Aramak

Pierfrancesco Favino
Oyuncu kadrosu · Dünya Savaşı Z, Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan olarak bilinir
Pierfrancesco Favino, 24 Ağustos 1969 tarihinde Roma, İtalya'da dünyaya gelmiştir. Aslen Candela, Foggia kökenli bir ailenin çocuğu olan Favino, sanat dolu bir çevrede büyüdü ve oyunculuk eğitimini Roma'daki prestijli Silvio d'Amico Ulusal Dramatik Sanatlar Akademisi'nde tamamladı. Kariyerine tiyatro sahnelerinde adım atan ve Luca Ronconi gibi usta yönetmenlerle çalışan Favino, 1990'ların başında televizyon ve sinema dünyasına geçiş yaptı. İlk dönemlerinde çeşitli yan rollerde yer alsa da, asıl çıkışını Gabriele Muccino'nun yönettiği ve İtalyan sinemasında büyük ses getiren "L'ultimo bacio" (Son Öpücük) (2001) filmindeki Marco rolüyle gerçekleştirdi. Bu başarısını, "El Alamein - La linea del fuoco" (2002) filmindeki Çavuş Rizzo performansı izledi ve bu rolüyle eleştirmenlerden tam not alarak David di Donatello ödülüne aday gösterildi. Favino'nun kariyerindeki en belirleyici dönüm noktalarından biri, Michele Placido'nun yönettiği suç draması "Romanzo Criminale" (2005) filminde canlandırdığı "Libano" (Lübnanlı) karakteri oldu. Bu rol, ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında David di Donatello ödülünü kazandırdı ve onu İtalya'nın en karizmatik başrol oyuncularından biri haline getirdi. İtalyan sinemasındaki başarısı kısa sürede uluslararası yapımcıların dikkatini çekti. 2006 yılında "Müzede Bir Gece" (Night at the Museum) filminde Kristof Kolomb'u canlandırarak Hollywood'a adım attı. Ardından "Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan" (2008), Spike Lee'nin "Miracle at St. Anna" (2008) ve Ron Howard'ın yönettiği "Melekler ve Şeytanlar" (Angels & Demons) (2009) gibi büyük bütçeli yapımlarda rol aldı. Uluslararası projelerle İtalyan sineması arasında bir denge kuran Favino, ülkesine döndüğünde "ACAB – All Cops Are Bastards" (2012) ve "Piazza Fontana: The Italian Conspiracy" (2012) gibi politik ve toplumsal ağırlıklı filmlerdeki performanslarıyla övgü topladı. 2013 yılında Brad Pitt ile "Dünya Savaşı Z" (World War Z) ve Formula 1 dünyasını anlatan "Zafere Hücum" (Rush) filmlerinde yer alarak global tanınırlığını pekiştirdi. 2015 yapımı "Suburra" filmindeki yozlaşmış politikacı rolüyle modern İtalyan noir sinemasının unutulmaz karakterlerinden birine imza attı. Son yıllarda kariyerinin zirvesine ulaşan aktör, Marco Bellocchio'nun yönettiği "Hain" (The Traitor) (2019) filminde mafya itirafçısı Tommaso Buscetta'yı canlandırarak fiziksel ve psikolojik bir dönüşüm geçirdi; bu performansıyla Avrupa Film Ödülleri'ne aday gösterildi. 2020 yılında "Padrenostro" filmindeki rolüyle Venedik Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu dalında Volpi Kupası'nı kazanarak ustalığını tescilledi. Çok yönlülüğüyle tanınan Favino, "Comandante" (2023) filminde bir denizaltı komutanına hayat verirken, Alexandre Dumas'nın klasik eserinden uyarlanan "The Count of Monte Cristo" (2024) yapımında başrolü üstlendi. Oyuncu, meslektaşı Anna Ferzetti ile birliktedir ve iki kızı vardır.

Leah Remini
Oyuncu kadrosu · The King of Queens olarak bilinir
Leah Marie Remini, 15 Haziran 1970 tarihinde Brooklyn, New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. İtalyan kökenli bir baba ve Avusturya-Yahudi kökenli bir annenin kızı olan Remini, çocukluk yıllarını Brooklyn'de geçirdikten sonra 13 yaşındayken oyunculuk hayallerinin peşinden gitmek üzere annesiyle birlikte Los Angeles'a taşındı. Kariyerinin ilk yıllarında televizyon dünyasında tutunmaya çalışan genç oyuncu; 1980'lerin sonu ve 1990'ların başında "Who's the Boss?", "Saved by the Bell" ve efsanevi sitcom "Friends" gibi popüler dizilerde konuk oyuncu olarak yer alarak dikkatleri üzerine çekmeye başladı. Ayrıca "Living Dolls" ve "Fired Up" gibi kısa ömürlü serilerde de ana kadroda yer alarak komedi türündeki yeteneğini geliştirdi. Onu küresel çapta tanınan bir televizyon yıldızına dönüştüren ve kariyerinin tartışmasız en ikonik rolü olan yapım, 1998 ile 2007 yılları arasında dokuz sezon boyunca yayınlanan hit komedi dizisi "The King of Queens" oldu. Kevin James ile başrolü paylaştığı bu dizide canlandırdığı sert, açık sözlü, zeki ve eğlenceli eş Carrie Heffernan karakteriyle milyonların sevgisini kazandı ve Amerikan sit-com tarihinin en akılda kalıcı kadın karakterlerinden birine imza attı. Dizi yayınlandığı süre boyunca büyük reyting başarıları elde ederken, Remini'nin komedi zamanlaması ve doğal oyunculuğu eleştirmenlerden tam not aldı. Dizi yıllarında ayrıca hit komedi filmi "Old School"da (2003) da rol aldı. "The King of Queens" sonrası dönemde televizyon kariyerini aktif bir şekilde sürdüren Remini, gündüz kuşağı programı "The Talk"un (2010-2011) orijinal sunucularından biri oldu ve "The Exes" (2014) dizisinde yer aldı. 2017-2018 yıllarında "Kevin Can Wait" dizisinin kadrosuna katılarak eski partneri Kevin James ile ekranlarda tekrar bir araya geldi ve hayranlarına nostaljik anlar yaşattı. Başarılı sit-com kariyerinin yanı sıra "Mad Families" (2017) ve yakın arkadaşı Jennifer Lopez ile başrolü paylaştığı romantik komedi "Second Act" (2018) gibi filmlerde rol aldı. Yakın dönemde ise yarışma programı "People Puzzler"ın (2021-günümüz) sunuculuğunu üstlenmiş ve efsanevi dans yarışması "So You Think You Can Dance"in (2022) jüri koltuğunda oturmuştur. Oyunculuk kariyerinin ötesinde Remini, çocukluğundan beri üyesi olduğu Scientology Tarikatı'ndan 2013 yılında olaylı bir şekilde ayrılması ve ardından başlattığı ifşa hareketleriyle tüm dünyanın dikkatini çekti. Yaşadıklarını anlattığı "Troublemaker: Surviving Hollywood and Scientology" (2015) adlı anı kitabı New York Times çok satanlar listesine girdi. Bu kitabın ardından yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiği, eski üyelerin yaşadığı istismarları gözler önüne seren "Leah Remini: Scientology and the Aftermath" (2016-2019) adlı çığır açıcı belgesel serisine imza attı. Küresel bir etki yaratan bu cesur proje, televizyon dünyasının en prestijli ödülü olan Emmy Ödülü'nü üç kez kazanarak onun sadece yetenekli bir komedi aktrisi değil, aynı zamanda korkusuz bir yapımcı ve aktivist olduğunu kanıtladı.

Mick Foley
Oyuncu kadrosu · WWE Heat olarak bilinir
Michael Francis "Mick" Foley, Sr., 7 Haziran 1965 tarihinde Bloomington, Indiana'da dünyaya gelmiştir. Kısa süre sonra ailesiyle birlikte taşındığı New York, Long Island'da büyüyen Foley, lise yıllarında güreşle ilgilenmeye başladı ve efsanevi güreşçi Jimmy "Superfly" Snuka'yı izledikten sonra profesyonel güreşçi olmaya karar verdi. Dominic DeNucci tarafından eğitilen Foley, kariyerinin başlarında bağımsız federasyonlarda deneyim kazandı. Ancak asıl çıkışını WCW ve ECW gibi organizasyonlarda, acı eşiği yüksek ve tehlikeli maç türlerini içeren "hardcore" güreş tarzıyla yaptı. Almanya'da Vader ile yaptığı bir maç sırasında kulağının bir kısmını kaybetmesi, onun fiziksel fedakarlığının en somut kanıtı olarak tarihe geçti. 1996 yılında WWF'e (günümüzde WWE) katılmasıyla kariyeri küresel bir boyuta ulaştı. Foley, burada "Mankind" (maskeli, zihinsel sorunları olan bir şizofren), "Cactus Jack" (sadist bir kavgacı) ve "Dude Love" (hippi bir gönül adamı) olmak üzere "Foley'nin Üç Yüzü" olarak bilinen üç farklı karakteri başarıyla canlandırdı. Özellikle 1998 King of the Ring etkinliğinde The Undertaker ile gerçekleştirdiği ve kafesin tepesinden yaklaşık 5 metre aşağıya spiker masasının üzerine atıldığı "Hell in a Cell" maçı, profesyonel güreş tarihinin en ikonik ve şok edici anlarından biri olarak kabul edilir. Dwayne "The Rock" Johnson ile kurduğu "The Rock 'n' Sock Connection" takımı, yayınlandığı dönemde reyting rekorları kırdı ve Foley'nin sadece sert bir dövüşçü değil, aynı zamanda üstün bir eğlence figürü olduğunu kanıtladı. Kariyeri boyunca üç kez WWE Şampiyonu olma başarısı gösterdi. Ring içindeki başarılarının yanı sıra Foley, çok yönlü bir yazar olarak da tanınmaktadır. 1999 yılında yayımladığı otobiyografisi "Have a Nice Day: A Tale of Blood and Sweatsocks", New York Times en çok satanlar listesinde bir numaraya yükselerek büyük bir başarı elde etti. Bu başarısını diğer otobiyografiler, çocuk kitapları ve romanlar izledi. Sinema ve televizyonda da yer alan Foley, "Avatar: The Last Airbender" gibi yapımlarda seslendirme yaptı, çeşitli dizi ve belgesellerde kendisi veya kurgusal karakterler olarak rol aldı. Ayrıca stand-up komedi gösterileriyle de sahne aldı. 2000 yılında tam zamanlı güreşi bırakan ancak dönem dönem ringlere dönen ve TNA (Impact Wrestling) gibi federasyonlarda da şampiyonluklar yaşayan Foley, WWE'de Genel Müdür (GM) gibi idari rollerde de bulundu. "Hardcore Efsanesi" (The Hardcore Legend) lakabıyla anılan Mick Foley, 2013 yılında WWE Hall of Fame'e (Şöhretler Müzesi) kabul edilerek efsanevi statüsünü ölümsüzleştirdi.

Rebecca Quin
Oyuncu kadrosu · WWE Money in the Bank 2026 olarak bilinir
Rebecca Quin, profesyonel güreş dünyasında bilinen adıyla Becky Lynch, 30 Ocak 1987 tarihinde Limerick, İrlanda'da dünyaya gelmiştir. Dublin'in Baldoyle banliyösünde büyüyen Quin, çocukluğunda at biniciliği, yüzme ve basketbolla ilgilense de, hayatının akışını değiştiren olay 2002 yılında, henüz 15 yaşındayken gerçekleşti. Vatandaşı Fergal Devitt'in (Finn Bálor) açtığı güreş okuluna katılarak profesyonel güreş eğitimine başladı. Kariyerinin ilk yıllarında "Rebecca Knox" adıyla Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya'daki bağımsız federasyonlarda mücadele etti. Ancak 2006 yılında Almanya'da geçirdiği ciddi bir kafa sakatlığı ve yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle güreşe yaklaşık 7 yıl ara vermek zorunda kaldı. Bu süre zarfında havayolu hostesliği yaptı, oyunculuk eğitimi aldı ve dublör olarak çalıştı. 2013 yılında WWE ile sözleşme imzalayarak ringlere geri dönen Quin, "Becky Lynch" adını aldı. NXT markasında Charlotte Flair, Sasha Banks ve Bayley ile birlikte "Four Horsewomen" (Dört Atlı Kadın) olarak adlandırılan grubun bir parçası oldu ve kadın güreşinin algısını değiştiren devrimin öncülerinden biri haline geldi. 2015'te ana kadroya yükselen Lynch, 2016 yılında SmackDown Kadınlar Şampiyonluğu kemerinin ilk sahibi oldu. İlk başlarda "The Lass Kicker" lakaplı enerjik ve iyi niyetli bir karakteri canlandırsa da, kariyerinin ve sektörün kaderini değiştiren dönüşümü 2018 SummerSlam'de yaşadı. Charlotte Flair'a saldırarak kötü adam (heel) olması planlanırken, seyircinin ona verdiği inanılmaz destekle anti-kahramana dönüştü ve "The Man" lakabını aldı. Özellikle 2018 yılında Raw şovunu istila ettiği sırada yüzüne aldığı darbeyle burnunun kırılması ve kanlar içinde gülümseyerek kalabalığın arasından baktığı ikonik an, onu durdurulamaz bir süperstara dönüştürdü. Bu popülarite, WrestleMania 35'te (2019) meyvesini verdi. Ronda Rousey ve Charlotte Flair'a karşı çıktığı maçla, WrestleMania tarihinde ana etkinlikte (Main Event) yer alan ilk kadın güreşçilerden biri oldu. Maçı kazanarak hem Raw hem de SmackDown Kadınlar Şampiyonu unvanlarını aynı anda elinde tutan "Becky Two Belts" olarak tarihe geçti. 2020 yılında annelik izni için kemerini bırakıp ara veren Lynch, 2021 SummerSlam'de "Big Time Becks" karakteriyle geri döndü. Bianca Belair ile girdiği rekabet ve ardından gelen süreçte başarılarını sürdürdü. 2023 yılında NXT Kadınlar Şampiyonluğu'nu da kazanarak WWE'deki tüm aktif kadın kemerlerini kazanmış bir "Grand Slam" şampiyonu oldu. Ring içi başarılarının yanı sıra, 2024 yılında yayımladığı "Becky Lynch: The Man: Not Your Average Average Girl" adlı otobiyografisiyle New York Times Çok Satanlar listesine girdi. Haziran 2024 itibarıyla WWE ile sözleşmesi sona eren ve serbest kalan Lynch, şu an kariyerine bir ara vermiştir. Özel hayatında meslektaşı Seth Rollins (Colby Lopez) ile evli olan Quin, bir kız çocuk annesidir. Ayrıca "The Marine 6: Close Quarters" filminde ve "Young Rock" dizisinde (Cyndi Lauper rolüyle) oyunculuk performansı sergilemiştir.

Demi Moore
Oyuncu kadrosu · Cevher, Hayalet, Landman olarak bilinir
Demi Gene Guynes, profesyonel olarak bilinen adıyla Demi Moore, 11 Kasım 1962 tarihinde Roswell, New Mexico, ABD'de dünyaya gelmiştir. Zorlu bir çocukluk geçiren ve sık sık taşınmak zorunda kalan Moore, gençlik yıllarında ailesiyle birlikte Kaliforniya'ya yerleşti. 16 yaşında liseden ayrılarak modellik yapmaya başladı ve ardından oyunculuk kariyerine yöneldi. Oyunculuğa ilk adımını 1981 yapımı "Choices" filmiyle atan Moore, 1982-1983 yılları arasında popüler pembe dizi "General Hospital"da canlandırdığı Jackie Templeton karakteriyle ilk kez dikkatleri üzerine çekti. 1980'lerde genç oyunculardan oluşan ünlü "Brat Pack" grubunun önemli bir üyesi haline geldi ve "St. Elmo's Fire" (1985) ile "About Last Night..." (1986) gibi filmlerdeki performanslarıyla dönemin aranan genç yeteneklerinden biri oldu. Ancak Demi Moore'u küresel bir yıldız statüsüne taşıyan yapım, Patrick Swayze ile başrolü paylaştığı 1990 yapımı romantik fantastik hit film "Hayalet" (Ghost) oldu. Yılın en çok gişe yapan filmi olan yapım, Moore'a Altın Küre adaylığı kazandırdı ve sinema tarihindeki yerini sağlamlaştırdı. 1990'lar boyunca Hollywood'un en güçlü ve en çok kazanan kadın oyuncularından biri olarak kariyerinin zirvesini yaşadı. Tom Cruise ve Jack Nicholson ile "Birkaç İyi Adam" (A Few Good Men) (1992), Robert Redford ile "Ahlaksız Teklif" (Indecent Proposal) (1993) ve Michael Douglas ile "Taciz" (Disclosure) (1994) filmlerinde sergilediği performanslarla ardı ardına gişe rekorları kıran yapımlarda yer aldı. 1996 yapımı "Striptiz" (Striptease) filmi için aldığı 12,5 milyon dolarlık rekor ücretle, o güne kadar sinema tarihinde en yüksek maaşı alan kadın oyuncu unvanını elde etti. Bir yıl sonra Ridley Scott'ın yönettiği "G.I. Jane" (1997) filminde bir donanma askerini canlandırmak için saçlarını kazıtarak sergilediği cesur fiziksel ve dramatik performans büyük ses getirdi. 2000'li yıllarda oyunculuğa bir süre ara verdikten sonra "Charlie'nin Melekleri: Tam Gaz" (Charlie's Angels: Full Throttle) (2003) filmindeki iddialı kötü karakter rolüyle ana akım sinemaya gösterişli bir geri dönüş yaptı. İlerleyen yıllarda "Bobby" (2006), eleştirmenlerce çok beğenilen "Oyunun Sonu" (Margin Call) (2011) ve "Kör Nokta" (Blind) (2017) gibi bağımsız filmlerin yanı sıra "Empire" ve "Brave New World" gibi prestijli televizyon dizilerinde boy gösterdi. 2024 yılında, kariyerinin en iyi performanslarından biri olarak gösterilen "The Substance" adlı vücut korkusu filmiyle Cannes Film Festivali'nde ve küresel çapta eleştirmenlerden büyük övgü toplayarak muazzam bir yeniden doğuş yaşadı. Oyunculuk kariyerinin ötesinde Moore, 2019 yılında yayımladığı ve hayatını tüm çıplaklığıyla anlattığı "Inside Out" adlı anı kitabıyla The New York Times Çok Satanlar listesinde bir numaraya ulaşarak büyük bir edebi başarı yakalamıştır. Aktör Bruce Willis ile olan on üç yıllık evliliğinden üç kızı bulunmaktadır.

Lily Allen
Lily Rose Beatrice Allen, 2 Mayıs 1985 tarihinde Hammersmith, Londra, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Sanatçı bir ailenin çocuğu olarak; aktör babası Keith Allen ve film yapımcısı annesi Alison Owen'ın kızı, "Taht Oyunları" oyuncusu Alfie Allen'ın ise ablasıdır. Çalkantılı bir eğitim hayatı geçiren ve on beş yaşında okulu bırakan Allen, müzik endüstrisine girişiyle dijital çağın öncülerinden biri olmuştur. Demo kayıtlarını o dönemin popüler sosyal medya platformu MySpace'e yükleyerek kendi hayran kitlesini oluşturan Allen, geleneksel plak şirketi pazarlaması yerine internetin gücüyle şöhrete kavuşan ilk İngiliz yıldızlardan biri olarak müzik tarihine geçmiştir. 2006 yılında çıkardığı ilk stüdyo albümü "Alright, Still" ile büyük bir çıkış yakalamıştır. Ska ve reggae etkileri taşıyan pop melodilerini, esprili ve dobra şarkı sözleriyle birleştirdiği bu albüm, özellikle "Smile" ve "LDN" gibi hit şarkılarla listelerin zirvesine yerleşmiştir. Eleştirmenlerden tam not alan albüm, ona Grammy Ödülleri'nde En İyi Alternatif Müzik Albümü adaylığı getirmiştir. İkinci albümü "It's Not Me, It's You" (2009) ile soundunu elektropop yönüne kaydırmış ve "The Fear", "Not Fair" gibi şarkılarla başarısını perçinlemiştir. Bu albümdeki şarkı yazarlığı yeteneği, kendisine prestijli Ivor Novello Ödülleri'nde üç ödül kazandırmıştır. Kısa bir müzikal aranın ve moda tasarımı gibi farklı alanlardaki denemelerin ardından, hiciv dolu "Sheezus" (2014) albümüyle geri dönmüştür. Ancak kariyerinin en olgun ve kişisel çalışması olarak kabul edilen, boşanma sürecini ve anneliği samimiyetle anlattığı dördüncü stüdyo albümü "No Shame" (2018) olmuştur. Bu albüm, prestijli Mercury Ödülü'ne aday gösterilerek sanatsal derinliğini bir kez daha kanıtlamıştır. Ayrıca 2018 yılında yayımladığı "My Thoughts Exactly" adlı otobiyografisi, dürüstlüğüyle en çok satanlar listesine girmiştir. Son yıllarda kariyerinde cesur bir yön değişikliğine giden Lily Allen, müziğin yanı sıra oyunculuğa odaklanmıştır. West End tiyatrolarında sahnelenen gerilim oyunu "2:22 A Ghost Story" (2021) ile tiyatro sahnesine ilk adımını atmış ve buradaki Jenny rolüyle En İyi Kadın Oyuncu dalında Olivier Ödülü'ne aday gösterilerek eleştirmenleri şaşırtmıştır. Televizyon dünyasında ise Sky Atlantic yapımı komedi-drama dizisi "Dreamland"de (2023) canlandırdığı Mel karakteriyle başrolde yer almış veMartin McDonagh'ın ödüllü oyunu "The Pillowman"ın (2023) yeniden sahnelenişinde Katurian rolünü üstlenmiştir. Hem müzik hem de sahne sanatlarındaki yeteneği ve sözünü sakınmayan duruşuyla İngiliz popüler kültürünün en etkili figürlerinden biri olarak kariyerine devam etmektedir.