Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler

A Tale of Two Cities

a-tale-of-two-cities-301626

A pair of lookalikes, one a former French aristocrat and the other an alcoholic English lawyer, fall in love with the same woman amidst the turmoil of the French Revolution.

Mick Foley fotoğrafı

Mick Foley

Oyuncu kadrosu · WWE Heat olarak bilinir

Michael Francis "Mick" Foley, Sr., 7 Haziran 1965 tarihinde Bloomington, Indiana'da dünyaya gelmiştir. Kısa süre sonra ailesiyle birlikte taşındığı New York, Long Island'da büyüyen Foley, lise yıllarında güreşle ilgilenmeye başladı ve efsanevi güreşçi Jimmy "Superfly" Snuka'yı izledikten sonra profesyonel güreşçi olmaya karar verdi. Dominic DeNucci tarafından eğitilen Foley, kariyerinin başlarında bağımsız federasyonlarda deneyim kazandı. Ancak asıl çıkışını WCW ve ECW gibi organizasyonlarda, acı eşiği yüksek ve tehlikeli maç türlerini içeren "hardcore" güreş tarzıyla yaptı. Almanya'da Vader ile yaptığı bir maç sırasında kulağının bir kısmını kaybetmesi, onun fiziksel fedakarlığının en somut kanıtı olarak tarihe geçti. 1996 yılında WWF'e (günümüzde WWE) katılmasıyla kariyeri küresel bir boyuta ulaştı. Foley, burada "Mankind" (maskeli, zihinsel sorunları olan bir şizofren), "Cactus Jack" (sadist bir kavgacı) ve "Dude Love" (hippi bir gönül adamı) olmak üzere "Foley'nin Üç Yüzü" olarak bilinen üç farklı karakteri başarıyla canlandırdı. Özellikle 1998 King of the Ring etkinliğinde The Undertaker ile gerçekleştirdiği ve kafesin tepesinden yaklaşık 5 metre aşağıya spiker masasının üzerine atıldığı "Hell in a Cell" maçı, profesyonel güreş tarihinin en ikonik ve şok edici anlarından biri olarak kabul edilir. Dwayne "The Rock" Johnson ile kurduğu "The Rock 'n' Sock Connection" takımı, yayınlandığı dönemde reyting rekorları kırdı ve Foley'nin sadece sert bir dövüşçü değil, aynı zamanda üstün bir eğlence figürü olduğunu kanıtladı. Kariyeri boyunca üç kez WWE Şampiyonu olma başarısı gösterdi. Ring içindeki başarılarının yanı sıra Foley, çok yönlü bir yazar olarak da tanınmaktadır. 1999 yılında yayımladığı otobiyografisi "Have a Nice Day: A Tale of Blood and Sweatsocks", New York Times en çok satanlar listesinde bir numaraya yükselerek büyük bir başarı elde etti. Bu başarısını diğer otobiyografiler, çocuk kitapları ve romanlar izledi. Sinema ve televizyonda da yer alan Foley, "Avatar: The Last Airbender" gibi yapımlarda seslendirme yaptı, çeşitli dizi ve belgesellerde kendisi veya kurgusal karakterler olarak rol aldı. Ayrıca stand-up komedi gösterileriyle de sahne aldı. 2000 yılında tam zamanlı güreşi bırakan ancak dönem dönem ringlere dönen ve TNA (Impact Wrestling) gibi federasyonlarda da şampiyonluklar yaşayan Foley, WWE'de Genel Müdür (GM) gibi idari rollerde de bulundu. "Hardcore Efsanesi" (The Hardcore Legend) lakabıyla anılan Mick Foley, 2013 yılında WWE Hall of Fame'e (Şöhretler Müzesi) kabul edilerek efsanevi statüsünü ölümsüzleştirdi.

Beauty and the Beast

beauty-and-the-beast-321612

A live-action adaptation of Disney's version of the classic tale of a cursed prince and a beautiful young woman who helps him break the spell.

Naveen Andrews fotoğrafı

Naveen Andrews

Oyuncu kadrosu · Lost olarak bilinir

Naveen William Sidney Andrews, 17 Ocak 1969 tarihinde Lambeth, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Hindistan'ın Kerala eyaletinden Birleşik Krallık'a göç etmiş olan Malayali bir ailenin oğludur. Muhafazakar bir Metodist evde büyüyen Andrews, gençlik yıllarında otoriteye karşı isyankar bir tavır sergiledi. Oyunculuğa olan tutkusunu keşfettikten sonra, Londra'daki prestijli Guildhall Müzik ve Drama Okulu'na kabul edildi ve burada Ewan McGregor ve David Thewlis gibi isimlerle aynı dönemde eğitim gördü. Kariyerine 1993 yılında Hanif Kureishi'nin romanından uyarlanan BBC yapımı "The Buddha of Suburbia" dizisindeki başrolüyle güçlü bir başlangıç yaptı. Bu rol, onun yeteneğini ilk kez geniş kitlelere göstermesini sağladı. Ancak uluslararası alanda dikkatleri üzerine çeken performansı, 1996 yapımı ve En İyi Film dalında Akademi Ödülü kazanan "İngiliz Hasta" (The English Patient) filmindeki Sih teğmen Kip Singh rolüyle geldi. Bu filmdeki dokunaklı performansı, ona dünya sinemasında bir yer açtı ve eleştirmenlerden övgü topladı. Ardından "Kama Sutra: A Tale of Love" (1996) ve Disney yapımı "Mighty Joe Young" (1998) gibi farklı türlerdeki filmlerde rol aldı. Ancak Naveen Andrews'u küresel bir fenomene dönüştüren ve kariyerinin en ikonik rolü haline gelen karakter, ABC'nin efsanevi dizisi "Lost" (2004-2010) ile oldu. Dizide canlandırdığı eski Irak Cumhuriyet Muhafızları'na mensup işkenceci ve iletişim uzmanı Sayid Jarrah, televizyon tarihinin en karmaşık ve unutulmaz karakterlerinden biri olarak kabul edilir. Andrews, Sayid'in içsel çatışmalarını, pişmanlıklarını ve onur mücadelesini büyük bir derinlikle canlandırdı. Karakterin hem tehlikeli hem de romantik yönlerini ustalıkla bir araya getiren performansı, ona 2006 yılında Altın Küre ve 2005 yılında Emmy Ödülü adaylıkları getirdi. Bu rol, onu dünya çapında tanınan ve sevilen bir aktör yaptı. "Lost"un sona ermesinin ardından Andrews, televizyon ve sinemadaki çalışmalarına devam etti. "Sinbad" (2012) dizisinde Lord Akbari karakterini canlandırdı ve Wachowski kardeşlerin imzasını taşıyan Netflix dizisi "Sense8"de (2015-2018) Jonas Maliki rolüyle yer aldı. Ayrıca, eleştirmenlerden büyük beğeni toplayan ve Amanda Seyfried'in başrolünde olduğu "The Dropout" (2022) adlı mini dizideki performansıyla da dikkat çekti. Oyunculuğun yanı sıra Andrews, bas gitar çalmakta ve şarkı söylemektedir. Genellikle özel hayatını basından uzak tutmayı tercih eden Andrews, canlandırdığı karakterlere kattığı yoğunluk ve karizma ile tanınan, kuşağının en yetenekli aktörlerinden biri olarak kariyerini sürdürmektedir.

Natalie Portman fotoğrafı

Natalie Portman

Oyuncu kadrosu · Bağlanmak Yok, Siyah Kuğu, V for Vendetta olarak bilinir

Natalie Portman (doğum adıyla Neta-Lee Hershlag), 9 Haziran 1981 tarihinde Kudüs, İsrail'de dünyaya gelmiştir. İsrailli bir baba ve Amerikalı bir annenin kızı olan Portman, henüz üç yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti. Washington D.C. ve Connecticut'ta yaşadıktan sonra New York'a yerleşen Portman, çifte vatandaşlığa (İsrail ve ABD) sahiptir. Çocukluk yıllarında bale ve modern dans eğitimleri alan oyuncu, 11 yaşındayken bir pizzacıda keşfedilerek modellik teklifi alsa da tercihini oyunculuktan yana kullandı. Kariyerine olağanüstü bir başlangıç yapan Portman, ilk sinema deneyimini Luc Besson'un yönettiği ve Jean Reno ile başrolü paylaştığı "Sevginin Gücü" (Léon: The Professional) (1994) filminde yaşadı. Canlandırdığı Mathilda karakteriyle henüz 13 yaşındayken eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve dünya çapında dikkatleri üzerine çekti. Bu başarının ardından "Büyük Hesaplaşma" (Heat) (1995) ve "Çılgın Marslılar" (Mars Attacks!) (1996) gibi yapımlarda rol alarak Hollywood'daki yerini sağlamlaştırdı. Ancak onu küresel bir yıldıza dönüştüren ve popüler kültür ikonu haline getiren rol, George Lucas'ın efsanevi "Star Wars" öncül üçlemesinde ("Bölüm I - Gizli Tehlike" 1999, "Bölüm II - Klonların Saldırısı" 2002, "Bölüm III - Sith'in İntikamı" 2005) canlandırdığı Kraliçe Padmé Amidala karakteri oldu. Şöhretinin zirvesindeyken eğitimini ihmal etmeyen Portman, bu dönemde Harvard Üniversitesi'nde psikoloji lisans eğitimini tamamlayarak 2003 yılında mezun oldu. 2004 yapımı Mike Nichols filmi "Daha Yaklaş" (Closer) ile dramatik yeteneğini bir kez daha kanıtlayan aktris, bu performansıyla ilk Oscar adaylığını elde etti ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazandı. Ertesi yıl, saçlarını tamamen kazıtarak başrolünde yer aldığı distopik başyapıt "V for Vendetta" (2005) filmindeki Evey Hammond rolüyle kariyerine unutulmaz bir karakter daha ekledi. Portman'ı oyunculuk kariyerinin zirvesine taşıyan ve ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar, BAFTA ve Altın Küre ödüllerini kazandıran yapım ise, Darren Aronofsky'nin yönettiği psikolojik gerilim "Siyah Kuğu" (Black Swan) (2010) oldu. Filmde canlandırdığı mükemmeliyetçi ve saplantılı balerin Nina Sayers karakteri, sinema tarihinin en etkileyici performanslarından biri olarak kabul edilmektedir. Gişe rekortmeni filmlerle de bağını koparmayan oyuncu, Marvel Sinematik Evreni'ne katılarak "Thor" (2011) ve "Thor: Karanlık Dünya" (2013) filmlerinde astrofizikçi Jane Foster'ı canlandırdı; yıllar sonra "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" (Thor: Love and Thunder) (2022) filmiyle seriye güçlü bir dönüş yaptı. Pablo Larraín'in yönettiği biyografik drama "Jackie" (2016) filminde Jacqueline Kennedy'yi canlandırarak üçüncü Oscar adaylığını kazanan Portman, yakın dönemde bilimkurgu gerilimi "Yok Oluş" (Annihilation) (2018) ve büyük beğeni toplayan "May December" (2023) gibi prestijli yapımlarda başrol üstlendi. Oyunculuğun yanı sıra "Aşk ve Karanlık Masalı" (A Tale of Love and Darkness) (2015) filmiyle yönetmenlik ve senaristliğe de adım atan Portman, aynı zamanda aktif bir yapımcıdır. Kadın hakları ve hayvan hakları konusundaki aktivizmiyle de tanınan usta aktris, günümüzde Hollywood'un en yetenekli, entelektüel ve saygın isimlerinden biri olarak çok yönlü kariyerini sürdürmektedir.

Sultana

sultana-1656489

Sultana is a drama set in Istanbul's one and only strip club, telling a story of a women, power, rivalry and solidarity. A new Turkish story where women are not victims in a fairy tale, but warriors learning that the 'handsome prince' is often the real monster- and their only salvation is each other. Meral the long reigning queen of the one and only strip club of Istanbul which is Sultana, takes a talented new Belarusian dancer named Anna under her wing. But she soon realizes she has created a rival powerful enough to replace her, and a ruthless power struggle erupts between the two women.

Robert De Niro fotoğrafı

Robert De Niro

Oyuncu kadrosu · Bir Zamanlar Amerika, Fısıltı Adam, Taksi Şoförü olarak bilinir

Robert Anthony De Niro Jr., 17 Ağustos 1943 tarihinde New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. Sanatçı bir ailenin çocuğu olan De Niro'nun annesi ressam ve şair, babası ise soyut dışavurumcu bir ressam ve heykeltıraştı. New York'un sanatla iç içe olan Greenwich Village ve Little Italy mahallelerinde büyüyen De Niro, utangaç yapısını yenmek için 10 yaşında tiyatroya başladı. Stella Adler ve Lee Strasberg gibi efsanevi isimlerden metot oyunculuğu eğitimi alarak sanatını şekillendirdi. Kariyerinin ilk dönemlerinde Brian De Palma ile yaptığı çalışmalarla dikkat çektiyse de, asıl büyük çıkışını bir başka usta yönetmenle yapacaktı. De Niro'nun kariyerini ve sinema tarihini değiştiren iş birliği, yönetmen Martin Scorsese ile oldu. İlk olarak "Arka Sokaklar" (Mean Streets) (1973) filminde canlandırdığı pervasız "Johnny Boy" karakteriyle eleştirmenlerin büyük beğenisini kazandı. Ancak onu dünya çapında bir yıldıza dönüştüren ve ilk Oscar'ını (En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu) kazandıran rol, Francis Ford Coppola'nın yönettiği "Baba II" (The Godfather Part II) (1974) filminde canlandırdığı genç Vito Corleone portresi oldu. Bu rol için İtalyancanın Sicilya lehçesini öğrenmesi, rolüne olan bağlılığının ilk büyük göstergesiydi. 1970'ler ve 80'ler boyunca De Niro, sinema tarihinin en ikonik performanslarından bazılarına imza attı. Martin Scorsese ile olan ortaklığı, "Taksi Şoförü" (Taxi Driver) (1976) filmindeki Travis Bickle karakteriyle sinema tarihine geçti. Bu rol için aylarca taksi şoförlüğü yapan De Niro, karakterin psikolojik çöküşünü ustalıkla yansıttı. "Avcı" (The Deer Hunter) (1978) ile bir Oscar adaylığı daha kazandıktan sonra, kariyerinin zirvesine boksör Jake LaMotta'yı canlandırdığı "Kızgın Boğa" (Raging Bull) (1980) ile ulaştı. Rolü için 30 kilodan fazla alarak geçirdiği fiziksel dönüşümle En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandı. Scorsese ile "Sıkı Dostlar" (Goodfellas) (1990) ve "Casino" (1995) gibi başyapıtlarda da birlikte çalıştı. Kariyeri boyunca "Bir Zamanlar Amerika" (Once Upon a Time in America) (1984), "Dokunulmazlar" (The Untouchables) (1987) ve Michael Mann'in yönettiği "Büyük Hesaplaşma" (Heat) (1995) gibi filmlerde unutulmaz performanslar sergiledi. 2000'li yıllardan itibaren komedi türündeki yeteneğini de "Zor Baba" (Meet the Parents) (2000) ve "Anlat Bakalım" (Analyze This) (1999) gibi filmlerle kanıtladı. Oyunculuğun yanı sıra, "Günahkâr Sokaklar" (A Bronx Tale) (1993) ve "Kirli Sırlar" (The Good Shepherd) (2006) filmleriyle yönetmenlik de yapmıştır. Ayrıca 11 Eylül saldırılarının ardından New York şehrinin toparlanmasına yardımcı olmak amacıyla Tribeca Film Festivali'nin kurucuları arasında yer almıştır. "The Irishman" (2019) ve "Dolunay Katilleri" (Killers of the Flower Moon) (2023) gibi yakın tarihli filmlerdeki rolleriyle de ustalığını sergilemeye devam etmektedir.

Alan Tudyk fotoğrafı

Alan Tudyk

Oyuncu kadrosu · Karlar Ülkesi, 6 Süper Kahraman, Moana 2 olarak bilinir

Alan Wray Tudyk (/ˈtjuːdɪk/ TEW-dik; 16 Mart 1971 doğumlu) Amerikalı bir aktördür. Film çalışmaları arasında 28 Days (2000), A Knight's Tale (2001), Dodgeball: A True Underdog Story (2004), I, Robot (2004) ve 3:10 to Yuma (2007) filmlerinde Sonny karakterinin seslendirme ve hareket yakalama çalışmaları bulunmaktadır. Kara komedi korku filmi Tucker & Dale vs. Evil (2010) 'da başrol oynamıştır. Tudyk ayrıca Transformers: Dark of the Moon (2011), 42 (2013), Maze Runner: The Scorch Trials (2015) ve Trumbo (2015) filmlerinde rol almıştır. 2012'den beri tüm Walt Disney Animation Studios filmlerinde karakterlere seslendirme yapmaktadır. Tudyk'ın televizyon rollerinden biri, uzay western draması Firefly (2002–2003) dizisindeki Wash karakteridir. Dizi bir sezon yayınlandı ve yayınlandıktan sonra kült bir hayran kitlesi oluşturdu. 2005 yılında yayınlanan devam filmi Serenity'de bu rolü yeniden canlandırdı ve dizinin son bölümündeki olayları genişletti. Diğer rolleri arasında 2007 yapımı İngiliz kara komedi filmi Death at a Funeral, sitcom Arrested Development (2005, 2013, 2019), bilim kurgu dizisi Dollhouse (2009–2010), süper kahraman animasyon dizisi Young Justice (2010–2013, 2019) ve animasyon dizisi American Dad! (2011–günümüz) yer almaktadır. Tudyk, sitcom Suburgatory (2011–2014) dizisinde Dr. Noah Werner rolünü oynamıştır. Ayrıca komedi dizisi Newsreaders (2014–2015), animasyon dizisi Star vs. the Forces of Evil (2015–2019) dizilerinde rol aldı, The Tick (2017–2019) dizisinde Dangerboat karakterine ses verdi, 2016 yapımı Rogue One filminde K-2SO karakterini canlandırdı ve Doom Patrol (2019) dizisinde Eric Morden/Mr. Nobody karakterini canlandırdı. Video oyunlarında Halo 3: ODST (2009) oyununda Mickey karakterine ses verdi, Star Wars Battlefront (2015) oyununda K-2SO karakterini ve çeşitli DC Super Hero Video Games (2013, 2015 ve 2017) oyunlarında Green Arrow karakterini canlandırdı. 2019'dan beri Tudyk, Harley Quinn dizisinde Joker ve Clayface karakterlerine seslendirme yapmaktadır. Tudyk, bilim kurgu komedi dizisi Resident Alien'da Dr. Harry Vanderspeigle karakterini canlandırmakta ve animasyon dizisi Transformers: EarthSpark'ta Optimus Prime karakterine ses vermektedir. Yukarıdaki açıklama, CC-BY-SA lisansı altında Wikipedia'daki Alan Tudyk maddesinden alınmıştır.

Toxic: A Fairy Tale for Grown-ups

toxic-a-fairy-tale-for-grown-ups-1213243

A powerful drug cartel pulls the strings behind a facade of sun-soaked beaches as a gritty, violent underworld power struggle emerges during the crumbling of Portuguese colonial rule.

The Piano Forest

the-piano-forest-78471

A tranquil tale about two boys from very different upbringings. On one hand you have Kai, born as the son of a prostitute, who's been playing the abandoned piano in the forest near his home ever since he was young. And on the other you have Syuhei, practically breast-fed by the piano as the son of a family of prestigious pianists. Yet it is their common bond with the piano that eventually intertwines their paths in life.

The Last Kiss

the-last-kiss-1318467

Laurel always imagined her first kiss would be a fairy tale. Instead, that fantasy turns frightening when she's cursed with an ability to see the death of anyone she kisses. After a vision reveals her crush is doomed to die in a strange murder spree targeting her closest friends, she races to unmask the killer before the mystery becomes a massacre.

Will Smith fotoğrafı

Will Smith

Oyuncu kadrosu · Yapımcı · Ben Efsaneyim, Siyah Giyen Adamlar 3, Suicide Squad: Gerçek Kötüler olarak bilinir

Willard Carroll Smith II (d. 25 Eylül 1968) Amerikalı aktör ve rapçi. Çeşitli rolleriyle tanınan Smith, bir Akademi Ödülü, bir İngiliz Akademi Film Ödülü ve dört Grammy Ödülü de dahil olmak üzere çeşitli ödüller almıştır. Smith oyunculuk kariyerine NBC sitcomu The Fresh Prince of Bel-Air'de (1990-1996) kendisinin kurgulanmış bir versiyonu olarak rol alarak başladı. İlk olarak DJ Jazzy Jeff ile hip hop ikilisinin bir parçası olarak tanındı ve birlikte beş stüdyo albümü ve ABD Billboard Hot 100 listesinde ilk 20'ye giren “Parents Just Don't Understand”, “A Nightmare on My Street”, ‘Summertime’, “Ring My Bell” ve "Boom! Shake the Room" single'larını 1984'ten 1994'e kadar yayınladı. Big Willie Style (1997), Willennium (1999), Born to Reign (2002) ve Lost and Found (2005) adlı solo albümlerini yayınladı ve bu albümler ABD'de bir numara olan “Gettin' Jiggy wit It” ve “Wild Wild West” single'larını içeriyordu. Rap performansları için dört Grammy Ödülü aldı. Smith, aksiyon filmi Bad Boys (1995), devam filmleri Bad Boys II (2003) ve Bad Boys for Life (2020) ve bilimkurgu komedileri Men in Black (1997), Men in Black II (2002) ve Men in Black 3 (2012) gibi filmlerde başrol oyuncusu olarak daha geniş bir üne kavuştu. Independence Day (1996) ve Enemy of the State (1998) adlı gerilim filmlerinde rol aldıktan sonra, Ali (2001) filmindeki Muhammed Ali ve The Pursuit of Happyness (2006) filmindeki Chris Gardner rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü adaylıkları elde etti. Daha sonra I, Robot (2004), Shark Tale (2004), Hitch (2005), I Am Legend (2007), Hancock (2008), Seven Pounds (2008), Suicide Squad (2016) ve Aladdin (2019) gibi ticari açıdan başarılı filmlerde rol aldı. Biyografik spor draması King Richard'da (2021) Richard Williams'ı canlandıran Smith, En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü, BAFTA Ödülü, Altın Küre Ödülü ve Screen Actors Guild Ödülü kazandı.

Natalie Brown fotoğrafı

Natalie Brown

Oyuncu kadrosu · The Strain olarak bilinir

Natalie Brown, 17 Mayıs 1973 tarihinde Timmins, Ontario, Kanada'da dünyaya gelmiştir. Kariyerine ilk adımlarını sanat dünyasının mutfağında değil, modellik yaparak atan Brown, Kanada'da yayınlanan ünlü bir Heinz Ketçap reklamındaki performansıyla ilk kez geniş kitlelerin yüzüne aşina olduğu bir isim haline geldi. Bu erken dönem başarısı, onun oyunculuk tutkusunu keşfetmesini sağladı ve Kanada televizyonlarında çeşitli yan rollerde boy göstermeye başladı. Sinema dünyasındaki ilk kayda değer deneyimlerini, "Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir" (How to Lose a Guy in 10 Days) (2003) ve Zack Snyder'ın yönettiği kült korku filmi "Ölülerin Şafağı" (Dawn of the Dead) (2004) gibi büyük yapımlarda aldığı küçük rollerle edindi. Ancak oyunculuk yeteneğini tam anlamıyla sergileme fırsatı bulduğu ve Kanada'da tanınan bir başrol oyuncusu haline geldiği proje, CBC yapımı komedi dizisi "Sophie" (2008-2009) oldu. Bu dizide canlandırdığı Sophie Parker karakteriyle hem komedi zamanlamasındaki başarısını gösterdi hem de Gemini Ödülü adaylığı kazandı. Uluslararası alanda tanınırlığı, bilimkurgu ve korku türündeki yapımlarla arttı. Popüler dizi "Being Human"ın (2011-2014) Amerikan uyarlamasında Julia karakterine hayat vererek dramatik yönünü ortaya koydu. Ancak Natalie Brown'ın kariyerindeki en büyük dönüm noktası ve onu küresel bir izleyici kitlesine tanıtan proje, hiç şüphesiz Guillermo del Toro'nun "The Strain" (2014-2017) dizisi oldu. Dizinin başında Corey Stoll'un canlandırdığı Ephraim Goodweather'ın eski eşi ve Max Charles'ın canlandırdığı Zach'in annesi olan Kelly Goodweather olarak hikayeye dahil oldu. İlerleyen bölümlerde karakterinin geçirdiği korkunç dönüşümle birlikte, dizinin en önemli ve tehditkar vampirlerinden (Strigoi) birine evrildi. Brown, Kelly'nin insanlıktan çıkışını ve "Seziciler" (Feelers) olarak bilinen yaratıkların liderliğine yükselişini, ağır protez makyaj altında sergilediği tüyler ürpertici performansla başarıyla yansıttı. Korku ve gerilim türündeki başarısını, antoloji dizisi "Channel Zero: Candle Cove" (2016) ve Jon Watts'ın yönettiği korku filmi "Clown" (2014) ile sürdürdü. Ayrıca bilimkurgu dizisi "Dark Matter"da Sarah ve eleştirmenlerce övülen komedi dizisi "Schitt's Creek"te Heather Warner rolleriyle yer alarak türler arası geçiş yapabilme yeteneğini kanıtladı. "The Expanse" ve "The Handmaid's Tale" gibi prestijli yapımlarda da konuk oyuncu olarak görünen Natalie Brown, özellikle dönüşüm gerektiren zorlu rollerdeki başarısı ve Kanada televizyonundaki istikrarlı kariyeriyle tanınmaktadır.

Heath Ledger fotoğrafı

Heath Ledger

Oyuncu kadrosu · Brokeback Dağı, Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi, Kara Şövalye olarak bilinir

Heath Andrew Ledger, 4 Nisan 1979 tarihinde Perth, Batı Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Fransızca öğretmeni bir anne ve maden mühendisi olan bir babanın oğlu olan Ledger, eğitimini Guildford Grammar School'da tamamladı. Okul yıllarında hem spora (özellikle çim hokeyi) hem de oyunculuğa ilgi duyan Ledger, 17 yaşında okulu bırakarak oyunculuk kariyerine odaklanmak üzere Sidney'e taşındı. Avustralya televizyonlarında "Sweat" (1996) ve "Roar" (1997) gibi dizilerde aldığı rollerle ilk deneyimlerini kazandı ve yerel çapta tanınmaya başladı. Hollywood'daki büyük çıkışını, Shakespeare'in "Hırçın Kız" eserinin modern bir uyarlaması olan gençlik komedisi "Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi" (10 Things I Hate About You) (1999) filmiyle gerçekleştirdi. Bu rol onu kısa sürede bir gençlik idolü haline getirse de, Ledger bu imajın üzerine yapışmasını istemedi ve kariyerini daha derinlikli, zorlayıcı ve dramatik rollerle şekillendirmeyi seçti. Mel Gibson ile birlikte rol aldığı "Vatansever" (The Patriot) (2000), Halle Berry ile oynadığı "Kesişen Yollar" (Monster's Ball) (2001) ve eğlenceli bir dönem filmi olan "Şövalye" (A Knight's Tale) (2001) gibi yapımlarla çok yönlülüğünü kanıtladı. Kariyerinin en önemli dönüm noktalarından biri, Ang Lee'nin yönettiği "Brokeback Dağı" (Brokeback Mountain) (2005) filmindeki Ennis Del Mar performansı oldu. Bu rolüyle eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü'ne (Oscar) aday gösterildi. Aynı dönemde "Casanova" (2005), "Grimm Kardeşler" (The Brothers Grimm) (2005) ve Bob Dylan'ın hayatından kesitler sunan "Beni Orada Arama" (I'm Not There) (2007) gibi farklı türlerdeki projelerde yer alarak sanatsal cesaretini sergiledi. Ancak Heath Ledger'ın sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran ve onu efsaneleştiren performansı, Christopher Nolan'ın yönettiği "Kara Şövalye" (The Dark Knight) (2008) filmindeki Joker karakteri oldu. Karaktere getirdiği kaotik, karanlık ve anarşist yorum, süper kahraman sinemasında bir mihenk taşı olarak kabul edildi. Bu unutulmaz performansıyla, vefatından sonra En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar ve Altın Küre ödüllerine layık görüldü. Son olarak Terry Gilliam'ın "Dr. Parnassus" (The Imaginarium of Doctor Parnassus) (2009) filminde rol aldı; ancak çekimler tamamlanamadan hayatını kaybettiği için rolü arkadaşları Johnny Depp, Jude Law ve Colin Farrell tarafından tamamlandı. Heath Ledger, 22 Ocak 2008 tarihinde New York'taki dairesinde reçeteli ilaçların kaza sonucu aşırı dozda kullanımı nedeniyle 28 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Kathrine Narducci fotoğrafı

Kathrine Narducci

Kathrine Narducci, 22 Kasım 1965 tarihinde East Harlem, New York'ta İtalyan kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babası, Kathrine henüz 10 yaşındayken bir mafya çatışmasında öldürülen Narducci'nin hayatı, daha sonra canlandıracağı rollerle ilginç bir paralellik gösterir. Oyunculuk kariyerine başlamadan önce moda endüstrisinde çalışan Narducci'nin sinema dünyasına girişi, adeta bir film senaryosu gibidir. 1993 yılında, 9 yaşındaki oğlunu Robert De Niro'nun ilk yönetmenlik denemesi olan "Günaha Davet" (A Bronx Tale) filminin seçmelerine götürdüğünde, filmin senaristi ve yıldızı Chazz Palminteri tarafından fark edilmiş ve deneme çekimine alınarak De Niro'nun eşi Rosina Anello rolünü kapmıştır. Bu beklenmedik başlangıç, onun Hollywood'da doğal ve inandırıcı bir yetenek olarak kabul edilmesini sağladı. Ancak Narducci'yi televizyon tarihinin unutulmazları arasına sokan asıl proje, HBO'nun kült dizisi "The Sopranos" (1999-2007) oldu. Dizide, restoran sahibi Artie Bucco'nun eşi Charmaine Bucco karakterini canlandırdı. Mafya dünyasının cazibesine kapılmayan, ahlaki pusulası şaşmayan ve kocasını suç dünyasından uzak tutmaya çalışan sert mizaçlı Charmaine rolü, ona büyük bir saygınlık kazandırdı. Kariyeri boyunca genellikle güçlü İtalyan-Amerikan kadınlarını canlandıran Narducci, "Two Family House" (2000) ve Clint Eastwood'un yönettiği "Jersey Boys" (2014) gibi filmlerde yer aldı. Televizyonda ise "Law & Order", "NYPD Blue" ve "Power" gibi yapımlarda konuk oyuncu olarak görüldü. Kariyerinin ikinci baharını 2010'ların sonunda yaşayan oyuncu, Martin Scorsese'nin epik suç filmi "The Irishman"de (2019) Joe Pesci'nin canlandırdığı Russell Bufalino'nun eşi Carrie Bufalino rolüyle eleştirmenlerden tam not aldı. Aynı dönemde "Godfather of Harlem" dizisinde Vincent Gigante'nin eşi Olympia Gigante'yi canlandırdı. Yakın dönemde ise genç kuşak izleyiciler tarafından HBO'nun fenomen dizisi "Euphoria"nın (2022) ikinci sezonundaki performansıyla tanındı. Dizide Fezco karakterinin uyuşturucu satıcısı, sert ve kural tanımaz büyükannesi (Kitty) olarak gösterdiği performans, sosyal medyada viral oldu ve oyunculuk yelpazesinin genişliğini kanıtladı. Narducci ayrıca Robert De Niro ile tekrar bir araya geldiği "Alto Knights" (2025) filminde Anna Genovese karakterine hayat vererek suç dramalarındaki ustalığını sürdürmektedir.

Richard Gere fotoğrafı

Richard Gere

Oyuncu kadrosu · Sadakatsiz, Çakal, Özel Bir Kadın olarak bilinir

Richard Tiffany Gere, 31 Ağustos 1949 tarihinde Philadelphia, Pensilvanya'da dünyaya gelmiştir. Metodist bir ailenin çocuğu olarak Syracuse, New York'ta büyüyen Gere, Massachusetts Üniversitesi'nde felsefe bursuyla eğitim gördü ancak iki yıl sonra oyunculuk tutkusu ağır basınca okulu bıraktı. Profesyonel kariyerine tiyatro sahnelerinde başlayan oyuncu, özellikle 1973 yılında Londra yapımı "Grease" müzikalindeki Danny Zuko performansıyla ilk kez dikkatleri üzerine çekti. Sinemadaki ilk önemli çıkışını "Looking for Mr. Goodbar" (1977) filmindeki yardımcı rolüyle yaptıktan sonra, Terrence Malick'in görsel şaheseri "Cennet Günleri" (Days of Heaven) (1978) ile başrol oyuncusu kumaşına sahip olduğunu kanıtladı. Ancak Richard Gere'i küresel bir yıldıza ve dönemin en önemli seks sembollerinden birine dönüştüren yapım, Paul Schrader'ın yönettiği "Amerikan Jigolo" (American Gigolo) (1980) oldu. Bu başarıyı, Debra Winger ile başrolü paylaştığı ve romantik drama türünün klasikleri arasına giren "Subay ve Centilmen" (An Officer and a Gentleman) (1982) filmiyle perçinledi. Francis Ford Coppola'nın "The Cotton Club" (1984) gibi filmleriyle geçen 80'lerin ardından, 1990 yılında Julia Roberts ile başrolü paylaştığı modern kült klasik "Özel Bir Kadın" (Pretty Woman) (1990) ile kariyerinde muazzam bir ikinci yükseliş yaşadı. Bu film, onu romantik komedilerin aranan yüzü yaptı. İkili, yıllar sonra "Kaçak Gelin" (Runaway Bride) (1999) filminde tekrar bir araya geldi ve yine büyük bir gişe başarısı yakaladı. Dramatik yeteneklerini ve çok yönlülüğünü "İlk Korku" (Primal Fear) (1996) ve "Sadakatsiz" (Unfaithful) (2002) gibi gerilim dozu yüksek filmlerde sergileyen Gere, müzikal yeteneğini de konuşturduğu "Chicago" (2002) filmindeki Billy Flynn rolüyle Müzikal veya Komedi Dalında En İyi Erkek Oyuncu Altın Küre Ödülü'nü kazandı. 2000'lerin sonrasında tüm dünyada izleyicileri derinden etkileyen "Hachi: Bir Köpeğin Hikayesi" (Hachi: A Dog's Tale) (2009) gibi duygusal yapımlarda yer aldı. "Entrika" (Arbitrage) (2012) ve "Norman" (2016) gibi bağımsız sinema örneklerinde sergilediği olgunluk dönemi performanslarıyla eleştirmenlerden tam not aldı. Sinema kariyerinin yanı sıra, yetenekli bir piyanist ve bestecidir. Ayrıca 20'li yaşlarından beri Budizm'e olan derin bağlılığı ve Dalai Lama ile olan yakın dostluğuyla bilinir; Tibet'in bağımsızlığı ve insan hakları konularındaki aktif savunuculuğu, kişisel hayatının ve kamuoyundaki imajının önemli bir parçasıdır.

A Tale of Two Cities - S1E2 "Malunion" - Episode Discussion

Episode discussion in A Tale of Two Cities

Discuss this episode here. Spoilers are expected.

A Tale of Two Cities - S1E3 "Mother's Ruin" - Episode Discussion

Episode discussion in A Tale of Two Cities

Discuss this episode here. Spoilers are expected.

The Green Mile

the-green-mile-497

A supernatural tale set on death row in a Southern prison, where gentle giant John Coffey possesses the mysterious power to heal people's ailments. When the cell block's head guard, Paul Edgecomb, recognizes Coffey's miraculous gift, he tries desperately to help stave off the condemned man's execution.

Jorma Tommila fotoğrafı

Jorma Tommila

Jorma Tommila, 1959 yılında Rauma, Finlandiya'da dünyaya gelmiştir. Fin sinemasının en karakteristik ve yoğun performansa dayalı oyuncularından biri olan Tommila, kariyerine tiyatro sahnelerinde adım atmıştır. Gençlik yıllarını, 1980'lerde Finlandiya'nın tiyatro dünyasında ses getiren ve deneysel işlere imza atan God's Theatre (Jumalan teatteri) grubuyla geçirdi. Bu dönemde edindiği sahne disiplini ve bedensel anlatım yeteneği, ilerleyen yıllarda sinema kariyerinin temel taşlarını oluşturdu. Tommila, kariyeri boyunca pek çok Fin yapımı film ve dizide rol alsa da, onu uluslararası arenada tanınır kılan asıl dönüm noktası, yönetmen Jalmari Helander ile kurduğu uzun soluklu iş birliği oldu. Bu ortaklığın ilk büyük meyvesi, kült bir statüye ulaşan 2010 yapımı fantastik korku-komedi filmi "Rare Exports: A Christmas Tale" (Rare Exports) oldu. Bu filmde canlandırdığı sert mizaçlı baba figürü Rauno, hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden tam not aldı. 2014 yılında, Hollywood yıldızı Samuel L. Jackson ile birlikte rol aldığı aksiyon-macera filmi "Büyük Oyun" (Big Game) ile küresel izleyici kitlesinin karşısına çıktı. Ancak Jorma Tommila'nın kariyerinde gerçek anlamda bir patlama yaratan ve onu modern aksiyon sinemasının unutulmaz karakterlerinden biri haline getiren yapım, 2022 yapımı "Sisu" oldu. İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde Finlandiya'nın vahşi doğasında Nazilere karşı tek başına mücadele eden efsanevi eski asker Aatami Korpi'yi canlandırdığı bu film, dünya çapında büyük bir başarı yakaladı. Tommila'nın film boyunca neredeyse hiç konuşmadan, sadece fiziksel performansı, delici bakışları ve karizmasıyla sergilediği oyunculuk, ona "ölümsüz" bir aksiyon kahramanı statüsü kazandırdı ve birçok uluslararası festivalden ödülle dönmesini sağladı. Kişisel hayatında da sanatsal bir çevreye sahip olan Jorma Tommila, yönetmen Jalmari Helander'in kayınbiraderidir. Ayrıca, "Rare Exports", "Big Game" ve "Sisu" gibi en önemli projelerinde, kendi oğlu olan genç yetenek Onni Tommila ile birlikte kamera karşısına geçmiştir. Tommila, az diyalogla çok şey anlatan oyunculuk tarzı ve sert kuzeyli duruşuyla Fin sinemasının en önemli ihracatlarından biri olarak kabul edilmektedir.

Lily Newmark fotoğrafı

Lily Newmark

Lily Newmark, 24 Mayıs 1994 tarihinde Londra, Birleşik Krallık'ta dünyaya gelmiştir. Sanatla iç içe bir ailede büyüyen Newmark'ın annesi, eski bir aktris olan Lucy Keegan'dır. Genç yaşlarından itibaren oyunculuğa ilgi duyan Newmark, bu alandaki yeteneğini geliştirmek için Doğu 15 Oyunculuk Okulu'nda (East 15 Acting School) eğitim aldı ve 2016 yılında buradan mezun oldu. Profesyonel oyunculuk kariyerine kısa filmlerle başlayan Newmark, asıl çıkışını Deborah Haywood'un yönettiği, eleştirmenlerce beğenilen bağımsız drama filmi "Pin Cushion" (2017) ile yaptı. Filmde, annesiyle birlikte yeni bir kasabaya taşındıktan sonra zorbalığa maruz kalan Iona karakterini canlandırdı. Bu zorlu roldeki etkileyici performansı ona büyük övgü kazandırdı ve En İyi Yeni Oyuncu dalında İngiliz Bağımsız Film Ödülü'ne (BIFA) aday gösterilmesini sağladı. Bu rol, onun sektördeki tanınırlığını önemli ölçüde artırdı. "Pin Cushion"ın getirdiği başarının ardından Newmark, kariyerini çeşitli projelerle zenginleştirdi. "Solo: A Star Wars Story" (2018) gibi büyük bütçeli yapımlarda küçük roller alarak uluslararası izleyiciyle buluştu. Televizyon dünyasında ise BBC'nin mini dizisi "Les Misérables" (2018) ve Netflix'in popüler gençlik dizisi "Sex Education"da (2019) yer aldı. "Sex Education"da canlandırdığı Ruthie karakteriyle geniş bir kitleye ulaştı. Farklı türlerdeki yeteneğini sergilemeye devam eden Newmark, Netflix'in fantastik dizisi "Cursed"de (2020) Pym karakterini canlandırdı. Ayrıca, başrolü üstlendiği bağımsız drama "A Brixton Tale" (2021) filmindeki performansıyla da dikkat çekti. Kariyerine "Lockwood & Co." (2023) gibi dizilerde aldığı rollerle devam eden Lily Newmark, hem sinema hem de televizyonda yükselen, kuşağının yetenekli İngiliz aktrisleri arasında gösterilmektedir.

The Handmaid's Tale

the-handmaid-s-tale-69478

Set in a dystopian future, a woman is forced to live as a concubine under a fundamentalist theocratic dictatorship.

Sydney Sweeney fotoğrafı

Sydney Sweeney

Oyuncu kadrosu · Hizmetçi, Senden Başka, Euphoria olarak bilinir

Sydney Bernice Sweeney, 12 Eylül 1997 tarihinde Spokane, Washington, ABD'de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren oyunculuğa büyük bir ilgi duyan Sweeney, henüz 12 yaşındayken ailesini, memleketinde çekilecek bağımsız bir filmde rol almak için ikna etmek amacıyla detaylı bir beş yıllık iş planı sunarak bu konudaki kararlılığını göstermiştir. Bu olayın ardından ailesi, onun kariyerini desteklemek için Los Angeles'a taşınma kararı almıştır. Sweeney, oyunculuk kariyerinin ilk yıllarında çeşitli seçmelere katılmış, "Heroes", "Criminal Minds", "Grey's Anatomy" gibi popüler dizilerde konuk oyuncu olarak yer almış ve küçük rollerle deneyim kazanmıştır. Sweeney'nin kariyerinde önemli bir sıçrama, 2018 yılında art arda yer aldığı projelerle gerçekleşti. Netflix dizisi "Everything Sucks!"ta canlandırdığı Emaline Addario karakteri ve özellikle Hulu'nun büyük beğeni toplayan drama dizisi "The Handmaid's Tale"de canlandırdığı Eden Spencer karakteriyle dikkatleri üzerine çekti. Aynı yıl HBO'nun mini dizisi "Sharp Objects"te canlandırdığı Alice karakteriyle de yeteneğini farklı bir rolde sergileme fırsatı buldu. Ancak Sydney Sweeney'i küresel çapta şöhrete taşıyan ve onu neslinin en çok konuşulan oyuncularından biri haline getiren rol, HBO'nun fenomen haline gelen gençlik draması "Euphoria"da (2019-günümüz) canlandırdığı Cassie Howard karakteri oldu. Özellikle dizinin ikinci sezonundaki karmaşık ve duygusal açıdan zorlayıcı performansıyla büyük beğeni toplayan Sweeney, bu rolüyle 2022 yılında Drama Dizilerinde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Emmy Ödülü'ne aday gösterildi. Sweeney'nin başarısı bununla sınırlı kalmadı. Yine 2022 yılında, HBO'nun bir diğer popüler dizisi olan "The White Lotus"un ilk sezonunda canlandırdığı alaycı ve ayrıcalıklı genç Olivia Mossbacher karakteriyle de büyük övgü aldı ve Mini Dizi/Antoloji Dizisi veya Film dalında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu kategorisinde ikinci bir Emmy adaylığı elde etti. Aynı yıl içinde iki farklı prestijli diziyle iki Emmy adaylığı kazanması, onun yeteneğini ve çok yönlülüğünü gözler önüne serdi. Televizyondaki başarısının ardından sinema kariyerine de ağırlık veren Sweeney, eleştirmenlerce beğenilen "Reality" (2023) filmindeki performansıyla dikkat çekti. Ardından başrolünü Glen Powell ile paylaştığı romantik komedi "Anyone but You" (2023) ile beklenmedik bir gişe başarısı yakaladı. 2024 yılında ise süper kahraman filmi "Madame Web" ve başrolünü üstlenip aynı zamanda yapımcılığını da yaptığı korku filmi "Immaculate" ile sinema perdesindeki yerini sağlamlaştırdı. 2020 yılında kurduğu yapım şirketi Fifty-Fifty Films aracılığıyla kendi projelerini geliştirmeye ve kadın odaklı hikayelere yatırım yapmaya devam etmektedir. Oyunculuğun yanı sıra klasik araba restorasyonu gibi ilgi alanlarıyla da bilinen Sydney Sweeney, kısa sürede elde ettiği büyük başarılar, eleştirel takdir, yapımcılığa adım atması ve farklı türlerdeki rolleri başarıyla canlandırmasıyla günümüz Hollywood'unun en parlak ve gelecek vaat eden genç yıldızlarından biri olarak öne çıkmaktadır.

A Love Other Than Yours

a-love-other-than-yours-314939

A realistic, emotionally resonant romance about a couple in their tenth year together whose comfortable relationship is tested by unexpected feelings.