Aramak

Will Merrick
Oyuncu kadrosu · F1 Filmi, Resident Evil, Zamanda Aşk olarak bilinir
William Charles Merrick, 9 Nisan 1993 tarihinde Ledbury, Herefordshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Çocukluk yıllarını İngiltere'nin batısında geçiren Merrick, erken yaşlardan itibaren sahne sanatlarına ilgi duydu. Eğitimini The Downs School ve Dean Close School'da tamamlayan oyuncu, özellikle drama alanındaki yeteneğiyle dikkat çekti ve GCSE drama sınavlarında ülke genelinde en yüksek puanı alan öğrencilerden biri oldu. Gençlik yıllarında Edinburgh Fringe Festivali'nde çeşitli tiyatro oyunlarında sahne alarak oyunculuk deneyimini geliştirdi. Merrick'in profesyonel kariyerindeki en büyük dönüm noktası, İngiliz gençlik dizisi "Skins"in (2011-2012) üçüncü nesil kadrosuna seçilmesiyle gerçekleşti. Dizide canlandırdığı saf, sadık ve mizahi yönü güçlü bir çiftçi çocuğu olan Alo Creevey karakteri, ona geniş bir hayran kitlesi kazandırdı. Bu performansı, eleştirmenler tarafından da takdir edildi ve kendisine Royal Television Society Ödülü'nü getirdi. "Skins"teki başarısının ardından televizyon ve sinema dünyasında daha fazla fırsat bulmaya başladı. 2013 yılında Richard Curtis'in sevilen romantik komedi-drama filmi "Zamanda Aşk" (About Time) kadrosunda yer alarak Jay karakterini canlandırdı. Aynı dönemde "Doctor Who" dizisinin "Nightmare in Silver" bölümünde ve BBC'nin popüler dönem draması "Poldark"ta (2017) Arthur Solway rolüyle izleyici karşısına çıktı. Televizyondaki bir diğer önemli uzun soluklu projesi ise, çevrimiçi oyun dünyasını hicveden komedi dizisi "Dead Pixels" (2019-2021) oldu. Bu dizide canlandırdığı Nicky karakteriyle komedi yeteneğini bir kez daha kanıtladı. Sinema kariyerinde "Modern Life Is Rubbish" (2017) ve Netflix yapımı korku filmi "A Classic Horror Story" (2021) gibi yapımlarda rol alan Merrick, kariyerinin en büyük prodüksiyonlarından birine 2025 yapımı "F1" filmiyle adım attı. Brad Pitt ve Damson Idris'in başrollerini paylaştığı bu yüksek bütçeli spor dramasında, kurgusal APXGP takımının yarış mühendisi Nickleby karakterine hayat verdi. Filmde, takımın stratejik kararlarında kilit rol oynayan bir mühendisi canlandırmak için teknik hazırlık sürecinden geçti. Hem komedi hem de drama türlerinde yetkin bir oyuncu olan Will Merrick, tiyatro kökenli disiplini ve ekran önündeki doğal karizmasıyla İngiliz oyunculuğunun yetenekli isimleri arasında yer almaktadır.

Bill Nighy
Oyuncu kadrosu · 500 Miles, Rango, Fare Şehri olarak bilinir
William Francis Nighy, 12 Aralık 1949 tarihinde Caterham, Surrey, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. İrlanda asıllı bir psikiyatri hemşiresi olan anne ve garaj yöneticisi bir babanın oğlu olarak büyüyen Nighy, gençlik yıllarında yazar olma hayaliyle okuldan erken ayrılıp Paris'e gitmiş, ancak daha sonra oyunculuğa yönelerek prestijli Guildford School of Acting'de eğitim almıştır. Kariyerine 1970'lerde Liverpool'daki Everyman Theatre'da ve ardından Londra'da Royal National Theatre bünyesinde sahneye çıkarak güçlü bir tiyatro temeliyle başlamıştır. İngiliz tiyatro sahnelerinde Tom Stoppard ve Harold Pinter gibi ustaların oyunlarında sergilediği performanslarla adından sıkça söz ettirmiş, pek çok kez Laurence Olivier ve Tony ödüllerine aday gösterilmiştir. Nighy'nin ekrandaki yolculuğu 1980'lerde başlamış olsa da, onu geniş kitlelerin dikkatine sunan ilk önemli çıkışlarından biri komedi filmi "Still Crazy"deki (1998) yaşlanan rock yıldızı rolü olmuştur. Ancak onu gerçek anlamda uluslararası bir yıldıza dönüştüren ve sinema kariyerinde bir milat kabul edilen performans, Richard Curtis'in sevilen romantik komedisi "Aşk Her Yerde" (Love Actually) (2003) filminde canlandırdığı unutulmaz ve sıra dışı müzisyen Billy Mack karakteridir. Bu rol ona BAFTA En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü kazandırmıştır. Aynı yıl İngiliz televizyonunun en saygın yapımlarından olan "State of Play" dizisindeki performansıyla da BAFTA Televizyon Ödülü'nü kucaklayarak yeteneğinin genişliğini kanıtlamıştır. Küresel gişede devleşen serilere adım atan oyuncu, "Karayip Korsanları" (Pirates of the Caribbean) serisinde motion-capture teknolojisiyle hayat verdiği ikonik kötü adam Davy Jones ve "Karanlıklar Ülkesi" (Underworld) serisinde canlandırdığı vampir lideri Viktor karakterleriyle fantastik ve aksiyon sinemasında da silinmez bir iz bırakmıştır. 2000'ler ve 2010'lar boyunca "Zombilerin Şafağı" (Shaun of the Dead) (2004), "Skandal" (Notes on a Scandal) (2006), "Operasyon Valkyrie" (Valkyrie) (2008), "Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1" (2010), "Marigold Oteli'nde Hayatımın Tatili" (The Best Exotic Marigold Hotel) (2012) ve "Zamanda Aşk" (About Time) (2013) gibi gişe rekorları kıran yapımlarda karizması, kusursuz diksiyonu ve incelikli mizah anlayışıyla öne çıkmıştır. Televizyon dünyasında "Gideon's Daughter" (2005) ile Altın Küre kazanan ve "Page Eight" (2011) gibi casusluk dramalarında başrol üstlenen usta aktör, kariyerinin geç döneminde çarpıcı bir dramatik zirve yaşamıştır. Akira Kurosawa'nın klasik eseri "Ikiru"nun İngiliz uyarlaması olan "Yaşamak" (Living) (2022) filminde, ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenen ve hayatını yeniden anlamlandırmaya çalışan bürokrat Bay Williams rolüyle muazzam bir övgü toplamış ve kariyerinin ilk Oscar (Akademi Ödülü) adaylığını En İyi Erkek Oyuncu dalında elde etmiştir. Bill Nighy, kendine has zarif stili, etkileyici ses tonu ve derinlikli karakter yaratma becerisiyle hem İngiliz sinemasının hem de Hollywood'un en sevilen ve saygı duyulan karakter oyuncularından biri olarak üretken kariyerini sürdürmektedir.

Domhnall Gleeson
Oyuncu kadrosu · The Paper, Zamanda Aşk, Star Wars: Skywalker'ın Yükselişi olarak bilinir
Domhnall Gleeson, 12 Mayıs 1983 tarihinde Dublin, İrlanda'da dünyaya gelmiştir. Usta İrlandalı aktör Brendan Gleeson ile Mary Gleeson'ın en büyük oğlu olan Domhnall, sanatla iç içe bir ortamda büyümüş ve Dublin Institute of Technology'de Medya Sanatları bölümünden mezun olmuştur. Başlangıçta yazar ve yönetmen olma hayalleri kuran ve çeşitli kısa filmlere imza atan Gleeson, zamanla babasının izinden giderek oyunculuğa yönelmiştir. Kariyerinin ilk yıllarında tiyatro sahnelerinde boy göstermiş ve Martin McDonagh'ın "The Lieutenant of Inishmore" (2006) oyunundaki performansıyla henüz 23 yaşındayken prestijli Tony Ödülü'ne aday gösterilerek sahne dünyasında büyük bir saygınlık kazanmıştır. Kamera karşısındaki ilk deneyimlerini İrlanda yapımı televizyon dizileri ve babasıyla birlikte rol aldığı bağımsız filmlerle yaşamıştır. Küresel çapta tanınmasını sağlayan ilk büyük adımı, tıpkı babası gibi sinema tarihinin en büyük fenomenlerinden biri olan "Harry Potter" serisine dahil olmasıyla gerçekleşmiştir. "Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1" (2010) ve "Bölüm 2" (2011) filmlerinde Bill Weasley karakterini canlandıran aktör, sempatik ve karizmatik duruşuyla geniş kitlelerin dikkatini çekmiştir. Bu dönüm noktasının ardından, distopik dram "Beni Asla Bırakma" (Never Let Me Go) (2010) ve Coen Kardeşler imzalı western klasiği "İz Peşinde" (True Grit) (2010) gibi saygın yapımlarda yardımcı roller üstlenerek çok yönlülüğünü kanıtlamıştır. İlk büyük başrol çıkışını ise Richard Curtis'in yazıp yönettiği sıcak ve duygusal romantik komedi "Zamanda Aşk" (About Time) (2013) filminde canlandırdığı Tim Lake karakteriyle yapmış, bu rolüyle uluslararası alanda rüştünü ispatlamıştır. Gleeson'ın kariyerindeki en olağanüstü dönem, şüphesiz bağımsız sinemadan devasa bütçeli gişe rekortmenlerine uzanan dört farklı başyapıtta rol aldığı 2015 yılı olmuştur. Oscar ödüllü "Diriliş" (The Revenant) filmindeki Yüzbaşı Andrew Henry rolüyle dramatik yeteneğini sergilerken, romantik dönem filmi "Brooklyn"de zarif bir performans sunmuş; Alex Garland'ın çığır açan bilimkurgusu "Ex Machina"da canlandırdığı Caleb Smith karakteriyle ise eleştirmenlerden büyük övgü toplamıştır. Aynı yıl onu popüler kültürün kalbine yerleştiren asıl hamlesi, yeni "Star Wars" üçlemesinin ilk filmi "Star Wars: Güç Uyanıyor" (The Force Awakens) (2015) filminde acımasız ve fanatik General Armitage Hux karakterini üstlenmesi olmuştur. Bu ikonik kötü adam rolünü "Son Jedi" (The Last Jedi) (2017) ve "Skywalker'ın Yükselişi" (The Rise of Skywalker) (2019) filmlerinde de başarıyla sürdürmüştür. Hem stüdyo filmlerinde hem de karakter odaklı bağımsız projelerde kusursuz bir denge kurmayı başaran yetenekli aktör, "Sonsuza Dek Ayı Winnie" (Goodbye Christopher Robin) (2017) filminde ünlü yazar A.A. Milne'i canlandırmış ve popüler animasyon-canlı aksiyon serisi "Peter Rabbit" (2018) filmlerinde komedi yeteneğini sergilemiştir. Son yıllarda televizyon dünyasında da çarpıcı işlere imza atarak, FX yapımı psikolojik gerilim dizisi "The Patient" (2022) dizisindeki seri katil Sam Fortner rolüyle karanlık ve tekinsiz bir karaktere bürünmüş ve bu performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Altın Küre adaylığı kazanmıştır. Tıpkı babası gibi her role benzersiz bir derinlik ve doğallık katan Domhnall Gleeson, neslinin en başarılı, çalışkan ve saygıdeğer aktörlerinden biri olarak kariyerine devam etmektedir.

Elçin Sangu
Oyuncu kadrosu · Seni Tanıyorum olarak bilinir
Çerkes asıllı olan Sangu, Üniversite eğitimini Mersin Üniversitesi Opera bölümünde tamamlamış, daha sonra 2006 yılında Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ni burslu olarak kazanmıştır. Sangu, Sahne Tozu Tiyatrosu'nda oyunculuk eğitimi aldıktan sonra dizilerde oyuncu olarak yer almaya başlamıştır. İlk olarak 2011 yılında Öyle Bir Geçer Zaman ki adlı dizide Jale karakteriyle tanınmıştır. Ardından 2012 yılında Aşk Kaç Beden Giyer adlı dizide Nehir karakterini canlandırmıştır. Daha sonra Bir Aşk Hikayesi, Kurt Seyit ve Şura, Sevdam Alabora dizilerinde oynamıştır. Şimdilerde ise Star TV'de yayınlanan, başrollerini Barış Arduç ile birlikte paylaştığı Kiralık Aşk adlı dizide Defne karakterini oynamaktadır.

Luis Guzmán
Oyuncu kadrosu · Coyote Acme'ye Karşı, Derin Kargaşa, Süper Mario Galaksi Filmi olarak bilinir
Luis Guzmán, 28 Ağustos 1956 tarihinde Cayey, Porto Riko'da dünyaya gelmiş, New York'un Lower East Side mahallesinde büyümüş, sinema ve televizyon dünyasının en tanınan ve sevilen Porto Rikolu-Amerikan karakter oyuncularından biridir. Oyunculuk kariyerine başlamadan önce uzun yıllar sosyal hizmetler görevlisi olarak çalışan Guzmán, aynı zamanda bir aktivistti ve kariyerine New York sokaklarında sahnelediği tiyatro oyunlarıyla adım attı. Bu geçmişi, rollerine yansıttığı ham ve gerçekçi enerjiyle onu benzerlerinden ayırdı. Kariyerine 1980'lerde küçük rollerle başlayan Guzmán'ın dikkatleri üzerine çektiği ilk önemli performansı, Brian De Palma'nın yönettiği 1993 yapımı kült film "Carlito'nun Yolu"nda (Carlito's Way) Al Pacino'nun canlandırdığı karakterin sadık ama tehlikeli dostu Pachanga rolüyle oldu. Bu rol, onun Hollywood'daki yerini sağlamlaştırdı ve kendisine daha büyük kapılar açtı. 1990'ların sonu ve 2000'lerin başı, Guzmán'ın kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Dönemin en önemli yönetmenlerinden Steven Soderbergh ve Paul Thomas Anderson'ın vazgeçilmez oyuncularından biri haline geldi. Soderbergh ile "Aşk ve Para" (Out of Sight, 1998), "The Limey" (1999) ve "Trafik" (Traffic, 2000) filmlerinde çalıştı. "Trafik" filmindeki performansıyla, filmin tüm oyuncu kadrosuyla birlikte Ekran Oyuncuları Derneği (SAG) Ödülü'nü kazandı. Paul Thomas Anderson'ın ise "Ateşli Geceler" (Boogie Nights, 1997), "Manolya" (Magnolia, 1999) ve "Aşk Sarhoşu" (Punch-Drunk Love, 2002) gibi eleştirel beğeni toplayan filmlerinde unutulmaz karakterlere hayat verdi. Guzmán, kariyeri boyunca komedi ve dram arasında ustalıkla geçiş yapma yeteneğini sergiledi. HBO'nun efsanevi hapishane draması "Oz"da (1998-2000) canlandırdığı çete lideri Raoul "El Cid" Hernandez ile dramatik yönünü gösterirken, "Monte Kristo Kontu" (The Count of Monte Cristo, 2002) ve Adam Sandler filmleri gibi yapımlarda komedi yeteneğini konuşturdu. Ayrıca, Netflix'in popüler dizisi "Narcos"taki (2015) Gonzalo Rodríguez Gacha rolüyle de büyük beğeni topladı. Yakın dönemdeki en ikonik rollerinden biri ise Tim Burton'ın yönettiği ve dünya çapında bir fenomene dönüşen Netflix dizisi "Wednesday"de (2022) canlandırdığı Addams Ailesi'nin babası Gomez Addams karakteri oldu. Yetmişe yakın film ve sayısız televizyon projesinde yer alan Luis Guzmán, Hollywood'un en çalışkan, güvenilir ve anında tanınan yüzlerinden biri olarak sinema tarihindeki yerini almıştır.

Liam Neeson
Oyuncu kadrosu · Kimliksiz, Schindler'ın Listesi, Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı olarak bilinir
William John "Liam" Neeson, 7 Haziran 1952 tarihinde Ballymena, Kuzey İrlanda'da dünyaya gelmiştir. Gençliğinde boksa ilgi duyan ve bir dönem amatör olarak boksla uğraşan Neeson, aynı zamanda okul tiyatrosunda da sahneye çıkıyordu. Belfast'taki Queen's Üniversitesi'nde fizik ve bilgisayar bilimleri okumaya başlasa da, oyunculuk tutkusu ağır bastı ve eğitimini yarıda bırakarak Belfast'taki Lyric Players' Theatre'a katıldı. İki yıllık eğitimin ardından Dublin'deki prestijli Abbey Theatre'da sahne alarak klasik oyunlarda tecrübe kazandı. Sinema kariyerine, yönetmen John Boorman'ın onu Abbey Theatre'da izlemesiyle adım attı. Boorman'ın yönettiği 1981 yapımı "Excalibur" filminde Sir Gawain rolünü canlandırarak dikkatleri çekti. Bu rolün ardından "The Bounty" (1984), "Misyon" (The Mission) (1986) ve "A Prayer for the Dying" (1987) gibi filmlerde Mel Gibson, Robert De Niro ve Anthony Hopkins gibi usta isimlerle birlikte yardımcı rollerde yer aldı. 1987'de kariyerine devam etmek için Hollywood'a taşındı. Liam Neeson'ı dünya çapında bir yıldıza dönüştüren ve kariyerinin dönüm noktası olan rol, Steven Spielberg'in yönettiği 1993 yapımı "Schindler'in Listesi" (Schindler's List) oldu. Nazi Partisi üyesi olup 1200'den fazla Yahudi'nin hayatını kurtaran sanayici Oskar Schindler'ı canlandırdığı bu filmdeki olağanüstü performansıyla büyük beğeni topladı ve En İyi Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar), Altın Küre ve BAFTA'ya aday gösterildi. "Schindler'in Listesi" sonrası dönemde, İrlandalı devrimci lideri canlandırdığı "Michael Collins" (1996), Victor Hugo'nun klasiği "Sefiller"de (Les Misérables) (1998) Jean Valjean karakteri ve George Lucas'ın efsanevi serisindeki Qui-Gon Jinn rolüyle "Star Wars: Bölüm I – Gizli Tehlike" (Star Wars: Episode I – The Phantom Menace) (1999) gibi önemli yapımlarda başrol oynadı. Ayrıca "New York Çeteleri" (Gangs of New York) (2002) ve "Aşk Her Yerde" (Love Actually) (2003) gibi filmlerle dram ve romantik komedi türlerindeki yeteneğini de sergiledi. 2008 yılında vizyona giren Fransız yapımı aksiyon-gerilim filmi "96 Saat" (Taken), Neeson'ın kariyerinde tamamen yeni bir sayfa açtı. Emekli bir CIA ajanını canlandırdığı bu film, beklenmedik bir gişe başarısı yakalayarak onu 50'li yaşlarının ortasında uluslararası bir aksiyon yıldızına dönüştürdü. Bu filmin ardından gelen "A Takımı" (The A-Team) (2010), "Kimliksiz" (Unknown) (2011), "Gri Kurt" (The Grey) (2012) ve "Non-Stop" (2014) gibi filmlerle modern aksiyon sinemasının en tanınan ve aranan yüzlerinden biri haline geldi.

Nesrin Cavadzade
Oyuncu kadrosu · Daha 17 olarak bilinir
30 Temmuz 1982 tarihinde Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de doğdu ve Türkiye'ye 1993 yılında 11 yaşındayken geldi. Marmara Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü'nden mezun olduktan sonra 2 yıl boyunca Tekand Studio Oyuncuları'nda oyunculuk eğitimi aldı. Türkçenin yanı sıra İngilizce, Fransızca, Rusça, İspanyolca bilmektedir ve Arapça, Japonca öğrenim aşamasındadır. Üniversiteden sonra "Yersiz Yurtsuz" dizisinde başrolü üstlenerek televizyon dünyasına adım attı ve projeden hemen sonra aynı zamanda dizinin de yönetmeni olan Cemal Şan'ın ünlü Aşk Üçlemesi'nin ikinci filmi olan "Dilber'in Sekiz Günü"nde başrolde yer aldı. Bu filmdeki rolüyle Erzurum, Bursa ve Ankara Film Festivalleri'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödüllerine layık görüldü. Bu başarının ardından yine yönetmenliğini Cemal Şan'ın yaptığı "Acı" filminde rol aldı ve sergilediği performansla eleştirmenler tarafından övgüyle karşılandı. Sinema dışında "Samanyolu" ve "Al Yazmalım" gibi televizyon projelerinde de yer alan oyuncu, 2011 yılında Hasan Tolga Pulat'ın yönettiği "Güzel Günler Göreceğiz" filminde oynadı ve canlandırdığı Anna karakteriyle 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu", 23. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde ise "En İyi Kadın Oyuncu" seçildi. 2012 yılında "Ağır Roman"ın televizyon uyarlaması olan "Ağır Roman Yeni Dünya" dizisindeki Kara Leyla rolüyle yer aldı. Cavadzade, 2019-2021 yılları arasında FOX'ta yayınlanan Yasak Elma dizisinde yer almış ve bu dizide Şahika Ekinci karakterine hayat vermiştir. Son olarak Üç Kuruş adlı dizide Bahar Yöndel Çaka karakterine hayat vermiştir. Kutluğ Ataman'ın son filmi Kuzu, Erol Mintaş'ın ilk uzun metrajı Annemin Şarkısı ve Çanakkale Harbi'ni anlatan Son Mektup'ta yer alan oyuncu Kuzu ile 51. Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kazandı. Bilim insanı Mirmemmed Cavadzade’nin torunudur.

Emel Dede
Oyuncu kadrosu · Kuruluş: Osman olarak bilinir
Emel Dede, 1989 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Üniversite eğitimini Haliç Üniversitesi'nde tamamladı. Lise eğitimi sonrasında oyunculuk üzerine çalışmalar yapmaya başlamıştır. Yeşim Ceren Bozoğlu’ndan birebir oyunculuk eğitimi almıştır. Bu süreçte eğitim aldığı diğer alanlar ise 35,5 Akademi, kamera önü oyunculuk eğitimi ve 3Mota’da almış olduğu eğitimlerdir. Dizi kariyerine Aşk ve Ceza isimli yapımla adım atmıştır. Aşk ve Ceza isimli çalışması sonrasında Küçük Kadınlar, Öyle Bir Geçer Zaman Ki, Alın Yazım ve Emanet gibi yapımlara da dahil olmuştur. Seddülbahir 32 Saat projesiyle ekranlara dönüş yapan oyuncu ardından Aşkın Bedeli, Sevda Kuşun Kanadında gibi dizilerde rol almıştır.

Anne Hathaway
Oyuncu kadrosu · Oak Caddesi'nin Sonu, Sen İhtimali, Şeytan Marka Giyer 2 olarak bilinir
Anne Jacqueline Hathaway, 12 Kasım 1982 tarihinde Brooklyn, New York'ta dünyaya gelmiştir. Bir işçi avukatı olan baba ve eski bir tiyatro oyuncusu olan annenin kızı olarak New Jersey'de büyüyen Hathaway, annesinin izinden giderek oyunculuğa ilgi duydu. Televizyon dizisi "Get Real" (1999) ile profesyonel kariyere adım attı ancak asıl büyük çıkışını Garry Marshall'ın yönettiği Disney komedisi "Acemi Prenses" (The Princess Diaries) (2001) filmindeki Mia Thermopolis rolüyle yaptı. Bu rol ve ardından gelen "Ella Enchanted" (2004), onu dünya çapında bir gençlik idolü haline getirdi. Çocuksu imajından sıyrılıp yetişkin rollerine geçişi, Ang Lee'nin "Brokeback Dağı" (2005) ve özellikle Meryl Streep ile karşılıklı oynadığı, moda dünyasını hicveden gişe rekortmeni "Şeytan Marka Giyer" (The Devil Wears Prada) (2006) filmleriyle oldu. Jonathan Demme'nin yönettiği "Rachel Evleniyor" (Rachel Getting Married) (2008) filmindeki madde bağımlılığı geçmişi olan sorunlu bir kadını canlandırdığı performansıyla eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve ilk kez En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Romantik komedilerdeki başarısını "Aşk Sarhoşu" (Love & Other Drugs) (2010) ile sürdürdü. 2010'larda kariyerinin zirvesine çıkan Hathaway, Christopher Nolan'ın "Kara Şövalye Yükseliyor" (The Dark Knight Rises) (2012) filminde Kedi Kadın (Selina Kyle) karakterine hayat vererek aksiyon türündeki başarısını kanıtladı. Aynı yıl, Tom Hooper'ın müzikali "Sefiller"de (Les Misérables) canlandırdığı Fantine rolüyle sergilediği sarsıcı performans, ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü'nü (Oscar), Altın Küre ve BAFTA ödüllerini kazandırdı. Bilimkurgu destanı "Yıldızlararası" (Interstellar) (2014), Robert De Niro ile başrolü paylaştığı "Stajyer" (The Intern) (2015) ve yıldızlar geçidi "Ocean's 8" (2018) gibi gişe başarılarıyla Hollywood'un en çok kazanan ve aranan aktrislerinden biri oldu. Son dönemde televizyon ve dijital platformlara da yönelen oyuncu, Jared Leto ile başrolü paylaştığı "WeCrashed" (2022) dizisinde ve büyük ses getiren romantik drama "Sen İhtimali" (The Idea of You) (2024) ile psikolojik gerilim "Annelerin İçgüdüsü" (Mothers' Instinct) (2024) gibi yapımlarda hem oyunculuk hem de yapımcılık yönünü sergilemeye devam etmektedir. Hathaway, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Kadın Birimi İyi Niyet Elçisi olarak toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine çalışmalar yürütmektedir.

Michelle Pfeiffer
Oyuncu kadrosu · Margo's Got Money Troubles, Mısır Prensi, Yaralı Yüz olarak bilinir
Michelle Marie Pfeiffer, 29 Nisan 1958 tarihinde Santa Ana, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Mütevazı bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Pfeiffer, lise eğitiminin ardından mahkeme muhabirliği eğitimi alırken fikrini değiştirerek oyunculuğa yöneldi. 1970'lerin sonunda katıldığı güzellik yarışmaları sayesinde dikkatleri üzerine çekti ve çeşitli televizyon dizilerinde küçük roller alarak sektöre adım attı. Sinemadaki ilk başrol deneyimini "Grease 2" (1982) müzikali ile yaşasa da, film eleştirmenlerden geçer not alamadı. Ancak bu rol, yönetmen Brian De Palma'nın dikkatini çekmesini sağladı ve kariyerinin dönüm noktası olan "Yaralı Yüz" (Scarface) (1983) filminde Al Pacino ile karşılıklı oynama fırsatını yakaladı. Canlandırdığı Elvira Hancock karakteri, onun sadece bir güzellik ikonu değil, aynı zamanda derinlikli bir oyuncu olduğunu kanıtladı. 1980'lerin sonu ve 1990'ların başı, Pfeiffer'ın Hollywood'un en çok aranan ve en saygın aktrislerinden biri haline geldiği dönem oldu. "Kasaba Cadıları" (The Witches of Eastwick) (1987) ve "Barmen" (Tequila Sunrise) (1988) gibi popüler yapımların ardından, "Tehlikeli İlişkiler" (Dangerous Liaisons) (1988) filmindeki Madame de Tourvel rolüyle ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını kazandı. Hemen ertesi yıl, "İki Erkek Bir Kadın" (The Fabulous Baker Boys) (1989) filmindeki caz şarkıcısı Susie Diamond performansı, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar adaylığı ve Altın Küre ödülü getirdi; özellikle piyano üzerindeki ikonik sahnesi sinema tarihine geçti. Bu başarı serisini 1992 yapımı "Aşk Tarlası" (Love Field) ile üçüncü bir Oscar adaylığı izledi. Michelle Pfeiffer, dramatik rollerdeki başarısının yanı sıra gişe rekorları kıran yapımlarda da ikonik performanslar sergiledi. Tim Burton'ın "Batman Dönüyor" (Batman Returns) (1992) filminde canlandırdığı Kedi Kadın (Selina Kyle) karakteri, çizgi roman uyarlamaları tarihinin en beğenilen performanslarından biri olarak kabul edilir. Martin Scorsese'nin yönettiği "Masumiyet Çağı" (The Age of Innocence) (1993) ve büyük bir ticari başarı yakalayan "Sakıncalı Düşünceler" (Dangerous Minds) (1995) ile yıldızını parlatmaya devam etti. 2000'lerin başında "Gizli Gerçek" (What Lies Beneath) (2000) ve "Benim Adım Sam" (I Am Sam) (2001) gibi filmlerde rol aldıktan sonra ailesine zaman ayırmak için kariyerine kısa bir ara verdi. Sinemaya dönüşü, "Hairspray" (2007) ve "Yıldız Tozu" (Stardust) (2007) gibi fantastik ve müzikal yapımlarla oldu. Kariyerinin sonraki döneminde de risk almaktan çekinmeyen Pfeiffer, Darren Aronofsky'nin tartışmalı filmi "anne!" (mother!) (2017) ve "Doğu Ekspresinde Cinayet" (Murder on the Orient Express) (2017) gibi ansambl oyuncu kadrolu filmlerde yer aldı. Marvel Sinematik Evreni'ne "Ant-Man ve Wasp" (2018) filmiyle Janet van Dyne olarak dahil oldu. Yakın dönemde "French Exit" (2020) filmindeki performansıyla bir kez daha Altın Küre'ye aday gösterilen Pfeiffer, hem bağımsız sinemada hem de büyük bütçeli yapımlarda zarafeti, yeteneği ve çok yönlülüğüyle modern sinemanın en önemli figürlerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Tom Cruise
Oyuncu kadrosu · Azınlık Raporu, Digger, Mission: Impossible - Ölümcül Hesaplaşma Birinci Bölüm olarak bilinir
Thomas Cruise Mapother IV, sahne adıyla Tom Cruise, 3 Temmuz 1962 tarihinde Syracuse, New York'ta dünyaya geldi. Çocukluğu, ailesinin sık sık taşınması ve öğrenme güçlüğü (disleksi) ile mücadele gibi zorluklarla geçti. Katolik bir ailede büyüdü ve gençliğinde kısa bir süre papazlık eğitimi almayı düşündü. Ancak lise yıllarında bir öğretmeninin teşvikiyle okulun tiyatro oyunlarına katılması, onun oyunculuk tutkusunu keşfetmesini sağladı ve hayatının yönünü tamamen değiştirdi. Oyunculuk kariyerine odaklanmak için 18 yaşında New York'a taşınan Cruise, ilk ufak rolünü 1981 yapımı "Endless Love" (Sonsuz Aşk) filminde aldı. Aynı yıl "Taps" (Askeri Okul) filmindeki disiplinli askeri öğrenci rolüyle daha fazla dikkat çekti. Ancak onu bir gecede gençlik idolüne dönüştüren ve Hollywood'daki hızlı yükselişini başlatan film, 1983 yapımı "Risky Business" (Riskli İş) oldu. Bu filmdeki karizması ve unutulmaz dans sahnesiyle adından söz ettirerek dönemin aranan genç yıldızları arasına girdi. Asıl küresel süperstarlığa adım atışı, 1986 yapımı aksiyon-drama filmi "Top Gun" ile gerçekleşti. Canlandırdığı cesur pilot Pete "Maverick" Mitchell karakteriyle özdeşleşen Cruise, bu filmle birlikte 80'lerin en büyük sinema ikonlarından biri haline geldi. Kariyeri boyunca dramdan ("Rain Man", "Born on the Fourth of July" - ilk Oscar adaylığı), gerilime ("The Firm"), romantizme ("Jerry Maguire" - ikinci Oscar adaylığı) ve bilim kurguya ("Minority Report", "Edge of Tomorrow") kadar pek çok farklı türde unutulmaz performanslar sergiledi. Paul Thomas Anderson'ın "Magnolia" (Manolya, 1999) filmindeki performansıyla üçüncü kez Oscar'a aday gösterildi. 1996 yılında başrolünü üstlendiği ve aynı zamanda yapımcılığını yaptığı "Mission: Impossible" (Görevimiz Tehlike) ile kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Ethan Hunt karakteriyle sinema tarihinin en ikonik ajanlarından birini yaratan Cruise, bu seriyle hem gişedeki gücünü pekiştirdi hem de yapımcı kimliğini öne çıkardı. Serinin en dikkat çekici yanlarından biri, Cruise'un tehlikeli aksiyon sahnelerinin büyük çoğunluğunu dublör kullanmadan bizzat gerçekleştirmesi oldu. Bu durum, onun işine olan bağlılığının ve fiziksel sınırları zorlayan adanmışlığının bir simgesi haline geldi. Kariyerinin ilerleyen yıllarında da yüksek tempolu projelerden vazgeçmeyen Cruise, 2022'de vizyona giren "Top Gun: Maverick" ile hem eleştirmenlerden tam not aldı hem de kariyerinin en büyük gişe başarısına imza atarak Hollywood'un zirvesindeki yerini ne kadar hak ettiğini bir kez daha kanıtladı. Tom Cruise, çalışma disiplini, tükenmeyen enerjisi, filmlerine olan derin bağlılığı ve yıllara meydan okuyan karizmasıyla tanınır.

Matthias Brenner
Matthias Brenner, 10 Eylül 1957 tarihinde Meiningen, Doğu Almanya'da dünyaya gelmiştir. Aktör Carl Rüdiger Brenner'in oğlu olan Matthias, gençlik yıllarında memleketindeki amatör tiyatrolarda sahne tozu yutarak sanata ilk adımını attı. Lise eğitimini Suhl'da bir mesleki eğitimle birleştirip tornacı olarak tamamladıktan ve askerlik hizmetini bitirdikten sonra, Berlin'deki prestijli Ernst Busch Oyunculuk Akademisi'ne (Hochschule für Schauspielkunst "Ernst Busch") girerek 1979 ile 1982 yılları arasında profesyonel oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerinin başlarında Annaberg-Buchholz ve Erfurt'taki sahnelerde yeteneğini parlatan Brenner, zamanla sadece oyunculukla yetinmeyip yazarlık ve yönetmenliğe de yöneldi. Almanya'nın birleşmesinin ardından Frankfurt, Leipzig, Bremen ve Berlin'deki Volksbühne, Deutsches Theater ile Berliner Ensemble gibi ülkenin en saygın tiyatrolarında sahne alıp oyunlar yöneterek Alman tiyatrosunun en üretken, çok yönlü ve saygın figürlerinden biri haline geldi. Tiyatro sahnesindeki ağır ve güçlü duruşunu kamera önü oyunculuğuyla da harmanlayan tecrübeli aktör, 2000'li yıllarla birlikte uluslararası alanda daha fazla tanınmaya başladı. Küresel çapta geniş kitlelerce bilinmesini sağlayan en önemli yapım, Yabancı Dilde En İyi Film Oscar'ını kazanan "Başkalarının Hayatı" (Das Leben der Anderen) (2006) oldu. Bu modern başyapıtta canlandırdığı Karl Wallner karakteriyle uluslararası sinema arenasındaki yerini sağlamlaştırdı. Alman televizyon izleyicileri ise onu bilhassa ünlü "Tatort" polisiye serisinin Bremen bölümlerinde canlandırdığı adli tıp uzmanı Dr. Katzmann karakteriyle ve başarılı dönem dizisi "Charité" ile yakından tanımaktadır. Geniş oyunculuk yelpazesi sayesinde bağımsız filmlerden dev bütçeli gişe hitlerine kadar çok çeşitli projelerde yer alan Brenner; sarsıcı drama "Oyunbozan" (Systemsprenger) (2019) ve ödüllü "Muhtemel Aşk" (In den Gängen) (2018) gibi Alman sinemasının son yıllardaki öne çıkan filmlerinin yanı sıra Hollywood yapımı fantastik gişe filmi "Fantastik Canavarlar: Dumbledore'un Sırları" (Fantastic Beasts: The Secrets of Dumbledore) (2022) kadrosunda da boy gösterdi. Sanat kariyerine idari bir boyut da katan Matthias Brenner, 2011 ile 2023 yılları arasında Halle'deki Neues Theater ve Thalia Theater'ın genel sanat yönetmenliğini (intendant) başarıyla üstlendi. Günümüzde çok yönlü sanat hayatını hem tiyatro sahnelerinde hem de kamera karşısında yer aldığı yeni projelerle aktif bir şekilde sürdürmektedir.

Dennis Haysbert
Oyuncu kadrosu · Yardım Çağrısı, Günah Şehri: Uğruna Öldürülecek Kadın, Büyük Hesaplaşma olarak bilinir
Dennis Dexter Haysbert, 2 Haziran 1954 tarihinde San Mateo, Kaliforniya, ABD'de dünyaya gelmiştir. Ev hanımı bir anne ve şerif yardımcısı bir babanın oğlu olan Haysbert, dokuz çocuklu geniş bir ailede büyüdü. Lise yıllarında atletizm ve Amerikan futboluna büyük ilgi duysa da, spordan ziyade sanata yönelmeyi tercih ederek prestijli American Academy of Dramatic Arts'ta oyunculuk eğitimi aldı. Kariyerine 1970'lerin sonu ve 1980'lerde "Lou Grant", "The A-Team" ve "Magnum, P.I." gibi popüler televizyon dizilerinde konuk oyuncu olarak başladı. Onu sinema izleyicisiyle tanıştıran ve ilk büyük çıkışını yapmasını sağlayan yapım, 1989 yapımı sevilen spor komedisi "Major League" (Büyük Lig) filminde canlandırdığı beyzbol oyuncusu Pedro Cerrano karakteri oldu. Bu rolün getirdiği tanınırlıkla birlikte 1990'lı yıllar boyunca sinemada sağlam bir yer edindi. "Navy SEALs" (1990), Michelle Pfeiffer ile başrolü paylaştığı "Love Field" (Aşk Tarlası) (1992), "Waiting to Exhale" (1995) ve Michael Mann'in başyapıtı "Heat" (Büyük Hesaplaşma) (1995) filmlerinde sergilediği güçlü performanslarla aranan bir karakter oyuncusu oldu. 1997 yılında Clint Eastwood'un yönettiği "Absolute Power" (Mutlak Güç) filminde de dikkat çeken bir performans sergiledi. Dennis Haysbert'i küresel çapta tanınan bir yıldıza ve televizyon efsanesine dönüştüren proje ise, 2001 yılında başlayan devrim niteliğindeki aksiyon dizisi "24" oldu. Dizide canlandırdığı ABD Başkanı David Palmer karakteri, sadece eleştirmenlerden tam not almakla ve kendisine Altın Küre adaylığı kazandırmakla kalmadı, aynı zamanda Amerikan televizyon tarihinin en ikonik ve güven veren lider tasvirlerinden biri olarak popüler kültüre kazındı. Televizyondaki bu devasa başarısıyla eş zamanlı olarak, Todd Haynes'in yönettiği 2002 yapımı "Far from Heaven" (Cennetten Çok Uzakta) filmindeki Raymond Deagan rolüyle beyaz perdede büyük beğeni topladı ve birçok eleştirmen birliğinden ödüller kazandı. "24" dizisinden sonra televizyondaki güçlü duruşunu sürdürerek aksiyon-drama dizisi "The Unit"te (2006-2009) Çavuş Jonas Blane karakterine hayat verdi. Derin, otoriter ve güven veren bariton sesiyle tanınan aktör, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde seslendirme sanatçılığında da oldukça başarılı işlere imza attı; "Kung Fu Panda 2" (2011) ve "Wreck-It Ralph" (2012) gibi animasyonlara ses verdi. Ayrıca uzun yıllardır ABD'nin en büyük sigorta firmalarından biri olan Allstate'in ikonik reklam yüzü ve kurumsal sesidir. Yakın dönemde televizyon dünyasında popüler dizi "Lucifer"da (2020) "Tanrı" karakterini canlandırarak izleyiciyi şaşırtmış, uzun soluklu "Sniper" film serisinde yer almış ve "No Exit" (2022) gibi gerilim yapımlarıyla hem sinema hem de televizyon dünyasındaki istikrarlı, saygın varlığını sürdürmüştür.

Imelda Staunton
Oyuncu kadrosu · Malefiz, Tommy & Tuppence, The Crown olarak bilinir
Imelda Mary Philomena Bernadette Staunton, 9 Ocak 1956 tarihinde Archway, Londra'da dünyaya gelmiştir. İrlandalı Katolik bir göçmen ailenin tek çocuğu olan Staunton, yeteneğini genç yaşta keşfederek dünyanın en prestijli oyunculuk okullarından Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde (RADA) eğitim gördü. 1976'da mezun olduktan sonra İngiltere'nin en saygın tiyatro sahnelerinde, özellikle repertuar tiyatrolarında ve National Theatre bünyesinde kariyerine başladı. Sahnedeki başarısı, ona müzikallerdeki üstün performanslarıyla kazandığı çok sayıda Laurence Olivier Ödülü'nü getirdi; "Into the Woods", "Sweeney Todd" ve özellikle 2015 yapımı "Gypsy" müzikalindeki Momma Rose performansı tiyatro tarihine geçti. Sinemadaki kariyeri 1980'lerde başlasa da, 1990'larda "Kuru Gürültü" (Much Ado About Nothing) (1993), "Aşk ve Yaşam" (Sense and Sensibility) (1995) ve "Aşık Shakespeare" (Shakespeare in Love) (1998) gibi dönem filmlerindeki başarılı yan rollerle tanındı. Ancak Staunton'un sinemadaki asıl devleştiği an, Mike Leigh'in yönettiği sosyal gerçekçi drama "Vera Drake" (2004) filmi oldu. 1950'lerde işçi sınıfından gizlice kürtaj yapan bir kadını canlandırdığı bu rol, ona En İyi Kadın Oyuncu dalında BAFTA Ödülü ve Venedik Film Festivali'nde Volpi Kupası kazandırdı, ayrıca Oscar'a aday gösterildi. Küresel çapta bir popüler kültür ikonuna dönüşmesi ise, "Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı" (2007) ve "Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1" (2010) filmlerinde canlandırdığı Dolores Umbridge karakteriyle gerçekleşti. Pembe kıyafetleri içindeki bu otoriter ve sadist bürokrat performansı o kadar etkileyiciydi ki, serinin en nefret edilen ama aynı zamanda oyunculuğu en çok takdir edilen kötü karakterlerinden biri oldu. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde çeşitliliğini koruyan Staunton, "Malefiz" (Maleficent) (2014) filminde bir peri, "Onur" (Pride) (2014) filminde bir insan hakları savunucusu olarak izleyici karşısına çıktı. Televizyon dünyasında ise "Downton Abbey" filmlerinde yer aldıktan sonra, Netflix'in fenomen dizisi "The Crown"ın (2022-2023) beşinci ve altıncı sezonlarında Kraliçe II. Elizabeth'i canlandırarak bu zorlu rolün altından başarıyla kalktı. Sanata katkılarından dolayı 2016 yılında Britanya İmparatorluk Nişanı (CBE) ve 2024 yılında "Dame" unvanı ile onurlandırılan Imelda Staunton, hem sahnede hem de perdede İngiltere'nin en yetenekli ve saygın karakter oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.

Sam Riley
Oyuncu kadrosu · Malefiz olarak bilinir
Samuel Peter W. Riley, 8 Ocak 1980 tarihinde Menston, Batı Yorkshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Tekstil ticaretiyle uğraşan bir baba ve anaokulu öğretmeni bir annenin oğlu olan Riley, eğitimini Uppingham School'da tamamladı. Gençlik yıllarında oyunculuğa ilgi duysa da, Londra Müzik ve Dramatik Sanat Akademisi (LAMDA) ve Kraliyet Dramatik Sanat Akademisi (RADA) gibi prestijli okullara yaptığı başvurular reddedildi. Bir süre giyim deposunda ve barmen olarak çalışan Riley, aynı zamanda Leeds merkezli "10,000 Things" adlı indie rock grubunun solistliğini yaptı. Grup bir albüm çıkarsa da beklenen ticari başarıyı yakalayamadı ve dağıldı. Müzik kariyerinin sona ermesinin ardından oyunculuğa odaklanan Riley, ilk önemli çıkışını televizyon filmlerinde küçük roller alarak yaptı. Ancak kariyerinin dönüm noktası ve onu uluslararası üne kavuşturan proje, Joy Division grubunun efsanevi solisti Ian Curtis'i canlandırdığı biyografik film "Control" (2007) oldu. Anton Corbijn'in yönettiği bu siyah-beyaz filmdeki performansı eleştirmenlerden tam not aldı ve kendisine İngiliz Bağımsız Film Ödülleri'nde "En İyi Çıkış Yapan Oyuncu" ödülünü kazandırdı. Bu rol, Riley'nin melankolik ve derinlikli karakterleri canlandırma yeteneğini kanıtlamasını sağladı. Bu başarının ardından Riley, bağımsız sinemadan büyük bütçeli Hollywood yapımlarına kadar geniş bir yelpazede roller üstlendi. Bilimkurgu ve fantezi unsurlarını barındıran "Franklyn" (2008) filminde rol aldıktan sonra, Graham Greene'in klasik romanından uyarlanan "Brighton Rock" (2010) filminde sosyopat gangster Pinkie Brown karakterine hayat verdi. Walter Salles'in yönettiği ve Jack Kerouac'ın kült romanından uyarlanan "Yolda" (On the Road) (2012) filminde başrol Sal Paradise'ı canlandırerek Amerikan edebiyatının ikonik bir figürüne hayat verdi. Aynı yıl Neil Jordan'ın "Bir Vampir Hikayesi" (Byzantium) (2012) filminde de yer aldı. Sam Riley'nin en geniş kitlelerce tanınan rolü ise, Angelina Jolie ile başrolü paylaştığı Disney yapımı "Maleficent" (2014) filmindeki sadık ve şekil değiştirebilen kuzgun Diaval karakteridir. Filmin başarısı üzerine, devam filmi "Maleficent: Mistress of Evil" (2019) yapımında da aynı rolle geri döndü. Farklı türleri denemekten çekinmeyen aktör, Jane Austen'ın klasik eserinin parodisi olan "Aşk ve Gurur ve Zombiler" (Pride and Prejudice and Zombies) (2016) filminde Albay Darcy'yi canlandırdı. Ayrıca Ben Wheatley'nin yönettiği aksiyon komedisi "Free Fire" (2016) ve biyografik drama "Radioactive" (2019) gibi yapımlarda yer aldı. Yakın dönemde Netflix yapımı "Rebecca" (2020) filminde Jack Favell karakteriyle ve aksiyon gerilim filmi "Way Down" (2021) ile izleyici karşısına çıkan Sam Riley, hem karizmatik kötü adamları hem de sempatik yardımcı karakterleri başarıyla canlandırabilen çok yönlü bir aktör olarak kariyerine devam etmektedir. Özel hayatında ise "Control" setinde tanıştığı Alman oyuncu Alexandra Maria Lara ile evlidir.

Emma Roberts
Oyuncu kadrosu · Çığlık 4, American Horror Story, Av olarak bilinir
Emma Rose Roberts (d. 10 Şubat 1991), Amerikalı oyuncu, şarkıcı ve yapımcıdır. Birden fazla film ve televizyon türüne yayılan performanslarıyla tanınan Roberts, özellikle korku ve gerilim türlerindeki çalışmalarıyla bir "çığlık kraliçesi" (scream queen) olarak kendini kabul ettirmiştir. Bir Genç Sanatçı Ödülü (Young Artist Award), bir MTV Film & Televizyon Ödülü ve bir ShoWest Ödülü de dahil olmak üzere çeşitli ödüllerin sahibidir. Oyunculuk kariyerine Blow (Beyaz Şeytan - 2001) adlı suç filmiyle adım atan Roberts, Nickelodeon'ın gençlik dizisi Unfabulous'taki (2004–2007) Addie Singer başrolüyle tanınmıştır. 2005 yılında bu dizi için hazırladığı ilk soundtrack albümü Unfabulous and More'u çıkarmıştır. Ardından Aquamarine (Denizden Gelen Kız - 2006), Nancy Drew (Gizemli Sevgilim - 2007), Wild Child (Asi Kız - 2008), Hotel for Dogs (Köpek Oteli - 2009), Valentine's Day (Sevgililer Günü - 2010), It's Kind of a Funny Story (Komik Bir Hikaye - 2010) ve The Art of Getting By (Aşk Sanatı - 2011) gibi çok sayıda filmde rol almıştır. Daha olgun roller arayışına giren Roberts; Lymelife (2008), 4.3.2.1. (2010), Scream 4 (Çığlık 4 - 2011), Adult World (2013), We're the Millers (Bu Nasıl Aile? - 2013) ve Gia Coppola imzalı Palo Alto (2013) filmlerinde başrol oynamıştır. O zamandan beri The Blackcoat's Daughter (2015), Nerve (Oyun - 2016), Who We Are Now (2017), Paradise Hills (Yeryüzü Cenneti - 2019), Holidate (2020) ve Marvel süper kahraman filmi Madame Web (2024) yapımlarında boy göstermiştir. FX'in antoloji korku dizisi American Horror Story'nin (2013–günümüz) birçok sezonundaki başrolleri ve Fox'un komedi-korku dizisi Scream Queens'teki (2015–2016) Chanel Oberlin karakteriyle ününü daha da pekiştirmiştir. Roberts, aynı zamanda "Belletrist" adlı kitap kulübünün kurucu ortaklarındandır.

Julie Ann Emery
Oyuncu kadrosu · Solo Mio olarak bilinir
Julie Ann Emery, 16 Ocak 1975 tarihinde Crossville, Tennessee'de dünyaya gelmiştir. Oyunculuk tutkusunu erken yaşlarda keşfeden Emery, profesyonel eğitimini St. Louis'deki Webster Üniversitesi Tiyatro Sanatları Konservatuvarı'nda alarak bu bölümden onur derecesiyle mezun oldu. Kariyerine ilk olarak tiyatro sahnelerinde, özellikle Chicago'da, çeşitli oyunlarda rol alarak başladı ve sahne tecrübesiyle oyunculuk yeteneğini pekiştirdi. 2000'li yılların başında televizyon ve sinema dünyasına geçiş yapan Emery, kariyerinin ilk dönemlerinde Steven Spielberg yapımı mini dizi "Taken" (2002), "ER" ve "CSI: Miami" gibi popüler dizilerde konuk oyuncu olarak yer aldı. Sinemadaki ilk dikkat çeken rollerinden biri, Will Smith'in başrolünde olduğu 2005 yapımı romantik komedi "Aşk Doktoru" (Hitch) filmindeydi. Bu dönemdeki rolleri, ona Hollywood'da yavaş ama emin adımlarla bir yer edinme fırsatı sundu. Ancak Julie Ann Emery'yi geniş kitlelere tanıtan ve bir karakter oyuncusu olarak ne kadar yetenekli olduğunu kanıtlayan roller, özellikle prestijli televizyon dizilerindeki performansları oldu. AMC'nin tüm zamanların en iyi dizilerinden biri olarak kabul edilen "Better Call Saul"de (2015, 2022) canlandırdığı, yasalara meydan okuyan hırslı ve eksantrik Betsy Kettleman karakteri, onun en unutulmaz performanslarından biri haline geldi. Bu rolle büyük beğeni toplayan Emery, dizinin final sezonunda da karaktere geri dönerek izleyicilerden tam not aldı. Bir diğer önemli rolü ise yine bir AMC yapımı olan kült dizi "Preacher"da (2017-2018) canlandırdığı gizemli ve tehlikeli ajan Lara Featherstone karakteriydi. Bu rolle iki sezon boyunca dizinin ana kadrosunda yer aldı. Kariyeri boyunca "Fargo", "Major Crimes", "Bosch" ve "Bosch: Legacy" gibi birçok başarılı yapımda önemli yan roller üstlendi. Son dönemdeki en etkileyici performanslarından birini ise Apple TV+ yapımı mini dizi "Five Days at Memorial"da (2022) canlandırdığı hastane yöneticisi Diane Robichaux rolüyle sergiledi. Genellikle zeki, iradesi güçlü ve karmaşık kadın karakterlerini büyük bir başarıyla canlandıran Julie Ann Emery, her rolüne kattığı derinlik ve inandırıcılıkla günümüz televizyonunun en saygın ve yetenekli oyuncuları arasında yer almaktadır.

Alison Brie
Oyuncu kadrosu · BoJack Horseman, Kâinatın Hâkimleri, Lego Filmi 2 olarak bilinir
Alison Brie Schermerhorn, 29 Aralık 1982 tarihinde Hollywood, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Annesi bir kar amacı gütmeyen çocuk bakım ajansında çalışırken, babası müzisyen ve eğlence muhabiriydi. Güney Kaliforniya'daki Yahudi Toplum Merkezi'nde sahneye çıkarak oyunculuğa erken yaşta adım atan Brie, prestijli California Institute of the Arts'ta (CalArts) tiyatro eğitimi aldı ve İskoçya'daki Kraliyet İskoç Müzik ve Drama Akademisi'nde eğitimine devam etti. Profesyonel kariyerine televizyonda konuk oyuncu olarak başlayan Brie, asıl büyük çıkışını 2007 yılında, döneminin en prestijli yapımlarından biri olan AMC draması "Mad Men"de canlandırdığı Trudy Campbell karakteriyle yakaladı. Pete Campbell'ın eşi rolündeki performansı, ona sektörde büyük bir saygınlık kazandırdı. Ancak onu dünya çapında bir komedi ikonuna dönüştüren rol, 2009-2015 yılları arasında yayınlanan kült komedi dizisi "Community"deki Annie Edison karakteri oldu. Mükemmeliyetçi, hırslı ve naif bir öğrenciyi canlandırdığı bu rol, onun komedi zamanlamasındaki ustalığını ve geniş kitlelerce sevilmesini sağladı. Televizyondaki başarısını sinemaya da taşıyan oyuncu, "Çığlık 4" (Scream 4) (2011) ve "Uzatmalı Nişanlım" (The Five-Year Engagement) (2012) gibi filmlerde yer aldı. Seslendirme yeteneğiyle de öne çıkan Brie, 2014 yapımı "LEGO Filmi"nde (The Lego Movie) enerjik Unikitty karakterine hayat vererek büyük beğeni topladı ve karakteri devam filminde de seslendirdi. Jason Sudeikis ile başrolü paylaştığı "Başka Türlü Bir Aşk" (Sleeping with Other People) (2015) filmiyle romantik komedi türündeki yetkinliğini sergiledi. Kariyerinin en büyük övgülerini aldığı ve oyunculuk yelpazesini genişlettiği proje ise, 2017 yılında başlayan Netflix orijinal dizisi "GLOW" oldu. 1980'lerde profesyonel güreşçiye dönüşen işsiz bir oyuncuyu canlandırdığı Ruth Wilder rolü, hem yoğun fiziksel performansı hem de dramatik derinliği ile ona iki kez Altın Küre adaylığı getirdi. Son yıllarda kamera arkasına da geçen Alison Brie, senaryosunu yazdığı ve başrolünü üstlendiği psikolojik drama "Horse Girl" (2020) ve "Spin Me Round" (2022) gibi filmlerle yaratıcı yönünü ve yazarlık yeteneğini ortaya koydu. Ayrıca, eşi Dave Franco'nun yönettiği korku filmi "The Rental" (2020) ve senaryosunu birlikte kaleme aldıkları romantik komedi "Somebody I Used to Know" (2023) filmlerinde başrol oynayarak sanatsal işbirliklerini sürdürdü. Brie, hem komedi hem de dram türündeki esnekliğiyle modern Hollywood'un en yetenekli isimlerinden biri olarak kariyerine devam etmektedir.

Joey King
Oyuncu kadrosu · Suikast Treni, Aşkın Büyüsü 2, Korku Seansı olarak bilinir
Joey Lynn King, 30 Temmuz 1999 tarihinde Los Angeles, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Eğlence sektörüyle iç içe bir ailede büyüyen ve ablaları da kendisi gibi oyuncu olan King, profesyonel kariyerine henüz 4 yaşındayken ulusal reklam filmleriyle başladı. Kısa sürede Life Cereal, Eggo ve Walmart gibi markaların yüzü olarak 100'den fazla reklamda yer aldı. Sinema dünyasındaki ilk büyük çıkışını ise Selena Gomez ile başrolü paylaştığı, Beverly Cleary'nin kitap serisinden uyarlanan "Ramona and Beezus" (2010) filmiyle gerçekleştirdi. Bu filmdeki Ramona Quimby performansı, onun yetenekli bir çocuk yıldız olarak tanınmasını sağladı. Kariyerinin erken döneminde "Çılgın Aptal Aşk" (Crazy, Stupid, Love) (2011) gibi başarılı yapımlarda yer aldıktan sonra, Christopher Nolan'ın "Kara Şövalye Yükseliyor" (The Dark Knight Rises) (2012) filminde genç Talia al Ghul karakterini canlandırmak için saçlarını kazıtarak cesur bir adım attı. 2013 yılı King için verimli bir yıl oldu; hem "Beyaz Saray Düştü" (White House Down) filminde Channing Tatum'un kızı Emily Cale'i, hem de korku klasiği "Korku Seansı"nda (The Conjuring) Christine Perron'u canlandırdı. Televizyonda ise eleştirmenlerce beğenilen "Fargo" dizisinin ilk sezonunda Greta Grimly karakteriyle boy gösterdi. Ancak Joey King'i küresel bir gençlik ikonuna dönüştüren proje, Netflix yapımı romantik komedi filmi "Delidolu" (The Kissing Booth) (2018) oldu. Elle Evans karakterini canlandırdığı bu film, platformun en çok izlenen yapımlarından biri haline geldi ve King, serinin devam filmleri "The Kissing Booth 2" (2020) ve "The Kissing Booth 3" (2021) ile popülaritesini zirveye taşıdı. Aynı zamanda bu filmlerin yapımcılığını da üstlendi. Kariyerindeki en büyük sanatsal kırılma noktası ve eleştirel başarısı ise, gerçek bir suç hikayesine dayanan Hulu dizisi "The Act" (2019) ile geldi. Gypsy Rose Blanchard'ı canlandırmak için bir kez daha saçlarını kazıtan ve etkileyici bir fiziksel dönüşüm geçiren King, bu performansıyla hem Emmy hem de Altın Küre ödüllerine aday gösterildi. Bu rol, onun sadece bir gençlik yıldızı olmadığını, zorlu dramatik rollerin altından kalkabilen yetkin bir oyuncu olduğunu kanıtladı. Son yıllarda aksiyon sinemasına da yönelen oyuncu, Brad Pitt ile başrolü paylaştığı "Suikast Treni" (Bullet Train) (2022) ve başrolünü üstlendiği "The Princess" (2022) filmleriyle dikkat çekti. 2024 yılında ise Scott Westerfeld'in popüler romanından uyarlanan distopik bilimkurgu filmi "Uglies"ın başrolünü ve yapımcılığını üstlendi. Kendi yapım şirketi All The King's Horses aracılığıyla projeler geliştirmeye devam etmektedir.

Jacob Anderson
Oyuncu kadrosu · Bad Apples, Game of Thrones olarak bilinir
Jacob Basil Anderson, 18 Haziran 1990 tarihinde Bristol, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Afro-Karayip kökenli bir baba ve İngiliz bir annenin oğlu olarak doğan Anderson, sanat dünyasında sadece oyunculuğuyla değil, aynı zamanda Raleigh Ritchie sahne adıyla sürdürdüğü başarılı müzik kariyeriyle de tanınan çok yönlü bir yetenektir. 17 yaşında Londra'ya taşınarak kariyerine odaklanan Anderson, ilk yıllarında "Skins", "Casualty" ve "Silent Witness" gibi popüler İngiliz dizilerinde konuk oyuncu olarak yer aldı. Sinemadaki ilk ciddi çıkışını, İngiliz gençlik suç draması "Adulthood" (2008) filmindeki Omen karakteriyle yaptı. Ardından "Chatroom" (2010) ve "Comedown" (2012) gibi korku-gerilim filmlerinde rol aldı. Televizyonda kalıcı bir yer edinmesi, ITV'nin ödüllü suç draması "Broadchurch"un (2013) ilk sezonunda canlandırdığı Dean Thomas karakteriyle gerçekleşti. Ancak Jacob Anderson'ı küresel bir şöhrete kavuşturan ve popüler kültürün bir parçası haline getiren proje, HBO'nun fenomen dizisi "Game of Thrones" (Taht Oyunları) oldu. 2013 yılında, dizinin üçüncü sezonunda Grey Worm (Gri Solucan) karakteriyle kadroya dahil oldu. Kısırlaştırılmış seçkin askerlerden oluşan Lekesizler (Unsullied) ordusunun komutanı olarak, Daenerys Targaryen'in en sadık generallerinden birini canlandırdı. Başlangıçta duygusuz bir savaş makinesi olarak sunulan karakterin, Missandei ile yaşadığı trajik aşk hikayesi ve insani duygularını yeniden keşfetme süreci, Anderson'ın incelikli oyunculuğu sayesinde izleyicilerde derin bir etki bıraktı. Dizinin finaline kadar (2019) ana kadroda yer alarak dünya çapında tanınırlık kazandı. "Game of Thrones" sonrası dönemde bilimkurgu dünyasına adım atan Anderson, uzun soluklu "Doctor Who" dizisinin 13. sezonunda (Flux) ve özel bölümlerinde Vinder karakterini canlandırdı. Ancak kariyerindeki ikinci büyük zirve ve başrol performansı, Anne Rice'ın ünlü romanından uyarlanan AMC dizisi "Interview with the Vampire" (Vampirle Görüşme) (2022) ile geldi. 1994 yapımı filmde Brad Pitt'in canlandırdığı ikonik Louis de Pointe du Lac rolünü devralan Anderson, karakteri 20. yüzyılın başındaki New Orleans'ta siyahi bir adam olarak yeniden yorumladı. Lestat rolündeki Sam Reid ile yakaladığı uyum ve karakterin varoluşsal sancılarını yansıtmadaki başarısı, eleştirmenlerden övgü dolu yorumlar almasını sağladı ve onu modern gotik korku türünün önemli yüzlerinden biri yaptı. Oyunculuğunun yanı sıra, Raleigh Ritchie adıyla alternatif R&B ve trip-hop türünde müzik yapan sanatçı, "You're a Man Now, Boy" (2016) ve "Andy" (2020) adlı stüdyo albümlerini yayınlamış, duygusal derinliği olan şarkı sözleriyle müzik eleştirmenlerinden tam not almıştır. Özel hayatında, kendisi gibi oyuncu olan Aisling Loftus ile evli olan Jacob Anderson, bir kız çocuğu babasıdır.

Lee Jun-young
Oyuncu kadrosu · Four Hands, Two Sonatas olarak bilinir
Lee Jun-young (이준영), 22 Ocak 1997 tarihinde Güney Kore'de dünyaya gelmiş, hem şarkıcı hem de aktör olarak kendini kanıtlamış çok yönlü bir sanatçıdır. Sahne adı Jun olarak da bilinen Lee, K-pop grubu U-KISS'in bir üyesi olarak eğlence sektörüne adım atmış, ancak kısa sürede oyunculuk alanındaki yeteneğiyle de geniş kitlelerin beğenisini kazanmıştır. Müzik kariyerine 2014 yılında popüler erkek grubu U-KISS'e katılarak başlayan Lee Jun-young, grubun enerjik performanslarına katkı sağladı. Daha sonra 2017-2018 yıllarında yayınlanan ve büyük ilgi gören idol hayatta kalma programı "The Unit: Idol Rebooting Project"e katıldı. Yarışmada gösterdiği üstün performansla erkekler kategorisinde birinci olarak büyük bir başarıya imza attı ve bu program aracılığıyla kurulan proje grubu UNB'nin bir üyesi olarak 2019 yılına kadar aktif müzik çalışmalarına devam etti. Aynı zamanda solo sanatçı olarak da şarkılar yayınladı. Müzik kariyerindeki başarısının yanı sıra oyunculuğa da ilgi duyan Lee Jun-young, 2017 yılında tvN'de yayınlanan "Avengers Social Club" dizisiyle oyunculuk çıkışını yaptı. Bu ilk rolünde canlandırdığı Lee Soo-gyum karakteriyle eleştirmenlerden ve izleyicilerden tam not aldı, doğal oyunculuğuyla dikkat çekti. Bu başarılı başlangıcın ardından 2018 yapımı "Goodbye to Goodbye" dizisindeki performansıyla MBC Drama Ödülleri'nde En İyi Yeni Erkek Oyuncu ödülünü kazanarak oyunculuk alanındaki potansiyelini kanıtladı. Oyunculuk kariyerinde hızla yükselen Lee Jun-young, "Class of Lies" (2019), "Good Casting" (2020), "Please Don't Date Him" (2020-2021) gibi çeşitli televizyon dizilerinde önemli roller üstlendi. Özellikle K-pop endüstrisini konu alan "Imitation" (2021) dizisinde canlandırdığı popüler idol Kwon Ryok ve bir rock grubunun liderini oynadığı "Let Me Be Your Knight" (2021-2022) dizisindeki Yoon Tae-in başrolleriyle hem müzik hem de oyunculuk geçmişini başarılı bir şekilde birleştirdi. Netflix dizisi "D.P." (2021)'deki kısa ama etkili rolü de onun farklı karakterlere bürünebilme yeteneğini gösterdi. Televizyondaki başarısını beyaz perdeye de taşıyan Lee Jun-young, 2022 yılında Netflix'te yayınlanan "Aşk ve Tasma" (Love and Leashes) filminde Girls' Generation üyesi Seohyun ile başrolü paylaşarak romantik komedi türündeki başarısını gösterdi. 2023 yapımı "Brave Citizen" filminde canlandırdığı lise zorbası Han Soo-kang karakteriyle kötü adam rolündeki etkileyiciliğini ortaya koydu. 2024 yılında ise uluslararası alanda büyük ilgi gören, Ma Dong-seok'un (Don Lee) başrolde olduğu post-apokaliptik aksiyon filmi "Çöl Avcıları" (Badland Hunters)'nda Choi Ji-wan karakterini canlandırarak aksiyon sinemasındaki yerini de sağlamlaştırdı. Yine 2024'te Disney+ platformunda yayınlanan "The Impossible Heir" dizisinde hırslı Kang In-ha karakteriyle başrolde yer aldı. Lee Jun-young, K-pop idolü olarak başladığı kariyerini başarılı bir şekilde oyunculukla taçlandırmış, genç yaşına rağmen geniş bir rol yelpazesine sahip olduğunu kanıtlamıştır. Hem sevimli ve romantik karakterleri hem de karanlık ve karmaşık rolleri ustalıkla canlandırabilen, çalışkanlığı ve yeteneğiyle Kore eğlence dünyasının gelecek vadeden önemli isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Kate Capshaw
Oyuncu kadrosu · Indiana Jones: Kamçılı Adam olarak bilinir
Kate Capshaw, doğum adıyla Kathleen Sue Nail, 3 Kasım 1953 tarihinde Fort Worth, Teksas, ABD'de dünyaya gelmiştir. Profesyonel olarak kullandığı "Capshaw" soyadını ilk eşi Robert Capshaw'dan almıştır. Oyunculuk kariyerine başlamadan önce Missouri Üniversitesi'nden eğitim alanında diploma almış ve bir süre özel eğitim öğretmeni olarak çalışmıştır. Daha sonra oyuncu olma hayalinin peşinden giderek New York'a taşınmış ve burada çeşitli pembe dizilerde ve reklamlarda rol alarak sektöre adım atmıştır. Kariyerindeki en büyük çıkışı ve onu dünya çapında şöhrete kavuşturan rol, Steven Spielberg'in yönettiği "Indiana Jones ve Kıyamet Tapınağı" (Indiana Jones and the Temple of Doom) (1984) filmindeki gece kulübü şarkıcısı Willie Scott karakteri oldu. Serinin ilk filmindeki Karen Allen'ın canlandırdığı güçlü Marion Ravenwood karakterinin aksine, sürekli çığlık atan ve olaylar karşısında paniğe kapılan komik ve şımarık tavırlarıyla öne çıkan Willie karakteriyle Capshaw, seriye farklı bir dinamik getirdi ve bir gecede uluslararası bir yıldız haline geldi. Bu film, sadece kariyerinin zirvesi olmakla kalmadı, aynı zamanda hayatını da değiştirdi. Filmin çekimleri sırasında yönetmen Steven Spielberg ile tanıştı. Çift, ilerleyen yıllarda bir ilişkiye başladı ve 1991 yılında evlendi. Bu evliliğin ardından Capshaw, Yahudiliği benimsedi. "Indiana Jones" sonrası kariyerinde, bu filmdeki imajından uzaklaşmaya çalışarak farklı türlerde roller aldı. Ridley Scott'ın yönettiği "Kara Yağmur" (Black Rain) (1989) filmindeki ciddi rolü, Sean Connery ile başrolü paylaştığı gerilim filmi "Haklı Sebep" (Just Cause) (1995) ve romantik drama "Aşk Mektubu" (The Love Letter) (1999) gibi filmlerde rol aldı. Kate Capshaw, 2001 yılından sonra oyunculuktan büyük ölçüde emekli olmuş ve vaktini eşi Steven Spielberg ile kurduğu büyük ailesine ve hayır işlerine adamayı tercih etmiştir.

J.K. Simmons
Oyuncu kadrosu · Hesaplaşma, Hesaplaşma², Oz olarak bilinir
Jonathan Kimble "J.K." Simmons, 9 Ocak 1955 tarihinde Grosse Pointe, Michigan, ABD'de dünyaya gelmiştir. Babasının üniversitede müzik profesörü olması nedeniyle ailesi sıkça taşınan Simmons, Ohio ve Montana'da büyüdü. Montana Üniversitesi'nde müzik ve seslendirme eğitimi alarak sahne sanatlarına olan yeteneğini geliştirdi. Kariyerine tiyatro sahnesinde başlayan Simmons, Seattle Repertuvar Tiyatrosu'nda yıllarca çalıştıktan sonra New York'a taşındı ve "Guys and Dolls", "Peter Pan" gibi önemli yapımlarla Broadway'de sahneye çıktı. Simmons, 1990'lı yıllarda televizyon ve sinemaya geçiş yaparak, kısa sürede sektörün en güvenilir ve tanınan karakter oyuncularından biri haline geldi. HBO'nun çığır açan hapishane draması "Oz"da (1997-2003) canlandırdığı acımasız neo-nazi Vern Schillinger rolü, onun ne kadar korkutucu ve dönüştürücü bir aktör olabildiğini gösterdi. Aynı dönemde, "Law & Order" serilerinde canlandırdığı polis psikiyatristi Dr. Emil Skoda karakteriyle de geniş kitlelerce tanındı. Ancak onu dünya çapında bir popüler kültür ikonuna dönüştüren rol, yönetmen Sam Raimi'nin "Örümcek Adam" (Spider-Man) üçlemesinde (2002-2007) canlandırdığı, puro içen ve sürekli bağıran gazete patronu J. Jonah Jameson oldu. Bu rolü o kadar benimsendi ki, yıllar sonra Marvel Sinematik Evreni'nde de aynı karakteri canlandırmak için geri döndü. Yıllar boyunca yüzlerce film ve dizi projesinde yer alarak istikrarlı bir kariyer sürdüren Simmons, kariyerinin zirvesine 2014 yapımı "Whiplash" filmiyle ulaştı. Filmde, genç bir bateristi (Miles Teller) psikolojik ve fiziksel sınırlarının ötesine iten acımasız ve saplantılı caz eğitmeni Terence Fletcher'ı canlandırdı. Bu performansı, sinema tarihinin en unutulmaz kötü karakter portrelerinden biri olarak kabul edildi ve ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü (Oscar), Altın Küre, BAFTA ve SAG Ödülü dahil olmak üzere kazanılabilecek tüm büyük ödülleri getirdi. "Whiplash"in ardından kariyerine başrol ve önemli yardımcı rollerle devam eden Simmons, "Juno" (2007), "Aşk Kokan Şarkılar" (La La Land) (2016) ve "Being the Ricardos" (2021) gibi Oscar adayı filmlerde de rol aldı ve sonuncusuyla ikinci Oscar adaylığını kazandı. Kendine özgü derin ve komuta eden sesiyle aynı zamanda son derece başarılı bir seslendirme sanatçısıdır. "The Legend of Korra" dizisindeki Tenzin karakteri, "Zootropolis" (2016) filmindeki Belediye Başkanı Lionheart, popüler animasyon dizisi "Invincible"daki Omni-Man ve onlarca yıldır seslendirdiği Sarı M&M karakteriyle de tanınır. Çalışma ahlakı, çok yönlülüğü ve her rolüne getirdiği inandırıcılıkla, J.K. Simmons modern Hollywood'un en saygıdeğer kurumlarından biri olarak kabul edilmektedir.

Natalie Portman
Oyuncu kadrosu · Bağlanmak Yok, Yok Oluş, Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü olarak bilinir
Natalie Portman (doğum adıyla Neta-Lee Hershlag), 9 Haziran 1981 tarihinde Kudüs, İsrail'de dünyaya gelmiştir. İsrailli bir baba ve Amerikalı bir annenin kızı olan Portman, henüz üç yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti. Washington D.C. ve Connecticut'ta yaşadıktan sonra New York'a yerleşen Portman, çifte vatandaşlığa (İsrail ve ABD) sahiptir. Çocukluk yıllarında bale ve modern dans eğitimleri alan oyuncu, 11 yaşındayken bir pizzacıda keşfedilerek modellik teklifi alsa da tercihini oyunculuktan yana kullandı. Kariyerine olağanüstü bir başlangıç yapan Portman, ilk sinema deneyimini Luc Besson'un yönettiği ve Jean Reno ile başrolü paylaştığı "Sevginin Gücü" (Léon: The Professional) (1994) filminde yaşadı. Canlandırdığı Mathilda karakteriyle henüz 13 yaşındayken eleştirmenlerden büyük övgü aldı ve dünya çapında dikkatleri üzerine çekti. Bu başarının ardından "Büyük Hesaplaşma" (Heat) (1995) ve "Çılgın Marslılar" (Mars Attacks!) (1996) gibi yapımlarda rol alarak Hollywood'daki yerini sağlamlaştırdı. Ancak onu küresel bir yıldıza dönüştüren ve popüler kültür ikonu haline getiren rol, George Lucas'ın efsanevi "Star Wars" öncül üçlemesinde ("Bölüm I - Gizli Tehlike" 1999, "Bölüm II - Klonların Saldırısı" 2002, "Bölüm III - Sith'in İntikamı" 2005) canlandırdığı Kraliçe Padmé Amidala karakteri oldu. Şöhretinin zirvesindeyken eğitimini ihmal etmeyen Portman, bu dönemde Harvard Üniversitesi'nde psikoloji lisans eğitimini tamamlayarak 2003 yılında mezun oldu. 2004 yapımı Mike Nichols filmi "Daha Yaklaş" (Closer) ile dramatik yeteneğini bir kez daha kanıtlayan aktris, bu performansıyla ilk Oscar adaylığını elde etti ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazandı. Ertesi yıl, saçlarını tamamen kazıtarak başrolünde yer aldığı distopik başyapıt "V for Vendetta" (2005) filmindeki Evey Hammond rolüyle kariyerine unutulmaz bir karakter daha ekledi. Portman'ı oyunculuk kariyerinin zirvesine taşıyan ve ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar, BAFTA ve Altın Küre ödüllerini kazandıran yapım ise, Darren Aronofsky'nin yönettiği psikolojik gerilim "Siyah Kuğu" (Black Swan) (2010) oldu. Filmde canlandırdığı mükemmeliyetçi ve saplantılı balerin Nina Sayers karakteri, sinema tarihinin en etkileyici performanslarından biri olarak kabul edilmektedir. Gişe rekortmeni filmlerle de bağını koparmayan oyuncu, Marvel Sinematik Evreni'ne katılarak "Thor" (2011) ve "Thor: Karanlık Dünya" (2013) filmlerinde astrofizikçi Jane Foster'ı canlandırdı; yıllar sonra "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" (Thor: Love and Thunder) (2022) filmiyle seriye güçlü bir dönüş yaptı. Pablo Larraín'in yönettiği biyografik drama "Jackie" (2016) filminde Jacqueline Kennedy'yi canlandırarak üçüncü Oscar adaylığını kazanan Portman, yakın dönemde bilimkurgu gerilimi "Yok Oluş" (Annihilation) (2018) ve büyük beğeni toplayan "May December" (2023) gibi prestijli yapımlarda başrol üstlendi. Oyunculuğun yanı sıra "Aşk ve Karanlık Masalı" (A Tale of Love and Darkness) (2015) filmiyle yönetmenlik ve senaristliğe de adım atan Portman, aynı zamanda aktif bir yapımcıdır. Kadın hakları ve hayvan hakları konusundaki aktivizmiyle de tanınan usta aktris, günümüzde Hollywood'un en yetenekli, entelektüel ve saygın isimlerinden biri olarak çok yönlü kariyerini sürdürmektedir.