Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Aşk ve Gurur posteri

Aşk ve Gurur

2005

DramRomantik

18. yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere'de, Elizabeth veya Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty olmak üzere beş kız kardeş olan Bennet kardeşler, annelerinin iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır.

Matthew Macfadyen fotoğrafı

Matthew Macfadyen

Oyuncu kadrosu · Aşk ve Gurur, Deadpool ve Wolverine, Succession olarak bilinir

David Matthew Macfadyen, 17 Ekim 1974 tarihinde Great Yarmouth, Norfolk, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Bir petrol mühendisi ve bir tiyatro öğretmeninin oğlu olan Macfadyen, babasının işi nedeniyle çocukluğunun bir kısmını Endonezya ve İskoçya gibi farklı coğrafyalarda geçirdi. Oyunculuğa olan ilgisi onu Londra'daki prestijli Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'ne (RADA) yönlendirdi ve buradan 1995 yılında mezun oldu. Profesyonel kariyerine Cheek by Jowl tiyatro kumpanyasıyla adım atarak "The Duchess of Malfi" ve "Much Ado About Nothing" gibi klasik oyunlarda sahne aldı. Televizyondaki ilk büyük çıkışını, Emily Brontë'nin romanından uyarlanan "Wuthering Heights" (1998) filminde canlandırdığı Heathcliff karakteriyle yaptı. Macfadyen'ı İngiltere genelinde tanıtan yapım, BBC'nin popüler casusluk dizisi "Spooks" (2002-2004) oldu. Dizide canlandırdığı MI5 ajanı Tom Quinn karakteriyle büyük beğeni topladı ve setinde gelecekteki eşi Keeley Hawes ile tanıştı. Sinemadaki asıl büyük sıçramasını ise Joe Wright'ın yönettiği "Aşk ve Gurur" (Pride & Prejudice) (2005) filminde gerçekleştirdi. Keira Knightley ile başrolü paylaştığı bu yapımda, edebiyat dünyasının en zorlu karakterlerinden biri olan Mr. Darcy'ye getirdiği hassas ve karizmatik yorumla uluslararası alanda tanınırlık kazandı. Kariyeri boyunca dramdan komediye geniş bir yelpazede roller üstlenen Macfadyen, Frank Oz'un kara komedisi "Cenazede Ölüm" (Death at a Funeral) (2007) ve Ron Howard'ın "Frost/Nixon" (2008) filmlerindeki performanslarıyla çok yönlülüğünü kanıtladı. Televizyon dünyasında "Little Dorrit" (2008) dizisindeki performansıyla BAFTA En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kazandı ve dönem polisiye dizisi "Ripper Street"te (2012-2016) Dedektif Edmund Reid olarak başrol oynadı. Ancak kariyerinin zirvesine, HBO'nun fenomen dizisi "Succession" (2018-2023) ile ulaştı. Dizide canlandırdığı Tom Wambsgans karakteri, ona iki Primetime Emmy Ödülü ve bir Altın Küre kazandırdı; karakterin hırsı, yaltakçılığı ve karmaşık duygusal dünyasını ustalıkla yansıtması eleştirmenlerden tam not aldı. "Succession" sonrası dönemde de hız kesmeyen aktör, gerçek bir hikayeye dayanan "Quiz" (2020) dizisinde Binbaşı Charles Ingram'ı ve "Operation Mincemeat" (2021) filminde Ewen Montagu'yu canlandırdı. Macfadyen, 2024 yılında vizyona giren ve gişe rekorları kıran "Deadpool & Wolverine" filminde Mr. Paradox karakterini canlandırarak Marvel Sinematik Evreni'ne (MCU) adım attı. Tiyatro kökenlerini unutmayan ve ekran önündeki başarısını sürdüren aktör, oyuncu Keeley Hawes ile evlidir ve iki çocuk babasıdır.

Tom Hollander fotoğrafı

Tom Hollander

Oyuncu kadrosu · The King's Man: Başlangıç, The Uprising, Aşk ve Gurur olarak bilinir

Thomas Anthony Hollander, 25 Ağustos 1967 tarihinde Bristol, İngiltere'de dünyaya gelmiş, ancak Oxford'da öğretmen bir ailenin çocuğu olarak büyümüştür. Genç yaşta sanata ilgi duyan Hollander, Dragon School ve Abingdon School'da eğitim gördü. Bu dönemde Ulusal Gençlik Tiyatrosu'nun bir üyesiydi ve henüz 14 yaşındayken BBC yapımı "John Diamond" (1981) ile ilk profesyonel rolünü aldı. Eğitimine Cambridge Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı okuyarak devam etti ve burada "Marlowe Society" gibi öğrenci tiyatro topluluklarında aktif olarak yer alarak sahne yeteneğini geliştirdi. Kariyerinin ilk yıllarında ağırlıklı olarak tiyatroya odaklanan Hollander, 1992 yılında "The Way of the World" oyunundaki performansıyla prestijli Ian Charleson Ödülü'nü kazandı. Bu başarısı, onu İngiltere'nin en parlak genç sahne oyuncularından biri olarak tanıttı. Sinemaya geçişi ise 2000'li yılların başında oldu. Robert Altman'ın yönettiği ve yıldızlarla dolu kadrosuyla dikkat çeken "Gosford Parkı" (Gosford Park) (2001) filmindeki rolüyle sinema dünyasında adını duyurdu. Ancak onu geniş kitlelere tanıtan ve komedi yeteneğini sergilediği rol, Jane Austen uyarlaması "Aşk ve Gurur" (Pride & Prejudice) (2005) filmindeki unutulmaz Mr. Collins karakteri oldu. Hollander, kariyeri boyunca hem komik hem de tehditkâr karakterleri canlandırmadaki çok yönlülüğü ile tanındı. Disney'in gişe rekortmeni serisi "Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı" (Pirates of the Caribbean: Dead Man's Chest) (2006) ve "Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu" (Pirates of the Caribbean: At World's End) (2007) filmlerinde canlandırdığı acımasız Lord Cutler Beckett karakteriyle uluslararası bir üne kavuştu. "In the Loop" (2009) filmindeki performansıyla da eleştirmenlerden övgü topladı. Televizyon kariyerinde de önemli başarılara imza attı. Kendisinin ortak yaratıcısı olduğu ve başrolünü oynadığı sitcom "Rev." (2010-2014) ile BAFTA ödülü kazandı. John le Carré uyarlaması olan mini dizi "The Night Manager"daki (2016) rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında BAFTA TV Ödülü'nün sahibi oldu. Sonraki yıllarda "Bohemian Rhapsody" (2018), "The King's Man" (2021) gibi büyük yapımlarda ve eleştirmenlerce beğenilen "The White Lotus" (2022) ve "Feud: Capote vs. The Swans" (2024) gibi dizilerde yer alarak üretken ve başarılı kariyerini sürdürdü. Hollander, canlandırdığı her karaktere kattığı özgün yorum ve derinlikle neslinin en saygın aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Sam Riley fotoğrafı

Sam Riley

Samuel Peter W. Riley, 8 Ocak 1980 tarihinde Menston, Batı Yorkshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Tekstil ticaretiyle uğraşan bir baba ve anaokulu öğretmeni bir annenin oğlu olan Riley, eğitimini Uppingham School'da tamamladı. Gençlik yıllarında oyunculuğa ilgi duysa da, Londra Müzik ve Dramatik Sanat Akademisi (LAMDA) ve Kraliyet Dramatik Sanat Akademisi (RADA) gibi prestijli okullara yaptığı başvurular reddedildi. Bir süre giyim deposunda ve barmen olarak çalışan Riley, aynı zamanda Leeds merkezli "10,000 Things" adlı indie rock grubunun solistliğini yaptı. Grup bir albüm çıkarsa da beklenen ticari başarıyı yakalayamadı ve dağıldı. Müzik kariyerinin sona ermesinin ardından oyunculuğa odaklanan Riley, ilk önemli çıkışını televizyon filmlerinde küçük roller alarak yaptı. Ancak kariyerinin dönüm noktası ve onu uluslararası üne kavuşturan proje, Joy Division grubunun efsanevi solisti Ian Curtis'i canlandırdığı biyografik film "Control" (2007) oldu. Anton Corbijn'in yönettiği bu siyah-beyaz filmdeki performansı eleştirmenlerden tam not aldı ve kendisine İngiliz Bağımsız Film Ödülleri'nde "En İyi Çıkış Yapan Oyuncu" ödülünü kazandırdı. Bu rol, Riley'nin melankolik ve derinlikli karakterleri canlandırma yeteneğini kanıtlamasını sağladı. Bu başarının ardından Riley, bağımsız sinemadan büyük bütçeli Hollywood yapımlarına kadar geniş bir yelpazede roller üstlendi. Bilimkurgu ve fantezi unsurlarını barındıran "Franklyn" (2008) filminde rol aldıktan sonra, Graham Greene'in klasik romanından uyarlanan "Brighton Rock" (2010) filminde sosyopat gangster Pinkie Brown karakterine hayat verdi. Walter Salles'in yönettiği ve Jack Kerouac'ın kült romanından uyarlanan "Yolda" (On the Road) (2012) filminde başrol Sal Paradise'ı canlandırerek Amerikan edebiyatının ikonik bir figürüne hayat verdi. Aynı yıl Neil Jordan'ın "Bir Vampir Hikayesi" (Byzantium) (2012) filminde de yer aldı. Sam Riley'nin en geniş kitlelerce tanınan rolü ise, Angelina Jolie ile başrolü paylaştığı Disney yapımı "Maleficent" (2014) filmindeki sadık ve şekil değiştirebilen kuzgun Diaval karakteridir. Filmin başarısı üzerine, devam filmi "Maleficent: Mistress of Evil" (2019) yapımında da aynı rolle geri döndü. Farklı türleri denemekten çekinmeyen aktör, Jane Austen'ın klasik eserinin parodisi olan "Aşk ve Gurur ve Zombiler" (Pride and Prejudice and Zombies) (2016) filminde Albay Darcy'yi canlandırdı. Ayrıca Ben Wheatley'nin yönettiği aksiyon komedisi "Free Fire" (2016) ve biyografik drama "Radioactive" (2019) gibi yapımlarda yer aldı. Yakın dönemde Netflix yapımı "Rebecca" (2020) filminde Jack Favell karakteriyle ve aksiyon gerilim filmi "Way Down" (2021) ile izleyici karşısına çıkan Sam Riley, hem karizmatik kötü adamları hem de sempatik yardımcı karakterleri başarıyla canlandırabilen çok yönlü bir aktör olarak kariyerine devam etmektedir. Özel hayatında ise "Control" setinde tanıştığı Alman oyuncu Alexandra Maria Lara ile evlidir.

Aisling Loftus fotoğrafı

Aisling Loftus

Aisling Loftus, 1 Eylül 1990 tarihinde Nottingham, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. İrlanda kökenli bir ailenin kızı olan Loftus, oyunculuk yeteneğini Samantha Morton ve Jack O'Connell gibi ünlü isimleri de yetiştiren ve İngiliz sinemasına pek çok yetenek kazandıran prestijli "The Television Workshop"ta geliştirdi. Kariyerine oldukça erken bir yaşta adım atan oyuncu, henüz 10 yaşındayken "Peak Practice" (2000) dizisinde küçük bir rolle ekranlarda göründü. Gençlik yıllarında "The Bill", "Doctors" ve "Casualty" gibi İngiliz televizyonunun temel taşları olan dizilerde konuk oyuncu olarak tecrübe kazandı. Eleştirmenlerin dikkatini çektiği ve endüstride adını duyurduğu ilk büyük performansı, 2010 yapımı BBC draması "Dive" ile gerçekleşti. Bu filmde bir yüzücüyü canlandırdığı performansıyla Screen International dergisi tarafından "Yarının Yıldızı" (Star of Tomorrow) seçildi. Sinemadaki varlığını, Ghibli stüdyosunun klasiklerinden esinlenen "The Borrowers"ın (2011) BBC uyarlamasındaki Arrietty Clock rolüyle sürdürdü. Loftus'un kariyerindeki asıl sıçrama ve uluslararası alanda tanınmasını sağlayan proje, Jeremy Piven ile başrolü paylaştığı popüler dönem dizisi "Mr Selfridge" (2013-2015) oldu. Dizide canlandırdığı tezgahtar Agnes Towler karakteri, masumiyeti, yeteneği ve mağaza hiyerarşisindeki yükseliş hikayesiyle izleyicilerin favorisi haline geldi. Dönem dramalarındaki başarısını ve "İngiliz gülü" imajını, Tolstoy'un ölümsüz eserinden uyarlanan BBC'nin dev prodüksiyonu "War & Peace" (Savaş ve Barış) (2016) dizisindeki fedakar Sonya Rostova rolüyle perçinledi. Aynı yıl, klasik bir hikayeye korku unsurları ekleyen "Pride and Prejudice and Zombies" (Aşk ve Gurur ve Zombiler) filminde Elizabeth Bennet'ın yakın arkadaşı Charlotte Lucas karakterini canlandırarak sinemada da akılda kalıcı bir performans sergiledi. Fantastik türdeki yeteneğini, Deborah Harkness'ın çok satan romanlarından uyarlanan Sky dizisi "A Discovery of Witches" (2018-2022) ile devam ettirdi. Dizide, geçmişi sırlar ve büyüyle dolu olan Sophie Norman karakterine hayat verdi. Yakın dönemde ise John Wyndham'ın klasik bilimkurgu romanından uyarlanan "The Midwich Cuckoos" (2022) dizisinde Zoë Moran rolüyle ekranlara gelerek dramatik gerilim türündeki başarısını kanıtladı. Özel hayatında, "Game of Thrones" dizisinden tanıdığımız aktör ve müzisyen Jacob Anderson (Raleigh Ritchie) ile evli olan Aisling Loftus, bir kız çocuğu annesidir.

Pippa Haywood fotoğrafı

Pippa Haywood

Philippa "Pippa" Haywood, 6 Mayıs 1961 tarihinde Hatfield, Hertfordshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Tiyatroya olan ilgisi onu prestijli Bristol Old Vic Tiyatro Okulu'na yönlendirdi ve buradan mezun olduktan sonra kariyerine sahnede başladı. Profesyonel oyunculuk hayatının ilk yıllarında çeşitli televizyon dizilerinde konuk oyuncu olarak yer aldı, ancak geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan ilk büyük rolü 1990'ların başında geldi. 1991 ile 1997 yılları arasında yayınlanan popüler BBC sitcomu "The Brittas Empire"da, Chris Barrie'nin canlandırdığı Gordon Brittas'ın uzun süre acı çeken ve nevrotik eşi Helen Brittas karakterine hayat vererek komedi yeteneğini kanıtladı. 2000'li yıllar, Haywood'un kariyerinde eleştirel başarının zirveye ulaştığı dönem oldu. Kült hastane komedisi "Green Wing"de (2004-2006) canlandırdığı, yaşlanma takıntılı ve insan kaynakları müdürü Joanna Clore karakteri, İngiliz komedi tarihinin en unutulmaz performanslarından biri olarak kabul edildi. Bu rolüyle 2005 yılında prestijli Rose d'Or Festivali'nde En İyi Kadın Komedi Oyuncusu ödülünü kazandı. Komedideki başarısının yanı sıra dramatik rollerdeki yetkinliğiyle de dikkat çeken Haywood, "Prisoners' Wives" (2012-2013) ve özellikle "Scott & Bailey" (2012-2016) dizisindeki sert mizaçlı Dedektif Julie Dodson rolüyle çok yönlü bir oyuncu olduğunu gösterdi. Sinemada da aktif olan Haywood, "Tamara Drewe" (2010) ve "Aşk ve Gurur ve Zombiler" (Pride and Prejudice and Zombies) (2016) gibi yapımlarda yer aldı. 2015 yapımı "The Super Bob" filmindeki performansıyla FilmQuest Festivali'nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Kariyerinin en büyük uluslararası başarılarından biri, 2018 yılında dünya çapında fenomen olan BBC gerilim dizisi "Bodyguard" ile geldi. Dizide canlandırdığı CSI Lorraine Craddock karakteri, hikayenin kilit noktalarından birinde yer alarak izleyicileri şaşırttı. Yakın dönemde Netflix'in rekor kıran dönem dizisi "Bridgerton"da (2020) evin kahyası Mrs. Colson olarak izleyici karşısına çıktı. Ayrıca Anthony Horowitz'in çok satan romanından uyarlanan "Magpie Murders" (2022) dizisinde Claire Jenkins karakterini canlandırdı. Hem komedi hem de dram türlerinde İngiliz televizyonunun en güvenilir ve saygıdeğer karakter oyuncularından biri olan Pippa Haywood, tiyatro, sinema ve televizyon projeleriyle kariyerine aktif olarak devam etmektedir.

Keira Knightley fotoğrafı

Keira Knightley

Oyuncu kadrosu · Enigma, Karayip Korsanları: Ölü Adam'ın Sandığı, Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu olarak bilinir

Keira Christina Knightley, 26 Mart 1985 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Babası aktör Will Knightley, annesi ise ödüllü bir oyun yazarı olan Sharman Macdonald'dır. Sanatla iç içe bir ortamda büyüyen Knightley, henüz çocuk yaşta oyunculuğa ilgi duydu ve altı yaşında bir menajerle anlaşarak televizyon yapımlarında küçük roller almaya başladı. İlk dikkat çeken sinema rollerinden biri, "Yıldız Savaşları: Bölüm I - Gizli Tehlike" (Star Wars: Episode I – The Phantom Menace) (1999) filminde canlandırdığı Padmé Amidala'nın yedeği olan Sabé karakteriydi. Knightley'in kariyerindeki asıl dönüm noktası 2002 yılında gösterime giren ve beklenmedik bir başarı yakalayan "Hayatımın Çalımı Beckham" (Bend It Like Beckham) filmiyle oldu. Bu filmle uluslararası alanda tanınırlık kazandı. Ancak onu küresel bir yıldıza dönüştüren yapım, hemen ertesi yıl rol aldığı gişe rekortmeni "Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti" (Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl) (2003) oldu. Filmde canlandırdığı Elizabeth Swann karakteri, onun en ikonik rollerinden biri haline geldi ve serinin devam filmlerinde de bu rolü sürdürerek dünya çapında büyük bir şöhrete kavuştu. Büyük bütçeli yapımlardaki başarısının yanı sıra, Knightley dönem filmlerindeki performansıyla da eleştirmenlerin beğenisini kazandı. 2005 yılında Jane Austen'ın klasik romanından uyarlanan "Aşk ve Gurur" (Pride & Prejudice) filmindeki Elizabeth Bennet rolü, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar ve Altın Küre adaylıkları getirdi. Bu başarısını, yine yönetmen Joe Wright ile çalıştığı "Kefaret" (Atonement) (2007) ve "Anna Karenina" (2012) gibi beğenilen dönem dramalarıyla pekiştirdi. Kariyeri boyunca farklı türlerdeki projelerde yer alarak çok yönlülüğünü gösterdi. "Aşk Her Yerde" (Love Actually) (2003) gibi romantik komedilerden, "Yapay Oyun" (The Imitation Game) (2014) gibi biyografik dramalara uzanan bir yelpazede roller üstlendi. "Yapay Oyun" filmindeki Joan Clarke rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ikinci kez Oscar'a aday gösterildi. Hem ticari başarı yakalayan büyük yapımlarda hem de eleştirel beğeni toplayan bağımsız filmlerdeki rolleriyle tanınan Keira Knightley, kuşağının en önemli İngiliz aktrislerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Colin Firth fotoğrafı

Colin Firth

Oyuncu kadrosu · Kingsman: Gizli Servis, Uyuyana Kadar, İfşa Günü olarak bilinir

Colin Andrew Firth, 10 Eylül 1960 tarihinde Grayshott, Hampshire, İngiltere'de akademisyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Anne ve babasının üniversite öğretim görevlisi olması nedeniyle çocukluğunun önemli bir kısmını Nijerya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde geçiren Firth, İngiltere'ye döndüğünde Drama Centre London'da profesyonel oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde "Hamlet" gibi klasik oyunlarla başlayan aktör, sahnedeki başarısını 1984 yapımı "Another Country" filmiyle sinemaya taşıdı ve "A Month in the Country" (1987), "Valmont" (1989) gibi dönem filmlerinde rol alarak yeteneğini kanıtladı. Kariyerindeki asıl büyük kırılma ve onu bir gecede uluslararası bir yıldıza dönüştüren olay, 1995 yapımı BBC dizisi "Gurur ve Önyargı" (Pride and Prejudice) oldu. Jane Austen'ın klasik eserinden uyarlanan dizide canlandırdığı soğuk, mesafeli ama karizmatik aristokrat Mr. Fitzwilliam Darcy karakteri, onu dünya çapında bir romantik ikon haline getirdi. Bu başarının ardından "İngiliz hasta" (The English Patient) (1996) ve "Aşık Shakespeare" (Shakespeare in Love) (1998) gibi prestijli yapımlarda yan rollerde boy gösterdi. 2000'li yıllarda ise "Bridget Jones'un Günlüğü" (2001) serisindeki Mark Darcy rolüyle ikonik Mr. Darcy imajına modern bir gönderme yaptı ve "Aşk Her Yerde" (Love Actually) (2003), "Mamma Mia!" (2008) gibi gişe rekorları kıran yapımlarla romantik komedilerin vazgeçilmez yüzü oldu. Ancak Colin Firth, sadece romantik rollerle sınırlı kalmayıp dramatik derinliğini de defalarca kanıtladı. Tom Ford'un yönettiği "Tek Başına Bir Adam" (A Single Man) (2009) filminde yas tutan bir profesörü canlandırarak kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiledi ve ilk Oscar adaylığını kazandı. Zirveye ulaştığı nokta ise, Tom Hooper'ın yönettiği "Zoraki Kral" (The King's Speech) (2010) filmi oldu. Kekemeliğini yenmeye çalışan ve tahtın ağırlığını omuzlarında hisseden Kral VI. George performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar, BAFTA ve Altın Küre ödüllerinin sahibi oldu. Kariyerinin sonraki döneminde şaşırtıcı bir hamle yaparak "Kingsman: Gizli Servis" (2014) ve devam filmi "Kingsman: Altın Çember" (2017) ile aksiyon sinemasına adım attı; Harry Hart (Galahad) rolüyle 50 yaşından sonra bir aksiyon yıldızı olarak da rüştünü ispatladı. Son yıllarda Sam Mendes'in "1917" (2019) filminde General Erinmore, Stanley Tucci ile başrolü paylaştığı "Supernova" (2020) ve gerçek bir suç hikayesini anlatan HBO dizisi "The Staircase" (2022) gibi yapımlarda yer alarak çok yönlü oyunculuğunu sürdürmektedir. İtalyan vatandaşlığı da bulunan Firth, yapımcılık kariyeriyle de sinema dünyasına katkı sağlamaya devam etmektedir.

Kaguya-sama wa Kokurasetai: Tensai-tachi no Renai Zunousen posteri

Kaguya-sama wa Kokurasetai: Tensai-tachi no Renai Zunousen

2019

KomediAnimasyon

Ülkedeki en yüksek notlara sahip olduğu için dahi ilan edilen Miyuki Shirogane, prestijli Shuchiin Akademisi'ne öğrenci konseyi başkanı olarak seçilir, böylece güzel ve varlıklı başkan yardımcısı Kaguya Shinomiya ile birlikte çalışmaya başlar. İkisinin romantik bir ilişkisi olmamasına rağmen, öğrenciler tarafından mükemmel bir çift olarak kabul görürler.nAncak, gerçek şu ki birlikte geçirdikleri zaman sonrasında, birbirlerinden etkilenirler ve ikisinin de duyguları gelişir. Maalesef iki taraf da itiraf etmeye gönüllü değildir, çünkü bunu bir zayıflık belirtisi olarak görmektedirler. Miyuki ve Kaguya elit öğrenciler olmaktan gurur duyduklarından dolayı, karşı tarafa itiraf ettirmek için ne gerekiyorsa yapmaya kara verirler. Günlük tuhaflıkları sayesinde aşk savaşı başlıyor!

Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü posteri

Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü

2022

FantastikKomediAksiyon

Marvel Studios'un "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" filminde Gök Gürültüsü Tanrısı, kendini bulacağı benzersiz bir yolculuğa çıkıyor. Ne var ki çabaları, Tanrı Kasabi Gorr olarak bilinen ve tüm tanrıları yok etmeyi amaçlayan bir katil tarafından sekteye uğratılıyor. Thor da onunla şavaşmak için Kral Valkyrie'nin, Korg'un ve Yüce Thor olarak büyülü çekiç Mjolnir'i açıklanamayan bir biçimde kullanmayı başaran eski kız arkadaşı Jane Foster'in yardımına başvurur. Hep birlikte, Tanrı Kasabı'nın kininin ardında yatan gizemi açığa çıkarmak ve iş işten geçmeden önce onu durdurmak üzere kozmik bir maceraya atılırlar.

Josh Heuston fotoğrafı

Josh Heuston

Oyuncu kadrosu · Off Campus olarak bilinir

Joshua Heuston, 18 Kasım 1996 tarihinde Sidney, Yeni Güney Galler, Avustralya'da dünyaya gelmiştir. Sri Lanka ve Avustralya kökenli bir aileden gelen Heuston, eğitimini Macquarie Üniversitesi'nde Biyomoleküler Bilimler ve Ticaret alanında tamamladı. Öğrencilik yıllarında keşfedilmesiyle birlikte sanat dünyasına ilk adımını modellik yaparak attı. Kısa sürede moda dünyasında aranan bir yüz haline gelerek Fendi, Gucci ve Louis Vuitton gibi dünyaca ünlü lüks markaların kampanyalarında yer aldı ve kariyerinin ilk aşamalarında görsel sanatlar ile kamera önü dinamiklerine aşinalık kazandı. Oyunculuğa geçiş yapmaya karar veren Heuston, profesyonel kariyerine 2021 yılında Avustralya yapımı gençlik dizisi "Dive Club"ta canlandırdığı Henry karakteriyle başladı. Ardından 2022 yılında "More Than This" dizisinde rol alarak ekran tecrübesini pekiştirdi. Aynı yıl, Marvel Sinematik Evreni'ne ait "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" (Thor: Love and Thunder) (2022) filminde "Zeus'un Yakışıklı Oğlu" rolüyle küçük ama dikkat çekici bir cameo yaparak sinemaya adım attı. Ayrıca, trajik gerçek bir olaya dayanan "Bali 2002" (2022) mini dizisinde Luke Stephens karakterine hayat vererek dramatik oyunculuktaki yeteneğini de sergiledi. Heuston'ın kariyerindeki en büyük dönüm noktası ve küresel çapta tanınmasını sağlayan proje, 2022 yılında Netflix'te yayınlanan ve dünya çapında hit olan "Heartbreak High" dizisi oldu. 90'ların popüler Avustralya dizisinin modern bir yeniden çevrimi olan bu yapımda canlandırdığı karmaşık ve popüler karakter Dusty Reid rolü, onu bir anda uluslararası bir yıldıza dönüştürdü ve kendi jenerasyonunun en dikkat çeken isimlerinden biri yaptı. "Heartbreak High" ile yakaladığı çıkışın ardından Hollywood'un radarına giren yetenekli aktör, kariyerini dev bütçeli uluslararası projelerle genişletmeye devam etti. Efsanevi bilimkurgu evreni Dune'un öncesini anlatan büyük bütçeli "Dune: Prophecy" dizisinin kadrosuna katılarak Constantine Corrino karakterini canlandırma fırsatı buldu. Hem fiziksel karizmasını hem de hızla geliştirdiği oyunculuk yeteneğini başarılı bir şekilde harmanlayan Josh Heuston, günümüz sinema ve televizyon dünyasının en umut vadeden genç yetenekleri arasında gösterilmekte ve kariyerine uluslararası arenada emin adımlarla devam etmektedir.

Natalie Portman fotoğrafı

Natalie Portman

Oyuncu kadrosu · Bağlanmak Yok, V for Vendetta, Leon: Sevginin Gücü olarak bilinir

Natalie Portman (doğum adıyla Neta-Lee Hershlag), 9 Haziran 1981 tarihinde Kudüs, İsrail'de dünyaya gelmiştir. İsrailli bir baba ve Amerikalı bir annenin kızı olan Portman, henüz üç yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti. Washington D.C. ve Connecticut'ta yaşadıktan sonra New York'a yerleşen Portman, çifte vatandaşlığa (İsrail ve ABD) sahiptir. Çocukluk yıllarında bale ve modern dans eğitimleri alan oyuncu, 11 yaşındayken bir pizzacıda keşfedilerek modellik teklifi alsa da tercihini oyunculuktan yana kullandı. Kariyerine olağanüstü bir başlangıç yapan Portman, ilk sinema deneyimini Luc Besson'un yönettiği ve Jean Reno ile başrolü paylaştığı "Sevginin Gücü" (Léon: The Professional) (1994) filminde yaşadı. Canlandırdığı Mathilda karakteriyle henüz 13 yaşındayken eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve dünya çapında dikkatleri üzerine çekti. Bu başarının ardından "Büyük Hesaplaşma" (Heat) (1995) ve "Çılgın Marslılar" (Mars Attacks!) (1996) gibi yapımlarda rol alarak Hollywood'daki yerini sağlamlaştırdı. Ancak onu küresel bir yıldıza dönüştüren ve popüler kültür ikonu haline getiren rol, George Lucas'ın efsanevi "Star Wars" öncül üçlemesinde ("Bölüm I - Gizli Tehlike" 1999, "Bölüm II - Klonların Saldırısı" 2002, "Bölüm III - Sith'in İntikamı" 2005) canlandırdığı Kraliçe Padmé Amidala karakteri oldu. Şöhretinin zirvesindeyken eğitimini ihmal etmeyen Portman, bu dönemde Harvard Üniversitesi'nde psikoloji lisans eğitimini tamamlayarak 2003 yılında mezun oldu. 2004 yapımı Mike Nichols filmi "Daha Yaklaş" (Closer) ile dramatik yeteneğini bir kez daha kanıtlayan aktris, bu performansıyla ilk Oscar adaylığını elde etti ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazandı. Ertesi yıl, saçlarını tamamen kazıtarak başrolünde yer aldığı distopik başyapıt "V for Vendetta" (2005) filmindeki Evey Hammond rolüyle kariyerine unutulmaz bir karakter daha ekledi. Portman'ı oyunculuk kariyerinin zirvesine taşıyan ve ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar, BAFTA ve Altın Küre ödüllerini kazandıran yapım ise, Darren Aronofsky'nin yönettiği psikolojik gerilim "Siyah Kuğu" (Black Swan) (2010) oldu. Filmde canlandırdığı mükemmeliyetçi ve saplantılı balerin Nina Sayers karakteri, sinema tarihinin en etkileyici performanslarından biri olarak kabul edilmektedir. Gişe rekortmeni filmlerle de bağını koparmayan oyuncu, Marvel Sinematik Evreni'ne katılarak "Thor" (2011) ve "Thor: Karanlık Dünya" (2013) filmlerinde astrofizikçi Jane Foster'ı canlandırdı; yıllar sonra "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" (Thor: Love and Thunder) (2022) filmiyle seriye güçlü bir dönüş yaptı. Pablo Larraín'in yönettiği biyografik drama "Jackie" (2016) filminde Jacqueline Kennedy'yi canlandırarak üçüncü Oscar adaylığını kazanan Portman, yakın dönemde bilimkurgu gerilimi "Yok Oluş" (Annihilation) (2018) ve büyük beğeni toplayan "May December" (2023) gibi prestijli yapımlarda başrol üstlendi. Oyunculuğun yanı sıra "Aşk ve Karanlık Masalı" (A Tale of Love and Darkness) (2015) filmiyle yönetmenlik ve senaristliğe de adım atan Portman, aynı zamanda aktif bir yapımcıdır. Kadın hakları ve hayvan hakları konusundaki aktivizmiyle de tanınan usta aktris, günümüzde Hollywood'un en yetenekli, entelektüel ve saygın isimlerinden biri olarak çok yönlü kariyerini sürdürmektedir.

Christian Bale fotoğrafı

Christian Bale

Oyuncu kadrosu · Batman Başlıyor, Kara Şövalye Yükseliyor, Büyük Açık olarak bilinir

Christian Charles Philip Bale, 30 Ocak 1974 tarihinde Haverfordwest, Galler'de dünyaya gelmiştir. İngiliz bir ailenin çocuğu olan Bale, çocukluk yıllarını İngiltere, Portekiz ve Amerika Birleşik Devletleri gibi farklı ülkelerde geçirmiştir. Annesinin sirk performansçısı olması, onun sanat dünyasına erken yaşta ilgi duymasını sağladı. İlk oyunculuk deneyimini reklam filmlerinde ve Londra'daki tiyatro sahnelerinde, Rowan Atkinson ile birlikte "The Nerd" oyununda rol alarak edindi. Bale'in sinema dünyasındaki ilk büyük çıkışı ve onu uluslararası alanda tanıtan yapım, henüz 13 yaşındayken Steven Spielberg'in yönettiği II. Dünya Savaşı draması "Güneş İmparatorluğu" (Empire of the Sun) (1987) oldu. Bu filmde canlandırdığı Jim Graham karakteriyle eleştirmenlerden büyük övgü topladı. 1990'larda "Newsies" (1992), "Swing Kids" (1993) ve "Küçük Kadınlar" (Little Women) (1994) gibi yapımlarda yer alarak gençlik rollerinden yetişkin rollerine başarılı bir geçiş yaptı. "Velvet Goldmine" (1998) gibi bağımsız filmlerdeki cüretkar rolleriyle dikkat çekti. Kariyerindeki en belirgin dönüm noktalarından ve kültleşen performanslarından biri, Bret Easton Ellis'in romanından uyarlanan "Amerikan Sapığı" (American Psycho) (2000) filmindeki Patrick Bateman rolü oldu. Bu performansıyla hem karanlık mizahı hem de fiziksel disiplini başarıyla harmanlayarak yeteneğini kanıtladı. Metot oyunculuğuna olan aşırı bağlılığı ve rolleri için geçirdiği radikal fiziksel değişimlerle tanınan Bale, özellikle Trevor Reznik karakteri için hayati tehlike oluşturacak kadar kilo verdiği "Makinist" (The Machinist) (2004) filmi ile hafızalara kazındı. Hemen ardından Christopher Nolan'ın "Batman Başlıyor" (Batman Begins) (2005) filmi için kısa sürede kas kütlesini artırarak Bruce Wayne/Batman karakterine hayat verdi. Nolan'ın yönettiği "Kara Şövalye" (The Dark Knight) (2008) ve "Kara Şövalye Yükseliyor" (The Dark Knight Rises) (2012) filmleriyle devam eden bu üçleme, hem eleştirel hem de ticari açıdan büyük başarı elde etti ve Bale'i küresel bir süperstar haline getirdi. Bu süreçte Hugh Jackman ile başrolü paylaştığı "Prestij" (The Prestige) (2006) ve western türündeki "3:10 Yuma Treni" (3:10 to Yuma) (2007) gibi önemli yapımlarda da yer aldı. Dicky Eklund'u canlandırdığı biyografik drama "Dövüşçü" (The Fighter) (2010) filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar) ve Altın Küre kazandı. David O. Russell ile işbirliğini sürdürerek "Düzenbaz" (American Hustle) (2013) filminde rol aldı ve bu rol için yine büyük bir fiziksel değişim geçirdi. Finansal krizi konu alan "Büyük Açık" (The Big Short) (2015) ve Dick Cheney'yi canlandırdığı "Vice" (2018) filmleriyle de Oscar adaylıkları elde etti. Ayrıca "Asfaltın Kralları" (Ford v Ferrari) (2019) filmindeki Ken Miles performansı ile büyük beğeni topladı. Son dönemde Marvel Sinematik Evreni'ne katılarak "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" (Thor: Love and Thunder) (2022) filminde Gorr karakterini canlandıran Christian Bale, jenerasyonunun en yetenekli ve bukalemun gibi şekil değiştirebilen oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.

Imelda Staunton fotoğrafı

Imelda Staunton

Oyuncu kadrosu · Tommy & Tuppence, Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı, The Crown olarak bilinir

Imelda Mary Philomena Bernadette Staunton, 9 Ocak 1956 tarihinde Archway, Londra'da dünyaya gelmiştir. İrlandalı Katolik bir göçmen ailenin tek çocuğu olan Staunton, yeteneğini genç yaşta keşfederek dünyanın en prestijli oyunculuk okullarından Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) eğitim gördü. 1976'da mezun olduktan sonra İngiltere'nin en saygın tiyatro sahnelerinde, özellikle repertuar tiyatrolarında ve National Theatre bünyesinde kariyerine başladı. Sahnedeki başarısı, ona müzikallerdeki üstün performanslarıyla kazandığı çok sayıda Laurence Olivier Ödülü'nü getirdi; "Into the Woods", "Sweeney Todd" ve özellikle 2015 yapımı "Gypsy" müzikalindeki Momma Rose performansı tiyatro tarihine geçti. Sinemadaki kariyeri 1980'lerde başlasa da, 1990'larda "Kuru Gürültü" (Much Ado About Nothing) (1993), "Aşk ve Yaşam" (Sense and Sensibility) (1995) ve "Aşık Shakespeare" (Shakespeare in Love) (1998) gibi dönem filmlerindeki başarılı yan rollerle tanındı. Ancak Staunton'un sinemadaki asıl devleştiği an, Mike Leigh'in yönettiği sosyal gerçekçi drama "Vera Drake" (2004) filmi oldu. 1950'lerde işçi sınıfından gizlice kürtaj yapan bir kadını canlandırdığı bu rol, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında BAFTA Ödülü ve Venedik Film Festivali'nde Volpi Kupası kazandırdı, ayrıca Oscar'a aday gösterildi. Küresel çapta bir popüler kültür ikonuna dönüşmesi ise, "Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı" (2007) ve "Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1" (2010) filmlerinde canlandırdığı Dolores Umbridge karakteriyle gerçekleşti. Pembe kıyafetleri içindeki bu otoriter ve sadist bürokrat performansı o kadar etkileyiciydi ki, serinin en nefret edilen ama aynı zamanda oyunculuğu en çok takdir edilen kötü karakterlerinden biri oldu. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde çeşitliliğini koruyan Staunton, "Malefiz" (Maleficent) (2014) filminde bir peri, "Onur" (Pride) (2014) filminde bir insan hakları savunucusu olarak izleyici karşısına çıktı. Televizyon dünyasında ise "Downton Abbey" filmlerinde yer aldıktan sonra, Netflix'in fenomen dizisi "The Crown"ın (2022-2023) beşinci ve altıncı sezonlarında Kraliçe II. Elizabeth'i canlandırarak bu zorlu rolün altından başarıyla kalktı. Sanata katkılarından dolayı 2016 yılında Britanya İmparatorluk Nişanı (CBE) ve 2024 yılında "Dame" unvanı ile onurlandırılan Imelda Staunton, hem sahnede hem de perdede İngiltere'nin en yetenekli ve saygın karakter oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.

Andrew Lincoln fotoğrafı

Andrew Lincoln

Oyuncu kadrosu · The Walking Dead olarak bilinir

Andrew Lincoln (doğum adıyla Andrew James Clutterbuck), 14 Eylül 1973 tarihinde Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Prestijli Royal Academy of Dramatic Art (RADA) okulunda oyunculuk eğitimi alarak sanat hayatına sağlam bir temel atmıştır. Kariyerine 1990'ların ortasında başlayan Lincoln, İngiltere'de kısa sürede tanınan bir yüz haline geldi. Özellikle BBC'nin çığır açan draması "This Life" (1996-1997) dizisindeki Edgar "Egg" Cook rolüyle büyük bir çıkış yakaladı. Ardından Channel 4'un sevilen dizisi "Teachers"ta (2001-2003) canlandırdığı Simon Casey karakteriyle İngiliz televizyonundaki yerini sağlamlaştırdı. Uluslararası alanda tanınırlığını ise Richard Curtis'in yönettiği ve bir modern klasik haline gelen "Aşk Her Yerde" (Love Actually) (2003) filmiyle kazandı. Filmde canlandırdığı Mark karakteri ve özellikle ikonik "sessiz kartlar" sahnesindeki performansıyla dünya çapında milyonların hafızasında yer edindi. Bu rol, onun dramatik ve romantik rollerdeki yeteneğini gözler önüne serdi. Ancak Lincoln'ı küresel bir fenomene dönüştüren ve kariyerini tanımlayan rol, AMC'nin efsanevi dizisi "The Walking Dead"de (2010-2018) canlandırdığı Rick Grimes karakteri oldu. Dokuz sezon boyunca dizinin tartışmasız başrolü ve ahlaki merkezi olan Lincoln, bir şerif yardımcısının medeniyetin çöküşü sonrası hayatta kalma mücadelesini ve liderliğe evrilen karmaşık yolculuğunu olağanüstü bir derinlikle canlandırdı. Performansı, eleştirmenlerden büyük övgü topladı ve onu televizyonun en saygın aktörlerinden biri yaptı. Ailesiyle daha fazla vakit geçirmek için dokuzuncu sezonda ana diziden ayrıldı. Yıllar süren bekleyişin ardından Lincoln, 2024 yılında yayınlanan ve Rick Grimes'ın hikayesini devam ettiren "The Walking Dead: The Ones Who Live" adlı mini dizide başrolü Danai Gurira ile paylaşarak ikonik rolüne geri döndü. Bu proje, karakterin hikayesine bir devam niteliği taşıdı. "The Walking Dead" evreni dışındaki çalışmalarına da devam eden Lincoln, Guillermo del Toro'nun Netflix için hazırladığı "Cabinet of Curiosities" (2022) adlı antoloji dizisindeki performansıyla da beğeni topladı.

Aşk ve Yaşam posteri

Aşk ve Yaşam

2026

DramRomantik
Grinin Elli Tonu posteri

Grinin Elli Tonu

2015

DramGerilimRomantik

Bir edebiyat öğrencisi olan güzel Anastasia Steele, çekici ve zengin bir iş adamı olan Christian Grey ile bir röportaj gerçekleştirir. Görüşmeye gittiğinde karşısında, tavırları ve çekiciliği ile baş döndüren bir adam bulur. Aşk ve ilişkiye biraz mesafeli duran Anastasia, bu zenginve yakışıklı adamın cazibesine karşı koyamaz ve kendisini çekimine bırakır. Fakat hayatta her şeye karşı doyum noktasına ulaşmış olan Grey'in ilişki ve seks söz konusu olunca kimsenin bilmediği gizli sırları vardır. Genç kız karşısındaki adamla şehvetin bilmediği yollarına da sapacak mıdır?

İnci Pars fotoğrafı

İnci Pars

Oyuncu kadrosu · Yahşi Cazibe olarak bilinir

İnci Melis Pars, 1980 yılında Kıbrıs'ta doğdu. 18 yaşındayken KKTC Güzeli seçilen Pars, ilk oyunculuk deneyimini 17 yaşındayken Aşk ve Barış adlı Kuzey Kıbrıs yapımı bir televizyon filminde rol alarak gerçekleştirdi. Daha sonra ise İstanbul'a yerleşen İnci Pars Türk yapımı dizi ve filmlerde oynamıştır. Bir dönem KKTC Başbakanlığı yapan Hüseyin Özgürgün ile evli olan Pars, iki çocuk annesidir.

Luis Guzmán fotoğrafı

Luis Guzmán

Oyuncu kadrosu · Coyote Acme'ye Karşı, Derin Kargaşa, Süper Mario Galaksi Filmi olarak bilinir

Luis Guzmán, 28 Ağustos 1956 tarihinde Cayey, Porto Riko'da dünyaya gelmiş, New York'un Lower East Side mahallesinde büyümüş, sinema ve televizyon dünyasının en tanınan ve sevilen Porto Rikolu-Amerikan karakter oyuncularından biridir. Oyunculuk kariyerine başlamadan önce uzun yıllar sosyal hizmetler görevlisi olarak çalışan Guzmán, aynı zamanda bir aktivistti ve kariyerine New York sokaklarında sahnelediği tiyatro oyunlarıyla adım attı. Bu geçmişi, rollerine yansıttığı ham ve gerçekçi enerjiyle onu benzerlerinden ayırdı. Kariyerine 1980'lerde küçük rollerle başlayan Guzmán'ın dikkatleri üzerine çektiği ilk önemli performansı, Brian De Palma'nın yönettiği 1993 yapımı kült film "Carlito'nun Yolu"nda (Carlito's Way) Al Pacino'nun canlandırdığı karakterin sadık ama tehlikeli dostu Pachanga rolüyle oldu. Bu rol, onun Hollywood'daki yerini sağlamlaştırdı ve kendisine daha büyük kapılar açtı. 1990'ların sonu ve 2000'lerin başı, Guzmán'ın kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Dönemin en önemli yönetmenlerinden Steven Soderbergh ve Paul Thomas Anderson'ın vazgeçilmez oyuncularından biri haline geldi. Soderbergh ile "Aşk ve Para" (Out of Sight, 1998), "The Limey" (1999) ve "Trafik" (Traffic, 2000) filmlerinde çalıştı. "Trafik" filmindeki performansıyla, filmin tüm oyuncu kadrosuyla birlikte Ekran Oyuncuları Derneği (SAG) Ödülü'nü kazandı. Paul Thomas Anderson'ın ise "Ateşli Geceler" (Boogie Nights, 1997), "Manolya" (Magnolia, 1999) ve "Aşk Sarhoşu" (Punch-Drunk Love, 2002) gibi eleştirel beğeni toplayan filmlerinde unutulmaz karakterlere hayat verdi. Guzmán, kariyeri boyunca komedi ve dram arasında ustalıkla geçiş yapma yeteneğini sergiledi. HBO'nun efsanevi hapishane draması "Oz"da (1998-2000) canlandırdığı çete lideri Raoul "El Cid" Hernandez ile dramatik yönünü gösterirken, "Monte Kristo Kontu" (The Count of Monte Cristo, 2002) ve Adam Sandler filmleri gibi yapımlarda komedi yeteneğini konuşturdu. Ayrıca, Netflix'in popüler dizisi "Narcos"taki (2015) Gonzalo Rodríguez Gacha rolüyle de büyük beğeni topladı. Yakın dönemdeki en ikonik rollerinden biri ise Tim Burton'ın yönettiği ve dünya çapında bir fenomene dönüşen Netflix dizisi "Wednesday"de (2022) canlandırdığı Addams Ailesi'nin babası Gomez Addams karakteri oldu. Yetmişe yakın film ve sayısız televizyon projesinde yer alan Luis Guzmán, Hollywood'un en çalışkan, güvenilir ve anında tanınan yüzlerinden biri olarak sinema tarihindeki yerini almıştır.

George Clooney fotoğrafı

George Clooney

Oyuncu kadrosu · Yapımcı · Gün Batımından Şafağa, Ocean's Eleven, Yaman Tilki olarak bilinir

George Timothy Clooney, 6 Mayıs 1961 tarihinde Lexington, Kentucky'de dünyaya gelmiştir. Eski bir güzellik kraliçesi olan Nina Bruce ve televizyon sunucusu Nick Clooney'nin oğlu olan George, eğlence dünyasıyla iç içe bir ailede büyüdü; halası ünlü şarkıcı Rosemary Clooney'dir. Gazetecilik okuduğu kısa bir dönemin ardından oyunculuğa yönelen Clooney, 1980'lerde "The Facts of Life" ve "Roseanne" gibi dizilerde küçük roller üstlendi. Ancak onu dünya çapında bir yıldıza dönüştüren ve "televizyonun en seksi erkeği" unvanını kazandıran rol, 1994-1999 yılları arasında yayınlanan ve medikal drama türünün klasikleri arasına giren "ER" (Acil Servis) dizisindeki Dr. Doug Ross karakteri oldu. Bu rolüyle Emmy ve Altın Küre adaylıkları kazandı. Sinema kariyerine geçişi, Quentin Tarantino'nun senaryosunu yazdığı ve Robert Rodriguez'in yönettiği kült korku-aksiyon filmi "Gün Batımından Şafağa" (From Dusk Till Dawn) (1996) ile hız kazandı. Steven Soderbergh ile uzun soluklu işbirliğinin başlangıcı olan "Aşk ve Para" (Out of Sight) (1998) filmindeki performansı, onun sadece bir televizyon yüzü değil, karizmatik bir başrol oyuncusu olduğunu kanıtladı. 1997'de "Batman ve Robin"de başrolü üstlense de, kariyerinin ticari zirvesini Brad Pitt ve Matt Damon gibi yıldızlarla bir araya geldiği soygun filmi "Ocean's Eleven" (2001) ve devam filmleriyle ("Ocean's Twelve" 2004, "Ocean's Thirteen" 2007) yaşadı. Clooney, oyunculuğunun yanı sıra yönetmenlik ve yapımcılık kimliğiyle de Hollywood'da saygın bir yer edindi. İlk yönetmenlik denemesi "Tehlikeli Aklın İtirafları" (Confessions of a Dangerous Mind) (2002) olurken, senaryosunu yazıp yönettiği ve rol aldığı siyah-beyaz dönem filmi "İyi Geceler ve İyi Şanslar" (Good Night, and Good Luck) (2005) ile En İyi Yönetmen ve En İyi Özgün Senaryo dallarında Oscar'a aday gösterildi. Aynı yıl rol aldığı politik gerilim "Syriana" (2005) filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Akademi Ödülü'nü kazandı. Yapımcı olarak ise Ben Affleck'in yönettiği "Operasyon: Argo" (Argo) (2012) filmiyle En İyi Film Oscar'ını kucaklayarak çok yönlü başarısını tescilledi. Kariyeri boyunca "Michael Clayton" (2007), "Aklı Havada" (Up in the Air) (2009) ve "Senden Bana Kalan" (The Descendants) (2011) gibi filmlerdeki performanslarıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar adaylıkları alarak dramatik yeteneğini sergiledi. Alfonso Cuarón'un yönettiği bilimkurgu gerilimi "Yerçekimi" (Gravity) (2013) filminde Sandra Bullock ile başrolü paylaştı. Son yıllarda kamera arkasına daha fazla ağırlık veren Clooney, "The Midnight Sky" (2020) ve "The Boys in the Boat" (2023) gibi filmleri yönetti; ayrıca "Cennete Bilet" (Ticket to Paradise) (2022) ile romantik komedi köklerine dönüş yaptı. Sinema dışındaki hayatında ise Casamigos tekila markasının kurucu ortaklarından biri olması, Birleşmiş Milletler Barış Elçisi unvanı ve insan hakları konusundaki aktif çalışmalarıyla tanınmaktadır.

Wotan Wilke Möhring fotoğrafı

Wotan Wilke Möhring

Möhring, Lippe'de Detmold yakınlarındaki Augustdorf'ta bir askeri hastanede dört çocuğun ikincisi olarak doğdu ve Herne'de büyüdü . Babası Heiko Möhring Alman Silahlı Kuvvetleri'nde subaydı , annesi bir okulda çalıştı. Möhring'in iki erkek ve bir kız kardeşi var, küçük kardeşi Sönke Möhring de oyuncu. Möhring , Herne'de bir Waldorf okulu olan Hiberniaschule'ye gitti . Liseden mezun olduktan sonra bir şekilde kaydoldum geçici askerin içinde Paraşütçü birlikleri Alman Silahlı Kuvvetleri. Eğitimli elektrikçi ve eskiPunk çalışılan bir kulüp sahibi, fedai ve model olarak çalıştı görsel iletişim de Berlin Sanat Üniversitesi , Köln ve Los Angeles'ta oyunculuk atölyeleri katıldı ve iki yıl boyunca New York'ta yaşadı. Möhring, iki kızı (* 2009, * 2013) ve bir oğlu (* 2011) olduğu kameraman Anna Theis ile on yıl boyunca bir ilişki içindeydi. Köln'de birlikte yaşayan çift, 2014 yılının başlarında ayrılmıştı. 2009 Federal Meclis seçimlerinden önce Stern dergisinde şunları itiraf etti : “Oy vermiyorum çünkü seçimlerle hiçbir şeyi değiştirmiyorsunuz. Kesinlikle engellemek istediğiniz kişiler bile güvenli liste konumlarından meclise giriyor. Absürt! Bu, Almanya'daki demokratik sistemin nasıl yozlaştığını gösteriyor." Wotan Wilke Möhring ilk filmini 1997'de Benno Fürmann ve Götz George'un yanında Bubi Scholz hikayesinde yaptı . O zamandan beri sinema ve televizyon için 90'ın üzerinde yapımda çalıştı. İlk büyük rollerini Otto - Der Katastrofenfilm'de ve çok ödüllü psikolojik gerilim filmi Das Experiment'te (2001) aldı. Televizyon filmlerindeki başrolleri için Bir işi var mı? ve aşk ve ihanet , 2002'de Alman Televizyon Ödülü'ne aday gösterildi . 2005 yılında The Conference filmindeki topluluğun bir üyesi olarak Hessen TV Ödülü'nü ve aynı zamanda en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı.Bir sinemadaki ilk başrolü olan Christian Alvart'ın Antikorları için Malaga film festivali . Sinemada, Möhring da başarılı filmlerde görüldü Soul Kitchen tarafından Fatih Akın (2009) ve Männerherzen (2009) ve onun halefi, Männerherzen ... ve çok, çok büyük sevgi ile (2011) Simon Verhoeven . Mann'ın yaptığı komedide başka bir ana karakter oynadı , Marc Rothemund'un Mann kann (2012) idi ve on yıl önce televizyon draması Son Umut ölür (2002) için birlikte çalıştı . 2013'te trajik komedi Hayat Korkaklar İçin Değildir.(Yönetmen: André Erkau ) sinemalarda; Başrol oyuncusu Möhring, filmin yeni bir dağıtımcı almasına yardımcı oldu ve baş yapımcı olarak çalıştı . Möhring'in başrol oynadığı ARD televizyon yapımları Homevideo ve The Last Beautiful Day (her ikisi de 2011) sayısız ödül aldı .

Viola Davis fotoğrafı

Viola Davis

Oyuncu kadrosu · How to Get Away with Murder, Tutsak, Hacker olarak bilinir

Viola Davis, 11 Ağustos 1965 tarihinde St. Matthews, Güney Karolina, ABD'de dünyaya gelmiştir. At terbiyecisi bir baba ve hizmetçi/fabrika işçisi bir annenin kızı olan Davis, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Central Falls, Rhode Island'da ciddi bir yoksulluk içinde geçirdi. Bu zorlu koşullara rağmen lise yıllarında oyunculuğa büyük bir tutkuyla bağlandı. Rhode Island College'da tiyatro eğitimi aldıktan sonra prestijli Juilliard Okulu'na kabul edilerek dört yıl boyunca sanatını mükemmelleştirdi. Profesyonel kariyerine 1990'ların sonunda tiyatro sahnelerinde adım atan Davis, 2001 yılında "King Hedley II" oyunundaki performansıyla tiyatronun en prestijli ödüllerinden Tony Ödülü'nü kazanarak sahne dünyasında rüştünü ispatladı. Aynı dönemde Steven Soderbergh'in "Out of Sight" (Aşk ve Para) (1998) ve "Traffic" (Trafik) (2000) gibi filmlerinde ufak roller alarak sinemaya geçiş yaptı. Onu Hollywood'un ve tüm dünyanın radarına sokan, eleştirmenleri kendine hayran bırakan kırılma noktası ise 2008 yapımı "Doubt" (Şüphe) filmi oldu. Filmde sadece tek bir sahnede görünmesine rağmen sergilediği inanılmaz performans ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında ilk Oscar adaylığını getirdi. Bu çıkışın ardından 2011 yapımı hit drama "The Help" (Duyguların Rengi) filminde canlandırdığı Aibileen Clark karakteriyle başrol seviyesine yükseldi ve bu rolüyle En İyi Kadın Oyuncu dalında ikinci kez Oscar'a aday gösterildi. 2014 yılında televizyon dünyasına adım atarak kariyerinde yepyeni bir zirveye ulaştı. "How to Get Away with Murder" (2014-2020) dizisinde canlandırdığı sert, zeki ve karmaşık savunma avukatı Annalise Keating karakteriyle televizyon tarihine geçti. Bu rolle 2015 yılında Drama Dizilerinde En İyi Kadın Oyuncu dalında Emmy Ödülü'nü kazanarak, bu ödülü başrol kategorisinde alan ilk siyahi kadın oyuncu oldu. Sinemadaki başarısını 2016 yılında Denzel Washington ile başrolü paylaştığı "Fences" (Çitler) filmiyle taçlandırdı ve bu filmdeki unutulmaz Rose Maxson performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar'ını kucakladı. Ayrıca DC Genişletilmiş Evreni'nde "Suicide Squad" (Gerçek Kötüler) (2016) ve devam projelerinde acımasız hükümet yetkilisi Amanda Waller karakterine hayat vererek gişe canavarı aksiyon filmlerindeki ağırlığını da gösterdi. Kariyerinin olgunluk döneminde "Ma Rainey's Black Bottom" (2020) filmindeki efsanevi blues şarkıcısı rolüyle bir kez daha Oscar'a aday olan Davis, 2022 yapımı tarihi aksiyon destanı "The Woman King" (Kadın Kral) ile fiziksel sınırlarını zorlayarak çok yönlülüğünü bir kez daha kanıtladı. 2023 yılında "Finding Me" adlı otobiyografik kitabının seslendirmesiyle Grammy Ödülü'nü kazanarak sanat dünyasının en seçkin kulübü olan ve Emmy, Grammy, Oscar, Tony ödüllerinin dördüne birden sahip sanatçıları ifade eden "EGOT" statüsüne ulaşan tarihteki nadir isimlerden biri oldu. Viola Davis, günümüzde prodüksiyon şirketi JuVee Productions ile sektöre kazandırdığı projeler ve muazzam oyunculuğu ile modern sinemanın en saygın ikonlarından biri olarak kariyerini sürdürmektedir.

Kate Winslet fotoğrafı

Kate Winslet

Oyuncu kadrosu · Sil Baştan, Titanik, Kuralsız olarak bilinir

Kate Elizabeth Winslet, 5 Ekim 1975 tarihinde Reading, Berkshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Tiyatro oyuncusu bir anne ve babanın kızı olarak sanatsal bir çevrede büyüyen Winslet, oyunculuğa çok erken yaşlarda ilgi duymaya başladı. 11 yaşındayken Redroofs Tiyatro Okulu'nda eğitim almaya başladı ve çocukluk yıllarında çeşitli reklam filmlerinde, sahne yapımlarında ve İngiliz televizyon dizilerinde boy gösterdi. Ekranda ilk profesyonel deneyimini bilimkurgu dizisi "Dark Season" (1991) ile yaşadı. Sinemadaki ilk büyük çıkışını, usta yönetmen Peter Jackson'ın gerçek bir hikayeye dayanan psikolojik gerilimi "Cennet Yaratıkları" (Heavenly Creatures) (1994) filmiyle yaptı. Bu filmdeki yoğun performansı eleştirmenlerden büyük övgü topladı ve hemen ardından Ang Lee'nin yönettiği Jane Austen uyarlaması "Aşk ve Yaşam" (Sense and Sensibility) (1995) filminde Marianne Dashwood karakterini canlandırdı. Bu rol, ona henüz 20 yaşındayken ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını kazandırarak Hollywood'un kapılarını sonuna kadar araladı. Ardından "Jude" (1996) ve Kenneth Branagh'ın "Hamlet" (1996) gibi prestijli yapımlarında yer aldı. Kariyerini eşsiz bir zirveye taşıyan ve onu tüm dünyada tanınan küresel bir yıldıza dönüştüren proje, James Cameron'ın yönettiği ve sinema tarihinin en çok izlenen filmlerinden biri olan epik romantik felaket filmi "Titanik" (Titanic) (1997) oldu. Leonardo DiCaprio ile başrolü paylaştığı bu dev yapımda canlandırdığı Rose DeWitt Bukater karakteriyle popüler kültür tarihine geçti ve kariyerinin ikinci Oscar adaylığını elde etti. "Titanik"in getirdiği devasa şöhretin ardından stüdyo gişe filmleri yerine daha zorlu, dramatik ve bağımsız projelere yönelen Winslet, oyunculuk yeteneğinin derinliğini her türde kanıtladı. "Sade Kalem" (Quills) (2000), "Iris" (2001), Jim Carrey ile başrolü paylaştığı kült başyapıt "Sil Baştan" (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) (2004), "Düşler Ülkesi" (Finding Neverland) (2004) ve "Tutku Oyunları" (Little Children) (2006) gibi filmlerde sergilediği çarpıcı performanslarla modern sinemanın en saygın aktrislerinden biri haline geldi. Kariyerinin en büyük sanatsal zaferini, kendisine En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazandıran "Okuyucu" (The Reader) (2008) ve Leonardo DiCaprio ile yıllar sonra yeniden bir araya geldiği "Hayallerin Peşinde" (Revolutionary Road) (2008) filmleriyle aynı yıl içinde yaşadı. İlerleyen yıllarda televizyon projelerine de ağırlık vererek HBO yapımı "Mildred Pierce" (2011) ve büyük yankı uyandıran suç draması "Mare of Easttown" (2021) mini dizilerindeki başrol performanslarıyla prestijli Emmy Ödülleri kazandı. Sinemada ise ona bir Oscar adaylığı daha getiren "Steve Jobs" (2015) filminin yanı sıra "Bulaşıcı" (Contagion) (2011) ve "Kuralsız" (Divergent) (2014) gibi yapımlarda rol aldı. 2022 yılında, onu şöhretin zirvesine taşıyan yönetmen James Cameron ile yıllar sonra tekrar bir araya gelerek gişe rekortmeni "Avatar: Suyun Yolu" (Avatar: The Way of Water) filminde Ronal karakterine hayat verdi. Kendi kuşağının en yetenekli ve ödüllü oyuncularından biri olarak kabul edilen Kate Winslet, projelerindeki titiz seçimleri ve kusursuz performanslarıyla sinema ve televizyon dünyasında zirvedeki konumunu sürdürmektedir.

Euphoria posteri

Euphoria

2019

Dram

Dizide 17 yaşındaki Rue’nun hikayesi anlatılıyor. Zendaya’nın hayat verdiği Rue’nun anlattığı hikayeler seks, kimlik arayışı, travma, sosyal medya, uyuşturucu, aşk ve arkadaşlık gibi temaları ele alıyor.