Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Rosa Salazar fotoğrafı

Rosa Salazar

Oyuncu kadrosu · Alita: Savaş Meleği, Labirent: Son İsyan, Labirent: Alev Deneyleri olarak bilinir

Rosa Bianca Salazar Amerikalı bir aktris. Washington DC'de doğdu ve Greenbelt, Maryland'de büyüdü. En çok NBC dizisi Parenthood (2010) ve FX antoloji dizisi American Horror Story (2011) ' deki rolü ile bilinir. Alita: Savaş Meleği (2018) ile devam eden oyuncu, ayrıca Labirent: Son İsyan (2018), Otoyol devriyesi (2017), Labirent: Alev Deneyleri: (2015), kuralsız (2015), Search Party (2016) ve Night Owls (2015) filmlerinde oynamıştır.

Gal Gadot fotoğrafı

Gal Gadot

Oyuncu kadrosu · Koşucu, Pamuk Prenses, Zack Snyder'ın Adalet Birliği olarak bilinir

Gal Gadot-Varsano, 30 Nisan 1985 tarihinde İsrail'in Petah Tikva şehrinde dünyaya geldi ve Rosh HaAyin kentinde büyüdü. Kariyerine genç yaşta adım atarak 2004 yılında henüz 18 yaşındayken Miss Israel (İsrail Güzeli) seçildi ve aynı yıl Miss Universe yarışmasında ülkesini temsil etti. Bu başarının ardından uluslararası alanda modellik yapmaya başladı. İsrail Savunma Kuvvetleri'nde (IDF) iki yıl zorunlu askerlik hizmetini savaş kondisyonu eğitmeni olarak tamamlaması, daha sonraki aksiyon rollerinde öne çıkan fiziksel kabiliyetlerinin temelini attı. Hollywood'daki kariyeri, 2009 yapımı Hızlı ve Öfkeli 4 (Fast & Furious) filminde canlandırdığı Gisele Yashar karakteriyle başladı. Bu rolü serinin devam filmleri Hızlı ve Öfkeli 5: Rio Soygunu (2011) ve Hızlı ve Öfkeli 6 (2013) filmlerinde de tekrarlayarak uluslararası tanınırlığını artırdı ve aksiyon sinemasındaki yerini sağlamlaştırdı. Ancak Gal Gadot'u küresel bir fenomene dönüştüren ve kariyerini tanımlayan rol, DC Genişletilmiş Evreni'nde (DCEU) hayat verdiği ikonik süper kahraman Wonder Woman (Diana Prince) oldu. İlk kez Batman v Superman: Adaletin Şafağı (2016) filminde izleyiciyle buluşan karakteriyle büyük beğeni topladı. Ardından, 2017 yılında Patty Jenkins yönetmenliğinde çekilen solo filmi Wonder Woman ile başrolde yer aldı. Film, hem eleştirmenlerden büyük övgü aldı hem de dünya çapında gişe rekorları kırarak Gadot'u Hollywood'un en önemli yıldızlarından biri haline getirdi. Wonder Woman karakterini Justice League (2017; Zack Snyder versiyonu 2021) ve Wonder Woman 1984 (2020) filmlerinde de başarıyla canlandırmaya devam etti. Wonder Woman serisinin yanı sıra, Netflix'in rekor kıran aksiyon-komedi filmi Red Notice (2021)'de Dwayne Johnson ve Ryan Reynolds ile başrolleri paylaştı. Ayrıca, Agatha Christie'nin klasik eserinden uyarlanan Nil'de Ölüm (Death on the Nile, 2022) filminde önemli bir rolde yer aldı. 2023 yılında ise hem başrolünü üstlendiği hem de yapımcıları arasında yer aldığı Netflix yapımı casusluk gerilim filmi Heart of Stone ile izleyici karşısına çıktı. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra, eşi Jaron Varsano ile birlikte 2019 yılında Pilot Wave Motion Pictures adlı kendi yapım şirketini kurdu. Bu şirket aracılığıyla Heart of Stone gibi projelerin yapımcılığını üstlenerek kamera arkasında da aktif rol almaktadır. Gelecek projeleri arasında Disney'in canlı çekim Pamuk Prenses (Snow White) uyarlamasında canlandıracağı Kötü Kraliçe rolü de bulunmaktadır. Gal Gadot, özellikle canlandırdığı güçlü, bağımsız ve ilham veren kadın karakterlerle tanınır. Zarafeti, fiziksel yetenekleri ve oyunculuğuyla küresel bir ikon haline gelen Gadot, 2018 yılında Time dergisi tarafından "Dünyanın En Etkili 100 Kişisi" arasında gösterilmiştir. Hem oyuncu hem de yapımcı olarak sinema dünyasındaki başarılı kariyerini sürdürmektedir.

Kari Wahlgren fotoğrafı

Kari Wahlgren

Oyuncu kadrosu · Ailem Bir Acayip, DuckTales, Yerime Geç olarak bilinir

Kari Wahlgren, 13 Temmuz 1977'de Hoisington, Kansas'ta dünyaya gelmiş, jenerasyonunun en üretken, en çok yönlü ve en çok aranan seslendirme sanatçılarından biridir. İnanılmaz vokal aralığı sayesinde çocuk karakterlerden güçlü savaşçılara, komik yan karakterlerden ikonik kötü adamlara kadar yüzlerce farklı karaktere hayat vermiştir. Kariyerinin ilk yıllarında anime dublajındaki performanslarıyla dikkat çeken Wahlgren, özellikle kült anime serisi "FLCL"deki (Fooly Cooly) Haruko Haruhara karakteriyle büyük bir çıkış yakaladı. Bu rol, onun sektördeki yerini sağlamlaştırdı. Ayrıca, "Samurai Champloo"daki Fuu ve "Fate/Zero" serisindeki Saber gibi önemli anime karakterlerini seslendirerek bu alandaki başarısını pekiştirdi. Batı animasyonunda ise Wahlgren, sayısız popüler projede yer alarak sesini milyonlara duyurdu. En bilinen rollerinden bazıları arasında Adult Swim'in fenomen dizisi "Rick and Morty"deki Jessica, "The Fairly OddParents"in ilerleyen sezonlarındaki Chloe Carmichael ve "Ben 10" serisindeki Charmcaster karakterleri bulunmaktadır. Süper kahraman dünyası, onun kariyerinde özel bir yer tutar. DC Comics projelerinde Starfire ve Zatanna gibi ikonik karakterleri seslendirirken, Marvel evreninde ise "The Avengers: Earth's Mightiest Heroes" dizisindeki Wasp (Janet van Dyne) ve Emma Frost gibi önemli karakterlere hayat vermiştir. Video oyunları da Kari Wahlgren'in yeteneğini sergilediği bir diğer önemli alandır. "Final Fantasy XII"deki Prenses Ashe, "Mortal Kombat 11"deki Kitana ve "Star Wars" evrenindeki çeşitli karakterler, onun oyun dünyasındaki en bilinen performansları arasındadır. Kari Wahlgren, kariyeri boyunca animasyonun her türünde ve video oyunlarında silinmez bir iz bırakmıştır. İnanılmaz yeteneği ve çalışkanlığı, onu günümüz seslendirme endüstrisinin en saygın ve vazgeçilmez isimlerinden biri yapmaktadır.

Margot Robbie fotoğrafı

Margot Robbie

Oyuncu kadrosu · Barbie, Bir Zamanlar… Hollywood'da, Para Avcısı olarak bilinir

Margot Elise Robbie, 2 Temmuz 1990 tarihinde Dalby, Queensland, Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Kariyerine Avustralya'da başlayan Robbie, ilk büyük çıkışını 2008-2011 yılları arasında rol aldığı popüler pembe dizi "Neighbours" ile yaptı. Bu dizide canlandırdığı Donna Freedman karakteriyle Avustralya ve İngiltere'de tanınan bir yüz haline geldikten sonra, Hollywood'da kariyer yapmak üzere Amerika Birleşik Devletleri'ne taşındı. Robbie'nin Hollywood'daki ve uluslararası alandaki asıl patlaması, Martin Scorsese'nin yönettiği 2013 yapımı "Para Avcısı" (The Wolf of Wall Street) filmiyle oldu. Leonardo DiCaprio'nun karşısında canlandırdığı Naomi Lapaglia karakteriyle tüm dikkatleri üzerine çekti ve performansıyla eleştirmenlerden tam not aldı. Bu rol, onu bir anda Hollywood'un en çok aranan yeni yıldızlarından biri haline getirdi. Bu başarının ardından, DC Comics evreninde canlandırdığı Harley Quinn karakteriyle popüler kültürdeki yerini perçinledi. İlk kez "Suicide Squad: Gerçek Kötüler" (Suicide Squad) (2016) filminde hayat verdiği bu anti-kahraman rolü o kadar çok sevildi ki, karakteri "Yırtıcı Kuşlar" (Birds of Prey) (2020) ve "The Suicide Squad" (2021) filmlerinde de canlandırmaya devam etti. Oyunculuğun yanı sıra kariyerini yapımcılıkla da şekillendiren Robbie, 2014 yılında LuckyChap Entertainment adlı kendi yapım şirketini kurdu. Şirketin misyonunu, kadın odaklı hikayeleri anlatmak olarak belirledi. Bu şirketin ilk büyük başarılarından biri, Robbie'nin aynı zamanda başrolünü üstlendiği "Ben, Tonya" (I, Tonya) (2017) filmi oldu. Tartışmalı buz patenci Tonya Harding'i canlandırdığı bu rolle kariyerinin ilk En İyi Kadın Oyuncu Oscar adaylığını kazandı ve sadece bir Hollywood yıldızı değil, aynı zamanda ciddi bir dramatik aktris ve vizyon sahibi bir yapımcı olduğunu da kanıtladı. "Skandal" (Bombshell) (2019) filmindeki rolüyle ikinci kez Oscar'a aday gösterildi. Ancak Robbie'nin kariyerindeki asıl zirve, hem başrolünü üstlendiği hem de yapımcılığını yaptığı 2023 yapımı "Barbie" filmi oldu. Film, küresel bir kültürel fenomene dönüşerek gişede rekorlar kırdı ve yılın en çok hasılat yapan filmi oldu. Bu başarı, Margot Robbie'nin statüsünü Hollywood'un en güçlü ve etkili aktör-yapımcılarından biri olarak ölümsüzleştirdi.

Ray Fisher fotoğrafı

Ray Fisher

Oyuncu kadrosu · Zack Snyder'ın Adalet Birliği, Justice League: Adalet Birliği, True Detective olarak bilinir

Ray Fisher, 8 Eylül 1987 tarihinde Baltimore, Maryland'de dünyaya gelmiştir. New Jersey, Lawnside'da büyüyen Fisher, sahne sanatlarına olan ilgisini lise yıllarında keşfetti ve yeteneğini geliştirmek üzere American Musical and Dramatic Academy'de (AMDA) eğitim aldı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde başlayan oyuncu, Shakespeare Theatre of New Jersey'de "To Kill a Mockingbird" gibi klasik oyunlarda sahne alarak deneyim kazandı. Ancak Hollywood kapılarını ona açan ve kariyerini değiştiren asıl performansı, 2013 yılında New York Theatre Workshop yapımı "Fetch Clay, Make Man" oyununda canlandırdığı boks efsanesi Muhammed Ali rolü oldu. Bu rol için geçirdiği fiziksel dönüşüm ve güçlü sahne performansı, ünlü yönetmenler Ang Lee ve Zack Snyder'ın dikkatini çekti. Sinema dünyasındaki ilk büyük adımını, DC Genişletilmiş Evreni'ne (DCEU) katılarak attı. İlk olarak "Batman v Superman: Adaletin Şafağı" (2016) filminde Victor Stone / Cyborg karakteriyle kısa bir görünüm (cameo) sergiledi. Ardından "Justice League" (2017) filminde ana kahramanlardan biri olarak yer aldı. Her ne kadar filmin 2017'deki sinema versiyonunda rolü ve hikayesi kısıtlanmış olsa da, Fisher bu rolle küresel bir tanınırlık kazandı. Televizyon dünyasında ise HBO'nun eleştirmenlerce beğenilen suç antolojisi dizisi "True Detective"in üçüncü sezonunda (2019) Mahershala Ali ile birlikte rol alarak Henry Hays karakterini canlandırdı ve dramatik oyunculuktaki başarısını kanıtladı. Fisher'ın kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri, hayranların yoğun isteği üzerine 2021 yılında yayınlanan "Zack Snyder's Justice League" oldu. Yönetmen Zack Snyder'ın orijinal vizyonunun restore edildiği bu versiyonda, Cyborg karakterinin trajik hikayesi ve babasıyla olan ilişkisi filmin duygusal merkezine yerleşti. Fisher'ın bu versiyondaki performansı eleştirmenlerden ve izleyicilerden büyük övgü topladı ve karakteri "filmin kalbi" olarak nitelendirildi. Zack Snyder ile işbirliğini sürdüren oyuncu, Netflix yapımı epik bilimkurgu filmi "Rebel Moon - Part One: A Child of Fire" (2023) kadrosuna katılarak asi lider Darrian Bloodaxe karakterine hayat verdi. Tiyatro kökenlerini unutmayan Fisher, August Wilson'ın ünlü oyunu "The Piano Lesson"ın film uyarlamasında da rol alarak kariyerine çok yönlü projelerle devam etmektedir.

Jonathan Ajayi fotoğrafı

Jonathan Ajayi

Jonathan Ajayi, Birleşik Krallık'ta dünyaya gelmiş Nijerya kökenli bir İngiliz aktördür. Genç yaşlarından itibaren sanata ve spora ilgi duyan Ajayi, başlangıçta profesyonel bir dansçı olmayı hedeflemiş ancak daha sonra tutkusunu oyunculukta bulmuştur. Yeteneğini geliştirmek için prestijli Londra Müzik ve Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (LAMDA) eğitim almış ve 2018 yılında buradan mezun olmuştur. Profesyonel oyunculuk kariyerine tiyatro sahnesinde adım atan Ajayi, The Yard Theatre'da sahnelenen "The Brothers Size" gibi oyunlarda yer alarak dikkat çekmiştir. Buradaki performansıyla eleştirmenlerden olumlu yorumlar almıştır. Kısa süre sonra sinema ve televizyon dünyasına geçiş yapan Ajayi, ilk önemli rollerinden birini 2019 yapımı "Farming" filminde canlandırdı. Bu filmde Adewale Akinnuoye-Agbaje ve Kate Beckinsale gibi deneyimli isimlerle birlikte çalışma fırsatı buldu. Ancak Jonathan Ajayi'ye geniş kitlelerce tanınırlık kazandıran rol, Malorie Blackman'in aynı adlı popüler roman serisinden uyarlanan BBC yapımı "Noughts + Crosses" (2020) dizisindeki Lekan karakteri oldu. Dizideki performansı, onun yükselen bir yetenek olarak görülmesini sağladı. Aynı yıl içerisinde, DC evreninde geçen ve büyük ilgi gören "Wonder Woman 1984" filminde de küçük bir rolle yer alarak uluslararası bir projede kendini gösterme imkanı buldu. Kariyerine emin adımlarla devam eden Ajayi, farklı türlerdeki yapımlarda rol alarak çok yönlülüğünü sergilemektedir. Genç yaşına rağmen sahne disiplinini ve kamera önü tecrübesini birleştiren oyuncu, İngiliz eğlence endüstrisinin gelecek vadeden yeni nesil aktörleri arasında gösterilmektedir.

Sasha Calle fotoğrafı

Sasha Calle

Oyuncu kadrosu · The Flash, The Rip, The Exorcist: Martyrs olarak bilinir

Sasha Calle, 7 Ağustos 1995 tarihinde Boston, Massachusetts'te dünyaya gelmiştir. Kolombiya kökenli bir ailenin kızı olan Calle, on yaşındayken annesiyle birlikte Kolombiya'ya taşındı ve iki yıl orada yaşadıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne geri döndü. Bu süreçte kökleriyle derin bir bağ kuran oyuncu, lise eğitiminin ardından hayallerinin peşinden gitmek üzere 17 yaşında Los Angeles'a taşındı. Burada Amerikan Müzik ve Drama Akademisi'nde (AMDA) Sahne Sanatları eğitimi aldı ve 2017 yılında mezun oldu. Oyunculuk kariyerine "Socially Awkward" (2017) adlı mini diziyle adım atan Calle, asıl çıkışını 2018 yılında uzun soluklu ve popüler gündüz kuşağı dizisi "Yalan Rüzgarı" (The Young and the Restless) kadrosuna katılarak yaptı. Dizide canlandırdığı şef Lola Rosales karakteriyle büyük beğeni topladı ve bu performansı ona 2020 yılında Gündüz Kuşağı Emmy Ödülleri'nde "En İyi Genç Oyuncu" dalında adaylık getirdi. Televizyondaki başarısının ardından sinema dünyasına hızlı bir geçiş yapan Sasha Calle, binlerce aday arasından sıyrılarak DC Genişletilmiş Evreni'nin (DCEU) merakla beklenen filmi "The Flash"ta (2023) Supergirl rolünü üstlendi. Bu rolüyle sinema tarihinde Supergirl'ü canlandıran ilk Latin kökenli oyuncu olarak tarihe geçti. Film eleştirmenlerden karmaşık yorumlar alsa da, Calle'nin performansı övgüyle karşılandı ve ona küresel bir tanınırlık kazandırdı. "The Flash" sonrası kariyerini bağımsız ve dramatik yapımlarla çeşitlendirmeye yönelen Calle, 2024 Sundance Film Festivali'nde Büyük Jüri Ödülü'nü kazanan "In the Summers" (2024) filminde başrolde yer alarak dramatik yeteneğini kanıtladı. Ardından Jacob Elordi ve Daisy Edgar-Jones ile birlikte "On Swift Horses" (2025) filminde Sandra karakterine hayat verdi. Yükselişini 2026 yılında vizyona giren ve başrollerini Matt Damon ile Ben Affleck'in paylaştığı suç gerilimi "The Rip" ve teknolojik suç temalı "Wardriver" filmleriyle sürdürdü. Oyunculuğunun yanı sıra müzikle de yakından ilgilenen Sasha Calle, şarkı sözü yazarlığı yapmakta ve gitar çalmaktadır.

Anna Lore fotoğrafı

Anna Lore

Oyuncu kadrosu · Son Durak: Kan Bağı, Siyah Telefon 2 olarak bilinir

Anna Lore, 15 Mart 1993 tarihinde ABD'de dünyaya gelmiştir. Kariyerine geleneksel oyunculuk rollerinden önce dijital medya alanında adım atarak dikkat çekmiştir. Özellikle Geek & Sundry ve Nerdist gibi popüler "geek kültürü" platformlarında sunuculuk ve içerik üreticiliği yaparak tanınmış, aynı dönemde CollegeHumor gibi platformlar için çekilen çok sayıda kısa komedi filminde ve web dizisinde yer alarak bu alandaki yeteneğini göstermiştir. Televizyon kariyerindeki çıkışını, The CW'nin popüler gençlik dizisi "All American"da canlandırdığı Chloe karakteri ve eleştirmenlerce beğenilen DC dizisi "Doom Patrol"de canlandırdığı Penny Farthing karakterleri ile yapmıştır. Bu roller, onun hem ana akım dramalarda hem de fantastik türdeki yapımlarda başarılı olabileceğini kanıtlamıştır. Ancak Lore'un kariyerindeki en önemli rollerinden biri, DC Comics evreninde geçen "Gotham Knights" (2023) dizisinde canlandırdığı Stephanie Brown / Spoiler karakteri olmuştur. Bu rol ile ilk kez bir ana kadro oyuncusu olarak büyük bir projede yer alarak adını daha geniş kitlelere duyurmuştur. Oyunculuk yelpazesini genişleten Lore, Blumhouse yapımı korku filmi "They/Them" (2022) filminde de rol almıştır. Aynı zamanda bir seslendirme sanatçısı olan Anna Lore, 2023'ün en büyük video oyunlarından biri olan "Starfield"da karakter seslendirmesi yaparak çok yönlülüğünü bir kez daha ortaya koymuştur.

Charlie Heaton fotoğrafı

Charlie Heaton

Oyuncu kadrosu · Below, Stranger Things olarak bilinir

Charlie Ross Heaton, 6 Şubat 1994 tarihinde Leeds, West Yorkshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Bridlington'da annesi tarafından büyütülen Heaton, 16 yaşındayken Londra'ya taşındı. Müzik tutkusunun peşinden giderek çeşitli müzik gruplarına katıldı. İlk olarak noise-rock grubu Comanechi'nin davulcusu olarak turnelere çıktı ve grup üyesi olarak bir albüm kaydetti. Daha sonra Half Loon adlı bir psychedelic-pop grubunun üyesi oldu. Müzik kariyerine devam ederken, oyunculuk alanında da şansını denemeye karar verdi. 2015 yılında İngiliz suç draması dizisi "DCI Banks" ile televizyon çıkışını yaptı, ardından "Vera" ve "Casualty" gibi dizilerde konuk oyuncu olarak yer aldı. Sinemadaki ilk önemli rolü, 2016 yapımı psikolojik gerilim filmi "Shut In" (İçerideki) oldu; bu filmde Naomi Watts'ın canlandırdığı karakterin yatalak oğlunu oynadı. Aynı yıl, eleştirmenlerce beğenilen bağımsız drama "As You Are" filminde başrol oynadı. Ancak Heaton'ı uluslararası şöhrete kavuşturan ve kariyerinin dönüm noktası olan rol, 2016 yılında başlayan Netflix'in küresel fenomeni "Stranger Things" oldu. Dizide, içine kapanık, duyarlı ve fotoğrafçılığa tutkun olan Jonathan Byers karakterini canlandırdı. Karakterinin ailesine olan bağlılığı ve özellikle Nancy Wheeler (Natalia Dyer) ile olan ilişkisi, onu dizinin kilit karakterlerinden biri haline getirdi. "Stranger Things"in getirdiği büyük başarının ardından Heaton, sinema kariyerine de odaklandı. 2017'de İspanyol gerilim filmi "Marrowbone" (Belkemiği) filminde rol aldı. En dikkat çekici sinema rollerinden biri, Marvel evreninde geçen ve uzun süre ertelenen 2020 yapımı korku filmi "The New Mutants" (Yeni Mutantlar) oldu. Bu filmde, süpersonik hızda uçabilen Cannonball (Sam Guthrie) karakterine hayat verdi. 2021 yılında BBC'nin "The Elephant Man" adlı mini dizisinde Joseph Merrick'i canlandıracağı duyuruldu. Heaton, "Stranger Things" dizisindeki rol arkadaşı Natalia Dyer ile dizi setinde başlayan bir ilişki yaşamaktadır.

Robert Wuhl fotoğrafı

Robert Wuhl

Oyuncu kadrosu · Batman, Hollywood Squares olarak bilinir

Robert Wuhl, 9 Ekim 1951 tarihinde Union, New Jersey'de dünyaya gelmiştir. Ürün dağıtıcısı bir babanın oğlu olarak Yahudi bir ailede büyüyen Wuhl, Union High School'dan mezun olduktan sonra Houston Üniversitesi'nde drama eğitimi aldı. Eğlence dünyasına adımını ilk olarak stand-up komedi ile attı ve efsanevi komedyen Rodney Dangerfield için şaka yazarlığı yaparak yeteneğini geliştirdi. New York'taki komedi kulüplerinde sahne alırken, sinema dünyasına geçişi 1980'li yılların başında gerçekleşti. Oyunculuk kariyerindeki ilk dikkat çekici anlarından biri, Madonna'nın ikonik "Material Girl" (1985) müzik klibinde yer almasıydı. Sinemada ise geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan ilk önemli rolleri, Robin Williams ile birlikte oynadığı "Günaydın Vietnam" (Good Morning, Vietnam) (1987) filmindeki Marty Lee Dreiwitz ve Kevin Costner ile rol aldığı spor klasiği "Boğa Takımı" (Bull Durham) (1988) filmindeki Larry Hockett karakterleri oldu. Ancak Wuhl'u popüler kültürün unutulmaz bir parçası yapan performans, Tim Burton'ın yönettiği "Batman" (1989) filmindeki hırslı, geveze ve sempatik gazeteci Alexander Knox rolüdür. Bu filmde Michael Keaton ve Kim Basinger ile güçlü bir kimya yakalayarak filmin mizah yükünü sırtlamıştır. 1990'larda "The Bodyguard" (1992) ve "Blue Chips" (1994) gibi filmlerde rol alsa da, Wuhl'un kariyerindeki en büyük başarılardan biri televizyon dünyasında geldi. Spor dünyasının perde arkasını hicveden HBO komedi dizisi "Arli$$"i (1996-2002) yarattı. Yedi sezon süren bu dizide hem baş yazar hem de başrol oyuncusu olarak "süper ajan" Arliss Michaels karakterine hayat verdi. Bu proje, onun sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda yetenekli bir yazar ve yapımcı olduğunu kanıtladı. Yazarlık yeteneği ona, 1990'larden başında Billy Crystal'ın sunduğu Akademi Ödülleri (Oscar) törenleri için yazdığı metinlerle iki kez Emmy Ödülü (1991, 1992) kazandırdı. Tarihe olan merakını komediyle birleştiren Wuhl, History Channel için hazırladığı "Assume the Position with Mr. Wuhl" (2006-2007) adlı belgesel serisinde, Amerikan tarihindeki mitleri ve gerçekleri eğlenceli bir dille anlattı. Yakın dönemde ise DC evrenine bir saygı duruşu niteliğinde, "Supergirl" dizisinin bir bölümünde (Crisis on Infinite Earths) yıllar sonra Alexander Knox rolünü kısa bir süreliğine tekrar canlandırdı.

Robert Pattinson fotoğrafı

Robert Pattinson

Oyuncu kadrosu · Primetime, Alacakaranlık, Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1 olarak bilinir

Robert Douglas Thomas Pattinson (13 Mayıs 1986 doğumlu) İngiliz bir oyuncudur. Hem büyük bütçeli hem de bağımsız filmlerdeki çok yönlü rolleriyle tanınan Pattinson, dünyanın en yüksek ücretli oyuncuları arasında yer almaktadır. 15 yaşında Londra’daki bir tiyatro kulübünde oyunculuğa başlayan Pattinson, sinema kariyerine fantastik film Harry Potter ve Ateş Kadehi (2005) filminde Cedric Diggory rolünü canlandırarak sinema kariyerine başladı. Dünya çapında 3,3 milyar doların üzerinde gişe hasılatı elde eden Alacakaranlık Efsanesi film serisinde (2008–2012) Edward Cullen karakterini canlandırmasıyla dünya çapında tanındı. Romantik dramlar Remember Me (2010) ve Water for Elephants (2011) filmlerinde başrol oynadıktan sonra, Pattinson, auteur yönetmenlerin bağımsız filmlerindeki performanslarıyla eleştirmenlerin beğenisini kazandı. David Cronenberg’in gerilim filmi *Cosmopolis* (2012), David Michôd’un distopik western filmi *The Rover* (2014), James Gray’in macera draması *The Lost City of Z* (2016), Safdie Kardeşler’in suç draması *Good Time* (2017), Claire Denis’in bilim kurgu draması *High Life* (2018) ve Robert Eggers’ın psikolojik korku filmi *The Lighthouse* (2019) filmlerinde rol aldı. Christopher Nolan’ın casus filmi *Tenet* (2020) ile ana akım sinemaya geri döndü ve Matt Reeves’in *The Batman* (2022) filminde DC Comics’in süper kahramanı Batman’i canlandırdı.

Clancy Brown fotoğrafı

Clancy Brown

Oyuncu kadrosu · SüngerBob KarePantolon, Esaretin Bedeli, Jackie Chan Adventures olarak bilinir

Clarence John "Clancy" Brown III, 5 Ocak 1959 tarihinde Urbana, Ohio'da dünyaya gelmiştir. Müzisyen ve orkestra şefi bir anne ile siyasetçi (Kongre üyesi) bir babanın oğlu olan Brown, köklü bir aileden gelmektedir. Lise eğitimini Washington D.C.'deki prestijli St. Albans Lisesi'nde tamamladıktan sonra, atletizm bursuyla girdiği Northwestern Üniversitesi'nde eğitimine devam etti. Üniversite yıllarında tiyatroya ve oyunculuğa ilgi duymaya başlayan Brown, heybetli fiziği ve derin, gür sesiyle kısa sürede sahne yapımlarında dikkat çekmeye başladı ve tiyatro eğitimini Chicago'da sürdürerek kariyerinin ilk profesyonel adımlarını attı. Oyunculuk kariyerine 1980'lerin başında adım atan Brown, sinemadaki ilk önemli rolünü Sean Penn ile birlikte oynadığı hapishane draması "Bad Boys" (1983) filminde "Viking" Lofgren karakteriyle aldı. Ardından kült bilimkurgu "The Adventures of Buckaroo Banzai Across the 8th Dimension" (1984) filminde Rawhide'ı canlandırdı. Ancak onu küresel çapta bir kült figüre dönüştüren ve asıl büyük patlamasını yaşamasını sağlayan yapım, fantezi klasiği "Highlander" (İskoçyalı) (1986) filminde canlandırdığı acımasız ve ölümsüz kötü adam "The Kurgan" karakteri oldu. Bu ikonik rol, onun uzun yıllar boyunca genellikle sert, otoriter ve tehditkâr karakterler için aranılan bir yüz olmasını sağladı. 1990'lı yıllarda Hollywood'daki konumunu daha da sağlamlaştıran Brown, sinema tarihinin en büyük klasiklerinden biri kabul edilen "Esaretin Bedeli" (The Shawshank Redemption) (1994) filminde sadist başgardiyan Yüzbaşı Byron Hadley karakterine hayat vererek kariyerinin tartışmasız en unutulmaz performanslarından birini sergiledi. Bu efsanevi rolün ardından Paul Verhoeven'ın bilimkurgu hicvi "Starship Troopers" (1997) filminde Çavuş Zim karakteriyle hafızalara kazındı. Güçlü ekran karizması sayesinde "Flubber" (1997), "The Hurricane" (1999) ve eleştirmenlerce övülen televizyon efsanesi "Carnivàle" (2003-2005) gibi birçok başarılı yapımda da kritik roller üstlendi. Kamera önündeki başarılarının yanı sıra Clancy Brown, çok yönlülüğünü muazzam bir seslendirme kariyeriyle taçlandırmıştır. 1999 yılından bu yana fenomen animasyon serisi "SüngerBob KareŞort"ta (SpongeBob SquarePants) Bay Yengeç (Mr. Krabs) karakterini seslendiren usta oyuncu, aynı zamanda DC Animasyon Evreni'nde uzun yıllar ikonik kötü adam Lex Luthor'a sesiyle hayat vermiştir. Yakın dönemde "Billions" ve "Dexter: New Blood" gibi popüler dizilerde boy gösteren aktör, gişe rekortmeni aksiyon filmi "John Wick: Chapter 4" (2023) filminde Harbinger karakterini canlandırarak popüler sinemadaki etkisini sürdürmüştür. Hem canlı çekimlerdeki heybetli duruşu hem de animasyon dünyasındaki efsanevi performanslarıyla Clancy Brown, Hollywood'un en özgün, yetenekli ve çalışkan karakter oyuncularından biri olarak kariyerine başarıyla devam etmektedir.

Ron Livingston fotoğrafı

Ron Livingston

Oyuncu kadrosu · Christmas at the Kringles, Korku Seansı, The Flash olarak bilinir

Ronald Joseph Livingston, 5 Haziran 1967 tarihinde Cedar Rapids, Iowa'da dünyaya gelmiştir. Yale Üniversitesi'nde Tiyatro ve İngiliz Edebiyatı üzerine eğitim alan Livingston, mezuniyetinin ardından Chicago tiyatro sahnesinde deneyim kazandı. Sinema dünyasındaki ilk büyük çıkışını, Jon Favreau'nun senaryosunu yazdığı ve başrolünde oynadığı bağımsız komedi hiti "Swingers" (1996) filmindeki Rob karakteriyle gerçekleştirdi. Bu film, onun Hollywood'da dikkat çekmesini sağladı. Livingston'ın kariyerindeki en ikonik ve belirleyici rol, Mike Judge'ın yönettiği "Ofis Çılgınlığı" (Office Space) (1999) filminde canlandırdığı Peter Gibbons karakteri oldu. Kurumsal hayattan nefret eden, motivasyonsuz bir beyaz yakalıyı canlandırdığı bu rol, film vizyona girdiğinde gişede büyük ses getirmese de, zamanla büyük bir kült klasiğine dönüştü ve Livingston'ı bir popüler kültür figürü haline getirdi. Televizyon dünyasında ise HBO'nun başyapıtlarından biri olarak kabul edilen mini dizi "Kardeşler Takımı"ndaki (Band of Brothers) (2001) performansıyla zirveye çıktı. Dizide canlandırdığı Yüzbaşı Lewis Nixon rolü, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Altın Küre adaylığı getirdi. Ayrıca popüler dizi "Sex and the City"de Carrie Bradshaw'un kısa süreli sevgilisi Jack Berger'i canlandırarak (özellikle "Post-it" ile ayrılma sahnesiyle) hafızalara kazındı. Sinemada "Tersyüz" (Adaptation) (2002), "The Cooler" (2003) gibi prestijli filmlerde yer alan oyuncu, 2013 yılında James Wan'ın "Korku Seansı" (The Conjuring) filminde Roger Perron karakterini canlandırdı. Lili Taylor ile birlikte, evleri hayaletler tarafından kuşatılan bir ailenin babasını oynadığı bu rol, filmin küresel başarısına katkıda bulundu. Son yıllarda televizyonda "Boardwalk Empire" ve başrolünü üstlendiği komedi dizisi "Loudermilk" (2017-2020) ile başarısını sürdüren Livingston, DC Sinematik Evreni'nde "The Flash" (2023) filminde Barry Allen'ın babası Henry Allen rolüyle izleyici karşısına çıkmıştır. Kendisi gibi oyuncu olan Rosemarie DeWitt ile evlidir.

Iain Glen fotoğrafı

Iain Glen

Oyuncu kadrosu · Drummer Boy, Game of Thrones, Silo olarak bilinir

Iain Glen, 24 Haziran 1961 tarihinde Edinburgh, İskoçya'da dünyaya gelmiştir. Eğitimini Londra'daki prestijli Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) tamamlayan Glen, kariyerine tiyatro sahnelerinde adım atmış ve kısa sürede İngiliz tiyatrosunun saygın isimlerinden biri haline gelmiştir. Özellikle 1998 yılında Nicole Kidman ile başrolü paylaştığı "The Blue Room" oyunundaki cesur performansı eleştirmenlerden tam not almış ve kendisine prestijli bir Olivier Ödülü adaylığı kazandırmıştır. Sinema dünyasındaki yükselişi, Sigourney Weaver ile birlikte rol aldığı biyografik drama "Sisteki Goriller" (Gorillas in the Mist) (1988) filmiyle başlamıştır. Yeteneğini uluslararası alanda kanıtladığı proje ise, Berlin Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu dalında Gümüş Ayı ödülünü kazandığı "Sessiz Çığlık" (Silent Scream) (1990) filmi olmuştur. Kariyeri boyunca dönem filmlerinden aksiyon yapımlarına kadar geniş bir yelpazede rol alan İskoç aktör, Angelina Jolie ile "Lara Croft: Tomb Raider" (2001) ve Ridley Scott'ın yönettiği "Cennetin Krallığı" (Kingdom of Heaven) (2005) gibi büyük bütçeli yapımlarda da boy göstermiştir. Ancak Iain Glen'i modern popüler kültürün en tanınan yüzlerinden biri yapan rol, HBO'nun fenomen dizisi "Taht Oyunları"nda (Game of Thrones) (2011-2019) canlandırdığı Ser Jorah Mormont karakteridir. Sürgündeki bir şövalye olarak Daenerys Targaryen'e olan sarsılmaz sadakati, bilgeliği ve platonik aşkıyla izleyicilerin gönlünde taht kuran bu karakter, dizinin tüm sezonlarında yer alan ve hayatta kalmayı başaran nadir figürlerden biri olmuştur. Eş zamanlı olarak, popüler video oyunu uyarlaması "Ölümcül Deney" (Resident Evil) film serisinde (2004-2016) canlandırdığı kötü adam Dr. Alexander Isaacs rolüyle de aksiyon ve bilimkurgu türündeki başarısını pekiştirmiştir. Televizyon dünyasında da oldukça aktif olan Glen, "Downton Abbey" (2011) dizisinde medya patronu Sir Richard Carlisle rolüyle ve DC Evreni dizisi "Titans"ta (2019-2021) yaşlı Bruce Wayne (Batman) karakterine getirdiği farklı yorumla dikkat çekmiştir. Ayrıca, İrlanda yapımı suç draması "Jack Taylor" (2010-2016) serisinde, inatçı ve kural tanımaz özel dedektif Jack Taylor'ı canlandırarak başrol performansıyla övgü toplamıştır. Son yıllarda ise Amazon Prime'ın gerilim dizisi "The Rig" (2023) ve Apple TV+ yapımı distopik seri "Silo" (2023) gibi yüksek profilli yapımlarda yer alarak kariyerini başarıyla sürdürmektedir.

Alan Tudyk fotoğrafı

Alan Tudyk

Oyuncu kadrosu · Rogue One: Bir Star Wars Hikayesi, 6 Süper Kahraman, Moana 2 olarak bilinir

Alan Wray Tudyk (/ˈtjuːdɪk/ TEW-dik; 16 Mart 1971 doğumlu) Amerikalı bir aktördür. Film çalışmaları arasında 28 Days (2000), A Knight's Tale (2001), Dodgeball: A True Underdog Story (2004), I, Robot (2004) ve 3:10 to Yuma (2007) filmlerinde Sonny karakterinin seslendirme ve hareket yakalama çalışmaları bulunmaktadır. Kara komedi korku filmi Tucker & Dale vs. Evil (2010) 'da başrol oynamıştır. Tudyk ayrıca Transformers: Dark of the Moon (2011), 42 (2013), Maze Runner: The Scorch Trials (2015) ve Trumbo (2015) filmlerinde rol almıştır. 2012'den beri tüm Walt Disney Animation Studios filmlerinde karakterlere seslendirme yapmaktadır. Tudyk'ın televizyon rollerinden biri, uzay western draması Firefly (2002–2003) dizisindeki Wash karakteridir. Dizi bir sezon yayınlandı ve yayınlandıktan sonra kült bir hayran kitlesi oluşturdu. 2005 yılında yayınlanan devam filmi Serenity'de bu rolü yeniden canlandırdı ve dizinin son bölümündeki olayları genişletti. Diğer rolleri arasında 2007 yapımı İngiliz kara komedi filmi Death at a Funeral, sitcom Arrested Development (2005, 2013, 2019), bilim kurgu dizisi Dollhouse (2009–2010), süper kahraman animasyon dizisi Young Justice (2010–2013, 2019) ve animasyon dizisi American Dad! (2011–günümüz) yer almaktadır. Tudyk, sitcom Suburgatory (2011–2014) dizisinde Dr. Noah Werner rolünü oynamıştır. Ayrıca komedi dizisi Newsreaders (2014–2015), animasyon dizisi Star vs. the Forces of Evil (2015–2019) dizilerinde rol aldı, The Tick (2017–2019) dizisinde Dangerboat karakterine ses verdi, 2016 yapımı Rogue One filminde K-2SO karakterini canlandırdı ve Doom Patrol (2019) dizisinde Eric Morden/Mr. Nobody karakterini canlandırdı. Video oyunlarında Halo 3: ODST (2009) oyununda Mickey karakterine ses verdi, Star Wars Battlefront (2015) oyununda K-2SO karakterini ve çeşitli DC Super Hero Video Games (2013, 2015 ve 2017) oyunlarında Green Arrow karakterini canlandırdı. 2019'dan beri Tudyk, Harley Quinn dizisinde Joker ve Clayface karakterlerine seslendirme yapmaktadır. Tudyk, bilim kurgu komedi dizisi Resident Alien'da Dr. Harry Vanderspeigle karakterini canlandırmakta ve animasyon dizisi Transformers: EarthSpark'ta Optimus Prime karakterine ses vermektedir. Yukarıdaki açıklama, CC-BY-SA lisansı altında Wikipedia'daki Alan Tudyk maddesinden alınmıştır.

James Wan fotoğrafı

James Wan

Yönetmen · Yapımcı · Aquaman ve Kayıp Krallık, Diğer Anne, Hızlı ve Öfkeli 7 olarak bilinir

James Wan, 26 Şubat 1977 tarihinde Kuching, Malezya'da Çin kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Avustralya'ya göç eden Wan, çocukluğunu Perth şehrinde geçirdi. Sinemaya olan tutkusu erken yaşlarda başlayan Wan, Melbourne'deki RMIT Üniversitesi'nde Medya Sanatları eğitimi aldı. Burada, kariyerinin en önemli yaratıcı ortağı olacak senarist ve oyuncu Leigh Whannell ile tanışması, hayatının dönüm noktası oldu. İkili, bitirme projesi olarak tasarladıkları bir senaryonun etkileyiciliğini kanıtlamak amacıyla düşük bütçeli bir kısa film çektiler. Bu kısa film, Hollywood yapımcılarının dikkatini çekince 2004 yapımı uzun metrajlı "Testere" (Saw) filmine dönüştü. Wan'ın yönettiği ve kurguladığı bu psikolojik gerilim filmi, minimal bütçesine rağmen gişede devasa bir başarı elde etti, "splatter" türünü yeniden popüler hale getirdi ve sinema tarihinin en uzun soluklu korku serilerinden birini başlattı. "Dead Silence" (2007) ve "Death Sentence" (2007) gibi denemelerin ardından Wan, korku sinemasındaki ustalığını "Ruhlar Bölgesi" (Insidious) (2010) ile bir kez daha kanıtladı. Ancak onu modern korku sinemasının tartışmasız kralı yapan proje, 2013 yapımı "Korku Seansı" (The Conjuring) oldu. Gerçek olaylardan esinlenen bu film, hem eleştirmenlerden tam not aldı hem de "Annabelle", "The Nun" gibi filmleri içeren milyar dolarlık "The Conjuring Evreni"nin temelini attı. Wan, bu evrenin yaratıcısı ve baş mimarı olarak korku sinemasını domine etti. Sadece korku türüyle sınırlı kalmak istemeyen James Wan, yeteneğini büyük bütçeli aksiyon filmlerine de başarıyla taşıdı. "Hızlı ve Öfkeli 7" (Furious 7) (2015) filminin yönetmen koltuğuna oturdu. Çekimler sırasında başrol oyuncusu Paul Walker'ın trajik ölümüyle sarsılan zorlu prodüksiyonu ustalıkla yöneterek filmi serinin en çok hasılat yapan ve en duygusal yapımı haline getirdi. Ardından DC Genişletilmiş Evreni'ne geçerek "Aquaman" (2018) filmini yönetti ve dünya çapında 1.1 milyar dolar hasılatla DC'nin o dönemki en başarılı filmine imza attı. Yönetmenliğinin yanı sıra kurucusu olduğu "Atomic Monster" şirketi aracılığıyla "Işıklar Sönünce" (Lights Out), "M3GAN" (2022) ve "Mortal Kombat" (2021) gibi sayısız projenin yapımcılığını üstlenmektedir. 2021 yılında yönettiği "Malignant" ile giallo türüne saygı duruşunda bulunarak korku köklerine deneysel bir dönüş yapmıştır. Özel hayatında aktris ve yazar Ingrid Bisu ile evli olan James Wan, günümüzde Hollywood'un en vizyoner, teknik açıdan yetkin ve ticari başarısı en yüksek yönetmenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Andy Serkis fotoğrafı

Andy Serkis

Oyuncu kadrosu · Maymunlar Cehennemi: Başlangıç, Maymunlar Cehennemi: Şafak Vakti, Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü olarak bilinir

Andrew Clement Serkis, 20 Nisan 1964 tarihinde Ruislip, Middlesex, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. İngiliz bir anne ile Ermeni asıllı Iraklı bir doktor babanın oğlu olan Serkis, çocukluğunun bir kısmını İngiltere ve Orta Doğu arasında geçirdi. Lancaster Üniversitesi'nde görsel sanatlar eğitimi alırken tiyatroya yöneldi ve oyunculuk kariyerine tiyatro sahnelerinde adım attı. 1980'lerin sonu ve 1990'lar boyunca çeşitli İngiliz televizyon dizilerinde ve bağımsız sinema filmlerinde rol alarak tecrübe kazandı. Ancak Andy Serkis'i küresel bir yıldıza dönüştüren ve sinema tarihinde tam anlamıyla devrim yaratmasını sağlayan çıkışı, Peter Jackson'ın efsanevi "Yüzüklerin Efendisi" (The Lord of the Rings) üçlemesinde (2001-2003) canlandırdığı Gollum karakteri oldu. Bu rolüyle hareket yakalama (motion capture) teknolojisinin öncüsü ve tartışmasız en büyük ustası haline gelen Serkis, oyunculuk sanatının dijital çağdaki sınırlarını baştan çizdi. Bu eşsiz başarısının ardından yine Peter Jackson'ın yönettiği "King Kong" (2005) filminde hem dev goril Kong'a hareketleriyle hayat verdi hem de Lumpy karakterini canlandırdı. Hareket yakalama performanslarındaki dehasını, "Maymunlar Cehennemi" (Planet of the Apes) başlangıç üçlemesinde (2011-2017) canlandırdığı Sezar (Caesar) karakteriyle adeta zirveye taşıdı ve eşine az rastlanır bir eleştirel başarı elde etti. Yeteneği sadece dijital performanslarla sınırlı kalmayan Serkis, kariyerine devasa bütçeli gişe filmleriyle devam etti. "Yıldız Savaşları" (Star Wars) devam üçlemesinde Yüce Lider Snoke'a hayat verdi. Marvel Sinematik Evreni'nde "Yenilmezler: Ultron Çağı" (2015) ve "Black Panther" (2018) filmlerinde kötü adam Ulysses Klaue karakteriyle, DC Evreni'nde ise gişe rekortmeni "The Batman" (2022) filminde Bruce Wayne'in ikonik uşağı ve sağ kolu Alfred Pennyworth rolüyle izleyici karşısına çıktı. Yakın dönemde beğeni toplayan Star Wars dizisi "Andor"da (2022) Kino Loy karakteriyle oldukça güçlü bir dramatik performansa imza attı. Kamera önündeki oyunculuk başarılarının yanı sıra Serkis, performans yakalama teknolojileri üzerine uzmanlaşan ünlü The Imaginarium Studios'un kurucu ortağıdır. Kariyerinin ilerleyen döneminde yönetmenlik koltuğunda da kendini kanıtlayan sanatçı, "Breathe" (2017), "Mowgli: Legend of the Jungle" (2018) ve gişe rekorları kıran "Venom: Zehirli Öfke 2" (Venom: Let There Be Carnage) (2021) gibi yapımların yönetmenliğini üstlenmiştir. Özel hayatında, 2002 yılından bu yana aktris Lorraine Ashbourne ile evlidir ve çiftin üç çocuğu da oyunculuk mesleğini sürdürmektedir.

Robin Wright fotoğrafı

Robin Wright

Oyuncu kadrosu · House of Cards, Düğün Çiçeği, Forrest Gump olarak bilinir

Robin Gayle Wright, 8 Nisan 1966 tarihinde Dallas, Texas'ta dünyaya gelmiştir. Kozmetik firması yöneticisi bir anne ve ilaç firması çalışanı bir babanın kızı olarak San Diego, Kaliforniya'da büyüdü. Kariyerine henüz 14 yaşındayken profesyonel modellik yaparak başladı ve lise yıllarında Japonya ve Paris gibi moda merkezlerinde çalıştı. Oyunculuğa geçişi, televizyon tarihinin en popüler gündüz kuşağı pembe dizilerinden "Santa Barbara" (1984-1988) ile oldu. Kelly Capwell karakterini canlandırdığı bu dizideki başarısı, ona üç kez Daytime Emmy adaylığı getirdi ve sektörde yetenekli bir genç oyuncu olarak tanınmasını sağladı. Sinema kariyerine geçişi, Rob Reiner'ın yönettiği ve zamanla bir kült klasik haline gelen fantastik macera filmi "Prenses Gelin" (The Princess Bride) (1987) filmindeki Buttercup rolüyle masalsı bir başlangıç yaptı. Bu filmle geniş kitlelerce sevilse de, oyunculuk yeteneğini ve dramatik derinliğini asıl kanıtladığı yapım, Robert Zemeckis'in "Forrest Gump" (1994) filmi oldu. Tom Hanks ile başrolü paylaştığı ve Jenny Curran karakterine hayat verdiği bu film, ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre adaylığı getirdi. 1990'lar boyunca "State of Grace" (1990), "Toys" (1992) ve "Moll Flanders" (1996) gibi çeşitli türlerdeki filmlerde yer alarak kariyerini zenginleştirdi. 2000'li yıllarda M. Night Shyamalan'ın "Ölümsüz" (Unbreakable) (2000) filminde Bruce Willis ile karşılıklı oynadı, "Dokuz Hayat" (Nine Lives) (2005) ve "Beowulf" (2007) gibi yapımlarda rol aldı. David Fincher'ın "Ejderha Dövmeli Kız" (2011) uyarlamasında da yer bulan Wright, kariyerindeki ikinci büyük altın çağını Netflix'in ilk büyük orijinal dizisi "House of Cards" (2013-2018) ile yaşadı. Hırslı, zeki ve manipülatif Claire Underwood karakteriyle televizyon tarihinin en ikonik anti-kahramanlarından birini yarattı. Bu performansı ona bir Altın Küre ödülü kazandırdı ve defalarca Emmy'ye aday gösterildi. Dizinin ilerleyen sezonlarında sadece oyuncu olarak değil, yönetmen ve yapımcı olarak da projenin dümenine geçti. Dizi devam ederken büyük bütçeli Hollywood filmlerinde güçlü ve savaşçı kadın rollerinde boy gösterdi. DC Evreni'nin "Wonder Woman" (2017) ve devam filmlerinde General Antiope karakteriyle, Denis Villeneuve'ün "Blade Runner 2049" (2017) filminde ise Teğmen Joshi rolüyle aksiyon ve bilimkurgu türündeki yetkinliğini sergiledi. 2021 yılında, başrolünü de üstlendiği "Land" filmiyle ilk uzun metrajlı sinema filmi yönetmenliği deneyimini yaşadı. Uzun yıllar aktör Sean Penn ile evli kalan ve bu evlilikten (biri oyuncu Maya Hawke ile "Stranger Things"te rol alan Dylan Penn ve Hopper Penn olmak üzere) iki çocuğu bulunan Wright, günümüzde hem saygın bir oyuncu hem de vizyoner bir yönetmen olarak kariyerine devam etmektedir.

Ben Affleck fotoğrafı

Ben Affleck

Oyuncu kadrosu · Animals, Hesaplaşma, Zack Snyder'ın Adalet Birliği olarak bilinir

Benjamin Geza Affleck-Boldt, 15 Ağustos 1972 tarihinde Berkeley, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Bir öğretmen anne ve oyun yazarı/yönetmen bir babanın oğlu olan Affleck, çocukluk yıllarını kardeşi Casey Affleck ile birlikte Cambridge, Massachusetts'te geçirdi. Burada, ileride kariyerinde önemli bir yer tutacak olan Matt Damon ile çocukluk arkadaşı oldu ve oyunculuğa erken yaşta ilgi duymaya başladı. İlk profesyonel deneyimlerini çocuk oyuncu olarak reklamlarda ve eğitim programlarında edinen Affleck, gençlik yıllarında "Dazed and Confused" (1993) ve Kevin Smith'in "Mallrats" (1995) ile "Chasing Amy" (1997) gibi bağımsız filmlerinde rol alarak dikkat çekmeye başladı. Kariyerindeki asıl büyük patlama ve onu Hollywood'un zirvesine taşıyan olay, çocukluk arkadaşı Matt Damon ile birlikte senaryosunu yazıp başrolünü paylaştığı "Can Dostum" (Good Will Hunting) (1997) filmi oldu. Bu filmle En İyi Özgün Senaryo dalında Akademi Ödülü'nü (Oscar) kazanarak, bu ödülü kazanan en genç senarist unvanını aldı. Bu başarının ardından Affleck, "Armageddon" (1998) ve "Pearl Harbor" (2001) gibi yüksek bütçeli gişe filmlerinde başrol oynayarak uluslararası bir film yıldızı statüsüne erişti. 2000'lerin başında "Korkusuz" (Daredevil) (2003) ve "Gigli" (2003) gibi eleştirilen yapımlarda yer alsa da, kariyerini yönetmenlik ve daha dramatik rollerle yeniden şekillendirmeyi başardı. 2006 yapımı "Hollywoodland" filmindeki George Reeves performansı, ona Venedik Film Festivali'nde Volpi Kupası'nı kazandırdı ve Altın Küre adaylığı getirdi. Ancak Affleck'in sinema dünyasındaki saygınlığını perçinleyen asıl hamlesi kamera arkasına geçmesiyle oldu. İlk yönetmenlik denemesi "Kızımı Kurtarın" (Gone Baby Gone) (2007) eleştirmenlerden tam not aldı. Hem yönetip hem de başrolünde oynadığı suç draması "Hırsızlar Şehri" (The Town) (2010) ile başarısını sürdürdü. Kariyerinin zirve noktalarından biri ise yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiği, İran rehine krizini konu alan "Argo" (2012) filmi oldu; bu yapım En İyi Film dalında Akademi Ödülü'nü kazandı. 2010'ların ikinci yarısında DC Genişletilmiş Evreni'ne (DCEU) katılarak "Batman v Superman: Adaletin Şafağı" (2016), "Justice League" (2017) ve "The Flash" (2023) filmlerinde Bruce Wayne / Batman karakterini canlandırdı. Bu ikonik rolüyle yeni bir hayran kitlesine ulaştı. Yakın dönemde David Fincher'ın "Kayıp Kız" (Gone Girl) (2014) filmindeki performansı ve Gavin O'Connor'ın "Hesaplaşma" (The Accountant) (2016) filmindeki aksiyon rolüyle beğeni topladı. Matt Damon ile işbirliklerine devam eden Affleck, Ridley Scott'ın "Son Düello" (The Last Duel) (2021) filminin senaryosunu yazıp rol aldı ve Nike'ın yükselişini anlatan "Air" (2023) filmini yöneterek başrolde yer aldı. Affleck, hem ödüllü bir yönetmen hem de çok yönlü bir oyuncu olarak modern sinemanın en etkili figürlerinden biri olmaya devam etmektedir.

Connie Nielsen fotoğrafı

Connie Nielsen

Oyuncu kadrosu · Gladyatör, Önemsiz Biri, Şeytanın Avukatı olarak bilinir

Connie Inge-Lise Nielsen, 3 Temmuz 1965 tarihinde Frederikshavn, Danimarka'da dünyaya gelmiştir. Elling adında küçük bir köyde, bir otobüs şoförü babanın ve bir sigorta memuru annenin kızı olarak büyüdü. Sanata olan ilgisi, yerel revülerde yazarlık ve oyunculuk yapan annesi sayesinde erken yaşlarda başladı. Bu tutkusunu takip ederek 18 yaşında Paris'e taşındı ve burada modellik ile oyunculuk kariyerine ilk adımlarını attı. Ardından İtalya'ya giderek Roma'da bir drama okulunda eğitim aldı ve Milano'da oyunculuk üzerine ustalık dersleri gördü. Kariyerinin ilk yıllarını Avrupa'da, ağırlıklı olarak Fransız ve İtalyan yapımlarında rol alarak geçirdi. Nielsen'in Hollywood'daki büyük çıkışı, 1997 yapımı gerilim filmi "Şeytanın Avukatı" (The Devil's Advocate) ile oldu. Bu filmde Keanu Reeves ve Al Pacino gibi isimlerin yanında dikkat çekici bir performans sergiledi. Bu rolün ardından "Permanent Midnight" (1998), "Rushmore" (1998) ve "Asker" (Soldier) (1998) gibi filmlerde önemli yardımcı rollerde yer alarak Hollywood'daki konumunu güçlendirdi. Ancak onu uluslararası bir yıldız haline getiren ve kariyerinin en bilinen rolü, Ridley Scott'ın yönettiği 2000 yapımı epik film "Gladyatör" (Gladiator) oldu. Russell Crowe'un canlandırdığı Maximus'un eski aşkı ve İmparator Commodus'un kız kardeşi Lucilla karakterine hayat verdiği bu film, dünya çapında büyük bir gişe başarısı yakaladı ve Nielsen'in performansıyla eleştirmenlerden övgü topladı. "Gladyatör" sonrası dönemde Nielsen, "Mars'a Görev" (Mission to Mars) (2000), Robin Williams ile başrolü paylaştığı psikolojik gerilim "Baskı" (One Hour Photo) (2002) ve John Travolta ile rol aldığı "Kuraldışı" (Basic) (2003) gibi çeşitli türlerdeki Hollywood yapımlarında yer almaya devam etti. 2004 yılında Danimarka sinemasına Susanne Bier'in yönettiği "Kardeşler" (Brødre) filmiyle döndü ve bu filmdeki performansıyla Danimarka'nın en prestijli sinema ödülü olan Bodil Ödülü'nü ve San Sebastián Uluslararası Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. 2010'lu yıllarda kariyerine hem sinema hem de televizyonda devam eden Nielsen, "Law & Order: Special Victims Unit" (2006) dizisinde bir dönem Dedektif Dani Beck karakterini canlandırdı ve "Boss" (2011-2012) ile "The Following" (2014) gibi dizilerde rol aldı. Geniş kitlelerce tanınırlığını pekiştiren bir diğer önemli rolü ise DC Genişletilmiş Evreni'nde geldi. İlk olarak 2017 yapımı "Wonder Woman" filminde Amazon Kraliçesi ve Diana'nın annesi Hippolyta karakterini canlandırdı. Bu rolünü "Justice League" (2017) ve "Wonder Woman 1984" (2020) filmlerinde de tekrarladı. Son yıllarda, Bob Odenkirk'ün başrolünde olduğu aksiyon filmi "Kimse" (Nobody) (2021) gibi yapımlarda da yer alarak çok yönlü bir kariyere sahip olduğunu göstermiştir. Nielsen, "Gladyatör II" (Gladiator II) (2024) filminde Lucilla rolüyle yeniden izleyici karşısına çıktı.

Laurence Fishburne fotoğrafı

Laurence Fishburne

Oyuncu kadrosu · Matrix Revolutions, John Wick: Chapter 2, John Wick: Chapter 3 - Parabellum olarak bilinir

Laurence John Fishburne III, 30 Temmuz 1961 tarihinde Augusta, Georgia, ABD'de dünyaya gelmiştir. Oyunculuk kariyerine henüz bir çocukken başlayan Fishburne, 10 yaşında "One Life to Live" adlı pembe dizide rol alarak ekranlarla tanıştı. Ancak onu sinema tarihine yazdıracak ilk adımı, henüz 14 yaşındayken rol almak için yaşını büyük söyleyerek Francis Ford Coppola'nın efsanevi filmi "Kıyamet"in (Apocalypse Now) (1979) kadrosuna dahil olmasıyla attı. Filmin zorlu ve uzun çekim süreci, onun için adeta bir oyunculuk okulu oldu. 1980'ler boyunca çeşitli rollerde yer alan Fishburne, 1990'ların başında güçlü bir başrol oyuncusu olarak öne çıktı. John Singleton'ın kült filmi "Artık Çocuk Değiller"de (Boyz n the Hood) (1991) canlandırdığı bilge baba Furious Styles karakteri ve "Deep Cover" (1992) filmindeki performansıyla dikkat çekti. Kariyerinin en büyük eleştirel başarısını ise 1993 yılında, rock 'n' roll ikonu Ike Turner'ı canlandırdığı "Tina: Aşkın Bununla Ne İlgisi Var?" (What's Love Got to Do with It) filmiyle elde etti. Bu zorlu ve dönüştürücü rol, ona En İyi Erkek Oyuncu dalında bir Akademi Ödülü (Oscar) adaylığı kazandırdı. Laurence Fishburne'ü küresel bir popüler kültür ikonuna dönüştüren rol, Wachowski Kardeşler'in yönettiği ve sinemada çığır açan 1999 yapımı "Matrix" filmindeki Morpheus karakteri oldu. İnsanlığın kurtarıcısı Neo'ya yol gösteren bilge ve karizmatik akıl hocası Morpheus'u canlandırdığı bu rolle, yeni bir neslin hafızasına kazındı. Filmin devam filmleri olan "The Matrix Reloaded" ve "The Matrix Revolutions"da da rolünü tekrarladı. Kariyeri boyunca olağanüstü bir üretkenlik gösteren Fishburne, Clint Eastwood'un yönettiği "Gizemli Nehir" (Mystic River) (2003) gibi prestijli dramalarda ve popüler televizyon dizisi "CSI: Crime Scene Investigation"da başrolde yer aldı. Son yıllarda ise büyük bütçeli film serilerindeki rolleriyle de öne çıktı. DC Genişletilmiş Evreni'nde "Man of Steel" (2013) filminde Daily Planet'in yayın yönetmeni Perry White'ı canlandırdı. Ayrıca, "Matrix"teki rol arkadaşı Keanu Reeves ile yeniden bir araya geldiği "John Wick" serisinde yeraltı dünyasının lideri Bowery King karakteriyle büyük beğeni topladı. Sinema ve televizyonun yanı sıra tiyatro sahnesinin de usta bir ismi olan Fishburne, 1992 yılında August Wilson'ın oyunu "Two Trains Running"deki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında Tony Ödülü kazanmıştır. Ayrıca farklı projelerle iki de Emmy Ödülü sahibi olmuştur. Oscar adayı, Tony ve Emmy ödüllü Laurence Fishburne; derin, komuta edici sesi ve güçlü ekran duruşuyla Hollywood'un en saygın ve en ikonik aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Diane Lane fotoğrafı

Diane Lane

Oyuncu kadrosu · Yargıç, Çelik Adam, Batman v Superman: Adaletin Şafağı olarak bilinir

Diane Lane, 22 Ocak 1965 tarihinde New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. Drama koçu bir baba ve gece kulübü şarkıcısı bir annenin kızı olan Lane, sahne tozunu çok küçük yaşlarda yutmaya başladı ve henüz 6 yaşındayken La MaMa Deneysel Tiyatro Kulübü'nde profesyonel oyunculuğa adım attı. Sinema dünyasındaki ilk çıkışını 1979 yapımı "A Little Romance" filmiyle yaptı; bu filmdeki performansı, rol arkadaşı efsanevi aktör Laurence Olivier'nin onu "yeni Grace Kelly" olarak tanımlamasına neden oldu. Bu parlak başlangıç, onun genç yaşta Hollywood'un dikkat çeken isimlerinden biri olmasını sağladı. 1980'lerin başında usta yönetmen Francis Ford Coppola'nın favori oyuncularından biri haline gelen Lane, "Dışlanmışlar" (The Outsiders) (1983), "Siyam Balığı" (Rumble Fish) (1983) ve "The Cotton Club" (1984) gibi filmlerde rol alarak gençlik ikonları arasındaki yerini aldı. Ancak kariyerindeki geçiş dönemi, 1989 yapımı mini dizi "Lonesome Dove"daki performansıyla Emmy Ödülü'ne aday gösterilmesiyle ivme kazandı. 1990'ları çeşitli türlerdeki filmlerle geçiren Lane için asıl sanatsal rönesans, 1999 yapımı bağımsız film "A Walk on the Moon" ile geldi. Bu filmdeki performansı eleştirmenlerce o kadar beğenildi ki, kariyerinde yeni ve daha olgun bir dönemin kapılarını araladı. Diane Lane'in kariyerinin zirvesi, 2002 yapımı erotik gerilim filmi "Sadakatsiz" (Unfaithful) oldu. Richard Gere ile başrolü paylaştığı bu filmde, evliliğinde mutsuz olup yasak bir ilişkiye sürüklenen Connie Sumner karakterini canlandıran Lane, sergilediği cesur ve derinlikli performansla En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a ve Altın Küre'ye aday gösterildi. Hemen ardından gelen ve Frances Mayes'in çok satan kitabından uyarlanan "Kızgın Güneş" (Under the Tuscan Sun) (2003) filmiyle romantik komedi/drama türündeki başarısını kanıtladı ve bir kez daha Altın Küre'ye aday oldu. Bu film, Lane'in en sevilen ve en çok tekrar izlenen yapımlarından biri haline geldi. Son yıllarda gişe rekortmeni yapımlarda da boy gösteren Lane, DC Genişletilmiş Evreni'nde Superman'in manevi annesi Martha Kent rolünü üstlendi. "Man of Steel" (2013), "Batman v Superman: Adaletin Şafağı" (2016) ve "Justice League" (2017/2021) filmlerinde bu karaktere hayat verdi. Ayrıca Kevin Costner ile başrolü paylaştığı gerilim filmi "Let Him Go" (2020) ve Ryan Murphy'nin antoloji dizisi "Feud: Capote vs. The Swans" (2024) dizisindeki Slim Keith rolüyle eleştirmenlerden övgü almaya devam etmektedir. Diane Lane, çocuk yıldız olarak başladığı kariyerini, zarafeti ve duygusal derinliğiyle Hollywood'un en saygın aktrislerinden biri olarak sürdürmektedir.

Jeremy Irons fotoğrafı

Jeremy Irons

Oyuncu kadrosu · Aslan Kral, Cennet'in Krallığı, Arıcı: Ölüm Kovanı olarak bilinir

Jeremy John Irons, 19 Eylül 1948 tarihinde Cowes, Isle of Wight, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Muhasebeci bir baba ve ev hanımı bir annenin oğlu olan Irons, eğitimine Dorset'teki bağımsız Sherborne Okulu'nda başladı. Başlangıçta veteriner olma hayali kurmasına rağmen, tiyatroya olan ilgisi onu Bristol Old Vic Tiyatro Okulu'nda oyunculuk eğitimi almaya yöneltti. Mezuniyetinin ardından sahne tozu yutarak kariyerine adım atan Irons, Londra'nın köklü tiyatrolarında sayısız klasik oyunda boy gösterdi. Ekranlardaki ilk dikkat çeken performansını 1981 yılında yayımlanan ve dünya çapında büyük ses getiren televizyon dizisi "Brideshead Revisited" (Brideshead'e Son Gidiş) ile sergiledi. Charles Ryder karakteriyle sergilediği bu performans, ona uluslararası ün kazandırdı. Aynı yıl Meryl Streep ile başrolü paylaştığı "Fransız Teğmenin Kadını" (The French Lieutenant's Woman) (1981) filmiyle sinema dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 1980'ler boyunca "İhanet" (Betrayal) (1983) ve "Ölü İkizler" (Dead Ringers) (1988) gibi eleştirmenlerce övülen yapımlarda karmaşık karakterleri canlandırarak ustalığını kanıtladı. David Cronenberg imzalı "Ölü İkizler"de birbirine bağımlı jinekolog ikizleri oynadığı çift rol, kariyerinin en unutulmaz performanslarından biri oldu. Kariyerinin zirvesini, Claus von Bülow'u canlandırdığı "Talihi Dönenler" (Reversal of Fortune) (1990) filmiyle yaşadı ve bu büyüleyici performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar) kazandı. 1990'lar boyunca çok yönlülüğünü sergilemeye devam ederek Disney'in efsanevi animasyonu "Aslan Kral"da (The Lion King) (1994) ikonik kötü karakter Scar'ı seslendirdi ve popüler kültürde kalıcı bir iz bıraktı. Ayrıca aksiyon sinemasına da adım atarak "Zor Ölüm 3" (Die Hard with a Vengeance) (1995) filminde Simon Gruber karakteriyle Bruce Willis'e karşı akılda kalıcı bir performans sergiledi. Bernardo Bertolucci'nin "Çalınmış Güzellik" (Stealing Beauty) (1996) ve "Lolita" (1997) filmlerindeki rolleriyle oyunculuk yelpazesini genişletti. 2000'li ve 2010'lu yıllarda "Cennetin Krallığı" (Kingdom of Heaven) (2005) ve "Oyunun Sonu" (Margin Call) (2011) gibi yapımlarda rol alan Irons, DC Genişletilmiş Evreni'ne (DCEU) katılarak Batman'in sadık uşağı Alfred Pennyworth karakterine hayat verdi. "Batman v Superman: Adaletin Şafağı" (2016), "Justice League" (2017) ve "The Flash" (2023) filmlerinde bu rolü üstlendi. Televizyon dünyasında ise "The Borgias" (2011-2013) dizisindeki Papa VI. Alexander rolü ve HBO'nun "Watchmen" (2019) dizisindeki Ozymandias performansıyla büyük beğeni topladı. Oyunculuğun yanı sıra aktif bir çevre koruma savunucusu olan Irons, atık yönetimi ve küresel kirlilik konularına dikkat çeken "Trashed" (2012) adlı belgeselin yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlenmiştir. Oscar, Emmy ve Tony ödüllerinin üçünü birden kazanarak sinema ve tiyatro tarihinde "Oyunculuğun Üçlü Tacı" (Triple Crown of Acting) unvanına ulaşan nadir isimlerden biridir.

Maribel Verdú fotoğrafı

Maribel Verdú

Oyuncu kadrosu · Haydi Takım!, Pan'ın Labirenti, The Flash olarak bilinir

Maribel Verdú (tam adıyla María Isabel Verdú Rollán), 2 Ekim 1970 tarihinde Madrid, İspanya'da dünyaya gelmiştir. Kariyerine henüz 13 yaşındayken reklam filmlerinde ve modellik yaparak başlayan Verdú, genç yaşta okulu bırakıp tamamen oyunculuğa odaklanma kararı aldı. İlk ciddi oyunculuk deneyimini Vicente Aranda'nın yönettiği televizyon dizisi "La huella del crimen"in (1985) bir bölümünde yaşasa da, sinemadaki varlığını "27 Hours" (1986) ve "La Estanquera de Vallecas" (1987) gibi filmlerle hissettirdi. Ancak onu İspanyol sinemasının zirvesine taşıyan ve yönetmenlerin "ilham perisi" olarak anılmasını sağlayan film, Vicente Aranda'nın yönettiği erotik gerilim "Amantes" (1991) oldu. Bu filmdeki cesur performansı ona ilk Goya Ödülü adaylığını getirdi. Hemen ardından, Fernando Trueba'nın Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ını kazanan "Güzellik Çağı" (Belle Époque) (1992) filminde rol alarak uluslararası alanda tanınırlığını artırdı. 1990'lar boyunca Bigas Luna ve Fernando Trueba gibi usta yönetmenlerle çalışarak İspanya'nın en çok aranan yüzlerinden biri oldu. Kariyerinin ikinci büyük sıçramasını 2000'li yıllarda uluslararası yapımlarla gerçekleştirdi. Alfonso Cuarón'un kült yol filmi "Y tu mamá también" (2001) filmindeki Luisa Cortés rolüyle Meksika ve Hollywood'da eleştirmenlerden tam not aldı. Ardından Guillermo del Toro'nun modern başyapıtı "Pan'ın Labirenti" (Pan's Labyrinth) (2006) filminde Mercedes karakterini canlandırarak kariyerinin en ikonik performanslarından birine imza attı ve Meksika'nın Ariel Ödülü'nü kazandı. İspanyol Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından verilen Goya Ödülleri'nde en çok aday gösterilen aktris unvanına sahip olan Verdú, bu prestijli ödülü "Siete mesas de billar francés" (2007) filmindeki performansıyla "En İyi Kadın Oyuncu" dalında ilk kez kazandı. İkinci Goya ödülünü ise Pablo Berger'in yönettiği sessiz ve siyah-beyaz film "Blancanieves" (2012) filmindeki kötü üvey anne rolüyle aldı. Sinemanın yanı sıra tiyatroda da oldukça aktif olan oyuncu, kariyeri boyunca 60'tan fazla filmde rol aldı. Yakın dönemde Hollywood projelerinde de yer alan Maribel Verdú, Apple TV+ yapımı "Raymond & Ray" (2022) filminde Ewan McGregor ve Ethan Hawke ile birlikte rol aldı. DC Genişletilmiş Evreni'ne (DCEU) dahil olarak "The Flash" (2023) filminde başkahraman Barry Allen'ın annesi Nora Allen'ı canlandırdı. Ayrıca popüler Netflix dizisi "Élite"in yedinci sezon kadrosuna katılarak Carmen rolüyle izleyici karşısına çıktı. Maribel Verdú, İspanyol tiyatro ailesinden gelen yapımcı Pedro Larrañaga ile evlidir ve sanatına katkılarından dolayı İspanya Kültür Bakanlığı tarafından verilen Altın Liyakat Madalyası (2009) sahibidir.