaralı bir ochi yavrusunun geride bırakıldığını keşfettiğinde, onu evine götürmek için bir arayışa çıkarak köyden kaçar.

Flow: Bir Kedinin Yolculuğu posteri

Flow: Bir Kedinin Yolculuğu

2024

AileFantastikMacera

Kedi, yalnız bir hayvandır. Evi büyük bir sel tarafından yerle bir edilince çeşitli hayvan türlerinin yaşadığı bir teknede sığınak bulur ve farklılıklarına rağmen onlarla iş birliği yapmak zorunda kalır.

Rango posteri

Rango

2011

AileKomediMacera

Film, kötü ve tatsız şeylerden hep korunmuş, sıradan bir evcil hayvan hayatı yaşayan bukalemun Rango'nun, büyük bir kimlik bunalımı yaşarken başından geçen komik dönüşüm hikayesini konu ediyor. Sonuçta hayattaki tek amacınız kalabalığa uyum sağlamaksa hedefiniz ne kadar yüksekte olabilir ki? Rango kazara kendini gözüpek, eşkıyaların ve kanunsuzların olduğu, nüfusunu çölün en sahtekar ve üçkâğıtçı yaratıklarının oluşturduğu Toprak kasabasında bulunca pek de cesur olmayan bu kertenkele, dikkat çektiğini fark eder. Rango, eskiden numarasını yaparken şimdi kahraman olmaya başlamıştır.

Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı posteri

Buz Devri 3: Dinozorların Şafağı

2009

AileKomediMacera

Scrat yine asla ele geçiremediği meşe palamudunun, (ve bu sefer belki aşkın da) peşindedir. Manny ve Ellie yavruları minik mamutun doğmasını beklemektedirler. Miskin Sid, bulduğu dinozor yumurtalarından çıkan yavrularla kendine geçici bir aile kurar fakat bu, Sid için pek de iyi olmayacaktır. Kılıç dişli kaplan Diego da arkadaşlarıyla ilişkisinde çok yumuşak bir tavır sergileyip sergilemediğini sorgulamaktadır. Sid’i başına aldığı belalardan kurtarmak için çıktıkları yolculukta kendilerini birden gizemli bir yeraltı dünyasında bulan ekip, karşılaştıkları dinozorlar, aklını kaçırmış gibi duran değişik hayvan türleri, yeni bir bitki örtüsü ve tek gözlü, acımasız dinozor avcısı gelincik Buck ile heyecan dolu ve bir o kadar da eğlenceli bir maceranın ortasında kalırlar.

Maymunlar Cehennemi: Başlangıç posteri

Maymunlar Cehennemi: Başlangıç

2011

DramBilim-KurguAksiyon

Bilim adamı Will Rodman, babasını yavaşça tüketen Alzheimer için bir tedavi bulmaya kararlıdır. Will, sonuca yakın olduğunu olduğunu hissettiği için en son serumunu maymunlar üzerinde test etmeye karar verir. Test sonucunda maymun deneklerde zeka ve beyin aktivitesinde, özellikle de evcil hayvan şempanzesi Caesar'da çarpıcı artışlar fark eder.

Rio posteri

Rio

2011

AileKomediMacera

Uçmayı hiç öğrenememiş evcimen bir papağan olan Mavili, sahibi ve en yakın arkadaşı olan Linda ile Minnesota'nın Moose Lake şehrinde konforlu bir hayat sürmektedir. O güne dek Mavili'nin Makav kuş türünün son örneği olduğunu düşünen ikili, Rio de Janeiro'da Harika adlı bir dişi makavın yaşadığını öğrenince çok uzaktaki bu egzotik diyara doğru yolculuğa çıkar. Rio'ya varmalarından kısa bir süre sonra beceriksiz birkaç hayvan taciri tarafından kaçırılan Mavili ve Harika, tacirlerin elinden bir grup Riolu kuş tarafından kurtarılır. Yeni arkadaşlarının da desteğiyle hayvan tacirlerine karşı gelmeye çalışan Mavili için artık uçmayı öğrenmenin ve en iyi arkadaşı Linda'ya geri dönmenin bir yolunu bulmak için gereken cesareti kazanmanın zamanı gelmiştir.

Ray Winstone fotoğrafı

Ray Winstone

Oyuncu kadrosu · Black Widow, Çizmeli Kedi: Son Dilek, Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap olarak bilinir

Raymond Andrew Winstone, 19 Şubat 1957 tarihinde Londra'nın Hackney bölgesinde dünyaya geldi. Doğu Londra'da büyüyen Winstone, gençliğinde oyunculuktan önce boksa büyük bir ilgi duydu. Ünlü Repton Amatör Boks Kulübü'nde 12 yıl boyunca boks yaptı ve çıktığı 88 maçın 80'ini kazanarak oldukça başarılı bir amatör boksör oldu. Boksun kazandırdığı disiplin ve fiziksellik, ileride canlandıracağı "sert adam" karakterlerinin temelini oluşturdu. Oyunculuk kariyerine adım atmaya karar verdikten sonra Corona Tiyatro Okulu'na kaydolan Winstone, büyük çıkışını henüz 20 yaşındayken, Alan Clarke'ın yönettiği ve İngiliz televizyon tarihinde bir dönüm noktası olan "Scum" (1977) adlı TV filminde canlandırdığı Carlin karakteriyle yaptı. Gençlik ıslahevinde geçen bu sert ve şiddet dolu yapım, yayınlandığında büyük tartışmalara yol açtı ve yasaklandı. Ancak 1979'da aynı kadroyla sinema filmi olarak yeniden çekildi ve Winstone'un performansı, onu bir anda İngiliz sinemasının en heyecan verici genç yeteneklerinden biri haline getirdi. Bu rol, onun kariyeri boyunca anılacağı asi ve sert imajını perçinledi. 1980'ler ve 90'lar boyunca kariyerini ağırlıklı olarak İngiliz sineması ve televizyonunda inşa eden Winstone, özellikle iki filmdeki performansıyla eleştirmenlerin büyük takdirini kazandı. 1997'de, yakın arkadaşı Gary Oldman'ın yönettiği "Nil by Mouth" filminde canlandırdığı alkolik ve şiddet eğilimli aile babası rolüyle En İyi Erkek Oyuncu dalında BAFTA Ödülü'ne aday gösterildi. 2000 yılında ise Jonathan Glazer'ın yönettiği "Seksi Hayvan" (Sexy Beast) filminde, emekli bir gangster olan Gal Dove'u İspanya'daki huzurlu hayatından koparmaya çalışan eski ortağı rolüyle hafızalara kazındı. 2000'li yıllardan itibaren Hollywood'da da aranan bir karakter oyuncusu haline gelen Ray Winstone, birçok büyük bütçeli yapımda yer aldı. Martin Scorsese'nin Oscar ödüllü filmi "Köstebek" (The Departed) (2006) filminde Jack Nicholson'ın sağ kolu Mr. French'i, Robert Zemeckis'in motion-capture teknolojisiyle çektiği "Beowulf: Ölümsüz Savaşçı" (2007) filminde ise başrolü canlandırdı. 2008'de "Indiana Jones: Kristal Kafatası Krallığı" (Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull) filminde George "Mac" MacHale karakteriyle efsanevi seriye dahil oldu. Son yıllarda ise Marvel Sinema Evreni'nin "Black Widow" (2021) filminde kötü karakter Dreykov'u oynayarak genç nesillerle de buluştu. Kariyeri boyunca canlandırdığı karakterlere getirdiği ham ve otantik yorumla tanınan Ray Winstone, kendine özgü Londra aksanı ve korkutucu ekran karizmasıyla hem İngiliz hem de dünya sinemasının en özgün ve saygıdeğer aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Kim Basinger fotoğrafı

Kim Basinger

Oyuncu kadrosu · Batman, Los Angeles Sırları, Özgürlüğün Elli Tonu olarak bilinir

Kimila Ann Basinger, 8 Aralık 1953 tarihinde Athens, Georgia'da dünyaya gelmiştir. Caz müzisyeni bir baba ve model, oyuncu ve yüzücü olan bir annenin kızı olan Basinger, İngiliz, Alman, İsveç ve İskoç kökenlidir. Çocukluğunda aşırı utangaç biri olmasına rağmen, lise yıllarında bu durumu yenerek Genç Güzellik Yarışmalarına katıldı. Kısa sürede New York'a taşınarak Ford Modellik Ajansı ile sözleşme imzaladı ve 1970'lerin başında "Breck Kızı" olarak tanınan başarılı bir top model oldu. Ancak modellikten tatmin olmayan Basinger, oyunculuk kariyeri için 1976'da Los Angeles'a taşındı. Televizyon dizilerindeki konuk oyunculukların ardından "From Here to Eternity" (1979) dizisindeki Lorene Rogers rolüyle dikkatleri üzerine çekti. Sinema dünyasındaki ilk büyük çıkışını, Sean Connery'nin son kez James Bond olarak döndüğü "Asla Asla Deme" (Never Say Never Again) (1983) filmindeki Bond kızı Domino Petachi rolüyle yaptı. Hemen ardından Robert Redford ile başrolü paylaştığı "Doğal Yetenek" (The Natural) (1984) filmindeki performansı ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre adaylığı getirdi. Ancak Basinger'ı dünya çapında bir ikon ve dönemin en büyük seks sembollerinden biri haline getiren yapım, Mickey Rourke ile başrolü paylaştığı erotik drama "9½ Hafta" (9½ Weeks) (1986) oldu. Bu filmin yarattığı sansasyonun ardından, Tim Burton'ın yönettiği ve gişe rekorları kıran "Batman" (1989) filminde fotoğrafçı Vicki Vale karakterini canlandırarak kariyerinin ticari zirvesine ulaştı. 1990'ların başında yaşadığı finansal krizler ve çalkantılı özel hayatıyla gündeme gelse de, Curtis Hanson'ın yönettiği neo-noir başyapıtı "L.A. Confidential" (1997) ile kariyerinde muhteşem bir dönüş yaptı. Bu filmde canlandırdığı "femme fatale" Lynn Bracken rolü, eleştirmenlerden tam not aldı ve ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar (Akademi Ödülü) ve Altın Küre kazandırdı. Bu başarı, onun sadece bir güzellik ikonu olmadığını, aynı zamanda derinlikli bir karakter oyuncusu olduğunu kanıtladı. 2000'li yıllarda Eminem'in hayatından esinlenen "8 Mil" (8 Mile) (2002) filminde sorunlu anneyi canlandırarak yeni nesil izleyicilerin de beğenisini kazandı. "Hücresel" (Cellular) (2004) ve "The Door in the Floor" (2004) gibi yapımlarda dramatik yeteneklerini sergilemeye devam etti. Daha yakın dönemde ise "Karanlığın Elli Tonu" (Fifty Shades Darker) (2017) ve serinin devam filminde Elena Lincoln karakteriyle izleyici karşısına çıktı. Oyunculuğunun yanı sıra tutkulu bir hayvan hakları savunucusu olan Basinger, uzun yıllardır PETA ile aktif çalışmalar yürütmektedir.

Natalie Portman fotoğrafı

Natalie Portman

Oyuncu kadrosu · Bağlanmak Yok, Yok Oluş, Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü olarak bilinir

Natalie Portman (doğum adıyla Neta-Lee Hershlag), 9 Haziran 1981 tarihinde Kudüs, İsrail'de dünyaya gelmiştir. İsrailli bir baba ve Amerikalı bir annenin kızı olan Portman, henüz üç yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti. Washington D.C. ve Connecticut'ta yaşadıktan sonra New York'a yerleşen Portman, çifte vatandaşlığa (İsrail ve ABD) sahiptir. Çocukluk yıllarında bale ve modern dans eğitimleri alan oyuncu, 11 yaşındayken bir pizzacıda keşfedilerek modellik teklifi alsa da tercihini oyunculuktan yana kullandı. Kariyerine olağanüstü bir başlangıç yapan Portman, ilk sinema deneyimini Luc Besson'un yönettiği ve Jean Reno ile başrolü paylaştığı "Sevginin Gücü" (Léon: The Professional) (1994) filminde yaşadı. Canlandırdığı Mathilda karakteriyle henüz 13 yaşındayken eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve dünya çapında dikkatleri üzerine çekti. Bu başarının ardından "Büyük Hesaplaşma" (Heat) (1995) ve "Çılgın Marslılar" (Mars Attacks!) (1996) gibi yapımlarda rol alarak Hollywood'daki yerini sağlamlaştırdı. Ancak onu küresel bir yıldıza dönüştüren ve popüler kültür ikonu haline getiren rol, George Lucas'ın efsanevi "Star Wars" öncül üçlemesinde ("Bölüm I - Gizli Tehlike" 1999, "Bölüm II - Klonların Saldırısı" 2002, "Bölüm III - Sith'in İntikamı" 2005) canlandırdığı Kraliçe Padmé Amidala karakteri oldu. Şöhretinin zirvesindeyken eğitimini ihmal etmeyen Portman, bu dönemde Harvard Üniversitesi'nde psikoloji lisans eğitimini tamamlayarak 2003 yılında mezun oldu. 2004 yapımı Mike Nichols filmi "Daha Yaklaş" (Closer) ile dramatik yeteneğini bir kez daha kanıtlayan aktris, bu performansıyla ilk Oscar adaylığını elde etti ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazandı. Ertesi yıl, saçlarını tamamen kazıtarak başrolünde yer aldığı distopik başyapıt "V for Vendetta" (2005) filmindeki Evey Hammond rolüyle kariyerine unutulmaz bir karakter daha ekledi. Portman'ı oyunculuk kariyerinin zirvesine taşıyan ve ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar, BAFTA ve Altın Küre ödüllerini kazandıran yapım ise, Darren Aronofsky'nin yönettiği psikolojik gerilim "Siyah Kuğu" (Black Swan) (2010) oldu. Filmde canlandırdığı mükemmeliyetçi ve saplantılı balerin Nina Sayers karakteri, sinema tarihinin en etkileyici performanslarından biri olarak kabul edilmektedir. Gişe rekortmeni filmlerle de bağını koparmayan oyuncu, Marvel Sinematik Evreni'ne katılarak "Thor" (2011) ve "Thor: Karanlık Dünya" (2013) filmlerinde astrofizikçi Jane Foster'ı canlandırdı; yıllar sonra "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" (Thor: Love and Thunder) (2022) filmiyle seriye güçlü bir dönüş yaptı. Pablo Larraín'in yönettiği biyografik drama "Jackie" (2016) filminde Jacqueline Kennedy'yi canlandırarak üçüncü Oscar adaylığını kazanan Portman, yakın dönemde bilimkurgu gerilimi "Yok Oluş" (Annihilation) (2018) ve büyük beğeni toplayan "May December" (2023) gibi prestijli yapımlarda başrol üstlendi. Oyunculuğun yanı sıra "Aşk ve Karanlık Masalı" (A Tale of Love and Darkness) (2015) filmiyle yönetmenlik ve senaristliğe de adım atan Portman, aynı zamanda aktif bir yapımcıdır. Kadın hakları ve hayvan hakları konusundaki aktivizmiyle de tanınan usta aktris, günümüzde Hollywood'un en yetenekli, entelektüel ve saygın isimlerinden biri olarak çok yönlü kariyerini sürdürmektedir.

Harvey Keitel fotoğrafı

Harvey Keitel

Oyuncu kadrosu · Rezervuar Köpekleri, Taksi Şoförü, Büyük Hazine olarak bilinir

Harvey Keitel, 13 Mayıs 1939 tarihinde Brooklyn, New York'ta dünyaya gelmiştir. Gençliğinde Amerika Birleşik Devletleri Deniz Piyadeleri'ne katılarak Lübnan'da görev yapmış, bu deneyimin ilerideki disiplinli çalışma ahlakını şekillendirdiği söylenir. Askerlik hizmetinin ardından New York'a dönerek, Lee Strasberg ve Stella Adler gibi efsanevi isimlerin rehberliğinde Actors Studio'da oyunculuk eğitimi aldı ve Method oyunculuk tekniğinin en önemli temsilcilerinden biri haline geldi. Keitel'in kariyeri, sinema tarihinin en verimli yönetmen-oyuncu ortaklıklarından biriyle başladı. O dönemde henüz tanınmayan genç yönetmen Martin Scorsese'nin ilk filmi "Who's That Knocking at My Door"da (1967) başrolü üstlendi. Bu iş birliği, "Arka Sokaklar" (Mean Streets) (1973) ve "Taksi Şoförü" (Taxi Driver) (1976) gibi "Yeni Hollywood" akımının temel taşlarını oluşturan filmlerle devam etti. Bu filmlerdeki ham, gerçekçi ve yoğun performanslarıyla Keitel, 70'ler sinemasının asi ve anti-kahraman ruhunu yansıtan yüzlerden biri oldu. 1990'lı yıllarda kariyerinde adeta bir rönesans yaşayan Keitel, özellikle bağımsız sinemanın yükselişinde kilit bir rol oynadı. Genç yönetmen Quentin Tarantino'nun ilk filmi "Rezervuar Köpekleri"ne (Reservoir Dogs) (1992) hem yapımcı olarak destek verdi hem de Mr. White rolüyle unutulmaz bir performans sergiledi. Bu iş birliği, Tarantino'nun kült klasiği "Ucuz Roman"da (Pulp Fiction) (1994) canlandırdığı sorun çözücü Winston "The Wolf" karakteriyle zirveye ulaştı ve Keitel'i yeni nesil için bir "cool" ikonuna dönüştürdü. Aynı dönemde, "Bugsy" (1991) filmindeki gangster Mickey Cohen rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterildi ve Jane Campion'ın yönettiği "Piyano" (The Piano) (1993) filmindeki rolüyle de büyük beğeni topladı. Kariyeri boyunca risk almaktan çekinmeyen Keitel, Abel Ferrara'nın yönettiği "Hayvan" (Bad Lieutenant) (1992) filmindeki ahlaken çökmüş polis memuru rolü gibi zorlu karakterleri canlandırmasıyla tanınır. Ayrıca "Thelma ve Louise" (1991), "Gün Batımından Şafağa" (From Dusk Till Dawn) (1996), "Büyük Hazine" (National Treasure) (2004) ve Wes Anderson'ın "Büyük Budapeşte Oteli" (The Grand Budapest Hotel) (2014) gibi çok çeşitli filmlerde yer alarak çok yönlülüğünü kanıtladı. 2019 yılında, kariyerini başlatan yönetmen Martin Scorsese ile yeniden bir araya gelerek "The Irishman" filminde rol aldı. Korkusuzluğu, ham enerjisi ve karakterlerine kattığı derinlikle tanınan Harvey Keitel, Amerikan bağımsız sinemasının en büyük destekçilerinden ve sinema tarihinin en saygın karakter oyuncularından biri olarak efsanevi statüsünü korumaktadır.

Peter Dinklage fotoğrafı

Peter Dinklage

Oyuncu kadrosu · Game of Thrones, İdeal Koca, Pixels olarak bilinir

Peter Hayden Dinklage, 11 Haziran 1969 tarihinde Morristown, New Jersey'de dünyaya gelmiştir. İlkokul müzik öğretmeni bir anne ve sigorta satıcısı bir babanın oğlu olan Dinklage, cüceliğin yaygın bir türü olan akondroplazi ile doğdu. Bu durum, hem kişisel hayatını hem de kariyer seçimlerini şekillendirdi; gençlik yıllarında oyunculuk tutkusunun peşinden giderek Bennington College'da drama eğitimi aldı ve 1991 yılında mezun oldu. New York'a taşındıktan sonra, cüce oyunculara sıklıkla teklif edilen "elf" veya "cin" gibi stereotipik rolleri reddederek kariyerinde zorlu ama ilkeli bir yol izledi. İlk profesyonel çıkışını bağımsız film "Living in Oblivion" (1995) ile yaptı. Ancak onu eleştirmenlerin gözdesi haline getiren ve Hollywood'da ciddi bir aktör olarak kabul görmesini sağlayan yapım, 2003 tarihli "Hayatın İçinden" (The Station Agent) filmi oldu. Bu filmdeki yalnız ve tren meraklısı karakteriyle büyük beğeni topladı. 2000'lerde "Elf" (2003) ve "Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan" (2008) gibi popüler yapımlarda yer alarak tanınırlığını artırdı. Peter Dinklage'ı küresel bir süperstar ve televizyon tarihinin en ikonik yüzlerinden biri yapan rol, HBO'nun fenomen dizisi "Game of Thrones"ta (2011-2019) canlandırdığı Tyrion Lannister karakteri oldu. Zekası, esprileri ve derinliğiyle dizinin en sevilen karakterlerinden birine hayat veren Dinklage, bu performansıyla dört Primetime Emmy Ödülü ve bir Altın Küre kazanarak rekor kırdı. "Game of Thrones" başarısının ardından blockbuster filmlerin aranan yüzü haline geldi. "X-Men: Geçmiş Günler Gelecek" (2014) filminde Bolivar Trask'ı, "Avengers: Sonsuzluk Savaşı"nda (2018) Eitri'yi canlandırdı. Ayrıca seslendirme sanatçısı olarak da yeteneğini "Buz Devri: Kıtalar Ayrılıyor" (2012) ve "Angry Birds Film" (2016) gibi animasyonlarda sergiledi. Kariyerinin sonraki dönemlerinde dramatik ve müzikal yeteneklerini harmanladığı "Cyrano" (2021) filminde başrolü üstlendi. Yakın dönemde ise "Açlık Oyunları: Kuşların ve Yılanların Şarkısı" (2023) ve "Transformers: Canavarların Yükselişi" (2023) gibi büyük bütçeli yapımlarda kilit roller üstlenmiştir. Hayvan hakları aktivisti olan ve uzun yıllardır vegan beslenen Dinklage, tiyatro yönetmeni Erica Schmidt ile evlidir.

Ian Somerhalder fotoğrafı

Ian Somerhalder

Oyuncu kadrosu · Vampir Günlükleri olarak bilinir

Ian Joseph Somerhalder, 8 Aralık 1978 tarihinde Covington, Louisiana'da dünyaya gelmiştir. Küçük bir güney kasabasında büyüyen Somerhalder, 10 yaşında modellik kariyerine başlayarak Versace, Calvin Klein ve Dolce & Gabbana gibi prestijli markalarla çalıştı. 17 yaşında oyunculuk tutkusunun peşinden gitmeye karar vererek bu alanda eğitimler aldı. Kariyerinin başlarında "Young Americans" gibi dizilerde ve "The Rules of Attraction" gibi filmlerde yer aldı. Ancak ona uluslararası alanda ilk büyük tanınırlığı getiren rol, J.J. Abrams'ın fenomen dizisi "Lost" (2004–2010) ile oldu. Dizinin ilk ana karakterlerinden biri olan Boone Carlyle'ı canlandıran Somerhalder, dizinin küresel başarısıyla birlikte geniş kitlelerce tanındı ve performansıyla beğeni topladı. Fakat Somerhalder'ı küresel bir ikon ve televizyonun en unutulmaz karakterlerinden birinin yüzü haline getiren proje, "The Vampire Diaries" (2009–2017) dizisindeki Damon Salvatore rolü oldu. Kötücül, karizmatik ve alaycı vampir Damon karakterine getirdiği yorum, onu dizinin en popüler figürlerinden biri yaptı. Somerhalder'ın karakteri canlandırmadaki başarısı, ona dünya çapında milyonlarca hayran kazandırdı ve kariyerini zirveye taşıdı. Dizi boyunca sadece oyunculuk yapmakla kalmadı, aynı zamanda bazı bölümlerde yönetmenlik koltuğuna da oturdu. "The Vampire Diaries" sonrasında, Netflix yapımı bilim kurgu-korku dizisi "V Wars"ta (2019) hem başrol oyuncusu Dr. Luther Swann olarak yer aldı hem de projenin yapımcılığını üstlendi. Oyunculuğun ötesinde Somerhalder, tutkulu bir çevre aktivisti ve hayırseverdir. 2010 yılında, çevre koruma ve hayvan hakları konularında projeler geliştirmek amacıyla Ian Somerhalder Vakfı'nı (ISF) kurdu. Bu alandaki çalışmaları nedeniyle Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından İyi Niyet Elçisi olarak atanmıştır. Ayrıca, "The Vampire Diaries" dizisindeki rol arkadaşı Paul Wesley ile birlikte "Brother's Bond Bourbon" adını verdikleri bir viski markasını kurarak iş dünyasına da adım atmıştır.

Kate Mara fotoğrafı

Kate Mara

Oyuncu kadrosu · Tetikçi, Marslı, House of Cards olarak bilinir

Kate Rooney Mara, 27 Şubat 1983 tarihinde Bedford, New York'ta dünyaya gelmiştir. Kız kardeşi Rooney Mara gibi o da Amerikan spor tarihinin en köklü iki ailesinden gelmektedir; New York Giants'ın kurucusu Mara ailesi ve Pittsburgh Steelers'ın kurucusu Rooney ailesinin bir üyesidir. Sahne sanatlarına olan ilgisi çok genç yaşlarda yerel tiyatrolarda ve okul oyunlarında başladı. "Sefiller" gibi müzikallerden etkilenerek oyunculuğa yönelen Mara, henüz 14 yaşındayken bir menajerle anlaştı. New York Üniversitesi Tisch Sanat Okulu'na kabul edilmesine rağmen, profesyonel oyunculuk kariyerine odaklanmak için eğitime ara vermeyi tercih etti. Kariyerine 1997 yılında "Law & Order" dizisindeki konuk oyunculuğu ile adım atan Mara, sinemadaki ilk deneyimini Harrison Ford'un başrol oynadığı "Gerçeğin Peşinde" (Random Hearts) (1999) filmiyle yaşadı. 2000'lerin başında "Nip/Tuck", "Everwood" ve "CSI" gibi popüler televizyon dizilerinde yer alarak sektörde deneyim kazandı. Sinemadaki ilk kayda değer dikkat çekişi, Ang Lee'nin yönettiği ve Oscar ödüllü "Brokeback Dağı" (2005) filminde, Heath Ledger'ın karakterinin 19 yaşındaki kızını canlandırmasıyla gerçekleşti. Bu rolün ardından "24" dizisinde analist Shari Rothenberg karakteriyle ve Mark Wahlberg ile birlikte rol aldığı aksiyon filmi "Tetikçi" (Shooter) (2007) ile görünürlüğünü artırdı. Kate Mara'nın kariyerindeki asıl büyük sıçrama, televizyon dünyasındaki ses getiren projelerle geldi. Ryan Murphy'nin "American Horror Story: Murder House" (2011) dizisinde canlandırdığı takıntılı karakter Hayden McClaine ile övgü topladı. Ancak onu küresel çapta bir yıldız yapan rol, Netflix'in ilk büyük orijinal yapımı olan politik gerilim dizisi "House of Cards" (2013-2014) oldu. Hırslı gazeteci Zoe Barnes karakterine hayat verdiği bu dizideki performansı, ona Primetime Emmy Ödülleri'nde En İyi Konuk Kadın Oyuncu adaylığı getirdi. Televizyondaki bu başarısının ardından büyük bütçeli Hollywood yapımlarında önemli roller üstlendi. Ridley Scott'ın yönettiği ve büyük beğeni toplayan "Marslı" (The Martian) (2015) filminde bilgisayar uzmanı astronot Beth Johanssen'i canlandırdı. Aynı yıl "Fantastik Dörtlü" (Fantastic Four) filminde Sue Storm (Görünmez Kadın) karakteriyle süper kahraman evrenine adım attı. Bağımsız sinemada ve dramatik rollerde de yeteneğini sergileyen Mara, gerçek bir hikayeden uyarlanan "Megan Leavey" (2017) filminde başrolü üstlendi ve "Chappaquiddick" (2017) filminde Mary Jo Kopechne'yi canlandırdı. Yakın dönemde, hem başrolünü oynadığı hem de yapımcılığını üstlendiği tartışmalı mini dizi "A Teacher" (2020) ve FBI gerilimi "Class of '09" (2023) ile kariyerini sürdürmektedir. Kişisel hayatında sıkı bir hayvan hakları savunucusu olan Mara, meslektaşı Jamie Bell ile evlidir.

Leslie Bibb fotoğrafı

Leslie Bibb

Oyuncu kadrosu · The White Lotus, Adalet Peşinde, Cadılar Bayramı Katliamı olarak bilinir

Leslie Louise Bibb, 17 Kasım 1974 tarihinde Bismarck, Kuzey Dakota'da dünyaya gelmiş Amerikalı bir aktris ve eski modeldir. Babasını üç yaşındayken kaybeden Bibb, annesi ve üç ablasıyla birlikte Richmond, Virginia'da büyüdü. Oyunculuk kariyerine giden yol, 1990 yılında, henüz 16 yaşındayken annesinin teşvikiyle katıldığı ve The Oprah Winfrey Show'da düzenlenen ülke çapındaki bir modellik yarışmasını kazanmasıyla açıldı. Elite Ajansı ile bir sözleşme imzalayarak modelliğe başladı, ancak lise eğitimini tamamladıktan sonra kariyerine tam zamanlı olarak devam etti. New York'a taşındıktan sonra William Esper Stüdyosu'nda oyunculuk eğitimi alarak yeteneğini geliştirdi. Televizyon dünyasındaki büyük çıkışını, 1999-2001 yılları arasında yayınlanan ve kısa sürede kült bir klasik haline gelen gençlik dizisi "Popular" ile yaptı. Dizide canlandırdığı zengin ve popüler amigo kız Brooke McQueen karakteriyle geniş kitlelerce tanındı ve bir neslin hafızasında yer edindi. Bu rolün ardından "ER", "Line of Fire" ve "Crossing Jordan" gibi dizilerde önemli roller üstlendi. Sinema kariyerinde de çeşitli türlerdeki rolleriyle dikkat çekti. Gerilim filmi "Kafatası" (The Skulls) (2000) ve komedi filmi "Kampanya Yönetmeni" (See Spot Run) (2001) gibi yapımlarda yer aldıktan sonra, Will Ferrell ile başrolü paylaştığı gişe hiti komedi filmi "Talladega Geceleri: Ricky Bobby Efsanesi" (Talladega Nights: The Ballad of Ricky Bobby) (2006) ile komedi türündeki başarısını kanıtladı. Ancak Leslie Bibb'i küresel izleyici kitlesine tanıtan en önemli rollerinden biri, Marvel Sinematik Evreni'nde canlandırdığı Vanity Fair muhabiri Christine Everhart karakteri oldu. Bu rolle ilk olarak "Iron Man" (2008) filminde göründü ve daha sonra "Iron Man 2" (2010) filminde de rolünü tekrarladı. Bu karakter, onun modern sinemanın en büyük serilerinden birinin parçası olmasını sağladı. Kariyeri boyunca "Adalet Peşinde" (Law Abiding Citizen) (2009), "Hayvan Bakıcısı" (Zookeeper) (2011) ve Netflix'in popüler korku-komedi filmleri "The Babysitter" (2017) ve devam filminde de rol aldı. Son dönemdeki en dikkat çeken işlerinden biri, Netflix dizisi "Jupiter's Legacy" (2021) içindeki Grace Sampson / Lady Liberty rolü olmuştur. Oyunculuğun yanı sıra, uzun süredir birlikte olduğu partneri, Oscar ödüllü aktör Sam Rockwell ile olan ilişkisiyle de bilinmektedir.

Rooney Mara fotoğrafı

Rooney Mara

Oyuncu kadrosu · Sosyal Ağ, Aşk olarak bilinir

Patricia Rooney Mara, 17 Nisan 1985 tarihinde Bedford, New York'ta dünyaya gelmiştir. Amerikan futbolu tarihine damga vurmuş iki köklü ailenin, New York Giants'ın kurucusu Mara ailesi ile Pittsburgh Steelers'ın kurucusu Rooney ailesinin bir üyesidir. George Washington Üniversitesi'nde bir yıl okuduktan sonra New York Üniversitesi Gallatin Bireyselleştirilmiş Çalışmalar Okulu'na geçti ve buradan 2010 yılında psikoloji ve uluslararası sosyal politika alanlarında eğitim alarak mezun oldu. Oyunculuğa olan ilgisi, ablası Kate Mara'yı sahnede izlemesiyle ve klasik filmleri keşfetmesiyle başladı, ancak profesyonel kariyerine üniversite yıllarında adım attı. Kariyerinin başlarında "Urban Legends: Bloody Mary" (2005) gibi korku filmlerinde küçük roller aldı ve "Law & Order: Special Victims Unit" dizisinin bir bölümünde göründü. İlk kayda değer başrol deneyimini bağımsız film "Tanner Hall" (2009) ile yaşadı. Ancak Mara'nın kariyerindeki ilk büyük dönüm noktası, David Fincher'ın yönettiği biyografik drama "Sosyal Ağ" (The Social Network) (2010) filmindeki Erica Albright rolüyle gerçekleşti. Filmin açılış sahnesindeki kısa ama etkileyici performansı, sektörde dikkatleri üzerine çekmesini sağladı. Aynı yıl "Elm Sokağı Kabusu" (A Nightmare on Elm Street) yeniden çevriminde Nancy Holbrook karakterini canlandırdı. Rooney Mara'yı dünya çapında bir yıldıza dönüştüren ve oyunculuk yeteneğini kanıtlayan proje, Stieg Larsson'ın milenyum üçlemesinden uyarlanan "Ejderha Dövmeli Kız" (The Girl with the Dragon Tattoo) (2011) filmi oldu. David Fincher ile yeniden bir araya geldiği bu filmde, asosyal bilgisayar korsanı Lisbeth Salander karakterini canlandırmak için saçlarını kazıtıp piercing yaptırarak radikal bir fiziksel değişim geçirdi. Bu rol, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını ve Altın Küre adaylığını getirdi. Bu başarının ardından Steven Soderbergh'in "Acı Reçete" (Side Effects) (2013) ve Spike Jonze'un Oscar ödüllü "Aşk" (Her) (2013) filmlerinde yer alarak kariyerini sağlamlaştırdı. 2015 yılında Todd Haynes'in yönettiği dönem draması "Carol" filminde Cate Blanchett ile başrolü paylaştı. Therese Belivet rolündeki incelikli ve derinlikli performansı, ona Cannes Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandırdı ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ikinci kez Oscar'a aday gösterilmesini sağladı. Bağımsız sinemada ve sanatsal projelerde yer almayı sürdüren Mara, "Lion" (2016), Casey Affleck ile başrolü paylaştığı "A Ghost Story" (2017) ve "Mary Magdalene" (2018) gibi yapımlarda rol aldı. Yakın dönemde Guillermo del Toro'nun "Kabus Sokağı" (Nightmare Alley) (2021) filminde Molly Cahill karakterine hayat verdi ve Sarah Polley'nin "Konuşan Kadınlar" (Women Talking) (2022) filmindeki performansıyla beğeni topladı. Sinema kariyerinin yanı sıra, Kenya'daki yoksul ailelere ve çocuklara destek sağlayan Uweza Vakfı'nın kurucusudur ve aktif bir hayvan hakları savunucusudur.

Jerome Flynn fotoğrafı

Jerome Flynn

Oyuncu kadrosu · John Wick: Chapter 3 - Parabellum, Game of Thrones olarak bilinir

Jerome Patrick Flynn, 16 Mart 1963 tarihinde Bromley, Kent, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Aktör ve şarkıcı Eric Flynn ile drama öğretmeni Fern Flynn'in oğlu olarak sanatla iç içe bir ailede büyüyen Flynn, eğitimini Royal Central School of Speech and Drama'da tamamladı. Kariyerinin ilk yıllarında "A Summer Story" (1988) ve "To Kill a Priest" (1988) gibi filmlerde rol alsa da, İngiltere'de asıl tanınırlığını televizyon dünyasında kazandı. Özellikle ITV'nin uzun soluklu dizisi "London's Burning"de (1988) canlandırdığı itfaiyeci Kenny "Rambo" Baskin karakteriyle ilk büyük çıkışını yaptı. 1990'larda rol aldığı askeri drama dizisi "Soldier Soldier", Flynn'in kariyerinde ilginç ve beklenmedik bir dönüm noktası oldu. Dizideki rol arkadaşı Robson Green ile "Unchained Melody" şarkısını seslendirmeleri, yapımcı Simon Cowell'ın dikkatini çekti ve ikili "Robson & Jerome" adıyla bir pop müzik grubuna dönüştü. Çıkardıkları albümler ve cover şarkılar İngiltere müzik listelerinde zirveye oturdu ve milyonlarca sattı. Ancak bu yoğun ve ani şöhretin ardından Flynn, oyunculuk kariyerine ve müzik dünyasına uzun bir ara vererek manevi bir yolculuğa çıkmayı, Galler'de gözlerden uzak bir yaşam sürmeyi tercih etti. Jerome Flynn'i küresel bir şöhrete kavuşturan ve yeni nesil izleyicilerle tanıştıran muazzam geri dönüşü, HBO'nun fenomen dizisi "Game of Thrones"ta (2011-2019) canlandırdığı paralı asker Bronn rolüyle gerçekleşti. Tyrion ve Jaime Lannister ile kurduğu dinamik, karakterin pragmatik zekası, kara mizahı ve usta dövüş yetenekleriyle birleşince, Bronn dizinin en akılda kalan ve sevilen karakterlerinden biri haline geldi. Sekiz sezon süren bu macera, ona dünya çapında sadık bir hayran kitlesi kazandırdı. "Game of Thrones" devam ederken Flynn, BBC'nin eleştirmenlerce beğenilen dönem dizisi "Ripper Street"te (2012-2016) sert ve sadık Dedektif Çavuş Bennet Drake rolüyle dramatik oyunculuğunu bir kez daha kanıtladı. Bu performansı, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında BAFTA TV Ödülü adaylığı getirdi. Ayrıca kült antoloji dizisi "Black Mirror"ın en gerilimli bölümlerinden biri olan "Shut Up and Dance"ta (2016) sergilediği performansla övgü topladı. Sinemada ise, dünyanın ilk tamamı yağlı boya ile yapılan animasyon filmi "Loving Vincent"ta (2017) Dr. Gachet'ye sesi ve görüntüsüyle hayat verdi. Aksiyon sinemasında da yer alarak "John Wick: Chapter 3 – Parabellum" (2019) filminde Berrada karakterini canlandırdı. Yakın dönemde ise "Yellowstone" evreninin bir parçası olan "1923" (2022) dizisinde acımasız İskoç çoban Banner Creighton rolüyle ekranlara gelerek kötü adam rollerindeki başarısını perçinledi. Sanat hayatının yanı sıra, gençliğinden beri vejetaryen olan Flynn, sıkı bir hayvan hakları savunucusudur ve PETA gibi çeşitli çevre örgütleriyle aktif olarak çalışmaktadır.

Sara Canning fotoğrafı

Sara Canning

Oyuncu kadrosu · Maymunlar Cehennemi: Savaş, Vampir Günlükleri olarak bilinir

Sara Canning, 14 Temmuz 1987 tarihinde Gander, Newfoundland, Kanada'da dünyaya gelmiştir. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Sherwood Park, Alberta'da geçiren Canning, başlarda rekabetçi bir buz patencisi olarak sporla ilgilendi. Ancak zamanla tiyatroya ve sanata olan tutkusunun ağır basmasıyla rotasını oyunculuğa çevirdi. Edmonton'daki Alberta Üniversitesi'nde genel sanatlar okuduktan sonra, oyunculuk tutkusunu profesyonel bir seviyeye taşımak amacıyla prestijli Vancouver Film Okulu'na (Vancouver Film School) katılarak buradan mezun oldu. Oyunculuk kariyerine 2008 yılında adım atan Canning, başlarda "Paparazzi Princess: The Paris Hilton Story" gibi televizyon filmlerinde ve "Smallville", "Kyle XY" gibi dönemin popüler dizilerinde konuk oyuncu olarak yer aldı. Sinemadaki ilk dikkat çeken başrolünü ise 2009 yapımı tarihi drama filmi "Black Field" ile üstlendi ve buradaki performansıyla eleştirmenlerden olumlu notlar aldı. Ancak onu uluslararası çapta geniş kitlelere tanıtan ve kariyerinde asıl dönüm noktası olan yapım, The CW kanalının dünya çapında fenomen haline gelen fantastik drama dizisi "The Vampire Diaries" (Vampir Günlükleri) oldu. 2009 yılında başlayan dizide canlandırdığı Jenna Sommers karakteriyle ilk iki sezon boyunca ana kadroda yer aldı ve büyük bir hayran kitlesi edindi. "The Vampire Diaries" sonrasında Canning, kariyerini hem Kanada hem de ABD yapımı farklı türlerdeki projelerle zenginleştirdi. Bilimkurgu türündeki "Primeval: New World" (2012-2013) dizisinde yırtıcı hayvan kontrol uzmanı Dylan Weir'i canlandırdı. Ardından tıp draması "Remedy"de (2014-2015) Dr. Melissa Conner karakteriyle başrolü üstlendi ve bu dizideki başarılı performansıyla UBCP/ACTRA ve Leo Ödülleri'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödüllerini kazandı. Çok yönlü bir oyuncu olduğunu kanıtlayan Canning, gişe rekortmeni "War for the Planet of the Apes" (Maymunlar Cehennemi: Savaş) (2017) filminde 'Lake' karakterine hareket yakalama (motion capture) teknolojisiyle hayat verdi. Ayrıca Netflix'in popüler uyarlaması "A Series of Unfortunate Events"te (Talihsiz Serüvenler Dizisi) Jacquelyn karakteriyle beğeni topladı. Son yıllarda distopik gerilim filmi "Level 16" (2018), fantastik korku "Superhost" (2021) gibi bağımsız sinema yapımlarının yanı sıra, çeşitli Hallmark romantik komedi filmlerinde ve Kanada televizyon dizilerinde aktif olarak rol almaya devam etmektedir. Başarılı kariyerini istikrarlı bir şekilde sürdüren Sara Canning, hem dramatik hem de fantastik türlerdeki yeteneğiyle tanınan saygın bir oyuncu konumundadır.

Alicia Silverstone fotoğrafı

Alicia Silverstone

Oyuncu kadrosu · Bugonia, Tropik Fırtına olarak bilinir

Alicia Silverstone, 4 Ekim 1976 tarihinde San Francisco, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. İskoç kökenli bir anne ve İngiliz bir babanın kızı olan Silverstone, Yahudi bir ailede büyüdü. Genç yaşta modellik yapmaya ve televizyon reklamlarında rol almaya başlayan oyuncu, kariyerindeki ilk büyük çıkışını 1993 yapımı gerilim filmi "The Crush" ile gerçekleştirdi. Bu filmdeki saplantılı genç kız rolüyle dikkatleri üzerine çekti ve 1994 MTV Film Ödülleri'nde "En İyi Çıkış Yapan Oyuncu" ve "En İyi Kötü Karakter" ödüllerini kazandı. Ancak onu popüler kültürün bir parçası haline getiren asıl olay, rock grubu Aerosmith'in "Cryin'", "Amazing" ve "Crazy" şarkılarının video kliplerinde yer almasıydı. Bu klipler sayesinde "Aerosmith Kızı" olarak tanındı ve Hollywood'un genç yetenekleri arasına girdi. Silverstone'un kariyerindeki en belirleyici an ve onu dünya çapında bir yıldıza dönüştüren proje, 1995 yapımı gençlik komedisi "Fırlama Kızlar" (Clueless) oldu. Jane Austen'ın "Emma" romanının modern bir uyarlaması olan filmde canlandırdığı iyi niyetli ama şımarık Cher Horowitz karakteri, 90'ların en ikonik sinema karakterlerinden biri haline geldi. Bu başarının ardından kendi yapım şirketi First Kiss Productions'ı kurdu ve "Aşkın Peşinde" (Excess Baggage) (1997) filminin yapımcılığını üstlendi. Aynı yıl, yüksek bütçeli süper kahraman filmi "Batman ve Robin"de (1997) Batgirl (Barbara Wilson) karakterini canlandırdı. 1990'ların sonunda Brendan Fraser ile başrolü paylaştığı romantik komedi "Geçmişin Sığınağı" (Blast from the Past) (1999) ile beğeni topladı. 2000'li yıllarda kariyerine hem sinema hem de televizyonda devam eden Silverstone, Kenneth Branagh'ın müzikal uyarlaması "Aşkın Çabası Boşuna" (Love's Labour's Lost) (2000) filminde rol aldı. 2003 yılında "Miss Match" dizisindeki performansıyla Altın Küre'ye En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterildi. "Güzellik Salonu" (Beauty Shop) (2005) ve "Fırtınakıran" (Stormbreaker) (2006) gibi yapımlarda yer aldıktan sonra tiyatro sahnelerine de yöneldi. Kariyerinin ikinci baharında bağımsız sinemada ve prestijli projelerde boy gösterdi. Yorgos Lanthimos'un eleştirmenlerce beğenilen psikolojik gerilimi "Kutsal Geyiğin Ölümü" (The Killing of a Sacred Deer) (2017) ve korku filmi "Mürit" (The Lodge) (2019) ile dramatik oyunculuktaki yeteneğini bir kez daha kanıtladı. Yakın dönemde Netflix yapımı "Reptile" (2023) filminde Benicio del Toro ve Justin Timberlake ile birlikte rol aldı. Oyunculuk kariyerinin dışında Alicia Silverstone, sıkı bir vegan olması ve hayvan hakları konusundaki aktivist kimliğiyle tanınmaktadır. PETA ile birçok kampanyada yer almış ve sağlıklı yaşam üzerine "The Kind Diet" ve "The Kind Mama" adlı çok satan kitaplar yazmıştır.