Aramak

Benim Hatam: Londra
2025
18 yaşındaki Noah, bir süre önce varlıklı İngiliz iş adamı William'a âşık olan annesiyle birlikte Amerika'dan Londra'ya taşınır. Noah, William'ın serseri oğlu Nick'le tanışır ve çok geçmeden onunla arasında kaçınılmaz bir çekim olduğunu fark eder. Noah yazı yeni hayatına uyum sağlamaya çalışarak geçirirken trajik geçmişi ilk kez âşık olduğu günlerde peşini bırakmayacaktır.

Gabriel Guevara
Oyuncu kadrosu · Bizim Hatamız, Culpa mía, Culpa tuya olarak bilinir
Gabriel Guevara Mourreau, 6 Şubat 2001 tarihinde İspanya'nın başkenti Madrid'de dünyaya gelmiştir. Sanat dünyasına uzak olmayan bir aileden gelen Guevara, Fransız oyuncu ve model Marlène Mourreau'nun oğludur. Genç yaşlarından itibaren sahne sanatlarına ilgi duyan Guevara, oyunculuk eğitimini Instituto Lope de Vega'da tamamlayarak bu alandaki yeteneğini erken yaşlarda geliştirme fırsatı bulmuştur. Kariyerine modellikle adım atan Gabriel Guevara, oyunculuk dünyasındaki ilk dikkat çeken çıkışını, Norveç yapımı gençlik dizisinin İspanya uyarlaması olan Skam España'da (2018-2019) canlandırdığı Cristian "Cris" Miralles Haro karakteriyle yapmıştır. Bu rol, onun İspanya'daki genç izleyici kitlesi tarafından tanınmasını sağlamış ve oyunculuk kariyerinin gelecek projeleri için önemli bir basamak oluşturmuştur. Guevara, bu dizinin ardından HIT (2020-2021) adlı eğitim odaklı drama dizisi ve How to Screw It All Up (Her Şeyi Mahvetmenin Yolları, 2022) gibi yapımlarda da yer alarak yeteneğini farklı karakterlerle sergilemeye devam etmiştir. Ancak Gabriel Guevara'yı uluslararası düzeyde geniş kitlelere tanıtan asıl projesi, Mercedes Ron'un çok satan genç yetişkin roman serisinden uyarlanan Amazon Prime Video filmi Culpa Mía (Benim Hatam, 2023) olmuştur. Filmde canlandırdığı, üvey kardeşi Noah ile yasak bir aşk yaşayan zengin ve gizemli genç Nick Leister karakteri, dünya genelinde büyük bir popülerlik kazanmasını sağlamıştır. Film, yayınlandığı platformda küresel çapta en çok izlenen İngilizce olmayan yapımlardan biri olarak büyük bir başarı elde etmiştir. Bu başarının ardından serinin devam filmleri olan Culpa Tuya (Senin Hatam, 2024) ve gelecek olan Culpa Nuestra (Bizim Hatamız) ile Nick Leister rolünü yeniden üstlenerek karakterle özdeşleşmiştir. Culpa serisinin getirdiği büyük popülerliğin yanı sıra Guevara, You're Nothing Special (Sen Özel Biri Değilsin, 2022) adlı fantastik komedi dizisi, lise ortamındaki zorbalık ve suçları konu alan Raising Voices (Susmayanlar, 2024) mini dizisi, gençlik ve ilişkiler üzerine odaklanan Red Flags (2024) ve gizem-drama türündeki From Tomorrow (Yarından İtibaren, 2024) gibi farklı türlerdeki projelerde de önemli roller alarak oyunculuk yelpazesini genişletmeye devam etmiştir. Gabriel Guevara, karizmatik duruşu, ekran enerjisi ve özellikle romantik drama ile gençlik türlerindeki başarılı performanslarıyla dikkat çekmektedir. Kısa sürede İspanyol sinema ve televizyon dünyasının aranan genç yüzlerinden biri haline gelen Guevara, uluslararası projelerde de yer alarak kariyerini aktif bir şekilde sürdürmektedir. Gelecekte de adından sıkça söz ettirmesi beklenen yetenekli oyunculardan biri olarak öne çıkmaktadır.

Benim Hüzünlü Ölülerim
2026
Emma, ölüleri görebilmektedir. Ama yeğeni çıkageldiğinde binlerce hayat geri dönülmez biçimde sarsılır. Bu ürpertici mini dizi, Mariana Enriquez'in eserlerinden uyarlandı.

Ceren Moray
Ceren Moray Brun (d. 5 Haziran 1985, Diyarbakır), Kavak Yelleri ve O Hayat Benim adlı dizilerde canlandırdığı rollerle tanınan Türk oyuncu. Doğumundan birkaç yıl sonra ailesi ile birlikte İstanbul ’a taşınan ünlü oyuncu, tiyatro eğitimine küçük yaşlarda başladı. Uzun bir süre Pera Güzel Sanatlar ’da eğitim alan oyuncu, 2005 yılında Haliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü ’nü kazandı ve 2009 yılında üniversiteden mezun oldu. İlk televizyon deneyimi, 12 yıl önce yayımlanan ve başrollerini Levent Üzümcü, Müjde Ar gibi isimlerin paylaştığı Serseri Aşıklar isimli dizi oldu. Bu diziden sonra televizyonun yolları kendisine açılmış oldu. Birkaç yıl televizyona ara vererek eğitimlerini sürdüren Moray, 2007-2010 yılları arasında Kanal D ’de ekrana gelen ve dönemin fenomen gençlik dizisi olan Kavak Yelleri dizisinde Su karakterini canlandırıyordu. Asıl büyük çıkışı, Fox TV ’de yayınlanan O Hayat Benim dizisindeki Efsun karakteri ile oldu. Eylül 2017'de Fransız sevgilisi Nicco Brun ile evlenmiştir.

Dakota Fanning
Oyuncu kadrosu · Executive Producer · Kedi, Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay, Bir Zamanlar… Hollywood'da olarak bilinir
Hannah Dakota Fanning, 23 Şubat 1994 tarihinde Conyers, Georgia, ABD'de dünyaya gelmiştir. Profesyonel tenisçi bir anne ve beyzbolcu bir babanın kızı, aynı zamanda kendisi gibi ünlü bir oyuncu olan Elle Fanning'in ablasıdır. Oyunculuk yeteneği çok küçük yaşlarda fark edilen Fanning, kariyerine beş yaşında reklam filmlerinde rol alarak başladı. Televizyon dünyasına "ER", "CSI: Crime Scene Investigation" ve "Ally McBeal" gibi dizilerdeki konuk oyuncu rolleriyle adım attı. Fanning'in kariyerindeki asıl büyük kırılma noktası, henüz yedi yaşındayken Sean Penn ile başrolü paylaştığı "Benim Adım Sam" (I Am Sam) (2001) filmi oldu. Zihinsel engelli bir babanın kızı olan Lucy karakterindeki performansı, ona Screen Actors Guild (SAG) Ödülleri'nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu adaylığı getirdi ve bu ödüle aday gösterilen en genç oyuncu olarak tarihe geçti. Bu başarısının ardından Hollywood'un en çok aranan çocuk yıldızlarından biri haline geldi. Steven Spielberg'ün yapımcılığını üstlendiği "Taken" (2002) dizisindeki rolü ve Denzel Washington ile karşılıklı oynadığı "Gazap Ateşi" (Man on Fire) (2004) filmindeki olgun performansı, eleştirmenlerden tam not aldı. 2000'lerin ortasında, Tom Cruise ile başrolü paylaştığı Steven Spielberg filmi "Dünyalar Savaşı" (War of the Worlds) (2005) ve "Saklambaç" (Hide and Seek) (2005) gibi yüksek bütçeli yapımlarla şöhretini perçinledi. Ayrıca "Coraline" (2009) animasyon filminde seslendirme yaparak farklı alanlardaki yeteneğini sergiledi. Çocuk yıldız imajından yetişkin rollerine geçiş sürecini başarıyla yöneten Fanning, "Alacakaranlık" (The Twilight Saga) serisinde canlandırdığı Jane karakteri ve Kristen Stewart ile birlikte rol aldığı biyografik film "The Runaways" (2010) ile daha karanlık ve asi rollere yöneldi. Bağımsız sinemada da aktif olan oyuncu, "Effie Gray" (2014) ve "Brimstone" (2016) gibi dönem filmlerinde yer aldı. Televizyon kariyerine verdiği arayı, 19. yüzyılda geçen psikolojik gerilim dizisi "The Alienist" (2018-2020) ile sonlandırdı ve buradaki Sara Howard rolüyle beğeni topladı. Quentin Tarantino'nun "Bir Zamanlar Hollywood'da" (Once Upon a Time in Hollywood) (2019) filminde Manson ailesi üyesi Squeaky Fromme'u canlandırdı. Son yıllarda kariyerine iddialı projelerle devam eden Dakota Fanning, Patricia Highsmith'in romanından uyarlanan Netflix dizisi "Ripley"de (2024) Marge Sherwood karakterine hayat verdi. Aynı yıl, Ishana Night Shyamalan'ın yönettiği doğaüstü korku filmi "Gözcüler" (The Watchers) (2024) ile beyazperdede boy gösterdi. Gelecek projeleri arasında, kız kardeşi Elle Fanning ile ilk kez karşılıklı oynayacağı ve II. Dünya Savaşı'nı konu alan "The Nightingale" filmi bulunmaktadır.

Keanu Reeves
Oyuncu kadrosu · John Wick, John Wick: Chapter 2, John Wick: Chapter 3 - Parabellum olarak bilinir
Keanu Charles Reeves, 2 Eylül 1964 tarihinde Beyrut, Lübnan'da dünyaya gelmiştir. İngiliz bir anne ve Hawaii, Çin, İngiliz, İrlanda ve Portekiz kökenli Amerikalı bir babanın oğlu olan Reeves, çocukluk yıllarını annesiyle birlikte Sidney, New York ve ağırlıklı olarak Toronto, Kanada'da geçirdi ve Kanada vatandaşlığı aldı. Gençliğinde buz hokeyine ilgi duysa da, oyunculuk tutkusu ağır bastı ve Toronto'da tiyatro oyunları ve reklamlarda rol almaya başladı. Oyunculuk kariyerine devam etmek için Los Angeles'a taşınan Reeves, ilk dikkat çeken rollerini "Youngblood" (1986) ve eleştirmenlerce beğenilen "River's Edge" (1986) gibi filmlerde aldı. Ancak onu geniş kitlelere tanıtan yapım, Alex Winter ile başrolü paylaştığı ve ikonik Ted "Theodore" Logan karakterini canlandırdığı komedi filmi "Bill & Ted'in Maceraları" (1989) ve devam filmi "Bill & Ted's Bogus Journey" (1991) oldu. 1990'lar boyunca Reeves, kariyerini farklı türlerdeki rollerle zenginleştirdi. Gus Van Sant'ın yönettiği bağımsız drama "Benim Güzel Idaho'm"da (My Own Private Idaho) (1991) River Phoenix ile birlikte rol alarak dramatik yönünü gösterdi. Aksiyon türündeki yeteneğini ise "Kırılma Noktası" (Point Break) (1991) ve özellikle Sandra Bullock ile başrolü paylaştığı gişe rekortmeni "Hız Tuzağı" (Speed) (1994) filmleriyle kanıtladı ve bir aksiyon yıldızı olarak öne çıktı. Bu dönemde ayrıca "Bram Stoker'dan Dracula" (1992) ve "Kuru Gürültü" (Much Ado About Nothing) (1993) gibi yapımlarda da yer aldı. "Şeytanın Avukatı" (The Devil's Advocate) (1997) filmindeki performansıyla da beğeni topladı. Ancak Keanu Reeves'i küresel bir ikon haline getiren ve sinema tarihinde bir dönüm noktası olan rol, Wachowski Kardeşler'in yönettiği çığır açan bilimkurgu filmi "Matrix"te (1999) canlandırdığı Neo karakteri oldu. Film ve devam filmleri ("The Matrix Reloaded" 2003, "The Matrix Revolutions" 2003, "The Matrix Resurrections" 2021), aksiyon sinemasını yeniden tanımladı ve Reeves'in kariyerini zirveye taşıdı. "Matrix" sonrası dönemde "Constantine" (2005), "Karanlığı Taramak" (A Scanner Darkly) (2006), "Göl Evi" (The Lake House) (2006) gibi farklı türlerde filmlerde rol alsa da, kariyerinde yeni bir patlama yaşamasını sağlayan proje, 2014 yapımı neo-noir aksiyon filmi "John Wick" oldu. Emekli bir tetikçiyi canlandırdığı bu film, beklenmedik bir başarı yakalayarak Reeves'i modern aksiyon sinemasının en önemli isimlerinden biri haline getirdi. Yoğun fiziksel performansı ve stilize aksiyon sahneleriyle öne çıkan seri, "John Wick: Chapter 2" (2017), "John Wick: Chapter 3 – Parabellum" (2019) ve "John Wick: Chapter 4" (2023) ile devam etti ve büyük bir hayran kitlesi edindi. Serinin beşinci filmi de geliştirme aşamasındadır. Oyunculuğun yanı sıra Reeves, Arch Motorcycle Company adlı motosiklet şirketinin kurucu ortağıdır. Bas gitar çaldığı Dogstar grubuyla 2023-2024 yıllarında yeni bir albüm çıkarıp turneye çıkmıştır. Ayrıca, yazarlığını yaptığı "BRZRKR" adlı çizgi roman serisi de Netflix tarafından filme ve anime dizisine uyarlanmaktadır.

Boyd Holbrook
Oyuncu kadrosu · Indiana Jones ve Kader Kadranı, Logan: Wolverine, Kayıp Kız olarak bilinir
Robert Boyd Holbrook, 1 Eylül 1981 tarihinde Prestonsburg, Kentucky'de dünyaya gelmiştir. Kariyerine şans eseri başlayan Holbrook, Kentucky'deki bir tiyatroda marangoz olarak çalışırken bir model ajansı tarafından keşfedildi. Kısa süre sonra New York'a taşınarak Elite Models ile anlaştı ve Gucci, Jean Paul Gaultier, Hugo Boss ve Dior Homme gibi dünyanın önde gelen markaları için modellik yaparak uluslararası alanda başarılı bir kariyer edindi. Modellik kariyeri devam ederken oyunculuğa olan ilgisini keşfeden Holbrook, New York Üniversitesi'nde senaryo yazarlığı ve film yapımı üzerine dersler aldı ve William Esper Stüdyosu'nda oyunculuk eğitimi gördü. Sinemadaki ilk rolünü Gus Van Sant'ın yönettiği ve eleştirmenlerce beğenilen "Milk" (2008) filmiyle aldı. Kariyerinin ilk yıllarında "The Big C" gibi dizilerde ve "İntikam Benim" (Out of the Furnace) (2013) gibi filmlerde yardımcı rollerde yer aldı. David Fincher'ın yönettiği gerilim filmi "Kayıp Kız" (Gone Girl) (2014) filmindeki rolüyle daha geniş kitlelerin dikkatini çekti. Boyd Holbrook'u uluslararası alanda tanınan bir yüze dönüştüren rol, Netflix'in dünya çapında fenomen olan dizisi "Narcos"ta (2015-2016) canlandırdığı DEA ajanı Steve Murphy oldu. Dizinin ilk iki sezonunda başrolü üstlenen Holbrook, bu performansıyla büyük beğeni topladı. Bu başarının ardından Hollywood'un aranan isimlerinden biri haline geldi ve 2017'de büyük beğeni toplayan "Logan" filminde canlandırdığı karizmatik ve acımasız kötü karakter Donald Pierce ile sinemadaki yerini sağlamlaştırdı. Kariyeri boyunca çok yönlülüğünü kanıtlayan Holbrook, "The Predator" (2018) filminde başrol oynadı ve "In the Shadow of the Moon" (2019) adlı bilimkurgu geriliminde başrolü üstlendi. Son yıllardaki en dikkat çekici performanslarından birini, Neil Gaiman'ın aynı adlı çizgi romanından uyarlanan "The Sandman" (2022) dizisindeki kabus karakteri The Corinthian rolüyle sergiledi. Ayrıca "Indiana Jones ve Kader Kadranı" (Indiana Jones and the Dial of Destiny) (2023) ve "The Bikeriders" (2023) gibi yüksek profilli filmlerde de önemli roller aldı. Oyunculuğun yanı sıra, Holbrook aynı zamanda bir senarist, kısa film yönetmeni ve heykeltıraştır.

Derek McGrath
Derek McGrath, 22 Ocak 1951 tarihinde Timmins, Ontario, Kanada'da dünyaya gelmiştir. Kanada ve Amerikan televizyon ile sinemasının en tanınan ve üretken karakter oyuncularından biridir. Aynı zamanda yetenekli bir seslendirme sanatçısı ve yazardır. Kariyerine 1970'lerde başlayan McGrath, komedi ve drama arasındaki çok yönlülüğüyle kısa sürede dikkat çekti. 1980'lerde Hollywood'da kendine bir yer edindi. En unutulmaz rollerinden birini, 1980'lerin efsanevi sitcom'u "Cheers" (Şerefe) dizisinde canlandırdı. Dizide, Diane Chambers'a takıntılı, "Andy-Andy" (Andy Schroeder) olarak bilinen karakteri canlandırarak yinelenen bir rolle büyük beğeni topladı. Bu dönemde ayrıca "Police Academy 4: Citizens on Patrol" (1987) filminde Butterworth rolüyle ve "Dallas" dizisinde Oswald karakteriyle yer aldı. McGrath'ın kariyerindeki en önemli rollerinden biri, başrolünde Jerry O'Connell'ın yer aldığı "My Secret Identity" (Benim Gizli Kimliğim) (1988-1991) dizisindeki Dr. Benjamin Jeffcoate karakteriydi. Bu uluslararası başarı kazanan dizideki rolü, onu daha geniş kitlelere tanıttı. 2000'li yıllarda McGrath, televizyondaki istikrarlı kariyerini sürdürdü. Billy Ray Cyrus'ın başrolde olduğu "Doc" (2001-2004) adlı tıp dramasında canlandırdığı Dr. Derek Hebert rolüyle dört sezon boyunca ekranlarda yer aldı. Kanada televizyonunun sevilen yapımlarından "Little Mosque on the Prairie" (Küçük Cami) (2007-2012) dizisinde Papaz Duncan Magee karakterini canlandırdı. Yakın dönemde ise, eleştirmenlerce beğenilen sitcom "Kim's Convenience" (2016-2021) dizisinde Frank rolüyle izleyici karşısına çıktı. Oyunculuğunun yanı sıra McGrath, "The Busy World of Richard Scarry", "Babar" ve "Care Bears" gibi birçok klasik çizgi dizide seslendirme yaparak bu alanda da önemli bir kariyere imza atmıştır. Kendisi, "Pale Rider" ve "Goin' Down the Road" filmleriyle tanınan merhum aktör Doug McGrath'ın kardeşidir.

My Name Is Earl
2005
Kimseye yararı dokunmamış bir kapkaçcının hayat felsefesi piyangodan 100 bin dolar kazanınca baştan aşağı değişiyor. Kazandığı para ona 'yar olmayan' Earl, geçirdiği kazadan sonra karma felsefesine sığınıyor. My Name Is Earl'ün başkahramanı, 'iyilik yapıp, iyilik bulma' peşinde... 'Büyükannenizin evine giderken küçük bir kasabada ihtiyaç molası için durduğunuzda dükkana giren o adam... Hani sabahın onunda bir paket sigara, birkaç kazıkazan ve büyük boy bira alan, o haydut kılıklı adam. Ailenizle birlikte içeri girmek için, çıkmasını bekleyeceğiniz türden biri. İşte o adam benim. Benim adım Earl. Ve görünüşüm yüzünden beni bir kalıba sokmak yerine eğer beni gerçekten tanımayı denersen, zamanını boşuna harcarsın. Çünkü ben tam olarak olduğumu düşündüğün adamım.' Geçen yılın en çok izlenen komedi dizisi My Name Is Earl, baş karakteri Earl'ün ağzından çıkan bu cümlelerle başlıyor. Jason Lee'nin canlandırdığı Earl, hayatı boyunca kimseye yararı dokunmamış bir kapkaçcı. Bir gün şans yüzüne gülüyor ve kazıkazandan tam 100.000 dolar kazanıyor. Ancak sevinçten çıldırıp caddede koşmaya başladığı sırada bir araba çarpıyor ve biletini düşürüyor. Hastanedeyken talk-show programcısı Carson Daly'yi karma felsefesi üzerine konuşurken duyuyor ve bir aydınlanma anı yaşıyor. Karma felsefesine göre iyilik yaparsan karşılığında iyilik bulursun. Kötülük yaparsan da bu hayatın boyunca peşini bırakmaz felsefesinde yola çıkarak, 100 bin dolarlık bileti bu nedenle kaybettiğine karar veriyor. Ve kahramanımız hayatı boyunca yaptığı bütün kötülüklerin 259 maddeden oluşan listesini çıkararak hepsini birer birer düzeltmek için işe koyuluyor. Hedefine ulaşması için Earl'e yardım edenler arasında çok parlak bir zekası olmayan kardeşi Randy (Ethan Suplee), kaldıkları motelin kat görevlisi Catalina (Nadine Velazquez), hep gittikleri barın sahibi ve eski eşinin sevgilisi Crabman (Eddie Steeples), kendine pay çıkarabileceği bir durum olduğu zamanlarda ortaya çıkan eski eş Joy (Jaime Presley) var.

Michelle Pfeiffer
Oyuncu kadrosu · Margo's Got Money Troubles, Batman Dönüyor, Yaralı Yüz olarak bilinir
Michelle Marie Pfeiffer, 29 Nisan 1958 tarihinde Santa Ana, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Mütevazı bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Pfeiffer, lise eğitiminin ardından mahkeme muhabirliği eğitimi alırken fikrini değiştirerek oyunculuğa yöneldi. 1970'lerin sonunda katıldığı güzellik yarışmaları sayesinde dikkatleri üzerine çekti ve çeşitli televizyon dizilerinde küçük roller alarak sektöre adım attı. Sinemadaki ilk başrol deneyimini "Grease 2" (1982) müzikali ile yaşasa da, film eleştirmenlerden geçer not alamadı. Ancak bu rol, yönetmen Brian De Palma'nın dikkatini çekmesini sağladı ve kariyerinin dönüm noktası olan "Yaralı Yüz" (Scarface) (1983) filminde Al Pacino ile karşılıklı oynama fırsatını yakaladı. Canlandırdığı Elvira Hancock karakteri, onun sadece bir güzellik ikonu değil, aynı zamanda derinlikli bir oyuncu olduğunu kanıtladı. 1980'lerin sonu ve 1990'ların başı, Pfeiffer'ın Hollywood'un en çok aranan ve en saygın aktrislerinden biri haline geldiği dönem oldu. "Kasaba Cadıları" (The Witches of Eastwick) (1987) ve "Barmen" (Tequila Sunrise) (1988) gibi popüler yapımların ardından, "Tehlikeli İlişkiler" (Dangerous Liaisons) (1988) filmindeki Madame de Tourvel rolüyle ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını kazandı. Hemen ertesi yıl, "İki Erkek Bir Kadın" (The Fabulous Baker Boys) (1989) filmindeki caz şarkıcısı Susie Diamond performansı, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar adaylığı ve Altın Küre ödülü getirdi; özellikle piyano üzerindeki ikonik sahnesi sinema tarihine geçti. Bu başarı serisini 1992 yapımı "Aşk Tarlası" (Love Field) ile üçüncü bir Oscar adaylığı izledi. Michelle Pfeiffer, dramatik rollerdeki başarısının yanı sıra gişe rekorları kıran yapımlarda da ikonik performanslar sergiledi. Tim Burton'ın "Batman Dönüyor" (Batman Returns) (1992) filminde canlandırdığı Kedi Kadın (Selina Kyle) karakteri, çizgi roman uyarlamaları tarihinin en beğenilen performanslarından biri olarak kabul edilir. Martin Scorsese'nin yönettiği "Masumiyet Çağı" (The Age of Innocence) (1993) ve büyük bir ticari başarı yakalayan "Sakıncalı Düşünceler" (Dangerous Minds) (1995) ile yıldızını parlatmaya devam etti. 2000'lerin başında "Gizli Gerçek" (What Lies Beneath) (2000) ve "Benim Adım Sam" (I Am Sam) (2001) gibi filmlerde rol aldıktan sonra ailesine zaman ayırmak için kariyerine kısa bir ara verdi. Sinemaya dönüşü, "Hairspray" (2007) ve "Yıldız Tozu" (Stardust) (2007) gibi fantastik ve müzikal yapımlarla oldu. Kariyerinin sonraki döneminde de risk almaktan çekinmeyen Pfeiffer, Darren Aronofsky'nin tartışmalı filmi "anne!" (mother!) (2017) ve "Doğu Ekspresinde Cinayet" (Murder on the Orient Express) (2017) gibi ansambl oyuncu kadrolu filmlerde yer aldı. Marvel Sinematik Evreni'ne "Ant-Man ve Wasp" (2018) filmiyle Janet van Dyne olarak dahil oldu. Yakın dönemde "French Exit" (2020) filmindeki performansıyla bir kez daha Altın Küre'ye aday gösterilen Pfeiffer, hem bağımsız sinemada hem de büyük bütçeli yapımlarda zarafeti, yeteneği ve çok yönlülüğüyle modern sinemanın en önemli figürlerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Sydney Pollack
Oyuncu kadrosu · Executive Producer · Gözü Tamamen Kapalı, Aşk ve Yaşam olarak bilinir
Sydney Pollack, 1 Temmuz 1934 tarihinde Lafayette, Indiana, ABD'de dünyaya geldi. Rus-Yahudi göçmeni bir ailenin oğlu olan Pollack, liseden mezun olduktan sonra New York'a taşındı ve efsanevi tiyatro eğitmeni Sanford Meisner'ın yanında, Neighborhood Playhouse School of the Theatre'da oyunculuk eğitimi aldı. Başlangıçta oyuncu olarak kariyer yapmayı hedefleyen Pollack, 1950'lerde Meisner'ın asistanı oldu ve televizyon dizilerinde küçük roller almaya başladı. 1960'ların başında yönetmenliğe yönelen Pollack, kariyerine "The Fugitive" (Kaçak) ve "Alfred Hitchcock Sunar" gibi popüler televizyon dizilerinde yönetmenlik yaparak başladı. Sinemadaki ilk yönetmenlik denemesini "The Slender Thread" (1965) ile yaptı. 1969 yapımı "They Shoot Horses, Don't They?" (Atları da Vururlar) filmiyle büyük bir çıkış yakaladı; film dokuz dalda Oscar'a aday gösterildi ve Pollack da En İyi Yönetmen adaylığı kazandı. 1970'ler boyunca Pollack, dönemin en önemli yönetmenlerinden biri olarak kendini kanıtladı. Robert Redford ile verimli bir iş birliği geliştirdi ve onu "Jeremiah Johnson" (1972), "The Way We Were" (Bulunduğumuz Yol) (1973) ve eleştirmenlerce beğenilen siyasi gerilim "Three Days of the Condor" (Akbabanın Üç Günü) (1975) gibi filmlerde yönetti. 1982'de, Dustin Hoffman'ın başrolünde olduğu komedi klasiği "Tootsie"yi yönetti. Film, büyük bir gişe başarısı elde etti ve Pollack'a hem En İyi Film hem de En İyi Yönetmen dallarında ikinci Oscar adaylığını getirdi. Kariyerinin zirvesine ise 1985 yapımı epik romantik drama "Out of Africa" (Benim Afrikam) ile ulaştı. Başrollerini Meryl Streep ve Robert Redford'un paylaştığı film, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü kazandı. Yönetmenlik kariyerine "The Firm" (1993) ve "Sabrina" (1995) gibi filmlerle devam ederken, aynı zamanda başarılı bir karakter oyuncusu olarak da öne çıktı. Woody Allen'ın "Husbands and Wives" (Kocalar ve Karılar) (1992), Stanley Kubrick'in "Eyes Wide Shut" (Gözleri Tamamen Kapalı) (1999) ve kendi yönettiği "The Interpreter" (Çevirmen) (2005) filmlerinde unutulmaz roller üstlendi. Ayrıca, "Michael Clayton" (2007) filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Pollack, aynı zamanda "Sense and Sensibility" (Aşk ve Yaşam) (1995) ve "The Talented Mr. Ripley" (Yetenekli Bay Ripley) (1999) gibi birçok önemli filmin yapımcılığını da üstlendi. Sydney Pollack, 26 Mayıs 2008 tarihinde 73 yaşındayken Los Angeles, Kaliforniya'daki evinde mide kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.

Al Pacino
Oyuncu kadrosu · Baba III, Yaralı Yüz, Baba olarak bilinir
Alfredo James Pacino, New York’un Doğu Harlem'inde 25 Nisan 1940’da doğdu. İtalyan-Amerikan çift Rose Gerardi ve Salvatore Pacino’nun 4. çocuğuydu. Kendisi 2 yaşındayken ailesi boşandı. Annesi ile beraber Corleone, Sicilya, İtalya’dan gelen göçüp Bronx’a gelen aile üyeleri Kate ve James Gerardi ile beraber yaşamak için Bronx’a taşındı. Pacino’nun babası da San Fratello, Sicilya, İtalya’lıydı ve bir boşanmalarının ardından bir sigorta şirketinde çalışmak için Covina, Kaliforniya’ya taşındı. Gençlik yıllarında arkadaşları ona “Sonny” veya “The Actor” diyordu. Kendisi bir beyzbol oyuncusu olmak istiyordu. Herman Riddler Junior Lisesi’ne gitti ama kısa süre geçmeden İngilizce dışındaki derslerini ektiği için okuldan atıldı. High School of Performing Arts’a (Performans Sanatları Lisesi) gitti. Annesi bu kararına karşı çıktı ve annesi ile bir tartışma yaşadı. Bu tartışmanın ardından evi terk etti. Oyunculuk derslerini finanse etmek için düşük ücretler ile de olsa postacı, garson, posta memuru ve temizlikçi olarak çalıştı. Bir kere de Commentary dergisinde çalıştı. 9 yaşında sigara ve alkol kullanmaya başladı. 13 yaşında marihuana kullandı. Ama diğer uyuşturuculardan uzak durdu. En yakın arkadaşları yüksek dozda uyuşturucu kullanımından 19 ve 30 yaşlarında öldü. Bronx’ta büyümek onu zaman zaman kavgalara ve okulda sürekli sorun çıkartan bir çocuk olmaya itti. New York’ta bazı tiyatro oyunlarında yer aldı ama Actors Studio okuluna katılmak istedi fakat reddedildi. Sonra HB Studio’ya katıldı. Burada ileride akıl hocası ve en yakın arkadaşı olacak Charlie Laughton ile tanıştı. Bu dönemde sık sık işsiz kaldı. Sokaklarda, tiyatrolarda ve bazen arkadaşlarının evinde uyudu. 1962 yılında 43 yaşında olan annesi öldü. Aynı yıl büyükbabası James de öldü. Al Pacino, bu dönemleri hayatının en kötü dönemleri olarak dile getirdi. Sonraları bir röportajda bu zamanları şöyle dile getirdi: “22 yaşındaydım ve beni en çok etkileyen 2 insan ölmüştü. Bu da benim hayatımı değiştirmeme sebebiyet verdi.” 4 yıl boyunca HB Studio’da çalıştıktan sonra profesyönel aktörlerin, tiyatro yönetmenlerinin ve oyun yazarlarının üye olduğu bir organizasyon olan Actors Studio’ya seçildi. Sonradan The Godfather: Part II'de ve ...And Justice For All filmlerinde beraber rol alacağı Lee Strasberg ile method acting çalıştı. Sonradan yayınlanan biyografi kitabı olan Grobel’de Lee Strasberg’in ve Actors Studio’nun kariyerini nasıl etkilediğini şöyle anlattı: “Actors Studio benim için çok şey ifade ediyor. Bence Lee Strasberg de hak ettiği övgüyü alamıyor. Benim bütün bu oyunculuk işlerini bırakmayı düşündüğüm zamanlarda o elimden tuttu ve beni buraya getirdi. Bu, hayatımda işaretlemeye değer bir dönüm noktasıydı.” Başka bir röportajda da şunları söyledi: “Lee Strasberg ile çalışmak çok heyecan verici bir şeydi. Çünkü kendisi çok ilgi çekici bir insandı. Bir sahne veya bir karakter hakkında söyledikleri şeyleri, yorumları başka kimseden duyamazdınız. Bu sektöre ve oyuncularına gerçekten değer veren bir insandı.”

Rachel Kempson
Lady Rachel Kempson, 28 Mayıs 1910 tarihinde Dartmouth, Devon, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. İngiliz tiyatrosunun en saygın ailelerinden biri olan Redgrave hanedanının bir diğer önemli "matriarkı" (ana kraliçesi) ve Sir Michael Redgrave'in eşidir. Eğitimini Londra'daki prestijli Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) tamamlayan Kempson, profesyonel kariyerine 1933 yılında Stratford-upon-Avon'daki Shakespeare Memorial Theatre'da sahne alarak başlamıştır. 1935 yılında aktör Michael Redgrave ile evlenen Kempson, bu birliktelikten Vanessa, Corin ve Lynn Redgrave gibi üç önemli oyuncuyu dünyaya getirerek bir oyunculuk imparatorluğunun temellerini sağlamlaştırdı. Kariyerinin ilk yıllarında daha çok tiyatroya odaklansa da, sinemadaki varlığını 1940'larda hissettirmeye başladı. Eşi Michael Redgrave ile birlikte rol aldığı savaş draması "The Captive Heart" (1946), sinemadaki ilk önemli çıkışlarından biriydi. 1960'lı yıllarda İngiliz sinemasının yeni dalga akımıyla birlikte önemli karakter rollerinde boy gösterdi. Tony Richardson'ın yönettiği ve En İyi Film Oscar'ını kazanan "Tom Jones" (1963) filminde Squire Western'in kız kardeşi rolüyle dikkat çekti. Ardından, kızı Lynn Redgrave'in başrol oynadığı "Georgy Girl" (1966) filminde yer aldı. Aile üyeleriyle sık sık aynı projelerde yer alan Kempson, "The Charge of the Light Brigade" (1968) filminde de oğlu Corin Redgrave ile birlikte çalıştı. Kariyerinin ikinci baharını 1980'lerde, özellikle televizyon yapımları ve uluslararası filmlerle yaşadı. 1984 yapımı "The Jewel in the Crown" adlı televizyon dizisindeki Lady Manners performansı, ona büyük bir eleştirel övgü ve BAFTA adaylığı getirdi. Sinemada ise Sydney Pollack'ın yönettiği, Meryl Streep ve Robert Redford'un başrolünü paylaştığı 7 Oscar ödüllü "Benim Afrikam" (Out of Africa) (1985) filmindeki Lady Belfield rolüyle dünya çapında tanındı. Ayrıca "Lorna Doone" (1990) ve torunu Joely Richardson ile birlikte rol aldığı "Vectra" reklamları gibi farklı projelerde yer aldı. Hayatının son yıllarını kızı Vanessa Redgrave'in yanında Amerika'da geçiren sanatçı, 2003 yılında anılarını kaleme aldığı "Life Among the Redgraves" adlı otobiyografisini yayımladı. Aktris, 24 Mayıs 2003 tarihinde Millbrook, New York'ta geçirdiği inme sonucu 92 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Branden Nadon
21 Nisan 1986'da Kanada'nın Calgary şehrinde doğan Branden, henüz bir yaşındayken ailesiyle yine Kanada'nın bir şehri olan Kelowna'ya taşındı. Nadon, küçük yaşlarında birkaç modellik ve reklam çalışmasında bulundu; ardından kısa bir süre oyunculuk eğitimi aldı. Oyunculuk hakkında çok az şey bilmesine rağmen seçmelerdeki üstün yeteneği, yönetmenin dikkatini çekti. Tecrübesiz, 14-15'li yaşlarındaki acemi Branden Nadon; ilk oyunculuğunu başrol olarak yer aldığı ve hayatının sonuna dek en çok bilinecek işi olan Jet Boy'da yaptı. Jet Boy'dan sonra birkaç film ve dizide konuk oyunculukta ve yan rollerde bulundu. Eğitim için belli bir süre oyunculuğa ara verdi, ardından tekrar oyunculuğa döndü. Jet Boy'dan sonra tekrar üne kavuşamayan oyuncu, 1 Ekim 2023 tarihinde 37 yaşındayken hastalığından haberi olmadığı ve tedavisi bulunmayan Glioblastoma isimli beyin tümörü nedeniyle; eşi Loreta Costa'nın yanı başında can verdi. Branden Nadon, bağışladığı organlarıyla bugün hâlâ aramızda yaşamaya devam ediyor. Eşi Loreta Costa'nın sözlerini aşağıda bulabilirsiniz: "Branden, birkaç aydır baş ağrıları çekiyordu. Bunun için birkaç kez doktora gitmişti ama sorununu anlayamamıştı. İş stresi ve yoğun spor temposu nedeniyle olduğunu düşündük. Cincinnati'de çalışıyordu ve ben ona yardım etmek için perşembe günü uçakla oraya gittim. Cumartesi sabahı hastaneye kaldırıldı ve doktoru, gece geç saatlerde bana beyin aktivitesinin neredeyse hiç olmadığını bildirdi. Onun da benim de haberdar olmadığım çok agresif, çok hızlı büyüyen ve tedavisi olmayan Glioblastoma adı verilen bir beyin tümörüne sahipti. En iyi ihtimal, korkunç bir yaşam kalitesinde en fazla bir yıl ömrü kalmıştı. Bu hayat, yaşamak isteyeceği en son şeydi. Branden, organ bağışçısı oldu; birçok hayat kurtaracak ve birçok aileye mutluluk getirecek. Branden'i onurlandırmak istiyorsanız lütfen siz de organ bağışçısı olun."

Grant Feely
Oyuncu kadrosu · Freddy'nin Pizza Dükkanında Beş Gece, Freddy'nin Pizza Dükkanında Beş Gece 2 olarak bilinir
Grant Feely, Amerika Birleşik Devletleri'nde doğan ve kariyerinin henüz başında olmasına rağmen popüler kültürün en ikonik rollerinden birini üstlenerek dikkatleri üzerine çeken genç bir aktördür. Birmingham, Alabama'da yaşayan ve oyunculuk tutkusunu küçük yaşlarda keşfeden Feely, profesyonel kariyerine adım atmadan önce yerel tiyatro ve eğitimlerle yeteneğini geliştirdi. Kariyerindeki ilk profesyonel oyunculuk deneyimini, korku türünün ustası Stephen King ve George A. Romero'nun klasik filminden uyarlanan antoloji dizisi "Creepshow"un (2021) "Time Out" adlı bölümünde Timmy karakterini canlandırarak yaşadı. Ancak Grant Feely'nin dünya çapında tanınmasını sağlayan ve onu manşetlere taşıyan proje, Disney+ platformu için çekilen ve Star Wars evreninin en çok beklenen yapımlarından biri olan "Obi-Wan Kenobi" (2022) dizisi oldu. "Obi-Wan Kenobi" dizisinde, sinema tarihinin en efsanevi kahramanlarından biri olan Luke Skywalker'ın 10 yaşındaki halini canlandırma onuruna erişti. Dizide, Jedi Üstadı Obi-Wan Kenobi'yi canlandıran Ewan McGregor ve Luke'un amcası Owen Lars'ı oynayan Joel Edgerton ile karşılıklı sahnelerde yer aldı. Bu rol için seçilmesi, orijinal üçlemede Luke Skywalker'a hayat veren efsanevi aktör Mark Hamill tarafından da büyük bir coşkuyla karşılandı. Hamill, sosyal medya üzerinden genç oyuncuyu överek "Grant Feely, benim başaramadığım kadar mükemmel bir Luke Skywalker. Güç onda çok güçlü," ifadeleriyle ona sembolik olarak el verdi. Kısa sürede büyük bir şöhrete kavuşan Feely, bu başarısının ardından sinema dünyasında da kendine yer bulmaya başladı. 2023 yılında, dünya genelinde fenomen olan video oyunu serisinden uyarlanan ve Blumhouse yapımı olan korku filmi "Five Nights at Freddy's"te (Freddy'nin Pizza Dükkanı'nda Beş Gece) "Sarı Saçlı Hayalet Çocuk" (Ghost Kid) rolüyle izleyici karşısına çıktı. Ayrıca Ned Benson'ın yazıp yönettiği ve Searchlight Pictures yapımı olan romantik drama filmi "Greatest Hits" (2024) kadrosunda da yer alarak kariyerini çeşitlendirmeyi sürdürdü. Henüz kariyerinin çok başında olan Grant Feely, aldığı yüksek profilli rollerle Hollywood'un gelecek vaat eden çocuk yıldızları arasında gösterilmektedir.

Roshan Seth
Oyuncu kadrosu · Indiana Jones: Kamçılı Adam, Sokak Dövüşçüsü olarak bilinir
Roshan Seth, 2 Nisan 1942 tarihinde Patna, Bihar, Britanya Hindistanı'nda dünyaya gelmiştir. Hindistan ve İngiltere'de eğitim görmüş, hem sahne hem de sinemada sofistike ve entelektüel karakterleri canlandırmasıyla tanınan, uluslararası alanda saygı duyulan bir aktördür. Londra Müzik ve Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (LAMDA) eğitim alıp bir süre tiyatroda çalıştıktan sonra, oyunculuktan hayal kırıklığına uğrayarak mesleği bırakmış ve 1970'ler boyunca ABD'de editör ve gazeteci olarak farklı bir kariyer sürdürmüştür. Oyunculuğa geri dönüşü, sinema tarihinin en unutulmaz filmlerinden biriyle oldu. Richard Attenborough'nun yönettiği ve 8 dalda Oscar kazanan "Gandhi" (1982) filminde, Hindistan'ın ilk başbakanı Jawaharlal Nehru'yu canlandırdı. Bu rol, onun uluslararası kariyerini başlatan ve eleştirmenlerden büyük övgü alan bir performans oldu. Bu büyük başarısının hemen ardından, Steven Spielberg'in yönettiği "Indiana Jones ve Kıyamet Tapınağı" (Indiana Jones and the Temple of Doom) (1984) filminde rol aldı. Filmde, Pankot Sarayı'nın görünüşte medeni, Oxford eğitimli ama aslında kötü niyetli başbakanı Chattar Lal'ı canlandırarak, Amrish Puri'nin karakteri Mola Ram'ın işbirlikçisi olarak önemli bir rol üstlendi ve Batı'daki tanınırlığını pekiştirdi. Seth, kariyeri boyunca genellikle Batı yapımlarında zeki ve kültürlü Hint karakterlerini canlandırdı. David Lean'in yönettiği "Hindistan'a Bir Geçit" (A Passage to India) (1984), çığır açan İngiliz filmi "Benim Güzel Çamaşırhanem" (My Beautiful Laundrette) (1985) ve Denzel Washington ile başrolü paylaştığı "Mississippi Masala" (1991) gibi eleştirel beğeni toplayan önemli filmlerde rol aldı. Roshan Seth, hem büyük Hollywood yapımlarında hem de bağımsız sinemada yer alarak zengin bir filmografi oluşturan, entelektüel derinliği ve zarif oyunculuk stiliyle tanınan, saygın bir karakter oyuncusudur.

Olivier Martinez
Oyuncu kadrosu · Sadakatsiz olarak bilinir
Olivier Martinez, 12 Ocak 1966 tarihinde Paris, Fransa'da dünyaya gelmiştir. İspanyol kökenli profesyonel bir boksör olan baba ve Fransız bir sekreter annenin oğlu olarak işçi sınıfı bir ailede büyüyen Martinez, gençlik yıllarında babasının izinden giderek boksla ilgilendi ve okuldan ayrılarak çeşitli işlerde çalıştı. Ancak 23 yaşında, arkadaşlarının teşvikiyle prestijli Conservatoire national supérieur d'art dramatique'e (CNSAD) kaydolarak oyunculuk eğitimine başladı. Kariyerine Fransız televizyonlarında ve tiyatrosunda başlayan Martinez, sinemadaki büyük çıkışını Yves Montand ile birlikte rol aldığı "IP5: L'île aux pachydermes" (1992) filmiyle yaptı. Ancak asıl tanınırlığını ve eleştirel başarısını, Bertrand Blier'in yönettiği "Un, deux, trois, soleil" (1993) filmindeki performansıyla elde etti; bu rol ona 1994 yılında "En İyi Umut Vaat Eden Erkek Oyuncu" dalında César Ödülü'nü kazandırdı. Ardından Juliette Binoche ile başrolü paylaştığı, döneminin en pahalı Fransız yapımı olan epik romantik drama "Damdaki Süvari" (Le Hussard sur le toit) (1995) ile uluslararası alanda dikkat çekti ve medyada "Fransız Brad Pitt" olarak anılmaya başlandı. 2000'li yılların başında Hollywood'a geçiş yapan Martinez, Julian Schnabel'in yönettiği "Before Night Falls" (2000) filminde Javier Bardem ile birlikte rol aldı. Amerikan sinemasındaki en ikonik rolü ise Adrian Lyne'ın yönettiği erotik gerilim filmi "Sadakatsiz" (Unfaithful) (2002) oldu. Diane Lane ve Richard Gere ile başrolü paylaştığı bu filmde canlandırdığı kitap satıcısı Paul Martel karakteri, onu dünya çapında tanınan bir isim haline getirdi. Bu başarının ardından "S.W.A.T." (2003) filminde bir uyuşturucu baronunu ve Angelina Jolie ile Ethan Hawke'ın yer aldığı "Hayatın Benim" (Taking Lives) (2004) filminde bir dedektifi canlandırarak aksiyon ve gerilim türlerindeki yeteneğini sergiledi. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde hem Avrupa hem de Amerikan yapımlarında yer almaya devam eden aktör, "Blood and Chocolate" (2007) ve macera filmi "Dark Tide" (2012) gibi projelerde boy gösterdi. Televizyon dünyasında da aktif olan Martinez, popüler dizi "Revenge" (2014), tarihi mini dizi "Texas Rising" (2015) ve bilimkurgu serisi "Mars" (2016) gibi yapımlarda rol aldı. Yakın dönemde ise dini drama "Paul, Apostle of Christ" (2018) filminde Mauritius karakterine hayat verdi ve Apple TV+ komedi dizisi "Loot" (2022) kadrosunda yer aldı.

River Phoenix
Oyuncu kadrosu · Indiana Jones: Son Macera olarak bilinir
River Jude Phoenix, 23 Ağustos 1970 tarihinde Madras, Oregon'da dünyaya geldi. Ailesi, o dönemde "Children of God" (Tanrı'nın Çocukları) adlı dini bir tarikata mensuptu ve bu nedenle Phoenix'in ilk yılları ailesiyle birlikte Güney Amerika'da göçebe bir hayat sürerek geçti. Ailesinin tarikattan ayrılıp ABD'ye dönmesinin ardından, River ve kardeşleri (Rain, Joaquin, Liberty ve Summer) ailenin geçimine katkıda bulunmak için sokaklarda şarkı söyleyip performans sergilemeye başladı. Bu dönemde bir yetenek avcısı tarafından keşfedilmesi, onun ve kardeşlerinin Hollywood'daki kariyerlerinin başlangıcı oldu. Oyunculuk kariyerine 1980'lerin başında reklam filmleri ve televizyon dizileriyle adım atan Phoenix, ilk büyük çıkışını 1985 yapımı bilimkurgu filmi "Kaşifler" (Explorers) ile yaptı. Ancak onu bir anda genç bir yıldıza dönüştüren ve tüm dünyanın tanımasını sağlayan yapım, Stephen King'in bir öyküsünden uyarlanan ve Rob Reiner'ın yönettiği 1986 yapımı "Benimle Kal" (Stand by Me) oldu. Bu filmdeki Chris Chambers rolüyle sergilediği doğal ve dokunaklı performans, onu neslinin en yetenekli aktörlerinden biri olarak kabul ettirdi. "Benimle Kal" filminin ardından daha karmaşık ve yetişkin rollere yönelen Phoenix, "Sivrisinek Sahili" (The Mosquito Coast) (1986) filminde Harrison Ford ile birlikte rol aldı. 1988'de Sidney Lumet'in yönettiği "Boşu Boşuna" (Running on Empty) filmindeki performansıyla henüz 18 yaşındayken En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü'ne (Oscar) aday gösterilerek yeteneğini bir kez daha kanıtladı. 1989'da "Indiana Jones: Son Macera" filminde genç Indiana Jones'u canlandırarak popülaritesini daha da artırdı. Kariyerinin zirvesi olarak görülen performansı ise Gus Van Sant'ın yönettiği 1991 yapımı kült film "Benim Güzel Idaho'm"da (My Own Private Idaho) sergiledi. Narkoleptik bir sokak çocuğunu canlandırdığı bu filmdeki rolü, ona Venedik Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandırdı ve bir aktör olarak ne kadar cesur ve derinlikli olduğunu gözler önüne serdi. Oyunculuğun yanı sıra Phoenix, tutkulu bir müzisyen ve aktivistti. "Aleka's Attic" adında bir müzik grubu vardı ve hayatını hayvan hakları ile çevre koruma davalarına adamıştı. River Phoenix, "Dark Blood" filminin çekimleri sırasında, 31 Ekim 1993'te Batı Hollywood'daki The Viper Room adlı gece kulübünün önünde, aşırı dozda uyuşturucu kullanımına bağlı kalp yetmezliği nedeniyle 23 yaşında trajik bir şekilde hayatını kaybetti. Ani ölümü, tüm dünyada şok etkisi yarattı ve Hollywood'un en parlak yıldızlarından birinin zamansız kaybı olarak tarihe geçti.

Beni Adınla Çağır
2017
1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

Beni Satan Casus
2018
Audrey ve Morgan, 30'lu yaşlarında olan iki en yakın arkadaştır. Los Angeles'ta sürdürdükleri hayat, Audrey'in eski sevgilisinin bir anda evlerine gelmesiyle karışır. Peşinde ölümcül suikastçılar olan bu adam ile ikili kendilerini de bu maceranın içinde bulurlar. Avrupa boyunca peşlerindeki suikastçılardan kaçan ekip, bu süreçte dünyayı kurtaracak bir plan yapmak zorundadır. Uluslararası bir komploya karışan ikilinin her şeyi çözmek için zamanı bir hayli kısıtlıdır.

Sev Beni Sev Beni
2026
Kardeşinin ölümünden sonra yeni bir başlangıç için Milano'ya taşınan June, yeni uluslararası okulundaki kusursuz onur öğrencisi Will'de huzur bulur. Ama Will'in gizli MMA dövüşlerine katılan sorunlu arkadaşı James'le başlayan rekabet, hızla karşı konulmaz bir çekime dönüşür. June güvenli olanla istediğini sandığı her şeyi altüst eden aşk arasında seçim yapmak zorundadır.

Antonio Banderas
Oyuncu kadrosu · Çizmeli Kedi: Son Dilek, Tony, Şrek: Sonsuza Dek Mutlu olarak bilinir
José Antonio Domínguez Bandera, 10 Ağustos 1960 tarihinde Málaga, Endülüs, İspanya'da dünyaya gelmiştir. Bir polis memuru ve bir öğretmenin oğlu olan Banderas, gençliğinde profesyonel bir futbolcu olma hayali kuruyordu. Ancak 14 yaşında geçirdiği ciddi bir ayak sakatlığı sonucu bu tutkusundan vazgeçmek zorunda kaldı ve ilgisini tiyatroya yöneltti. Madrid'e taşındıktan sonra İspanya Ulusal Tiyatrosu'nda sahne alırken efsanevi yönetmen Pedro Almodóvar tarafından keşfedildi. 1980'ler boyunca Almodóvar'ın "Laberinto de pasiones" (Tutku Labirenti), "Matador" ve "Mujeres al borde de un ataque de nervios" (Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar) gibi birçok filminde rol alarak İspanyol sinemasının en tanınan yüzlerinden biri oldu. Onu uluslararası alanda tanıtan film ise yine Almodóvar imzalı "¡Átame!" (Sıkı Sıkı Sar Beni) (1989) oldu. 1990'ların başında Hollywood'a adım atan Banderas, ilk Amerikan filmi "The Mambo Kings" (1992) için seçildiğinde İngilizce bilmiyordu ve repliklerini fonetik olarak ezberlemek zorunda kaldı. Kısa sürede karizması ve yeteneğiyle dikkat çeken aktör, "Philadelphia" (1993) ve "Interview with the Vampire" (Vampirle Görüşme) (1994) gibi filmlerdeki yardımcı rollerinin ardından, Robert Rodriguez'in yönettiği "Desperado" (1995) ile bir aksiyon yıldızı olarak öne çıktı. Ancak onu küresel bir süperstar yapan rol, Anthony Hopkins ve Catherine Zeta-Jones ile başrolü paylaştığı "The Mask of Zorro" (Zorro Efsanesi) (1998) oldu. Bu film, onun swashbuckler (kılıçlı kahraman) imajını pekiştirdi. Bu dönemde Madonna ile başrolü paylaştığı "Evita" (1996) müzikalindeki performansıyla da beğeni topladı. Banderas, seslendirme alanında da büyük bir başarı yakaladı. "Shrek" serisinde ilk kez "Shrek 2"de (2004) seyirciyle buluşan ve kısa sürede serinin en sevilen karakterlerinden biri haline gelen "Puss in Boots" (Çizmeli Kedi) karakterine sesiyle hayat verdi. Karakter o kadar popüler oldu ki, "Puss in Boots" (2011) ve eleştirmenlerce büyük beğeni toplayan devam filmi "Puss in Boots: The Last Wish" (Çizmeli Kedi: Son Dilek) (2022) gibi kendi solo filmlerine kavuştu. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde, köklerine geri dönerek Pedro Almodóvar ile yeniden bir araya geldiği "Dolor y gloria" (Acı ve Zafer) (2019) filmindeki performansıyla zirveye ulaştı. Bu otobiyografik rol, ona Cannes Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü ve kariyerinin ilk En İyi Erkek Oyuncu Oscar adaylığını getirdi. Son yıllarda "Indiana Jones and the Dial of Destiny" (Indiana Jones ve Kader Kadranı) (2023) ve "Paddington in Peru" (Peru'daki Paddington) (2024) gibi filmlerde de yer aldı. Oyunculuğun yanı sıra, başarılı bir parfüm markasının sahibi olan ve memleketi Málaga'da kurduğu Teatro del Soho ile tiyatro yapımcılığına yatırım yapan Banderas, İspanyol sinemasından çıkıp küresel bir ikona dönüşen en önemli sanatçılardan biri olarak kabul edilmektedir.

Maggie Gyllenhaal
Oyuncu kadrosu · Yönetmen · Canavar Ev, Kara Şövalye, Karanlık Yolculuk olarak bilinir
Margaret Ruth "Maggie" Gyllenhaal, 16 Kasım 1977 tarihinde New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. Yönetmen Stephen Gyllenhaal ve senarist Naomi Foner'in kızı, ünlü oyuncu Jake Gyllenhaal'un ablası olan Maggie, Los Angeles'ta sinema ve sanatla iç içe bir ortamda büyüdü. Columbia Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı ve Doğu Dinleri üzerine eğitim aldıktan sonra Londra'daki Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) oyunculuk eğitimi gördü. Kariyerine babasının yönettiği "Waterland" (1992) ve "A Dangerous Woman" (1993) gibi filmlerde küçük roller alarak adım attı. Ancak ilk dikkat çeken performansı, kardeşi Jake ile birlikte rol aldığı kült film "Donnie Darko" (2001) oldu. Onu bağımsız sinemanın yıldızı yapan ve eleştirmenlerin dikkatini çeken asıl proje ise mazoşist bir sekreteri canlandırdığı "Sekreter" (Secretary) (2002) filmidir. Bu cesur ve kışkırtıcı rolüyle ilk Altın Küre adaylığını kazandı ve Hollywood'da kendine özgü bir yer edindi. Kariyerinin devamında "Mona Lisa Gülüşü" (Mona Lisa Smile) (2003) ve Will Ferrell ile başrolü paylaştığı "Lütfen Beni Öldürme" (Stranger than Fiction) (2006) gibi yapımlarda yer aldı. "Sherrybaby" (2006) filmindeki hapisten yeni çıkmış anne rolüyle ikinci Altın Küre adaylığını elde ederek dramatik yeteneğini bir kez daha kanıtladı. Ancak Maggie Gyllenhaal'un dünya çapında en geniş kitlelere ulaştığı rol, Christopher Nolan'ın yönettiği "Kara Şövalye" (The Dark Knight) (2008) filmindeki Rachel Dawes karakteridir. Katie Holmes'un yerini devraldığı bu rol, filmin milyar dolarlık başarısıyla onu bir gişe yıldızı konumuna taşıdı. Jeff Bridges ile başrolü paylaştığı "Çılgın Kalp" (Crazy Heart) (2009) filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını kazandı. Televizyon dünyasında da başarılı işlere imza atan Gyllenhaal, BBC yapımı mini dizi "The Honorable Woman" (2014) ile bir Altın Küre ödülü kazandı ve HBO dizisi "The Deuce"ta (2017-2019) hem başrol oynadı hem de yapımcılık yaptı. Son yıllarda kamera arkasına geçerek yönetmenlik kariyerine odaklanan sanatçı, Elena Ferrante'nin romanından uyarladığı ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesi "Karanlık Kız" (The Lost Daughter) (2021) ile büyük övgü topladı. Bu filmle Venedik Film Festivali'nde En İyi Senaryo ödülünü kazandı ve Oscar'a En İyi Uyarlama Senaryo dalında aday gösterildi. Aktör Peter Sarsgaard ile evlidir.

Kevin McNally
Oyuncu kadrosu · Kurda Tuzak, Karayip Korsanları: Salazar'ın İntikamı, Karayip Korsanları: Ölü Adam'ın Sandığı olarak bilinir
Kevin Robert McNally, 27 Nisan 1956 tarihinde Bristol, İngiltere'de doğmuş ve çocukluğunu Birmingham'da geçirmiştir. Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) burslu olarak eğitim alan McNally, profesyonel kariyerine 1970'lerin ortalarında adım atmıştır. Genç yaşta yeteneğiyle dikkat çeken aktör, BBC'nin efsanevi tarihi draması "I, Claudius" (1976) ve "Poldark" (1977) gibi prestijli yapımlarda rol alarak televizyon dünyasına sağlam bir giriş yapmıştır. Sinemadaki ilk kayda değer işlerinden biri ise, Roger Moore'lu James Bond filmi "Beni Seven Casus" (The Spy Who Loved Me) (1977) olmuştur. Kariyeri boyunca "The Long Good Friday" (1980), "Cry Freedom" (1987) ve "Entrapment" (1999) gibi önemli filmlerde ve sayısız İngiliz dizisinde "karakter oyuncusu" olarak yer alan McNally, sektörün en çalışkan isimlerinden biri haline gelmiştir. Ancak onu dünya çapında bir şöhrete kavuşturan ve popüler kültürün ayrılmaz bir parçası yapan rol, Disney'in gişe rekortmeni "Karayip Korsanları" (Pirates of the Caribbean) serisindeki performansıdır. Kaptan Jack Sparrow'un sadık, deneyimli ve batıl inançlı sağ kolu Joshamee Gibbs karakterini canlandıran McNally; Johnny Depp ve Geoffrey Rush ile birlikte serinin beş filminde de ("Siyah İnci'nin Laneti" 2003, "Ölü Adamın Sandığı" 2006, "Dünyanın Sonu" 2007, "Gizemli Denizlerde" 2011, "Salazar'ın İntikamı" 2017) yer alan üç oyuncudan biri olmuştur. Televizyon kariyeri de oldukça zengin olan aktör, Amerikan dizisi "Supernatural"da (2011-2012) teknoloji uzmanı Frank Devereaux karakteriyle ve tarihi casusluk dizisi "Turn: Washington's Spies"da (2014-2017) Yargıç Richard Woodhull rolüyle Amerikan izleyicisinin de beğenisini kazanmıştır. Bilimkurgu efsanesi "Doctor Who"da 1984 yılında ve daha sonra 2021 yılında (Jericho rolüyle) yer alarak farklı dönemlerde diziye katkıda bulunmuştur. Son dönemde "The Crown" dizisinde Margaret Thatcher'ın basın sekreteri Bernard Ingham rolünü üstlenmiş ve "Das Boot" (2018) dizisinde yer almıştır. Tiyatro kökenine sadık kalarak West End sahnelerinde "King Lear" ve "Hamlet" gibi oyunlarda da performans sergileyen McNally, kendisi gibi ünlü bir oyuncu olan (Downton Abbey'den tanınan) Phyllis Logan ile evlidir.