Aramak

TümMedyaİnsanlarTopluluklarGönderilerListeler
Çıkış 8 posteri

Çıkış 8

2025

GizemGerilimKorku

Bir adam, kendisini bir yeraltı geçidinde kaybolmuş bulur ve gizemli bir "rehberin" peşinden gider. Ancak geçidin derinliklerine indikçe ardı ardına garip olaylar yaşamaya başlar ve gerçeklik ile yanılsama arasındaki çizgi bulanıklaşır. Adam, bu esrarengiz mekanda sıkışıp kaldığını fark ederken geçitten kaçıp kurtulup kurtulamayacağı belirsizliğini korur.

Jack Lemmon fotoğrafı

Jack Lemmon

Jack Lemmon, 8 Şubat 1925 tarihinde Newton, Massachusetts, ABD'de dünyaya gelmiştir. Harvard Üniversitesi'nde eğitim gördükten ve İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD Donanması'nda görev yaptıktan sonra, oyunculuk kariyerine radyoda, Broadway'de ve televizyonun ilk yıllarında adım attı. Sinema dünyasına 1954 yapımı "It Should Happen to You" filmiyle güçlü bir giriş yapan Lemmon, sadece bir yıl sonra efsanevi yönetmen John Ford'un "Mister Roberts" (1955) filmindeki Ensign Pulver rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü'nü (Oscar) kazanarak büyük bir çıkış yakaladı. Kariyerini asıl zirveye taşıyan ve onu Hollywood'un en sevilen "sıradan adam" (everyman) figürlerinden biri yapan şey, usta yönetmen Billy Wilder ile olan uzun soluklu işbirliği oldu. Wilder'ın yönettiği, Marilyn Monroe ve Tony Curtis ile başrolü paylaştığı unutulmaz komedi klasiği "Bazıları Sıcak Sever" (Some Like It Hot) (1959) ve Shirley MacLaine ile oynadığı En İyi Film ödüllü "Garsoniyer" (The Apartment) (1960) filmleriyle sinema tarihine geçti. Bu dönemde "Sokak Kızı İrma" (Irma la Douce) (1963) ve "Büyük Yarış" (The Great Race) (1965) gibi komedilerde de parlarken, "Gülünç ve Acı" (Days of Wine and Roses) (1962) filmindeki alkolik karakteriyle dramatik rollerdeki ustalığını da kanıtladı. 1973 yapımı "Kaplanı Kurtarmak" (Save the Tiger) filmindeki performansıyla En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazanarak, hem başrol hem de yardımcı rol kategorilerinde Oscar kazanan ilk aktör unvanını elde etti. 1970'ler ve 80'ler boyunca Lemmon, komedinin yanı sıra ciddi dramalarda da boy gösterdi. Nükleer bir felaketi konu alan "Çin Sendromu" (The China Syndrome) (1979) ve Cannes'da En İyi Erkek Oyuncu ödülü aldığı Costa-Gavras filmi "Kayıp" (Missing) (1982) gibi politik gerilimlerde güçlü performanslar sergiledi. Kariyeri boyunca en unutulmaz ortaklıklarından birini ise Walter Matthau ile kurdu; ikili "Garip İkili" (The Odd Couple) (1968), "The Front Page" (1974) ve yıllar sonra yeni bir gişe başarısı yakaladıkları "İki İnatçı İhtiyar" (Grumpy Old Men) (1993) ile devam filmi "Daha İnatçı İhtiyarlar" (Grumpier Old Men) (1995) dahil olmak üzere toplam 10 filmde birlikte rol aldı. İlerleyen yıllarda "Amerikalılar" (Glengarry Glen Ross) (1992) filmindeki çaresiz emlakçı rolüyle eleştirmenlerden tam not alan ve "Tuesdays with Morrie" (1999) televizyon filmiyle Emmy Ödülü kazanan usta aktör, neslinin en yetenekli ve çok yönlü oyuncularından biri olarak kabul edilir. Jack Lemmon, 27 Haziran 2001 tarihinde mesane kanseri komplikasyonları nedeniyle 76 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Billy Crudup fotoğrafı

Billy Crudup

Oyuncu kadrosu · Yaratık: Covenant, Kirli Sırlar, Spotlight olarak bilinir

William Gaither "Billy" Crudup, 8 Temmuz 1968 tarihinde Manhasset, New York'ta dünyaya gelmiştir. North Carolina Üniversitesi'nin ardından New York Üniversitesi'nin prestijli Tisch Sanat Okulu'nda yüksek lisans yaparak oyunculuk eğitimini tamamladı. Kariyerine sinemadan önce tiyatro sahnesinde başladı ve kısa sürede büyük başarı yakaladı. 1995'te Tom Stoppard'ın "Arcadia" oyunuyla Broadway'deki ilk çıkışını yaptı ve performansıyla büyük beğeni topladı. Sahnedeki başarısını, yine bir Tom Stoppard oyunu olan "The Coast of Utopia" (2007) ile zirveye taşıdı ve bu rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Tony Ödülü'nü kazandı. Crudup, 1990'ların ortalarında sinemaya adım attı ve ilk dikkat çeken rollerinden birini, yıldızlarla dolu kadrosuyla öne çıkan "Kardeş Gibiydiler" (Sleepers) (1996) filminde canlandırdı. Ancak onu sinema seyircisine tanıtan ve bir ikon haline getiren rolü, yönetmen Cameron Crowe'un kült filmi "Şöhrete Bir Adım" (Almost Famous) (2000) oldu. Filmde canlandırdığı gizemli ve karizmatik rock gitaristi Russell Hammond karakteri, eleştirmenlerden tam not aldı ve Crudup'ın sinemadaki yerini sağlamlaştırdı. Kariyeri boyunca genellikle ana akım başrollerden ziyade karmaşık ve ilgi çekici karakterleri canlandırmayı tercih eden Crudup, Tim Burton'ın fantastik draması "Büyük Balık" (Big Fish) (2003), Robert De Niro'nun yönettiği "Kirli Sırlar" (The Good Shepherd) (2006) ve "Mission: Impossible III" (2006) gibi farklı türlerdeki yapımlarda yer aldı. Alan Moore'un çizgi romanından uyarlanan "Watchmen" (2009) filminde canlandırdığı Dr. Manhattan rolü, onun en unutulmaz performanslarından biri oldu. Ayrıca, En İyi Film Oscar'ını kazanan "Spotlight" (2015) filminin başarılı toplu oyuncu kadrosunda da yer aldı. Son yıllarda Crudup, televizyon dizilerindeki performanslarıyla kariyerinde yeni bir zirveye ulaştı. Apple TV+ platformunda yayınlanan "The Morning Show" (2019-günümüz) dizisinde canlandırdığı ağ yöneticisi Cory Ellison karakteriyle büyük bir çıkış yakaladı. Bu rol, ona 2020'de Drama Dizilerinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Emmy Ödülü kazandırdı. Billy Crudup, hem tiyatro (Tony sahibi) hem de televizyonda (Emmy sahibi) en büyük ödülleri kazanmış, zeki ve çok yönlü rolleriyle tanınan, neslinin en saygın aktörlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Sam Riley fotoğrafı

Sam Riley

Samuel Peter W. Riley, 8 Ocak 1980 tarihinde Menston, Batı Yorkshire, İngiltere'de dünyaya gelmiştir. Tekstil ticaretiyle uğraşan bir baba ve anaokulu öğretmeni bir annenin oğlu olan Riley, eğitimini Uppingham School'da tamamladı. Gençlik yıllarında oyunculuğa ilgi duysa da, Londra Müzik ve Dramatik Sanat Akademisi (LAMDA) ve Kraliyet Dramatik Sanat Akademisi (RADA) gibi prestijli okullara yaptığı başvurular reddedildi. Bir süre giyim deposunda ve barmen olarak çalışan Riley, aynı zamanda Leeds merkezli "10,000 Things" adlı indie rock grubunun solistliğini yaptı. Grup bir albüm çıkarsa da beklenen ticari başarıyı yakalayamadı ve dağıldı. Müzik kariyerinin sona ermesinin ardından oyunculuğa odaklanan Riley, ilk önemli çıkışını televizyon filmlerinde küçük roller alarak yaptı. Ancak kariyerinin dönüm noktası ve onu uluslararası üne kavuşturan proje, Joy Division grubunun efsanevi solisti Ian Curtis'i canlandırdığı biyografik film "Control" (2007) oldu. Anton Corbijn'in yönettiği bu siyah-beyaz filmdeki performansı eleştirmenlerden tam not aldı ve kendisine İngiliz Bağımsız Film Ödülleri'nde "En İyi Çıkış Yapan Oyuncu" ödülünü kazandırdı. Bu rol, Riley'nin melankolik ve derinlikli karakterleri canlandırma yeteneğini kanıtlamasını sağladı. Bu başarının ardından Riley, bağımsız sinemadan büyük bütçeli Hollywood yapımlarına kadar geniş bir yelpazede roller üstlendi. Bilimkurgu ve fantezi unsurlarını barındıran "Franklyn" (2008) filminde rol aldıktan sonra, Graham Greene'in klasik romanından uyarlanan "Brighton Rock" (2010) filminde sosyopat gangster Pinkie Brown karakterine hayat verdi. Walter Salles'in yönettiği ve Jack Kerouac'ın kült romanından uyarlanan "Yolda" (On the Road) (2012) filminde başrol Sal Paradise'ı canlandırerek Amerikan edebiyatının ikonik bir figürüne hayat verdi. Aynı yıl Neil Jordan'ın "Bir Vampir Hikayesi" (Byzantium) (2012) filminde de yer aldı. Sam Riley'nin en geniş kitlelerce tanınan rolü ise, Angelina Jolie ile başrolü paylaştığı Disney yapımı "Maleficent" (2014) filmindeki sadık ve şekil değiştirebilen kuzgun Diaval karakteridir. Filmin başarısı üzerine, devam filmi "Maleficent: Mistress of Evil" (2019) yapımında da aynı rolle geri döndü. Farklı türleri denemekten çekinmeyen aktör, Jane Austen'ın klasik eserinin parodisi olan "Aşk ve Gurur ve Zombiler" (Pride and Prejudice and Zombies) (2016) filminde Albay Darcy'yi canlandırdı. Ayrıca Ben Wheatley'nin yönettiği aksiyon komedisi "Free Fire" (2016) ve biyografik drama "Radioactive" (2019) gibi yapımlarda yer aldı. Yakın dönemde Netflix yapımı "Rebecca" (2020) filminde Jack Favell karakteriyle ve aksiyon gerilim filmi "Way Down" (2021) ile izleyici karşısına çıkan Sam Riley, hem karizmatik kötü adamları hem de sempatik yardımcı karakterleri başarıyla canlandırabilen çok yönlü bir aktör olarak kariyerine devam etmektedir. Özel hayatında ise "Control" setinde tanıştığı Alman oyuncu Alexandra Maria Lara ile evlidir.

Utkarsh Ambudkar fotoğrafı

Utkarsh Ambudkar

Oyuncu kadrosu · Ghosts, Gerçek Kahraman olarak bilinir

Utkarsh Ambudkar ( / ʊ t k ɑːr ʃ æ m b ʊ d k ɑːr / UUT -karsh ampulden BUUD -KAR ; [3] 8 Aralık 1983 doğumlu), aynı zamanda onun sahne adı ile bilinen UTK A.Ş. , bir Amerikalı aktör, rapçi ve şarkıcı. Pitch Perfect adlı komedi filminde Donald karakterini canlandırdı ve The Mindy Project ve The Muppets adlı televizyon programlarında yer aldı. 2005 yılından bu yana, Ambudkar, UTK the INC adı altında hip-hop doğaçlama grubu Freestyle Love Supreme'in bir parçasıdır. Grubun bir parçası olarak, 2014 yılında Pivot için sınırlı televizyon dizisine katıldı. e Broadway'de grubun 2 Ekim 2019'da kendi adını taşıyan şovunda çıkış yaptı. 2019 filmi Brittany Runs a Marathon'da Jern'i canlandırdı.

Brittany Murphy fotoğrafı

Brittany Murphy

Oyuncu kadrosu · King of the Hill olarak bilinir

Amerikalı aktris ve şarkıcıydı. New Jersey'de doğan Murphy, 14 yaşında annesi Sharon ile birlikte los angeles'a taşındı. Kısa sürede reklamlarda yer aldı ve televizyonda konuk oyuncu olarak yer aldı ve drexell's Class ve Almost Home adlı iki kısa süreli aile dizisinde düzenli olarak yer aldı. Ama 1995 yılına kadar Murphy bir ev adı bir şey oldu, dönem tanımlayan genç klasik Clueless "trajik unhip" yeni kız Tai rolünü kazanan değildi. Filmin çıkış başarısının ardından Murphy, Drop Dead Gorgeous ve Riding in Cars with Boys gibi filmlerde ya da Freeway ve Oscar ödüllü drama Girl, Interrupted gibi filmlerde zihinsel olarak rahatsız olan genç kadınlar gibi ilginç kafa davaları olarak bir dizi sahne çalan karakter rolüne girişti. Ayrıca 1997'den 2010'a kadar süren uzun soluklu animasyon komedisi King of the Hill'de kazançlı bir rol aldı. 2001'de Murphy, Michael Douglas gerilim filmi Don't Say a Word'de unutulmaz bir rol de oynadı ve eleştirmenlerce beğenilen gişe hasılatı 8 Mile'da kadın liderliği kazandı. Kısa bir süre sonra, Murphy bir komedi yıldızı olarak talep büyüdü, Just Married Ashton Kutcher ile birlikte görünen, ve komedi uptown Girls ve Little Black Book başlık. Ayrıca Robert Rodriguez'in çizgi roman uyarlaması Sin City'deki sahneleri çaldı ve Happy Feet'te penguen Gloria'yı söylemek için ses sağladı. Ayrıca kendi şarkı söyleme kariyerini de harekete geçirdi ve sonunda 2000'de janis Joplin'in trajik şarkıcının iptal edilmiş biyografisinde çok imrenilen rolünü ortaya çıkararak vokal pirzolalarından yararlandı. Dj Paul Oakenfold ile yaptığı işbirliğiyle Faster Kill Pussycat, dans listelerinde uluslararası bir hit oldu. 2005'in sonlarında Murphy, icm'deki yönetimi tarafından, değişen ağırlığı ve uyuşturucu kullanımı suçlamaları hakkındaki magazin dedikodularının hemen ardından düşürüldü. Murphy'nin reklamcıları, yılın başlarında, medyaya tüm iddiaları reddeden bir bildiri yayınlamıştı. Ama perde arkası kaos murphy'nin sektördeki itibarını zedeledi ve profesyonel olarak mücadele etmeye devam etti. Daha sonraki filmler arasında düşük bütçeli gerilim filmleri Deadline ve Something Wicked ve Schlock Maestros The Asylum'un yapımcılığını üstlendiği SyFy TV filmi Megafault yer aldı. Happy Feet Two'da şarkıcı Pink'in yerini almasıyla, The Expendables'da yardımcı rol senaryo sahnesinde yazıldı. Murphy, sektör figürlerinin geçmişi yle ilgili uyarılarına rağmen film yapımcısı Simon Monjack ile bu dönemde evlendi. 2009'da Murphy, doğaüstü gerilim filmi The Caller'ın setinden kovuldu. Bir aydan kısa bir süre sonra, Los Angeles İtfaiyesi Murphy'nin Monjack ve annesiyle paylaştığı evde ki "tıbbi taleten" yanıt verdi. Murphy'nin yere yığıldığı ve olay yerinde hayata döndürme çabalarına rağmen Cedars-Sinai Tıp Merkezi'ne vardığında öldüğü bildirildi. Murphy'nin zatürree, anemi ve çoklu reçeteli ilaç zehirlenmesinden öldüğü tespit edildi. Bulgulara rağmen, Murphy babası Angelo Bertolotti, onun ölümü hakkında yeni bir soruşturma için mücadele etmeye devam ediyor.@Blash

Ron Eldard fotoğrafı

Ron Eldard

Oyuncu kadrosu · Kara Şahin Düştü olarak bilinir

Ronald Jason "Ron" Eldard, 20 Şubat 1965 tarihinde Long Island, New York'ta dünyaya gelmiştir. Yedi çocuklu bir ailenin en küçüğü olan Eldard, New York'un prestijli Sahne Sanatları Lisesi'nde (High School for the Performing Arts) eğitim alarak oyunculuk temellerini attı. Kariyerinin ilk yıllarında tiyatro sahnesinde ve televizyonda çeşitli rollerde yer alarak deneyim kazandı. Ancak Eldard'ı geniş kitlelere tanıtan ve onu tanıdık bir yüz haline getiren rol, 90'ların fenomen dizisi "ER" oldu. 1995-1996 yılları arasında dizinin en popüler olduğu dönemde canlandırdığı sağlık görevlisi Ray 'Shep' Shepard karakteriyle büyük bir çıkış yakaladı. Televizyondaki bu başarısını, Rob Schneider ile başrolü paylaştığı komedi dizisi "Men Behaving Badly" (1996-1997) ile sürdürerek komedi türündeki yeteneğini de gösterdi. Aynı dönemde sinemada da önemli roller üstlendi. 1996 yapımı yıldızlar geçidi "Kardeş Gibiydiler" (Sleepers) filminde, işkence görmüş dört arkadaştan biri olan John Reilly'nin yetişkinliğini canlandırarak kritik bir rol oynadı. Felaket filmi "Derin Darbe" (Deep Impact) (1998) ve hokey komedisi "Mystery, Alaska" (1999) gibi yapımlarla sinemadaki yerini sağlamlaştırdı. 2000'li yıllar Eldard'ın kariyerindeki en önemli filmlerinden birine sahne oldu. Ridley Scott'ın yönettiği ve büyük beğeni toplayan savaş filmi "Kara Şahin Düştü" (Black Hawk Down) (2001) filminde canlandırdığı, helikopteri düşürülen pilot Michael Durant rolü, onun en unutulmaz performanslarından biri olarak kabul edilir. Bu filmin ardından eleştirmenlerce beğenilen "Sisler Evi" (House of Sand and Fog) (2003) gibi dramalarda ve J.J. Abrams'ın yönettiği bilimkurgu filmi "Super 8" (2011) gibi yapımlarda önemli karakter rollerinde yer aldı. Eldard, televizyondaki başarılı kariyerine ilerleyen yıllarda da devam etti. Özellikle çok beğenilen suç draması dizisi "Justified"da (2013) canlandırdığı eski asker Colton 'Colt' Rhodes karakteriyle izleyicilerden ve eleştirmenlerden bir kez daha tam not aldı. Ron Eldard, hem televizyonda hem de sinemada, drama ve komedi arasında rahatlıkla geçiş yapabilen, güvenilir ve çok yönlü bir karakter oyuncusu olarak otuz yılı aşkın süredir kariyerini başarıyla sürdürmektedir.

Arnold Schwarzenegger fotoğrafı

Arnold Schwarzenegger

Oyuncu kadrosu · Av, Terminatör, Terminatör 2: Mahşer Günü olarak bilinir

Arnold Alois Schwarzenegger, 30 Temmuz 1947 tarihinde Thal, Styria, Avusturya'da dünyaya gelmiştir. Yerel bir polis şefi olan Gustav Schwarzenegger ve Aurelia Jadrny'nin ikinci oğlu olan Arnold, disiplinli bir ev ortamında büyüdü. Gençliğinde futbola ilgi duysa da, henüz 14 yaşındayken ağırlık kaldırmaya ve vücut geliştirmeye yöneldi. Bu tutkusu onu sporda efsanevi bir kariyere taşıdı; 20 yaşında en genç Mr. Universe seçildi ve toplamda yedi kez Mr. Olympia unvanını kazanarak tüm zamanların en büyük vücut geliştiricilerinden biri olarak tarihe geçti. 1968 yılında, çocukluk hayali olan Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti ve 1983 yılında ABD vatandaşlığına kabul edildi. Sinema kariyerine "Hercules in New York" (1970) filmindeki Herkül rolüyle adım atsa da, ağır Avusturya aksanı nedeniyle başlangıçta zorlandı. İlk ciddi dikkat çekişi, ona Altın Küre'de En İyi Çıkış Yapan Erkek Oyuncu ödülünü kazandıran "Stay Hungry" (1976) ve vücut geliştirme dünyasını tanıtan "Pumping Iron" (1977) belgeseli ile oldu. Ancak onu dünya çapında bir aksiyon yıldızı yapan yapım, epik fantezi filmi "Conan the Barbarian" (1982) oldu. Schwarzenegger'in kariyerindeki asıl dönüm noktası ve onu bir popüler kültür ikonuna dönüştüren rol ise, James Cameron'ın yönettiği bilimkurgu klasiği "Terminator" (1984) filmindeki T-800 karakteriydi. Filmdeki "I'll be back" (Geri döneceğim) repliği sinema tarihine geçti. 1980'ler ve 90'lar boyunca aksiyon sinemasının zirvesinde yer aldı. "Commando" (1985), "Predator" (1987), "The Running Man" (1987) ve "Total Recall" (1990) gibi kült filmlerde başrol oynadı. Özellikle "Terminator 2: Judgment Day" (1991), hem görsel efektleri hem de gişe başarısıyla kariyerinin zirvesi oldu. Sadece aksiyonla sınırlı kalmayan Schwarzenegger, "Twins" (1988), "Kindergarten Cop" (1990) ve "Junior" (1994) gibi filmlerle komedi türündeki yeteneğini de kanıtladı. 2003 yılında oyunculuğa ara vererek siyasete atılan Schwarzenegger, California Valisi seçildi ve 2011 yılına kadar iki dönem boyunca bu görevi yürüterek "Governator" lakabını aldı. Valilik görevinin ardından sinemaya "The Expendables 2" (2012), "The Last Stand" (2013) ve "Escape Plan" (2013) gibi filmlerle geri döndü. İkonik serisine "Terminator Genisys" (2015) ve "Terminator: Dark Fate" (2019) ile devam etti. 2023 yılında ise Netflix yapımı aksiyon-komedi dizisi "FUBAR" ile ilk kez bir senaryolu televizyon dizisinde başrol oynayarak kariyerinde yeni bir sayfa açtı. Oyunculuğunun yanı sıra başarılı bir iş insanı, yazar ve çevre aktivisti olan Schwarzenegger, Arnold Sports Festival gibi organizasyonlarla spor dünyasındaki etkisini sürdürmektedir.

Tanrı Kent posteri

Tanrı Kent

2002

DramSuç

1960’larda inşa edilmiş ve 80’lerin başında Rio De Janeiro’nun en tehlikeli mahallelerinden birine dönüşmüş, sosyal konutlardan oluşan “Tanrıkent”te organize suçun destansı tarihi. Film 60’larda iki kenar mahalle çocuğunun seçtiği iki ayrı yolu takip eder.Fotoğrafçı olma hayalleri kurar ama fotoğraf makinesi alacak parası yoktur. Öte yandan, Küçük Ze çocukluğundan beri tam bir suçlu özellikleri taşır; acımasız, akıllı ve hırslıdır. Küçük yaşta planladığı bir genelev soygunu sırasında öldürmenin tadını alır, gün geçtikçe bu konudaki iştahı giderek artar. 70’lerde Ze, sakin ve becerikli Bee’nin desteğiyle, favela’nın (mahallenin) uyuşturucu ticareti üzerindeki kontrolünü sağlamlaştırır. 80’lerin başlarında “Tanrıkent”i çetelerarası savaş sarar ve amansız genç suçlulardan oluşan yeni bir kuşak çıkıp “eskilerin” yerini almaya çalışırken, artık bir fotoğraf makinesine sahip olan Rocket, onu bu bitmek tükenmek bilmez katliam döngüsünü belgelemede kullanır...

Emma Laird fotoğrafı

Emma Laird

Oyuncu kadrosu · Mayor of Kingstown, 28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı, Brütalist olarak bilinir

Emma Laird, 8 Eylül 1998 tarihinde İskoçya'da dünyaya gelmiştir. Eğlence sektörüne ilk olarak modellik yaparak adım atan Laird, genç yaşta prestijli ajanslar tarafından keşfedilerek uluslararası markaların kampanyalarında yer almıştır. Ancak asıl tutkusu olan oyunculuğa yönelmek için sektördeki bu tecrübesini bir basamak olarak kullanmış ve eğitimler alarak kendini kamera önüne hazırlamıştır. İlk ekran deneyimlerini çeşitli kısa filmlerde yaşadıktan sonra, sahip olduğu ekran karizması ve dramatik rollere olan doğal yatkınlığı sayesinde kısa sürede Hollywood yapımcılarının dikkatini çekmeyi başarmıştır. Laird'i uluslararası çapta geniş kitlelere tanıtan ve kariyerinde büyük bir sıçrama yaşamasını sağlayan asıl çıkışı, Taylor Sheridan ve Hugh Dillon tarafından yaratılan suç draması "Mayor of Kingstown" (2021-) dizisiyle olmuştur. Jeremy Renner ile birlikte başrolü üstlendiği bu karanlık ve sert yapımda, yeraltı dünyasının bir parçası olan ve ağır travmalar taşıyan Iris karakterine hayat vermiştir. Iris'in karmaşık psikolojisini, kırılganlığını ve hayatta kalma mücadelesini büyük bir gerçekçilikle ekrana taşıyan aktris, bu derinlikli performansıyla eleştirmenlerden tam not almış ve sektörün en çok konuşulan genç yeteneklerinden biri haline gelmiştir. Televizyondaki bu iddialı başlangıcın ardından sinema ve dijital platform projelerinde de hız kesmeden yükselişini sürdürmüştür. 2023 yılında, Tom Holland ve Amanda Seyfried ile birlikte Apple TV+ yapımı psikolojik gerilim dizisi "The Crowded Room" kadrosunda yer alarak Annabelle karakterini canlandırmıştır. Aynı yıl içinde, Kenneth Branagh'ın yönettiği popüler Agatha Christie uyarlaması "Venedik'te Cinayet" (A Haunting in Venice) filminde Desdemona Holland rolünü üstlenerek beyaz perdedeki iddiasını da kanıtlamıştır. Zorlu ve çok boyutlu karakterleri canlandırmadaki cesaretiyle öne çıkan Emma Laird, Brady Corbet'in yönettiği epik tarihi drama "The Brutalist" (2024) gibi prestijli projelerde yer alarak sinema yolculuğuna emin adımlarla devam etmektedir.

Serhan Arslan fotoğrafı

Serhan Arslan

Oyuncu kadrosu · Yahşi Cazibe olarak bilinir

Serhan Arslan, 15 Ocak 1981 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. İstanbul Şehir Tiyatroları'nda 8 yaşında oyunculuğa başladı. Bununla beraber 8 yaşından 18 yaşına kadar da Şehir Tiyatrolarının eğitim bölümünde tiyatro eğitimini sürdürdü. Liseyi Vefa Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü mezunudur. Londra'da Central Saint Martin ve East 15 Acting School'da oyunculuk üzerine atölye çalışmalarına katılmıştır. San Francisco'da, The Actors Center of San Francisco'da 6 ay süreyle Sean Penn'den ders almıştır. 2003 yılında Gani Müjde ile tanışıp "Hayat Bilgisi" dizisinde rol almıştır. Televizyon dünyasında ki çıkışı bu dizi ile olmuştur. Harry Potter serisinin Türkçe seslendirmelerinde Fred ve George seslendirmelerinin yanında yıllarca Ninja Kaplumbağalar'ın Mikelanjelo'sunu seslendirmiştir. Serhan Arslan oyunculuk, yazarlık, sunuculuk ve seslendirme sanatçılığının yanında bir anaokulunun da sahibidir.

Andy Garcia fotoğrafı

Andy Garcia

Oyuncu kadrosu · Ocean's Eleven, Baba III, Kalk ve Diren olarak bilinir

Andrés Arturo García Menéndez, bilinen adıyla Andy Garcia, 12 Nisan 1956 tarihinde Havana, Küba'da dünyaya gelmiştir. Başarılı bir avukat ve çiftçi bir babanın ile İngilizce öğretmeni bir annenin oğlu olan Garcia, 1961 yılındaki Domuzlar Körfezi Çıkarması'nın ardından henüz beş yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göç ederek Miami, Florida'ya yerleşti. Gençliğinde basketbola büyük ilgi duysa da geçirdiği bir hastalık sonrası sporu bırakmak zorunda kaldı ve Florida Uluslararası Üniversitesi'nde eğitim görürken oyunculuğa yöneldi. Kariyerini ilerletmek için Los Angeles'a taşınan Garcia, 1980'lerin başında "Hill Street Blues" gibi televizyon dizilerinde ve "The Mean Season" (1985) ile "8 Million Ways to Die" (1986) gibi filmlerde aldığı küçük rollerle adını duyurmaya başladı. Garcia'nın Hollywood'daki asıl büyük çıkışı ve yeteneğini geniş kitlelere kanıtlaması, Brian De Palma'nın yönettiği ve Kevin Costner, Sean Connery ve Robert De Niro gibi isimlerle birlikte rol aldığı suç başyapıtı "Dokunulmazlar" (The Untouchables) (1987) filminde canlandırdığı ajan George Stone karakteriyle gerçekleşti. Bu başarının ardından Ridley Scott'ın "Karat Yağmur" (Black Rain) (1989) filminde Michael Douglas ile başrolü paylaştı. Ancak Garcia'yı gerçek bir sinema yıldızı yapan ve ona En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü adaylığı kazandıran performans, Francis Ford Coppola'nın efsanevi serisinin son halkası "Baba 3" (The Godfather Part III) (1990) filminde hayat verdiği acımasız ve karizmatik Vincent Mancini karakteri oldu. 1990'lar boyunca "Kirli İlişkiler" (Internal Affairs) (1990), "Erkek Severse" (When a Man Loves a Woman) (1994) ve "Gecenin Rengi" (Night Falls on Manhattan) (1996) gibi başarılı yapımlarda başrol oynayarak dramatik ve karanlık rollerdeki çok yönlülüğünü sergiledi. 2000'li yıllara gelindiğinde, yıldızlarla dolu bir kadroya sahip olan ve gişede büyük başarı yakalayan "Ocean's Eleven" (2001) ile devam filmleri "Ocean's Twelve" (2004) ve "Ocean's Thirteen" (2007) serisinde canlandırdığı soğukkanlı kumarhane sahibi Terry Benedict rolüyle modern popüler kültürdeki yerini sağlamlaştırdı. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde "Mamma Mia! Yeniden Başlıyoruz" (Mamma Mia! Here We Go Again) (2018), "The Mule" (2018) ve "Father of the Bride" (2022) gibi çeşitli projelerde yer alarak tecrübesini ekrana yansıtmaya devam etti. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra Garcia, köklerine olan bağlılığını sıkça projelerine yansıtmaktadır. Küba müziği ve kültürüne olan tutkusuyla tanınan aktör, piyanist ve besteci olarak da faaliyet göstermekte olup, yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği, aynı zamanda başrolünde oynadığı "Kayıp Şehir" (The Lost City) (2005) filmiyle bu mirası beyaz perdeye başarılı bir şekilde taşımıştır.

Jet Li fotoğrafı

Jet Li

Jet Li, gerçek adıyla Li Lian-jie, 26 Nisan 1963'te Pekin, Çin'de doğmuş dövüş sanatçısı, aktör ve yapımcıdır. Wushu şampiyonu olarak başladığı kariyerini, Hong Kong ve Hollywood aksiyon sinemasının en büyük yıldızlarından biri olarak sürdürmüştür. Kariyeri Jet Li, 8 yaşında Pekin Amatör Spor Okulu'na kabul edildi ve 11 yaşında Çin Ulusal Wushu Şampiyonası'nda birincilik kazandı. 1974'te ABD'ye yaptığı bir ziyarette Başkan Richard Nixon ile tanıştı ve dövüş sanatları yeteneğiyle dikkat çekti. 1982'de Shaolin Temple filmiyle sinema dünyasına adım attı ve Asya'da büyük bir yıldız haline geldi. 1990'larda Once Upon a Time in China serisinde Wong Fei-Hung karakterini canlandırarak uluslararası üne kavuştu. Hollywood'daki çıkışını Lethal Weapon 4 (1998) ile yaptı ve ardından Romeo Must Die (2000), Kiss of the Dragon (2001) ve Hero (2002) gibi filmlerle kariyerini sürdürdü. Öne Çıkan Filmleri - Shaolin Temple (1982) – İlk büyük çıkışı. - Once Upon a Time in China (1991) – Çin'in efsanevi kahramanı Wong Fei-Hung'u canlandırdı. - Fist of Legend (1994) – Dövüş sanatları sinemasının klasiklerinden biri. - Romeo Must Die (2000) – Hollywood'daki büyük çıkışı. - Hero (2002) – Çin tarihine dayanan epik aksiyon filmi. - Fearless (2006) – Çin dövüş sanatlarının felsefesini anlatan yapım. - The Expendables serisi (2010-2014) – Sylvester Stallone ve diğer aksiyon yıldızlarıyla birlikte rol aldı. Kişisel Hayatı Jet Li, Tibet Budizmi'ni benimsemiş ve hayır işleriyle ilgilenmektedir. 2004'te Hint Okyanusu depremi ve tsunamisi sırasında Maldivler'de bulunmuş ve felaketten sağ kurtulmuştur. 2009 yılında Singapur vatandaşlığına geçmiş ve burada yaşamaya başlamıştır.

Sharon Stone fotoğrafı

Sharon Stone

Oyuncu kadrosu · Hızlı ve Ölü, Temel İçgüdü olarak bilinir

Sharon Vonne Stone, 10 Mart 1958 tarihinde Meadville, Pensilvanya'da dünyaya gelmiştir. Bir fabrika işçisi baba ve bir muhasebeci annenin dört çocuğundan ikincisi olarak mütevazı bir ailede büyüdü. Akademik olarak oldukça parlak bir çocuk olan Stone, 154 IQ'su ile dikkat çekti ve henüz 15 yaşındayken Edinboro Üniversitesi'ne burslu olarak kabul edildi. Yaratıcı yazarlık ve güzel sanatlar eğitimi alırken, yerel güzellik yarışmalarına katılarak modellik dünyasına ilk adımını attı. Kısa süre sonra üniversite eğitimini yarıda bırakarak New York'a taşındı ve prestijli Ford Modellik Ajansı ile anlaştı. 1970'lerin sonunda ve 80'lerin başında başarılı bir model olarak tanındı, ancak asıl tutkusu oyunculuktu. Sinema kariyerine Woody Allen'ın "Stardust Memories" (1980) filmindeki diyalogsuz, kısa bir rolle başladı. 1980'ler boyunca "Irreconcilable Differences" (1984) ve "Police Academy 4: Citizens on Patrol" (1987) gibi filmlerde ve çeşitli televizyon dizilerinde küçük roller alarak deneyim kazandı. Kariyerindeki ilk önemli çıkışı, Paul Verhoeven'in yönettiği ve Arnold Schwarzenegger ile başrolü paylaştığı 1990 yapımı bilimkurgu-aksiyon filmi "Gerçeğe Çağrı" (Total Recall) ile yakaladı. Bu filmdeki performansıyla Hollywood'un dikkatini çekti. Ancak Sharon Stone'u uluslararası bir süperstar ve bir popüler kültür ikonuna dönüştüren rol, yine Paul Verhoeven'in yönettiği 1992 yapımı erotik gerilim "Temel İçgüdü" (Basic Instinct) oldu. Filmde canlandırdığı zeki, manipülatif ve baştan çıkarıcı cinayet zanlısı yazar Catherine Tramell karakteri, sinema tarihinin en unutulmaz "femme fatale" (felaket kadını) figürlerinden biri haline geldi. Filmdeki cesur performansı ve özellikle meşhur sorgu sahnesi, onu bir gecede dünyanın en çok konuşulan kadın oyuncusu yaptı ve bu rolüyle ilk Altın Küre adaylığını kazandı. "Temel İçgüdü"nün ardından gelen şöhreti, "Sliver" (1993) ve "Uzman" (The Specialist) (1994) gibi filmlerle pekiştirdi. Ancak oyunculuk yeteneğini en üst düzeyde kanıtladığı yapım, Martin Scorsese'nin yönettiği 1995 yapımı epik suç draması "Casino" oldu. Bu filmde canlandırdığı hırslı ve trajik Ginger McKenna Rothstein rolüyle En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Küre Ödülü'nü kazandı ve Akademi Ödülü'ne (Oscar) aday gösterildi. Bu performans, onun sadece bir Hollywood yıldızı değil, aynı zamanda yetenekli bir drama oyuncusu olduğunu da tescilledi. 2001 yılında geçirdiği ve hayati tehlike yaratan beyin kanaması, kariyerine uzun bir ara vermesine neden oldu. Sağlığına yeniden kavuştuktan sonra sinemaya ve televizyona dönen Stone, "Kırık Çiçekler" (Broken Flowers) (2005) gibi bağımsız yapımlarda ve "The Practice" (2004) dizisindeki konuk rolüyle Emmy Ödülü kazanarak yeteneğini sergilemeye devam etti. Sonraki yıllarda "Bobby" (2006), "Lovelace" (2013) ve "The Disaster Artist" (2017) gibi filmlerin yanı sıra "Mosaic" (2018) ve "Ratched" (2020) gibi televizyon projelerinde de yer aldı. Oyunculuğun yanı sıra, uzun yıllardır HIV/AIDS araştırmaları için yürüttüğü aktivist çalışmalarıyla da tanınan Stone, bu alandaki katkılarından dolayı çok sayıda insani yardım ödülü almıştır.

Fear the Walking Dead posteri

Fear the Walking Dead

2015

DramAksiyon & Macera

Dizide zombi kıyametinin öncesi ve virüsün ortaya çıkış-yayılış süreçleri işlenmektedir. Dizinin ilk sezonunda dünyanın altüst olmuş halinin psikolojik etkilerine odaklanılmıştır. The Walking Dead'te zombiler için kullanılan "Walkers (Yürüyenler)" kelimesi yerine "Infected (Hastalık bulaşmış)" kelimesi kullanılmaktadır.

Michelle Monaghan fotoğrafı

Michelle Monaghan

Oyuncu kadrosu · Fısıltı Adam, Kiss Kiss Bang Bang, Pixels olarak bilinir

Amerikalı aktris Michelle Lynn Monaghan'ın ilk önemli rolleri, her ikisi de 2001'de Genç Amerikalılar ve Hukuk ve Düzen: Özel Kurbanlar Birimi bölümlerindeydi. "Sadakatsiz" (2002) filminde rol aldı. Monaghan, 2002'de Boston Public adlı televizyon dizisinde başrol oynadığı zaman büyük bir çıkış yaptı. Monaghan, "Kiss Kiss Bang Bang", "Gone Baby Gone", "Made of Honor", "The Heartbreak Kid", "Eagle Eye" ve "Mission: Impossible" serisindeki rolleriyle tanınmaktadır. Monaghan, Avustralyalı grafik sanatçısı Peter White ile 2000 yılında bir partide tanıştı. Ağustos 2005'te evlendiler ve New York'ta yaşıyorlar. 5 Kasım 2008'de kızı Willow Katherine White'ı doğurdu.

FROM posteri

FROM

2022

DramGizemBilim Kurgu & Fantazi

Amerika Birleşik Devletleri'nin ortasındaki kabus gibi bir şehir, içine giren herkesi tuzağa düşürür. Kasaba sakinleri, normallik duygusunu sürdürmek ve bir çıkış yolu aramak için savaşırken, güneş battığında ortaya çıkan korkunç yaratıklar da dahil olmak üzere, çevredeki ormandan gelen tehditlere karşı da hayatta kalmak için çabalar.

Sonsuz posteri

Sonsuz

2026

GizemKorku

Yeni mezun bir grup arkadaş yolları ayrılmadan önce son bir gece geçirmek isterler ve atıştıracak bir şeyler bulmak için yola koyulurlar. Fakat yanlış bir sapaktan döndüklerinde bu yol onları sonu olmayan iki şeritli bir yola sürükler. Burada bir karar vermek zorunda kalırlar: ya kaderlerine razı geleceklerdir ya da bir çıkış arayacaklardır. Çevrelerini saran tarifsiz bir dehşet ve akıl sır ermez kozmik güçler, bu geceyi bir kâbusa dönüştürür.

Tyron Woodley fotoğrafı

Tyron Woodley

Tyron Lakent Woodley, 7 Nisan 1982 tarihinde Ferguson, Missouri, ABD'de dünyaya gelmiştir. On üç çocuklu bir ailenin on birinci çocuğu olarak zorlu bir çevrede büyüyen Woodley, sporu bir çıkış yolu olarak kullandı. Lise ve üniversite yıllarında üstün bir amatör güreş kariyeri sergiledi; Missouri Üniversitesi'nde Tarım Ekonomisi bölümünden mezun olurken aynı zamanda iki kez All-American seçilen bir güreşçiydi. "The Chosen One" (Seçilmiş Kişi) lakabıyla tanınan Woodley, profesyonel spor kariyerine Karma Dövüş Sanatları (MMA) ile adım attı. Strikeforce organizasyonundaki başarısının ardından dünyanın en büyük MMA organizasyonu olan UFC'ye (Ultimate Fighting Championship) transfer oldu. UFC kariyerinde patlayıcı gücü ve güreş temelli dövüş stiliyle öne çıkan Woodley, 2016 yılında Robbie Lawler'ı ilk rauntta nakavt ederek UFC Yarı Orta Sıklet (Welterweight) Şampiyonu oldu. Bu unvanını Stephen Thompson (iki kez), Demian Maia ve Darren Till gibi zorlu rakiplere karşı dört kez başarıyla savundu ve sıkletinin tarihindeki en dominant şampiyonlardan biri olarak anıldı. 2019 yılında kemerini Kamaru Usman'a kaybettikten sonra bir süre daha dövüşmeye devam etti ve ardından profesyonel boksa geçiş yaparak Jake Paul ile yaptığı yüksek profilli maçlarla spor gündeminde kalmayı sürdürdü. Dövüş kariyerine paralel olarak Hollywood'a da adım atan Tyron Woodley, fiziksel yeteneklerini sinema dünyasında değerlendirmeye başladı. İlk dikkat çeken oyunculuk deneyimlerinden biri, 2015 yapımı biyografik film "Straight Outta Compton"daki rolüydü. Ardından Jean-Claude Van Damme'ın da yer aldığı "Kickboxer: Vengeance" (2016) ve Salman Khan'ın başrolünde olduğu Hint yapımı spor draması "Sultan" (2016) filmlerinde dövüşçü rollerini üstlendi. Sylvester Stallone ve Dave Bautista ile birlikte rol aldığı "Kaçış Planı 2: Hades" (Escape Plan 2: Hades) (2018) filmiyle aksiyon türündeki varlığını pekiştirdi. Ayrıca RZA'nın yönettiği "Cut Throat City" (2020) filminde Losett karakterini canlandırdı. Televizyon dünyasında ise popüler Netflix dizisi "Cobra Kai"nin 5. sezonunda Sensei Odell karakteriyle izleyici karşısına çıktı. Woodley, günümüzde hem spor yorumculuğu yapmakta hem de oyunculuk kariyerini geliştirmeye devam etmektedir.

Cara Delevingne fotoğrafı

Cara Delevingne

Oyuncu kadrosu · Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu, Only Murders in the Building, Futurama olarak bilinir

Cara Delevingne, 12 Ağustos 1992'de Londra, İngiltere'de doğmuş bir model, aktris ve şarkıcıdır. Modellik kariyerine genç yaşta başlayan Delevingne, 2012 yılında Burberry'nin yüzü olarak büyük bir çıkış yakaladı. O zamandan beri, Chanel, Fendi ve Dolce & Gabbana gibi birçok ünlü marka için podyumda yer aldı. Delevingne, yalnızca modellik kariyeriyle değil, aynı zamanda oyunculuk yetenekleriyle de tanınmaktadır. "Anna Karenina" (2012) filminde küçük bir rol aldıktan sonra, "Paper Towns" (2015) ve "Suicide Squad" (2016) gibi popüler filmlerde yer aldı. Kendisi, sosyal medyada da oldukça etkili bir figürdür ve genç nesil üzerinde önemli bir etki bırakmıştır. Cara, cinsellik, ruh sağlığı ve toplumsal konular hakkında açıkça konuşarak, gençlerin kendilerini ifade etmeleri için bir rol model haline gelmiştir. Aynı zamanda müziğe olan ilgisini de geliştiren Delevingne, çeşitli sanatçılarla iş birliği yapmış ve kendi müziğini de üretmiştir. Şarkıcı, kariyeri boyunca pek çok ödül kazanmış ve moda dünyasında ikonik bir figür olmayı başarmıştır.

Inde Navarrette fotoğrafı

Inde Navarrette

Oyuncu kadrosu · Saplantı, Superman & Lois olarak bilinir

Danielle Fabiola "Inde" Navarrette (/ˈɪndi ˌnævəˈrɛti/ 3 Mart 2001 doğumlu) Amerikalı bir aktristir. 2026 yapımı korku filmi Saplantı'daki Nikki Freeman rolündeki çıkış performansıyla ün kazandı. Ayrıca Superman & Lois'te (2021–2024) Sarah Cushing rolüyle de tanınmaktadır.

Ceren Ayruk fotoğrafı

Ceren Ayruk

Oyuncu kadrosu · Daha 17 olarak bilinir

4 Ağustos 2002 tarihinde Samsun'da doğan Ceren Ayruk, Türk dizi ve sinema oyuncusudur. Kariyerine 2023 yılında yer aldığı "Kuzenler Firarda 2" sinema filmiyle adım atmıştır. Genç yaşına rağmen televizyon projelerindeki performansıyla hızlı bir çıkış yakalayan oyuncu, "Kardelenler" ve "Ben Leman" dizilerinde canlandırdığı karakterlerle dikkat çekmiştir. 2026 yılında Kanal D ekranlarında yayınlanmaya başlayan, yapımcılığını Pastel Film'in üstlendiği gençlik ve dram türündeki "Daha 17" dizisinin başrol kadrosuna seçilmiş; dizide Çağan Efe Ak'ın partneri olarak varlıklı ama mütevazı "Leyla Akkaya" karakterine hayat vermektedir.

Babil posteri

Babil

2022

KomediDram

Brad Pitt ve Margot Robbie'li Babil, 1920'li yılların Los Angeles'ında, sinemanın sessiz dönemden çıkış sürecinde adından söz ettiren bir aktör ile gözünü yıldız statüsüne dikmiş hırslı bir aktris adayının gözünden o dönemki Hollywood'un her manadaki aşırılığını epik bir dille ele alıyor.

Sword Art Online posteri

Sword Art Online

2012

Bilim Kurgu & FantaziAksiyon & MaceraAnimasyon

2022 yılında piyasaya sürülen Sword Art Online MMORPG oyunu, başa takılan bir alet aracılığıyla oyuncuları kendi dünyasına götürerek gerçek bir Role-Playing oyunu sunmaktadır. Oyuna katılan 10.000 oyuncu arasında olan Kirito da SAO dünyasına giriş yapmıştır. Fakat kısa sürede bütün oyuncular oyundan çıkış olmadığını fark ederler ve herkes bir anda geniş bir alana ışınlanır. Oyunun yapımcısının burada yaptığı açıklamaya göre oyundan çıkmanın tek yolu 100 katlı SAO dünyasını temizlemektir. Her katta bir boss bulunmaktadır ve 100. kattaki boss'u öldürebilen oyundan çıkabilecektir. Fakat oyunda sağlığı biten kişi gerçek hayatta da ölecek, ayrıca dışarıdan biri oyuncuların başındaki aleti çıkarmak isterse alet oyuncuları öldürecektir. Bütün oyuncular şaşkınlık içerisindeyken oyunlar konusunda tecrübeli olan Kirito oyunu kazanmayı kafasına koymuştur.