Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Allen Jones fotoğrafı

Allen Jones

Allen Neal Jones, ring adıyla efsaneleşen AJ Styles, 2 Haziran 1977 tarihinde Jacksonville, North Carolina'da, deniz piyadesi bir babanın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Yoksulluk içinde ve zorlu aile koşullarında Gainesville, Georgia'da büyüyen Jones, gençliğinde spora sığındı ve Anderson Üniversitesi'nde güreş bursu kazandı. Profesyonel güreş kariyerine 1998 yılında Rick Michaels tarafından eğitilerek başlayan Jones, kısa süren WCW macerasının ardından, kariyerini şekillendirecek olan bağımsız devrelere adım attı. Onu güreş dünyasının en tanınan isimlerinden biri yapan süreç, 2002 yılında kurulan TNA (Total Nonstop Action) Wrestling ile başladı. TNA'in kuruluşundan itibaren şirketin en önemli yüzü haline gelen Styles, özellikle yüksek uçuşlu ve teknik kapasite gerektiren "X Division" kategorisinin öncüsü oldu. "Mr. TNA" lakabıyla anıldığı bu dönemde, Samoa Joe ve Christopher Daniels ile girdiği rekabetler güreş tarihinin klasikleri arasında yerini aldı. Çok sayıda TNA Dünya Ağırsiklet Şampiyonluğu kazanarak şirketin ilk "Grand Slam" şampiyonu oldu ve 2013 yılına kadar şirketin temel direği olarak kaldı. 2014 yılında TNA'den ayrılarak kariyerinde radikal bir değişikliğe giden Styles, Japonya'nın en büyük promosyonu New Japan Pro-Wrestling (NJPW) ile anlaştı. Burada kötü karakterlerin oluşturduğu ünlü "Bullet Club" grubunun liderliğini üstlendi ve iki kez IWGP Ağırsiklet Şampiyonu olarak uluslararası arenadaki rüştünü ispatladı. Bu dönemde sergilediği performans, onu WWE bünyesinde bulunmadan "dünyanın en iyi güreşçisi" statüsüne taşıdı. Kariyerinin en büyük dönüm noktası ise 2016 yılında gerçekleşti. Yıllarca "WWE tarzına uygun değil" denilen AJ Styles, 2016 Royal Rumble etkinliğinde şok edici bir giriş yaparak WWE kariyerine başladı. "The Phenomenal One" (Olağanüstü Olan) lakabıyla kısa sürede WWE evreninin zirvesine tırmandı. İlk yılında John Cena ile girdiği rekabet ve kazandığı temiz zaferler, onun sadece bir indie yıldızı değil, ana akım bir süperstar olduğunu kanıtladı. WWE Şampiyonluğu'nu iki kez kazanmasının yanı sıra, Birleşik Devletler ve Kıtalararası Şampiyonluk kemerlerini de alarak WWE'de de "Grand Slam" başarısına ulaştı. Özellikle The Undertaker ile WrestleMania 36'da yaptığı "Boneyard Match", sinematik güreş anlatımının en başarılı örneklerinden biri olarak tarihe geçti. Teknik ustalığı, ring içi zekası ve yıllara meydan okuyan atletizmiyle AJ Styles, modern profesyonel güreş tarihinin en yetenekli isimlerinden biri olarak kariyerine devam etmektedir.

Goro Miyazaki fotoğrafı

Goro Miyazaki

Executive Producer · Çocuk ve Balıkçıl olarak bilinir

21 Ocak 1967'de Tokyo'da doğan Goro Miyazaki, efsanevi yönetmen Hayao Miyazaki'nin oğlu olarak büyüdü ancak uzun süre babasının gölgesinde kalmamak adına animasyondan uzak durup Şinşu Üniversitesi'nde peyzaj mimarlığı eğitimi aldı. Yıllarca kentsel alan ve park tasarımları yaptıktan sonra 1998'de Studio Ghibli bünyesine katılarak Mitaka'daki meşhur Ghibli Müzesi'nin inşaat sürecini yönetti ve ilk genel direktörü oldu. Sinema kökenli olmamasına ve babasıyla ciddi fikir ayrılıkları yaşamasına rağmen Yerdeniz Öyküleri (2006) ile yönetmenliğe adım attı; ardından 1963 ruhunu başarıyla yansıtan Tepedeki Ev (2011) ile Japon Akademi Ödülü'nü ve Roni, Haydut Kızı (2014) dizisiyle Uluslararası Emmy Ödülü'nü kazandı. Stüdyonun ilk tamamen 3D CGI yapımı olan Earwig'in Sihirli Şarkısı (2020) filmini yöneterek stüdyoyu dijital çağa taşıyan Goro, 2022'de açılan Ghibli Parkı'nın baş mimarlığını da üstlenerek mimarlık birikimiyle Ghibli'nin el çizimi mirasını fiziksel dünyaya taşımaya devam ediyor.

Philip Stone fotoğrafı

Philip Stone

Oyuncu kadrosu · Cinnet, Indiana Jones: Kamçılı Adam, Otomatik Portakal olarak bilinir

Philip Stone, 14 Nisan 1924'te Leeds, İngiltere'de dünyaya gelmiş ve 15 Haziran 2003'te Londra'da hayatını kaybetmiştir. İngiliz karakter oyuncusu, özellikle efsanevi yönetmen Stanley Kubrick ile yaptığı çalışmalar ve canlandırdığı unutulmaz karakterlerle tanınır. İkinci Dünya Savaşı'nda Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde (RAF) görev yaptıktan sonra oyunculuk kariyerine başlayan Stone, 1960'lardan itibaren İngiliz televizyon dizilerinde ("The Avengers" gibi) ve tiyatro sahnelerinde sıkça görünen, üretken ve güvenilir bir karakter oyuncusu haline geldi. Ancak Stone'un kariyerini tanımlayan ve onu sinema tarihinde özel bir yere koyan iş birliği, yönetmen Stanley Kubrick ile oldu. Kubrick'in art arda üç filminde rol alan ender aktörlerden biridir. Bu iş birliği "Otomatik Portakal" (A Clockwork Orange) (1971) filminde Alex'in babası rolüyle başladı. Ardından "Barry Lyndon" (1975) filminde yer aldı. Kubrick ile yaptığı çalışmaların en ikonik ve en çok bilineni ise, Stephen King uyarlaması olan korku klasiği "Cinnet" (The Shining) (1980) filminde canlandırdığı, Overlook Oteli'nin hayalet hademesi Delbert Grady karakteriydi. Jack Nicholson'ın canlandırdığı Jack Torrance ile olan gerilim dolu banyo sahnesi, sinema tarihinin en unutulmaz anlarından biri olarak kabul edilir. Uluslararası seyirci tarafından tanındığı bir diğer önemli rolü, Steven Spielberg'in yönettiği "Indiana Jones ve Kıyamet Tapınağı" (Indiana Jones and the Temple of Doom) (1984) filmindeki Yüzbaşı Philip Blumburtt karakteridir. Filmde, doruk noktasında Indiana Jones ve çocukları kurtarmak için İngiliz birliklerine liderlik eden, görevine bağlı ve cesur subayı canlandırdı. Philip Stone, 15 Haziran 2003 tarihinde, 79 yaşında doğal nedenlerden ötürü hayatını kaybetmiştir.

Harriet Walter fotoğrafı

Harriet Walter

Oyuncu kadrosu · Son Düello, Sığınak, Youth olarak bilinir

Dame Harriet Mary Walter, 24 Eylül 1950 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Efsanevi aktör Christopher Lee'nin yeğeni olan Walter, köklü bir aileden gelmektedir. Oyunculuk eğitimini prestijli Londra Müzik ve Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (LAMDA) tamamlamış ve kariyerine tiyatro sahnelerinde güçlü bir başlangıç yapmıştır. Özellikle Royal Shakespeare Company (RSC) ve National Theatre bünyesinde sergilediği performanslarla İngiliz tiyatrosunun en saygın isimlerinden biri haline gelmiş, sayısız klasik eserde başrol üstlenerek Olivier Ödülü başta olmak üzere pek çok prestijli tiyatro ödülü kazanmıştır. 1980'li ve 90'lı yıllarda televizyon ve sinema dünyasına adım atan Walter, Jane Austen uyarlaması "Aşk ve Yaşam" (Sense and Sensibility) (1995) filmindeki hırslı Fanny Dashwood rolüyle uluslararası izleyicinin dikkatini çekmiştir. Tiyatro ağırlıklı kariyerini ekranda da sürdüren başarılı oyuncu, sinemada "Kefaret" (Atonement) (2007), "Genç Victoria" (The Young Victoria) (2009), "Yasak Aşk" (A Royal Affair) (2012) ve "Star Wars: Güç Uyanıyor" (Star Wars: The Force Awakens) (2015) gibi önemli yapımlarda akılda kalıcı karakterlere hayat vermiştir. Harriet Walter'ı modern televizyon izleyicisi için ikonik ve vazgeçilmez bir figür haline getiren ise son yıllarda peş peşe rol aldığı yüksek profilli dizilerdeki ustalık işi performansları olmuştur. "The Crown" (2016) dizisinde Winston Churchill'in eşi Clementine Churchill'i canlandırmasının ardından, çok ödüllü HBO dizisi "Succession"da (2018-2023) Logan Roy'un sivri dilli, mesafeli ve aristokrat eski eşi Leydi Caroline Collingwood rolüyle kariyerinde yeni bir zirve görmüş ve Emmy adaylıkları kazanmıştır. Bu dönemde televizyonun en çok konuşulan yapımlarında adeta bir ekran harikası olarak öne çıkmış; "Killing Eve" (2020) dizisinde eski bir Rus suikastçı olan Dasha'yı, "Ted Lasso"da (2020-2023) Rebecca'nın neşeli annesi Deborah'ı ve distopik bilimkurgu dizisi "Silo"da (2023) tecrübeli mühendis Martha Walker'ı birbirinden tamamen farklı enerjilerle ustalıkla canlandırmıştır. Tiyatro ve drama sanatlarına yaptığı üstün katkılardan dolayı 2011 yılında Kraliçe II. Elizabeth tarafından "Dame" (DBE) unvanına layık görülen Harriet Walter, kusursuz diksiyonu, karizmatik duruşu ve inanılmaz genişlikteki oyunculuk yelpazesiyle hem sahnede hem de ekranda günümüzün en değerli İngiliz karakter oyuncularından biri olarak kariyerine üretken bir şekilde devam etmektedir.

Kiefer Sutherland fotoğrafı

Kiefer Sutherland

Oyuncu kadrosu · 24, Canavarlar Yaratıklara Karşı, Öldürme Zamanı olarak bilinir

Kiefer William Frederick Dempsey George Rufus Sutherland, 21 Aralık 1966 tarihinde Paddington, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Efsanevi Kanadalı aktörler Donald Sutherland ve Shirley Douglas'ın oğlu olarak sinema dünyasının içine doğdu. Aynı zamanda Kanada'da sosyal sağlık sisteminin kurucusu olarak kabul edilen siyasetçi Tommy Douglas'ın torunudur. İngiltere ve Kanada vatandaşı olan Sutherland, çocukluğunu ve gençliğini Kaliforniya ile Toronto, Kanada arasında geçirdi ve oyunculuk tutkusunun peşinden gitmeye karar verdi. Oyunculuk kariyerine 1980'lerin başında başlayan Sutherland, ilk önemli rolünü "The Bay Boy" (1984) adlı Kanada yapımı filmde aldı ve bu performansıyla Genie Ödülü'ne (Kanada'nın Oscar'ı) aday gösterildi. Ancak onu uluslararası bir yıldıza dönüştüren ve 80'ler kuşağının ikonik yüzlerinden biri yapan filmler, Rob Reiner'ın yönettiği "Benimle Kal" (Stand by Me, 1986) filmindeki zorba "Ace" Merrill ve kült vampir filmi "Kayıp Çocuklar"daki (The Lost Boys, 1987) karizmatik lider David rolleri oldu. Bu dönemde ayrıca "Çılgın Silahşörler" (Young Guns, 1988) ve "Çizgi Ötesi" (Flatliners, 1990) gibi filmlerle dönemin en popüler genç aktörleri arasındaki yerini sağlamlaştırdı. 1990'lar boyunca Sutherland, "Birkaç İyi Adam" (A Few Good Men, 1992) filmindeki Teğmen Jonathan Kendrick, Disney'in "Üç Silahşörler" (The Three Musketeers, 1993) uyarlamasındaki Athos ve Joel Schumacher'in yönettiği "Öldürme Zamanı" (A Time to Kill, 1996) gibi yüksek profilli yapımlarda önemli yardımcı roller üstlenerek çok yönlü bir aktör olduğunu kanıtladı. Ayrıca, eleştirmenlerce beğenilen bilimkurgu-noir filmi "Karanlık Şehir"de (Dark City, 1998) Dr. Daniel Schreber karakterine hayat verdi. Ancak Kiefer Sutherland'ı küresel bir televizyon ikonuna dönüştüren ve kariyerini yeniden tanımlayan rol, 2001 yılında başlayan devrim niteliğindeki televizyon dizisi "24"te canlandırdığı Federal Ajan Jack Bauer karakteri oldu. Gerçek zamanlı formatıyla televizyon tarihinde çığır açan dizi, Sutherland'a 2002'de Altın Küre ve 2006'da Emmy Ödülü dahil olmak üzere çok sayıda ödül kazandırdı. Jack Bauer karakteri, televizyon tarihinin en unutulmaz anti-kahramanlarından biri haline geldi. "24" macerası, 2014 yapımı "24: Live Another Day" mini dizisiyle devam etti. Televizyondaki başarısını "Designated Survivor" (2016-2019) dizisindeki başrolüyle sürdüren Sutherland, bu dizide bir saldırı sonrası ABD Başkanı olan Tom Kirkman'ı canlandırdı. Sinemada ise babası Donald Sutherland ile birlikte rol aldığı western filmi "Forsaken" (2015) ile dikkat çekti. Oyunculuğun yanı sıra müzikle de profesyonel olarak ilgilenen Sutherland, 2016'dan bu yana country ve folk-rock tarzında albümler yayınlamakta ve aktif olarak turnelere çıkmaktadır.

Anthony Hopkins fotoğrafı

Anthony Hopkins

Oyuncu kadrosu · Bram Stoker'dan Dracula, Transformers: Son Şövalye, Thor: Karanlık Dünya olarak bilinir

Sir Philip Anthony Hopkins, 31 Aralık 1937 tarihinde Port Talbot, Galler'de dünyaya gelmiş, sinema ve tiyatro sahnesinin yaşayan efsanelerinden biri olarak kabul edilen Galli bir aktör, besteci ve ressamdır. Sanat dünyasının en prestijli okullarından biri olan Londra'daki Kraliyet Tiyatro Sanatları Akademisi'nde (RADA) eğitim aldıktan sonra, 1965 yılında efsanevi aktör Sir Laurence Olivier tarafından keşfedilerek Kraliyet Ulusal Tiyatrosu'na katıldı. Tiyatro sahnesinde sergilediği güçlü performanslarla kısa sürede dikkat çekti ve sinemaya geçiş yaptı. İlk önemli rolü, "Kış Aslanı" (The Lion in Winter, 1968) filminde canlandırdığı I. Richard karakteriydi ve bu rolüyle BAFTA Ödülü'nü kazandı. Kariyeri boyunca pek çok unutulmaz karaktere hayat verse de, Anthony Hopkins'i küresel bir ikona dönüştüren rol, 1991 yapımı "Kuzuların Sessizliği" (The Silence of the Lambs) filminde canlandırdığı dahi, yamyam seri katil Dr. Hannibal Lecter oldu. Filmde sadece 16 dakika görünmesine rağmen sergilediği tüyler ürpertici performans, sinema tarihinin en unutulmaz performanslarından biri olarak kabul edilir ve kendisine En İyi Erkek Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü'nü (Oscar) kazandırdı. Bu ikonik rolü "Hannibal" (2001) ve "Kızıl Ejder" (Red Dragon, 2002) filmleriyle yeniden canlandırdı. Hannibal Lecter'ın yarattığı sarsıcı etkinin ardından Hopkins, oyunculuk yelpazesinin ne kadar geniş olduğunu kanıtlayan rollerle kariyerine devam etti. "Günden Kalanlar" (The Remains of the Day, 1993) filminde canlandırdığı içine kapanık ve fedakâr baş uşak James Stevens karakteriyle ve Oliver Stone'un yönettiği "Nixon" (1995) filmindeki eski ABD başkanı Richard Nixon portresiyle de Oscar'a aday gösterildi. "Amistad" (1997), "Zorro" (1998) ve Marvel Sinema Evreni'ndeki "Thor" filmlerinde canlandırdığı Odin karakteri gibi farklı türlerdeki yapımlarda da yer alarak her nesilden izleyiciye ulaştı. İlerlemiş yaşına rağmen üretkenliğinden ve performans kalitesinden hiçbir şey kaybetmeyen usta aktör, kariyerinin zirvelerinden birine daha ulaştı. Florian Zeller'in yönettiği "Baba" (The Father, 2020) filminde demansla mücadele eden bir adamı canlandırdığı sarsıcı ve dokunaklı performansıyla eleştirmenlerden tam not aldı. Bu rol, ona 83 yaşında ikinci kez En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazandırarak bu ödülü alan en yaşlı aktör unvanını getirdi. 1993 yılında sanat'a yaptığı hizmetlerden dolayı Kraliçe II. Elizabeth tarafından "Sir" unvanına layık görülen Anthony Hopkins, disiplini, karakterlerine getirdiği derinlik ve unutulmaz ekran karizmasıyla sinema tarihinin en büyük ustalarından biri olarak kabul edilmektedir.

Sydney Pollack fotoğrafı

Sydney Pollack

Oyuncu kadrosu · Executive Producer · Gözü Tamamen Kapalı, Aşk ve Yaşam olarak bilinir

Sydney Pollack, 1 Temmuz 1934 tarihinde Lafayette, Indiana, ABD'de dünyaya geldi. Rus-Yahudi göçmeni bir ailenin oğlu olan Pollack, liseden mezun olduktan sonra New York'a taşındı ve efsanevi tiyatro eğitmeni Sanford Meisner'ın yanında, Neighborhood Playhouse School of the Theatre'da oyunculuk eğitimi aldı. Başlangıçta oyuncu olarak kariyer yapmayı hedefleyen Pollack, 1950'lerde Meisner'ın asistanı oldu ve televizyon dizilerinde küçük roller almaya başladı. 1960'ların başında yönetmenliğe yönelen Pollack, kariyerine "The Fugitive" (Kaçak) ve "Alfred Hitchcock Sunar" gibi popüler televizyon dizilerinde yönetmenlik yaparak başladı. Sinemadaki ilk yönetmenlik denemesini "The Slender Thread" (1965) ile yaptı. 1969 yapımı "They Shoot Horses, Don't They?" (Atları da Vururlar) filmiyle büyük bir çıkış yakaladı; film dokuz dalda Oscar'a aday gösterildi ve Pollack da En İyi Yönetmen adaylığı kazandı. 1970'ler boyunca Pollack, dönemin en önemli yönetmenlerinden biri olarak kendini kanıtladı. Robert Redford ile verimli bir iş birliği geliştirdi ve onu "Jeremiah Johnson" (1972), "The Way We Were" (Bulunduğumuz Yol) (1973) ve eleştirmenlerce beğenilen siyasi gerilim "Three Days of the Condor" (Akbabanın Üç Günü) (1975) gibi filmlerde yönetti. 1982'de, Dustin Hoffman'ın başrolünde olduğu komedi klasiği "Tootsie"yi yönetti. Film, büyük bir gişe başarısı elde etti ve Pollack'a hem En İyi Film hem de En İyi Yönetmen dallarında ikinci Oscar adaylığını getirdi. Kariyerinin zirvesine ise 1985 yapımı epik romantik drama "Out of Africa" (Benim Afrikam) ile ulaştı. Başrollerini Meryl Streep ve Robert Redford'un paylaştığı film, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü kazandı. Yönetmenlik kariyerine "The Firm" (1993) ve "Sabrina" (1995) gibi filmlerle devam ederken, aynı zamanda başarılı bir karakter oyuncusu olarak da öne çıktı. Woody Allen'ın "Husbands and Wives" (Kocalar ve Karılar) (1992), Stanley Kubrick'in "Eyes Wide Shut" (Gözleri Tamamen Kapalı) (1999) ve kendi yönettiği "The Interpreter" (Çevirmen) (2005) filmlerinde unutulmaz roller üstlendi. Ayrıca, "Michael Clayton" (2007) filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Pollack, aynı zamanda "Sense and Sensibility" (Aşk ve Yaşam) (1995) ve "The Talented Mr. Ripley" (Yetenekli Bay Ripley) (1999) gibi birçok önemli filmin yapımcılığını da üstlendi. Sydney Pollack, 26 Mayıs 2008 tarihinde 73 yaşındayken Los Angeles, Kaliforniya'daki evinde mide kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.

Charlie Sheen fotoğrafı

Charlie Sheen

Oyuncu kadrosu · Two and a Half Men, Spin City olarak bilinir

Carlos Irwin Estévez, sahne adıyla Charlie Sheen, 3 Eylül 1965 tarihinde New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. Efsanevi aktör Martin Sheen ve sanatçı Janet Templeton'ın en küçük oğlu olarak bir sinema ailesinin içine doğdu. Babası gibi oyunculuk yolunu seçen abisi Emilio Estevez ve kardeşleri Ramon Estevez ve Renée Estevez ile birlikte sanatla iç içe bir ortamda büyüdü. Ailesi Malibu'ya taşındıktan sonra, gençlik yıllarında okul arkadaşları Rob Lowe ve Chris Penn ile birlikte Super 8 kameralarla kısa filmler çekerek oyunculuğa erken yaşta ilgi gösterdi. Profesyonel kariyerine 1984 yapımı Kızıl Şafak (Red Dawn) filmiyle adım atan Sheen, 1980'lerin ortasında hızla şöhrete kavuştu. Onu bir yıldız mertebesine taşıyan ve dramatik yeteneğini kanıtlayan rol, Oliver Stone'un yönettiği ve Vietnam Savaşı'nın acımasızlığını gözler önüne seren Müfreze (Platoon) (1986) oldu. Bu filmdeki performansıyla büyük beğeni topladı. Bir yıl sonra, yine Oliver Stone'un yönettiği ve babası Martin Sheen ile birlikte rol aldığı Borsa (Wall Street) (1987) filminde hırslı borsacı Bud Fox karakterini canlandırarak 80'lerin ikonik filmlerinden birine daha imza attı. Bu dönemde Genç Silahşörler (Young Guns) (1988) ve Sekiz Adam (Eight Men Out) (1988) gibi filmlerle dönemin en aranan genç aktörlerinden biri oldu. 1990'lı yıllarda Sheen, dram rollerinden keskin bir dönüş yaparak komedi türündeki yeteneğini sergiledi. Kült beyzbol komedisi Çılgın Beyzbolcular (Major League) (1989) ve Top Gun parodisi olan Sıcak Atışlar! (Hot Shots!) (1991) ve devam filmiyle gişede büyük başarılar elde etti. Bu filmler, onun komedi zamanlamasındaki ustalığını kanıtladı ve popülaritesini daha da artırdı. 2000'li yıllarda televizyona geçiş yapan Sheen, kariyerinin en büyük ticari başarısını burada yakaladı. Michael J. Fox'un yerine katıldığı Spin City (2000-2002) dizisindeki rolüyle 2002 yılında En İyi Erkek Oyuncu dalında Altın Küre Ödülü kazandı. Ancak onu küresel bir televizyon fenomenine dönüştüren yapım, 2003'te başlayan sitcom Two and a Half Men oldu. Dizide canlandırdığı çapkın ve vurdumduymaz Charlie Harper karakteriyle özdeşleşen Sheen, performansıyla birçok Emmy ve Altın Küre adaylığı elde etti ve bir dönem televizyonun en çok kazanan aktörü oldu. Ancak bu parlak kariyer, Sheen'in kişisel hayatındaki çalkantılar, uyuşturucu ve alkol bağımlılığı sorunları ve yapımcılarla yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle gölgelendi. 2011 yılında Two and a Half Men dizisinden kovulması, medya tarafından geniş bir şekilde ele alındı. Bu olayların ardından, 2015 yılında HIV pozitif olduğunu kamuoyuna açıkladı. Zorlu bir dönemin ardından Anger Management (2012-2014) adlı sitcom ile ekranlara geri döndü. Son yıllarda daha sakin bir hayat süren ve sağlığına odaklanan Charlie Sheen, Hollywood'un en unutulmaz ve yetenekli "kötü çocuklarından" biri olarak hafızalardaki yerini korumaktadır.

Jean-Pierre Cassel fotoğrafı

Jean-Pierre Cassel

Asıl adı Jean-Pierre Crochon olan Jean-Pierre Cassel, 27 Ekim 1932 tarihinde Paris, Fransa'da dünyaya gelmiştir. Fransız sinemasının altın çağına damga vuran en zarif ve karizmatik aktörlerinden biridir. Sanat hayatına, efsanevi Amerikalı aktör ve dansçı Gene Kelly tarafından keşfedilerek başladı. Kelly'nin onu "The Happy Road" (1957) filminde oynatmasıyla kariyerine adım attı. İlk yıllarında özellikle dans yeteneği ve şarmıyla öne çıktı ve Fransız sinemasının "baştan çıkarıcı" rollerinin aranan yüzü oldu. 1960'lı yıllarda Fransız sinemasının en önemli yönetmenleriyle çalışarak kariyerini zirveye taşıdı. Jean Renoir ("Le Caporal épinglé"), Luis Buñuel ("Burjuvazinin Gizli Çekiciliği" - The Discreet Charm of the Bourgeoisie), Jean-Pierre Melville ("Gölgeler Ordusu" - Army of Shadows) ve Claude Chabrol gibi usta isimlerin filmlerinde rol alarak saygın bir kariyer inşa etti. Uluslararası alanda da tanınan Cassel, "Şahane Erkekler Uçan Makinelerde" (Those Magnificent Men in their Flying Machines) (1965) gibi İngiliz komedilerinde ve Richard Lester'ın "Üç Silahşörler" (The Three Musketeers) serisinde Kral XIII. Louis'i canlandırdı. Dünya çapındaki en bilinen rollerinden biri ise Sidney Lumet'in yıldızlarla dolu klasik filmi "Doğu Ekspresinde Cinayet"teki (Murder on the Orient Express) (1974) kondüktör Pierre Michel karakteridir. Oğlu Vincent Cassel ve kızı Cécile Cassel'in de oyuncu olmasıyla, Fransa'nın en önemli sanatçı ailelerinden birinin kurucusu olarak kabul edilir. Sanatçı, 19 Nisan 2007 tarihinde uzun süredir mücadele ettiği kanser hastalığı nedeniyle Paris'te hayatını kaybetmiştir.

Natasha Richardson fotoğrafı

Natasha Richardson

Oyuncu kadrosu · Komik Tuzak, Sherlock Holmes olarak bilinir

Natasha Jane Richardson, 11 Mayıs 1963 tarihinde Marylebone, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Sinema tarihinin en köklü ailelerinden biri olan Redgrave hanedanına mensup olan Natasha; yönetmen Tony Richardson ve efsanevi aktris Vanessa Redgrave'in kızı, Joely Richardson'ın ablası, Lynn ve Corin Redgrave'in yeğenidir. Bu zengin sanatsal mirasın içinde büyüyen Richardson, eğitimini Londra'daki Central School of Speech and Drama'da tamamladı. Kariyerine Leeds Playhouse'da sahne alarak başlayan oyuncu, hem tiyatroda hem de sinemada zarafeti ve derinlikli oyunculuğuyla kendine özgü bir yer edindi. Sinemadaki ilk büyük çıkışını Ken Russell'ın yönettiği "Gothic" (1986) filminde yazar Mary Shelley'i canlandırarak yaptı. Ardından Paul Schrader'ın yönettiği "Patty Hearst" (1988) biyografisinde başrolü üstlendi ve Volker Schlöndorff'un "Damızlık Kızın Öyküsü" (The Handmaid's Tale) (1990) uyarlamasında sergilediği performansla uluslararası alanda dikkat çekti. Ancak Richardson'ın kariyerindeki dönüm noktalarından biri, Jodie Foster ve gelecekteki eşi Liam Neeson ile birlikte rol aldığı "Nell" (1994) filmi oldu. Geniş izleyici kitleleri tarafından en çok sevilen ve hatırlanan rolü ise, Lindsay Lohan ile başrolü paylaştığı Disney'in hit aile komedisi "Komik Tuzak" (The Parent Trap) (1998) filmindeki anne Elizabeth James karakteridir. Bu filmdeki sıcak ve asil duruşu, onu bir nesil için unutulmaz kıldı. Sinemanın yanı sıra tiyatroda da büyük başarılar elde eden Richardson, 1993 yılında Broadway'de sahnelenen "Anna Christie" oyunundaki performansıyla Tony Ödülü'ne aday gösterildi. Zirveye ise 1998 yılında, Sam Mendes'in yönettiği "Cabaret" müzikalindeki Sally Bowles rolüyle çıktı ve bu performansıyla Müzikal Dalında En İyi Kadın Oyuncu Tony Ödülü'nü kazandı. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde "Manhattan'da Aşk" (Maid in Manhattan) (2002) ve Ralph Fiennes ile birlikte rol aldığı "The White Countess" (2005) gibi yapımlarda yer alarak yeteneğini sergilemeye devam etti. Ayrıca "Wild Child" (2008) filminde de rol aldı. Aktris, Kanada'nın Quebec bölgesinde geçirdiği bir kayak kazası sonucu oluşan kafa travması ve epidural hematom nedeniyle 18 Mart 2009 tarihinde New York'ta hayatını kaybetmiştir.

Kate Burton fotoğrafı

Kate Burton

Oyuncu kadrosu · Sadakatsiz, Skandal olarak bilinir

Katherine "Kate" Burton, 10 Eylül 1957 tarihinde Cenevre, İsviçre'de dünyaya gelmiştir. Efsanevi Galli aktör Richard Burton ve yapımcı Sybil Williams'ın kızı olarak tiyatro ve sinema dünyasının tam kalbinde doğan Burton, aynı zamanda Elizabeth Taylor'ın üvey kızıdır. Brown Üniversitesi'nde Rus Çalışmaları ve Avrupa Tarihi üzerine lisans eğitimini tamamladıktan sonra, babasının izinden giderek Yale School of Drama'da oyunculuk eğitimi almış ve buradan yüksek lisans derecesiyle mezun olmuştur. Profesyonel kariyerine 1980'lerin başında Broadway sahnelerinde adım atan Kate Burton, tiyatro dünyasının en saygın isimlerinden biri haline gelmiştir. "Present Laughter", "Hedda Gabler" ve "The Constant Wife" gibi oyunlardaki performanslarıyla üç kez Tony Ödülü'ne aday gösterilerek sahne sanatlarındaki ustalığını kanıtlamıştır. Sinema kariyerinde "Küçük Çin'de Büyük Bela" (Big Trouble in Little China) (1986) ve "Buz Fırtınası" (The Ice Storm) (1997) gibi filmlerle yer edinmeye başlayan Burton, Adrian Lyne'ın yönettiği "Sadakatsiz" (Unfaithful) (2002) filminde Tracy karakterini canlandırmıştır. Ayrıca Danny Boyle'un "127 Saat" (127 Hours) (2010) filminde Aron Ralston'ın annesi rolüyle ve "Max Payne" (2008) filmindeki performansıyla beyazperdede boy göstermiştir. Ancak Kate Burton'ı modern izleyici kitlesi için unutulmaz kılan asıl başarıları televizyon dünyasındadır. Shonda Rhimes'ın uzun soluklu medikal draması "Grey's Anatomy"de (2005-günümüz) canlandırdığı, başkarakter Meredith Grey'in Alzheimer hastası, dahi cerrah annesi Dr. Ellis Grey rolü, televizyon tarihinin en etkileyici performanslarından biri olarak kabul edilir. Bu rolüyle iki kez Emmy Ödülü'ne aday gösterilmiştir. Benzer bir başarıyı, yine Shonda Rhimes yapımı olan politik gerilim dizisi "Scandal"da (2012-2018) canlandırdığı muhafazakar ve hırslı Başkan Yardımcısı Sally Langston karakteriyle tekrarlamış ve bir Emmy adaylığı daha kazanmıştır. Kariyeri boyunca "The Good Wife", "Veep", "This Is Us" ve "Homeland" gibi prestijli dizilerde konuk oyuncu olarak yer alan Burton, son dönemde "Inventing Anna" (2022) dizisinde Nora Radford karakterine hayat vermiştir. Hem sahnede hem de ekranda güçlü, karmaşık ve otoriter kadın karakterleri canlandırmadaki yeteneğiyle tanınan usta oyuncu, kariyerine aktif olarak devam etmektedir.

Alexander Skarsgård fotoğrafı

Alexander Skarsgård

Oyuncu kadrosu · Godzilla vs. Kong, Savaş Gemisi: Hedef Dünya, İdeal Koca olarak bilinir

Alexander Johan Hjalmar Skarsgård, 25 Ağustos 1976 tarihinde Stockholm, İsveç'te dünyaya gelmiştir. Sinema dünyasının en köklü ailelerinden birinin en büyük oğlu olan Alexander, efsanevi aktör Stellan Skarsgård'ın oğlu ve yine oyuncu olan kardeşleri Gustaf, Bill ve Valter Skarsgård'ın ağabeyidir. Kariyerine henüz yedi yaşındayken İsveç'te bir çocuk oyuncu olarak başlamış ve kısa sürede ülkesinde tanınan bir yüz haline gelmiştir. Ancak genç yaşta gelen şöhretten bunalarak oyunculuğu bırakmış ve 19 yaşında İsveç Deniz Kuvvetleri'nin terörle mücadele biriminde askerlik hizmetini tamamlamıştır. Askerlik sonrası yeniden sanata yönelme kararı alarak oyunculuk eğitimine devam etmiş ve kariyerini uluslararası alanda sürdürmeye karar vermiştir. Alexander Skarsgård'ın uluslararası alandaki asıl çıkışı, 2008 yılında HBO'nun iki farklı projesiyle aynı anda gerçekleşti. Eleştirmenlerden tam not alan mini dizi "Generation Kill"de canlandırdığı Çavuş Brad "Iceman" Colbert rolüyle ciddi bir dramatik aktör olarak yeteneğini kanıtlarken, aynı yıl başlayan ve bir popüler kültür fenomenine dönüşen "True Blood" dizisindeki karizmatik ve tehlikeli Viking vampiri Eric Northman karakteriyle dünya çapında bir yıldıza dönüştü. Bu rol, onun on yıl boyunca en çok tanındığı performansı oldu. Kariyerinde yeni bir zirve noktasına, 2017 yılında yine bir HBO yapımı olan "Big Little Lies" dizisiyle ulaştı. Bu dizide canlandırdığı, dışarıdan mükemmel bir eş gibi görünen ancak aslında manipülatif ve şiddet eğilimli bir koca olan Perry Wright karakteriyle sergilediği rahatsız edici ve katmanlı performans, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Emmy, Altın Küre ve Ekran Oyuncuları Derneği (SAG) gibi sektörün en prestijli ödüllerini kazandırdı. Bu başarı, onun Hollywood'un en saygın aktörleri arasındaki yerini perçinledi. Sonraki yıllarda Skarsgård, hem büyük bütçeli gişe filmlerinde hem de sanat sinemasında önemli roller üstlenerek çok yönlülüğünü kanıtladı. "Godzilla vs. Kong" (2021) gibi blockbuster filmlerde yer alırken, yönetmen Robert Eggers'in çektiği ve kendisinin de yapımcılığını üstlendiği "The Northman" (2022) filminde canlandırdığı Viking prensi Amleth rolüyle fiziksel olarak zorlayıcı ve sanatsal bir başrole imza attı. Ayrıca, son yılların en beğenilen dizilerinden "Succession"da canlandırdığı eksantrik teknoloji milyarderi Lukas Matsson karakteriyle de hafızalarda yer etti. Alexander Skarsgård, etkileyici fiziği, rolleri için girdiği dönüşümler ve karmaşık karakterleri canlandırmadaki başarısıyla günümüzün en önemli başrol oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.

Melanie Griffith fotoğrafı

Melanie Griffith

Oyuncu kadrosu · Lolita olarak bilinir

Hollywood'un en tanınmış ve yetenekli aktrislerinden biri olan Melanie Richards Griffith, 9 Ağustos 1957'de New York'ta, sinema dünyasının içine doğdu. Annesi, Alfred Hitchcock'un efsanevi filmleri "Kuşlar" ve "Marnie" ile tanınan ikonik aktris Tippi Hedren, babası ise oyuncu ve yapımcı Peter Griffith'tir. Bu miras, onun kariyer yolculuğuna hem avantajlar hem de zorluklar getirdi. Kariyerine 1970'lerde küçük rollerle başlayan Griffith, 1980'lerdeki cesur tercihleriyle dikkatleri üzerine çekti. Brian De Palma'nın yönettiği kült gerilim filmi "Body Double" (Sahte Vücutlar) (1984) ile adından söz ettirdi. Jonathan Demme'in yönettiği "Something Wild" (Vahşi Bir Şey) (1986) filmindeki performansıyla da eleştirmenlerden övgü topladı. Ancak onu uluslararası bir yıldıza dönüştüren ve kariyerinin zirvesine taşıyan rol, 1988 yapımı "Working Girl" (Çalışan Kız) filminde canlandırdığı hırslı sekreter Tess McGill karakteri oldu. Bu rol, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında bir Altın Küre Ödülü ve bir Akademi Ödülü (Oscar) adaylığı getirdi. Filmin başarısı, Griffith'i dönemin en aranan aktrislerinden biri haline getirdi. 1990'lı yıllar boyunca "The Bonfire of the Vanities" (Şenlik Ateşi) (1990), "Shining Through" (1992) ve Paul Newman ile başrolü paylaştığı "Nobody's Fool" (1994) gibi çeşitli filmlerde rol alarak kariyerini sürdürdü. Adrian Lyne'in yönettiği tartışmalı "Lolita" (1997) uyarlamasında canlandırdığı Charlotte Haze karakteriyle de oyunculuk yelpazesinin genişliğini gösterdi. Melanie Griffith'in kişisel hayatı da her zaman medyanın ilgisini çekti. Aktör Don Johnson ile iki kez evlenip boşandı ve bu evlilikten aktris Dakota Johnson dünyaya geldi. Aktör Steven Bauer ile olan evliliğinden Alexander adında bir oğlu oldu. 1996 yılında İspanyol aktör Antonio Banderas ile evlendi ve bu evliliği 2015 yılına kadar sürdü; bu birliktelikten de Stella adında bir kızı bulunmaktadır. Son yıllarda daha seçici projelerde yer alan ve zaman zaman televizyon dizilerinde konuk oyuncu olarak görünen Melanie Griffith, kendine özgü sesi, cesur rolleri ve Hollywood'un karmaşık dünyasındaki kalıcı varlığıyla sinema tarihinde özel bir yer edinmiştir.

Lynn Redgrave fotoğrafı

Lynn Redgrave

Oyuncu kadrosu · Peter Pan olarak bilinir

Lynn Rachel Redgrave, 8 Mart 1943 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Efsanevi Redgrave oyunculuk hanedanının bir üyesi olarak, Sir Michael Redgrave ve Rachel Kempson'ın en küçük çocuğu; Vanessa ve Corin Redgrave'in kız kardeşidir. Londra'daki Central School of Speech and Drama'da eğitim aldıktan sonra profesyonel sahne kariyerine 1962 yılında "Bir Yaz Gecesi Rüyası" oyunuyla Royal Court Theatre'da başladı. İlk sinema deneyimini ise 1963 yapımı "Tom Jones" filmindeki küçük bir rolle yaşadı. Kariyerini tanımlayan ve onu uluslararası bir yıldıza dönüştüren rol, 1966 yapımı "Georgy Girl" filmindeki başrolü oldu. Özgür ruhlu ve alışılmadık bir genç kadını canlandırdığı bu performansıyla En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi ve Altın Küre kazandı. Aynı yıl ablası Vanessa Redgrave'in de farklı bir filmle Oscar'a aday olması, Akademi tarihinde iki kardeşin aynı kategoride yarıştığı nadir anlardan biri olarak tarihe geçti. 1970'lerde Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınan Redgrave, kariyerine Broadway sahnelerinde ve Amerikan televizyonlarında devam etti. "Mrs. Warren's Profession" (1976) ve "Saint Joan" gibi oyunlarda rol aldıktan sonra, CBS'in popüler sitkomu "House Calls" (1979-1981) ile televizyon izleyicisinin sevgisini kazandı. 1990'larda sinemaya güçlü bir dönüş yaparak karakter oyunculuğundaki ustalığını kanıtladı. 1996 yapımı "Shine" filminde piyanist David Helfgott'ın eşi Gillian rolüyle beğeni topladı. Kariyerinin ikinci zirvesi ise 1998 yapımı "Gods and Monsters" filmiyle geldi. Filmde yönetmen James Whale'in sadık hizmetçisi Hanna rolündeki performansı, ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ikinci Oscar adaylığını ve bir Altın Küre ödülü daha getirdi. Tiyatroya olan tutkusunu hiç kaybetmeyen sanatçı, babasıyla olan karmaşık ilişkisini anlattığı tek kişilik oyunu "Shakespeare for My Father"ı yazdı ve sahneledi; bu eserle Tony Ödülü'ne aday gösterildi. Kariyerinin son dönemlerinde "Peter Pan" (2003), "Kinsey" (2004) ve "The Jane Austen Book Club" (2007) gibi filmlerde rol aldı. Ayrıca yeme bozukluklarıyla mücadelesini açıkça paylaşarak sağlık konularında da aktivist bir rol üstlendi. İngiliz İmparatorluk Nişanı (OBE) sahibi olan sanatçı, yönetmen John Clark ile evliliğinden üç çocuk annesiydi. Aktris, 2 Mayıs 2010 tarihinde Kent, Connecticut'ta yedi yıl boyunca mücadele ettiği meme kanseri nedeniyle 67 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Miranda Otto fotoğrafı

Miranda Otto

Oyuncu kadrosu · Annabelle: Kötülüğün Doğuşu, Konuş Benimle, Yüzüklerin Efendisi: Rohirrim'in Savaşı olarak bilinir

Miranda Otto, 16 Aralık 1967 tarihinde Brisbane, Queensland, Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Avustralya sinemasının ve tiyatrosunun efsanevi isimlerinden biri olan aktör Barry Otto'nun kızı olması, onun sanatla iç içe büyümesini sağladı. Tıp eğitimi almayı düşünürken oyunculuğa yönelen ve prestijli Ulusal Dramatik Sanatlar Enstitüsü'nden (NIDA) mezun olan Otto, kariyerine 1980'lerin sonunda Avustralya yapımı filmlerle başladı. "The Girl Who Came Late" (1991) filmindeki performansıyla Avustralya Film Enstitüsü Ödülleri'ne aday gösterilerek yeteneğini erken dönemde kanıtladı. "The Well" (1997) ve "Doing Time for Patsy Cline" (1997) gibi yapımlarla ülkesindeki eleştirel başarısını perçinledi. Kariyerini küresel bir boyuta taşıyan ve adını sinema tarihine altın harflerle yazdıran rol, Peter Jackson'ın yönettiği epik fantezi üçlemesi "Yüzüklerin Efendisi" serisindeki Éowyn karakteri oldu. Serinin ikinci filmi "İki Kule" (2002) ve üçüncü filmi "Kralın Dönüşü"nde (2003) Rohan'ın cesur kalkan kızı olarak yer aldı. Nazgûl Efendisi'ni (Witch-king) yok ederken söylediği "Ben erkek değilim" (I am no man) repliği, sinemanın en ikonik anlarından biri haline geldi. Bu rol, ona dünya çapında milyonlarca hayran kazandırdı. Hollywood'daki yükselişini Steven Spielberg'in yönettiği ve Tom Cruise ile başrolü paylaştığı bilimkurgu filmi "Dünyalar Savaşı" (War of the Worlds) (2005) ile sürdürdü. Ardından "Flight of the Phoenix" (2004) gibi stüdyo filmlerinde yer aldı. Ancak Miranda Otto, ilerleyen yıllarda televizyon dünyasında canlandırdığı güçlü ve karmaşık kadın karakterlerle kariyerinde ikinci bir bahar yaşadı. "Homeland" dizisinin 5. sezonunda (2015) canlandırdığı Berlin istasyon şefi Allison Carr rolüyle casusluk-gerilim türündeki ustalığını sergiledi. Yeni nesil izleyicilerle buluşmasını sağlayan proje ise Netflix'in popüler dizisi "Chilling Adventures of Sabrina" (2018-2020) oldu. Dizide, disiplinli, soğukkanlı ve koruyucu hala Zelda Spellman karakterine hayat vererek hem korku hem de dram öğelerini başarıyla harmanladı. Yakın dönemde, A24 yapımı hit korku filmi "Talk to Me" (2022) ile beyaz perdede boy gösterdi ve Disney+ dizisi "The Clearing"de (2023) ürkütücü bir tarikat liderini canlandırdı. Ayrıca, efsanevi rolüne geri dönerek 2024 yapımı anime filmi "The Lord of the Rings: The War of the Rohirrim"de hikayenin anlatıcısı olarak yine Éowyn'i seslendirdi. Miranda Otto, kendisi gibi oyuncu olan Peter O'Brien ile evlidir ve bir kız çocukları vardır.

Nicholas Hoult fotoğrafı

Nicholas Hoult

Oyuncu kadrosu · Bir Banka Nasıl Soyulur, Nosferatu, Mad Max: Fury Road olarak bilinir

Nicholas Caradoc Hoult, 7 Aralık 1989 tarihinde Wokingham, Berkshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Büyük teyzesi, efsanevi aktris Anna Neagle olan Hoult, sanatla iç içe bir ailede büyüdü ve çok genç yaşta oyunculuğa başladı. İlk önemli rolünü henüz bir çocukken, 1996 yapımı "Intimate Relations" filmiyle aldı. Ancak onu dünya çapında bir yıldıza dönüştüren rol, 2002 yılında Hugh Grant ile başrolü paylaştığı, Nick Hornby'nin aynı adlı romanından uyarlanan "Bir Erkek Hakkında" (About a Boy) filmindeki Marcus Brewer karakteri oldu. Bu filmdeki dokunaklı ve komik performansıyla eleştirmenlerden tam not aldı ve en yetenekli çocuk oyunculardan biri olarak kabul edildi. Çocuk yıldız imajından sıyrılarak yetişkin rollerine geçişini, İngiliz gençlik dramaları arasında bir kült haline gelen "Skins" (2007-2008) dizisiyle yaptı. Dizinin ilk iki sezonunda canlandırdığı karizmatik, zeki ve manipülatif lise öğrencisi Tony Stonem karakteri, onun oyunculuk yelpazesinin ne kadar geniş olduğunu kanıtladı ve onu İngiltere'de bir fenomen haline getirdi. Bu rol, Hoult'un daha karmaşık ve olgun karakterleri canlandırabileceğinin bir göstergesi oldu. 2010'lu yıllarda Hoult, Hollywood'un en büyük yapımlarında yer alarak küresel bir yıldıza dönüştü. Marvel'ın "X-Men: Birinci Sınıf" (X-Men: First Class) (2011) filmiyle başlayan seride canlandırdığı Dr. Hank McCoy / The Beast karakteri, onun büyük bütçeli filmlerdeki yerini sağlamlaştırdı. Bu rolü, "X-Men: Geçmiş Günler Gelecek" (2014), "X-Men: Apocalypse" (2016) ve "Dark Phoenix" (2019) filmlerinde de tekrarladı. George Miller'ın modern klasiği "Mad Max: Fury Road" (2015) filmindeki unutulmaz "Savaş Çocuğu" Nux performansı ise eleştirmenler ve izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Hoult, kariyeri boyunca büyük bütçeli gişe filmleriyle eleştirel beğeni toplayan bağımsız yapımlar arasında başarılı bir denge kurdu. Zombi-romantik komedisi "Sıcak Kalpler" (Warm Bodies) (2013), J.R.R. Tolkien'in hayatını canlandırdığı "Tolkien" (2019) ve Olivia Colman, Emma Stone ve Rachel Weisz ile birlikte rol aldığı, BAFTA adaylığı kazandığı "Sarayın Gözdesi" (The Favourite) (2018) gibi filmlerle çok yönlülüğünü kanıtladı. Son yıllarda, "The Menu" (2022) ve Dracula'nın yardımcısını oynadığı "Renfield" (2023) gibi filmlerle adından söz ettirdi. Televizyonda ise Elle Fanning ile başrolü paylaştığı "The Great" (2020-2023) dizisindeki Rus İmparatoru III. Peter rolüyle Emmy ve Altın Küre adaylıkları kazandı. 2025 yılı itibarıyla kariyerinin zirvesinde olan Hoult, James Gunn'ın yönettiği ve merakla beklenen "Superman" filminde ikonik kötü karakter Lex Luthor'ı canlandırarak Hollywood'un en önemli aktörleri arasındaki yerini pekiştirmiştir. Çocuk oyuncu olarak başlayıp başarıyla başrol oyuncusuna dönüşen nadir isimlerden biri olan Nicholas Hoult, günümüzün en yetenekli ve aranan yıldızlarından biridir.

Nicolas Cage fotoğrafı

Nicolas Cage

Oyuncu kadrosu · 60 Saniye, Büyük Hazine, Crood'lar 2: Yeni Bir Çağ olarak bilinir

Nicolas Kim Coppola, 7 Ocak 1964 tarihinde Long Beach, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Efsanevi yönetmen Francis Ford Coppola'nın yeğeni ve aktris Talia Shire'ın oğludur. Sinema dünyasının en tanınmış ailelerinden birine mensup olmasına rağmen, kariyerinin başlarında kendi kimliğini oluşturmak ve nepotizm iddialarından kaçınmak amacıyla soyadını çizgi roman karakteri Luke Cage ve besteci John Cage'e bir saygı duruşu olarak "Cage" şeklinde değiştirmiştir. Oyunculuk kariyerine 1980'lerin başında "Fast Times at Ridgemont High" (1982) gibi filmlerde küçük rollerle başlayan Cage, kısa sürede "Valley Girl" (1983), Alan Parker'ın yönettiği "Birdy" (1984) ve Coen Kardeşler'in kült komedisi "Raising Arizona" (1987) gibi yapımlardaki başrolleriyle dikkat çekti. Cher ile başrolü paylaştığı "Ay Çarpması" (Moonstruck) (1987) filmindeki performansıyla Altın Küre adaylığı kazanarak yeteneğini kanıtladı. David Lynch'in "Vahşi Duygular" (Wild at Heart) (1990) filmindeki rolüyle de cesur ve sıradışı karakterleri canlandırmaktaki başarısını pekiştirdi. Kariyerinin zirvesine ise Mike Figgis'in yönettiği "Elveda Las Vegas" (Leaving Las Vegas) (1995) filminde canlandırdığı alkolik senarist Ben Sanderson karakteriyle ulaştı. Bu rol, ona En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü (Oscar) ve Altın Küre Ödülü başta olmak üzere çok sayıda prestijli ödül kazandırdı. Bu başarının ardından 1990'ların ikinci yarısında "Kaya" (The Rock) (1996), "Hava Konvoyu" (Con Air) (1997) ve "Yüz Yüze" (Face/Off) (1997) gibi gişe rekorları kıran aksiyon filmleriyle Hollywood'un en aranan aksiyon yıldızlarından biri haline geldi. 2000'li yıllarda "Adaptation." (2002) filmindeki çifte rolüyle ikinci kez Oscar'a aday gösterildi ve "Büyük Hazine" (National Treasure) (2004) serisi gibi ana akım filmlerle ticari başarısını sürdürdü. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde, bağımsız filmlerden doğrudan video platformlarına çıkan yapımlara kadar oldukça üretken bir tempoyla çok sayıda projede yer aldı. Bu dönem, onun kendine has ve zaman zaman abartılı bulunan "Cage Rage" olarak da bilinen oyunculuk tarzını sergilemekten çekinmediği bir süreç oldu. Son yıllarda "Mandy" (2018) ve özellikle büyük beğeni toplayan "Pig" (2021) gibi filmlerle eleştirmenlerden tam not alarak kariyerinde güçlü bir geri dönüş yaşadı. Kendi kariyerine ve şöhretine esprili bir bakış açısı sunan "Yetenekli Bay Cage" (The Unbearable Weight of Massive Talent) (2022) filmiyle de sinema dünyasındaki ikonik yerini bir kez daha kanıtladı. Nicolas Cage, sinema tarihindeki en özgün, korkusuz ve üretken aktörlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Sam Troughton fotoğrafı

Sam Troughton

Oyuncu kadrosu · Black Doves olarak bilinir

Sam John Troughton, 21 Mart 1977 tarihinde İngiltere'de dünyaya gelmiştir. İngiliz tiyatro ve televizyon tarihinin en köklü oyunculuk hanedanlarından birine mensup olan Sam, aktör David Troughton'ın oğlu ve efsanevi "Doctor Who" (İkinci Doktor) yıldızı Patrick Troughton'ın torunudur. Ayrıca kardeşi William Troughton da bir oyuncu, kuzeni Harry Melling (Harry Potter serisinin Dudley Dursley'si) ise tanınmış bir aktördür. Hull Üniversitesi'nde drama eğitimi alan Troughton, kariyerine sağlam bir tiyatro temeliyle başlamış, Royal Shakespeare Company (RSC) bünyesinde birçok klasik oyunda sahne alarak ailesinin mirasını sürdürmüştür. Sinema ve televizyon dünyasındaki ilk adımlarını 2000'lerin başında atan oyuncu, "Alien vs. Predator" (2004) ve "Vera Drake" (2004) gibi filmlerde yan roller üstlendi. Ancak onu geniş kitlelere ve İngiliz televizyon izleyicisine tanıtan asıl yapım, BBC'nin popüler macera dizisi "Robin Hood" (2006-2009) oldu. Dizide Robin Hood'un sadık yardımcısı ve eski uşağı Much karakterini üç sezon boyunca canlandırdı. Bu rol, onun hem komik zamanlamasını hem de karakterin sadakatini yansıtan duygusal yönlerini sergilemesini sağladı. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde daha karanlık ve dramatik projelere yönelen Troughton, Netflix yapımı korku filmi "The Ritual" (2017) ile dikkat çekti. Filmde, ormanda mahsur kalan arkadaş grubunun en savunmasız üyesi Dom'u canlandırdığı performansı, gerilim türündeki başarısını kanıtladı. Ancak uluslararası şöhretini perçinleyen ve kariyerindeki en önemli projelerden biri olan iş, HBO'nun ödüllü mini dizisi "Chernobyl" (2019) oldu. Dizide, felaketin yaşandığı gece 4 numaralı reaktörün kontrol odasındaki vardiya şefi Aleksandr Akimov'u canlandırdı. Patlama anındaki kafa karışıklığını, korkuyu ve trajik sonunu yansıtan performansı, dizinin en çarpıcı ve gerilimli anlarının merkezinde yer aldı. Son yıllarda prestijli yönetmenlerle çalışma fırsatı bulan Troughton, David Fincher'ın yönettiği "Mank" (2020) filminde, "Yurttaş Kane" filminin yapımcısı John Houseman karakterine hayat verdi. Ridley Scott'ın epik filmi "Napoleon"da (2023) ise Fransız Devrimi'nin radikal liderlerinden Robespierre rolüyle kısa ama etkili bir performans sergiledi. Ayrıca Stephen Merchant'ın suç-komedi dizisi "The Outlaws"ta (2021-) Wilder karakteriyle yer almaya devam etmektedir. Troughton, hem komedi hem de ağır dramalarda inandırıcı performanslar sergileyebilen, tiyatro disiplinine sahip çok yönlü bir karakter oyuncusudur.

Emilio Estevez fotoğrafı

Emilio Estevez

Emilio Estevez, 12 Mayıs 1962 tarihinde New York, ABD'de, efsanevi aktör Martin Sheen (doğum adıyla Ramón Estévez) ve sanatçı Janet Templeton'ın en büyük oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Babasının mesleği nedeniyle sanatla iç içe büyüyen Estevez, kendi yolunu çizmek adına babasının sahne soyadını almayıp aile adını kullanmayı tercih etmiştir. Kardeşleri Charlie Sheen, Renée Estevez ve Ramon Estevez de kendisi gibi oyunculuk kariyerini seçmiştir. Gençlik yıllarını Malibu, Kaliforniya'da geçiren Estevez, burada Rob Lowe ve Sean Penn gibi geleceğin yıldızlarıyla arkadaşlık kurarak lise yıllarında kısa filmler çekmeye başladı. Profesyonel oyunculuk kariyerine 1980'lerin başında başlayan Estevez, Francis Ford Coppola'nın yönettiği Dışlanmışlar (The Outsiders) (1983) filmiyle dikkatleri üzerine çekti. Ancak onu bir neslin idolü haline getiren, 1980'lerde genç Hollywood yıldızlarından oluşan ve "Brat Pack" olarak anılan grubun kilit üyelerinden biri olmasıydı. John Hughes'un yönettiği kült film Kahvaltı Kulübü (The Breakfast Club) (1985) filmindeki sporcu Andrew Clark ve Joel Schumacher'in yönettiği St. Elmo's Fire (1985) filmlerindeki rolleriyle şöhretini pekiştirdi. Bu dönemde ayrıca Repo Man (1984), Stakeout (1987) ve başrolünde yer aldığı western filmi Genç Silahşörler (Young Guns) (1988) ve devam filmiyle (1990) 80'lerin en tanınan yüzlerinden biri oldu. 1990'lı yıllarda da popülerliğini sürdüren Estevez, özellikle Disney yapımı aile filmi Şampiyonlar (The Mighty Ducks) (1992) ve devam filmlerinde canlandırdığı Koç Gordon Bombay karakteriyle yeni bir hayran kitlesi edindi. Bu dönemde Loaded Weapon 1 (1993) ve Judgment Night (1993) gibi filmlerde de rol aldı. Oyunculuğun yanı sıra kariyerinin erken dönemlerinden itibaren kamera arkasına da ilgi duyan Estevez, ilk yönetmenlik denemesini senaryosunu da yazdığı ve başrolünü oynadığı Wisdom (1986) filmiyle yaptı. Bu, onu bir filmde hem yazarlık, hem yönetmenlik hem de başrolü üstlenen en genç sinemacılardan biri yaptı. Kardeşi Charlie Sheen ile birlikte rol aldığı Men at Work (1990) ve Vietnam Savaşı sonrası travmaları konu alan The War at Home (1996) filmlerini de yönetti. Yönetmen olarak en büyük kritik başarısını ise Robert F. Kennedy suikastını konu alan ve yıldızlarla dolu kadrosuyla dikkat çeken Bobby (2006) ve babası Martin Sheen ile birlikte çalıştığı, kişisel bir yolculuk hikayesi olan Yol (The Way) (2010) filmleriyle elde etti. Son yıllarda daha çok yönetmenlik ve yazarlık projelerine odaklanan Estevez, The Public (2018) filminde de hem yönetmen hem oyuncu olarak yer aldı ve yıllar sonra The Mighty Ducks: Game Changers (2021) dizisiyle ikonik rolüne geri döndü.

Toby Stephens fotoğrafı

Toby Stephens

Oyuncu kadrosu · Katil Avcısı olarak bilinir

Toby Stephens, 21 Nisan 1969 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Sinema ve tiyatro dünyasının efsanevi isimleri Dame Maggie Smith ve Sir Robert Stephens'ın oğlu olan Stephens, sanatla iç içe bir ailede büyüdü. Çocukluğunu İngiltere ve ABD arasında geçiren oyuncu, eğitimini Aldro ve Seaford College'da tamamladıktan sonra, oyunculuk tutkusunu profesyonel bir zemine taşımak için prestijli Londra Müzik ve Dramatik Sanatlar Akademisi'ne (LAMDA) katıldı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde başlayan Stephens, Royal Shakespeare Company ile "Coriolanus" gibi oyunlarda sergilediği performanslarla kısa sürede eleştirmenlerin dikkatini çekti. Sinemadaki ilk önemli çıkışını, Sally Potter'ın yönettiği ve Virginia Woolf'un eserinden uyarlanan "Orlando" (1992) filmindeki Othello rolüyle gerçekleştirdi. 1990'lar boyunca "Twelfth Night" (1996) ve "Photographing Fairies" (1997) gibi dönem filmlerinde rol alarak klasik eserlere olan yatkınlığını gösterdi. Ancak Toby Stephens'ı küresel çapta geniş kitlelere tanıtan yapım, James Bond serisinin yirminci filmi olan "Başka Gün Öl" (Die Another Day) (2002) oldu. Pierce Brosnan'ın James Bond'u canlandırdığı filmde, ana kötü karakter olan kibirli milyarder Gustav Graves'e hayat vererek bir Bond kötüsü olarak sinema tarihine geçti ve uluslararası bir şöhret kazandı. Bu rol, onun aksiyon ve gerilim türlerindeki yeteneğini kanıtlamasını sağladı. Sinemanın yanı sıra televizyon dünyasında da unutulmaz karakterlere imza attı. Özellikle 2006 yapımı BBC mini dizisi "Jane Eyre"de canlandırdığı karmaşık ve tutkulu Edward Rochester rolü, kariyerinin en beğenilen performanslarından biri oldu ve ona geniş bir hayran kitlesi kazandırdı. 2010'lu yıllarda ise kariyerinde yeni bir zirveye ulaştı. Starz kanalının popüler korsan draması "Black Sails" (2014-2017) dizisinde başrol olan Kaptan James Flint karakterini canlandırdı. Flint'in sert, stratejik ve derinlikli yapısını dört sezon boyunca ustalıkla yansıtarak modern televizyonun en karizmatik liderlerinden birini yarattı. "Black Sails"in ardından, Netflix'in klasik bilimkurgu serisinin yeniden çevrimi olan "Lost in Space" (2018-2021) dizisinde John Robinson karakteriyle izleyici karşısına çıktı. Burada ailesini korumaya çalışan eski bir askeri canlandırarak dramatik ve aksiyon yönünü birleştirdi. Yakın dönemde ise Disney+ dizisi "Percy Jackson and the Olympians"ta (2024) Poseidon rolüyle yer aldı. Ekran önündeki kariyerinin yanı sıra BBC Radyo yapımlarında James Bond'u seslendiren Stephens, tiyatro köklerinden kopmayarak sahne çalışmalarına da devam etmektedir.

Sinéad Cusack fotoğrafı

Sinéad Cusack

Oyuncu kadrosu · V for Vendetta olarak bilinir

Sinéad Moira Cusack, 18 Şubat 1948 tarihinde Dalkey, County Dublin, İrlanda'da dünyaya gelmiştir. İrlanda'nın en köklü ve saygın tiyatro ailelerinden birinin kızı olarak doğan Cusack'ın babası efsanevi aktör Cyril Cusack, annesi ise aktris Maureen Cusack'tır. Kız kardeşleri Sorcha, Niamh ve yarım kız kardeşi Catherine de kendisi gibi oyunculuk mesleğini seçerek ailenin sanat geleneğini sürdürmüştür. Çocukluğundan itibaren sanatla ve sahne tozuyla iç içe büyüyen Cusack, oyunculuğa olan doğal yeteneğini kariyerine dönüştürmekte gecikmedi ve ilk adımlarını Dublin'deki ünlü Abbey Tiyatrosu'nda attı. Ekranlardaki ilk deneyimlerini 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında "David Copperfield" (1969) ve Peter Sellers ile birlikte rol aldığı "Hoffman" (1970) gibi yapımlarla yaşadı. Ancak onun kariyerinin omurgasını her zaman tiyatro oluşturdu. 1975 yılında prestijli Royal Shakespeare Company'ye (RSC) katılarak klasik oyunlardaki performansıyla büyük beğeni topladı ve İngiltere'nin en saygın sahne oyuncularından biri haline geldi. Tiyatrodaki başarıları ona Tony ve Olivier ödüllerinde prestijli adaylıklar getirdi. Sinema kariyerinde ise dramatik derinliği olan rollerde öne çıktı. Eşi Jeremy Irons ile birlikte başrolü paylaştığı drama "Su Diyarı" (Waterland) (1992) ve yine eşiyle birlikte yer aldığı Bernardo Bertolucci'nin unutulmaz filmi "Çalınmış Güzellik" (Stealing Beauty) (1996) ile sinema izleyicisinin hafızasına kazındı. 2000'li yıllarda sinema ve televizyonda birbirinden başarılı projelerde yer almaya devam etti. Özellikle popüler kültürde büyük yankı uyandıran Wachowski Kardeşler yapımı kült bilimkurgu "V for Vendetta"da (2005) canlandırdığı Dr. Delia Surridge karakteriyle uluslararası çapta tanınırlığını pekiştirdi. David Cronenberg'in yönettiği suç draması "Şark Vaatleri" (Eastern Promises) (2007) ve fantastik aksiyon filmi "Titanların Öfkesi" (Wrath of the Titans) (2012) gibi önemli gişe filmlerinde kritik yardımcı roller üstlendi. Televizyon dünyasında da oldukça aktif olan Cusack, İngiliz dönem dizisi "North & South"ta (2004) canlandırdığı Hannah Thornton karakteriyle izleyicilerden ve eleştirmenlerden büyük övgü aldı. İlerleyen yıllarda "Camelot" (2011), "Call the Midwife" (2016) ve İngiliz suç dizisi "Marcella" (2016) gibi hit projelerde akılda kalıcı karakterlere hayat verdi. Özel hayatında, 1978 yılından bu yana ünlü İngiliz aktör Jeremy Irons ile evlidir ve bu evlilikten kendisi gibi oyuncu olan Max Irons'ın yanı sıra fotoğrafçı Samuel Irons adlı iki oğlu bulunmaktadır. Kariyeri boyunca hem sahnede hem de ekranda çok yönlü bir oyunculuk sergileyen Cusack, köklü İrlanda ve İngiliz sanat camiasının en saygıdeğer isimlerinden biri olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Jon Voight fotoğrafı

Jon Voight

Oyuncu kadrosu · Büyük Hazine, Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?, Ray Donovan olarak bilinir

Jonathan Vincent Voight, 29 Aralık 1938 tarihinde Yonkers, New York'ta dünyaya gelmiştir. The Catholic University of America'da eğitim aldıktan sonra New York'a taşınarak efsanevi oyunculuk koçu Sanford Meisner'ın yönetimindeki Neighborhood Playhouse School of the Theatre'da oyunculuk eğitimi aldı. Bu dönemde aldığı klasik eğitim, kariyerinin temelini oluşturdu. Voight, 1960'ların sonunda "Yeni Hollywood" akımının doğuşuyla birlikte yıldızlaştı. Onu uluslararası bir yıldıza dönüştüren rol, John Schlesinger'in yönettiği ve En İyi Film Akademi Ödülü'nü kazanan çığır açıcı film "Geceyarısı Kovboyu"ndaki (Midnight Cowboy) (1969) Teksaslı hayalperest Joe Buck karakteri oldu. Bu cüretkar ve karmaşık performansı ona ilk Oscar adaylığını ve bir BAFTA Ödülü kazandırarak neslinin en yetenekli aktörlerinden biri olduğunu kanıtladı. 1970'ler boyunca Voight, Hollywood'un en saygın başrol oyuncularından biri olarak konumunu pekiştirdi. John Boorman'ın gerilim klasiği "Kurtuluş"taki (Deliverance) (1972) rolüyle büyük beğeni topladı. Kariyerinin zirvesine ise Hal Ashby'nin yönettiği "Eve Dönüş" (Coming Home) (1978) filmiyle ulaştı. Filmde, Vietnam Savaşı'ndan dönen paraplejik bir gazi olan Luke Martin'i canlandırdığı dokunaklı ve güçlü performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar), Altın Küre Ödülü ve Cannes Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazandı. 1980'ler ve 1990'lar boyunca Voight, farklı türlerdeki rolleriyle çok yönlülüğünü sergilemeye devam etti. "Kaçak Tren" (Runaway Train) (1985) filmindeki kaçak mahkum Manny rolüyle bir kez daha Oscar'a aday gösterildi. Bu dönemde "Görevimiz Tehlike" (Mission: Impossible) (1996) ve "Halk Düşmanı" (Enemy of the State) (1998) gibi büyük bütçeli filmlerde tecrübeli bir karakter oyuncusu olarak önemli roller üstlendi. yüzyılda da üretkenliğini sürdüren Voight, "Ali" (2001) filminde canlandırdığı spor spikeri Howard Cosell rolüyle dördüncü Oscar adaylığını elde etti. Ayrıca "Pearl Harbor" (2001), "Büyük Hazine" (National Treasure) (2004) ve devam filminde Nicolas Cage'in babası rolüyle ve "Transformers" (2007) gibi gişe filmlerinde yer aldı. Televizyonda ise en büyük başarılarından birini, Showtime dizisi "Ray Donovan"da (2013-2020) canlandırdığı ailenin sorunlu babası Mickey Donovan karakteriyle yaşadı. Bu rol ona 2014 yılında En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Altın Küre Ödülü kazandırdı. Sinema oyuncusu Angelina Jolie'nin babası olan Jon Voight, altmış yılı aşan kariyeri boyunca sergilediği dönüştürücü performanslarla Amerikan sinemasının yaşayan efsanelerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Gaby Hoffmann fotoğrafı

Gaby Hoffmann

Gabriella Mary Antonia Hoffmann, 8 Ocak 1982 tarihinde New York City, Amerika Birleşik Devletleri'nde dünyaya gelmiştir. Annesi, Andy Warhol'un efsanevi "süperstarlarından" biri olan aktris ve yazar Viva (Janet Susan Mary Hoffmann), babası ise pembe dizi oyuncusu Anthony Herrera'dır. Babasıyla uzun yıllar görüşmeyen ve annesi tarafından New York'un meşhur Chelsea Hotel'inde büyütülen Hoffmann, sanatçılarla dolu son derece bohem ve sıra dışı bir çocukluk geçirdi. Oyunculuk kariyerine henüz 4 yaşındayken reklam filmleriyle adım atan Hoffmann, sinema dünyasındaki ilk çıkışını 1989 yapımı "Düşler Tarlası" (Field of Dreams) filminde Kevin Costner'ın kızı rolüyle yaptı. Aynı yıl John Candy ile başrolü paylaştığı "Uncle Buck" (1989) filmiyle çocuk yıldız olarak ününü pekiştirdi. 1990'ların başında "Sevginin Bağladıkları" (Sleepless in Seattle) (1993), Mel Gibson ile "Yüzü Olmayan Adam" (The Man Without a Face) (1993) ve Demi Moore ile "Now and Then" (1995) gibi popüler filmlerde rol alarak döneminin en çok aranan çocuk oyuncularından biri oldu. "Volcano" (1997) ve "200 Cigarettes" (1999) filmlerinin ardından, kişisel gelişimine odaklanmak ve eğitimini tamamlamak amacıyla oyunculuğa bir süre ara vererek Bard College'da edebiyat eğitimi aldı. 2000'li yılların büyük bir kısmını tiyatro sahnelerinde ve bağımsız filmlerde küçük rollerle geçiren Hoffmann, 2010'larda kariyerinde muazzam bir geri dönüş yaşadı. Şili'de çekilen ve doğaçlama ağırlıklı bağımsız film "Crystal Fairy & the Magical Cactus" (2013) filmindeki cesur performansı eleştirmenlerden tam not aldı. Bu ivme, onu prestijli televizyon yapımlarına taşıdı. Lena Dunham'ın kült dizisi "Girls"te (2014-2017) canlandırdığı dengesiz Caroline Sackler karakteriyle dikkat çekti. Ancak asıl zirve noktası, Amazon Prime dizisi "Transparent" (2014-2019) oldu. Bu dizide ailenin kendini arayan en küçük çocuğu Ali (daha sonra Ari) Pfefferman karakterine hayat veren Hoffmann, sergilediği derinlikli performansla iki kez Primetime Emmy Ödülleri'ne aday gösterildi ve bir karakter oyuncusu olarak rüştünü ispatladı. Yakın dönemde Joaquin Phoenix ile başrolü paylaştığı, Mike Mills'in siyah-beyaz draması "C'mon C'mon" (2021) filmindeki Viv rolüyle büyük beğeni topladı. Ayrıca HBO'nun "Winning Time: The Rise of the Lakers Dynasty" dizisinde Claire Rothman'ı canlandırdı ve Benedict Cumberbatch ile birlikte Netflix'in psikolojik gerilim dizisi "Eric" (2024) kadrosunda yer aldı. Çocuk yıldız etiketinden sıyrılarak bağımsız sinemanın ve nitelikli televizyon yapımlarının saygın bir ismine dönüşen Gaby Hoffmann, New York merkezli sanat hayatına devam etmektedir.

Jared Harris fotoğrafı

Jared Harris

Oyuncu kadrosu · Vakıf, Deniz Canavarı, Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi olarak bilinir

Jared Francis Harris, 24 Ağustos 1961 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Efsanevi İrlandalı aktör Richard Harris ve aktris Elizabeth Rees-Williams'ın üç oğlundan ikincisi olan Harris, köklü bir sanat ailesinden gelmektedir. Kardeşleri Damian Harris bir yönetmen, Jamie Harris ise kendisi gibi bir oyuncudur. Çocukluğunu İngiltere'de geçiren Harris, üniversite eğitimi için Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti ve Duke Üniversitesi'nden mezun oldu. Daha sonra oyunculuk eğitimini tamamlamak üzere Londra'ya dönerek prestijli Central School of Speech and Drama'da eğitim gördü. Kariyerinin başlarında Royal Shakespeare Company'de sahne alarak tiyatro kökenli sağlam bir temel oluşturdu. Sinema dünyasındaki ilk dikkat çekici çıkışını, 1996 yapımı biyografik film "I Shot Andy Warhol"da ikonik sanatçı Andy Warhol'u canlandırarak yaptı. Bu rol, onun karakter oyunculuğundaki başarısının ilk sinyallerini verdi. 90'ların sonu ve 2000'lerin başında "Happiness" (1998), "Mr. Deeds" (2002) ve "Resident Evil: Apocalypse" (2004) gibi çeşitli türlerdeki filmlerde yan roller üstlendi. "The Curious Case of Benjamin Button" (2008) filminde Kaptan Mike rolüyle de akıllarda yer etti. Jared Harris'i gerçek anlamda bir televizyon yıldızı yapan ve yeteneğini geniş kitlelere kanıtlayan yapım, AMC'nin kült dizisi "Mad Men" (2009-2012) oldu. Dizide canlandırdığı trajik İngiliz finans müdürü Lane Pryce karakteri, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ilk Primetime Emmy adaylığını getirdi. Bu başarının ardından, bilimkurgu dizisi "Fringe"de (2008-2012) kötü karakter David Robert Jones'u canlandırarak çok yönlülüğünü sergiledi. Sinemada ise Guy Ritchie'nin yönettiği "Sherlock Holmes: A Game of Shadows" (2011) filminde Sherlock'un ezeli düşmanı Profesör Moriarty'yi canlandırarak büyük bir gişe filminde baş kötü karakter olarak yer aldı. Ayrıca Steven Spielberg'in "Lincoln" (2012) filminde General Ulysses S. Grant'e hayat verdi. Harris'in kariyerindeki ikinci büyük sıçrama, tarihi dramalarla geldi. Netflix'in ödüllü dizisi "The Crown"da (2016-2017) Kral VI. George'u canlandırdığı performansı, eleştirmenlerden tam not aldı. Ancak kariyerinin zirve noktası, HBO'nun ses getiren mini dizisi "Chernobyl" (2019) oldu. Sovyet bilim insanı Valery Legasov'u canlandırdığı bu rol, ona En İyi Erkek Oyuncu dalında BAFTA TV Ödülü kazandırdı ve bir kez daha Emmy'ye aday gösterildi. Son yıllarda bilimkurgu ve gerilim türlerine ağırlık veren oyuncu, AMC'nin antoloji dizisi "The Terror"da (2018) Kaptan Francis Crozier rolüyle başrolü üstlendi. Isaac Asimov'un eserinden uyarlanan Apple TV+ dizisi "Foundation"da (2021-) ise matematikçi Hari Seldon karakteriyle izleyici karşısına çıktı. Babasının gölgesinden çıkarak kendi ismini marka haline getiren Harris, karmaşık, zeki ve genellikle otorite figürü olan karakterleri derinlikli bir şekilde canlandırmasıyla tanınmaktadır.