Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Crood'lar posteri

Crood'lar

2013

AileKomediMacera

Dünyanın ilk ailesi Crood’ların, hayatları boyunca yaşadıkları mağara bir depremle yerle bir olduktan sonra, Crood'lar yuvaları olan bu kanyondan taşınmak zorunda kalırlar ve ailenin babası Grug'ın önderliğinde bir yolculuğa çıkarlar. Barınabilecekleri yeni bir yer bulmanın ümidiyle ilerleyen Crood'lar bu yolculuk esnasında sıra dışı maceralarla örülü ve daha önce bilmedikleri esrarengiz bir dünyayla karşılaşırlar.

Crood'lar 2: Yeni Bir Çağ posteri

Crood'lar 2: Yeni Bir Çağ

2020

AileFantastikKomedi

Yeni evlerini bulmak için maceralarına devam eden Crood'lar, icatları, sulak arazileri ve taze ürünleriyle kendilerinden evrim basamağında birkaç seviye daha yukarıda olan Betterman Ailesi ile karşılaşırlar. Crood'ları Dünya'nın ilk misafiri olarak kabul eden Bettermanlar ile bu yeni yaşam tarzına alışmaya çalışan Crood’lar arasında bir süre sonra tatlı bir rekabet başlar. Tam da bu rekabetin iyice kızışmaya başladığı bir anda ortaya çıkan bir tehdit iki aileyi birbiriyle yakınlaştırır. Artık iki aile güçlerini birleştirmeli ve yeni bir yaşam inşa etmelidirler.

LEGO Star Wars: The Mandalorian

lego-star-wars-the-mandalorian-1731694

The Mandalorian and Grogu join their misfit allies for an epic party, celebrating their heroism. As friends regale the crowd with tales of their adventures, a pirate threat looms.

Daniel Day-Lewis fotoğrafı

Daniel Day-Lewis

Oyuncu kadrosu · Kan Dökülecek olarak bilinir

Daniel Michael Blake Day-Lewis (d. 29 Nisan 1957, Londra), Oscar ve BAFTA ödüllü İngiliz oyuncudur.Kan Dökülecek ve Sol Ayağım filmlerindeki performansı ile En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar almıştır. 2013 yılında "Lincoln" adlı filmdeki rolüyle üçüncü kez "En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü" dalında oscar alarak bu kategoride bir ilki başardı. Sanatçı bir aileden geliyordu. Babası Cecil Day-Lewis, İngiltere hükümetince devlet törenleri için şiir yazması için atanan bir şairdi. İkinci evliliğini yaptığı aktris Jill Balcon’dan dünyaya gelen Daniel Day-Lewis’in dedesi Sir Michael Balcon da İngiliz sinemasının en önemli isimlerinden biriydi ve ünlü yapım şirketi Ealing Studios’un başındaydı. Büyük ablası Tamasin Day-Lewis ise belgesel filmi yapımcısıydı. Daniel 2 yaşındayken, Day-Lewis ailesi Londra’dan, Greenwich’teki Croom's Hill’e taşındı. Çocukluk yılları bu kentte geçen Daniel, 15 yaşındayken babasını kaybetti. O doğduğunda 53 yaşında olan babası, Daniel’le sağlık sorunları yüzünden pek ilgilenememişti. Daha sonraları Daniel, babasıyla daha yakın bir ilişki kuramadığı için pişman olacaktı. Greenwich’teki çocukluk yıllarında arkadaşlarına gösterişli biri olduğunu düşündüğü için kabadayılık yapan Day-Lewis’in, bölgenin farklı aksanını ve özelliklerini benimsemesi uzun sürmedi. Daniel Day-Lewis daha sonraları bu dönemle ilgili olarak, kural, kanun tanımayan bir çocuk olduğunu, marketlerden eşya çaldığını söyleyecekti. 1968’te Day-Lewis ailesi, zapt etmekte güçlük çektikleri oğullarını, Kent şehrindeki Sevenoaks Boarding School’a gönderdiler. Okulundan nefret eden Daniel, o dönemde daha sonraları tutkusu haline gelicek 2 konuyla ilgilenmeye başladı: Ağaç işçiliği ve oyunculuk. “Cry, The Beloved Country” adlı oyunda canlandırdığı ufak rol için yüzünü siyaha boyaması gerekmişti. Dolayısıyla onun beyaz perdede göründüğü ilk rolü Cry, The Beloved Country değil, John Schlesinger’ın yönetmenliğini yaptığı Sunday Bloody Sunday(1971) oldu. Böylelikle, Daniel henüz 14 yaşındayken, ilk sinema deneyimini yaşadı. Oyunculuk yapmanın cennette olmak gibi bir his olduğunu söylüyordu. 2 yıl sonra hep okumak istediği Petersfield’daki Bedales School’a yazıldı. 1975’te mezun olduktan sonra ele avuca sığmaz karakteri değişen ve daha ciddi davranmaya başlayan Day-Lewis, profesyonel olarak National Youth Theatre’da çalışmaya başladı. Sahnede oldukça başarılı olmasına rağmen, perde arkasını rahatsız edici bulduğu için, doğramacı olmaya karar verdi. Ancak 5 yıllık çıraklık dönemi için yaptığı müracaat kabul edilmeyince Bristol Old Vic Theatre School’a kaydoldu. Eğitimine devam ettiği 3 yıl süresince de okulun tiyatrosunda oynuyordu. Day-Lewis, daha sonraları In The Name Of The Father’ da başrolü paylaşacağı Pete Postlethwaite’ın da yedek oyuncusuydu.

Matthias Schoenaerts fotoğrafı

Matthias Schoenaerts

Oyuncu kadrosu · Supergirl olarak bilinir

Matthias Schoenaerts, 8 Aralık 1977 tarihinde Anvers, Belçika'da dünyaya gelmiştir. Sanatla iç içe bir ailede büyüyen Schoenaerts, Belçika'nın efsanevi aktörlerinden Julien Schoenaerts'in oğludur. Bu durum, onun erken yaşta oyunculuk dünyasıyla tanışmasını sağladı. İlk oyunculuk deneyimini henüz 13 yaşındayken, babasıyla birlikte rol aldığı ve Akademi Ödülü'ne aday gösterilen "Daens" (1992) adlı filmde yaşadı. Gençlik yıllarında grafiti sanatına da ilgi duyan Schoenaerts, oyunculuk kariyerine odaklanmaya karar vererek Anvers'teki Dramatik Sanatlar Akademisi'nde eğitim aldı. Kariyerinin başlarında Belçika ve Hollanda'da çeşitli film ve televizyon projelerinde yer aldı. Ancak onu uluslararası sinema sahnesine taşıyan ve kariyerinde bir dönüm noktası olan rol, 2011 yapımı "Rundskop" (Bullhead) filmi oldu. Filmde, hormonlu sığır ticareti yapan ve steroid bağımlısı sorunlu bir çiftçi olan Jacky Vanmarsenille'i canlandırdı. Bu rol için geçirdiği inanılmaz fiziksel dönüşüm ve sergilediği yoğun, içgüdüsel performans, ona dünya çapında büyük bir beğeni kazandırdı. Film, En İyi Yabancı Dilde Film dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterildi ve Schoenaerts'in adını Hollywood'un en yetenekli yeni nesil aktörleri arasına yazdırdı. "Bullhead"in getirdiği başarının ardından Schoenaerts, hızla uluslararası projelerde yer almaya başladı. 2012 yılında, Jacques Audiard'ın yönettiği ve Marion Cotillard ile başrolü paylaştığı "De rouille et d'os" (Rust and Bone) filmindeki performansıyla büyük beğeni topladı. Bu filmdeki rolüyle Fransa'nın Oscar'ı olarak kabul edilen César Ödülleri'nde En Çok Umut Vadeden Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Bu noktadan sonra kariyeri Hollywood ve Avrupa sineması arasında mekik dokudu. "The Drop" (2014) filminde Tom Hardy, "Far from the Madding Crowd" (2015) filminde Carey Mulligan ve "The Danish Girl" (2015) filminde Eddie Redmayne ve Alicia Vikander gibi önemli isimlerle birlikte rol aldı. Tilda Swinton ve Ralph Fiennes ile birlikte rol aldığı "A Bigger Splash" (2015) ve Jennifer Lawrence ile başrolü paylaştığı casusluk-gerilim filmi "Red Sparrow" (2018) gibi filmlerle de tanınırlığını artırdı. 2020 yılında, Charlize Theron ve KiKi Layne ile birlikte rol aldığı Netflix'in aksiyon filmi "The Old Guard"da ölümsüz savaşçılardan biri olan Booker karakterine hayat verdi. Son olarak, Steven Knight tarafından yaratılan ve büyük beğeni toplayan "The Regime" adlı mini dizide Kate Winslet ile başrolü paylaşarak bir kez daha yeteneğini gözler önüne serdi. Matthias Schoenaerts, canlandırdığı karakterlere kattığı fiziksel güç, ham duygu ve derinlikle tanınan, kuşağının en karizmatik ve en yetenekli aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.