Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Linda Cardellini fotoğrafı

Linda Cardellini

Oyuncu kadrosu · Yeşil Rehber, Esrarengiz Kasaba, Sürekli Dizi olarak bilinir

Linda Edna Cardellini, 25 Haziran 1975 tarihinde Redwood City, Kaliforniya, ABD'de dünyaya gelmiştir. İtalyan, İrlanda, Alman ve İskoç kökenli bir ailenin dört çocuğunun en küçüğü olan Cardellini, çocukluk yıllarında okul piyeslerinde sahne alarak oyunculuğa ilgi duymaya başladı. Saint Francis Lisesi'nden mezun olduktan sonra Loyola Marymount Üniversitesi'nde Tiyatro Sanatları eğitimi aldı. Kariyerine 1990'ların ortasında "Bone Chillers" gibi televizyon dizilerinde küçük rollerle adım atan Cardellini, asıl çıkışını ve tanınırlığını kült statüsüne erişen gençlik dizisi "Freaks and Geeks" (1999–2000) ile yakaladı. Bu dizide canlandırdığı Lindsay Weir karakteri, zeki ama kimlik arayışındaki bir genci başarıyla yansıtmasıyla eleştirmenlerden tam not aldı. Bu başarının ardından sinema dünyasında da dikkat çeken oyuncu, popüler çizgi film uyarlaması "Scooby-Doo" (2002) ve devam filmi "Scooby-Doo 2: Canavarlar Kaçtı" (2004) filmlerinde zeki dedektif Velma Dinkley karakterine hayat vererek geniş kitlelerce tanındı. 2000'li yıllarda televizyon kariyerine ağırlık veren Cardellini, uzun soluklu hastane draması "ER" (Acil Servis) dizisinin kadrosuna katılarak 2003-2009 yılları arasında Hemşire Samantha Taggart karakterini canlandırdı. Dramatik yeteneğini daha da kanıtladığı performanslarından biri de, "Mad Men" dizisindeki Sylvia Rosen rolü oldu; bu rolüyle Emmy Ödülü'ne aday gösterildi. Netflix'in gerilim dizisi "Bloodline"da (2015–2017) Meg Rayburn karakteriyle beğeni toplayan oyuncu, aynı dönemde Marvel Sinematik Evreni'ne de adım attı. "Yenilmezler: Ultron Çağı" (2015), "Avengers: Endgame" (2019) ve "Hawkeye" (2021) dizisinde Hawkeye'ın eşi Laura Barton rolüyle izleyici karşısına çıktı. Kariyerinin en parlak dönemlerinden birini, Christina Applegate ile başrolü paylaştığı kara komedi dizisi "Dead to Me" (2019–2022) ile yaşadı. Buradaki Judy Hale performansı, ona eleştirmenlerden övgüler ve prestijli ödül adaylıkları getirdi. Seslendirme sanatçısı olarak da aktif olan Cardellini, "Gravity Falls" ve "Regular Show" gibi sevilen animasyonlarda seslendirme yaptı. Son dönemde Ben Stiller ile "Nutcrackers" (2024) filminde rol alan Cardellini, "Friday the 13th" serisinin merakla beklenen "Crystal Lake" adlı öncül dizisinde ikonik Pamela Voorhees karakterini canlandırmak üzere kadroya dahil olmuştur.

Jennifer Lawrence fotoğrafı

Jennifer Lawrence

Oyuncu kadrosu · Açlık Oyunları: Alaycı Kuş Bölüm 1, Açlık Oyunları: Alaycı Kuş Bölüm 2, Açlık Oyunları: Ateşi Yakalamak olarak bilinir

Jennifer Shrader Lawrence,15 Ağustos 1990 yılında Kentucky, ABD'de doğdu. Liseden 2 yıl erken mezun oldu ve oyunculuk kariyerine başladı. Debra Granik'in yönettiği Winter's Bone filminde başrolde yer aldı ve bu performansı ile Akademi Ödülleri'nde En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'ne aday oldu ve aynı zamanda bu filmdeki performansı ona içinde NBR ödülü de dahil olmak üzere 7 ödül kazandırdı. 2011'de ise X-Men: First Class filminde şekil değiştiren karakter Mystique rolünü canlandırdı. Lawrence'a asıl büyük ünü getiren, gişede 600 milyon dolardan fazla kazanan Açlık Oyunları'nda Katniss Everdeen karakterini canlandırmasıdır. Bu filmden sonra David O. Russell'ın yönettiği ve 8 dalda Oscar'a aday olan Silver Linings Playbook filminde filmin ana karakterlerinden Tiffany Maxwell'ı canlandırarak büyük bir patlama yaptı ve En İyi Kadın Oyuncu Oscarı dahil Altın Küre, SAG ve bağımsız filmlere verilen Bağımsız Ruh Ödülü kazandı. Yönetmen David O. Russell ile çalışmaya devam eden genç oyuncu, American Hustle, Joy, Passengers ve Zelda gibi filmlerde yer aldı.

Vera Farmiga fotoğrafı

Vera Farmiga

Oyuncu kadrosu · Korku Seansı, Korku Seansı 2, Korku Seansı 3: Katil Şeytan olarak bilinir

Vera Ann Farmiga, 6 Ağustos 1973 tarihinde Clifton, New Jersey'de dünyaya gelmiştir. Ukraynalı göçmen bir ailenin kızı olan Farmiga, geleneklerine bağlı bir ortamda büyüdü ve altı yaşına kadar İngilizce konuşmadı. Gençliğinde profesyonel bir piyanist olmayı düşünse de, Syracuse Üniversitesi'nde Görsel ve Gösteri Sanatları okurken oyunculuğa yöneldi. Kariyerine Broadway sahnesinde "Taking Sides" gibi oyunlarla başlayan Farmiga, televizyondaki ilk önemli adımını "Roar" (1997) dizisiyle attı. Sinemaya geçişi ise "Return to Paradise" (1998) filmiyle oldu. Ancak eleştirmenlerin dikkatini asıl çeken ve kariyerinde bir dönüm noktası olan performansı, uyuşturucu bağımlısı bir anneyi canlandırdığı bağımsız film "Down to the Bone" (2004) ile geldi; bu rolüyle Sundance Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü kazandı. Farmiga, ana akım sinemada tanınırlığını Martin Scorsese'nin yönettiği ve En İyi Film Oscar'ını kazanan "Köstebek" (The Departed) (2006) filmindeki rolüyle artırdı. "Çizgili Pijamalı Çocuk" (The Boy in the Striped Pyjamas) (2008) gibi dramatik yapımlarda yeteneğini sergileyen oyuncu, kariyerinin zirve noktalarından birini Jason Reitman'ın yönettiği "Aklı Havada" (Up in the Air) (2009) filminde yaşadı. George Clooney ile başrolü paylaştığı bu filmdeki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar, BAFTA ve Altın Küre'ye aday gösterildi. 2010'lu yıllarda Farmiga, hem televizyon hem de sinemada ikonikleşen rollere imza atarak "Korku Kraliçesi" unvanını hak etti. Alfred Hitchcock'un "Psycho" filminin öncesini anlatan ve büyük beğeni toplayan "Bates Motel" (2013-2017) dizisinde Norma Bates karakterine hayat vererek Emmy adaylığı kazandı. Sinemada ise James Wan'ın yarattığı "Korku Seansı" (The Conjuring) evreninde canlandırdığı paranormal araştırmacı Lorraine Warren karakteriyle (The Conjuring 2013, The Conjuring 2: The Enfield Poltergeist 2016, The Conjuring: The Devil Made Me Do It 2021) dünya çapında bir şöhrete kavuştu. Oyunculuğunun yanı sıra yönetmenlik koltuğuna da oturan sanatçı, 2011 yapımı "Higher Ground" filmini yönetti ve başrolünü üstlendi. Son dönemde "Godzilla: Canavarlar Kralı" (2019), "The Many Saints of Newark" (2021) ve Marvel Sinematik Evreni dizisi "Hawkeye" (2021) gibi büyük bütçeli yapımlarda yer almıştır. Kendisi gibi oyuncu olan Taissa Farmiga'nın ablasıdır.

Phillip Noyce fotoğrafı

Phillip Noyce

Phillip Noyce, Avustralyalı bir film ve televizyon yönetmeni ve yapımcısıdır. 1950 yılında Griffith, New South Wales’te doğmuş, Sydney Üniversitesi ve Avustralya Film, Televizyon ve Radyo Okulu’nda sinema eğitimi almıştır12. 1977’den beri tarihi dram, gerilim ve aksiyon gibi çeşitli türlerde 19’dan fazla uzun metrajlı film yönetmiştir. Bunlar arasında Newsfront, Rabbit-Proof Fence, The Quiet American, Dead Calm, Sliver, The Bone Collector, Blind Fury, The Saint, Salt, Patriot Games, Clear and Present Danger ve The Giver sayılabilir. Ayrıca The Cowra Breakout, Vietnam, Revenge, Roots ve What/If gibi televizyon programları da yönetmiş, yazmış ve yapımcılığını üstlenmiştir. Noyce’ un çalışmaları, Avustralya Film Ödülleri’nde En İyi Film, En İyi Yönetmen ve özel Longford Lyell ömür boyu başarı ödülü dahil olmak üzere birçok ödül kazanmıştır1.

Matthew Fox fotoğrafı

Matthew Fox

Oyuncu kadrosu · Lost, Dünya Savaşı Z olarak bilinir

Matthew Fox, 14 Temmuz 1966'da Abington, Pennsylvania'da dünyaya geldi. Annesi ve babası, Wyoming'deki Crow Creek rezervasyonunda sığır yetiştiriciliği yapan bir çiftlik sahibiydi. Çocukluğunun büyük bir kısmını burada geçiren Fox, lise eğitimini Massachusetts'teki Deerfield Akademisi'nde tamamladı. Ardından Columbia Üniversitesi'ne giderek ekonomi eğitimi aldı ve 1989 yılında mezun oldu. Ancak kader ağlarını örerken, bir arkadaşının annesi olan bir modellik ajansı yetkilisiyle tanışmasıyla hayatı farklı bir yöne evrildi ve modellik yapmaya başladı. Bu süreç, onu oyunculuk dünyasına adım atmaya teşvik etti. Oyunculuk kariyerine 1992 yılında "Wings" adlı dizide küçük bir rolle başlayan Fox, ilk önemli çıkışını 1994 yılında başlayan ve beş sezon süren aile drama dizisi "Party of Five" ile yakaladı. Bu dizide canlandırdığı Charlie Salinger karakteriyle geniş kitleler tarafından tanındı ve gençlik idolü haline geldi. Dizi, ona birçok hayran kazandırırken, eleştirel beğeni de topladı. "Party of Five"ın ardından Matthew Fox, çeşitli televizyon projelerinde ve filmlerde rol aldı. Ancak onu küresel bir fenomen haline getiren ve kariyerinin zirvesine taşıyan rol, 2004 yılında başlayan ve tüm dünyayı saran gizemli bilim kurgu drama dizisi "Lost"taki Dr. Jack Shephard karakteri oldu. Jack Shephard, uçak kazasından kurtulanların lideri rolüyle izleyicilerin kalbinde taht kurdu. "Lost", altı sezon boyunca yayınlandı ve televizyon tarihinin en ikonik dizilerinden biri haline geldi. Dizideki performansı, Fox'a sayısız adaylık ve ödül getirdi ve onu uluslararası bir yıldıza dönüştürdü. "Lost" sonrası dönemde Matthew Fox, kariyerine sinema filmleriyle devam etti. Aksiyon ve gerilim türlerindeki filmlerde yer alarak farklı rollerde kendini denedi. 2008 yapımı aksiyon gerilim filmi "Vantage Point"ta (Bakış Açısı) rol aldı. 2012 yılında Tyler Perry ile birlikte "Alex Cross" filminde seri katil Picasso'yu canlandırarak kariyerindeki en kötü karakterlerden birine hayat verdi. Aynı yıl, eleştirmenlerden övgü alan ve Tom Hardy ile Guy Pearce'ın başrollerini paylaştığı suç filmi "Lawless"ta küçük ama akılda kalıcı bir rol üstlendi. 2013 yılında gişe rekorları kıran zombi filmi "World War Z"de (Dünya Savaşı Z) Brad Pitt ile birlikte yer aldı. 2015 yapımı Western filmi "Bone Tomahawk"taki performansıyla da dikkat çekti. Daha sonra 2022'de Peacock'ta yayınlanan gerilim dizisi "Last Light" ile televizyona geri döndü. Matthew Fox, kariyeri boyunca hem eleştirel beğeni toplayan performanslarıyla hem de geniş kitlelere ulaşan projeleriyle adından söz ettirmiştir. Özellikle "Party of Five" ve "Lost" dizileriyle televizyon tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır.

Matthias Schoenaerts fotoğrafı

Matthias Schoenaerts

Oyuncu kadrosu · Supergirl olarak bilinir

Matthias Schoenaerts, 8 Aralık 1977 tarihinde Anvers, Belçika'da dünyaya gelmiştir. Sanatla iç içe bir ailede büyüyen Schoenaerts, Belçika'nın efsanevi aktörlerinden Julien Schoenaerts'in oğludur. Bu durum, onun erken yaşta oyunculuk dünyasıyla tanışmasını sağladı. İlk oyunculuk deneyimini henüz 13 yaşındayken, babasıyla birlikte rol aldığı ve Akademi Ödülü'ne aday gösterilen "Daens" (1992) adlı filmde yaşadı. Gençlik yıllarında grafiti sanatına da ilgi duyan Schoenaerts, oyunculuk kariyerine odaklanmaya karar vererek Anvers'teki Dramatik Sanatlar Akademisi'nde eğitim aldı. Kariyerinin başlarında Belçika ve Hollanda'da çeşitli film ve televizyon projelerinde yer aldı. Ancak onu uluslararası sinema sahnesine taşıyan ve kariyerinde bir dönüm noktası olan rol, 2011 yapımı "Rundskop" (Bullhead) filmi oldu. Filmde, hormonlu sığır ticareti yapan ve steroid bağımlısı sorunlu bir çiftçi olan Jacky Vanmarsenille'i canlandırdı. Bu rol için geçirdiği inanılmaz fiziksel dönüşüm ve sergilediği yoğun, içgüdüsel performans, ona dünya çapında büyük bir beğeni kazandırdı. Film, En İyi Yabancı Dilde Film dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterildi ve Schoenaerts'in adını Hollywood'un en yetenekli yeni nesil aktörleri arasına yazdırdı. "Bullhead"in getirdiği başarının ardından Schoenaerts, hızla uluslararası projelerde yer almaya başladı. 2012 yılında, Jacques Audiard'ın yönettiği ve Marion Cotillard ile başrolü paylaştığı "De rouille et d'os" (Rust and Bone) filmindeki performansıyla büyük beğeni topladı. Bu filmdeki rolüyle Fransa'nın Oscar'ı olarak kabul edilen César Ödülleri'nde En Çok Umut Vadeden Erkek Oyuncu ödülünü kazandı. Bu noktadan sonra kariyeri Hollywood ve Avrupa sineması arasında mekik dokudu. "The Drop" (2014) filminde Tom Hardy, "Far from the Madding Crowd" (2015) filminde Carey Mulligan ve "The Danish Girl" (2015) filminde Eddie Redmayne ve Alicia Vikander gibi önemli isimlerle birlikte rol aldı. Tilda Swinton ve Ralph Fiennes ile birlikte rol aldığı "A Bigger Splash" (2015) ve Jennifer Lawrence ile başrolü paylaştığı casusluk-gerilim filmi "Red Sparrow" (2018) gibi filmlerle de tanınırlığını artırdı. 2020 yılında, Charlize Theron ve KiKi Layne ile birlikte rol aldığı Netflix'in aksiyon filmi "The Old Guard"da ölümsüz savaşçılardan biri olan Booker karakterine hayat verdi. Son olarak, Steven Knight tarafından yaratılan ve büyük beğeni toplayan "The Regime" adlı mini dizide Kate Winslet ile başrolü paylaşarak bir kez daha yeteneğini gözler önüne serdi. Matthias Schoenaerts, canlandırdığı karakterlere kattığı fiziksel güç, ham duygu ve derinlikle tanınan, kuşağının en karizmatik ve en yetenekli aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.